Koleksiyon/r/gumushane/10001

Yayınlar

Koleksiyondaki öğeler

  • MakaleYalnız künye2023
    Kalkınma Planları ve Hükümet Programlarında Türkiye’nin ‘Çevre Politikaları’nın Dönüşümü

    Kalaycı, Ergun

    Bu çalışma Türkiye’de çevre korumanın ve çevre politikalarının ortaya çıkışını, gelişimini ve günümüzde gelinen durumu, kalkınma planları ve hükümet programlarının incelenmesi ve çevre koruma yaklaşımlarında yaşanan niteliksel değişim üzerinden ortaya koymaya çalışacaktır. Gerek Türkiye’deki mevzuatın gelişimi gerekse de uluslararası sözleşmeler ve amaçlarının yerine getirilmesi ile ilgili atılmış birçok adım olduğu gibi, eksiklik ve yapılması gerekenler de göze çarpmaktadır. Uluslararası gelişmeler, sözleşmeler ve konferansların ulusal mevzuata olan etkisi yadsınamaz bir gerçekliktir. Ancak bu çalışmada hükümet programları ve kalkınma planları üzerinden okunacak olan Türkiye’nin çevreye yönelik kurumsal tutum ve yaklaşımları, imzalanan sözleşmeler ve takip eden süreçte değiştirilen ve düzenlenen mevzuatın uygulamada etkisi görülmeye çalışılacaktır.

  • MakaleYalnız künye2023
    Coğrafi Bilgi Sistemleri ile Okullara Erişebilirlik Analizi: Gümüşhane Şehri

    Deniz, Mehmet; Üzülmez, Mehmet

    Bu çalışmada, Coğrafi Bilgi Sistemleri'nden yararlanılarak Gümüşhane şehrindeki kamu okullarından anaokulu, ilkokul, ortaokul ve liselerin Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği’ne göre erişilebilir olup olmadığı ortaya konulmuştur. Çalışma mekânsal analiz bakış açısı ile betimsel bir araştırma olarak tasarlanmıştır. Çalışmanın amacına uygun olarak analizlerin yapılabilmesi için birincil ve ikincil verilerden yararlanılmıştır. Bu veriler şehirdeki anaokulu, ilkokul, ortaokul ve liselerin konumları; tüm düzeylerdeki devlet okullarının öğretmen, öğrenci ve derslik sayıları; yerleşmede yer alan konutların konumları ve yerleşmedeki yolların haritasıdır. Okulların belirli bir mesafedeki erişilebilirlikleri test edileceğinden Service Area türü ağ analizi tercih edilmiştir. Verilerin analizinde ArcMap 10.2 yazılımına başvurulmuştur. Araştırmanın bulgularına göre yönetmeliğe uygun olarak erişim sağlayabilen binaların anaokulları için oranı %20, ilkokullar için %27, ortaokullar için %60 ve liseler için ise %87’dir. Bu bulgulara göre erişim oranlarının Türkiye’de yürütülen diğer çalışmalar ile benzerlik gösterdiği tespit edilmiştir. En düşük erişilebilirlik oranı Türkiye genelinde olduğu üzere anaokullarındadır. Yönetmeliğe göre okul seviyesi arttıkça uygun yaya yürüme mesafesi de arttığından erişilebilirlik problemi olan bina sayısı azalmaktadır. Araştırma sahasında erişilebilirlik durumunun istenenden düşük olmasının en önemli sebebi okul sayılarının azlığıdır. Bununla birlikte Ulaşım ağı sıkıntısı görülmeyen yerleşmede binaların dar bir sahaya yayılmış olması ve okulların bu dar sahada bulunması erişilebilir alanlarının sınırlanmasına sebep olmaktadır.

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2023
    Deneyimsel Tüketim Bakış Açısıyla Kalite, Algılanan Değer, Tatmin ve Sadakat Zincirinin İncelenmesi: Üçüncü Dalga Kahve Tüketimi

    Sevim, Nurdan; Hall, Elif Eroglu; Izmir, Onur

    Kahve, dünya ekonomisinde ve bir tüketim ritüeli olarak birçok toplumda farklı değerler atfedilen tarımsal ve endüstriyel bir üründür. Kahve toplumlara göre değişen farklı tüketim tarzları ve anlamları olan adeta kültürel bir koddur. Ayrıca, kahve özellikle tropikal iklime sahip gelişmemiş ve gelişmekte olan ülkeler için ise ticari bir kazanç fırsatıdır. Uzun zamandır ucuz ve kitle ürünü olarak tüketilen kahve, pazardaki değeri açısından değişime uğramakta ve üçüncü dalga kahveciler tarafından pahalı ve nitelikli bir ürün haline dönüştürülmektedir. Bu çalışmanın amacı, üçüncü dalga kahvecilik sektöründe tüketici davranışlarına yön veren kalite, algılanan değer, tatmin ve sadakat değişkenleri arasındaki ilişki zincirini deneyimsel bir bakış açısıyla incelemektir. Bu çalışma kapsamında, deneyimsel sadakatin oluşumunda etkili olan faktörler tespit edilmiş ve bu değişkenler arasındaki ilişki zinciri üçüncü dalga kahve işletmeciliğinde çok büyük önem arz eden deneyim perspektifiyle ele alınmıştır. İleri sürülen araştırma modeli, kolayda örnekleme yöntemiyle toplanan veriyle PLS-YEM kullanılarak test edilmiştir. Çalışmanın bulguları, deneyimsel kalite ve algılanan değerin, üçüncü dalga kahvecilere yönelik deneyimsel tatmin ve sadakatin yaratılmasında anlamlı etkilere sahip olduğuna işaret etmektedir. Birinci ve ikinci dalga kahve zincirlerinde kitle ürünü olarak ucuz fiyatlara satılan kahvenin bir mal-hizmet karması olarak temel faydaları ön plandayken, üçüncü dalga kahvecilerde nitelikli bir ürün haline getirilmesinde deneyim unsurunun öne çıktığı tespit edilmiştir. Dolayısıyla, kahve sektöründe başarılı olunabilmesi ve kitle ürünü olan kahvenin nitelikli bir ürün haline getirilmesinde, deneyim unsurunun ön plana çıkarılması ve sunulan mal ile hizmetin yaratıcı yöntemlerle rakiplerden farklılaştırılması bu çalışmanın bulguları kapsamında üçüncü dalga kahve işletmecilerine önerilmektedir.

    AtıfTR Dizin3
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2023
    AB Ülkelerinin Çevre ve Atık Yönetimi Performanslarının Değerlendirilmesi: Veri Zarflama Analizi ve Yapay Sinir Ağlarının Birlikte Uygulanması

    Seyhan, Nazlı

    Sanayinin gelişmesiyle insan ihtiyaçlarındaki artış üretimin ve tüketimin artmasına neden olmuştur. Üretim-tüketim- atık döngü zincirinde atık geri dönüşümünün yeterli olmayışı çevresel, iklimsel, ekonomik ve çoğu sorunları da birlikte getirmektedir. 2015 Döngüsel Ekonomi Eylem Planı çerçevesinde Avrupa Birliği, içerisinde atık yönetiminin de yer aldığı birçok karar almıştır. AB üye ve aday ülkeleri için geri dönüşüm kapasitesi ve atık yönetiminin iyileştirilmesi hedeflenen stratejilerde ilk sıralarda yer almaktadır. Bu çalışmada da 2015 Döngüsel Ekonomi Eylem Planı sonrasında 2017, 2018 ve 2019 yılları için AB ülkelerinin atık yönetimi performansları Veri Zarflama Analizi (VZA) ve Yapay Sinir Ağları yöntemleriyle birlikte incelenmiştir. VZA girdi değişkenleri; kişi başı belediye atık üretimi, geri kazanım için atık ithalatı, çevre korumaya yönelik ulusal harcamalar, kişi başına reel GSYİH, insani gelişmişlik indeksi, kişi başına düşen plastik ambalaj atığı üretimi, çıktı değişkeni; belediye atıklarının geri dönüşüm oranı olarak alınmıştır. VZA ile elde edilen etkinlik skorları yapay sinir ağlarında çıktı değişkeni olarak kullanılmış ve yapay sinir ağları ileri beslemeli ağlarla 2019 yılı ülkelerin etkinlik skorları için öngörüde bulunulmuştur. Elde edilen bulgularda, Slovenya, Letonya, Almanya, İrlanda, Lüksemburg ve Belçika tüm yıllarda etkin olan ve diğer ülkelerin referans kümelerinde sıkça yer alan ülkeler olduğu sonucuna ulaşılmıştır. İleri Beslemeli Yapay Sinir Ağları ile eğitilen veri setinden elde edilen 2019 tahmin değerlerinin gerçek etkinlik değerlerine oldukça yakın değerler aldığı görülmüştür.

    AtıfTR Dizin3
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    2D/4D Parmak Oranının Solunum Sistemi ile İlişkisi: Futbolcular Örneği: Tanımlayıcı Araştırma

    Yılmaz, Coşkun

    Amaç: Çalışmada amatör futbolcularda işaret parmağı (2D) ve yüzük parmağının (4D) uzunluk oranı (2D/4D) ile solunum fonk- siyonlarının ilişkisini değerlendirmek amaçlanmıştır. Gereç ve Yön- temler: Araştırmaya Bölgesel Amatör Lig tak ımlarından Atakum Belediyespor alt yap ısında aktif futbol oynayan 25 futbolcu kat ıl- mıştır. Vücut kompozisyon ölçümleri için Gaia 359 Plus BodyPass analizörü, el parmak oranları için vermiyeli kompas (0,05 mm) kul- lanılmıştır. Oran ın belirlenmesi için parmak uzunluk oran ı (PO): 2D/4D formülü kullanılmıştır. Solunum fonksiyon testleri için MGC Diagnostics Marka CPFS/D USB Spirometre ile solunum kas kuv- vetlerine ise MicroRPM solunum bas ınçölçer cihazı kullanılmıştır. Çalışmada normallik sınaması için Shapiro-Wilk testi, ilişki düzey- lerini belirlemek için ise Pearson korelasyon analizi yapılmıştır. Tüm veriler SPSS 21,0 program ında analiz edilmi ştir. Bulgular: Çalış- mamıza katılan katılımcıların solunum fonksiyon test de ğerlerinin ortalamaları zorlu vital kapasite [FVC] 5,06±0,85; bir saniyedeki zorlu ekspiratuar hacmi [FEV1] 4,33±0,67; FEV1/FVC oran ı 85,70±7,60; yavaş vital kapasite [SVC] 4,57±0,99; inspirasyon kap- asitesi [IC] 2,94±0,84; maksimum istemli ventilasyon [MVV] 172,60±31,37; solunum kas kuvvetlerinin ise maksimal inspirasyon basıncı [MIP] 139,60±33,08; maksimal ekspirasyon bas ıncının [MEP] 160,70±47,49 cmH2O olduğu hesaplanmıştır. Çalışmamızda katılımcıların Sol PO ile solunum fonksiyon testlerinde FVC (r: 0,747) ve FEV1 (r: 0,747) oranları arasında pozitif yüksek düzeyde, solunum kas kuvvetleri MIP (r: 0,836) ve MEP (r: 0,854) arasında ise pozitif çok yüksek derecede ilişki görülmüştür. Sonuç: Sonuç olarak amatör futbolcularda Sol PO ile solunum fonksiyonlar ı (SVC, IC, MVV, FVC, FEV1) ve solunum kas kuvvetleri arasında ilişki tespit edilmiştir. Bu sonuca göre sol el parmak oranının (Sol PO) solunum fonksiyonları ve solunum kas kuvvetlerinin de ğerlendirilmesi için pratik bir yöntem olduğunu söyleyebiliriz.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    AtıfOpenAlex1TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    21. Yüzyıl Deniz Gücünün Askeri ve Ticari Perspektiften Analizi İçin Yeni Bir Yaklaşım Önerisi: Türkiye Örneği

    Tutak, Eda; Koçer, Gokhan

    Denizler, tarih boyunca toplumsal hayatı derinden etkilemiş, 21. yüzyıla gelindiğinde küreselleşme ve teknolojik ilerlemeye bağlı olarak bu etkinin kapsamı oldukça genişlemiştir. Devletlerin sahip olduğu deniz gücü de ulusal ve küresel güce katkı sunan önemli güç göstergelerinden birine dönüşmüştür. Bu çalışmanın amacı; deniz gücünün askeri ve ekonomik perspektiften ele alındığı bir yaklaşım sunmak ve deniz gücünü etkileyen başarı faktörlerini tespit ederek bu faktörlerin önem derecelerini belirlemektir. Bu kapsamda devletlerin deniz gücünün ölçülmesinde kullanılacak bir model önerisi sunulmuş ve önerilen model Türkiye örneğiyle test edilmiştir. Çalışmada deniz gücünü etkileyen başarı faktörleri, literatüre dayalı olarak askeri ve ekonomik olmak üzere iki grupta belirlenmiştir. Bu faktörlerin önem ağırlıkları ise çok kriterli karar verme yöntemleri içerisinde yer alan Analytic Hierarchy Process (AHP) Yöntemi aracılığıyla tespit edilmiştir. Çalışma sonucunda askeri deniz gücü yeteneğinde etkin olan en önemli ilk üç faktör; Denizcilik Politikası, Donanma Alt Yapısının Milli Teknolojiyle Oluşturulması ve Teknoloji olarak belirlenmiştir. Ticari deniz gücü yeteneğinde etkin olan en önemli ilk üç faktör ise Denizcilik Politikası, Sürdürülebilir Deniz Ekonomisi ve Teknoloji olarak saptanmıştır.

    AtıfOpenAlex6TR Dizin5
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    Merkez bankası bağımsızlığının finansal istikrar üzerindeki etkisi: çoklu yapısal kırılmalı zaman serisi analizi

    Sancar Özkök, Canan; Akbas, Yusuf Ekrem; Kılınçer, Beyhan; Can, Esra

    Son yıllarda, fiyat istikrarı sağlanmasına rağmen ekonomik krizlerin yaşanması ekonomik krizleri önlemede sadece fiyat istikrarını sağlamanın yeterli olmadığını gündeme getirmiştir. Bu nedenle, son zamanlarda ekonomik krizleri öngörmede finansal istikrarın önemi artmıştır. Bu gelişme doğrultusunda çalışmada fiyat istikrarı yerine finansal istikrar analiz edilmiştir. Bu doğrultuda çalışmanın amacı, Türkiye’de 1990-2021 yılları arasında merkez bankası bağımsızlığı, cari işlemler dengesi, uluslararası rezervler, döviz kuru ve toplam kredilerin finansal istikrar üzerindeki etkileri analiz edilmiştir. Merkez bankası bağımsızlığını temsilen Jacome-Vasquez (2008) tarafından geliştirilen endeks kullanılmıştır. Finansal istikrarı temsilen ise Tobin Q değeri kullanılmıştır. Analiz için yapısal kırılmayı dikkate alan doğrusal zaman serisi yöntemleri kullanılmıştır. Analiz sonucunda, merkez bankası bağımsızlığının ve uluslararası rezervlerin Tobin Q değeri ve buna bağlı olarak finansal istikrar üzerinde olumlu bir etkisi olduğu, toplam krediler ve cari işlemler dengesinin ise finansal istikrar üzerinde olumsuz bir etkisi olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bu sonuçlar, merkez bankasının sadece fiyat istikrarını hedefleyerek finansal istikrarı sağlayamayacağını ve finansal istikrarı sağlayabilmek için fiyat istikrarından taviz vermeden kredi büyümesi, cari açık gibi ara hedeflere de yönelmesi gerektiğini göstermektedir.

    AtıfTR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • Derleme MakaleAçık Erişim2023
    Çocuk Cinsel İstismarını Ele Alırken Karşılaşılan Tedavi Konuları: Bir Derleme

    Türkkan, Tuğba; Odaci, Hatice

    Çocuk cinsel istismarı birçok toplumda görülen sosyal, psikolojik, politik ve kültürel boyutları olan travmatik bir yaşam olayıdır. Cinsel istismara uğrayan çocuklar yaşamları boyunca davranışsal, duygusal, bilişsel ve fiziksel sağlık sorunları geliştirme riski altındadır ve mevcut durumları yoksulluk gibi diğer risk faktörleriyle birleştiğinde özellikle savunmasızdırlar. İlgili literatürde, bu çocukların psikolojik sorun yaşama riskinin daha yüksek olduğu ve mağdurların tedaviye ihtiyaç duyduğu bildirilmektedir. Psikoterapötik tedavilerin, mağdurların fiziksel ve duygusal güvenliğini sağlamak, travma semptomlarını hafifletmeye yardımcı olmak, yaşam kalitesini ve işleyişini iyileştirmek ve istismarın tekrarını önlemek de dahil olmak üzere yararlı etkileri olduğuna dair kanıtlar vardır. Bu derlemede, cinsel istismara uğrayan çocuklar için en yaygın tedavi konularından bazıları sunulmuştur. Ele alınan tedavi konularının uygunluğu her mağdur için farklılık gösterebilir. Bu tedavi konuları ve önerilen müdahaleler sadece meydana gelebilecek zararları gidermek için değil, aynı zamanda çocuk istismarı deneyimlerinin olumsuz sonuçlarını en aza indirmek ve gelecekte kötü muamelenin tekrarlanmasını önlemek için tasarlanmıştır.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    AtıfOpenAlex2
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    Sous vide ve geleneksel pişirme yöntemlerinin kabak ve yeşil fasulyenin renk özellikleri ve antioksidan kapasitesine etkisinin karşılaştırılması

    İlyasoğlu, Huri; Yilmaz, Sena Nur

    Pişirme işleminin sebzelerin fiziksel ve kimyasal özelliklerinde değişimlere yol açtığı bilinmektedir. Yeşil fasulye ve kabak Türk mutfağında yaygın bir kullanım alanına sahiptir. Bu çalışmanın amacı Sous vide (SV) ile geleneksel pişirme (haşlama ve buharda) yöntemlerinin yeşil fasulye ve kabağın renk özellikleri ve antioksidan kapasitesine etkilerinin karşılaştırılmasıdır. Taze ve 3 farklı pişirme yöntemi uygulanmış sebze örneklerinin renk özellikleri (L*, a* ve b*), toplam fenolik madde miktarı (TFM), 2,2-difenil-1-pikrilhidrazil (DPPH) radikal temizleme aktivitesi ve demir (III) iyonu indirgeme antioksidan gücü belirlenmiştir. Pişirme işlemi sonrası sebzelerin parlaklık değerlerinde azalma ve kırmızılık-yeşillik değerlerinde artışlar gözlenmiştir. Sebzelerin TFM içeriğinin en iyi korunduğu pişirme yönteminin SV yöntemi olduğu belirlenmiştir. Pişirme yöntemlerinin antioksidan kapasiteye etkisinin sebze çeşidine göre farklılıklar gösterdiği de belirlenmiştir. Kabak örnekleri için haşlama yönteminde yeşil fasulye örnekleri için buharda pişirme yönteminde en yüksek antioksidan kapasite değeri elde edilmiştir.

    • SDG 2 · Açlığa Son
    AtıfOpenAlex3TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    Türkiye Otomotiv Sanayiinin Yenilikçilik Potansiyeli: Uluslararası Yatırımlar, Coğrafi Kümelenme ve Alıcı-Tedarikçi İlişkileri Açılarından Bir Değerlendirme

    Şahin, Fatih

    Bu çalışmanın amacı Türk otomotiv sanayiinin yenilikçilik potansiyelini etkilediği düşünülen uluslararası yatırım faaliyetleri, coğrafi kümelenmesi ve Ar-Ge ve yenilikçilik faaliyetleri ilgili temel normları bakımından incelenerek araştırmacılara bilgi sunmaktır. Çalışma kapsamında yapılan değerlendirmeler araştırmacının yürüttüğü geniş ölçekli saha çalışmalarının ürünü olarak ortaya çıkan gözlemlerine ve ikincil veri kaynaklarına dayanmaktadır. Bu değerlendirmeler neticesinde, tarihsel olarak geç sanayileşmenin izlerini taşıyan sektörün gelişiminin, Türk İş Sisteminin gelişimi ile paralel özellikler gösterdiği ve Türk otomotiv Sanayiinin tarihsel gelişiminde yabancı sermayeli örgütlerin mutlak bir rolünün olduğu ortaya konulmuştur. Bununla birlikte yenilikçiliğin sacayaklarından birisini oluşturan ihracat ve dışa doğru doğrudan yabancı sermaye yatırımı faaliyetleri de sektörde etkin bir şekilde yürütüldüğü görülmektedir. Sektörün kendine özgü dinamikleri içerisinde şekillenen hiyerarşik tedarik zinciri yapılanması ise yenilikçilik potansiyeli açısından dikkate değer bir inceleme alanı oluşturduğu değerlendirilmektedir. Son olarak yenilikçiliğin örgütler arasında yayılarak kurumsallaşması açısından sektörün coğrafi olarak kümelenme özelliği göstermesi de önemli bir teşvik edici unsur oluşturmaktadır.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    • SDG 9 · Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı
    AtıfOpenAlex1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2023
    The Predicament of In-betweenness in Denis Devlin’s “Memoirs of a Turcoman Diplomat

    Hakkıoğlu, Mümin

    Denis Devlin (1908-1959) is regarded as one of the most important representatives of Irish modernist poetry. After joining the Department of External Affairs in 1935, he spent most of his life undertaking diplomatic missions for his country in Washington, New York, Rome and London, and in 1951, he served as an accredited ambassador in Istanbul, Turkey. Devlin, as a poet-diplomat, included the codes of the countries he worked in his poems. Among them, “Memoirs of a Turcoman Diplomat” has a special place. Here, a retired diplomat, watching the city from the terrace of a hotel in Istanbul, is depicted to contemplate the profound differences between the Ottoman State he served in the past and Turkey which turned its face to the West after the proclamation of the republic. On the one hand, he is the man of a civilisation against which Europe historically positioned itself, and on the other, the citizen of the republic which has set its target to reach the level of contemporary civilisation and implemented a series of reforms for that cause. He is stuck in between the world of the old, which was Islamic, multi-ethnic, and mighty and the world of the present, which is secular, monolithic, and shaped by the new ideology. The poem conspicuously, to a large extent, focuses on the tension caused by this stuckness and emphasises the state of in-betweenness of the poetic persona. The aim of this study is to explore how the diplomat in the poem, as an intellectual of his society and a representative of the old regime, meets the tension stemmed from the sharp conversion of his country, and to examine the dilemmas he has experienced due to his crisis of belonging through the concept of “in-betweenness”. It also discusses if there is a possibility of another space which can create a healing alternative for the poetic persona away from all tensions and problems. Furthermore, it questions how this poem reflects the historical, cultural and political similarities between the Republic of Turkey and the Republic of Ireland, and asserts that the Turkish diplomat of the poem is partly the poet-diplomat Denis Devlin himself.

  • MakaleAçık Erişim2023
    Afet Medyası ve Medya Afeti: 6 Şubat Kahramanmaraş Depreminin Anımsattıkları

    Demir, Sertac Timur

    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
    AtıfOpenAlex6TR Dizin5
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2022
    Heracleum pastinacifolium’nın Antioksidan ve Antimikrobiyal Özellikleri İle Fenolik İçeriğinin Aydınlatılması

    Ozcan, Kadriye; Acet, Tuba

    Yaban otu olarak bilinen Heracleum türleri, geleneksel olarak gıda katkı maddesi, baharat ve tatlandırıcı olarak kullanılmaktadır. Bunun yanı sıra, etnobotanik özellikleri olduğu da bilinmektedir. Bu çalışmada, endemik Heracleum pastinacifolium’un farklı çözücülerle (etanol, metanol ve etil asetat) elde edilen özütlerinin toplam fenolik ve flavonoid içeriği ile antioksidan ve antimikrobiyal aktiviteleri spektrofotometrik yöntemlerle araştırılmıştır. Ayrıca, fenolik bileşen analizi HPLC ile analiz edilmiştir. Bulgulara göre, metanol özütünün diğer özütlere kıyasla antioksidan ve antimikrobiyal özelliklerinin dikkat çekici olduğu bulunmuştur. Metanol özütünün başlıca fenolik bilşenlerinin kaemferol (726.05 µg/g özüt) ve kuersetin (451.6 µg/g özüt) olduğu tespit edilmiştir. Elde edilen veriler ışığında, bitkinin endüstriyel kullanım potansiyeli olduğu söylenebilir. Bununla birlikte, daha ileri çalışmalarla verilerin desteklenmesi ve aktif bileşenlerin saflaştırılarak canlılar üzerindeki etkilerinin belirlenmesi önem arz etmektedir. 

    AtıfOpenAlex2TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    Geleneksel televizyon yayıncılığında ‘çocuk birey’ inşası: dram türü dizilerde çocuk karakterler

    Kızıloğlu, Şadiye Kotanlı; Yilmaz, Adem

    Geleneksel televizyon yayıncılığı bağlamında incelendiğinde, Türkiye’de en çok izlenilen program türleri arasında televizyon dizilerinin olduğu görülmektedir. Medya-çocuk ilişkisi çerçevesinde değerlendirildiğinde ise televizyon dizilerinin problemli varlığı dikkat çekmektedir. Özellikle dram türü dizilerde sürekli belirli niteliklerle izleyici karşısına çıkarılan çocuk karakterler birer ajitasyon kaynağı olarak kullanılmaya devam etmekte, ana ve yan karakter rolündeki çocuk özne, zorlu ve meşakkatli hayat hikayeleri içinde konumlandırılmaktadır. Aynı zamanda dram türü dizilerde yetişkin bir bireymiş gibi belli başlı özelliklerle sürekli aynı biçimde inşa edilen çocuk kimliği ‘acı’nın odağında kurgulanmaktadır. Kâr amaçlı politikalar ekseninde yayıncılık sürdüren özel televizyon kanallarında ise bu kurgunun varlığı dikkat çekici düzeydedir. Bu çalışmanın temel amacı, dram türü televizyon dizilerinde duygusal sömürü haline getirilen çocuk karakterlerin ‘birey’ olarak yer alış biçiminin sorunlu doğasını ortaya koymaktır. Bu kapsamda çalışma, dram türü yerli dizilere odaklanmakta, en çok takip edilen televizyon kanalları özelinde çocuk karakterlerin yer alış biçimini sorgulamaktadır. Çalışmada 2019 yılında en çok izlenilen televizyon kanalları Atv, Fox Tv, Kanal D, Show Tv, Star Tv ve TRT 1’de haftalık yayınlanan ve çocuk karakterlerin yer aldığı dram türü diziler örneklem olarak seçilmiştir. Bu kanallarda 1990 sonrası dönemde yayınlanan 156 dram türü dizinin ilk üç bölümü niteliksel içerik analizi yoluyla incelenmiş, ana ve yan karakterlerde rol alan 365 çocuk karakter tespit edilmiştir. İnceleme sonucu elde edilen verilerde dram türü dizilerde ‘sorunlu bir çocuk birey’ algısının oluşturulduğu ve çocuk karakterlerin duygusal anlamda kullanılarak pazara sunulan bir nesne haline getirildiği bulgulanmıştır.

  • MakaleAçık Erişim2023
    The Mediating Role of Perceived Value in the Influence of Online Consumer Reviews on Destination Brand Loyalty

    Ödemiş, Murat

    Information technologies are rapidly showing their effect in the tourism industry as well as in every field. Online platforms have become a significant channel where consumers frequently share their consumption experiences and take them into account in their destination preferences. If managed effectively by destinations, it can become an effective tool in shaping consumer perception and brand loyalty. According to this, it is aimed to detect whether perceived value (PV) has a mediating role in the influence of online consumer reviews (OCRs) on destination brand loyalty (DBL) in the research. The sample of the research comprises of 315 attendants who visit Istanbul for touristic purposes. Research data were collected with the survey data gathering tool. After testing the data obtained from the attendants in terms of normality, reliability and construct validity, the relationships between the variables were investigated by correlation analysis. In the last stage, the hypotheses of the research were tested with simple linear regression and hierarchical regression analysis. Consequently, the basis hypothesis (H4) of the research, "the mediating role of PV in the influence of OCRs on DBL" were accepted with full mediation influence, and also accepted other hypotheses of research (H1, H2 and H3).

    AtıfOpenAlex1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    3B Şekil Oluşturmak için Alt Örneklemesiz Shearlet Dönüşümüne Dayalı Yeni ve Yüksek Kaliteli Odaklama Ölçüm Operatörü

    Doğan, Ramazan Özgür; Dogan, Hulya

    3B şekil oluşturulma sürecinde herhangi ek donanım gerektirmeyen Odaktan Şekil (Shape From Focus - SFF) en çok tercih edilen stratejilerdendir. SFF stratejisi, 3B şekil oluşturma sürecinde farklı odaklı 2B görüntü serisi kullanmakta ve üç temel aşamadan oluşmaktadır: (1) Farklı odaklı 2B görüntü serisinin elde edilmesi, (2) Görüntü piksellerinin odaklama değerlerinin hesaplanması ve (3) Maksimum odaklı pikselin seçilmesi. Yüksek doğruluk ve daha düşük gürültü ile 3B şekil oluşturmak için, araştırmacılar SFF'nin ikinci aşamasında yeni odaklama ölçüm operatörü önermek yerine genellikle bir ön veya son işlem algoritmaları geliştirmektedirler. Literatür çalışmalarının aksine, bu çalışmada herhangi bir ön veya son işlem gerektirmeyen Alt Örneklemesiz Shearlet Dönüşümü'ne dayalı yeni ve yüksek kaliteli odaklama ölçüm operatörü önerilmektedir. Önerilen odaklama ölçüm operatörünün etkinliği sentetik görüntü serileri kullanılarak pencere boyutu ve gürültü seviyesi gibi farklı koşullar altında analiz edilmektedir. Elde edilen öznel ve nesnel sonuçlar önerilen odaklama ölçüm operatörünün daha iyi performans sağladığını göstermektedir.

    AtıfOpenAlex3
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2022
    Siberkondri ve E-Sağlık Okuryazarlığı Arasındaki İlişki

    Mansur, Fatma; Ciğerci, Kübra

    İnternet ile her bilgiye hızlıca ulaşabiliyor olmak sağlık bilgisi konularında çevrimiçi aramaları daha cazip kılmaktadır. Ulaşılan bilginin fazlaca olması doğruluğu hakkında kararsızlığa sebep olmakta ve bireyde kaygı düzeyini artırmaktadır. Doğru ve faydalı bilgiye ulaşabilme durumu çevrimiçi aramalarda e- sağlık okuryazarlığına dikkat çekmekte diğer taraftan da aşırıya kaçan sağlık bilgisi arama davranışı ve anksiyetenin bir çeşidi olan siberkondri hakkında merak uyandırmaktadır. Buradan yola çıkarak araştırmanın amacı, 18 yaş ve üzeri bireylerin siberkondri düzeyleri ile e-sağlık okuryazarlık düzeyleri arasındaki ilişkiyi ve değişkenlerin birbirine olan etkilerini ortaya çıkarmaktır. Araştırmada “Siberkondri Ciddiyet Ölçeği” ile “E-Sağlık Okuryazarlık Ölçeği” kullanılmış olup 763 kişiye ulaşılarak araştırma tamamlanmıştır. Araştırma sonucuna göre katılımcıların Siberkondri Ciddiyet Ölçeği puanları ve E-sağlık Okuryazarlığı Ölçek puanlarının pozitif yönlü bir ilişkiye sahip olduğu görülmüştür. E-sağlık Okuryazarlığı düzeyinin siberkondri düzeyini etkilediği, Siberkondri Ciddiyet Ölçeği alt boyutlarınında (zorlantı, aşırı kaygı, aşırılık, içini rahatlatma, doktora güvensizlik) katılımcıların E- sağlık Okuryazarlığı Ölçeğine verdikleri puanlar ile açıklanabildiği sonucuna varılmıştır. Sosyo- demografik özellikler ile ölçek puan sonuçlarına bakıldığında siberkondri düzeyini cinsiyet, yaş ve medeni durum, e-sağlık okuryazarlığı düzeyini ise yaş ve eğitim durumunun etkilediği sonucuna ulaşılmıştır.

    AtıfTR Dizin22
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2022
    Hastane Afet ve Acil Durum Planı Eğitim, Hazırlık Düzeyi ve Çalışanların Bilgi Seviyelerinin Tespit Edilmesi: Antalya İli Örneği

    Cengiz, Sevil; Sarik, Mustafa Enes

    Günlük yaşamda en ufak aksamaların bile büyük sıkıntı yarattığı sağlık hizmetlerine, acil durumlarda ve afet dönemlerinde daha çok ihtiyaç duyulur. Hastaneler bu dönemlerde rutin işlerini aksatmadan devam ettirerek artan talebi ve ihtiyacı karşılamak zorunda kalmaktadırlar. Hastane afet ve acil durum planı (HAP), afet öncesini, afet anını ve sonrasını kapsamakla birlikte hastanelerin güvenli hale getirilmesini, ilk 72 saat hizmeti aksatmadan ve dışarıdan yardım gelmeyecek şekilde hazırlanmalarını hedefler. Bu çalışmanın amacı; Antalya ilindeki hastanelerin HAP eğitim ve hazırlık seviyelerinin tespit edilmesi ve çalışanların bu konudaki bilgi düzeylerinin belirlenmesidir. Araştırmanın çalışma evreni, Antalya il sınırları içindeki kamu, özel ve üniversite hastanelerinde çalışan (toplamda 49 hastane) ve HAP eğitimi almış personeldir. Araştırma örneklemini belirlemek için kullanılan yöntem tesadüfi olmayan örnekleme metotlarından biri olan kolayda örnekleme metodudur. Toplamda 222 deneğe anket bizzat araştırmacının kendisi tarafından uygulanmıştır. Ankette demografik değişkenlerle (10 soru) ve HAP’la (9 soru) ilgili genel sorular, HAP eğitim ve hazırlık durumu tespiti ile ilgili sorular (34 soru) ve HAP bilgi düzeyi ile ilgili sorular (25 soru) bulunmaktadır. Araştırma tanımlayıcı ve betimleyici nitelik arz etmekte olup, sonuçlar frekans ve yüzde tablolarıyla verilmiştir. Araştırma 01.11.2018 ve 01.03.2019 tarihleri arasında gerçekleştirilmiştir. Araştırma sonucunda kapsam dahilindeki hastanelerin genel anlamda HAP eğitim ve hazırlık düzeylerinin kabul edilebilir düzeyde olduğu bulunmuştur. Ayrıca çalışanların HAP bilgi seviyeleri testi sonucunda elde edilen bulgular, çalışanların orta-yüksek düzeyde HAP bilgisine sahip olduğunu göstermiştir.

    AtıfTR Dizin8
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2022
    Determination of the Factors Affecting the COVID-19 Knowledge Levels and the Status of Being Diagnosed with COVID-19 in Healthcare Employees Struggling with Pandemic

    Sahin, Ceyda Uzun; Kulakaç, Nurşen

    The present study was conducted to determine of the factors affecting the COVID-19 knowledge levels and the status of being diagnosed with COVID-19 in healthcare employees struggling with the pandemic. This study, which was planned in cross-sectional and descriptive-correlational design. The healthcare employees working in hospitals in 6 city centers in the Black Sea Region, which has the highest number of COVID-19 cases in Turkey, were included in the study (n=385). It was determined in the present study that 33.85±9.11 (min.20, max.60), 57.9% of the participants were female, 43.4% were nurses, and 47% were infected with coronavirus. It was found that the factors that affected the coronavirus knowledge scores of health employees significantly were being diagnosed with COVID-19, presence of chronic diseases, receiving psychological support, female gender, and fighting COVID-19 in the front line. The risk factors for being infected with coronavirus disease were found to be the lack of personal protective equipment, unit worked at, and N95 mask replacement time (p<0.05). As a result of this study, ıt is recommended to provide evidence-based trainings to prevent transmission of future outbreaks and to support coping strengths since infection in healthcare employees is high.

  • MakaleAçık Erişim2019
    Üniversite Öğrencilerinde Sosyal Fizik Kaygısı ve Depresyonun Yeme Bozukluğu Riski ile İlişkisi

    Kartal, Fatma Tayhan; Aykut, Memnune Kabakuş

    Amaç: Üniversite öğrencileri yeme bozuklukları açısından risk altında olan gruplardan biridir. Bu çalışma üniversiteöğrencilerinde sosyal fizik kaygı ve depresyonun yeme bozuklukları ile ilişkisini araştırmak amacıyla yapılmıştır.Bireyler ve Yöntem: Yaş ortalaması 20.6±1.7 yıl olan 318 öğrenci üzerinde yapılan bu çalışmada yeme davranış bozukluğuriskini saptamak için Yeme Tutum Testi (EAT-26) ve REZZY (SCOFF) Yeme Bozuklukları Ölçeği, depresyon varlığını saptamakiçin Beck Depresyon Ölçeği (BDÖ), bireylerin fiziksel görünüşlerinin başkaları tarafından değerlendirildiğinde hissettiklerirahatsızlık düzeyini ölçmede ise Sosyal Fizik Kaygı Ölçeği kullanılmıştır.Bulgular: EAT-26 ve REZZY ölçeklerine göre öğrencilerin sırasıyla %20.1’inin ve %28.6’sının yeme bozukluğu riski altındaolduğu belirlenmiştir. Yeme davranış bozukluğu riski sosyal fizik kaygı (r=0.345, p=0.000) ve depresyon düzeyi (r=0.247,p=0.000) ile anlamlı olarak ilişkilidir. Yeme davranış bozukluğu riski ve beden kütle indeksi arasında anlamlı, pozitif birilişki saptanmıştır (r=0.248, p=0.000). Ayrıca hafif şişman ve obez kız öğrencilerde sosyal fizik kaygı düzeyinin daha yüksekolduğu bulunmuştur (p<0.05).Sonuç: Üniversite öğrencilerinde sosyal fizik kaygı ve depresyonun, öğrencilerin yeme bozukluğu riskiyle karşı karşıyakalmalarına neden olabileceği görülmüştür. Bu durum dikkate alınarak yeme bozuklukları ve neden olan faktörlereyönelik daha büyük örneklemde çalışmalar yapılmasına ihtiyaç vardır. Riskli gruplarda (cinsiyet olarak kız, hafif şişmanobez,depresyon varlığı vb.) kısa ölçeklerin (REZZY vb.) uygulanması ve vücut ağırlığının izlemi ile düzensiz yeme şekillerideğerlendirilerek, olası bir depresyon ve beraberinde gelişebilecek olası bir yeme bozukluğunun önüne geçilebilir.

    AtıfTR Dizin5
    TR Dizinİncele