Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yazarlar

  • MakaleAçık Erişim2024
    STRATEGIC FLASHPOINTS: NATO’S CONTAINMENT OF RUSSIA IN THE BLACK SEA AND ARCTIC REGIONS; [Puncte fierbinți strategice: îngrădirea Rusiei de către NATO în zona Mării Negre și în regiunea arctică]

    Aksoy, Metin; Limon, Onur; Limon, Elif Gürdal

    This study examines the strategic significance of NATO’s containment policy in the Black Sea and Arctic regions and its impact on Russia’s geopolitical and military responses. These areas, once peripheral to play only a minor role in global security dynamics, have become critical flashpoints because of NATO enlargement and increasing Russian aggression. By applying George Kennan’s containment theory to NATO’s post-Cold War strategy, this study examines how NATO’s actions have contributed to the escalation of tensions in these regions. The analysis addresses the challenges and risks NATO faces in maintaining its containment approach and offers insights into the future relationship between NATO and Russia.

  • MakaleAçık Erişim2024
    The impact of the Ukraine war on Russian military capabilities in the Arctic

    Limon, Onur; Gürdal Limon, Elif

    This study examines the impact of the two-year occupation of Ukraine on Russia’s military capabilities in the Arctic and analyzes the strengths and weaknesses of Russia’s military capacity in this region. Using a methodology based on document analysis and SWOT analysis, the study aims to unravel the intricate interplay between the Ukraine conflict and Russia’s military aspirations in the Arctic and thereby improve our understanding of the military implications of these developments. The results of the study highlight a remarkable imbalance in Russia’s military capabilities in the vast Arctic region, which stretches across the western, central, and eastern sectors. The ongoing conflict in Ukraine is acting as a catalyst, forcing Russia to strengthen its conventional forces and improve its military readiness in the immediate future. As a result, there is a discernible inclination to prioritize nuclear capabilities as part of Russia’s strategic calculus in the Arctic region.

    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
  • Doktora TeziAçık Erişim2023
    Çarlık Rusyası'nda Güney Kafkasya İslam İdaresinin kuruluşu ve teşkilatlanması

    Yıldırım Okatan

    18. Yüzyılın ikinci yarısından itibaren Rusya'da çıkan isyanlarda Müslüman din önderleri önemli rol oynamışlardır. Çarlık yönetimi tarafından bu durum devlet güvenliği açısından büyük bir tehdit olarak görülmekte ve acilen çözüme kavuşturulması gereken bir sorun halini almıştır. Çarlık tarafından kurulmasına imkân tanınacak bir din işleri idaresi ile hem Müslüman din görevlileri ve müesseselerin varlığı resmiyet kazanacak hem de dini önderlerin faaliyetleri denetim altına alınmış olacaktır. Bu çalışmada Güney Kafkasya'da yaşayan Müslümanlar üzerinde denetim ve kontrolü sağlayacak otoriteye bağlı bir dini idare oluşturulması amacıyla 5 Nisan 1872 tarihli nizamname ile Tiflis merkezli olarak Çarlık Rusya'sında kurulan Güney Kafkasya İslam İdaresi ele alınmıştır. Güney Kafkasya İslam İdaresi 1917 Devrimine kadar faaliyet göstermiştir. Söz konusu idarenin faaliyet yürütmüş olduğu 45 yıllık süre içerisinde, idari yapısı ve oluşumu, görevlilerin atanması görevden alınması ve tayinleri, görevlilerin yargılanması, idareye bağlı okulların sorumlulukları gibi konular detaylı bir şekilde incelenmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Gürcistan'da etnik çatışmalar: Abhazya ve Osetya örneği

    Barış Komar

    Etnik çatışmalar, etnisitenin siyasal kalıplar içine girmesi ile ortaya çıkan ürünlerdir. Bu açıdan etnik çatışmalar, etnik katmanlar arasında ve genelinde kurumsallaşmış eşitsizlik sistemlerini değiştirme ya da geliştirme amacıyla etnisiteyi psikolojik ya da kültürel veya toplumsal veri olmaktan çıkarıp siyasî bir manivela gücü haline getirme olarak da ifade edilebilir. Etnik çatışmalar etnik gruplar arasında silahlı çatışmalar şeklinde ortaya çıkabileceği gibi etnik bir unsur ile devlet arasında da yaşanabilir. Sovyetler Birliği'nin yıkılmasının ardından ve Soğuk Savaş döneminin sonlanması ile birlik üyesi ülkeler bağımsızlıklarını ilan etmeye başlamıştır. Bu süreçte Güney Kafkasya bölgesinde bulunan Gürcistan da bağımsızlığını da ilan ederek uluslararası sisteme bağımsız bir aktör olarak girmiştir. Bu devletlerin bağımsızlıklarını ilan etmesi sonucu SSCB döneminde dondurulmuş sorunlar olarak adlandırılan, bazı ülkelerin sınırları içinde baş gösteren etnik anlaşmazlıklar otorite-güç boşluğu sonucu ile birlikte çatışma alanlarına dönüşmüştür. Gürcistan coğrafyasında yaşayan Abhaz ve Oset halklarının Gürcistan'dan ayrılma talepleri de Gürcistan-Abhazya ve Gürcistan-Osetya çatışmasına kaynak olmuştur. Rusya Federasyonu, Türkiye ve İran gibi bölgesel güçler Sovyetler Birliği'nin dağılması sonrasında ortaya çıkan güç boşluğunu doldurabilmek amacıyla bölgesel bir rekabete konu olmuşlardır. Bu kapsamda Bölgesel güçlerin Güney Kafkasya devletleriyle kurdukları karşılıklı diyaloglar ve iş birlikleri etnik temelli çatışmaların yönünü belirlemede etkili olmuştur. Rusya dış politikasında uygulamış olduğu yakın çevre doktrini kapsamında, donmuş sorunlar olarak adlandırılan etnik ayrılıkçı bölgeleri coğrafyasında bulunduran ülkelerin uluslararası izledikleri politikaları, kendi çıkarları doğrultusunda manipüle edebilmek için bahse konu bölgeleri kullandığı görülmektedir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2020
    İmereti Kralı II. Solomon'un Rusya'ya karşı mücadelesi ve Osmanlıya sürgünü

    Furkan Saraç

    Kuzeyde büyük bir güç olarak ortaya çıkan Rusya'nın Kafkasya'daki hâkimiyet süreci açısından Gürcistan oldukça önemli bir yer teşkil etmektedir. Rusların Gürcistan'daki hâkimiyet mücadelesi 1810'lu yıllara kadar devam etmiş ve Gürcistan, doğrudan Rusya'nın hâkimiyetine girmiştir. Bu süreçte Rus yayılmacılığı ile mücadele eden krallıklardan biri de İmereti Krallığı'dır. İmereti Kralı II Solomon, 1810'da Ruslara karşı mücadelesini kaybedip bir süre Tiflis'te tutuklu olarak kaldıktan sonra Osmanlı Devleti'ne sığınarak bağımsızlık mücadelesini dışardan sürdürmeye çalışmış ve uluslararası destek aramaya uğraşmıştır. Ancak dönemin siyasi gelişmeleri ekseninde şekillenen bu mücadelede kral aradığı desteği bulamamış ve 1815'te vefat etmiştir. Bu tez çalışmasının konusu İmereti Krallığı'nın son kralı olan II. Solomon'un Ruslarla olan mücadelesine ve Osmanlı Devleti'ne sürgününden sonraki faaliyetleridir. Çalışma giriş ve dört bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde Rusya'nın Kafkasya'daki faaliyetleri çerçevesinde Gürcistan'la olan ilişkileri ve İmereti'de yaşanan hâkimiyet mücadelesini ele alınmıştır. İkinci bölümde ise 1806-1812 Osmanlı-Rus Savaşı'nın Gürcistan'a ve savaş sonunda imzalan Bükreş Antlaşması'nın Kafkasya'ya ve İmerti Kralı II. Soloman'a etkisi üzerinde durulmuştur. Üçüncü bölümde ise Kral II. Solomon'un Ruslara karşı mücadelesi ele alınmıştır. Bu bölümde İmereti Krallığı ile Rus idaresi arasında yapılan Elaznauri Antlaşması, İmereti'de başlayan Rusya'ya karşı hareketlenme ve Kral II. Solomon'un yardım talep etmeye başlaması incelenmiştir. Ayrıca bu bölümde son olarak Kral II. Solomon'un son bir mücadele ile tahttan indirilmesi ortaya konulmuştur. Dördüncü bölümde ise Kral II. Solomon'un sürgün rotası ortaya konularak buralardaki faaliyetleri incelenmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019
    Rus telgraf belgelerine göre 93 Harbi Kafkas Cephesi

    Yıldırım Okatan

    93 Harbi her yönüyle Türk tarihinde çok önemli bir yere sahiptir. Bu önemi tüm ilim çevrelerince kabul görmektedir. Bu öneme binaen 93 Harbi ile ilgili olarak günümüze değin onlarca kitap, tez ve makale yazılmış ayrıca çok sayıda sempozyum ve kongre düzenlenmiştir. Yapmış olduğumuz bu tez çalışması şimdiye kadar yapılan çalışmalardan farklı olarak 93 Harbi Kafkas Cephesi'ni Rus kaynaklarından tanımlamaya çalışmaktadır. Çalışmamızın temelini oluşturan 93 Harbi esnasında Çarlık Rusyası Kafkas Cephesi Genel Komutanı ve aynı zamanda Çar II. Aleksandr'ın kardeşi olan Grandük Mihail Nikolayeviç tarafından Çar'a gönderilen telgraflar, Rus Genel Kurmayı tarafından 1903 tarihinde "Rus-Türk Savaşı Hakkında Belgeler, 1877-1878 Yılları Kafkasya ve Küçük Asya Sahasında. Başkumandan İmparatora Telgraflar. Kafkasya Yüksek Başkanlığı'nın Telgraf Görüşmeleri. Poti Sahil Birliklerinin Kurulması ve Silahlandırılması Hakkında Raporlar ve Notlar." adıyla St. Peterburg'da basılmıştır ve kaynak eser özelliği taşımaktadır. Kafkas Cephesi'nin bütün savaş alanlarından bire bir gözlem yapılarak yaşanan bütün gelişmelerin en ince ayrıntısına varıncaya kadar tüm sıcaklığıyla Grandük Mihail Nikolayeviç tarafından direkt Rus Çarı'na yazıldığı bu telgraflar 93 Harbi Kafkas Cephesi'nde Rusların ne tür faaliyetler yürüttüğünü ortaya koyması açısından oldukça önem arz etmektedir. Telgrafların Türkçe'ye çevrilerek değerlendirme yapılması tezimizin temelini oluşturmaktadır. Bahse konu telgraflar 93 Harbi'nin iki cephesinden biri olan Kafkas Cephesi'nde yaşananları tüm çıplaklığıyla gözler önüne sermektedir. Anahtar Kelimeler: 93 Harbi, Kafkas Cephesi, Osmanlı, Rusya, Telgraf.