Koleksiyon/r/gumushane/10001

Yayınlar

Koleksiyondaki öğeler

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024
    Tekman (Erzurum) yöresi jeotermal suların jeokimyası, aktif tektonik ve genç volkanitler ile ilişkisi

    Dilek Çavuş

    Türkiye'deki jeotermal alanların dağılımı dikkate alındığında, jeotermal suların ana tektonik hatlar ve genç volkanikler ile yakın ilişkide olduğu görülür. Doğu Anadolu Bölgesi çarpışmayla ilişkili volkanizmanın dünyada en iyi görüldüğü alanlardan biri olup, bölgenin kuzeydoğusunda yer alan Erzurum-Kars platosunda, çarpışma kökenli volkanik aktivite çok yaygın olarak gözlenir. Önerilen çalışma sahası gerek genç volkanitlerin ve aktif tektoniğin, gerekse de jeotermal kaynakların yer aldığı alan olması nedeniyle çalışılması ilginç bölgelerden biridir. Bu çalışma kapsamında, Tekman (Erzurum) yöresinde yer alan jeotermal suların izotop jeokimyası belirlenecek, alanda yüzeyleme veren genç volkanitlerin jeokimyasal ve petrolojik özellikleri ortaya konacak ve jeotermal sistemler, tektonik ve volkanikler arasındaki ilişkiler araştırılacaktır. Önerilen çalışma sahası Erzurum F31 paftasının güneybatı kesimini kapsayan yaklaşık 30 km2'lik bir alandan oluşur. Tekman yöresi sıcak su kaynaklarından toplam dört lokasyonda polyetelin şişelerle su örnekleri alınacak, örneklerin anyon, katyon ve eser element analizleri ile izotop analizleri (δ18O ve δ 2H izotop analizleri) yaptırılacak ve suların sınıflandırılmaları ve birbirleriyle olan ilişkileri belirlenerek kökenlerine ışık tutulacaktır. Bunlara ilaveten, proje alanında yer alan genç yaştaki volkanik kayaç örneklerinin petrografik özellikleri incelenerek, mineral kimyası analizleri ile birlikte magmatik gelişime ışık tutulacaktır. Volkanitlerin ana, iz ve nadir toprak element analizleri yaptırılacak, petrokimyasal, magma-tektonik özellikleri belirlenecek ve volkanitleri oluşturan magmanın kökeni ve gelişimi (fraksiyonel kristallenme+magma karışımı+kontaminasyon gibi) modellenecektir. Ayrıca, Tekman yöresinde jeotermal alanlarda bölgesel olarak yeralan ısı akışı anomalisi, tektonik ve volkanizma ilişkileri göz önünde bulundurularak değerlendirilecektir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024
    Tasavvufta dört halife anlayışı ve Şeyh Abdülhay Celvetî'nin Menâkıb-ı Cihâr-ı Güzîn adlı eseri (İnceleme-metin)

    Güllü Yıldız

    Dört güzîde halife, Peygamber (s.a.v.)'den sonra Hadis, Tefsir, Fıkıh ve Kelam bilim dallarında olduğu gibi Tasavvuf bilim dalının da konuları içerisinde yer almakta olup adeta mihenk taşı konumundadır. Ashâb-ı Kirâm içerisinde Hz. Peygamber'in yaşayış tarzına şahitlik etmeleri ve onunla yakın ilişki kurmaları hasebiyle önemlidirler. XVII. yüzyılda yaşamış Abdülhay Celvetî Hazretlerinin dört halife üzerine kaleme almış olduğu ve kaynaklarda rastlanmayan Menâkıb-ı Cihâr-ı Güzîn adlı Osmanlı Türkçesi el yazması eseri de bu konu üzerine menkıbelerle donatılmış nadir eserlerdendir. Giriş ve iki bölümden oluşan tezimizde kısaca Şeyh Abdühay Celvetî'nin hayatı ve eserleri hakkında bilgi verilmiş, Tasavvuf düşüncesinde dört halife anlayışı ele alınmış, Menâkıb-ı Cihâr-ı Güzîn adlı eseri çeviri yazılı olarak sunulmuş ve akabinde eserde geçen menkıbelerden yola çıkılarak dört halifenin zühdî/Tasavvufi yönleri ile üzerinde durdukları Tasavvuf ile ilgili ortak kavramlara yer verilmiştir. Dört halife ile ilgili rivayetleri, menkıbeleri ihtiva eden Menâkıb-ı Cihâr-ı Güzîn adlı eser, Abdülhay Celvetî'nin kaynaklarda adı geçmeyen eseri olup ilk defa tarafımızca gün yüzüne çıkartılmıştır. Dolayısıyla tezimiz, Tasavvuf düşüncesinde dört halife üzerine yapılmış çalışmalardan bu noktada ayrılmaktadır. Ayrıca eserde geçen riyavatler diğer kaynaklarda geçen riyavetleri de destekler mahiyette olduğu için ayrıca önem arz etmektedir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024
    Şeyh Galib Divanı'nda sosyal hayat unsurları

    Duygu Baş

    Şeyh Galib, Klasik Türk şiirinin son dönem büyük şairlerindendir. Yaşadığı dönemin önde gelen şairlerinden olmuştur ve hem kendi dönemindeki şairleri hem de kendisinden sonra gelen şairleri etkilemiştir. Şiirleri zengin bir araştırma konusudur. Eserleri üzerine birçok çalışma bulunmasına rağmen şiirlerindeki sosyal hayat unsurları hakkında müstakil bir çalışma tespit edilememiştir. Bu çalışmada döneminde Galata Mevlevihanesi şeyhi olan Şeyh Galib'in şiirlerindeki sosyal hayat unsurları ve toplumsal kültür öğeleri tespit edilmeye çalışılmıştır. Benimsemiş olduğu Sebk-i Hindî akımının da etkisiyle sosyal hayatla ilgili unsurları şiirlerinde ele almıştır. Divan edebiyatı bazı çevrelerce hayattan kopuk ve hayal ürünü bir edebiyat olarak anılmaktadır. Çalışmamız sanılanın aksine Divan Edebiyatı'nın hayatın içinden izler taşıdığına, günlük hayata tutulan bir ayna olduğuna dair bir örnek olmuştur. Bu noktada şairin divanı sosyal hayatın izlerini görmek açısından zengin konular içermektedir. Divanında tespit edilen bu kavramlar şiirlerinden örnekler verilerek yorumlanmıştır. Çalışmada Naci Okçu'nun hazırlamış olduğu Şeyh Galib Divanı esas alınmıştır. Amacımız sosyal hayat bağlamında insan tipleri, deyimler, davranışlar, din ve inanç, adetler ve gelenekler, musiki, eğlence, spor, oyun, eşyalar, mimari ve giyim kuşam, önemli gün ve zamanlar gibi unsurların değerli birer kaynak olabileceğini ortaya koymak ve divan şiiri geleneğinin daha iyi anlaşılmasını sağlamaktır. Çalışmada elde edilen bulgular çeşitli başlıklar altında incelenmiş ve çalışmanın 18. yy. Osmanlı döneminin sosyal hayatını yansıtması açısından önemli olduğu kanaatine varılmıştır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024
    Tarık Tufan romanlarında yapı ve izlek

    Seda Nur Kalkan

    Çağdaş edebiyatın adından söz ettiren yazarlarından biri olan Tarık Tufan'ın yazın hayatında aktif olarak yer alması 2000'li yıllara dayanır. Radyocu, senarist ve yazar olan Tufan'ın; deneme, hikâye, roman ve senaryo türünde eserleri bulunur. "Tarık Tufan Romanlarında Yapı ve İzlek" isimli çalışmamızda, yapısalcı incelemeyle yazarın sekiz romanı ele alınır. Üç bölüm olarak hazırlanan bu çalışmanın birinci bölümününde; yazarın hayatı, sanatı ve eserleri hakkında genel bilgilere yer verilir. Tarık Tufan Romanlarında Yapı olarak isimlendirilen ikinci bölümde romanların kronolojik sırası takip edilerek; romanlarının kimliği, olay örgüsü, anlatıcı ve bakış açısı, zaman, mekân ve kişiler dünyası incelenir. Tarık Tufan Romanlarında İzlek olarak isimlendirilen üçüncü bölümde ise, romanlarında hakim olan; aşk, ölüm, intihar, modern insan/ modern hayat ve yalnızlık temalarına yer verilir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024
    Güven Adıgüzel şiirleri üzerine bir inceleme

    Merve Yetim

    Güven Adıgüzel'in lise yıllarında başlayan şairlik serüveni çeşitli dergilerde yayınladığı şiirlerle devam ederken şiirlerini kitaplaştırması ise 2000'li yıllara dayanır. Beş şiir ve dokuz deneme kitabı olan Adıgüzel'in senaryoları da bulunur. Bu çalışma, Giriş; Güven Adıgüzel'in hayatı, şairliği ve eserleri hakkında; Güven Adıgüzel Şiirlerinin İncelenmesi olmak üzere üç bölümden oluşur. Çalışmanın Güven Adıgüzel Şiirlerinin İncelenmesi isimli üçüncü başlığı altında imge, dil ve üslup, temalar ve metinlerarasılık alt başlıklarına yer verilir. Modern yaşam eleştirisinin hâkim olduğu şiirlerinde; aşk, ayrılık, yalnızlık, ölüm, çocuk- çocukluk, anne, baba, inanç unsurları ve tarih unsurları olmak üzere on tema ön plana çıkmaktadır. Şiirlerinde epigraf, alıntı, gizli alıntı, gönderge ve pastiş gibi yöntemlerle birçok isme ve metne göndermede bulunan şairin; ilk şiirlerinde I. Yeni etkisi son şiirlerinde ise II. Yeni etkisi hissedilir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024
    Pay piyasasında etkin piyasalar hipotezinin uzun hafıza modelleri ile analizi

    Safure Günbay Yılmaz

    Etkin piyasa hipotezi; fiyatların rassal oluştuğunu bu nedenle de ilgili hisse senetlerinin bugünkü fiyatlarına bakılarak gelecekte olması beklenen fiyatının tahmin edilemeyeceğini ifade eden bir kavramdır. Yatırımcılar açısından bir piyasanın etkin olup olmadığı büyük önem taşır.Neticede bir piyasa etkinse yatırımcılar ortalamanın üzerinde bir getiri elde edememektedir. Fama (1970), piyasadaki hisse senedi fiyatlarının oluşumu ile ilgili araştırmaları neticesinde etkin piyasa hipotezini literatüre kazandıran kişi olmuştur. Fama' ya göre etkin piyasa hipotezi ise; menkul kıymet fiyatlarının piyasada yer alan tüm bilgiyi içerecek şekilde daima tam olarak yansıttığı piyasadır.Etkin piyasa hipotezi menkul kıymetlerin fiyat değişimlerinde menkul kıymet ile ilgili tüm bilgilerin etkisini incelemektedir. Piyasanın etkin olabilmesi için; herhangi bir bilgi borsadaki bütün yatırımcılara aynı anda ulaşması ve tüm işletmeler hakkındaki bilgilerin piyasadaki tüm aktörler tarafından ulaşılabilir olması gerekir.Neticede bir piyasa etkin ise bilgi, her yatırımcıya aynı anda ulaşır, fiyatlara aynı anda yansır ve bunun sonucunda da hiçbir yatırımcı borsadan normalin üstünde bir kazanç elde edemez.Etkin piyasa hipotezinin geçerliliği birçok varsayıma bağlıdır ve bu varsayımlar piyasanın işleyişi ve yatırtımcının davranışları ile igilidir. Finansal varlıkların fiyatlarının bütün bilgileri yansıtması çok iyimser ve uç bir durumdur.Fama'da çalışmasında piyasanın etkinliğini üç başlık altında toplamıştır.Bunlar; zayıf formda etkinlik, yarı güçlü formda etkinlik, güçlü formda etkinlik. Bu çalışma BİST 100 endeksinin zayıf formda, yarı güçlü formda ve güçlü formda etkin olup olmadığını test etmeye yöneliktir.Literatürde bu konuda birçok çalışmaya rastlayabiliriz. Bu çalışmayı farklı kılan nokta ise güncel ekonometrik yöntemlerle teste tabi tutulmasıdır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024
    Türkiye'de yönetişim ve bağımsız idari otorite ilişkisi: RTÜK örneği

    Ahmet Muhammet Kurt

    Yapılan bu çalışma da global dünya düzeninde meydana gelen değişimler doğrultusunda kamu yönetim anlayışının yaşadığı değişim sonucu yönetişim kavramının doğuşu ve içeriği ile bunun yanında bağımsız idari otoritelerin bu bağlamda değerlendirilmesi yapılmış, nihai olarak Radyo ve Televizyon Üst kurulu bu doğrultuda ele alınmıştır. Bu çerçevede çalışmanın birinci bölümü yönetişim kavramının ortaya çıkışı ile içeriği ele alınmıştır. Ayrıca yönetişim kavramının ilkleri ve sınırları bu bölümde ele alınmıştır. Çalışmanın ikinci bölümünde, bağımsız idari otoriteler tanımlanmış ve açıklanmıştır. Bu bağlamda Bağımsız İdari Otoritelerin (BİO) ortaya çıkış nedenleri, gelişimi ve özellikleri anlatılmıştır. Ayrıca bu bölümde bağımsız idari otoritelerin yetkiler ile olumlu ve olumsuz yönlerine değinilmiştir. Bu çalışmanın üçüncü bölümünde, bağımsız idari otoritelerin yönetişim açısından değerlendirmesi yapılmış olup yönetişim ve BİO arasındaki ilişki ortaya koyulmaya çalışılmıştır. Ayrıca bu bölümde yönetişim ile BİO'ların kesiştiği ve yönetişimin en temel örneğinin bağımsız idari otoriteler olduğu anlatılmıştır. Bu noktada belirtilen bir diğer husus BİO'ların çalışması noktasında bağımsız olmaları ve müdahalenin olmaması belirtilmiştir. Yapılan bu çalışmanın dördüncü bölümünde, yönetişim bağlamında Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) ele alınmış ve bu doğrultuda bağımsız idari otoritelerin analizi yapılmıştır. Bu doğrultuda, BİO'ların hukuki statü içerisindeki yeri, yaygınlaşma nedenleri ile yapısal özellikleri ele alınmıştır. Ayrıca yönetişim bağlamında RTÜK ele alınmış olup içeriği hakkında bilgiler verilmiştir. Bu çerçevede son beş yılın (2018-2022) RTÜK faaliyet raporları incelenmiş olup bu raporlarda yönetişimin izleri aktarılmıştır. Çalışmanın sonuç bölümünde, Türkiye'de ki yönetişim izleri ve uygulanabilirliği anlatılmış, bağımsız idari otoritelerin genel özellikleri kapsamında, yönetişime dair uygulamaları ile RTÜK faaliyet raporları sonucunda yönetişimin genel değerlendirmesi yapılarak aktarılmıştır. Anahtar Kelimeler: Bağımsız idari otoriteler, Kamu yönetimi, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu, Yönetişim

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024
    İbrahim Tenekeci'nin şiirleri üzerine tematik bir inceleme

    Seher Pirinç

    Cumhuriyet Dönemi Türk edebiyatının önemli isimlerinden birisi olarak karşımıza çıkan İbrahim Tenekeci'nin (1970 - ) günlük ve deneme türlerinde de eserleri olsa da edebiyat sahasında daha çok şair kimliğiyle dikkat çeker. Hazırladığımız "İbrahim Tenekeci'nin Şiirleri Üzerine Tematik Bir İnceleme" adlı çalışmada; Üç Köpük (1997), Peltek Vaiz (1998), Güzellik Uykusu (2000), Giderken Söylenmiştir (2004), Ağır Misafir (2008), Kimsenin Kalbi (2012), Görmeden Ölmek (2016), Belki Başka Zaman (2020, 2016-2020 Yılları Arasında Yazdığı Tüm Şiirler), Sözü Yormadan (2020, Seçme Şiirler) ve Tüm Zamanlar (2022) isimli şiir kitaplarından hareketle Tenekeci'nin şiirleri ve şair kimliği üzerinde durulmuştur. Çalışmamızın amacı; şiirleri aşk, ölüm, tabiat, yaşama sevinci, geçmişe özlem, yoksulluk ve insan sevgisi temaları etrafında sistematik bir şekilde analiz ederek İbrahim Tenekeci'nin poetikasını ortaya koymaktır. Diğer bir ifadeyle "Giriş" ve "Sonuç" dışında toplam dört bölümden oluşan çalışmamızda başat amaç; bahsi geçen bireysel, metafizik ve toplumsal temaların şiirlerde nasıl işlendiğini ortaya çıkarmak olmuştur.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024
    Bazı integral denklemlerin iterasyon yöntemleri ile çözümü

    Tuğba Tuna

    Bu tez çalışmasında, Picard'ın üç adımlı iterasyon yöntemi kullanılarak lineer Fredholm integral denklemlerin ve üç adımlı iterasyon yöntemi kullanılarak ise ikinci tip lineer olmayan Volterra integral denklemlerin çözümlerinin güçlü yakınsaklığı ve veri bağlılığı araştırılmıştır. Tez çalışması üç bölüm olarak hazırlanmıştır. Birinci bölümde tez çalışma konusu hakkında bir literatür özeti sunulmuştur. İkinci bölümde tezin bulgular kısmında sık kullanılan bazı temel kavramlara yer verilmiştir. Üçüncü bölümde ise hipotezler doğrultusunda elde edilen bulgulara yer verilmiştir. Son olarak ise elde edilen sonuçlar özetlenerek, yeni çalışmalar için önerilerde bulunulmuştur

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024
    Yerel halkın yaşadığı şehirdeki kayak merkezinden yararlanmasını kısıtlayan faktörler: Erzurum örneği

    Muhammet Zeki Bozan

    Kış turizmi, dünya genelinde destinasyonlara önemli ekonomik getirileri olan turizm çeşitlerinden biridir. Yerel halk, kış turizminin getirilerinden faydalanmaktadır. Kayak merkezlerinin yerel halk için önemi sadece ekonomik getiri ile sınırlı değildir. Bu destinasyonlar birer rekreasyon alanı olarak yerel halkın sağlıklı yaşamı açısından da önem arz etmektedir. Ancak Türkiye'de yerel halkın kış sporlarına katılımının %1 düzeyinde olduğu düşünüldüğünde kayak merkezlerinden yeterince faydalandıklarını ifade etmek güçtür. Bu noktadan hareketle çalışmada Türkiye'nin ulusal ve uluslararası kış turizmi pazarında en önemli destinasyonlarından biri olan Erzurum'da yerel halkın kış sporlarına katılım kısıtlarının tespit edilmesi amaçlanmıştır. Veri toplama aracı olarak anketin kullanıldığı çalışmada kolayda örnekleme tekniği ile 326 kişilik bir yerel halk örneklemine ulaşılmıştır. Çalışmada tanımlayıcı analizler, açımlayıcı faktör analizi, farklılık analizleri ve ilişkisel-nedensel analizlerden yararlanılmıştır. Kış Sporlarına Katılım Kısıtları Ölçeğine uygulanan açımlayıcı faktör analizinde altı boyutlu yapı elde edilmiştir. Maddeler ve faktörler kapsamında yürütülen tanımlayıcı analizler yerel halk için en önemli kısıtların pahalılıkla ilgili olduğunu göstermiştir. Çoklu doğrusal regresyon analizi bulguları, Korku ve Tehlike Algısının memnuniyet ve kayak amaçlı ziyaret eğilimi üzerinde negatif etkiye sahip olduğunu; Pahalılık ve Cazibe Eksikliğinin memnuniyet ile kayak yapma amaçlı ve gezip görme amaçlı tekrar ziyaret eğilimi üzerinde pozitif etkisinin olduğunu göstermektedir. Destinasyon ve Tercih Kaynaklı Kısıtlar ise memnuniyet üzerinde anlamsız, kayak yapma amaçlı ve gezip görme amaçlı tekrar ziyaret eğilimi üzerinde pozitif anlamlı etkiye sahiptir. Farklılık analizlerinin bulguları genel olarak yaş, gelir, cinsiyet vb. demografik örneklem grupları arasında kısıtlara ilişkin algılar açısından anlamlı farklılıklar olduğunu göstermiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024
    Elastic stack ve makine öğrenmesi ile IoT güvenliği: Dos saldırılarına karşı akıllı savunma sistemi

    Tuğrul Yağbasan

    Teknolojinin gelişmesiyle IoT cihazların kullanımı artmaktadır. Bu cihazlar, iletişim kurma ve veri toplama gibi yeteneklerle endüstriyel, sağlık, ulaşım gibi birçok alanda kullanılmaktadır. Ancak, bu cihazların artan kullanımı, siber saldırıların da artmasına neden olmaktadır. Geçmişte Mirai botnet saldırıları gibi örnekler, IoT cihazlarının güvenliğinin ne kadar kritik olduğunu göstermiştir. Bu nedenle, çalışmada Elastic Stack, makine öğrenmesi ve derin öğrenme teknolojilerinin kullanımıyla IoT cihazlarının güvenliğini artırmaya yönelik akıllı savunma sistemi geliştirilmesi amaçlanmıştır. Çalışmada Bot-IoT ve Unsw-IoT-B datasetleri kullanılarak atakların belirlenmesi üzerine yoğunlaşılmıştır. Çalışmada makine öğrenmesi yöntemlerinden random forest, Decision Tree (Information Gain), Decision Tree (Gini Index), Naive Bayes teknikleri kullanılmıştır. Derin öğrenme yöntemlerinden Lstm, Rnn ve Svm kullanılarak datasetleri üzerinde atak ve atak tipleri tespiti gerçekleştirilmiştir. Tasarlanan modelde makine öğrenmesi yöntemleriyle %0.9998 lik başarım oranları yakalanmış olup derin öğrenme yöntemleriyle %0.98 lik doğruluk oranı elde edilmiştir. Bu modelle birlikte yapay zeka destekli saldırı tespit sistemlerinin IoT cihazlarının güvenliklerinde faydalı olacağını göstermektedir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024
    COVID-19 pandemisinin küreselleşme üzerindeki etkisi

    Mehmet Ali Münas

    Covid-19, dünya tarihindeki en büyük sağlık krizlerinden biridir. Yüksek morbidite ve mortalite oranları nedeniyle getirilen kısıtlamalar, küresel tedarik zincirinde bozulmalara neden olarak önemli üretim ve gelir kayıplarının yaşanmasına neden olmuştur. Nitekim, 2019 yılında küresel ekonomik büyüme hızı %2.6 iken, 2020 yılında dünya ekonomisi %3.1 daralma ile tarihindeki en büyük küçülmelerden birini yaşamıştır. Özellikle enerji piyasalarında meydana gelen arz ve talep şoklarının enerji maliyetlerinde meydana getirdiği değişmeler ve enerji piyasalarında yüksek dışa bağımlılığın varlığı nedeniyle, küresel ekonomide resesyon beklentileri devam etmektedir. Pandemi sürecinde meydana gelen ekonomik kayıpların büyüklüğünün belirlenmesi, gelecekte karşılaşılması muhtemel salgınların neden olabileceği ekonomik kayıpların azaltılması ve kaynak dağılımında etkinliğin sağlanması bakımından önemlidir. Bu çerçevede, bu çalışmanın amacı, hastalıkların ekonomik maliyetleri literatüründen yola çıkarak, Covid-19'un küreselleşme üzerindeki etkilerini ampirik olarak analiz etmektir. Çalışmada 2019 ve 2020 yılı KOF küreselleşme endeksi verileri kullanılarak, Covid-19'un küreselleşme ve küreselleşme bileşenleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık yaratıp yaratmadığı, Paired t Testi ve Wilcoxon Testi ile analiz edilmiştir. Literatürde, Covid-19'un ekonomik ve sosyal yaşam üzerindeki etkilerini analiz eden ve Covid-19'un küreselleşme üzerindeki etkilerini teorik düzeyde ele alan çalışmalar yer almaktadır. Bu çalışma, Covid-19'un küreselleşme üzerindeki etkilerini ampirik olarak analiz eden ve etkilerin büyüklüğü ölçen ilk çalışma olması bakımından önemlidir. Çalışmanın özellikle beklenmedik bir dışsal şokun kısa dönemli etkilerini analiz etmek isteyen araştırmacılara da ışık tutması beklenmektedir. Çalışmadan elde edilen sonuçlar, Covid-19'un, pandemi öncesi ve sonrası ortalama küreselleşme bileşenleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık oluşturabilecek büyüklükte bir etkiye sahip olduğunu göstermektedir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024
    Selçuklu Devletinin kuruluşundan Moğol istilasına kadar Belh ve çevresi (1040-1212)

    Melek Kaya

    Sasaniler döneminde kurulan Belh şehrinde tarih boyunca farklı hanedanlar hüküm sürdü. Baktria topraklarının merkezi sayılan bu şehir, Akhunlar'ın hâkimiyetine de girmiştir. Bu hanedanlardan Gazneliler'den toprak almak suretiyle güçlenen Büyük Selçuklular, hâkimiyetlerinin başlangıcından Oğuz isyanına kadar Horasan Eyaletine bağlı Belh'i ellerinde tuttular. 1040 Dandanakan Savaşı sonrası, Selçuklu önde gelenleri arasında yapılan toprak paylaşımında Çağrı Bey'in payına düşen topraklar arasında yer alan bu şehir, gerek jeopolitik konumu gerekse Oğuzlara yurt olması sebebiyle devletin yıkılışına kadar ön planda kaldı. Belh, İpek yolunun işler bir güzergâhı üzerinde bulunmakla sadece coğrafi konumuyla değil siyasi, şehir tarihi, ekonomik ve kültürel açıdan da gelişmelere sahne oldu. Selçukluların Belh üzerindeki siyasi etkisi şehri sınır bölgelerinde önemli bir güç haline getirdiği gibi, şehirde farklı medeniyetlerin izlerini taşıyan zengin bir kültürel miras oluşmaya devam etti.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024
    Gümüşhane yöresinde oynanan halk oyunları ve dizden kırma oyununun geleneksel yapısı

    Ertan Aktürk

    Dünyanın farklı coğrafyalarında yaşayan bireyler bulundukları yerlerde kendilerine özgü kültürel olgular geliştirmişlerdir. Bu olgular zamanla geçirmiş oldukları değişimler sonucu çeşitli normlar, değerler, eğlenceler, oyunlar haline dönüşmüştür. Bu dönüşüm ile birlikte insanlar duygu ve düşüncelerini, yaşam tarzlarını, sevinç ve üzüntülerini oyun adını verdiğimiz hareketler, ezgiler, taklitler vasıtasıyla anlatmaya başlamaları sonucu günümüz halk oyunları ortaya çıkmıştır. Anadolu'nun geleneksel halk oyunu geleneği diğer birçok bölgede olduğu gibi Gümüşhane yöresinde de kendisini göstermiştir. Söz konusu araştırmada, Gümüşhane yöresinde oynanan halk oyunları ve dizden kırma oyununun geleneksel yapısı incelenmiştir. Yörede geleneksel halk kültürünün en önemli parçalarından birisi olarak kabul edilen halk oyunlarına yönelik Gümüşhane de bir merkez ilçe ve bağlı bulunan beş ilçede icra edilen halk oyunları çeşitli akademik yayınlar, alan taramaları ve birebir görüşmeler yapılarak ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır. Çalışmada bütüncül anlayış çerçevesinde öncelikle Gümüşhane yöresinin tarihsel yapısı, coğrafi konumu ve sosyoekonomik yapısı hakkında bilgi verilirken kültürel gelişimi noktasında yöreye ait örf, adet ve gelenekler hakkında açıklayıcı bilgilere yer verilmiştir. Öncelikle Türk halk oyunlarının tarihsel gelişimi, bölgelere göre gruplandırılması ve adlandırılması yapılırken ardından Gümüşhane yöresinde icra edilen halk oyunları ve halk bilimi unsurlarına yer verilmiştir. Çalışmanın son bölümünde ise yörede yaygın bir şekilde icra edilen dizden kırma oyununun geleneksel yapısı, yöre halkı üzerindeki etkileri, içerisinde taşıdığı halk bilimi unsurlarına yer verilerek analiz edilmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024
    6 Şubat Kahramanmaraş depremlerine müdahale eden yabancı ekipler ile ilgili halkın düşünceleri ve deneyimleri

    Veysel Karani Kolcu

    Uluslararası ekipler afetlerde yardım konusunda önemli bir yere sahiptir. Afetlerin etkileri, şiddet derecelerine göre değişiklik göstermektedir. Bazı afet türleri, ülkenin mevcut kapasitesi ve kaynaklarıyla yönetilebilirken, büyük hasar yaratan afetler, afetin meydana geldiği bölgenin kapasitesinin ötesinde olabilir ve bu durumda uluslararası destek çağrıları gerekli hale gelmektedir. Bu çalışma, Türkiye'de 6 Şubat 2023 tarihinde Kahramanmaraş'ta meydana gelen depremler sırasında görev almış yabancı ekiplerin, çalışmalara şahitlik etmiş halk tarafından gözlemlenen deneyimleri ve görüşlerini incelemeyi amaçlamaktadır. Bu amaç doğrultusunda, deprem sonrasında bölgeye gelen uluslararası yardım ekiplerinin gerçekleştirdiği yardım faaliyetlerinin, sahada görev alan halk tarafından nasıl algılandığı ve bu süreçte elde edilen deneyimlere ulaşılması hedeflenmiştir. Veri toplama sürecinde, nitel araştırma metodolojisi kullanılarak doğrudan veya dolaylı olarak yabancı ekipler ile çalışan veya onların çalışmalarına şahitlik eden halkın içerisinden 41 kişi ile daha önceden belirlenen sorularla derinlemesine görüşme yapılmıştır. Elde edilen veriler transkripsiyon edilerek Maxqda nitel analiz programı kullanılarak analiz edilmiştir. Elde edilen bulgular, içerik analiz yöntemiyle değerlendirilip yabancı ekiplerin mevcut bilgilerinin üst düzeyde oldukları ve tecrübeli oldukları, özverili bir şekilde çalışma sürdürdükleri, iş birliğine önem verdikleri, donanım ve malzeme açısından yeterli oldukları, koordinasyonlarının yüksek olduğu aynı zamanda psikolojik yönden dirençli oldukları gözlemlenmiştir. Buna rağmen farklı ülkelerden oldukları için iletişim açısından dil kaynaklı aksaklıkların yaşandığı belirlenmiştir. Çalışmanın verileri, katılımcıların genel çerçevede yabancı destek ekiplerini olumlu değerlendirdiğini göstermektedir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024
    Elzaki-adomian ve elzaki homotopi analiz yöntemi ile rastgele kesirli mertebeden diferansiyel denklemlerin çözümleri

    Hilal Aydemir

    Bu tez çalışmasında, başlangıç koşulları ya da katsayılar sürekli olasılık dağılımlarından seçilerek rastgele hale dönüştürülen kesirli adi ve kısmi diferansiyel denklemler ile diferansiyel denklem sistemlerinin yaklaşık analitik çözümünü elde edebilmek için, literatürde oldukça çok sık kullanılan yöntemler; Adomian Ayrışım Yöntemi ve Homotopy Analiz Metodu'nun Elzaki Dönüşüm yöntemi ile birlikte kullanıldığı hibrit metotlar ED-AAM ve ED-HAM'dir. Burada kullanılan kesirli türevler local ve Caputo türevleridir. Sürekli olasılık dağılımlarından, düzgün, normal, gamma ve beta dağılımları kullanılarak denklemler rastgele hale dönüştürülmüştür. Elde edilen çözümlerin olasılık karakteristiklerinden beklenen değer, varyans ve güvenlik aralıkları hesaplanmıştır ve bulunan çözümlerin grafikleri MATLAB veya MAPLE paket programları yardımıyla çizdirilmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024
    Erken miyosen yaşlı ömerler (Tunçbilek-Kütahya) linyitlerinin toplam organik madde içeriği, tipi ve hidrokarbon türetme potansiyeli

    Yeliz Köse

    Tez kapsamında Ömerler (Tunçbilek-Kütahya) sahası İğdekuzu yeraltı ocağına ait Miyosen yaşlı kömürlerin organik jeokimyasal özellikleri, kömürleşme derecesi, çökelme ortam ve paleo-iklim koşulları yaklaşık analiz, piroliz/TOK ve gaz kromatografi (GC) analizleri kullanılarak değerlendirilmiştir. İğdekuzu yeraltı ocağına ait kömürlerin havada kuru bazda, üst ısıl değerleri 6027–6360 (ortalama 6194) ve alt ısıl değerleri 5798 – 6117 (ortalama 5958) arasında değişmektedir. Kömürlerin taban, orta ve tavan kesiminin toplam organik karbon (TOK) değerleri sırasıyla % 61.49 - % 87.55, % 79.55 - % 90.98 ve %57.93 - %97.14 arasında değişmekte olup, petrol açısından çok iyi kaynak kaya potansiyeli taşımaktadır. Taban, orta ve tavan kömürlerinin hidrojen indeksi (HI) değerleri sırasıyla 197 – 274 mgHK/gTOK, 176 – 215 mgHK/gTOK ve 170 – 206 mgHK/gTOK arasında değişmektedir. Örneklerin tamamı çok düşük oksijen indeksi (OI), S3 ve çok yüksek S2 değerleri ve genel olarak Tip II ve Tip II-III kerojen içermektedir. Taban kömürlerinin maksimum sıcaklık (Tmax ) değerleri 435 – 441 °C, orta kısmın Tmax değerleri 439 – 443 °C ve Tavan kısmın Tmax değerleri 436 – 442 °C arasında değişerek, ısısal olarak olgunluğa işaret etmektedir. Örneklerin GC analizinde uzun zincirli n-alkanların kısa zincirli n-alkanlara göre baskın olduğu unimodal dağılım dikkat çekmektedir. Tavan, orta ve taban örneklerinin Pr/Ph oranları sırasıyla 2.67, 4.71 ve 2.41, Karbon varlık indeksi (CPI) değerleri sırasıyla 1.28, 1.47 ve 1.44 ve Karasal/sucul organik madde oran (TAR) değerleri sırasıyla 36, 34, 16.80 ve 8.62 olarak belirlenmiştir. İncelenen kömürler baskın olarak karasal organik madde içeren, oksik- suboksik ortam olan paralik bir havzada, ılık ve nemli iklim koşullarında çökelmiştir ve hidrokarbon üretecek aşamaya gelmemiştir. Anahtar Kelimeler: Çökelme ortamı, Gaz kromatografi, Kömür, Hidrokarbon, Miyosen, Ömerler (Tunçbilek), Paleo-iklim, TOK/Piroliz

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024
    Avuç izi doğrulama için en uygun ilgi alanı bölgesinin tespit edilmesi

    Veysel Karani Özkan

    Bu çalışma, avuç içi biyometrik tanıma sistemlerinde ilgi alanı bölge seçiminin önemini ve performansa etkilerini derinlemesine incelemektedir. İlgin bölge seçimi, biyometrik verilerin doğruluğunu ve sistemin genel performansını belirleyen kritik bir faktördür ve biyometrik özelliklerin yoğun olduğu bölgelerin tespit edilmesi ve analiz edilmesini sağlamaktadır. Çalışmamızda, bölütlenmiş edilmiş el görüntülerinde parmak arası noktalar referans alınarak kare şeklinde ilgin alanları oluşturulmuştur. Bölütleme işlemi, avuç içi bölgesinin arka plandan ayrılması ve parmak arası noktaların belirlenmesini içermektedir. Bölütleme sonrası belirlenen parmak arası noktalar referans alınarak, bu merkez noktası etrafında kare şeklinde ilgin alanı tanımlanmıştır. Bölgesel büyüklük farkları, bölütlenmiş el görüntülerinde ortaya çıkan farklı boyutlardaki ilgin alanların ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Parmakların açık veya kapalı olması, elin açısı ve pozisyonu gibi değişkenler, ilgin alanının büyüklüğünde ve şeklinde farklılıklara neden olabilir. Bu çalışmada, farklı büyüklüklerde ve şekillerdeki ilgin alanlarının kimliklendirmedeki doğruluk oranları üzerindeki etkileri deneysel olarak analiz edilmiştir. Elde edilen sonuçlar, farklı büyüklüklerdeki ilgin alanlarının biyometrik tanıma performansına olan etkilerini göstermektedir. Doğru bölge seçimi, biyometrik doğrulama sistemlerinin doğruluk oranlarını ve işlem hızını önemli ölçüde artırmaktadır. Elin pozisyonu gibi değişkenlerin avuç içi tanımaya olan etkileri de detaylı bir şekilde analiz edilmeye çalışılmıştır. Bu bulguların, biyometrik sistemlerin geliştirilmesine ve daha güvenilir doğrulama süreçlerinin oluşturulmasına katkı sunması beklenmektedir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024
    Sinir ağlarında özelleştirilmiş değerler ile ağırlıkların başlatılması ve sınıflandırma sonuçlarına etkilerinin incelenmesi

    Hüseyin Kamer Kara

    Evrişimli sinir ağı modellerinin evrişim katmanlarının başlangıç değerlerinin belirlenmesi, ağın öğrenme sürecini ve nihai performansını doğrudan etkileyen kritik bir konudur. Yanlış belirlenmiş başlangıç değerleri, gradyan patlaması veya yok olması gibi sorunlara yol açabilir. Bu nedenle, doğru ağırlık başlatma stratejilerinin geliştirilmesi, derin öğrenme modellerinin etkinliğini ve verimliliğini artırmak için önemlidir. Bu tezde, ESA'lardaki evrişim katmanlarının başlangıç değerlerinin belirlenmesinde kullanılan yöntemlerin avantaj ve dezavantajları karşılaştırılmıştır. Xavier, He, sabit değer ve sıfır değer başlatma gibi yaygın yöntemlerin yanı sıra, Gabor filtreleri gibi yenilikçi yaklaşımlar da ele alınmıştır. Gabor filtrelerinin biyolojik görme sistemini taklit eden özellikleri sayesinde, ağırlık başlatma olarak kullanıldığında ağın öğrenme sürecini hızlandırma ve genelleme performansını artırma potansiyeli bulunmaktadır. Bu yöntemlerin performans üzerindeki etkileri, literatürde yaygın olarak kullanılan FashionMNIST veri seti ve IITD Temassız Avuçizi veritabanı ile test edilmiştir. Deneysel çalışmalarda, ağırlık başlatma yöntemlerinin doğrudan performans üzerindeki etkilerini gözlemlemek için basit ağ modelleri kullanılmıştır. Bu yaklaşım, farklı başlatma stratejilerinin teorik avantajlarını pratikte gözlemlemeyi ve karşılaştırmayı mümkün kılmaktadır. Ortak parametrelerin kullanılması, ağırlık başlatma yöntemlerinin karşılaştırılabilirliğini artırmakta ve hangi yöntemin hangi koşullar altında daha üstün performans sergilediğini anlamayı kolaylaştırmaktadır. Bu metodoloji, çalışmanın sonuçlarının güvenilirliğini ve geçerliliğini artırarak literatüre sağlam ve tekrarlanabilir bulgular sunmayı amaçlamaktadır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024
    Al2024 taban malzeme üzerine büyütülen farklı oksit kaplamaların aşınma ve adhezyon özelliklerinin incelenmesi

    Onur Öztabak

    Alüminyum alaşımları sahip oldukları düşük yoğunluk, korozyon dirençleri ve yüksek mekanik özelliklerinden dolayı günümüzde otomotiv, tıp, havacılık gibi birçok mühendislik alanlarında yaygın olarak kullanılmaktadır. Bu alaşımların sahip oldukları avantajların yanı sıra dezavantajlarından dolayı kullanımı sınırlanmaktadır. Bu dezavantajları avantaja çevirmek için birçok çalışma yapılmaktadır. Aşınma ve korozyon dirençlerini arttırmak için yüzey modifikasyon işlemleri üzerinde çalışmalar ise son yıllarda artış göstermektedir. Bu çalışmada mikro ark oksidasyon (MAO) işlemi üzerinde yoğunlaşılmıştır. MAO yöntemi elektrokimyasal bir yüzey kaplama işlemidir. Çevreci bir yöntem olmakla birlikte diğer yöntemlere göre nispeten düşük maliyetli oluşu MAO yöntemini daha cazip hale getirmektedir. Yapılan literatür taramalarında Al2024 alaşımının üzerinde MAO yöntemiyle büyütülmüş ZnO ve MoS2 katkılı oksit kaplamaların aşınma ve adhezyon özellikleri üzerine etkisine yönelik çalışmaların kısıtlı olduğu görülmüştür. Bu tez çalışmasında kaplanan numunelerin, kimyasal kompozisyonu, mikro yapısı ve faz yapısı sırasıyla, Enerji dağılımlı X-ışını Spektroskopisi (EDS), Taramalı Elektron Mikroskobu (SEM) ve X-ışını Difraksiyonu (XRD) ile tespit edilecektir. Bu kaplamaların Al2024 ile olan adhezyon direnci de Scratch Test cihazıyla tespit edilecektir. Tribolojik özellikleri TRD tribometre cihazı ile incelenecektir ve oluşturulan kaplamalar arasında ilişki kurulacaktır.