Yazarlar
- Kaygusuz, Abdullah(2)
- Yücel, Cem(2)
- Alper Aslankurt(1)
- Arslan, Mehmet(1)
- Aydınçakır, Emre(1)
- Bahtiyar Keleş(1)
- Güloglu, Z. Samet(1)
- Güloğlu, Zikrullah Samet(1)
- Jeong, Youn-Joong(1)
- Kandemir, Raif(1)
- Lerosey-Aubril, Rudy(1)
- Mustafa Ataman(1)
- Siebel, Wolfgang(1)
- Sipahi, Ferkan(1)
- Temizel, Irfan(1)
- Vural, Alaaddin(1)
- Zeynep Delimehmet(1)
- Çakmak, Gökhan(1)
- Şahin Delioğlu(1)
Yayınlar
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2026Karayaşmak (Demirözü-Bayburt, KD Türkiye) ve yakın çevresinin hidrotermal alterasyon mineralojisi ve jeokimyası açısından incelenmesi
Mustafa Ataman
Bu çalışma Karayaşmak (Demirözü, Bayburt, KD Türkiye) ve yakın çevresinin değerli baz metal ve elementlerin aranmasına yönelik alterasyon mineralojisi ve kayaç jeokimyası verileri kullanılarak hidrotermal alterasyon ve kütle değişiminin hesaplanması amaçlanmıştır. Çalışma alanında en yaşlı birim Pulur metamorfitleridir. Temel kayaçları oluşturan ve Permo-Karbonifer öncesi yaşlı olarak kabul edilen bu litostratigrafik birim gnayslar, amfibolitler, şistler ve metakuvarsitleri içerir. Bunların üzerine uyumsuzlukla Liyas yaşlı Hamurkesen Formasyonunun volkano-tortul serisi gelmektedir. Hamurkesen Formasyonu kumlu kireçtaşı, kumtaşı, kiltaşı, çamurtaşı, tüf, tüfit, aglomera, volkanik breş ardalanmasından oluşmaktadır. Formasyonu Kuvaterner yaşlı alüvyonlardan örtmektedir. Kumtaşları grovak olarak, tüfler ise litik kristal tüf diye adlandırılmıştır. Tüfler orta-yüksek K’lu kalk-alkali özellikte olup SI, CIA ve AI değerleri hidrotermal alterasyonu desteklemekte ve orta derece ayrışmıştır. Tüflerde serizitik ayrışma, serizit-karbonat ayrışma, klorit-karbonat ayrışma ve kloritik-propilitik ayrışma belirlenmiştir. Tüflerin kütle değişim hesaplamalarında (Zn+Cu+Pb) değerleri çok fazla değişmezken, (FeO+MgO) ve (K2O+SiO2) değerlerinin genel olarak artması bunların farklı hidrotermal süreçlerle geliştiği ve hidrotermal sıvıların bu metallerce fakir olduğu anlaşılmıştır. Tüflerde isocon analizine göre genel olarak %37,06-41,62 kütle kaybı ve %20,14-48,56’lık bir kütle kazancı gerçekleşmiştir. Kütle artmasının sebebi Ca, Na, Fe, Mg ve Si elementlerinin artmasından kaynaklanmaktadır. Tüflerde hidrotermal alterasyon minerallerinin gelişiminde hidrotermal sıvılar önemli bir rol oynamıştır. Tüflerdeki hidrotermal alterasyon ürünlerinin muhtemelen epitermal evrede, asidik-hafif alkali ortam koşullarında, hidrotermal alterasyonu sonucu ve dolayısıyla farklı hidrotermal alterasyon koşulları geliştiği için farklı kütle değişimleri oluşmuştur.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025Bayburt halk kültürü ve bu kültüre dayalı söz varlığı
Şahin Delioğlu
Kültür toplumların gelecek nesillere aktardığı duyuş ve düşünüş birliğini oluşturan gelenek durumundaki her türlü yaşayış, düşünce ve sanat varlıklarının toplamıdır. Doğu Karadeniz Bölgesi sınırları içerisinde yer alan Bayburt ve yöresi ise çeşitli Türk boylarına ev sahipliği yapmış, kültürel varlığı zengin olan bölgelerdendir. Bu çalışmada Bayburt ve yöresinin sosyo-ekonomik, sosyo-kültür ve tarihi özellikleri açısından bir araştırma yapılacaktır. Çalışma iki ana bölümden oluşacaktır. Birinci bölümde Bayburt ve yöresinin kültürel açıdan önem taşıyan sosyal, kültürel, beşeri ve ekonomik kültür özellikleri üzerinde durulacaktır. İkinci bölümde ise yörenin kültürel söz varlığına değinilecektir.
- MakaleAçık Erişim2024Scopus SJRQ2U–Pb zircon dating, Sr-Nd whole-rock and Lu-Hf zircon isotope analyses of the Eocene Arslandede pluton, Eastern Pontides, NE Turkey: Implications for mantle source and magma evolution
Kaygusuz, Abdullah; Güloğlu, Zikrullah Samet; Aydınçakır, Emre; Yücel, Cem; Vural, Alaaddin; Siebel, Wolfgang; Jeong, Youn-Joong
The Eastern Pontide Orogenic Belt (EPOB) hosts numerous plutonic bodies with different dimensions, compositions and ages ranging from Paleozoic to Late Eocene in NE Turkey. U-Pb zircon dating suggests that the Arslandede pluton crystallized at 44.50 ± 0.29 Ma, corresponding to the Lutetian (Middle Eocene) period. Rocks of this pluton have monzonitic character, with compositions ranging from monzodiorite to granite (SiO2 = 49˗71 wt%). The studied monzonitic rocks have I-type, metaluminous and shoshonitic character and are enriched in large-ion lithophile elements (LILEs). The rare earth elements (REEs) have concave up shape (LaN/YbN = 6.64–11.57) and show negative to slightly positive Eu anomalies (EuN/Eu* = 0.37–1.24). 87Sr/86Sr(i) values of 0.704801–0.705102 and εNd(i) values of 1.01–1.34 correspond to the mantle series on isotope ratio diagrams. Positive εHf(i) values (5.01–14.91) plot between the depleted mantle and the chondritic evolution lines. The petrological features of the rocks from the Arslandede pluton show that fractional crystallization with low rates of assimilation and/or magma mixing were effective during crystallization. All data show that the magma source of the pluton derived from an enriched lithospheric mantle and emplaced into the crust after differentiation in a deep seated magma chamber contaminated by relatively small proportions of crustal rocks.
AtıfScopus5WoS6OpenAlex7İncele - Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Güneydere (Bayburt) Plütonu'nun petrografik ve jeokimyasal özellikleri
Zeynep Delimehmet
Doğu Pontid Orojenik Kuşağı (Doğu Sakarya Zonu), Anadolu Levhasının şekillenmesinde jeolojik olarak önemli bir rol oynayan Alp-Himalaya orojenezinin etkisi ile oluşmuş olup farklı türde magmatik kayaları içermesi bakımından önemli bir alan konumundadır. Özellikle Karbonifer yaşlı plütonlar, doğu Pontidlerin güney kesiminde, daha geniş mostralar halinde ve daha yaygın olarak gözlenmektedir. Bu çalışma, Bayburt'un (KD Türkiye) Güneydere Köyü ve çevresinde yer alan granitik kayaçlar üzerinde yeni petrografik ve tüm-kayaç jeokimyasal veriler sunmaktadır. Bununla birlikte, bu kayaçların oluşumunda önemli rol oynayan kaynak bölge, petrolojik süreçler ve jeodinamik ortam da tartışılmıştır. Yaklaşık 5 km2'lik bir alanı kapsayan Karbonifer yaşlı Güneydere Plütonu, çalışma alanında Jura öncesi temeli temsil etmekte ve uyumsuz olarak Erken-Orta Jura volkanoklastik ve volkanik kayaçlar ile Geç Jura-Erken Kretase kireçtaşları tarafından örtülmektedir. Güneydere Plütonu esas olarak granit/granit porfir ve aplit, daha az oranda ise granodiyorit ve kuvarslı monzonit türü kayaçlardan meydana gelmektedir. Kayaçlar yüksek SiO2 içeriklerine (%60.43-75.51) ve yüksek K'lu kalk-alkaliden şoşonitiğe kadar uzanan bir afiniteye sahip olup I-tipi bir kaynaktan itibaren türemiştir. Granitik kayaçlar matalümin-peralümün karakterli olup çarpışma sonrası volkanik yay granitoyidleri ile benzerlik göstermektedir. Ana ve iz element trendleri, kayaçların oluşumunda plajiyoklas, hornblend, biyotit, apatit ve Fe-Ti oksit mineral fraksiyonlaşmasının önemli rol oynadığını göstermektedir. Kayaçların gelişiminde başlıca fraksiyonel kristallenme, az oranda ise asimilasyon±magma karışımının rol oynadığı ortaya konmuştur. Zirkon doygunluk sıcaklıkları düşük ilksel magma sıcaklıklarını yansıtmaktadır. Elde edilen tüm veriler Karbonifer yaşlı Güneydere Plütonu'nun ana magmasının alt/orta kıtasal kabuk kayaçlarının kısmi ergime sonucu türediğini ve kıtasal magma odasında farklılaşarak yerleştiğini göstermektedir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Demokrat Parti Döneminde Bayburt (1950-1960)
Bahtiyar Keleş
Celal Bayar,Adnan Menderes, Refik Koraltan ve Fuat Köprülü tarafından 7 Ocak 1946 tarihinde kurulan Demokrat Parti 21 Temmuz 1946 seçimlerine katılmasıyla beraber, Türkiye'de ilk kez çok partili hayata geçilmiştir. 1950 genel seçimlerini ezici bir oy farkı ile kazanan Demokrat Parti Türkiye Cumhuriyeti tarihinde on yıl (1950-1960) sürecek olan yeni bir dönemin mimarı olmuştur. Türkiye'nin her anlamda değişip dönüştüğü bu dönemde Gümüşhane iline bağlı Bayburt ilçesinde; mevcut siyasi yapı, kurulan partiler ve bu partilerin faaliyetleri,seçimler, halkın siyasal katılımı,idari ve sosyal yapı,eğitim ve ekonomi gibi konular geniş bir bakış açısı ve bilimsel araştırma yöntemleri kullanılarak ortaya konulmaya çalışılacaktır. Türkiye'de Demokrat Parti Dönemi ile ilgili literatür incelendiğinde pek çok çalışma yapıldığı görülmüştür. Ancak Demokrat Parti Dönemi Bayburt incelendiğinde yapılan çalışmalar yok denecek kadar azdır. Yapılacak olan bu çalışma ile önemli bir boşluk doldurulmuş olup, daha sonra bu dönem ile ilgili yapılacak araştırmalara temel oluşturacaktır. Bu çalışma için gerekli arşiv malzemesi taranarak, tarih yazımında bilimsel araştırma, yöntem ve teknikleri kullanılarak yaklaşık bir yıllık bir zaman zarfında bitirilmesi planlanmıştır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019Bayburt ilindeki 112 acil sağlık hizmetleri istasyonlarında görev yapan sağlık çalışanlarının ve Bayburt Devlet Hastanesinde görev yapan hemşirelerin biyoterörizm bilgi düzeylerinin belirlenmesi
Alper Aslankurt
Tarih boyunca biyolojik ajanlar askerlere ve sivillere karşı kullanılmıştır. Sağlık çalışanları da biyolojik ajanlardan etkilenmektedir. Bu bağlamda sağlık çalışanlarının bilgi ve algı düzeyleri önem kazanmaktadır. Çalışmamızın amacı Bayburt ili 112 çalışanları ve Bayburt Devlet Hastanesinde çalışan hemşirelerin biyoterörizm bilgi düzeylerini ortaya çıkarıp, çıkan sonuçlara göre çözüm ve öneriler üretmektir. Bu araştırma kesitsel bir araştırmadır. Literatür taraması yapılarak biyoterörizm konusunda bir ölçek geliştirilmiştir. Ölçek geliştirirken uzman görüşü alınmıştır. Ölçeğin güvenirliği yüksek (Cronbach's Alpha değeri=0,892) tespit edilmiştir. Evrenimizi 204 sağlık personeli oluşturmuştur. Basit rastgele örnekleme yöntemi ile seçilen 115 sağlık çalışanına ölçek uygulanmış ve sonuçlar bilgisayarda SPSS 22 programı ile analiz edilmiştir. İstatistiksel analizlerde student's t testi ve ki-kare testi kullanılmıştır. Araştırma grubundaki sağlık personelinin %42,6'sı erkek, %57,4'ü kadındır. Araştırma grubundaki sağlık personelinin sadece %22,6'sının biyolojik ajana maruz kalmış hastaya müdahale ettiği ortaya çıkmıştır. Kırsalda çalışan sağlık personelinin, kentsel bölgede çalışan sağlık personeline göre daha fazla biyolojik ajana maruz kalan hastaya müdahale ettiği tespit edilmiştir. Biyoterörizm bilgi düzeyi ortalaması 3,01±0,43 bulunmuştur. Afet veya acil durum planının varlığı %50'nin altında, sağlık personelinin planı inceleme durumunun çok az, planda biyoterörizme yer verilme durumunun çok az, afet tatbikatına katılım oranının az, tatbikatın biyoterörizmi içerme oranının çok az olduğu bulunmuştur. Afet ve acil durum planlarının tüm istasyon ve hastanelere yapılması, yapıldıktan sonra plan hakkında eğitim verilmesi ve planın biyoterörizm konusunu içermesi gerekmektedir. Ayrıca afet eğitimleri biyoterörizm içermelidir. Anahtar Kelimeler: Biyoterörizm, Bilgi Düzeyi, Sağlık Çalışanı
- MakaleAçık Erişim2018Scopus SJRQ3Petrography, mineral chemistry and crystallization conditions of cenozoic plutonic rocks located to the north of Bayburt (Eastern Pontides, Turkey)
Kaygusuz, Abdullah; Yücel, Cem; Arslan, Mehmet; Sipahi, Ferkan; Temizel, Irfan; Çakmak, Gökhan; Güloglu, Z. Samet
The Eastern Pontides comprise many intrusive bodies varying in composition, size and age from Palaeozoic to Cenozoic. Especially Cenozoic aged bodies are commonly observed in the southern part, while they are rarely exposed in the northern part of the Eastern Pontides. In this study, the petrography and mineral chemistry of the Cenozoic aged Çiçekli, Somarova, Sorkunlu, Şaşurluk, Aydintepe, Kemerlikdagi and Pelitli plutons located to the north of Bayburt are determined, and the crystallisation conditions of the studied bodies were estimated by means of thermobarometer calculations. The studied plutons extend mostly in NE-SW directions and are approximately ellipsoid in shape. The contacts between the plutons and surrounding rocks are sharp, and plutons commonly contain mafic microgranular enclaves (MMEs) of different sizes. Petrographic and mineral chemistry studies reveal some disequilibrium textures reflecting the magma mixing process. Based on modal mineralogy, the plutonic rocks are gabbroic diorite, diorite, tonalite, granodiorite and monzogranite in composition. The rocks have fine to medium granular, porphyric, monzonitic, poikilitic, occasionally myrmekitic and micrographic textures. The main minerals are labradorite and albite (An68-02), magnesiohornblende and actinolite (Mg# = 0.6-0.9), diopside and augite (Wo44-46), clinoenstatite (En53-57) and Fe-Ti oxide minerals. Crystallization temperatures calculated from amphibole, biotite, clinopyroxene, magnetite and ilmenite minerals are 405°C to 1161°C, pressure values are 0.1 to 2.7 kbar, and oxygen fugacity (log10 fO2) is -20 to -12. Estimation of water content calculated by using amphiboles is between 2.9 and 6.8%. Based on obtained data, it is suggested that the studied plutons were emplaced at shallow depths (∼ 1-8 km).
AtıfScopus16WoS12OpenAlex9TR Dizin5İncele - MakaleAçık Erişim2011Scopus SJRQ2First Report of a Trilobite in the Carboniferous of Eastern Pontides, NE Turkey
Kandemir, Raif; Lerosey-Aubril, Rudy
The pre-Mesozoic basement of the Eastern Pontides consists of a Permo-Carboniferous sedimentary sequence including the Catalcesme and Hardisi formations. The Catalcesme Formation has yielded rich assemblages of fusulinids, corals, gastropods, brachiopods, bryozoans, algae, conodonts and plants. Hitherto trilobites were unknown from this formation; here we report the discovery of a pygidium from a dark grey limestone bed near the top. Trilobites are a minor component of benthic marine communities during the Late Pennsylvanian, and to our knowledge, the discovery of this pygidium constitutes the first report of their occurrence in deposits of this age in Turkey. The morphological characteristics of the specimen, especially the number of axial rings and pleural ribs and the well-defined border (Owens 1983), suggest that it probably belongs to an undescribed species of Ditomopyge Newell, 1931 (Ditomopyginae). It also exhibits a distortion of the posterior part of the axis, and a shortening (right side) or a fusion (left side) of some pleural ribs, which is tentatively interpreted as repaired injuries or the results of a developmental dysfunction.
AtıfWoS42OpenAlex38TR Dizin10İncele
