Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

  • MakaleAçık Erişim2026
    Türkiye’de Tek Partili Dönem’in Çözülüşünde Örgütsel Muhalefet: Dörtler Hareketi ve Muhalefetin Politikası

    Vural, Mehmet Fatih; Tokmak, Meriç

    Dörtlü Takrir Olayı’nın adını koyduğu Dörtler hareketinin yükselişi Türkiye’de Tek Partili Dönem’in çözülüşünü ivmelendiren bir uğrak olarak öne çıkar. Savaş sonrası Türkiye’sinde CHP içinde billurlaşan bölünme sürecinde Dörtler muhalefetinin politikasının analizi makalenin konusunu oluşturmaktadır. Makale, muhaliflerin nihai hedefleri, muhalif pozisyonlarının siyasal dayanakları ve nihai hedefe ulaşabilmek için öngördükleri-kullandıkları stratejiler kapsamında Dörtlerin politikasını, parti/iktidar cephesinin politikasıyla bakışımlı olarak ve literatürde gözlemlenmeyen bir tarzda “örgütsel muhalefet” (organizational dissent) perspektifinden katkı almaya çalışarak incelemek amacındadır. Dörtlü Takrir’in içeriminin tespit edilmesi, muhalefetin politikasıyla bağlantılarının kurulması ve bunların örgütsel muhalefet mefhumu içinde irdelenmesi incelemenin anahtarı olarak belirlenmektedir. Makale; Dörtlerin nihai hedef ve muhalefet stratejisinin birbiriyle ilişkilendirilerek değerlendirilmesi gerektiği, muhalefetin bütün gaye ve stratejisinin Takrir’e sıkıştırılamayacağı, muhalefetin politikasının bir süreç bağlamında kavranabileceği, muhalefetin politikasının analizinin de bu sürecin safhalara ayrılmasıyla gerçekleştirilebileceği, örgütsel muhalefet objektifinden bakıldığında örgütsel muhalefet temasındaki süreçlere ilişkin zenginliklerin Dörtler hareketinde görülebileceği argümanlarını esas almaktadır. Makalede Takrir’i veren muhaliflerin Dörtlü Takrir’de açığa vurulan (subjektif) nihai hedefinin, esasen çoğulculu bir demokratikleşmenin gerçekleştirilmesi olduğu ortaya koyulmaktadır. Ancak, bütünsel olarak değerlendirildiğinde iktidarı elde etmenin Dörtler hareketinin objektif nihai hedefi olduğu izlenmektedir. Subjektif nihai hedefin, objektif nihai hedefe ulaşmak için muhaliflerce bir basamak olarak düşünüldüğü, örgütsel muhalefeti “açık”-“dikey” biçime kavuşturan Dörtlü Takrir’in bu çerçevede kullanıldığı savunulmaktadır. Bu saptama, Dörtlerin objektif nihai hedefi doğrultusunda, iç-dış muhalefet perspektifli, bir süreç bağlamında safhalara yayılmış bir strateji öngördüğünün teşhis edilmesiyle ve “örtük”, “açık”, “yer değiştirmiş” muhalefet esnstrümanlarının tüketilmesinin ardından muhalifler açısından, iktidar hedefini gözeten bir şekilde, Dörtlü Takrir’in reddi ve “damgalama”, “misillemeler” sonrasında, ikinci safhaya, dış muhalefet düzlemine geçme mecburiyetinin doğduğunun bulgulanmasıyla desteklenmektedir.

    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
  • MakaleAçık Erişim2024
    A bibliometric review on the sustainability of airport and airline operations

    Vural, Mehmet Fatih; Vural, Selvi

    The importance of sustainability in research has been increasing day by day. This article aims to determine the extent to which sustainability is studied in the context of airport and airline operations in terms of economic, environmental, and social dimensions, and to identify gaps in the literature to guide future research. To achieve this goal, bibliometric analysis is employed. Using the Perish or Publish literature search program, studies obtained from the Scopus database are analyzed using the Vosviewer program to examine the dimensions of sustainability in airport and airline operations. Additionally, the most prolific authors, most cited publications, journals with the highest number of articles published, and the most studied sectors related to the topic are analyzed to contribute to the literature.

  • MakaleAçık Erişim2024
    Havacılık Sektöründe Örgütsel Sessizliğin Öncüllerinin İncelenmesi

    Vural, Mehmet Fatih; Vural, Selvi

    Amaç – Çalışmanın amacı, havacılık sektöründe örgütsel sessizliğin öncüllerini belirlemektir. Buna bağlı olarak, havacılık sektöründe faaliyet gösteren havayolu, hava aracı bakımı, yer ve yolcu hizmetleri gibi çok sayıdaki işletmede ya da örgütte sessizliğe neden olan unsurlara yönelik önceden önlem alınması hedeflenmektedir. Yöntem- Araştırmada, veriler nitel yöntem aracılığıyla elde edilmiş ve çalışan düzeyindeki 30 katılımcı ile görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Araştırmada tematik içerik analizinden yararlanılmış olup veri analizleri NVIVO yazılımı kullanılarak yapılmıştır. Bulgular- Elde edilen bulgulara göre; havacılık sektöründe en yaygın görülen sessizlik türü kabullenici sessizlik olup nispeten daha az ölçüde de olsa bilhassa kadın çalışanlar tarafından korumacı (prososyal) sessizlik davranışının sergilendiği görülmektedir. Araştırma bulguları sektörde sessizliğin büyük ölçüde örgütsel birtakım öncüllerden kaynaklı olduğunu fakat havacılık sektöründe bu nedenler arasında yöneticiye duyulan güvenin de yer aldığını göstermektedir. Öte yandan, az sayıdaki çalışanın sessizliği bireysel öncüllere dayanırken, kültürel nedenlerden ise güç mesafesinin yanı sıra havacılık sektöründe kollektif bir yaklaşımla hareket edilmesi nedeniyle toplulukçuluk kültürünün de örgütsel sessizliğin öncülleri arasında yer aldığı bulgusuna ulaşılmıştır. Tartışma- Havacılık sektöründe, yalnızca savunmacı sessizlik türüne hiç rastlanmamıştır ve bu durum hem toplulukçu kültürlerde savunmacı eylemlerin düşük olması hem de yöneticiye duyulan güvenin zayıf olduğu örgütlerde çalışanların savunma davranışında bulunmaması olmak üzere iki temelde açıklanmaktadır. Bir diğer konu, sadece kadın çalışanların korumacı (prososyal) sessizlik davranışları sergilemesi cinsiyet temelli bir yaklaşımla erkeklere nazaran duygusal bağlılığının yüksek düzeyde olmasından kaynaklanmaktadır. Yöneticilerine güven duymayan çalışanların sessizlik davranışları sergilediği görülmekte, pek çok sektörde olduğu gibi havacılık sektöründe de yöneticiye duyulan güven aracılığıyla örgüt içi iletişim arttırılarak ya da etkin kılınarak örgütsel sessizliğin azaltılabileceğine inanılmaktadır. Yazında, kültürel unsurlardan sadece güç mesafesinin örgütsel sessizliğin bir nedeni olduğundan bahsedilmekteyken, elde edilen bulgulara göre havacılık sektöründe çalışanların toplulukçuluk eğiliminin de örgütsel sessizliğin öncüllerinden biri olduğu anlaşılmaktadır. Elbette, bu durum havacılık sektörünün kendine özgü bir nitelik taşıyabilmekte, ancak farklı sektörlerde gerçekleştirilecek araştırmalar ile konunun sektöre özgü bir nitelik taşıyıp taşımadığının ortaya koyulabileceği düşünülmektedir.