Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Yazarlar
- Ozyurt, Emre(2)
- Çoruh, Emine(2)
- Akpinar, Muhammet Vefa(1)
- Alkan, Elif(1)
- Altinok, Mustafa(1)
- Araz, O.(1)
- Aydin, Metin Mutlu(1)
- Bagci, Harun Resit(1)
- Bendine, K.(1)
- Bora, P.(1)
- Cuvalci, Olkan(1)
- Fidan, M. Said(1)
- Günaydın, M.(1)
- Günaydın, Murat(1)
- Güneş Seferoğlu, Ayşegül(1)
- Işık, Hale(1)
- Kahya, Volkan(1)
- Kale, Brış(1)
- Karaman, Abdurrahman(1)
- Kaya, Y.(1)
- Koçhan, Burak(1)
- Peker, İskender(1)
- Polat, A.(1)
- Seferoğlu, Mehmet Tevfik(1)
- Sürdem, Sule Sınem(1)
- Tanyas, Mehmet(1)
- Tonyali, Z.(1)
- Yasar, Sekip Sadiye(1)
- Yaşar, Memet(1)
- Yaşar, Şadiye Ş(1)
- Yildirim, Mehmet Nuri(1)
- Yilmaz, Murat(1)
- Zeybek, Halil İbrahim(1)
- Çakır, Tufan(1)
- Çavdar, Aysegül Çelenk(1)
- Çavdar, Özlem(1)
- Çavuşoğlu, İbrahim(1)
- Çelik, Halil İbrahim(1)
- Çelik, Kemal(1)
- Çelik, Muhammet(1)
Yayınlar
- MakaleAçık Erişim2026Scopus SJRQ3Afetlere Dirençli Kentler İçin Kardeş Afet Parkı Yaklaşımı: Yedisu Segmenti’nde Pilot İl Seçimi
Peker, İskender; Tanyas, Mehmet; Şimşek, Nurcan
Afetlere dirençli kentler, doğa kaynaklı afetlere karşı hazırlıklı, esnek ve hızlı toparlanabilen yerleşimler olarak tanımlanmaktadır. Özellikle 2000’li yıllardan itibaren uluslararası politika ve çalışmalarda, afet öncesi risk azaltımı ve afet sonrası iyileşme süreçlerinde kentsel dayanıklılığın güçlendirilmesi öncelikli hale gelmiştir. Bu bağlamda kamusal açık ve yeşil alanlar, deprem gibi yıkıcı afetlerde güvenli toplanma ve geçici barınma mekânları olarak kritik bir rol üstlenmektedir. Bu çalışmada, kardeş şehir modelinden esinlenerek geliştirilen Kardeş Afet Parkları yaklaşımı kapsamında, Yedisu sismik boşluğu çevresindeki iller için pilot il seçimi amaçlanmıştır. Literatürden belirlenen kriterler BWM yöntemiyle ağırlıklandırılmış, TOPSIS analizi sonucunda Erzincan en uygun pilot il olarak belirlenmiştir.
- MakaleAçık Erişim2025Mimari Tasarım Yoluyla İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG) Bilincinin Geliştirilmesi: Havalimanı Çalışma Alanlarında Süreklilik ve Algı
Çoruh, Emine; Özsoy, Dilağra
Hızla gelişen hava taşımacılığı sektörü, yalnızca seyahat sürelerini kısaltmakla kalmayıp, teknolojik ilerlemeler sayesinde daha konforlu ve erişilebilir bir ulaşım imkânı sunmaktadır. Uluslararası Havalimanları Konseyi (ACI) verilerine göre, 2024 yılında dünya genelindeki havalimanları yaklaşık 9,5 milyar yolcuya hizmet vermiştir ve bu rakam, 2023 yılına kıyasla %7,5’lik bir artışa işaret etmektedir. Yolcu sayısındaki artışla birlikte büyüyen operasyonel yoğunluk, havalimanlarını hem yolcular hem de çalışanlar açısından kritik çalışma alanlarına dönüştürmüştür. Bu karmaşık mekânlarda çalışanlar; fiziksel, psikososyal ve örgütsel risklerle karşı karşıya kalmakta, bu durum ise iş sağlığı ve güvenliği (İSG) önlemlerinin mimari düzeyde ele alınmasını gerekli kılmaktadır. Bu çalışmada, beş farklı havalimanındaki çalışan alanları, “Safety by Design” ve “Design for Wellbeing” yaklaşımları doğrultusunda; mekânsal akış, zemin ve peyzaj tasarımı, estetik, görsel hiyerarşi, sürdürülebilirlik, ergonomi, yangın güvenliği, yapı güvenliği ve havalandırma gibi ölçütler çerçevesinde değerlendirilmiş; ayrıca iş kazaları üzerinden, algılanan güvenlik ile fiziksel mekân arasındaki ilişki analiz edilmiştir. Bulgular, mimari tasarımın yalnızca işlevsellik ve ergonomiyle sınırlı kalmayıp, çalışanların psikososyal ve bilişsel güvenlik algılarını da şekillendirdiğini ortaya koymaktadır. Bu doğrultuda, iyi tasarlanmış mekânların güvenlik kültürünü destekleyerek çalışan sağlığı ve güvenliğinde belirleyici bir rol oynadığı sonucuna ulaşılmıştır.
AtıfOpenAlex1
İncele - MakaleAçık Erişim2024Bir kamu binasının binaların yangından korunması yönetmeliği çerçevesinde incelemesi: Örnek bir uygulama
Çavuşoğlu, İbrahim; Işık, Hale
Türkiye'de, tarih boyunca bina yangınları sıklıkla yaşanmış, ciddi kayıplara neden olmuş ve bu durum günümüzde de devam etmektedir. Ancak, yangın güvenlik önlemlerinin alınmasıyla bu kayıpların büyük ölçüde önlenebileceği bilimsel bir gerçektir. Ülkemizde 2007'de çıkarılan "Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik" (BYKHY) ile mevcut binaların bu yönetmeliklere uygun hale getirilmesi ve yeni binaların bu standartlara göre inşa edilmesi, bina yangınlarının büyük ölçüde engellenmesine yardımcı olabilir. Güvenli bir çalışma sistemi için, tüm yangından korunma sisteminin periyodik olarak test edilmesi gerekir, böylece sistem acil bir durumda daha iyi çalışır. Bu çalışmada, Gümüşhane Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi (MDBF) binasının yönetmelikte belirtilen kriterlere uygunluğu 14 farklı başlıkta incelenmiştir. Ayrıca eksiklik olan başlıklarda Fine Kinney metodu uygulanarak risk analizi gerçekleştirilmiştir. İncelemeler sonrasında binanın 5 başlıkta yönetmelikte belirtilen kriterleri karşıladığı, diğer 9 başlıklarda ise bazı eksiklikler olduğu belirlenmiştir. Yapılan risk analizi özellikle kaçış merdivenleri, acil durum aydınlatması, kazan dairesi, dış kaçış merdivenleri ve hidrant sistemi gibi alanların çok yüksek riskler içerdiğini ortaya koymuştur. Bu çalışma bir kamu binasında belirlenen çok yüksek ve yüksek risk seviyelerinin azaltılması veya kabul edilebilir düzeye indirilmesi için gerekli önlemlerin alınması hususunda vurgu yapmaktadır.
- MakaleAçık Erişim2023Sürücülerin Tünel İşletim ve Güvenliği Algısı Üzerine Bir Araştırma
Aydin, Metin Mutlu; Çoruh, Emine; Koçhan, Burak
Tüneller, sürücülerin karşılaştıkları arazi kaynaklı engelleri konforlu, güvenli ve kısa sürede aşabilmelerine olanak sağlayan karayolu sanat yapılarından birisidir. Özellikle dağlık arazilerin yaygın olarak bulunduğu ülkelerdeki trafiğin kesintisiz bir şekilde hareket etmesini sağlamaktadır. Tüneller, arazi kaynaklı engelleri çok kısa mesafe ve sürede aşarak, araçların olumsuz çevresel etkilerden (çığ, kaya düşmesi vb.) korunmasını sağlamaktadır. Dünya genelinde olduğu gibi Türkiye’de gün geçtikçe yollarda yer alan tünellerin sayısında belirgin bir artış görülmektedir. Tünellerin sayısı arttıkça bu tür yol kesimlerinde, efektif tünel işletimi ve güvenliği daha da önemli hale gelmektedir. Dağlık arazi koşullarının oldukça yaygın olduğu Türkiye gibi ülkelerde şehiriçi ve şehirler arası yollarda kesintisiz, konforlu ve güvenli ulaşımı sağlamak amacıyla yol güzergâhlarında tünellerin kullanımı sın yıllarda oldukça sık karşımıza çıkmaya başlamıştır. Sayısı gün geçtikçe artan tünellerde, teknolojik gelişmelere bağlı olarak farklı özellikteki tünel uygulamaları ve işletim özellikleri görülmektedir. Bu kapsamda, Türkiye’de yıllara göre teknolojik değişimlere ve yatırım bütçelerine bağlı olarak farklı işletim ve yönetim özelliklerine sahip işletmeye alınmıştır. Bu nedenle ülke genlindeki şehiriçi ve şehirler arası yollarda inşa yılına, yatırım bütçesine ve teknolojik altyapı olanaklarına bağlı olarak farklı yapısal ve işletim özelliklerine sahip tüneller görmek mümkündür. Bu çalışma kapsamında tünellerde pilot güzergâh olarak seçilen Gümüşhane-Trabzon arasındaki tünellerin işletim ve güvenlik özellikleri, sürücülerin bakış açısından irdelenmiştir. Yapılan anket çalışması ile Gümüşhane ve Trabzon illeri arasındaki tünelleri kullanan sürücülerin tüneller hakkındaki düşünceleri ve tünellerdeki sürüş davranışları anket çalışması ve farklı olası kaza senaryoları altında incelenmiştir. Analiz sonucunda ankete katılan sürücülerin karakteristik özelliklerinin tünel güvenliğini arttırmada çok önemli katkılar sağladığı belirlenmiştir. Özellikle planlama esnasında öngörülemeyen fakat sürücüler açısından önemli olan eksikliklerin tespit edilerek detaylı olarak irdelenebileceği istatistiksel sonuçlar ile tespit edilmiştir. Çalışma sonucu elde edilen bulgular ile tünel inşa ve işletmesinde iyi bir bilgi birikimine sahip olan ülkemizin, bu konuda Dünya’da daha iyi bir noktada olması hususunda katkı sağlanmaya çalışılmıştır.
AtıfTR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2022Yüksek bir binanın deprem performansına dış destek kirişlerin etkisinin doğrusal ve doğrusal olmayan yöntemlerle incelenmesi
Çavdar, Özlem; Çelik, Halil İbrahim
Bu çalışmada, Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği 2019 (TBDY-2019) esas alınarak 29 katlı betonarme perde-çerçeveli bir yüksek binanın deprem yükleri altındaki davranışı incelenmiştir. TBDY-2019’da tavsiye niteliğinde dış destek kirişlerin yüksek binalarda dayanım fazlalıklarının sınırlandırılmasının gerekliliğine dikkat çeken maddesi dikkate alınarak incelenen 29 katlı binaya, bina yüksekliği H olmak üzere 0.33H ve 0.66H mesafelerinde dış destek kirişler ilave edilmiştir. Oluşturulan iki farklı sayısal model için öncelikle dayanıma göre tasarım kapsamında kullanılacak doğrusal hesap yöntemlerinden mod birleştirme yöntemine göre spektrum analizi gerçekleştirilmiştir. Yüksek binaların davranışını daha doğru tahmin edebilmek için diğer gelişmiş ülkelerdeki deprem yönetmeliklerinde olduğu gibi TBDY-2019’da doğrusal olmayan şekildeğiştirme esaslı tasarım yaklaşımı önerilmektedir. Çalışmanın sonucunda incelenen iki sayısal model için hedeflenen performans etkileri dahilinde kalınıp kalınmadığı tespit edilmiştir ve sonuçlar karşılaştırmalı olarak verilmiştir. Dış destek kiriş kullanılan modelde yapı rijitliği ve perdelerde kesme kuvvetlerinin arttığı görülürken, buna bağlı olarak; yerdeğiştirmeler, göreli kat ötelemeleri, plastik dönme değerleri ve perdeler için eğilme momenti değerlerinin azaldığı görülmüştür.
AtıfTR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2022Gyroscopic Vibration Damper for Building: Theoretical and Experimental Research
Ünker, Faruk; Cuvalci, Olkan
In this study, a gyroscopic damper model consisting of a built-in column has been developed. The objective of this study is determining the required angular momentum with the optimum ratio of natural frequency for the gyroscopic vibration absorber under sinusoidal excitation. This damper model is investigated experimentally and theoretically for different angular momentums of the gyroscope and different frequency ratios of the structure and damper on a single-story structure. As a result of the study, the displacement of the structure at the 1st mode frequency for a given angular momentum of the gyroscope is fairly reduced. Besides, at a notable frequency ratio of the damper and the structure, the effect of the angular momentum is improved. Even if the disk mass of the gyroscope decreases, it is possible to obtain a certain angular momentum by increasing the disk speed. Thus, lighter and less bulky gyroscopic vibration dampers can be designed. The cooperation of the required angular momentum with the optimum ratio of natural frequencies should be considered to obtain a highest attenuation of the building vibration. In addition, the equations of motion obtained according to the 1st mode and the theoretical results overlapped.
AtıfOpenAlex6
İncele - MakaleYalnız künye2021Nesneden bağımsız üretilen temsiller: Bacon’un Yeni Atlantis’i
Çavdar, Aysegül Çelenk; Sürdem, Sule Sınem
Geçmişten günümüze kadar olan süreçte yaşam, değişen dünya düzeni içerisinde evrilmiştir. Tarih öncesinde temel ihtiyaçlar barınma ve beslenme iken gelişen sanayi ile beraber ihtiyaç ve beklentiler de değişmiştir. Fakat insanlığın var olmasına bağlı olarak değişen düzen birçok kusurların ortaya çıkmasına neden olmuştur. İnsan hep yaşamın merkezinde olmak isterken yaşamın içerisindeki parametreler sonucu yenidünyaları ve daha mükemmel bir düzeni arzulamaktadır. İnsanoğlunun yaşamı boyunca karşılaştığı zorlukları çözüme kavuşturma isteği sonucunda, gerçekleşmesi mümkün olmadığı bilinen birçok düşünce, ütopyaları oluşturmaktadır. Ütopyaların gerçekliği yakalayabilmesi imkânsız gözükse de bireyin zihninde oluşan imajlarla gerçeği algılamak için öznenin nesne ile arasına bir şey sokmaması gerekmektedir. Nesneden bağımsız olarak üretilen temsillerin mekân üzerinden ifade edilmesi, ütopyaları anlama ve onlara dâhil olabilme kolaylığı sağlamaktadır. Günümüz mimarlığı nesnesi olan yapıyı ön plana çıkaran tasarımlar ortaya koymaktadır. Bu anlayış biçimine eleştirel bir ifade getireceği düşünülen ütopyaların, nesneden bağımsız olarak ortaya koyduğu, mimarlıkta önemli olan yapının değil düşünce strüktürünün çeşitli araçlarla temsil edilmesidir. Mimarlık tartışmalarına farklı bir boyut kazandıracağı düşünülerek hazırlanan bu çalışma kapsamında, Bacon’un Yeni Atlantis’i metinsel bir inceleme için seçilen örneklemdir. Metnin nesneden bağımsız olarak ortaya koyduğu temsiller ise mekânsal kurgu üzerinden ele alınmaktadır. Bacon’ın ütopik anlatımıyla ele aldığı gerçekdışı dünyayı, ideal toplum kurgusu üzerinden mekânsal ilişkileri incelemek amaçlanmıştır. Toplumsal dünyayı ve doğayı metninde tasarım nesnesi yapan Bacon’un, Bensalem ismini verdiği adadaki mekânlarla ortaya koyduğu temsiliyet ile amacı doğaya hâkim olmak ve onu insan aklının ve bilimin nesnesi yapmaktır. Mekân tasarılarının oluşumunda ütopik bağlantının doğa üzerinden kurgulandığı görülmektedir.
- MakaleAçık Erişim2020Çok Düzlemli Kaynaklı K-Birleşimlerin Dayanımları
Ozyurt, Emre
Boru enkesitli çelik profillerin yaygın olarak kullanılmaya başlanmasındaki önemli sebeplerden biri mimari açıdanestetik görünüme sahip olmaları, diğeri ise mühendislik avantajlarıdır. Bu yüzden, kullanım alanları çok geniştir,örneğin açık deniz yapıları, havaalanları, sergi salonları, köprüler, stadyumlar, vb. Bu tip yapılarda, çok düzlemlikaynaklı K-birleşimlerinden oluşan uzay kafes sistemler kullanılmaktadır. Ancak boru enkesitli profillerden oluşmuş,çok düzlemli kaynaklı K-birleşimlerin tasarım yöntemi, yeni çelik yapı yönetmeliğinde mevcut değildir. Bu çalışmanınamacı, yönetmelikteki düzlem kafes sistemleri için mevcut birleşim yönteminin, çok düzlemli K-birleşimler için uygunolup olmadığını incelemektir. Bu çalışma, doğrusal olmayan sonlu elemanlar yöntemi kullanılarak gerçekleştirilmiştir.Sayısal analizlerden önce sonlu elemanlar modeli mevcut bir test ile karşılaştırılarak doğrulaması yapılmıştır.Doğrulama çalışmasında belirlenen eleman ağ aralığı, eleman tipi, mesnet sınır koşulları ve yükleme yöntemine göre birdizi parametrik çalışma yapılmıştır. Parametrik çalışmalarda, dayanım kriteri, başlık ve örgü elemanlarının geometriközellikleri ve başlık ile örgü elemanı arasındaki açının etkileri incelenmiştir. Sayısal analiz sonuçlarına göre, mevcutyönetmelikteki düzlem K-birleşim yöntemleri aynı zamanda çok düzlemli K-birleşimlerinin dayanımlarını hesaplamakiçin kullanılabilir. Çok düzlemli K-birleşimlerinin dayanımlarını belirlemek için Lu’nun deformasyon sınırlamasıkullanılabilir. Başlık elemanına etkiyen ekstra eksenel yükler birleşimin dayanımını etkileyebilir.
- MakaleAçık Erişim2020Determination of Bending Moment Capacity on “L” Type Furniture Corner Assembly Elements Produced by 3D Printers
Yildirim, Mehmet Nuri; Yasar, Sekip Sadiye; Karaman, Abdurrahman
In this study, determining the impact of biscuit-type joining elements produced in 3-D printers on the bending moment resistance was aimed in “L” type corner joining. For this purpose, wood-based material 18 mm thick MDF-lam, woodbased biscuit, Acrylonitrile Butadiene Styrene (ABS) and Polylactic Acid (PLA) produced with 3-D printer, biscuit joining elements obtained from thermoplastic based filaments are used. Test samples, according to (ASTM D 1037-06a, 2006) standards were subjected to; diagonal tensile and compression moment tests. According to the experiment results, the tensile moment values was determined to be higher than the compression moment values. The wood-based biscuit joining element has the highest values, the wood-based biscuit joining element was followed by the biscuit assembly elements obtained respectively from PLA and ABS-based materials produced in 3-D printer in the compression test; while the wood-based biscuit joining element has the highest values in the tensile test, this was followed by ABS and PLA biscuit joining elements. In the tensile test, it was observed that the biscuit joining elements produced with 3-D printer technology gave close values to the wood based biscuit joining element and that these elements can be used as an alternative to the wood-based biscuit element for the corner joining of the furniture elements.
AtıfTR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2020Beton Yol Uygulamalarında Derz Türlerine Göre Düşey Deplasman Oluşumlarının İncelenmesi ve Maliyet Analizi: Trabzon-Rize Örneği
Akpinar, Muhammet Vefa; Seferoğlu, Mehmet Tevfik; Güneş Seferoğlu, Ayşegül; Çelik, Muhammet
Türkiye'de beton yolların kullanımı her geçen gün artmaktadır. Özellikle Doğu Karadeniz Bölgesi'nde 10.000 km'nin üzerinde beton yol bulunmaktadır. Bu çalışmada, Trabzon ve Rize İllerinde yapılan beton yol uygulamaları incelenerek yaygın olarak kullanılan kaplama kalınlığı ve beton basınç dayanımı belirlenmiştir. Karadeniz Teknik Üniversitesi Hızlandırılmış Yol Tesisinde örnek kaplama modeli hazırlanmış ve gerçek trafik yüklemeleri altında beton kaplamaların düşey deplasman değişimleri incelenmiştir. Farklı derz türleri (hasır donatılı yarım derz, donatısız yarım derz, dolgulu tam derz ve dolgusuz tam derz) kullanılarak fayda ve maliyet analizi yapılmıştır. Elde edilen verilere göre, derzlerin yarım derz olması ve kaplamada donatı kullanılması, donatısız yarım derzlere göre 1.3 kat, dolgulu tam derze göre yaklaşık 4 kat, dolgusuz tam derzlere göre ise yaklaşık 9 kat daha az düşey deplasman oluşmasını sağlamaktadır. Ayrıca yapılan maliyet analizlerine göre kaplamalarda hasır donatının bulunması, beton kaplama maliyetine km’de 38.002,76 TL (%11,6) fiyat farkı oluşturmaktadır. Bu bilgiler ışığında, beton kaplamalarda yarım derz yapılmasının ve hasır donatının kullanılmasının kaplama derz bölgelerindeki faydasına oranla maliyetinin oldukça düşük olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca mevcut tam derzli beton yollarda %7'lik ilave bir maliyet ile derzlerin içinin bitüm esaslı dolgu malzemesi ve kauçuk levhalarla kaplanmasının, düşey deplasman değerlerini en az yarı yarıya azaltılabileceği ve bu sayede kaplama ömrünün uzatılabileceği tespit edilmiştir.
AtıfOpenAlex3TR Dizin2
İncele - MakaleAçık Erişim2019Düzlem İçi Eğilme Momenti Altındaki Elips Enkesitli T-birleşimlerinin Dayanımları
Ozyurt, Emre; Yilmaz, Murat
Elips en kesitli içi boş profiller (EHS), son yıllarda estetik ve şık görünümlerinden ötürü popülerdir. Bu profillermimarisel avantajlarının dışında, mühendislik açısından da bir çok avantajlara sahiptirler. Ancak, bu profillerdenyapılmış birleşimlerin tasarımı için herhangi bir yönetmelik mevcut değildir. Yapılan tasarımlarda genellikle eşdeğerkutu profil yaklaşımı kullanılmaktadır. EHS’ler iki farklı çaplara sahip oldukları için, dört farklı oryantasyon ilebirleşim türü oluşturulabilmektedir. Bu yüzden, eşdeğer kutu profil yaklaşımı her zaman ekonomik ve güvenli sonuçlarvermeyebilir. Bu çalışmanın amacı, mevcut yönetmelikteki eşdeğer kutu profil yaklaşımı kullanılarak EHS Tbirleşimlerinin düzlem içi eğilme momenti etkisindeki dayanımlarını ve göçme modlarını incelemektir. Bu çalışma,doğrusal olmayan sonlu elemanlar yazılımı olan ABAQUS v.6-14.1 programı kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Sayısalanalizlerden önce sonlu elemanlar modeli mevcut bir test ile karşılaştırılarak doğrulaması yapılmıştır. Yapılandoğrulama sonuçlarına göre, sonlu eleman tipi, malzeme özelliği, sonlu eleman ağ aralığı ve doğrusal olmayananalizlerde ele alınan zaman adımı gibi parametreler sayısal analizlerde kullanılmıştır. Bir dizi parametrik çalışma, anaelemanların geometrik özellikleri ve oriyantasyon tipleri dikkate alınarak gerçekleştirilmiştir. Sayısal analiz sonuçlarıeşdeğer kutu yöntemi ile karşılaştırılmıştır. Sayısal analiz sonuçlarına göre, mevcut yöntem ekonomik olmayanöngörülerde bulunduğu tespit edilmiştir. Ayrıca, tip 1 ve 2 ve tip 3 ve 4 oryantasyonları benzer davranışlara vedayanımlara sahip olduğu gözlemlenmiştir. Bu yüzden, ekonomik ve güvenli bir yöntem geliştirilmiş ve sayısalmodeller ile karşılaştırılmaları yapılarak doğrulanmıştır.
AtıfOpenAlex2TR Dizin2
İncele - MakaleYalnız künye2019Torul Kalesi (Gümüşhane) Cam Seyir Terası
Bagci, Harun Resit; Zeybek, Halil İbrahim; Şirin, Mürşit
Bu çalışmada, 2018 yılında turizme açılan Torul Kalesi Cam Seyir Terası incelenmiştir. Doğu Karadeniz Bölümü’nde, Gümüşhaneşehir merkezinin 24 km kuzeybatısında yer alan seyir terası, Gümüşhane-Trabzon karayolu (E97) güzergâhında, Harşit Çayı Vadisindekurulmuş Torul ilçe merkezini doğudan sınırlandıran Kale Tepe’de yer almaktadır. Çalışmanın amacı; seyir terası ve çevresinin coğrafiözelliklerini incelemek, turizm ve rekreasyon alanı olarak sürdürülebilir ve etkin kullanımına yönelik planlamalar yapmaktır. Coğrafibakış açısıyla tesisin yöre ekonomisine katkısını artıracak öneriler sunmak hedeflenmiştir. Buna yönelik olarak; arazi çalışmalarıyla,sahanın coğrafi özellikleri, çevresindeki turizm varlıklarına göre konumu ve sahaya yapılan yatırımlarla yaşanan mekânsal değişikliklertespit edilmiştir. Torul Belediyesi ve çeşitli kuruluşlardan terasla ilgili veriler temin edilmiş, görsel materyallere dönüştürülmüştür.Bulgulara göre; Torul Kalesi Cam Seyir Terası 2018 yılının başında hizmete girmesine karşın Torul’da, Gümüşhane’de ve Trabzon’dayaşayan, Trabzon-Gümüşhane güzergâhını kullananların ilgisini çekmeyi başarmış, Torul ilçesine ve Gümüşhane İline sosyoekonomikhareketlilik katmaya başlamıştır. Tesisi açıldığı günden bu yana 273.867 kişi ziyaret etmiştir. 2018 yılında 191.536 kişi terası ziyaretederken 2019 yılının ilk yedi ayında bu sayı 82.331 olmuştur. Bu rakamlar Torul Kalesi Cam Seyir Terası’nın Türkiye’deki emsalleriarasında önemli bir yer edineceğini göstermektedir. Terasın yakın çevresinde Karaca Mağarası, Limni Gölü, Örümcek Ormanları gibituristik çekicilikler bulunmaktadır. Seyir terasının etkin kullanımı için çevresindeki turizm varlıklarıyla birlikte planlanmasıgerekmektedir
AtıfTR Dizin2
İncele - MakaleAçık Erişim2018Tarihi Bir Yığma Minarenin Onarım Sonrasındaki Dinamik Karakteristiklerinin Deneysel Olarak Belirlenmesi
Günaydın, Murat
Tarihi yapılar ülkemizin önemli kültür miraslarıdır. Bu yapılar; gerek geçmişi günümüze bağlamaları, gerek yapım tekniklerindeki yüksek mühendislik bilgisi, gerekse de bulundukları bölgelere sağladıkları ekonomik katkılardan dolayı oldukça önemli olup geleceğe bozulmadan aktarılmaları kaçınılmaz bir zorunluluktur. Bu yapıların varlıklarını sürdürebilmesi, yapısal davranışlarının belirlenmesi ve gerekli onarım ve/veya güçlendirme işlemlerin uygulanmasıyla mümkündür. Bu amaçla ülkemizdeki birçok tarihi yapı onarılmış ya da güçlendirilmiştir. Uygulanan onarım ve/veya güçlendirme işlemin yapının yapısal davranışına etkisi, yapının bu işlemlerden sonraki özgün halinin korunması kadar önemlidir. Dolayısıyla, uygulanan onarım ve/veya güçlendirme işleminin yapısal davranışına olan etkisi ayrıca incelenmelidir. Bu çalışmada, Trabzon İskenderpaşa Camii minaresinin onarım sonrasındaki dinamik karakteristikleri deneysel olarak belirlenmiştir. Dinamik karakteristiklerin elde edilmesinde Deneysel Modal Analiz Yöntemi kullanılmıştır. Elde edilen dinamik karakteristikler minarenin literatürde var olan onarım öncesi sonuçları ile karşılaştırılmış ve olası farklılıklar irdelenmiştir.
AtıfTR Dizin4
İncele - MakaleAçık Erişim2018Effects of manufacturing type on control performance of multiple tunedmass dampers under harmonic excitation
Kahya, Volkan; Araz, O.
Using different optimization techniques, the optimum characteristics of multiple tuned mass dampers (MTMD) for reducing the dynamic response of primary structure due to various excitations are studied by many researchers. In this paper, the five practical MTMD models are considered which consist of different combinations of the mass, damping, stiffness coefficient and damping ratio in the MTMD. The criteria selected for the optimality is the minimization of the maximum value of the displacement dynamic magnification factor (DMF) of the primary structure with the MTMD system under external harmonic excitation. The optimum parameters of the MTMD systems are investigated using Sequential Quadratic Programming (SQP). Results obtained illustrate that the optimum MTMD-1 and MTMD-4 have nearly the same control performance and provide higher effectiveness than all the other types of MTMDs of the same mass ratio in reducing the displacement response of primary structure. Finally, a robustness analysis of optimally designed MTMD systems to investigate their performance under errors in the tuned frequencies is also performed in detail.
AtıfOpenAlex19TR Dizin6
İncele - MakaleYalnız künye2018Dynamic response of a reinforced concrete minaret
Tonyali, Z.; Günaydın, M.
Minarets are one of the specific structure types used commonly in Islamic Countries. Many minarets weredamaged or collapsed during catastrophic events like earthquake. During an earthquake to understand theminarets’ behavior are so important since dynamic response of these structures depends on a detailedunderstanding of their structural characteristics, such as geometrical shape, supporting system, mode shapes,natural frequencies and modal damping ratio etc. This paper examines in detail a Turkish style reinforcedconcrete (RC) minaret, its finite element modeling, modal analysis and earthquake analysis. A reinforcedconcrete minaret which is generally built in Turkey is selected as an application. Three-dimensional (3D)model of the minaret and its modal analysis are performed to obtain analytical frequencies and mode shapesusing ANSYS finite element program. The minaret’s linear transient analysis is carried out using the 1992Erzincan earthquake ground motion record to obtain the earthquake behavior of the minaret. At the end ofthe study, the calculated displacement responses and maximum-minimum principal stresses concentrationsfor the minaret are briefly discussed and illustrated.
AtıfTR Dizin3
İncele - MakaleAçık Erişim2018Investigation of the contact problem for a partial functionally gradedlayer by using finite element method
Kaya, Y.; Polat, A.; Bora, P.; Bendine, K.; Özşahin, T.ş.
The difficulty of producing functionally graded materials (FGM) and the fact that they are more expensive than homogeneous materials emerge as an industrial problem. The starting point of this study is to investigate alternative solution methods that will contribute to the mentioned problem. In parallel, the analysis of the contact problem for a layer, which is loaded by a rigid block and resting on the elastic half plane, is presented in this paper. Only the area under the block is considered as FGM, the other parts are considered homogeneous material, unlike the studies in the literature. There is no analytical solution for this study and it is compared with the solution which is completely functionally graded (FG) layer in the literature by using finite element method (FEM). Material properties of the FG layer are defined by the macro added to the ANSYS program. The analysis for the partial FG layer were compared with the completely FG layer analysis as figures and tables, and as a result it was predicted that partial FGM could be used for the static problems and may also be practical applications in the industry.
AtıfOpenAlex1TR Dizin1
İncele - MakaleYalnız künye2017A Case Study on the Selection and Conversion of Urban Transformation Areas
Çelik, Kemal
Urbanization is the process of the people migrates from small residential area to larger urban centers, often motivated by growing economically. Growth in large centers has not been planned. It is avoidable fact that the vast majority of the housing in our country has not been built in compliance with the public housing laws. This situation, which everyone agrees but cannot be irrepressible in spite of the laws, creates a risk of disaster in terms of poor quality and causes a distorted urbanization. The necessity of planned intervention in order to remove unplanned urbanization and a blot on the landscape and create more habitable areas reveals the concept of 'Urban Transformation'. Accordingly, urban transformation is to provide that make it a place for more livable standards by establishing the integrity of urban areas subjected to collapse in terms of physical, social and cultural with the city. In this study, the change of construction in Yenimahalle in Gümüşhane was investigated. Images for 1946, 2004 and 2014 were obtained with the purpose of analyzing the suitability of UT. The obtained data were converted into 3D with the SketchUp program. Processing of legal draw distances on 1/1000 scaled the master plan application revealed unplanned urbanization. Urban transformation modeling study was carried out in this area. 3D version of this model was revealed and then new situation after the emergence of this model was compared with old one. It was also investigated whether there is a suitable area for urban transformation.
AtıfTR Dizin3
İncele - MakaleYalnız künye2016Saunaların Yapım Teknikleri ve Tek Kişilik Konut Tipi Sauna Örneği
Fidan, M. Said; Kale, Brış; Yaşar, Memet; Yaşar, Şadiye Ş; Alkan, Elif; Altinok, Mustafa
Doğada, sıcak ve soğuk olmak üzere birbirine zıt iki kutup vardır. Sauna bu tezatların bir uygulama mekanıdır. Sauna, hava ve su vasıtasıyla soğutulan bir sıcak hava banyosudur. Bu banyo ile insan bedeni, soğuk ile sıcak arasındaki doğanın mücadelesini küçük çapta da olsa uygulamasını yaşamaktadır. Buna göre; sauna, sıcak ile soğuğun etkileri arasındaki sonsuz çekişmeyi temsil etmektedir. Sauna, bu iki büyük tesiri ideal bir şekilde bünyesinde toplamaktadır. Bu çalışmada, saunaların yapım teknikleri hakkında literatür taramaları ve tek kişilik konut tipi sauna yapımı örneklendirilmiştir. Çalışma sonunda; elde edilen teknik dokümanlar ve edinilen tecrübeler ile bütün tasarlanmış saunalara yeni bir alternatif olarak, konut tipi mekanlar için banyoda tek kişilik bir sauna modeli geliştirilmeye çalışılmıştır
- MakaleYalnız künye2016A Parametric Study on Evaluation of Backfill Interaction on Seismic Response of a Cantilever Wall
Çakır, Tufan
Konsol duvarların sismik davranışının bilinmesi, bu yapıların deprem bölgelerindeki başarılı tasarımını tesis etmek için önemli bir unsurdur. Bu çalışmada, konsol bir istinat duvarının sismik tepkisi üzerinde dolgu özellikleri değişiminin etkilerini incelemek için bir sonlu elemanlar yöntemi kullanılmıştır. Bu yöntemde zemin-yapı ve dolgu-duvar etkileşimleri dikkate alınmıştır. Dört farklı dolgu zemini koşulu dikkate alınarak, dolgu-konsol duvar-temel/zemin sisteminin dinamik analizleri zaman ortamında ANSYS programıyla gerçekleştirilmiştir. Yerdeğiştirme ve gerilmeler doğrusal olmayan analizlerle belirlenmiş ve dinamik davranışın dolgu özelliklerine oldukça duyarlı olduğu ortaya konmuştur
AtıfTR Dizin1
İncele





