Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yazarlar

  • MakaleAçık Erişim2025
    Otonom deniz araçlarının ticari deniz taşımacılığında kullanımının donatanlar açısından değerlendirilmesi

    Gergin, Ramazan Eyüp

    Ticari deniz taşımacılığının gelişimine katkı sağlayan teknolojik değişimler işletmelerin maddi unsurlarının yanı sıra rekabet güçlerini de arttırmaktadır. Otonom deniz araçları teknolojisi ise son on yılda hızla gelişmektedir. Ancak, otonom deniz araçlarının ticari deniz taşımacılığı için uygulanabilirliği ve uygulama potansiyeli hala belirgin değildir. Bu araştırmanın temel amacı otonom deniz araçlarının ticari deniz taşımacılığında kullanımına etki eden kriterlerin önem ağırlıklarının donatanların bakış açısıyla değerlendirilmesidir. Bu amaç doğrultusunda otonom deniz araçlarının ticari deniz taşımacılığında kullanımını etkileyen kriterler literatür araştırması ile belirlenmiştir. Otonom deniz araçlarının ticari deniz taşımacılığında kullanımını etkileyen kriterlerin önem ağırlıklarının hesaplanmasında Sezgisel Bulanık SWARA (IF-SWARA) yönteminden yararlanılmıştır. Yapılan uygulamanın sonuçlarına göre otonom deniz araçlarının ticari deniz taşımacılığında kullanımını etkileyen en önemli kriterin 0,1913 önem ağırlığı ile İşletme Maliyetleri (ODA1) olduğu tespit edilmiştir.

    • SDG 9 · Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı
  • MakaleAçık Erişim2024
    A bibliometric review on the sustainability of airport and airline operations

    Vural, Mehmet Fatih; Vural, Selvi

    The importance of sustainability in research has been increasing day by day. This article aims to determine the extent to which sustainability is studied in the context of airport and airline operations in terms of economic, environmental, and social dimensions, and to identify gaps in the literature to guide future research. To achieve this goal, bibliometric analysis is employed. Using the Perish or Publish literature search program, studies obtained from the Scopus database are analyzed using the Vosviewer program to examine the dimensions of sustainability in airport and airline operations. Additionally, the most prolific authors, most cited publications, journals with the highest number of articles published, and the most studied sectors related to the topic are analyzed to contribute to the literature.

  • MakaleAçık Erişim2023
    Deniz Güvenliğinde 21. Yüzyıl Tehditlerinin AHP Yöntemiyle Değerlendirilmesi

    Tutak, Eda

    21. yüzyılın küresel siyasi ve ekonomik gündem döngüsünde denizlere yönelik ilgi hızla yaygınlaşmıştır. Ulaşım, küresel ticaret, doğal kaynak rezervleri ve transferi gibi konularda merkezi konumda yer alan deniz alanlarının güvenliği de özellikle 2000’li yılların başından itibaren ulusal ve uluslararası güvenlik stratejilerinin önemli bir parçasını oluşturmaktadır. Ancak “deniz güvenliği” kavramına yönelik farklı bakış açıları, kavramın tek bir tanımının olmamasına dolayısıyla söz konusu güvenliği tehdit eden unsurların da farklı anılmasına yol açmaktadır. Deniz güvenliğini tehdit eden unsurlar üzerinde küresel ölçekte bir uzlaşının sağlanamaması, hem deniz güvenliği konusunda küresel ortaklık zemini oluşmasını engellemekte hem de bu tehditlerle mücadelenin zayıflamasına neden olmaktadır. Deniz güvenliğini tehdit eden en güçlü ortak tehdit unsurlarının belirlenmesi, bu tehditlerle mücadelede ortak hareket edilmesi açısından önemlidir. Bu çalışmanın amacı; deniz güvenliği kavramının tanımlanmasında kapsamlı bir analiz gerçekleştirmek ve 21. yüzyılda deniz güvenliğini tehdit eden en güçlü unsurları belirlemektir. Bu amaç doğrultusunda 21. yüzyıl deniz güvenliği tehditleri; akademik çalışmalar, devletler ve uluslararası örgütler tarafından yayınlanan strateji belgeleri, askerî dokümanlar ve raporlar kapsamında belirlenmiştir. Daha sonra AHP (Analytic Hierarchy Process) Yöntemi aracılığıyla bu tehditlerin önem dereceleri tespit edilmiştir. Çalışma sonucunda 21. yüzyılda deniz güvenliğini tehdit eden en önemli ilk üç unsur sırasıyla; 0,3169 önem derecesiyle ile İklim Değişikliği, 0,2104 önem derecesiyle Deniz Kirliliği ve Çevre Sorunları ve 0,1783 önem derecesiyle Devletlerarasındaki Deniz Sınırı Anlaşmazlıkları olarak tespit edilmiştir.

    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
  • MakaleAçık Erişim2023
    Cumhuriyetin 100. yılında türk deniz kuvvetleri’nin dış politikada artan etkisi

    Tutak, Eda

    Deniz kuvvetleri, sadece savaş zamanında ulusal güvenliğin teşkil edilmesinde değil barış zamanında bayrak ve varlık gösterme, barışı destekleme, insani yardım ve arama-kurtarma harekâtlarının icrasıyla da ulusal çıkarların gerçekleştirilmesinde kritik rol oynamaktadır. Özellikle barış zamanında gerçekleştirdiği faaliyetler ile dış politik hedeflere hizmet eden deniz kuvvetleri, dış politikanın önemli bir parçasını oluşturmaktadır. Türk Deniz Kuvvetleri, küresel siyasette Türkiye’nin rekabet gücüne önemli ölçüde katkı sunan hem sert hem de yumuşak güç araçlarından biridir. Bu çalışmanın amacı, Cumhuriyetin 100. yılında Türk Deniz Kuvvetleri’nin ne boyutta geliştiğini incelemek ve dış politikada etkili bir ulusal güç aracı olduğunu ortaya koymaktır. Bu çalışma, Türk Deniz Kuvvetleri’nin 1997’de yayınladığı ve özellikle 2000’li yılların başından itibaren hız kazanan “Açık Denizlere Doğru” stratejisi kapsamında gerçekleştirdiği modernizasyon faaliyetleri, uluslararası harekât, tatbikat ve uygulamalar ile ülke dış politikasında daha etkin rol oynadığını savunmaktadır. Küresel gelişmeler neticesinde denizlerin artan önemi, Türk Deniz Kuvvetleri’ni donanma gücünü geliştirmeye yöneltmiş bu kapsamda donanma altyapısını oluşturan araçların sayısından çok niteliği dikkate alınmıştır. Türk donanma gücü daha teknolojik, daha milli, daha yetenekli ve daha stratejik unsurlarla donatılmış, Cumhuriyetin 100. yılında daha modern bir Türk Deniz Kuvvetleri ortaya çıkmıştır.

  • MakaleAçık Erişim2023
    Nato standartlarında bir deniz kuvvetleri inşası:ukrayna 2035 deniz stratejisi örneği

    Tutak, Eda

    Azak Denizi ve Karadeniz’e bulunan kıyıları, enerji rezervlerine yakınlığı, Rusya ve Orta-Asya enerji kaynaklarının Avrupa’ya taşınmasındaki transit ülke konumu Ukrayna’yı bölgede sürdü-rülebilir güvenliğin kilit aktörü haline getirmektedir. Bağımsızlığını kazandığı 1991 yılından iti-baren NATO ile ortaklık geliştiren Ukrayna, bir taraftan ülkedeki otokratik eğilimleri yumuşat-mak diğer taraftan Rusya’dan gelen baskıları dengelemek için NATO ile iş birliğini askerî, siyasi ve jeopolitik kapsamda araçsallaştırmıştır. Ukrayna, 2.759 km kıyı uzunluğu ve 72 bin km²’den fazla münhasır ekonomik bölgesiyle askerî ve ekonomik açıdan ulusal çıkarları denizlerle ya-kından bağlantılı olan bir devlettir. Dolayısıyla denizlerde hareket yeteneğine sahip, modern ve gelişmiş bir donanma gücüne sahip olmak Ukrayna açısından kritik önem taşımaktadır. Ancak 2014 yılında Rusya’nın Kırım’ı ilhak etmesiyle birlikte Ukrayna Donanması’nın %70’i yok ol-muş, 2022 yılında Rusya tarafından Ukrayna’ya karşı başlatılan geniş çaplı askerî operasyon ise Ukrayna Donanması’nın hayati önemini yeniden ortaya koymuştur. Bu çalışmanın amacı Uk-rayna tarafından yayınlanan 2035 Deniz Kuvvetleri Strateji Belgesi’ni analiz etmek ve belgede yer alan reformların NATO standartları, ilkeleri ve değerlerini içeren hedeflerini incelemektir. Ukrayna Deniz Kuvvetleri, 2035 yılına kadar NATO standartlarında modern ve gelişmiş do-nanma gücü inşa etmeyi ve açık deniz hareket kabiliyetine sahip bir kuvvet yapılanması ger-çekleştirmeyi hedeflemektedir.

  • MakaleAçık Erişim2023
    21. Yüzyıl Deniz Gücünün Askeri ve Ticari Perspektiften Analizi İçin Yeni Bir Yaklaşım Önerisi: Türkiye Örneği

    Tutak, Eda; Koçer, Gokhan

    Denizler, tarih boyunca toplumsal hayatı derinden etkilemiş, 21. yüzyıla gelindiğinde küreselleşme ve teknolojik ilerlemeye bağlı olarak bu etkinin kapsamı oldukça genişlemiştir. Devletlerin sahip olduğu deniz gücü de ulusal ve küresel güce katkı sunan önemli güç göstergelerinden birine dönüşmüştür. Bu çalışmanın amacı; deniz gücünün askeri ve ekonomik perspektiften ele alındığı bir yaklaşım sunmak ve deniz gücünü etkileyen başarı faktörlerini tespit ederek bu faktörlerin önem derecelerini belirlemektir. Bu kapsamda devletlerin deniz gücünün ölçülmesinde kullanılacak bir model önerisi sunulmuş ve önerilen model Türkiye örneğiyle test edilmiştir. Çalışmada deniz gücünü etkileyen başarı faktörleri, literatüre dayalı olarak askeri ve ekonomik olmak üzere iki grupta belirlenmiştir. Bu faktörlerin önem ağırlıkları ise çok kriterli karar verme yöntemleri içerisinde yer alan Analytic Hierarchy Process (AHP) Yöntemi aracılığıyla tespit edilmiştir. Çalışma sonucunda askeri deniz gücü yeteneğinde etkin olan en önemli ilk üç faktör; Denizcilik Politikası, Donanma Alt Yapısının Milli Teknolojiyle Oluşturulması ve Teknoloji olarak belirlenmiştir. Ticari deniz gücü yeteneğinde etkin olan en önemli ilk üç faktör ise Denizcilik Politikası, Sürdürülebilir Deniz Ekonomisi ve Teknoloji olarak saptanmıştır.

  • MakaleAçık Erişim2021
    Uçak çevrim süresinin COVID-19 öncesi ve sonrası simülasyon analizi

    Ateş, Savaş Selahattin; Öztürk, Ahmet

    Havaalanları hava tarafı ile kara tarafı arasında bağlantı sağlayan önemli alt yapılarından biridir.Havaalanlarında birçok havayolu işletmesi genellikle yer hizmetleri şirketleri vasıtasıyla yer operasyonunugerçekleştirmektedir. Gerçekleştirdikleri bu operasyon bazen uçak çevrim süresi zamanı (turnaround time)içinde yapılmaktadır. Uçak çevrim süresi bir uçağın park pozisyonuna park ettikten sonra bir sonraki seferinyer operasyonu için gerekli olan minimum zamandır. Bu çalışmada bir havayolu şirketinin yer operasyonuarena simülasyon programı yardımıyla covid-19 öncesi ve covid-19 sonrası olarak ele alınmıştır.Araştırmanın sonucunda ilgili havayolu şirketi merkez üs (hub) olarak kullandığı havalimanında dar gövdelibir uçak için belirdiği süreler baz alındığında hem covid-19 öncesi hem de covid-19 sonrası başarılı olduğugörülmektedir

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 9 · Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı
  • MakaleAçık Erişim2019
    Deniz hukukuna ilişkin temel egemenlik alanları bağlamında arktik’teki ihtilaflı alanlar ve hukuki durum

    Sancak, Kadir

    Dünyada sorunların ve ihtilafların bulunduğu birçok bölge vardır ve bunlardan biri de Arktik’tir. Coğrafişartlarının elverişsiz olması bölgeyi yakın dönemlere kadar küresel güçlerin hegemonik paylaşımlarından uzaktutmuştur. Ancak teknolojik gelişmelere ilave olarak iklim değişiklikleri gibi çevresel faktörler Arktik bölgesiniküresel mücadelenin gündemine dâhil etmiştir. Dünyada pay edilmeyen son coğrafyalardan olan Arktik, bugünözellikle kıyıdaş beş ülkenin egemenlik iddiaları ile konuşulmaktadır. Bugün için Kuzey Kutbu’nun hukukistatüsünü düzenleyen özel bir antlaşma ya da düzenleme bulunmamaktadır. Kıyıdaş ülkeler bölgedekianlaşmazlıkların çözümü için 1982 tarihli BMDHS’yi esas almaktadırlar. Bölgedeki en önemli sorun kıyıdaşülkelerin sahip oldukları kıta sahanlıklarının sınırlarının belirlenmesi sorunudur. Bu bağlamda ABD dışındakidört ülke sahip oldukları 200 deniz millik kıta sahanlığını 350 deniz miline kadar genişletme talebiyle BirleşmişMilletler Kıta Sahanlığı Sınırları Komisyonu’na başvurmuş ve başvurular henüz bir karara bağlanmamıştır. Buçalışmada meselenin daha iyi anlaşılabilmesi için öncelikli olarak deniz hukukuna ilişkin temel kavramlaraçıklanmıştır. Sonrasında ise meselenin esasını oluşturan bölgedeki ihtilaflı alanlar ve bunların hukuki durumuizah edilmeye çalışılmıştır.

    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
  • MakaleYalnız künye2016
    Ülkelerin denizyolu taşımacılığı bağlantılılık düzeyinin gelişmekte olan doğu asya ve pasifik ekonomilerine yapılan ihracata etkisi

    Ünver, Mustafa

    Bu çalışma, denizyolu taşımacılığı bağlantılılık düzeyinin ekonomilerin ihracat düzeyine etkisini araştırmaktadır. Çalışmada bu ilişki, 100 ülkenin bölgesel ve gelir düzeylerine göre ayrıştırılmış farklı ülke grupları için 2004-2014 dönemi yıllık verileri ile dengesiz panel veri analizi yöntemi kullanılarak tahmin edilmiştir. Bağımlı değişken olarak; ülkelerin Doğu Asya ve Pasifik bölgesinde bulunan gelişmekte olan ekonomilere gerçekleştirdiği ihracat kullanılmıştır. Diğer taraftan; modellerdeki bağımsız değişkenler sırasıyla denizyolu taşımacılık bağlantılılık endeksi, doğrudan yabancı sermaye yatırımları, kişi başına GSYH ve döviz kuru değişkeni olarak ifade edilebilir. Çalışmanın bölgesel ülke gruplarının analiz sonuçlarına göre; Avrupa Birliği, Avrupa ve Merkezi Asya, Latin Amerika ve Karayip, Afrika ve Ortadoğu ve Kuzey Afrika bölgelerinin denizyolu taşımacılık bağlantılılık endeksi seviyelerinin bağımlı değişken üzerinde pozitif yönlü ve istatistiksel olarak anlamlı bir etkisi bulunmuştur. Avrupa Birliği ve Avrupa ve Merkezi Asya bölgelerinde doğrudan yabancı sermaye yatırımlarının bağımlı değişken üzerinde negatif ve istatistiksel olarak anlamlı bir etkisi bulunmuştur. Diğer taraftan; Latin Amerika ve Karayip ve Afrika bölgelerinde doğrudan yabancı sermaye yatırımları değişkeninin bağımlı değişken üzerinde pozitif yönlü ve istatistiksel olarak anlamlı bir etkisi bulunmuştur. Avrupa Birliği ve Ortadoğu ve Kuzey Afrika bölgelerinde kişi başına düşen GSYH'nın bağımlı değişken üzerinde pozitif yönlü ve istatistiksel olarak anlamlı bir etkisi bulunmuştur. Döviz kuru değişkeninin ise; Arab ülkelerinde bağımlı değişken üzerinde negatif yönlü ve istatistiksel olarak anlamlı bir etkiye sahipken, Afrika ve Ortadoğu ve Kuzey Afrika bölgelerinde pozitif yönlü ve istatistiksel olarak anlamlı bir etkisi bulunmuştur. Çalışmanın gelir düzeyleri için ülke gruplarının analiz sonuçlarına göre ise; denizyolu taşımacılık bağlantılılık endeksi ve kişi başına düşen GSYH değişkenleri tüm gelir düzeylerindeki ülke gruplarında bağımlı değişken üzerinde pozitif yönlü ve istatistiksel olarak anlamlı bir etkiye sahip olmuştur. Bununla birlikte; orta gelirli ülke ve düşük ve orta gelirli ülke gruplarında doğrudan yabancı sermaye yatırımlarının bağımlı değişken üzerinde pozitif yönlü ve istatistiksel olarak anlamlı bir etkisi bulunmuştur. Son olarak; orta gelirli, üst orta gelirli, düşük ve orta gelirli ve düşük gelirli ülke gruplarında döviz kuru değişkeni bağımlı değişken üzerinde pozitif yönlü ve istatistiksel olarak anlamlı bir etkiye sahip olmuştur

  • MakaleYalnız künye2015
    Buharlı gemi çağı'nda karadeniz'de avrupa denizciliği

    Yilmaz, Ozgur

    19. yüzyıl ticaretlerinde görülen değişimler buharlı gemilerin kilit rollerini ortaya koymaktadır. Avrupalıların Güney Karadeniz sahillerine yaptığı ilk ticaret teşebbüsleri yelkenli gemiler ile başlasa da 1836 yılından itibaren bu sularda buharlı gemilerin seferlere başlaması denizcilik faaliyetlerinin niteliğini tamamen değiştirdi. Buharlı gemi teknolojisini elinde bulunduran Avrupalı devletler kısa sürede Karadeniz'deki denizciliğin büyük bir kısmına hâkim oldu. Fakat yine de böyle bir rekabet ortamda Osmanlı denizciliği Karadeniz'de ayakta kalmaya çalıştı. Bu çalışmanın amacı bu rekabet döneminde Güney Karadeniz'de Avrupa buharlı denizciliğinin kuruluşu, gelişimi ve Osmanlı denizciliği karşısındaki durumunu ortaya koyarak 19. yüzyılda Türk deniz ticaretinin bu limanlardaki görüntüsünü ortaya koymaktır. Çalışmanın ana kaynakları İngiliz ve Fransız konsolosluk kaynaklarıdır

  • MakaleYalnız künye2015
    The trabzon port construction project of dussaud brothers (1870)

    Yilmaz, Ozgur

    Growing commercial activity in the second half of the 19th century revealed inadequate conditions of the Çömlekçi Port by which a great part of the Trabzon's trade realized in this period. The first infrastructure works was carried at the port during and after the Crimean War. But the construction of a port by a private company was also on the agenda. A French Engineering Company, Dussaud Brothers, prepared a large project that includes all infrastructure elements needed by the port and presented to the government in 1870. The company's offer was not accepted; but when we look at the subsequent port construction projects and the modern Trabzon Port completed in mid-20th century, it can easily be seen the impact of Dussaud's project. Based on the archival documents, this article aims to evaluate Dussaud Brothers' project under the previous and subsequent woks and to demonstrate the effects of the project.

  • MakaleYalnız künye2015
    Xıx.yüzyıl sonları ve xx. yüzyıl başlarında ordu limanı

    Saylan, Kemal

    Karadeniz'in uluslararası ticarete açılmasıyla birlikte XIX. yüzyıldan itibaren Karadeniz liman şehirleri dünya ticaretiyle bütünleşmeye başlamıştır.Karadeniz kıyısında küçük bir liman kasabası olan Ordu da bu gelişmelerden etkilenmiş, önceleri içe kapanık ekonomik faaliyetler sürdüren yöre, dış piyasalarla tanışarak ithalat ve ihracat yapar hale gelmiştir. Bu gelişme limandaki altyapı imkânlarının geliştirilmesini de zorunlu kılmış ve Ordu'da bir iskele inşa edilmiştir. Ayrıca Ordu'da kayıkçı esnafının mağdur olduğu bazı sorunlar da yaşanmıştır. Bu çalışma yaşanan entegrasyon sürecinde Ordu Limanı'na dair bazı tespitler yapmayı amaçlamaktadır. Çalışmada Karadeniz'in uluslararası ticarete açılmasıyla birlikte ticaret potansiyeli artan Ordu Limanı'nın durumu ve kazanın büyümesine etkisi üzerinde durulacaktır