Yayınlar
Koleksiyondaki öğeler
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025Güvenliğin ülke turizm imajına etkisi ve sosyal medyanın rolü üzerine bir değerlendirme: Türkiye örneği
Hakan Mutlu
Turizm endüstrisi, bir çok ülke için önemli bir sektör olup, sosyal, kültürel ve ekonomik katkısı oldukça büyüktür. Modernleşme, yaşam kalitesinin artması, insanların boş zamanlarını değerlendirip, dinlenme ve keşfetme arzusu turizm faaliyetlerine olan ilgiyi arttırmıştır. Turizmi konu olan ülkeler de kendilerine özgü destinasyonları cazip hale getirebilmek için çaba harcamaktadır. Ayrıca, güvenli ve huzurlu turizm destinasyonları oluşturmak, sosyal medya platformlarında destinasyonu ziyaret eden turistlerin deneyimlerini paylaşarak ülke hakkında bilgi edinilmesini sağlamak, önemli bir rehber niteliği taşımaktadır. Bu araştırmanın amacı, güvenlik ve imaj ilişkisini sosyal medya bağlamında ele alarak, bu platformların turizm sektörü üzerindeki etkilerini ortaya koymayı hedeflemektedir. Araştırmanın önemi ise güvenliğin ülke turizm imajı yönünde turizm destinasyonlarını ziyaret edecek turistlerin sosyal medya bağlamında rolünün nasıl olduğuna ortaya koyması açısından önem taşımaktadır. Araştırmanın amacı doğrultusunda yarı yapılandırılmış görüşme tekniği yöntemi kullanılmıştır. Veriler konu içeriğini temel alıp hazırlanan sorular sonucunda görüşme tekniği uygulanarak toplanmıştır. Araştırmada elde edilen veriler içerik ve betimsel analiz tekniği ile yorumlanmıştır. İçerik analiz kapsamında güvenlik, imaj ve sosyal medya teması oluşturulmuştur. Ana temalara alt boyut temaları eklenmiştir. Çalışma sahası, Türkiye'yi ziyaret eden yabancı turistlerden çalışma grubu ise toplamda 20 katılımcıdan oluşmaktadır. Görüşme sorularının içeriği, katılımcıların demografik durumu, güvenlik algısı, ülke turizm imajı ve sosyal medyayı oluşturan soruları içermektedir. Ulaşılan veriler ışığında, güvenlik temasını; kamu düzeni, hizmet güvenliği ve güvenlik tehditi, ülke turizm imaj temasını; imaj algısı, deneyim kalitesi ve destinasyon izlenimi alt boyutları oluşturmaktadır. Sosyal medya temasını ise sosyal medya sıklığı ve sosyal medya etkisi olarak iki alt boyut olarak tanımlanmıştır. Araştırmanın analiz sonuçlarına göre, katılımcıların genel anlamda turizm destinasyonları insanların ziyareti öncesi, anı ve sonrası şeklinde planlamalarının yapılmasının gerekli olduğu, güvenlik unsurunun çoğunlukla ön planda tutulduğu, sosyal medyanın ülkelerin turizm destinasyonlarında önemli bir yerinin olduğu, yapılan deneyimler sonucunda bu durumun turistlerin tercihlerinde etkiliği olacağı, ülkelerin kendilerine özgü imaj oluşturmasında katkı sağlayacağı sonuçlarını göstermektedir.
- Doktora TeziAçık Erişim2025Çok kriterli karar verme yöntemleriyle finansal performansın değerlendirilmesi: Borsa İstanbul'da bir uygulama
Onur Öksüz
Bu çalışma, finansal performans analizinde kullanılan ÇKKV yöntemlerini paradigma ve kriter seçimi boyutlarıyla karşılaştırmalı olarak değerlendirmek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Çalışmada, Borsa İstanbul'da Gıda, İçecek ve Tütün sektöründe faaliyet gösteren şirketlere ait 2021-2023 dönemi verileri esas alınmış; muhasebe ve değer temelli göstergelerden oluşan üç farklı kriter seti kullanılmıştır. Kriterler, Entropi yöntemiyle ağırlıklandırılmış; finansal performans düzeyleri ARAS, WASPAS, VIKOR, TOPSIS ve EDAS yöntemleri kullanılarak belirlenmiştir. Bulgular, istatistiksel yöntemlerle analiz edilmiş ve farklı boyutlarıyla karşılaştırılarak değerlendirilmiştir. Çalışma sonucunda, tercih paradigmalarının ÇKKV yöntemleri arasındaki benzerlik veya farklılığı açıklamakta yeterli olmadığı; ÇKKV yöntemlerinin kriter seti değişimine farklı düzeylerde duyarlılık gösterdiği; şirketlerin muhasebe ve değer bazlı finansal performans düzeylerinin farklılaşabildiği ve şirketlerin finansal performans düzeyini ayırt etmekte değer bazlı performans göstergelerinin güçlü bir araç olarak kullanılabileceği sonucuna ulaşılmıştır.
- Doktora TeziAçık Erişim2025Nötrosofik kümelerde deng entropi
Ümit Demir
Bu çalışmanın amacı, Nötrosofik Kümeler (NK) aracılığıyla gerçek dünya bilgilerinde mevcut olan belirsizlik, muğlaklık, eksiklik ve tutarsızlığı ele almayı amaçlayan ek olasılıksal ölçütler sunmak için yeni Nötrosofik Kanıt Kümeleri (NKK) tanımlamaktır. Dempster-Shafer Kanıt Teorisi (D-S Kanıt Teorisi) belirsiz bilgileri ele almak için oldukça pratik bir kavramdır. Bu teorinin temeli, yalnızca odak elemanlara (OE) atfedilen destek derecesini hesaba katan Temel Olasılık Atama'sında (TOA) yatmaktadır. NKK'nin temel elemanı, üç bileşenden oluşan Nötrosofik Temel Olasılık Atama'sından (NTOA) oluşur. OE'nin doğruluk derecesi ilk TOA ile belirsizlik derecesi ikinci TOA ile ve yanlışlık derecesi ise son TOA ile karakterize edilir. NKK'de, OE'nın her destek derecesi herhangi bir sınırlama olmaksızın ayrı ayrı gösterilir. Bu nedenle NKK kapsayıcılık bakımından daha geniştir. NTOA yöntemi doğruluk desteği, belirsizlik desteği ve yanlış destek derecelerinin yanı sıra bu destek derecelerini de sınırlayıcı bir çerçevede tek ve çoklu alt kümelere atar. Bu çalışma, Nötrosofik Deng Entropisi (NDE), Nötrosofik Kosinüs Benzerlik Ölçümü (NKBÖ) ve Nötrosofik Jousselme Mesafesi (NJM) gibi NKK'leri için bazı bilgi ölçümleri geliştirmeyi amaçlamaktadır. Devamında, bir yandan güvenilir kanıtların etkisini artırmak ve diğer yandan güvenilmez kanıtların etkisini azaltmak için çelişkili kanıtları birleştirmek üzere D-S Kanıt Teorisi'ne dayalı iyileştirilmiş bir yöntem oluşturulmasıdır. Son olarak, bu yenilikçi fikirlerin önemini vurgulamak ve üstünlüğünü göstermek üzere hedef tanımlama için sensör veri entegrasyonunu içeren bir örnek durum incelenmiştir.
- Doktora TeziAçık Erişim2025Karayemiş (Prunus laurocerasus L.) meyvesi ve çekirdeklerinden sentez edilen metal nanoparçacıkların gıda güvenliği açısından kullanımlarının araştırılması
Havva Nur Kobya
Nanoteknoloji, günümüzde gıda endüstrisi olmak üzere pek çok endüstri alanında yeni ufuklara yol açmaktadır. Nanoteknolojik yöntemlerle sentezlenen metal nanoparçacıklar (MeONP) farklı bir çok alanda etkin bir şekilde kullanılmaktadır. Bu çalışmada karayemiş (Prunus laurocerasus L.) bitkisinin üç farklı çeşidi olan; yaban (YK), selvi (SK) ve kiraz (KK) çeşitlerinin meyveleri ve çekirdeklerinden yeşil sentez yöntemiyle gümüş (Ag), bakır (Cu) ve demir (Fe) nanoparçacıkları (NP) sentezlenmiş ve bunların biyolojik aktiviteleri ile gıda güvenliğinde kullanımı belirlenmiştir. Dijital refraktometre kullanılarak kuru madde içeriği belirlenen karayemiş meyve ekstraktlarından demir nanoparçacık (FeONP), gümüş nanoparçacık (AgONP) ve bakır nanoparçacıkları (CuONP) sentezlemek için sırasıyla (FeCl3.6H2O, FeSO4), (AgNO3) ve (CuSO4.5H2O) çözeltileri kullanılmıştır. Ultraviyole-görünür bölge spektroskopisi (UV-VIS), fourier dönüşümlü kızılötesi spektroskopisi (FTIR), geçirimli elektron mikroskobu (TEM) ve taramalı elektron mikroskobu (SEM) analizleri ile NP'lerin karakterizasyonu belirlenmiştir. Ayrıca, toplam antioksidan değeri (TAC), toplam fenolik madde (TFK), toksin giderim ve antimikrobiyal analizleri yapılmıştır. MeONP'lerde (TAC) değerinin en çok SK-AgONP'lerde (74506.94±6942.01 µg AA/g), en az ise YK- FeONP'lerde (12152.94±558.82 µg AA/g ) olduğu görülmüştür. MeONP'lerde TFK değeri en çok KK-AgONP'lerde (209870.37±666.87 µg GAE/g), en az ise YK-FeONP'lerde (5689.58±419.65 µg GAE/g) tespit edilmiştir. Patulin ve HMF adsorbsiyonunda; AgONP'ler yüksek değerler göstermiştir. AgONP'ler CuONP'lere göre Bacillus cereus, Escherichia coli, Escherichia coli O157, Listeria monocytogenes, Salmonella typhimurium ve Aeromonas hydrophila bakterilerine karşı güçlü bir antimikrobiyal etki göstermiştir. FeONP'lerde ise; bakterilere karşı bir antimikrobiyal etki tespit edilmemiştir.
- Doktora TeziAçık Erişim2025Türkiye'ye sığınan zorunlu göçmenlerin ikinci afet ile başa çıkma deneyimleri: 6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremler örneği
Kadir Çavuş
Ülkelerinden istemsiz bir şekilde çevre ülkelere sığınmak zorunda kalan zorunlu göçmenler, birincil afet deneyimlerinin ardından göç ettikleri toplumlarda meydana gelebilecek olası afetlere karşı daha savunmasız ve kırılgan bir konumda bulunmaktadırlar. Bu çalışmanın amacı 2023 yılı Şubat ayında Kahramanmaraş ve Hatay merkezli depremlerden etkilenmiş üniversite öğrencisi zorunlu göçmenlerin, ikinci bir afet olarak depremi nasıl deneyimlediklerini anlamaktır. Araştırma, karma yöntem stratejisiyle tasarlanmış olup, nitel ve nicel paradigmalar doğrultusunda yarı yapılandırılmış bir adet açık uçlu soru formu ve çoktan seçmeli sorulardan oluşan yapılandırılmış bir anket formundan oluşmaktadır. Karma yöntem kapsamında, yakınsayan paralel desen tercih edilmiştir. Nitel verilerin analizi içerik analizi yoluyla, nicel verilerin analizi ise betimsel istatistik yöntemleriyle bağımsız biçimde gerçekleştirilmiştir. Her iki analiz sonucunda elde edilen bulgular, alan yazın ile birlikte değerlendirilerek yorumlanmıştır. Nitel aşamada tabakalı örnekleme, maksimum çeşitlilik örneklemesi ve kartopu (zincir) örnekleme yöntemleriyle 28 kişiyle derinlemesine mülakat gerçekleştirilmiştir. Nicel aşamada ise tabakalı ve basit rastgele örnekleme yöntemleri kullanılmış, 169 kişilik katılımcı verisine ulaşılmıştır. Araştırma, toplamda 6 deprem ilinde uygulanmıştır. Nitel veriler MAXQDA programı aracılığıyla kod-tema listeleri oluşturularak analiz edilmiş, nicel veriler ise SPSS paket programı üzerinden analiz edilmiştir. Nitel görüşmeye katılan 28 kişiden 27'si, deprem felaketi öncesinde afetlere dair herhangi bir bilgiye, farkındalığa ya da hazırlığa sahip olmadıklarını ifade etmiştir. Hem nitel hem nicel katılımcılar, özellikle depremin ilk üç gününde barınma, yeme-içme, temizlik, arama-kurtarma ve sağlık hizmetlerine erişim gibi temel ihtiyaçlara ilişkin ciddi zorluklar yaşadıklarını belirtmişlerdir. Ayrıca, katılımcılar arasında dil sorununun doğrudan kendileri tarafından değilse bile yakın çevreleri tarafından yoğun şekilde deneyimlendiği bildirilmiştir. Araştırma sonunda elde edilen bulgular doğrultusunda çeşitli öneriler geliştirilmiş ve politika yapıcılara sunulmuştur.
- Doktora TeziAçık Erişim2025Afet yönetimine literal bir bakış: Bilimsel çalışmalar özelinde bir içerik analizi
Mustafa Ağahan
Afetler insan yaşamını sosyal, siyasal ve ekonomik yönlerden etkileyerek, insanların normal yaşam döngüsünden uzaklaşmasına neden olmaktadır. Afetlerin yıkıcı etkilerini azaltmak amacıyla bilimsel çalışmaların ışığında faaliyetler yürütülmeli ve bu minvalde çalışmalar hazırlanmalıdır. Bu çalışma, "afet yönetimi" ile ilgili literatüre yönelik gerçekleştirilen mevcut bilimsel çalışmaları incelemeyi amaçlayan bir içerik analizi çalışmasıdır. Çalışma, Türkiye'de "afet yönetimi" alanı ile ilintili olan, 2010-2022 yılları arasında hazırlanan, "YÖK Ulusal Tez Merkezi"nden elde edilen 428 lisansüstü tez çalışması ve DergiPark veri tabanından erişilen 628 bilimsel makale çalışmasını kapsamaktadır. İçerik analizleri, belirlenmiş bir araştırma konusunu ele alan çalışmaların detaylı, objektif ve sistemli değerlendirilerek ele alan kapsamlı bir süreçtir. İçerik analizleri kapsamında değerlendirilen çalışmalar "PRISMA 2020" kılavuzuna uygun olarak desenlenmiştir. Çalışma, betimsel içerik analizi ve tematik içerik analizi olarak iki temel aşamadan meydana gelmektedir. Bu araştırma, alanla alakalı çalışmaları irdeleyerek, bu alandaki bilimsel çalışmaların öne çıkan temalarını ve bilimsel eğilimlerini ortaya koymayı amaçlamaktadır. Çalışma kapsamında gerçekleştirilen değerlendirmelere göre, çalışmaların yıllara göre genel olarak artış gösterdiği, alanın farklı disiplinlerce ilgi gördüğü, tezlerde ve makalelerde bazı üniversitelerin ve dergilerin alanda daha üretken olduğu, literatürün yer yer kısıtlı kaldığı ve boşluklarının doldurulmasının gerekliliği tespit edilmiştir. Ayrıca araştırmada yer alan çalışmaların genel olarak bağlamsal hususlarda tespit ve değerlendirme çalışması gibi hareket ettiği, çözüm arayışında olan çalışmaların kısıtlı kaldığı belirlenmiştir. Bu çalışmanın gerçekleştirilmesiyle alanda hazırlanan çalışmaların irdelenmesi ve literatüre katkı sağlayacak özgün bir çalışması sunulması hedeflenmiştir. Ayrıca araştırmacılara alanda yol gösterecek özgün bir kaynak olması da beklentiler arasında yer almaktadır. Anahtar Kelimeler: Afet, Afet yönetimi, İçerik analizi, Literatür araştırması, PRISMA
- Doktora TeziAçık Erişim2025Atık yönetimi okuryazarlığı ölçeği geliştirme çalışması: Afet ve atık arasındaki ilişki
Ümran Ayşen Küçük
Günümüzde nüfus, tüketim eğilimleri, teknolojik gelişmeler gibi faaliyetlerin ivme kazanması ve afetlerin yaşanması atık miktarının hızla artmasına neden olmaktadır. Atıkların etkin ve güvenilir şekilde yönetilmesi sürdürülebilir kalkınmanın temel alanlarından birisi olarak yer almaktadır. Ancak atık yönetiminin yetersiz kalması, sadece günlük yaşamı değil, afet müdahale süreçlerini de olumsuz etkileyip, ikincil afet risklerini arttırmaktadır. Bu sorunun nedenleri arasında atık yönetimi konusunda bireylerin yetersiz bilgi, yanlış davranış ve yetersiz tutumlara sahip olması düşünülmektedir. Okuryazarlık ise yalnızca bilgi sahibi olmayı değil, aynı zamanda bilgiyi davranış ve tutuma dönüştürebilmeyi de kapsayan bir alan olarak öne çıkmaktadır. Atık yönetim sorununun çözümü için ise bireylerin atık yönetimi alanında okuryazarlık düzeylerini belirlemeye yönelik bir ölçme aracının geliştirilmesi gerekliliği ortaya çıkmıştır. Bu sebeple literatürde yetersiz olan Atık Yönetimi Okuryazarlığı ölçeği geliştirmek amaçlanmaktadır. Araştırmada sırasıyla kapsamlı literatür taraması, uzman görüşü alma, pilot ve ana uygulama süreçleri gerçekleştirilmiştir. Veriler İstanbul'da yaşayan 18 yaş üstü bireylerden toplanmış; pilot çalışmada 408, ana uygulamada ise 1463 katılımcıya ulaşılmıştır. Geliştirilen ölçeğin yapı geçerliğini belirlemek için açımlayıcı ve doğrulayıcı faktör analizleri SPSS kullanılarak test edilmiştir. Yapılan analizler sonucunda 3 faktörlü (Bilgi, Davranış ve Tutum) 31 maddeli geçerli ve güvenilir Atık Yönetimi Okuryazarlığı ölçeği elde edilmiştir. Ölçeğin tamamının Cronbach's Alpha değeri .965 ve Bilgi, Davranış ve Tutum faktörlerinin Cronbach's Alpha değeri sırasıyla .962, .956, .940 olduğu tespit edilmiştir. Elde edilen Atık Yönetimi Okuryazarlığı ölçeğinin gelecekte bilimsel çalışmalarda kullanılması sürdürülebilir kalkınmayı destekleyerek topluma, atık yönetimi sektörüne ve literatüre katkı sağlaması beklenmektedir. Anahtar Kelimeler: Atık afeti, Atık yönetimi, Atık yönetimi okuryazarlığı ölçeği, Sürdürülebilir kalkınma
- Doktora TeziAçık Erişim2025Türkiye'de dijital liderliği anlama kapsamında ölçek geliştirme çalışması ve dijital liderlik ile sürdürülebilir çalışan performansı ilişkisinde dijital kültürün aracılık rolü
Meltem Küçük
Bu çalışmada öncelikle günümüz dijital liderlerinin özellikleri, yetkinlikleri, dijitalleşmedeki etkin rolleri üzerinde durulmuş ve dijital liderliği kapsayan bir ölçek geliştirme çalışması yapılmıştır. Çalışmanın ikinci uygulama kısmında ise, dijital liderlik özelliği ve yetkinliği sergileyen yöneticilerin sürdürülebilir çalışan performansını, dijital kültürün aracı rol sayesinde pozitif yönde etkilediği varsayılmıştır. Ölçek geliştirme araştırması kapsamında ilk çalışmamız Türkiye'de aktif olarak çalışan dijitali daha sık kullanan 222 çağrı merkezi çalışanı ile gerçekleştirilmiştir. Daha sonra ölçeğin yine teknolojiyi aktif olarak kullanan sektörlerde çalışan daha karma ve büyük bir örneklemde test edilmesine karar verilmiştir. Araştırmada veri analizi için SPSS 25, AMOS ve SmartPLS 4 paket programları kullanılmıştır. Çalışmada yer alan ölçeklerin güvenirlik analizleri, demografik bulgular, faktör analizleri, korelasyon analizleri ve hipotezler arasındaki ilişkileri ölçmek amacıyla hipotez testleri yapılmıştır. Araştırma bulgularına göre, öncelikle 13 madde ve üç boyuttan meydana gelen bir dijital liderlik ölçeğine ulaşılmıştır. Daha sonra yapılan araştırmanın bulgularına göre ise, yöneticilerin dijital liderlik özellikleri göstermeleri yüksek sürdürülebilir çalışan performansını artırmaktadır. Bunun yanı sıra, dijital kültürün, bu ilişkideki aracılık rolü dijital liderlik ve sürdürülebilir çalışan performansı arasında aracı etkiye sahip olduğu sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Dijital Dönüşüm, Dijitalleşme, Dijital Liderlik, Sürdürülebilir Çalışan Performansı, Dijital Kültür.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025Osmaniye yerel basınında dijitalleşme: Fırsatlar, sorunlar, çözümler
Hüseyin Gürsoy
Bu çalışma, Osmaniye yerel basınının dijitalleşme sürecini irdeleyerek Türkiye genelindeki yerel basına ilişkin sorunları incelemektedir. Araştırmada, Osmaniye'deki yerel basın temsilcileriyle yapılan görüşmelerden elde edilen veriler nitel araştırma türlerinden olan durum çalışması deseni ve içerik analizi yöntemiyle ele alınmıştır. Araştırmanım teorik çerçevesi, iletişimin toplumsal tarihçesi ve dijitalleşme süreci üzerine yapılan literatür taramasına dayanmaktadır. Araştırma sonuçları, Osmaniye yerel basınının dijitalleşme için gerekli altyapıya sahip olmadığını ortaya koymaktadır. Altyapı eksikliklerine ek olarak, nitelikli personel yetersizliği ve ekonomik zorluklar gibi yapısal sorunlar dijitalleşmeye engel oluşturmaktadır. Buna rağmen dijitalleşmenin Osmaniye yerel basını için önemli fırsatlar sunduğu gözlemlenmiştir. Özellikle daha geniş bir okuyucu kitlesine ulaşma ve ekonomik sürdürülebilirlik sağlama potansiyeli, dijitalleşmeyi fırsat olarak öne çıkarmaktadır. Sonuç olarak, çalışma, Osmaniye örneğinden hareketle Türkiye'deki yerel basının dijitalleşme sürecindeki genel eğilimleri ve karşılaşılan sorunları analiz etmeyi amaçlamaktadır. Çalışmada, yerel basının mevcut durumu dijitalleşmenin sunduğu fırsatlarla birlikte değerlendirilerek konuya dair çözüm önerileri geliştirilmesi hedeflenmiştir.
- Doktora TeziAçık Erişim2025Organize sanayi bölgelerinin afet yönetimi açısından değerlendirilmesi ve bir model önerisi
Bilal Gürsoy
Teknolojini gelişmesi ile, meydana gelen afetler sonucu ikincil afetlerin gerçekleşme ihtimali gün geçtikçe artmaktadır. Organize sanayi bölgeleri ise bu kapsamda yüksek potansiyele sahiptir. Bu çalışmanın amacı sanayi bölgelerinde afet kaynaklı olası hasarları en aza indirmek amacıyla afet hazırlığını değerlendirmek üzere ölçek geliştirilmesidir. Araştırmanın sonucunda geliştirilen ölçek ile afet hazırlık ve afet bilinç seviyesinin ölçülmesi planlanmıştır. Ölçek geliştirme pilot ve ana uygulamayı içeren iki süreçte gerçekleştirilmiştir. Bu çalışmada sırasıyla 330 ve 779 katılımcıya ulaşılmıştır. Verilerin analizinde IBM SPSS Statistics 25 ve AMOS 24.0 paket programları kullanılmıştır. Ölçeğin son hali dört boyuttan ve 52 maddeden oluşmaktadır. Genel Cronbach alfa değeri 0,957 olup her boyut için 0,9'un üzerindedir. Katılımcıların Kurumsal Bilinç, Çevresel ve Bireysel Bilinç, Kurumsal Hazırlık, Çevresel ve Bireysel Hazırlık, Ölçek geneli puanlarının cinsiyet, medeni durum, yaş, çalışma süresi, eğitim durumu, mesleki unvan gibi demografik değerleri ile anlamlı düzeyde farklılık göstermiştir. Çalışma neticesinde yapılan analizler ile ölçeğin geçerliliği ve güvenilirliği kanıtlanmış bir ölçek olduğu tespit edilmiştir. Sonuç olarak, Organize Sanayi Bölgelerinde yapılması planlanan afet tabanlı araştırmalara, tasarlanan ölçek ile birlikte bir model önerisi sunulmuştur. Gelecekteki çalışmalar için literatüre katkı sunması beklenmektedir.
- Doktora TeziAçık Erişim2025Afet risk yönetimi bağlamında dünyada doğal afet sigortası uygulamaları ve Türkiye için bir model önerisi
Ahmet Gülsoy
Doğal afet sigortası toplulukların afetlere karşı dayanıklılığının arttırılmasında kritik öneme sahip olan bir afet risk finansmanı aracıdır. Türkiye afetlere karşı savunmasız bir coğrafi konuma sahip olduğundan ülke için modern bir afet sigortası sisteminin geliştirilmesi önemlidir. Bu bağlamada çalışmamızın temel amacı afet risk yönetimi kapsamında farklı ülkelerde uygulanan doğal afet sigortası örneklerini ve Türkiye'nin doğal afet sigortası olan DASK'ı inceleyerek Türkiye için modern bir doğal afet sigortası modeli geliştirmektir. Ayrıca İstanbul ilinde yürütülen saha araştırması ile Türk halkının afet sigortası satın alma istekliliğini etkileyen faktörleri belirlemek hedeflendi. 15 farklı ülkenin afet sigortası sistemini inceledikten sonra bazı temel unsurların ön plana çıktığını tespit ettik. Bunlar; kamu-özel ortaklığı, risk tabanlı sigorta primleri, afet sigortalarında katılımın zorunluluğu, çoklu tehlike kapsamı, erişilebilir ve uygun fiyatlı (sübvansiyonlu) sigorta primleri, hükümetin afet sigortalarında son çare reasüransçısı konumunda bulunması, afet sigortalarında risk havuzunun bulunması, sigorta sistemin mevcut afet risklerine göre uyarlanabilir olması, risk azaltmaya yönelik bireysel/hane halkı düzeyinde koruyucu önlemlerin ve yatırımların teşvik edilmesidir. Ayrıca modern bir afet sigortası sisteminde poliçe muafiyet oranlarında çeşitlilik, çok yıllık sözleşmeler ve poliçe şartlarında şeffaflığın aranan özellikler olduğunu tespit ettik. 673 katılımcıyla yürüttüğümüz saha araştırmasında elde edilen verilerin analizinde tanımlayıcı istatistikler ve lojistik regresyon analizleri kullandık. Katılımcıların tehlike kapsamı genişletilmiş afet sigortasını (%74.1) ve indirimli afet sigortasını (%78.9) daha çok tercih ettiğini bulduk. Ayrıca katılımcıların %63'ünün sigorta sözleşmelerinde 5 yıl ve üzerinde poliçe süresi talep ettiğini tespit ettik. Ülke uygulamalarının en iyi yönleri ve saha araştırması sonuçlarını bir araya getirerek Türkiye için bir doğal afet sigortası modeli önerdik.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025Turist kişilik tipleri ve geçici davranış değişikliği (Liminoid) ilişkisi: Yerli turist örneği
Sema Can
Gündelik hayatında istediği gibi hareket edemeyen birey, sergileyemediği davranışları tatil dönemlerinde göstermektedir. Bu bağlamda turistler, gündelik yaşamında gizlediği davranışlarını tatilin vermiş olduğu rahatlık ve kendini serbest hissetme düşüncesiyle içinden geldiği gibi davranabilmektedir. Bu fikre dayalı olarak yürütülen araştırmada, bireyin kendisi ile baş başa kaldığı anlarda sergiledikleri geçici (liminoid) davranışlar ile kişilik tipleri arasındaki ilişki incelenmektedir. Araştırmanın temel amacı, turistlerin tatil süresince sergiledikleri geçici (liminoid) davranış değişikliği ile kişilik tipleri arasındaki ilişkinin tespit edilmesidir. Sahada ve çevrimiçi olarak gerçekleştirilen veri toplama faaliyetleri sonucunda, 435 yerli ziyaretçiden kullanılabilir anket elde edilmiştir. Bu bağlamda çalışmanın örneklemi 435 kişiden oluşmaktadır. Çalışmada kullanılan anket formunda; turist kişilik tipleri ile geçici davranış değişikliği (liminoid) ölçekleri ile demografik sorulara yer almıştır. Veriler; tanımlayıcı analizler, açımlayıcı faktör analizi, kolerasyon analizi ve regresyon analizi ile çözümlemeye tabi tutulmuştur. Turist kişilik tipleri ölçeği 2 boyutlu bir yapıdan oluşmaktadır. Bu boyutlar; dışa dönük turist kişilik ve içe dönük turist kişilik tipidir. Geçici davranış değişikliği ölçeği ise, 5 boyuttan oluşmaktadır. Bunlar; hazcılık, kimliğinden sıyrılma, gizlilik, tolerans ve kuralsızlık ve oyuncu davranışıdır. Yapılan analizler sonucunda dışa dönük turist kişilik tipinin geçici davranış değişikliğine etkisinin olduğu, içe dönük turist kişilik tipinin etkisinin az olduğu bulunmuştur. Çalışma neticesinde dışa dönük turist kişilik tipinin geçici davranış değişikliğine etki ettiği sonucuna ulaşılmıştır.
- Doktora TeziAçık Erişim2024Karayolu tünellerinde sürücü davranışlarının simülatör destekli analizi ve yapay zekâ teknikleriyle incelenmesi
Ömer Faruk Öztürk
Günümüz ulaşım ağlarının önemli bileşeni olan karayolu tünelleri, özellikle artan nüfus ve ticaret hacmiyle birlikte stratejik önem kazanmaktadır. Tüneller, engebeli coğrafya ve iklim koşullarında güvenli ulaşım sağlarken şehir içi geçişlerde yol genişletmeye alternatif olarak çevresel tahribatı ve kamulaştırma maliyetlerini azaltmaktadır. Bu yapılar, trafik akışını hızlandırarak hem şehir içi hem de şehirlerarası ulaşımın verimliliğini artırmakta ve çevresel sürdürülebilirliğe katkı sağlamaktadır. Araştırmalar, tünellerde kaza sıklığının açık yollara göre daha düşük olmasına rağmen meydana gelen kazaların şiddetinin daha yüksek olduğunu göstermektedir. Bu durum, tünellerde daha kapsamlı güvenlik önlemleri alınmasını gerektirmektedir. Bu çalışmada, simülatör tabanlı bir deney yapılmış, sürücü davranışları analiz edilmiş ve yapay zekâ teknikleriyle incelenmiştir. Araştırma, 134 katılımcının 12 senaryoda test edildiği, üç aşamalı bir veri toplama sürecini içermektedir. İlk aşamada demografik bilgiler toplanmış, ikinci aşamada simülatör sürüşleri yaptırılarak sürüş metrikleri toplanmış ve üçüncü aşamada sürücülerin performansları simülatör performans ölçeği anketiyle ölçülmüştür. Bu çalışma kapsamında geliştirilen InTunn.Ai yazılımıyla tüm veri analizleri ve risk değerlendirmesi gerçekleştirilmiştir. Boyut indirgeme analizi sonucunda, toplam varyansın %91.2'sini açıklayan 6 temel bileşen tespit edilmiştir. Daha sonra, hiperparametre optimizasyonu uygulanarak %92.31 doğruluk oranına sahip bir sınıflandırma modeli geliştirilmiştir. Bu model, sürücüleri risksiz, orta riskli ve riskli olmak üzere 3 kategoriye ayırmaktadır. Elde edilen bulgular, ani hızlanma ve frenleme, şerit değiştirme sıklığı, hız limiti uyumu ve yanal şerit sapmalarını başlıca ayırt edici risk faktörleri olarak öne çıkmıştır. Sonuç olarak, bu çalışmanın, karayolu trafik güvenliği alanında literatüre önemli katkılar sunacağı ve gelecekteki araştırmalarda sürücü davranışlarının daha etkin analiz edilmesine ve risk sınıflandırma modellerinin geliştirilmesine sağlam bir temel oluşturacağı düşünülmektedir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024Kur'ân-ı Kerîm'de aile
Yasin Mutlu
Bu çalışmada Kur'an'da en çok değinilen ve büyük önem verilen toplumsal bir yapı olan aile konusundan bahsedilmiştir. Ailenin değeri, ayetler ve hadisler ışığında açıklanmıştır. Kur'an'da yaklaşık 127 yerde "ehl" kelimesiyle anlatılan ailenin; insanlığın, toplumların ve özelde bireyin huzuru, kurtuluşu, dünya ve ahiret saadeti için ne denli önemli olduğu aktarılmıştır. Birinci bölümde tarih boyunca ailenin farklı toplum ve inançlardaki tezahüründen, konumundan, aile bireylerinin rollerinden, aile içi ilişki ve statülerden, kadına verilen değerden bahsedilmiştir. İnsanlığın gelişimi ile şekillenen ve değişen ihtiyaçların aile üzerindeki etkisi aktarılmıştır. İkinci bölümde âyet ve hadisler ışığında tefsir ilminin temel kaynaklarından yararlanılarak ailenin temel bileşenleri olan anne, baba ve çocukların aile içerisindeki önem ve rollerinden, hak ve sorumluluklarından bahsedilmiştir. Allah Resulü'nün örnek aile hayatından kısa kesitler sunulmuştur. Tüm bu deliller ışığında günümüzde yaşanan birçok ailevi probleme çözüm yollarının neler olabileceği anlatılmıştır. Üçüncü bölümde kadın ve erkeğin helal birlikteliği, temiz nesillerin oluşumu ve yetişmesi için nikâhın önemi anlatılmıştır. Nikâh ile ilgili âyetlerin müfessirler tarafından nasıl anlaşıldığı ortaya konmuştur. Evliliğin sonlandırılması ve buna bağlı olarak ortaya çıkan boşanma, iddet, nafaka ve miras gibi konulardaki âyet ve hadisler tefsir kaynakları rehberliğinde işlenerek çalışma nihayete erdirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Kur'an, Aile, Nikâh, Boşanma, İddet, Miras.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024Sabahçıl ve akşamcıl tiplemelere göre ortaokul öğrencilerinin bedeneğitimi ve spor dersine yönelik tutumları ve mutluluk düzeyleri
Yavuz Kobya
Bu araştırmanın amacı, ortaokul öğrencilerinin sabahçıl ve akşamcıl (kronotip) eğilimlerinin beden eğitimi dersine yönelik tutumları ve genel mutluluk düzeyleri üzerindeki etkilerini incelemektir. Çalışmada, öğrencilerin biyolojik ritimleri ve uyku tercihlerinin fiziksel aktivitelere ilgileri ile beden eğitimi dersine yönelik tutumlarına olan yansımaları araştırılmış, ayrıca kronotip özelliklerinin genel mutluluk düzeyleriyle ilişkisi değerlendirilmiştir. Araştırma, nicel yöntemle desenlenmiş olup, evrenin tamamından veya bir bölümünden elde edilen verilerle genellemelere ulaşmayı amaçlayan kesitsel tarama deseni çerçevesinde yürütülmüştür. Çalışma, 2024-2025 eğitim-öğretim yılında Millî Eğitim Bakanlığı'na bağlı çeşitli ortaokullarda öğrenim gören öğrenciler üzerinde gerçekleştirilmiştir. Veri toplama sürecinde literatürde yer alan ve gerekli izinleri alınmış Sabahçıl-Akşamcıl İstikrar Ölçeği (SAİÖ), Beden Eğitimi Dersi Tutum Ölçeği ve Beden Eğitimi Dersi Mutluluk Düzeyi Ölçeği (BEDMDÖ) kullanılmıştır. Toplanan veriler, SPSS programı aracılığıyla analiz edilmiştir. Analiz sürecinde verilerin normal dağılıma uygunluğu Kolmogorov-Smirnov testleri ile belirlenmiş; ardından betimsel istatistikler, güvenirlik analizleri, bağımsız gruplar için t-testi, tekrarlı ölçümler için t-testi (Paired Sample T-testi), tek yönlü ANOVA, korelasyon ve regresyon analizleri gibi parametrik testler uygulanmıştır. Araştırmadan elde edilen bulgular, sabahçıl öğrencilerin beden eğitimi dersine yönelik daha olumlu tutumlar sergilediklerini ve genel mutluluk düzeylerinin akşamcıl öğrencilere kıyasla daha yüksek olduğunu ortaya koymuştur. Çalışmanın sonuçları, okullarda öğrencilerin biyolojik ritimlerini dikkate alan eğitim ortamlarının oluşturulmasının önemine ve beden eğitimi derslerine yönelik olumlu tutumların, öğrencilerin genel mutluluk düzeylerini artırabileceğine işaret etmektedir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024Depremzede ergenlerde dayanıklılığa etki eden faktörler: Kahramanmaraş depremleri (2023) örneği
Zühre Durmaz
Kahramanmaraş depremleri, Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en büyük ve yıkıcı depremleridir. Kahramanmaraş depremleri gibi büyük ölçekli afetlere maruz kalmak bireyler üzerinde ciddi mental sağlık sorunlarına neden olabilir. Afetlerin neden olduğu mental sağlık sorunları özellikle hassas gruplar arasında yer alan ergenler üzerinde de ciddi etkilere yol açmaktadır. Özellikle, Kahramanmaraş depremleri gibi büyük ölçekli mega afetlerde hassas grupların üzerine sınırlı sayıda araştırma olduğu görülmüştür. Bu sebeple, araştırmada, Kahramanmaraş depremlerinden etkilenen iller arasında yer alan Malatya ilindeki depremzede ergenlerde TSSB, anksiyete ve depresyonun ergen dayanıklılığı üzerindeki etkisini ölçmek amaçlanmıştır. Bu nicel araştırmada, anket tekniği kullanılarak 512 depremzede ergenlere ulaşılmıştır. Araştırma kapsamında oluşturulan model, Yapısal Eşitlik Modellemesi (YEM) ile test edilmiştir. YEM sonuçlarına göre, depremzede ergenlerde TSSB'nin (β=-0.227, p=0.000), anksiyetenin (β=-0.219, p=0.000) ve depresyonun (β=-0.230, p=0.000) dayanıklılık üzerinde anlamlı ve negatif etkisi vardır. Sonuç olarak, depremzede ergenlerin yaşadıkları TSSB, anksiyete ve depresyon gibi mental sağlık sorunları dayanıklılığı düşürmektedir. Bu sebeple, depremzede ergenlerde dayanıklılığı artmak için TSSB, anksiyete ve depresyon gibi mental sağlık problemlerini önlemek gerekmektedir. Depremzede ergenlerde psikolojik dayanıklılığı güçlendirmedeki farklı yöntemlerin kapsamlı ve derinlemesine araştırması gelecekteki çalışmaların hedefinde olmalıdır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024Elastik yarı sonsuz düzleme oturan ve rijit iki blok ile yüklü iki fonksiyonel derecelendirilmiş tabakanın sürekli temas problemi
Furkan Atakan Kaya
Bu çalışmada, elastik yarı sonsuz düzlem üzerinde yer alan ve iki düz rijit blok ile yüklenen iki fonksiyonel derecelendirilmiş (FD) tabakanın sürekli temas probleminin çözümü, elastisite teorisi temel alınarak gerçekleştirilmiştir. Üst FD tabakanın üst yüzeyi, genişlikleri (b-a) ve (d-c) olan iki rijit düz blok tarafından P ve Q dış yüklerine maruz bırakılmıştır. Alt FD tabaka ise elastik yarı sonsuz düzleme dayanmakta olup, bu yapı üzerinden analiz yapılmıştır. Çalışmanın ilk bölümünde, temas problemlerine dair literatür taraması gerçekleştirilmiş ve elastisite teorisi ile integral dönüşüm yöntemleri kullanılarak FD tabakalara ve elastik yarı sonsuz düzleme ilişkin genel matematiksel ifadeler türetilmiştir. İkinci bölümde ise sürekli temas durumu ele alınmış, problem için gerekli sınır koşulları detaylandırılmıştır. Ardından, rijit bloklar ile üst FD tabaka arasındaki düşey yer değiştirme fonksiyonunun türevlerinin sıfıra eşit olduğu durumu sağlayan iki integral denklem oluşturulmuştur. Bu denklemler, uygun bir şekilde Gauss-Chebyshev integrasyon yöntemiyle çözüme kavuşturulmuştur. Sürekli temas durumunda, rijit blokların altındaki temas gerilmeleri, tabakalarda oluşan iç gerilmeler, alt yüzeyde meydana gelen ilk ayrılma yükü ve ayrılma mesafeleri ayrıntılı bir şekilde değerlendirilmiştir. Son bölümde, ANSYS Mechanical APDL yazılımı kullanılarak, sonlu elemanlar yöntemi (SEM) ile sayısal analizler gerçekleştirilmiştir. Analitik çözümler, SEM sonuçları ve literatürdeki ilgili çalışmalar karşılaştırılmış; bulgular tablo ve grafiklerle sunularak detaylı biçimde yorumlanmıştır. Çalışmanın sonunda, analitik ve sayısal çözümlerin yanı sıra literatürdeki sonuçlarla yüksek bir uyum gösterdiği gözlemlenmiştir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024Hentbolcularda kol kuvveti, omuz esnekliği ve atış hızı arasındaki ilişkinin incelenmesi
Kübra Zehra Barkan
Bu çalışmanın amacı hentbolcularda kol kuvveti, omuz esnekliği ve şut hızı arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Çalışmaya Gümüşhane Üniveritesi Spor Kulübünde hentbol oyanayan gönüllü 16 erkek hentbolcu katılmıştır. Çalışmada veri toplama aracı olarak deneklerin boy uzunluğu (m) antropometrik set (Holtain marka), vücut ağırlığı (kg), vücut yağ yüzdesi, beden kitle indeksi inbody 270 profesyonel vücut analiz cihazı, omuz esnekliklerini belirlemek için mezura yardımıyla omuz eklemi internal (ır) ve eksternal (er) rotasyon hareket esnekliği testi, şut hızlarını belirlemek için el tipi radar cihazı (Stalker Sport 2 Digital Sports Radar, TX, ABD) cihazı, konsantrik güç ve maksimum eksantrik güç testi için DESMOTEC V12 Üst Ekstremite İzoinersiyal Sistem cihazı kullanılmıştır. Çalışmada verilerin analizinde demografik bilgiler, Kolmogorov-Smirnov, Shapiro-Wilk değerleri normal dağılım gösterdiği varsayılmıştır. İstatistiksel anlamlılık düzeyi p<0.05 ölçüt alınmıştır. Çalışmamızın sonucunda antropometrik özellikler ile esneklik arasındaki ilişkiler sonucunda antropometrik özellikler ile güç parametreleri ve eksternal esneklik ile yine güç parametleri arasında istatistik olarak anlamlı bir farklılık tespit edilmiştir. Yine 9 metre sıçrama adımlı şut hızı ile eksternal esneklik arasında ve 9 metre sıçrama adım ile güç parametreleri arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık tespit edilmiştir. Bu bilgiler ışığında yetişkin erkek hentbol oyuncularında sezon antrenman programı hazırlanırken esneklik ve güç parametrelerinin yüklenme ve dinlenme ilkelerine uygun şekilde programa yerleştirilmeleri gerektiği düşünülmektedir. Ayrıca esneklik parametresinin kesinlikle daha küçük yaşlarda geliştirilmesi hentbolcular üzerinde performans açısından önemli olduğu sonucuna varılmıştır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024Sosyal hizmet uzmanı adaylarının algılanan sosyal destek düzeyleri: Gümüşhane ili örneği
Tolga Sağlam
Bu çalışmada, sosyal hizmet öğrenimine devam etmekte olan lisans öğrencilerinin algılanan sosyal destek düzeyleri incelenmiştir. Yapılan araştırma Gümüşhane Üniversitesi Sosyal Hizmet Bölümü'nde öğrenimlerine devam eden 124 ( kadın/ erkek) sosyal destek uzmanı adaylarından oluşmaktadır. Araştırmadan elde edilen veriler, araştırmacı tarafından geliştirilen Kişisel Bilgi Formu ile Çok Boyutlu Algılanan Sosyal Destek Ölçeği kullanılarak derlenmiştir. Veri toplama araştırmacı tarafından yüz yüze ve çevrimiçi olarak uygulanmıştır. Verilerin analiz edilmesi sürecinde Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) ve bağımsız t testleri kullanılmıştır. Algılanan sosyal destek; öğrencilerin cinsiyetleri, yaş aralıkları, öğrenim görmekte oldukları sınıf düzeyi, ebeveynlerinin öğrenim düzeyleri ve hayatta olma durumlarına göre, bağımsız yaşam alt ölçeklerine göre değerlendirilmiştir. Yapılan araştırmanın sonucunda elde edilen bulgular neticesinde, sosyal hizmet uzmanı adaylarının algılanan sosyal destek düzeyleri ile ilgili değerlendirmeler yapılmıştır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024Trabzon'da üretilen çeşitli peynirlerin kimyasal ve mikrobiyolojik özelliklerinin belirlenmesi
Seyit Erol
Bu çalışmada, Trabzon'un farklı ilçelerinde üretilen ve satışa sunulan Aho, Golot ve Telli peynirlerinin kimyasal ve mikrobiyolojik özellikleri incelenmek üzere her peynirden 10 adet örnek alınmıştır. Peynir örneklerinin kül, tuz, pH ve yağ değerleri üzerinde peynir çeşitiliğinin etkisinin çok önemli (p<0.01), kurumadde ve asitlik değerleri üzerindeki etkisinin ise önemli olduğu (p<0.05) bulunmuştur. Mikrobiyolojik özelliklerden sadece laktokok sayıları üzerine peynir çeşitliliğinin etkisinin önemli olduğu (p<0.05) belirlenmiştir. S. aureus sayısı bakımından örnekler Aho, Golot ve Telli peynir olarak sıralandığı ve aralarındaki farkların istatistiksel olarak önemli olduğu (p<0.05) belirlenmiştir. Enterobacteriaceae sayısı ortalama değerler bakımından en düşük değere Aho peynirinin (2.06 log kob g), en yüksek değere ise Telli peynirin (4.82 log kob/g) sahip olduğu tespit edilmiştir. Koliform bakteri sayıları Aho peynirinde 1.85 log kob/g, Telli peynirinde 2.40 log kob/g ve Golot peynirinde 3.22 log kob/g olarak bulunmuştur. Örneklerin laktobasil sayılarının 5.11 log kob/g ile 8.73 log kob/g arasında olduğu saptanmıştır. Aho peynirinin ortalama laktokok sayısının Telli peynirinden düşük (p<0.05) ve Golot peynirinden yüksek olduğu (p<0.05) bulunmuştur. Örneklerin maya-küf sayıları en düşük <2 log kob/g, en yüksek 8.57 log kob/g olarak tespit edilmiştir. Ortalama TAMB değerleri Aho peynirinde 8.07 log kob/g, Golot peynirinde 7.77 log kob/g ve Telli peynirinde 7.81 log kob/g olarak ve aralarındaki farkın istatistiksel olarak önemsiz olduğu (p>0.05) görülmüştür. Örneklerin tamamında psikrofilik bakteri tespit edilememiştir.
