Koleksiyon/r/gumushane/10001

Yayınlar

Koleksiyondaki öğeler

  • MakaleYalnız künye2019
    Gümüşhane’nin Eko-Turizm Potansiyelinin Kavramsal Analizi ve Bu Potansiyelin Değerlendirilmesine Yönelik Öneriler

    Ödemiş, Murat; Hassan, Azize

    Gümüşhane ili, konum olarak Doğu Anadolu Bölgesi’nden Doğu Karadeniz Bölgesi’ne geçiş güzergâhında bulunmaktadır.Gümüşhane; coğrafi konumuna bağlı olarak sosyal, kültürel ve ekolojik çeşitliliğe sahip olması nedeniyle çok çeşitli turizm türleriningelişmesine imkan vermektedir. Bu turizm türlerinden birisi de eko-turizmdir. Doğu Anadolu ve Doğu Karadeniz Bölgeleri’nin iklim vecoğrafi özelliklerini bir arada barındıran Gümüşhane, oldukça zengin bir ekolojik çeşitliliğe sahiptir. Var olan bu zenginliğin eko-turizmkapsamında değerlendirilmesi ise; ilin sosyal, kültürel ve ekonomik olarak gelişimi açısından oldukça önemlidir. Bu doğrultudaçalışmada Gümüşhane’nin eko-turizm potansiyeli; Gümüşhane ile ilgili resmi makamlar tarafından yapılan eylem ve masterplanlarına, araştırma raporlarına, akademik çalışmalara ve ayrıca Gümüşhane Valiliği, Doğa Koruma ve Milli Parklar GenelMüdürlüğü gibi resmi makamların web sitelerinde verilen bilgilere dayanılarak gözler önüne serilmeye çalışılmıştır. Sonuç olarak;Gümüşhane’nin korunan alanları, flora ve fauna çeşitliliği ve jeolojik/jeomorfolojik zenginliği ile önemli bir eko-turizm potansiyelibarındırdığı tespit edilmiştir. Ayrıca çalışmada, Gümüşhane’nin eko-turizm potansiyelinin nasıl değerlendirilebileceğine ilişkin önerilersunulmuştur.

    AtıfTR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2019
    Zihinsel Engelli Çocukların Sağlıklı Kardeşlerinin Benlik Saygısı ve Okul Başarısının Belirlenmesi

    Tuncay, Birgül; Polat, Sevinç

    Amaç: Bu araştırma zihinsel engelli çocukların sağlıklıkardeşlerinin benlik saygısı ve okul başarılarını belirlemekamacıyla yapılmıştır.Materyal-Metot: Araştırma tanımlayıcı nitelikte bir çalışmadır.Araştırma kapsamına, İç Anadolu’da bir İl merkezinde bulunan,Milli Eğitim Müdürlüğü’ne bağlı özel eğitim veren iki okulakayıtlı zihinsel engelli kardeşi olan, 9-17 yaş arası 91 sağlıklıçocuk alınmıştır. Verilerin toplanmasında Tanıtıcı Bilgi Formu,Coopersmith Benlik Saygısı Envanteri Kısa Formu ve sağlıklıkardeşlerin yılsonu okul başarı puanlarını öğrenmek için e-okulsistemi kullanılmıştır. Verilerin analizinde sayı, yüzdelik dağılım,Mann-Whitney U testi, Kruskall-Wallis test ve SpearmanKorelasyon analizleri kullanılmıştır.Bulgular: Araştırma kapsamına alınan zihinsel engelliçocukların sağlıklı kardeşlerinin %42,8’inin 12-14 yaş grubundave %57,1’inin kız olduğu, %42,8’inin ikinci düzey ilköğretimsınıflarına devam ettiği belirlenmiştir. Zihinsel engelli çocuklarınsağlıklı kardeşlerinin benlik saygısı puan ortalaması 59,2±14,9,%60,4’ünün yılsonu okul başarı derecesinin “iyi”, %27,5’nin ise“orta” olduğu belirlenmiştir. Sağlıklı kardeşlerin %33’ü engellikardeşinden utandığını, %15,4’ü engelli kardeşinden dolayısuçluluk hissettiğini, %48,4’ü ise ailesinin kendisinden daha çokengelli kardeşiyle ilgilendiğini belirtmiştir.Sonuç: Araştırmada sağlıklı kardeşlerin %69,2’sinin ortadüzeyde, %27,5’nin ise yüksek düzeyde benlik saygısına sahipolduğu bulunmuştur. Sağlıklı kardeşlerin cinsiyeti, yaşı vedevam ettiği sınıfın benlik saygısı toplam puan ortalamalarınıetkilemediği belirlenmiştir (p>0,05). Araştırmada sağlıklıkardeşlerin benlik saygısı ile okul başarı dereceleri arasındailişki saptanmamıştır.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması
    AtıfOpenAlex4TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2020
    Eyalet Ahkâm Defterleri Çerçevesinde Akçaabat’ın Sosyal ve Hukuki Durumu (1742-1800)

    Gök, İlhan

    Osmanlı taşrasında yaşayan yöneten ve yönetilen sınıfına mensup kişiler yaşadıkları bölgelerde zaman zaman bazı problemlerle karşılaşmışlardır. Yönetilen sınıfına mensup olan halk karşılaştıkları problemlerin çözülmesi için genelde yaşadıkları yerdeki kaza mahkemelerine başvururlardı. Kaza mahkemelerinde verilen karara razı olmayanlar üst mahkeme olan ve aynı derece temyiz görevine sahip Divan-ı Hümayun’a başvururlardı. Yöneten sınıfına mensup kişiler için ise durum bundan biraz daha farklıdır. Osmanlı Devleti kamu hizmetini yürüten timar sahiplerinin yaşadığı problemin çözülmesi için üst dereceli mahkemede yargılama yoluna gitmiştir. Divan’a gelen şikâyetler önceleri Mühimme defterine kaydedilirken 1649’da Şikâyet, 1742’den itibaren ise Eyalet Ahkâm defterlerine kaydedilmiştir. Bu çalışmada 1742-1800 tarihleri arasında Akçaabat kazasında meydana gelen şikâyet kayıtlarından yola çıkılarak Akçaabat kazasında yaşayanların sosyal ve hukuki durumuna değinilmiştir. Buna göre Akçaabat kazasında ve çevresinde kamu hizmetini yürüten yönetici sınıfına mensup kişiler reayaya göre daha fazla problemlerle karşılaşmışlardır. Bu problemler arasında timar ve vergiye yapılan müdahaleler vardır. Timara yapılan müdahaleler genelde timar sahiplerinin birbirine yaptığı müdahale olarak görülürken vergi konusunda ise halkın müdahalesi şeklinde görülmektedir. Vergi ve timara yapılan müdahalelerde yönetilen sınıfına mensup bazı gruplar birleşerek eşkıyalık faaliyetlerinde de bulunmuşlardır. Bu durum bölgenin güvenliğinin sağlanmasında birtakım sıkıntılara sebep olurken aynı zamanda timar sahiplerinin gelirlerinin tahsil edilmesinde önemli bir engel olmuştur.

    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
    AtıfOpenAlex3TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2020
    The Impact of Risk Factors in Practice on Anxiety Level of Nursing Students

    Ulutaşdemir, Nilgün; Tuna, Hasan; Şahan, Ozan

    Aim: This descriptive study was realized to determine the hazards and risk encountered by the nursing students during clinical practise and to identify their effects on anxiety levels. Method: The population of this cross-section, descriptive study consisted of nursing students (N:353 persons) in the second, third and fourth years at university in October-November 2017. The whole population was included in the study, and except for the students who dint participate during the lessons and who refused taking part in the survey 288 participants were included in the study. The data of study were collected using a questionnaire including socio-demographic characteristics, risks and hazards arising from environment, Health Worker Safety Scale and Beck Anxiety Scale in the classroom situation. The data were analyzed by using frequency, t test, ANOVA and correlation. Results: The Beck Anxiety Scale mean scores of those satisfied with the hospital were found to be higher than that of those unsatisfied. The Health Workers’ Safety Scale mean scores of those who worked and were satisfied with the hospital were found to be higher than that of those unsatisfied. Conclusion: This study was found that the students had occupational safety but experienced moderate anxiety.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    AtıfOpenAlex3
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2020
    Türkmen Türkçesinde Metafor Yoluyla Oluşturulan Birleşik Adlar

    Gökçür, Engin

    Bir sözcük ya da kavramın ilgi ve benzetme neticesinde söz konusu anlamının dışında farklı bir anlam ifade edecek şekilde kullanılmasına metafor adı verilir. Metaforlar daha somut ve göreceli olarak yapılandırılmış bir alanla (hedef) daha soyut ve yapılandırılmamış bir alan (kaynak) arasındaki kavramsal eşleştirme süreci olarak nitelendirilebilir. 17. yüzyıla kadar yerleşik hayata geçemeyen Türkmen Türklerinin dil ürünlerinde göçebe yaşam tarzının izleri belirgin bir şekilde görülür. Türkmen Türkçesinde metaforla oluşturulan birleşik adlarda Türklerin yaşam tarzının, hayata bakış açılarının, kültürel değerlerinin yansıması görülür. Bu bağlamda insanoğlunun günlük yaşamında en çok kullandığı temel kavramlarla ilgili organ, renk ve sayı adlarının Türkmen Türkçesinde metafor yoluyla oluşturulan sözcüklerin çoğunluğunu oluşturduğu görülür. Halı, kilim, battaniye, giyim eşyaları, başörtüsü gibi el sanatlarına bağlı eşyaların ve nakışların adlandırılması benzetmeye dayalı metaforların kavramlaştırma ve somutlaştırma olanakları ile sağlanmıştır. Bunun yanında bitki, eşya, nesne, yer ve hayvan adlarının teşekkülünde yine metaforlaştırılan kavramların kullanıldığı görülür. İnsanların fiziksel ve karakter özelliklerinin de benzetme amacı güdülerek birtakım metaforlarla ifade edildiği görülür. Türkmen Türkçesinde metafor yoluyla oluşturulan birleşik adlar, birleşiği oluşturan unsurlarına göre üç başlık altında incelenmiştir. Birinci başlık altında birinci bileşeni metaforik kullanılan birleşik adlar; ikinci başlık altında ikinci bileşeni metaforik kullanılan birleşik adlar incelenmiştir. Üçüncü başlık altında ise her iki bileşeni metaforik kullanılan birleşik adlar ele alınmıştır. Bu gruptaki birleşik adlar kendi içerisinde 8 alt başlıkta incelenmiştir. Makaledeki veriler Türkmen Türkçesi üzerine oluşturulan sözlüklerden elde edilmiştir.

  • MakaleAçık Erişim2020
    Poetry and Poet from the Eyes of Leylâ Hanım

    Tılfarlıoğlu, Musa

    Poetics is the name given to the whole of the views and rules that poets literally adhere to or value while writing poetry. Therefore, poets and their traditions must have a written or unwritten poetics. Poets in a poetry tradition do not have individual poetics. The effects of temperament, talent and education differences can be seen in the poems of divan poets who try to sing the most beautiful poems of the same poetry style. But these differences are not in a dimension to change the poetics of the poetry tradition in which they are included. Their poetics are predetermined by the poetry tradition they belong to. For this reason, divan poets did not need to write a poetics in a modern sense. Divan poets, whose subjects are poetry and poetry, used the traditional material of divan poetry in their depictions for poetry and poetry. Divan poet wanted to reveal that he wanted to gain the appreciation of the literary and social environment by showing his poetic talent and the beauty of his poems by writing humorous and impressive poems. In this study, which we conducted in order to provide material and contribution to the studies of the poetics of poets in Classical Turkish poetry, the opinions about the poetry and poet that Leylâ Hanım expressed in her poetry, the meanings she placed on these two concepts, the words she used for poetry and the poet, the simulations she made, characteristics and properties of these concepts have been investigated. Briefly, the poet's thoughts about poetry and poet, the poetry and poetry must have been tried to be revealed. It was attempted to find out whether there was a different opinion in Leylâ Hanım Divan that distinguished her from the male poets of the period. The scarcity of female poets in our poetry tradition increases the importance of Leylâ Hanım's views on poetry and poet.

  • MakaleAçık Erişim2020
    New Literature and Generations

    Ayyildiz, Mustafa

    When life of societies is taken into consideration, it is seen that generations rather than individuals are effective in shaping social order and goals. Generations generally come into existence as creator of a school, a trend. As in the schools, a thesis-antithesis situation sharply separates them from others. In this respect, the harmony of language understanding ensures the continuity of a previously developed understanding. What is said for the generation is also valid for to literary circles in a special sense. The literary generation, on the other hand, is the name given to a special field by generations that are formed around literary precious issues. In shaping the literary generation, the period, schools, post-Tanzimat western examples play a role. The most striking point in our literature of the last hundred and fifty years, which was subjected to many names such as "The Age of Westernization", "The Age of Searches", "Modern Literature", is that it includes a lot of schools, names, movements and therefore generations. First generation of Tanzimat is that it was led by the team which was composed of Şinasi, Namık Kemal, and Ziya Pasha. The Tanzimat generation pioneered the intellectual currents of the era and was the first in all moves. The second generation of Tanzimat is the generation also called "Hamit-Ekrem-Sezai" School, represented by Abdülhak Hamit, Recaizade Mahmut Ekrem and Samipaşazade Sezai. This generation is above all indifferent to social and political issues. In their perspective, art is a field that aims at aesthetic competence that deals with individual suffering, not social benefit. The third generation of the intermediate generation of modern literature consists of names such as Nabizâde Nazım, Mehmet Celal, Mehmet Ziver and Fazlı Necip who could not have a very bright place in the history of literature. This generation is a group of 25-30 people who succeeded in bringing a change to the face of literature in the field of perception and style. The most remarkable aspect of the era is that it brought magazine publishing rather than journalism to a very good stage. Servet-i Fünûn generation, which is the 4th generation of modern literature, is a very influential group that has made a name for itself in the last hundred and fifty years. Like the artists of this period, its works were also sickly and pale

  • MakaleAçık Erişim2020
    Beton Yol Uygulamalarında Derz Türlerine Göre Düşey Deplasman Oluşumlarının İncelenmesi ve Maliyet Analizi: Trabzon-Rize Örneği

    Akpinar, Muhammet Vefa; Seferoğlu, Mehmet Tevfik; Güneş Seferoğlu, Ayşegül; Çelik, Muhammet

    Türkiye'de beton yolların kullanımı her geçen gün artmaktadır. Özellikle Doğu Karadeniz Bölgesi'nde 10.000 km'nin üzerinde beton yol bulunmaktadır. Bu çalışmada, Trabzon ve Rize İllerinde yapılan beton yol uygulamaları incelenerek yaygın olarak kullanılan kaplama kalınlığı ve beton basınç dayanımı belirlenmiştir. Karadeniz Teknik Üniversitesi Hızlandırılmış Yol Tesisinde örnek kaplama modeli hazırlanmış ve gerçek trafik yüklemeleri altında beton kaplamaların düşey deplasman değişimleri incelenmiştir. Farklı derz türleri (hasır donatılı yarım derz, donatısız yarım derz, dolgulu tam derz ve dolgusuz tam derz) kullanılarak fayda ve maliyet analizi yapılmıştır. Elde edilen verilere göre, derzlerin yarım derz olması ve kaplamada donatı kullanılması, donatısız yarım derzlere göre 1.3 kat, dolgulu tam derze göre yaklaşık 4 kat, dolgusuz tam derzlere göre ise yaklaşık 9 kat daha az düşey deplasman oluşmasını sağlamaktadır. Ayrıca yapılan maliyet analizlerine göre kaplamalarda hasır donatının bulunması, beton kaplama maliyetine km’de 38.002,76 TL (%11,6) fiyat farkı oluşturmaktadır. Bu bilgiler ışığında, beton kaplamalarda yarım derz yapılmasının ve hasır donatının kullanılmasının kaplama derz bölgelerindeki faydasına oranla maliyetinin oldukça düşük olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca mevcut tam derzli beton yollarda %7'lik ilave bir maliyet ile derzlerin içinin bitüm esaslı dolgu malzemesi ve kauçuk levhalarla kaplanmasının, düşey deplasman değerlerini en az yarı yarıya azaltılabileceği ve bu sayede kaplama ömrünün uzatılabileceği tespit edilmiştir.

    • SDG 9 · Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı
    • SDG 11 · Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar
    AtıfOpenAlex3TR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2020
    Karadere Çayı Taşkını (Araklı -Trabzon)

    Işık, Fatih; Zeybek, Halil İbrahim; Çağlak, Savaş; Bahadir, Muhammet

    Taşkınlar ülkemizde son yıllarda değişen iklim şartları ile birlikte daha sık yaşanan doğal afetlerdir. Taşkınlara bağlı olarak birçok can ve mal kaybı yaşanmaktadır. Bu çalışmada taşkınların çok yaşandığı Doğu Karadeniz Bölümü’nde yer alan Trabzon’a bağlı Araklı ilçesinde 18 Haziran 2019 tarihinde meydana gelen taşkının coğrafi nedenleri incelenmiştir. Oluşan taşkın, Araklı ilçesine bağlı Çamlıktepe ve Yüceyurt mahallelerinde 10 kişinin yaşamını yitirmesine, çok sayıda meskenin de yıkılmasına sebep olmuştur. Taşkının yaşandığı Karadere Çayı havzasında yaşanması muhtemel taşkınların risk analizi yapılarak taşkına duyarlı alanlar belirlenmiştir. Çalışmada sahaya yönelik afet raporları, sayısal yükseklik, meteorolojik, akım ve jeolojik verilerden yararlanılmıştır. Çalışmada yöntem olarak Çok Kriterli Karar Verme yönteminin bir metodu olan Analitik Hiyerarşi Süreci kullanılmıştır. Taşkın duyarlılık analizi için mevcut yöntemlere farklı parametreler eklenerek oluşturulan üç ayrı teknik ile haritalar üretilmiştir. Analiz sonuçlarına göre, Karadere Çayı’nın bazı kıyı kesimleri, Haliloğlu ve Gülbekli derelerinin birleştiği yer ve Araklı şehir merkezi taşkına en duyarlı alanlar olarak tespit edilmiştir. Haliloğlu ve Gülbekli derelerinin birleştiği saha 18 Haziran 2019’da yaşanan taşkının ana merkezini oluşturmaktadır. Ayrıca sahada taşkınla birlikte yaşanan heyelan olayları da taşkının etki derecesini artırmış, çamur akıntısı oluşumuna neden olmuştur. Analiz sonuçları ve yaşananlar göstermektedir ki sahada bundan sonrada taşkın olasılığı yüksektir. Bu nedenle çalışmanın, yöneticiler ve karar vericiler tarafından muhtemel olumsuz sonuçların engellenmesi adına dikkate alınması beklenmektedir.

    • SDG 13 · İklim Eylemi
    AtıfOpenAlex17TR Dizin13
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2020
    Hokkabaz (Juggler) Book of Ahmet Mithat Efendi

    Kul, Gül Nihal; Yok

    Ahmet Mithat Efendi who directed modern Turkish literature with his articles on many types and subjects is a expert writer. In this study, was published in AH.1292/G.1875 the “Juggler Book” which he wrote in the Arabic alphabet was translated into the Latin alphabet. The Juggler Book consists of thirty-four cases with an introduction and juggling shows. Expressing that some parts of the work written in French were translated quickly in the introduction, Ahmet Mithat Efendi emphasized that this work is not just a juggling book based on handiness and blindfold. In the shows in the work, chemistry, physics and mathematical sciences have combined with quickness and linguistic skills, both has been gained the appreciation of the public and has been kept their sense of curiosity alive by surprisingly. Ahmet Mithat Efendi saw the juggling/magic show performances that the public is familiar with watching games as an art that requires great mastery and explained the juggling/ magic show which can be done in friend environments in a language and style that everyone can understand. He also gave examples for better understanding and performance of some sections and opened additional titles such as “secrecy, i.e. warning for the translator.” With this work, which is transferred to the Latin alphabet, it is aimed that both a work from the Ahmet Mithat Efendi library will have the opportunity to meet more readers and contribute to the existing cultural experience of juggling / magic in the time that has passed since the traditional Turkish theatre.

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2020
    Yeni toplumsal riskler üzerinden refah devleti analizi denemesi

    Akyüz, Müfıt; Beken, Hıkmet Gülçın

    Refah devletleri 1970’lerden beri varlığına ve sürdürülebilirliğine yönelik önemli meydan okumalar, krizler ve eleştirilerle karşı karşıyadır. Refah devletlerinin başarılı bir performans gösterip göstermediği öncelikle refah devletinin temel amaç ve işlevleri üzerinden değerlendirilmelidir. Bireyler yaşam boyunca pek çok risk ile karşılaşmaktadır. Bu riskler karşısında yaşamlarını düzgün ve insani koşullar altında devam ettirebilmeleri refah devletinin kapsayıcılığı ve bu alanda sağladığı desteklerle ilgilidir. Ortaya çıkan yeni toplumsal riskler; işgücü piyasası ve demografik yapı gibi sanayi sonrası döneme ait koşullarda yaşanan değişim üzerinden birey-devlet ve piyasa bağlamında dönüştürücü olmaktadır. Refah devletinin kendisi de ortaya çıkan bu yeni toplumsal riskler karşısında yeni politikalar ve araçlar uygulamak zorundadır. Yeni toplumsal riskler genellikle refah devletine yönelik meydan okumanın ulusal/içsel bir kaynağı olarak ele alınırken; küreselleşme süreci, çok uluslu şirketler ve uluslararası örgütlerin de dışsal bir faktör olarak ortaya çıkardığı etkiler unutulmamalıdır. Çalışma bu yeni toplumsal riskleri tanımlama amacıyla refah devleti-birey ilişkisinin ekonomik, sosyal ve politik alandaki değişimini incelemektedir.

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2020
    Verimlilikte Yapay Zeka’nın Rolü: Şarap Kalitesinin Tahminine Yönelik Bir Vaka Çalışması

    Ünlü, Ramazan

    Yapay zeka son yıllarda birçok alanda kullanılmaya başlanmış ve oldukça başarılı sonuçlar elde edilmiştir. Sağlık sektöründensürücüsüz araçlara kadar birçok alanda kullanılan yapay zeka, üretim sektöründe de verimliliğin artırılması için sıklıkla kullanılmıştır.Bu çalışmada normal olarak dağılmamış bir veri setinde yapay zeka algoritmalarının kullanılmasına yönelik bir çerçeve çizilmeyeçalışılmıştır. Normal dağılım gösteren veri setlerinde herhangi bir yapay zeka algoritması kolaylıkla uygulanabilirken normal dağılımgöstermeyen veri setlerinde ya verinin kendisine farklı bir işlem uygulanması gerekir veya algoritmanın teorik yapısının revize edilmesigerekmektedir. Bu açıdan bu çalışmada iki farklı yöntemde uygulanmıştır. İlk olarak literatürde sıklıkla kullanılan Destek VektörMakinaları kullanılmıştır. Buna ek olarak Destek Vektör Makinalarının normal dağılmayan veri setlerinde başarılı sonuçlar vermesiiçin uyarlanmış şekli olan Ağırlıklandırılmış Destek Vektör Makineleri uygulanmıştır. Son olarak Sentetik Azınlık Aşırı ÖrneklemeTekniği (SMOTE) tekniği uygulanmış ve kullanılan veri seti yapay olarak normal dağılıma yakınsanmıştır. Kullanılan üç teknikteduyarlılık, hassaslık, özgüllük, yaygınlık, F skor ve Geometrik Ortalama (G-Mean) değerlendirme kriterleri açısından karşılaştırılmıştır.Çalışma sonucuna göre Ağırlıklandırılmış Destek Vektör Makineleri kullanılan değerlendirme kriterlerine göre en başarılı sonuçlarıvermiştir.

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2021
    Determination of Quality of Raw Milk Collected from Atatürk University Agriculture Faculty Pilot Dairy Plant

    Gürbüz, Zeynep; Şengül, Mustafa; Ürkek, Bayram; Erkaya, Tuba; Akgül, Halil İbrahim

    In this study, the quality of produced products have a great importance. For this purpose, raw milk samples is obtained from Atatürk University Dairy Plant for every four seasons separately (summer, autumn, winter, spring) to protect human health and produce quality products. Physical and chemical properties (dry matter, fat, ash, protein, specific gravity, acidity and pH) of raw milk samples and microbiological (somatic cell count, total aerobic mesophilic bacteria (TAMB), mould, yeast, coliform bacteria and Staphylococcus aureus (S. aureus)) properties were investigated. Dry matter, ash (P<0.05) and fat (P<0.01) values of raw milk samples were affected significantly by dairy farm, meanwhile protein, specific gravity, pH and acidity values were not affected (P>0.05). Seasons had a significant effect on dry matter, protein, fat (P<0.05), ash and pH (P<0.01) values of raw milk samples. But, seasons did not have a significant effect on only specific gravity and acidity values (P>0.05). TAMB, yeast, mould counts indicated significantly changes based on dairy farms and seasons. On the other hand, coliform bacteria was not affected (P>0.05) by dairy farms and seasons. S. aureus counts were affected statistically by only seasons (P<0.01).

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2021
    Türkiye’nin yerel ve bölgesel otoriteleri ihracatadayalı kentsel rekabeti önemsiyor mu?

    Özdemir, Muhlis; Demirbag, Kubra Simsek; Demirbağ, Orkun

    Ekonomik globalleşme, yerel dinamikleri doğrudan etkilemiş ve rekabetin yeni bir formu olan kent rekabetçiliğinin literatürde kendisine yer bulmasını sağlamıştır. Kent rekabetçiliğine yönelik çalışmalar yapılmış olmasına rağmen, yerel ve bölgesel otoritelerin kent rekabetçiliğine olan katkıları hâlâ önemli bir araştırma boşluğudur. Bu çalışmada, rekabetçilik göstergesi olarak “ihracat” kavramına odaklanılmış ve Türkiye’deki kentler 2015-2017 yılları arasındaki ihracat değerlerine göre TOPSIS yöntemi ile analize tabi tutulmuştur. İlk on sırayı İstanbul, İzmir, Bursa, Gaziantep, Kocaeli, Trabzon, Mersin, Ankara, Manisa ve Hatay illeri paylaşmaktadır. Bu illerin belediye, ticaret-sanayi odası ve bölgesel kalkınma ajansı gibi otoriteleri tarafından hazırlanan Stratejik/Bölge Planlarında rekabetçiliğe ilişkin vurgular içerik analizi ile irdelenmiştir.

    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
  • MakaleYalnız künye2021
    CHİA (Salvia hispanica L.) İLAVESİNİN DONDURMANIN FİZİKOKİMYASAL VE DUYUSAL ÖZELLİKLERİNE ETKİSİ

    Şengül, Mustafa; Ürkek, Bayram; Gürmeriç, Hüseyin Ender

    Bu çalışmada, %5, %10, %15 ve %20 oranlarında Chia tohumu (Salvia hispanica L.) ilave edilerek üretilendondurma örneklerinin fizikokimyasal ve duyusal özellikleri araştırılmıştır. Araştırma sonucunda, dondurmaörneklerinin %kuru madde, %kül, %protein ve ilk damlama zamanı değerleri chia tohumukonsantrasyonundaki artışa bağlı olarak yükselirken, %yağ, pH ve erime oranı değerlerinin düştüğübelirlenmiştir. Dondurma örneklerinin viskozite değerleri artan chia tohumu oranına bağlı olarakyükselmiştir. Chia tohumu ilavesi dondurma örneklerinin kolorimetrik özellikleri üzerinde önemlideğişiklilere neden olduğu ve L* ve beyazlık indeksi değerlerinin yükselen chia tohumu konsantrasyonu iledüştüğü tespit edilmiştir. Panelistler tarafından en yüksek duyusal puanlar kontrol örneğine verilmiştir. %5chia tohumu ilaveli örnekler renk ve görünüş, sakısımızsı yapı ve genel kabul edilebilirlik bakımındanistatistiksel olarak diğer chia içeren örneklerden daha yüksek puanlara sahip olduğu ortaya konulmuştur.Sonuç olarak, %5 oranında chia tohumu ilavesinin dondurmanın fizikokimyasal özelliklerini iyileştirmek veaynı zamanda besleyici değerini artırmak için doğal bir kaynak olarak kullanılabileceği sonucuna varılmıştır.Anahtar Kelimeler: Dondurma, chia tohumu, fizikokimyasal özellikler, duyusal özellikler

    • SDG 2 · Açlığa Son
    AtıfOpenAlex5TR Dizin3
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2021
    Investigation of Hydrogeochemical Characteristics and Quality of the Water Resources in Şiran (Gümüşhane) District Center, Turkey

    Alemdag, Selcuk; Semiz, Ümmühan; Gücer, Mehmet Ali

    The study area is located of Şiran District Center in the southwest of Gümüşhane (NE Turkey). In this study, hydrogeochemical characteristics of water resources in district center were examined and metal element contents were determined. In the study area, the basement rocks are represented by Eocene Kelkit formation, which is composed of sandstone, claystone, marl, shale and tuff, and this unit is covered unconformably by the Quaternary aged alluvium. These units form granular porous unconfined aquifers according to the hydrogeological features. The pH, specific conductance (SC) and hardness (Fr°) values of the water resources in the study area varied between 5.41-7.48, 106.9-141.3 µS/cm and 4.72-6.78 (n= 18), respectively. According to the classification of Intra-Continental Water Resources, these data show that the samples are mostly class-I and II, rarely class-III water quality characteristics. The water resources in the study area are generally classified as Ca-Mg-HCO3 type carbonated (Ca+Mg>Na+K), and generally their weak acids are more than strong acids (HCO3>SO4+Cl). In the study area, (Ca+Mg)/(SO4+HCO3) ratios indicated the effect of silicate weathering in the waters, and the Cl/(Cl+HCO3) and (Na+K)/(Na+K+Ca) ratios show that the chemistry of waters is controlled by the chemical weathering of rock-forming minerals, hence, reflect the water-rock interaction. Except for a few, the concentration of dissolved potentially toxic elements in the water samples were distributed within acceptable limits. Consequently, the hydrogeochemical results showed that the water resources in the study area were in the category of good class waters in terms of drinking water

    • SDG 6 · Temiz Su ve Sanitasyon
    AtıfOpenAlex3TR Dizin3
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2021
    İnovasyon stratejilerinin kurumsal sürdürülebilirlik performansına etkisi: mobilya firmaları üzerinde bir uygulama

    Ayyildiz, Hasan; Eda, Dişli Bayraktar

    Bu çalışmanın amacı inovasyon stratejilerinin çevresel, sosyal ve ekonomik sürdürülebilirlik üzerindeki etkisini incelemektir. Çalışma kapsamında, Kayseri, Ankara ve Bursa (İnegöl)’deki 315 mobilya firması ile anket yapılmıştır. Elde edilen veriler IBM SPSS 25 ve IBM AMOS 24 paket programları kullanılarak analiz edilmiştir. Hipotezlerin test edilmesinde regresyon analizi kullanılmıştır. İlk aşamada, kurumsal sürdürülebilirliği ölçmek amacıyla daha önce Türkçe’ye uyarlanan üç boyutlu ve 20 maddeden oluşan ölçeğin DFA (Doğrulayıcı Faktör Analizi) sonucunda öngörülen faktöriyel yapısı veri ile doğrulanamamıştır. Bunun üzerine ölçeğin yapısını keşfetmek amacıyla KFA (Keşfedici Faktör Analizi) uygulanmış ve ölçeğin 10 maddeden oluştuğu ve üç faktörlü bir yapıda olduğu saptanmıştır. Ancak ölçeğin üçüncü boyutuna yalnızca iki maddenin yüklendiği tespit edilmiştir. Hiyerarşik regresyon analizi sonuçlarına göre ise; her iki inovasyon stratejisinin (keşifsel inovasyon ve artırımsal inovasyon) çevresel sürdürülebilirliği olumlu yönde etkilediği tespit edilmiştir. Buna karşın, yalnızca keşifsel inovasyonun sosyal ve ekonomik sürdürülebilirliği olumlu yönde etkilediği saptanmıştır. Artırımsal inovasyonun sosyal ve ekonomik sürdürülebilirlik üzerinde anlamlı bir etkisinin bulunmadığı belirlenmiştir

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    • SDG 9 · Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı
    AtıfOpenAlex2TR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2021
    Derrıda’nın hz. ibrahim okuması: derrıda’nın derrıdacı bir eleştirisi

    Gülay, Peyami Safa

    Jacques Derrida Hz. İbrahim kıssasıyla, özellikle de Kierkegaard bağlamında yakından ilgilenmiştir. Bu bağlam, kıssanın Eski Ahit’deki versiyonunu baz almaktadır. Kıssada gerçekleşen hadise Derrida için din, kurban, etik, sorumluluk gibi önemli kavramlar çerçevesinde yapılabilecek bir tartışmayı mümkün kılar. Derrida kıssayı, ondan hareketle yaptığı çıkarımların İslâm dini için de geçerli olabileceğini düşünerek okur. Fakat bunu yaparken, Kuran’daki açık ve Derrida’nın çıkarımları açısından önemli değişikliklere yol açacak farkları gözetmeden yapar. Üstelik Derrida’nın kıssanın Kuran’da da tekrarlandığını bildiği, bizzat kendi ifadelerinden anlaşılmaktadır. Derrida hem farkları gözetmez fakat hem de yaptığı çıkarımları sanki bu farklar söz konusu değilmiş gibi geneller. Bu kayıtsızlık Derrida düşüncesinin genel yapısı açısından bir çelişkiye yol açacaktır. Böylelikle Derrida, sıklıkla kınadığı bir şeyi yapıyor gibi görünür: Ötekinin farklarını görmezden gelerek, onu aynıyla kaynaştırır. Bu makalenin konusu, kıssanın Kuran’daki farklardan hareketle okunduğunda ne gibi değişikliklerin meydana geleceği hususu değildir. Bu makale öncelikle Derrida’nın öteki kategorisine yönelik hassasiyetlerini görünür kılmaya çalışmaktadır. Sonra da Derrida’nın okumasında farklara yönelik olarak tespit edilen kayıtsızlıktan hareketle Derridacı bir eleştiri geliştirmeye yönelmektedir. Sonuçta, fark fikrini oldukça önemseyen bir düşünür olarak Derrida’nın bu kıssaya yönelik okuması özelinde düşüncesindeki bu hassasiyetten taviz verdiği çıkarımına varmaktadır.

  • Derleme MakaleAçık Erişim2021
    A new mindset for the independent audit during the times of pandemic crisis

    Yesilelebi, Gl; Altunel, Mehtap; Selimoglu, Seval

    The COVID-19 outbreak that occurred in Wuhan, China, in December 2019 caused changes in many areas. Although remote audit has been a topic that both academicians and practitioners have spoken about in recent years, many application alternatives are also offered regarding this issue. Although some of these alternatives have been put into practice, discussions continue about some of them. With the implementation of the remote (from home) working strategy during the COVID-19 pandemic period, it has become necessary to implement remote audit and make the necessary arrangements quickly. In this process, independent auditing standards must continue to be fit for purpose in the context of the COVID-19 pandemic and that audit quality is maintained to the extent before the outbreak in the current uncertain environment. The purpose of this study is to create a perspective on which issues should be considered in the audit process within the scope of independent audit during the COVID-19 pandemic, in which direction arrangements are made within the framework of technological opportunities and independent auditing standards. This study is a review article, and in line with the purpose of the study, it was created by scanning the relevant literature. As a result of the study, it was found that arrangements were made within the scope of ISA 315-330-540- 560-570-600-700-720 during the COVID-19 pandemic. In addition, technology has been found to help in the fields such as evidence collecting, counting, conducting interviews, and various applications. At this point, auditors should pay attention to new risks that may arise from using technology.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    AtıfOpenAlex3TR Dizin4
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2021
    Analysis of Health Care Effectiveness of State Hospitals in the Black Sea Region: Findings from Data Envelopment Analysis for 2018

    Çıçen, Yıldırım Beyazıt; Yazici, Ufuk

    Health care is one of the areas where high technology and human resources are intensive. The role of hospitals in providing health services to the community is of primary importance. The role of hospitals is of primary importance in providing healthcare services to the community. At this point, the effective use of hospital resources, the determination of inefficient hospitals and the monitoring of the waste of resources and taking measures are extremely important in terms of individual and public health. In this study, effectiveness analyzes of state hospitals in the Black Sea Region were carried out with the Data Envelopment Analysis method. There are 124 hospitals in the relevant region. 5 inputs and 6 outputs were used for the analysis. According to the findings obtained, 72 hospitals were effective, but 52 hospitals were not.

    AtıfTR Dizin6
    TR Dizinİncele