Yayınlar
Koleksiyondaki öğeler
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023Yağmurdere (Gümüşhane, KD Türkiye) ve yakın çevresinin cevherleşme potansiyelinin jeokimyasal ve jeoistatistiksel olarak irdelenmesi
Celaleddin Bayraktar
Bu tez çalışmasında Yağmurdere (Gümüşhane, KD Türkiye) ve yakın çevresindeki değerli ve baz metal elementlerin aranmasına yönelik belirlenen sahalarda, sediman jeokimyası verileri kullanılarak jeoistatistiksel yöntemlerle hedef prospeksiyon alanlarının tespit edilmesi, toprak ve kayaç jeokimyası verileri yardımıyla anomali alanlarının daraltılması, sahanın element dağılım haritalarının oluşturulması ve tüm bu veriler dikkate alınarak uygun sondaj yerlerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu kapsamda 2014-2021 yılları arasında arazi çalışmaları gerçekleştirilerek sahanın jeolojik ve jeokimyasal özellikleri belirlenmiştir. Sahadaki cevherleşme/element zenginleşmelerinin belirlenmesine yönelik olarak 191 adet sediman, 869 adet toprak ve 379 adet kayaç örneği alınarak, analizleri Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü (MTA) Maden Analizleri Teknolojisi Dairesi Başkanlığında Cu, Pb, Zn, Mo, As, Sb, Ag, Au, Co, Ni, Bi, V elementleri için gerçekleştirilmiştir. Elde edilen element konsantrasyonları değişik istatistiksel metotlarla değerlendirilmiş olup, her bir element için bölgesel ve yerel eşik değerler tespit edilmiştir. Ayrıca her bir element dikkate alınarak Ters Mesafe Ağırlıklandırma (TMA) metodu ile element dağılımı (anomali) haritaları oluşturulmuş ve bu haritalardan yararlanılarak MTA tarafından Doğu Karadeniz Metalik Maden Aramaları Projesi kapsamında 4 farklı lokasyonda 14 adet karotlu maden arama sondajı gerçekleştirilmiştir. Sondajlara ait karot örneklerinden yapılan XRD çalışmaları ile sahada gelişmiş serizitik-fillik alterasyon zonları tespit edilmiş, cevher mikroskobisi çalışmaları ile de pirit, rutil ve fahlerz gibi cevher minerallerinin zenginleştiği alanlar tespit edilmiştir. Tüm bulgular birlikte değerlendirildiğinde hedef bölgelerdeki jeokimyasal veriler kullanılarak elde edilen ve jeoistatistik metotlarla oluşturulan element dağılım haritalarındaki anomali bölgelerinin, inceleme alanındaki cevherleşme ile ilişkili olduğu bu tez çalışması kapsamında ortaya konulmuştur
- Doktora TeziAçık Erişim2023Şeyh Muhammed Yahyâ Efendi ve Mir'âtü'l-Mübtedî adlı eseri (İnceleme-metin)
Zehra Serter Gökçek
Tezin konusunu 19. yüzyıl Nakşibendî tarikatının Müceddidî kolu şeyhlerinden Seyyid Muhammed Yahya Efendi ve Mir'âtü'l-mübtedî isimli eseri oluşturmaktadır. Muhammed Yahya Efendi, 1822-1880 yılları arasında İstanbul'da yaşamıştır. Kendisi Otakçılar mevkiinde bulunan Mustafa Paşa Tekkesi'nde yaklaşık 32 sene şeyhlik görevini yürütmüştür. Muhammed Yahya Efendi'nin tam olarak nasıl bir eğitim aldığı bilinmemekle birlikte kaleme aldığı eserinden, Mustafa Paşa Tekkesi'nde tefsir, hadis ve fıkıh dersi vermesinden ve dönemin ilim muhitleriyle olan yakın ilişkisinden hareketle İslamî ilimler tahsil etmiş olduğu söylenebilir. Muhammed Yahya Efendi irşad faaliyetlerine ilaveten Mustafa Paşa Tekkesi'nde bir matbaa kurarak çok sayıda eserin basılmasına öncülük etmiştir. Bu yönü ile de Osmanlı ilim ve kültür hayatının gelişmesine katkı sağlamış bir kişidir. Muhammed Yahya Efendi, ihvanının kendisinden tarikat âdâbını anlatan bir eser yazmasını istemeleri üzerine Mir'âtü'l-mübtedî isimli eserini kaleme almıştır. Eserinin yazımını 16 Ocak 1876'da tamamlamıştır. Muhammed Yahya Efendi, Mir'âtü'l-mübtedî isimli eserinde âdâb konusunu sûrî âdâb ve mânevî âdâb olmak üzere iki kısma ayırarak anlatmıştır. Sûrî âdâba kısaca değindikten sonra eserinin geri kalan kısmında mânevî âdâba genişçe yer vermiştir. Eser, tarikata yeni giren kişilere seyr ü sülûklerinde yol gösterecek ve onların mânevî gelişimlerine katkı sağlayacak önemli bilgiler içermektedir. Muhammed Yahya Efendi, Mir'âtü'l-mübtedî isimli eserini klasik tasavvuf kaynaklarından elde ettiği bilgilerle ve kendi görüşleriyle yazmıştır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Radyasyonlu alanlarda çalışan sağlık personellerinde tükenmişlik farkındalığı ve düzeyinin araştırılması
Hatice Demir
Radyasyon, dalgalar, parçacıklar veya fotonlar adı verilen enerji paketleri şeklinde yayılmaktadırlar. Radyo ve televizyon iletişimini sağlayan radyo dalgaları, tıpta kullanılan röntgen, güneş ışığı vb. günlük hayatımızda alışık olduğumuz radyasyon türlerindendir. Radyoloji ve Nükleer teknolojinin hızla gelişmesi, radyasyonun tıpta kullanımına ilişkin yoğun araştırma ve geliştirme çalışmaları nükleer tıbbın kurulmasına yol açmıştır. Radyoloji ve Nükleer Tıp gibi radyasyon içeren alanlar sadece insanların üzerinde olumlu etkileri değil aynı zamanda olumsuz etkileri de bulunmaktadır. İnsan sağlığını önemli derecede tehdit eden radyasyon özellikle sağlık sektörü çalışanlarında aşırı iş yükü oluşturmakla birlikte bir takım psikolojik durumlara neden olabilmektedir. Radyasyon etkilerinden olan ve sağlık çalışanlarında gözlemlenen psikolojik durumlardan bir tanesi de tükenmişlik sendromu olarak bilinmektedir. Bireylerin bulunduğu iş ortamında kendilerini rahat ve mutlu hissetmelidir. Çünkü birey iş alanında bazı istenmeyen durumlarla karşılaştığında ister istemez kendisini ve çevresindekileri negatif yönden etkilenmektedir. Tükenmişlik belirtileri, maddi ve manevi değerlerin kaybı, sorunların üstesinden gelememe, duyarsızlaşma, kendini sürekli başarısız hissetme, madde kullanım bozukluğu, depresyon ve psikolojik bozukluklardır. Bu belirtilere yönelik önlemler alınmadığında ciddi sonuçlara neden olabilirler. Yapılan bu çalışmada iyonlaştırıcı radyasyon kaynakları ile çalışan sağlık çalışanlarında tükenmişlik farkındalığının belirlenmesi amaçlanmaktadır. Çalışma hastanelerin çeşitli birimlerinde çalışan 154 sağlık çalışanı üzerinde gerçekleştirilmiş olup elimizde sonuçları SPSS 24.0 programı aracılığı ile analizi yapılmıştır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Alüminyum oksit tabakasının morfolojik farklılıklarının yüzey sertliğine ve bakteri gelişimi üzerine etkilerinin araştırılması
Şevval Kaya
Metal yüzeylerin kaplanması korozyon direnci, hidrofobik yüzeylerin eldesi ve iletkenlik özelliklerinin iyileştirilmesi malzeme kalitesini farklı uygulamalar için artırmaktadır. Bunun yanında kaplama malzemelerinin morfolojik yapılarının ve boyutlarının kontrol edilmesi, işlevselliklerinin tasarlanmasında en önemli faktörlerdendir. Atom seviyesindeki yüzey özelliklerinin bakteri tutunumu üzerindeki etkisine yönelik yeni yaklaşımlar, bu konuda farklı bakış açıları sunmaktadır. Bu çalışmada, akım yoğunluklarının değiştirilmesi ile koruyucu alüminyum oksit tabakasının kristal morfolojisi, mikroyapısı, mikrosertlik gibi özelliklerin değişimi üzerine etkileri ve bu değişimlerin bakteriyel bağlanma davranışı üzerindeki etkisi farklı analitik ve enstrümantal yöntemler kullanılarak incelenmiştir. Bakteri bağlanma testlerinde model bakteri olarak Staphylococcus aureus kullanılmıştır. Mevcut çalışmadan elde edilen sonuçlara göre, uygulanan farklı akım yoğunluğuna bağlı olarak oksit kristal morfolojisi, mikrosertlik ve bakteriyel tutunma özelliklerinin değiştiği gözlemlenmiştir. Akım yoğunluğunun 1,5 A/dm2' den 1,7 A/dm2' ye çıkarılması mikrosertliği 88 HV' den 126 HV' ye yükseltmiş ve yüzey pürüzlülüğünün sırasıyla 56 nm' den, 114 nm ve 124 nm' ye artmasına neden olmuştur. Çalışma sırasında daha pürüzlü yüzeylerde yapışık bakteri sayısının arttığı gözlemlenmiştir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Parabolik kesirli diferansiyel denklemler için kaynak tanımlama problemi
Abdullah Necati Doğan
Bu çalışmada kesirli parabolik kısmi diferansiyel denklemlerde kaynak belirleme problemi üzerinde duruldu. Kesirli diferansiyel denklemler, Laplace dönüşümü, Fourier dönüşümü ve Fourier serileri yöntemleri, sonlu fark yöntemleri ve kaynak belirleme problemleri ile ilgili kavramlar ve tanımlar verilmiştir. Bir boyutlu kesirli parabolik kısmi diferansiyel denklemin çözümü için Laplace dönüşümü, Fourier dönüşümü ve Fourier serileri yöntemleri uygulandı. Örneklerde kaynak belirleme problemi çözümü için algoritma sunulmuştur. Ayrıca bir boyutlu kesirli parabolik kısmi diferansiyel denklem için kaynak belirleme problemine birinci mertebeden sonlu farklar şeması uygulanmıştır. MATLAB programı ile test örnekte kesirli parabolik kısmi diferansiyel denklem için kaynak belirleme probleminin yaklaşık çözümünü gösteren sonlu fark şemalarının hataları incelenmiştir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Cp-Ti alaşımı üzerine büyütülmüş ZnO ve h-BN ilaveli TiO2 kompozit kaplamaların yapısal ve adhezyon özelliklerinin araştırılması
Ali Kadir Belet
Titanyum ve alaşımları, yüksek mukavemet/ağırlık oranı, oldukça düşük yoğunluk, iyi mekanik davranış, yüksek erime noktası, yüksek korozyon direnci, iyi yorulma mukavemeti ve tokluğu, düşük elastik modülü, mükemmel biyouyumluluk ve anti manyetiklik gibi üstün özelliklerinden dolayı havacılık, kimya, biyomedikal, enerji, otomotiv, askeri ve denizcilik gibi çeşitli endüstrilerde yaygın olarak kullanılmaktadır. Ancak yüksek ve kararsız sürtünme katsayısı, düşük kazımalı aşınma direnci ve güçlü adhezyon eğilimi gibi zayıf tribolojik özellikleri ve şiddetli klorür çözeltisi gibi bazı agresif korozif ortamlarında zayıf korozyon direnci sergilemeleri titanyum ve alaşımlarının bazı mühendislik uygulamalarında kullanımını kısıtlamaktadır. Bu nedenle titanyum ve alaşımlarının yüzey özelliklerini değiştirmek ve/veya geliştirmek oldukça hale gelmiştir. Bu çalışmada mikro ark oksidasyon yöntemi ile Cp-Ti alaşımı üzerine sırasıyla büyütülen TiO2 kaplamaların, ZnO ilaveli TiO2 ve h-BN ilaveli TiO2 büyütülmüş kompozit kaplamaların yapısal özellikleri ve taban malzeme ile kaplamalar arasındaki adhezyon davranışı incelenmiştir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Karabuğday unu ve patates unları ile glutensiz Tokat kuru yoğurt tarhanasının bazı fizikokimyasal, renk, biyoaktif ve duyusal özellikleri ile optimizasyonun belirlenmesi
Zehra Betül Demir
Tarhana; TS 2282/T2:2020; standardına göre buğday unu veya kırması veya irmik veya bunların karışımı ile yoğurt, tat ve koku veren sağlığa zararsız bitkisel maddelerin karıştırılıp yoğurulduktan sonra kurutularak tüketilen yüksek besin değerli bir gıdadır. Bu çalışmada glüten duyarlılığı olan hastalar için glütensiz karabuğday unu ve patetes unu ile zenginleştirilerek ve tane karabuğday kullanılarak, geleneksel fırında kurutulması hedeflenmiştir. Bu yolla elde edilen yaklaşık 8-10 cm çapındaki tarhanalarda; rutubet, kül miktarı, protein miktarı, yağ miktarı, karbonhidrat miktarı, pH değeri, toplam titrasyon asitliği, mineral madde içeriği, renk analizi gibi bazı fiziksel, kimyasal ve besinsel farklılıklarının yanı sıra viskozite, su tutma ve yağ tutma kapasitesi gibi teknolojik özellikleri incelenmiştir. Un farklılıklarının ve buğday çeşitliliğin tarhana üzerinde araştırılacak parametreler üzerine etkisinin belirlenmesi ile elde edilen bulguların hem gıda endüstrisine hem de çölyak hastaları için glütensiz besin çeşitliliğine katkıda bulunması amaçlanmaktadır. Tarhana örneklerinin pH değerlerine bakıldığında 3.96-4.71 arasında değiştiği görülmüştür. Protein değerlerinin 13.08-14.64 arasında değiştiği saptanmıştır. En yüksek kül içeriği %3.42 iken, en düşük kül içeriği %2.24 olmuştur. Tüm örneklerin ortalama su aktivitesi değerinin 0.557 olduğu gözlendi. Tarhanada nem analizi, su aktivitesi analizi ile 0.919 değerinde pozitif korelasyon göstermiştir. Çalışmada tarhana örneklerinin nem değerleri ortalama %8.96 ile %14.31 arasında değişmiştir. Karabuğday unu kullanılarak üretilen tarhanaların antioksidan özelliklerinin yüksek olduğu belirlenmiştir. Glutensiz karabuğday unu ve patates ununun birleşiminden oluşan tarhana, besin değeri açısından zengin, tat ve aroması yüksek bir gıda ürünüdür. İstatistiksel ve duyusal olarak değerlendirildiğinde %58,85 karabuğday unu ve %41,15 patates unu formülasyonunun glütensiz tarhana formülasyonu olarak kabul edilebileceği ve bu formülasyonun geliştirilerek ileride yapılacak glütensiz tarhana çalışmalarında kullanılabileceği önerilebilir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Atık suların fiziksel arıtımında kullanılan ızgara tesislerinin hidrodinamik davranışlarının hesaplamalı akışkanlar dinamiği ile analizi
Nagehan Şahin
Atık suların arıtılmasında genel olarak fiziksel, kimyasal ve biyolojik arıtma olmak üzere üç yöntem izlenir. Bu çalışmada atık suların fiziksel arıtma yöntemlerinden biri olan mekanik atık su arıtma tesislerinden ızgaralar ve yaklaşım kanalındaki akışın hidrolik davranışları, seçilen tam ölçekli bir tesiste Hesaplamalı Akışkanlar Dinamiği (HAD) kullanılarak analiz edilmiştir. Tam ölçekli tesis olarak seçilen Gümüşhane Atık Su Arıtma Tesisi'nde gerçekleştirilen deneysel çalışmalar ile birlikte HAD analizleri doğrulanmıştır. Tesisin geometrik özelliklerine uygun şekilde oluşturulan model Standart k-ɛ, Gerçekleşebilir (Realizable) k-ɛ ve Renormalizasyon Grubu k-ɛ (RNG k-ɛ) türbülans modeli olmak üzere üç farklı türbülans modeli kullanılarak, HAD ile analiz edilmiştir. Yapılan analiz sonucunda elde edilen atık su hızının çeşitli noktalardaki ve farklı türbülans modellerine sahip değerleri ile tesiste aynı noktalarda ölçülen atık su hız değerleri karşılaştırılmıştır. Karşılaştırma sonucunda tespit edilen zayıf yönlerin iyileştirilmesi adına yeni ve özgün bir model tasarlanıp analiz edilmiştir. Deneysel çalışmalar sıvı akışının karakteristik davranışları için yaygın olarak kullanılmakta olan Acoustik Doppler Velocimeter (ADV) aletiyle yapılmıştır. Literatürde açıkça boşluğu görülen atık su arıtma tesislerindeki fiziksel arıtım yöntemlerinden ızgara tesislerinin HAD ile modellenmesi/ incelenmesi/ analiz edilmesi üzerine gerçekleştirilen bu çalışma neticesinde oluşturulan özgün modele ait yaklaşım kanalındaki düşük hızlar artırılmış ve homojen akış elde edilmiştir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Z kuşağının bir sanat olarak edebiyata bakışı
Emel Turgut
Hızla dijitalleşen dünyada teknolojik gelişmeler hayatın her alanında geniş bir yer kaplamaktadır. Yoğun ve akıl almaz teknolojik gelişmelerin baş döndürücü hızla ilerlediği 2000'li yılı sonrasında insan hayatında, tarih boyunca görülmemiş hızda ve değerde büyük değişiklikler yaşanmıştır. Bu değişimin hızla sürdüğü dijital çağa doğan bireyler için Z kuşağı adlandırılması yapılmaktadır. Aynı dönem aralıklarında doğan, doğdukları süreç içerisinde yaşanan ekonomik, toplumsal, siyasal olaylardan etkilenerek ortak bir kaderi paylaşan insan gruplarına kuşak adı verilmektedir. Z kuşağı da dijital dünyanın ilk yerli kuşağı olarak son yıllarda dikkatleri üzerine çekmektedir. Bu çalışmada; sabırsız, yaşamın her sahasında hızı önemseyen ve sürekli çevirim içi olma özellikleriyle tanınan Z kuşağının insanlık tarihinin en eski sanatı olan edebiyat karşısındaki tutumlarının ölçülmesi amaçlanmıştır. Edebiyat insanın var olduğu andan itibaren en yakın yol arkadaşı, insanın ve toplumların dönüşümünün vazgeçilmez şahidi konumundadır. Bu bağlamda yeni jenerasyonun edebiyat sanatına olan tutumlarını ortaya koymak önem teşkil etmektedir. Araştırmanın örneklemi İstanbul ili Ümraniye İlçesinde bulunan seçkisiz yöntemle seçilmiş ortaöğretim kurumlarının 11. ve 12. Sınıfında öğrenim gören 477 öğrenci oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından geliştirilen Z Kuşağının Edebiyata Bakışına Yönelik Tutum Ölçeği ( ZKEBYTÖ) kullanılmıştır. Araştırma sonucunda Z Kuşağının edebiyata yönelik tutumlarında, cinsiyetlerinin, okudukları okul türünün, sosyal medyanın etkisinde edebiyata yönelik tutumları karşısında anlamlı farklılıkları vardır. Sosyal medya ve yazma eğilimlerinin cinsiyet değişkenine göre analizinde ise anlamlı farklılıklar ortaya çıkmamıştır. Anahtar Kelimeler: Edebiyat, Sanat, Sosyal medya, Tutum, Z Kuşağı
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Küresel grafitli dökme demir dökümünde dolum hızı, döküm sıcaklığı ve metalurji kalitesinin farklı kesit kalınlıkları üzerinde akıcılık özelliklerine etkisinin incelenmesi
Mehmet Coşar
Bu çalışmada, Küresel Grafitli Dökme Demir (KGDD) malzeme ile farklı döküm sıcaklıkları, kesit ölçüleri ve döküm uygulamalarında malzemenin akıcılık özelliklerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu nedenle döküm sıcaklığı, metalürji kalitesi, çalışma ortamı için planlanan farklı kesit ölçülere göre akıcılık testi gerçekleştirilmiştir. Hazırlanmış kum kalıplara döküm işlemi yapılmış, akıcılık değerlerine etkileri ve değişen döküm işlemi koşullarında belirlenen kesit kalınlıklarında sıvı metal ilerleme ölçüleri incelenmiştir. Farklı döküm koşullarında kum kalıbı ile döküm işlemlerinde kesit ölçülerine göre ergimiş malzemenin kalıp içerisinde yürüme ölçüleri belirlenerek, FlowCast Döküm simülasyon yazılım programları ile değerlendirilmiştir. Bu nedenle çalışma kapsamında belirlenen malzemelerde değişen döküm şartlarında sıvı metalin akıcılığı ve ilerleme mesafeleri tespit edilmiştir. Bu çalışmada kum kalıba döküm, modelleme, deneysel tasarım, mikroyapı inceleme teknikleri kullanılmıştır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Türk otomotiv sanayi işletmelerinde çalışma sermayesi gereksiniminin belirleyicileri: Borsa İstanbul örneği
Gökhan Durmuş
Bu çalışmanın amacı Borsa İstanbul (BİST)'da otomotiv sektöründe faaliyet gösteren işletmelerin çalışma sermayesi gereksiniminin belirleyicilerinin incelenmesidir. Bu amaçla ilgili sektörde faaliyet gösteren 19 firmanın 2012-2020 dönemine ilişkin 9 yıllık bilanço ve gelir tablosu verilerinden yararlanılarak panel veri analizi yöntemi ile tespit edilmeye çalışılmıştır. Çalışmada (dönen varlıklar-kısa vadeli borçlar)/toplam varlıklar ile dönen varlıklar/toplam varlıklar oranları bağımlı değişken olarak kullanılmıştır. Bağımsız değişkenler olarak şirketlere ilişkin değişkenler ile makroekonomik değişkenler kullanılmıştır. Bağımlı değişkenler, bağımsız değişkenler ve makroekonomik değişkenler kullanılarak oluşturulan 6 model için panel veri analizi uygulanmıştır. Sonuç olarak Model 1-A için Çalışma Sermayesi 1 ile Nakit Dönüşüm Süresi, Firma Büyüklüğü, Varlık Karlılığı, Aktif Kaldıraç Oranı, Piyasa Değeri, Asimetrik Bilgi arasında anlamlı ilişki; Model 1-B için Çalışma Sermayesi 1 ile Varlık Karlılığı, Öz Sermaye Kaldıraç Oranı, Piyasa Değeri, Asimetrik Bilgi ve Tüketici Fiyat Endeksi arasında anlamlı ilişki; Model 1-C için Çalışma Sermayesi 1 ile Firma Büyüklüğü, Öz Sermaye Karlılığı, Aktif Kaldıraç Oranı ve Asimetrik Bilgi arasında anlamlı ilişki; Model 2-A için Çalışma Sermayesi 2 ile Stok Devir Hızı, Nakit Dönüşüm Süresi ve Büyüme Fırsatları arasında anlamlı ilişki; Model 2-B için Çalışma Sermayesi 2 ile Stok Devir Hızı, Varlık Karlılığı ve Öz Sermaye Kaldıraç Oranı arasında anlamlı ilişki; Model 2-C için Çalışma Sermayesi 2 ile Nakit Dönüşüm Süresi, Firma Büyüklüğü, Öz Sermaye Kaldıraç Oranı ve Piyasa Değeri arasında anlamlı ilişki tespit edilmiştir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Reşadiye (Tokat, Türkiye) yöresi pliyosen-kuvaterner yaşlı volkanik kayaçların petrografisi, mineral kimyası, petrokimyası ve petrolojisi
Haydar Zengin
Bu çalışmada, Doğu Pontidler'in güneyinde dar bir alanda yüzeylenen Pliyosen-Kuvaterner yaşlı volkanitlerin petrografik, ana ve iz element içerikleri ile mineral kimyası, verileri, rapor edilmiştir. Petrografik gözlemler, incelenen Pliyosen-Kuvaterner yaşlı volkanik kayaçlar, plajiyoklas (An5-90) + klinopiroksen (Wo2-49 En19-67 Fs11-33) ± hornblend (Mg# 0.51-0.79) + opak mineralleri içerir. Volkanik kayaçların genel dokusunu oluşturan mikrolitik-porfirik, flüidal dokular yanında, plajiyoklaslarda elek dokusu, kemirilmeler, zonlanmalar, klinopiroksenlerde kemirilmeler ve amfibollerde opaklaşmalar ve zonlanmalar dengesizliği ifade eden dokusal özellikler olarak karşımıza çıkar. OOSB (okyanus ortası sırtı bazaltı)'na normalize iz element değişim diyagramlarında, Pliyosen-Kuvaterner yaşlı volkanitler BİLE (Sr, K2O, Rb, Ba), Th ve Ce bakımından zenginleşme, Zr, Y, Nb, Ta ve TiO2.bakımından hafifçe fakirleşme ile karakterize olup, OAB benzeri iz element dağılımları sergilemektedirler. Önemli bir negatif Eu (Eu/Eu*=0.78-1.03) anomalisinin bulunmaması Pliyosen-Kuvaterner yaşlı volcanik kayaçları oluşturan magmalarının gelişimde plajiyoklas ayrımlaşmasının önemli bir yere sahip olmadığını göstermektedir. Birlikte değerlendirilen petrografik, mineral kimyası ve petrokimyasal veriler ışığında; incelenen Pliyosen-Kuvaterner yaşlı bazaltik volkanitlerin ana magmaları, daha önceden yitim akışkanları ve/veya ergiyiklerince zenginleştirilmiş kıta altı litosferik manto kaynağından türeyen ergiyikler ve KAF sisteminin etkisi altında ortaya çıkan astenosferik yükselimden kaynaklanan OAB benzeri magmaların karışımı sonucu sonucunda oluştuğu ve polibarik kristallenme evrelerinden geçerek son halini aldığı söylenebilir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Çınaraltı Mecmuasında Türkçülük
Selda Aslan
Dergiler yayımlandıkları dönemin siyasi ve kültürel olaylarına tanıklık etme ve dönemin özelliklerini yansıtma konusunda büyük bir öneme sahiptirler. Bu doğrultuda çalışmamda yayımlandığı döneminin önemli fikir dergisi olan Çınaraltı dergisi incelenmiştir. Çalışmanın giriş kısmında derginin yayımlandığı dönemin siyasal ortamı ele alınmıştır. Daha sonraki aşamada derginin tarihi ve içeriği ele alınarak derginin tanıtımı yapılmıştır. Diğer bölümde ise dergideki Türkçülük-milliyetçilik ile ilgili makaleler irdelenerek derginin Türkçülük ve milliyetçilik anlayışı değerlendirilmiştir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Lamel grafitli (gri) dökme demirlerde dolum hızı, döküm sıcaklığı ve metalürji kalitesinin farklı kesit kalınlıklarında akıcılık özelliklerine etkisinin incelenmesi
Sami Köse
Bu çalışmada, lamel grafitli dökme demir malzemelerin farklı döküm sıcaklıkları, farklı kesit kalınlıkları ve değişen döküm parametrelerinde alaşımın akıcılık özellikleri araştırılmıştır. Bunun için döküm sıcaklığı, metalürji kalitesi, farklı malzemeler, özel olarak tasarlanmış kesit kalınlıkları bulunan akıcılık testi modeli ile hazırlanmış kum kalıplarına dökümü gerçekleştirilmiştir. Böylece değişen döküm koşullarında akıcılık özelliklerinin etkisi ve belirlenen kesit kalınlıklarında sıvı metal ilerleme mesafeleri incelenmiştir. Değişen döküm koşullarında kum kalıbında yapılmış dökümlerde kesit kalınlıklarına bağlı sıvı metal ilerleme mesafesi belirlenerek, FlowCast Döküm simülasyon yazılımları ile modellemeler gerçekleştirilmiştir. Böylece çalışma kapsamında belirlenen parametrelerde değişen döküm şartlarında sıvı metalin akıcılığı ve ilerleme mesafesi deneysel ve modelleme teknikleri ile karşılaştırmalı olarak tespit edilmiştir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Limon kabuğu tozu içeren kurabiyelerin bazı kalite özelliklerinin belirlenmesi
Ayşe Güneruz
Bu çalışmada limon kabuğu tozunun fonksiyonel kurabiye üretiminde kullanılabilirliği araştırılmıştır. Kurabiye üretiminde limon kabukları kullanarak hem limon atıklarının geri dönüşümünü artırmak hem de içeriğindeki biyoaktif bileşenlerden yararlanmak amaçlanmıştır. Yıkanıp temizlenen limonlardan ayrılan kabuklar etüvde kurutulmuş ve öğütülmüştür. Kurabiye hamuruna % 0-2-4-6-8-10 oranlarında buğday unu yerine limon kabuğu tozu (LKT) eklenerek kurabiyeler hazırlanmıştır. Kurabiyelerde kimyasal (nem, kül, protein, yağ ve ham lif), fiziksel (çap, kalınlık, sertlik ve kırılganlık) ve duyusal (koku, tat ve genel beğeni vd.) analizler yapılmıştır. Kurabiyelerin toplam fenolik madde, C vitamini miktarı ve antioksidan kapasitesi (ABTS radikal temizleme aktivitesi ve demir iyonu indirgeyici antioksidan gücü (FRAP)) de belirlenmiştir. Kurabiyelere LKT ilavesi ile ham lif, toplam fenolik madde ve C vitamini miktarında ve antioksidan kapasitede artış gözlenmiştir. Kurabiye formülasyonuna % 2-% 10 oranında LKT ilavesiyle ham lif miktarında % 11.76-% 55.38, toplam fenolik madde miktarında % 10.29-% 30.04, demir iyonu indirgeyici antioksidan gücünde % 9.63-% 88.11, % 4-% 10 oranında LKT ilavesiyle ABTS radikal temizleme aktivitesinde % 19.60-% 20.07 artış olmuştur. Kurabiyelerde LKT oranı arttıkça kurabiyelerin yayılma katsayısının arttığı, sertlik ve kırılganlık değerlerinin ise azaldığı tespit edilmiştir. Duyusal analiz sonuçlarına göre ise kurabiyelerdeki limon kabuğu tozunun artmasıyla kurabiyelerde acılık, ekşilik, aroma ve koku puanlarının arttığı belirlenmiştir. Genel beğeni düzeyinin % 6 LKT seviyesine kadar arttığı sonra ise azaldığı tespit edilmiştir. Tüm analiz sonuçları değerlendirildiğinde LKT eklenen kurabiyelerin iyi bir ham lif, C vitamini ve antioksidan kaynağı olduğu ifade edilebilir ve kurabiye üretiminde % 4-% 8 oranında limon kabuğu tozu kullanımı önerilebilir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Binaların Yangından Korunması Yönetmeliği Çerçevesinde Mevcut Bir Kamu Binasının İncelenmesi
Hale Işık
Ülkemizde geçmişten günümüze bina yangınlarıyla sıkça karşılaşılmış, bu yangınlarda çok ciddi kayıplar meydana gelmiş ve halen gelmeye devam etmektedir. Aslında, alınabilecek aktif ve pasif yangın güvenlik önlemleriyle birlikte meydana gelebilecek bu kayıpların önüne geçilebilmektedir. Bu önlemler arasında en etkili olan pasif yangın güvenlik önlemleriyle bina henüz yapım aşamasındayken gerekli önlemlerin planı yapılır ve bina projesine dahil edilir. Bu şekilde meydana gelebilecek yangınların önüne daha etkili bir şekilde geçilmiş olur. Bununla birlikte 2007 yılında bina yangınlarına karşı "Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik" çıkartılmıştır. Bu çalışmada, Gümüşhane Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi binasını "Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik" te belirlenen 14 başlıkta incelenmiş ve binanın yönetmelikte belirlenen hükümlere uygun olup olmadığı değerlendirilmiştir. Değerlendirme sonucunda belirlenen riskler hem tablo şeklinde sunulmuş hem de Fine Kinney yöntemi kullanılarak analiz edilmiştir. Çalışma sonucunda; Gümüşhane Üniversitesi Mühendislik Fakültesi binasının belirlenen 14 başlıktan 4'ünde tamamen eksik ve yönetmeliğe uygun olmadığı, 5 başlıkta birtakım eksiklikler olduğu, 5 başlıkta ise yönetmeliğe uygunluğu belirlenmiştir. Ayrıca, yapılan risk analizinde kazan dairesi, kaçış merdivenleri, aydınlatma, hidrant sistemi ve dış kaçış merdivenleri çok yüksek riskli olarak belirlenmiştir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Borsa İstanbul (BIST)'da bilişim endeksinde yer alan şirketlerin finansal performansının MABAC yöntemi ile analizi
Zühal Demir Palancı
Ülke ekonomilerinin ve işletmelerin kalkınmasında ve rekabet gücü elde edebilmesinde bilişim sektörü önemli bir rol oynamaktadır. Bu nedenle bilişim sektörünün performansının iyi analiz edilmesi, eksik ve zayıf yönlerinin iyi belirlenip sektörün finansal performansının yükseltilmesi aynı zamanda ülke ekonomisinin de performansının yükselmesinin anahtarı konumundadır. Bu çalışmada 2019-2021 yılları arasında Borsa İstanbul'a kayıtlı bilişim sektörü şirketlerinin finansal performansının değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda BİST'e kayıtlı 22 bilişim işletmesinin verilerinden elde edilen 13 finansal oran kriter olarak belirlenmiştir. Belirlenen bu kriterler Entropi yöntemiyle ağırlıklandırıldıktan sonra MABAC yöntemiyle şirketlerin performans analizi yapılmıştır. Yapılan analiz sonucunda en yüksek finansal performansa sahip şirket Link Bilgisayar Sistemleri Yazılımı ve Donanımı Sanayi ve Ticaret A.Ş. (LINK) olurken en kötü finansal performansa sahip şirket Smart Dönüşüm Teknoloji A.Ş. (SMART) olarak bulunmuştur.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Dijital bankacılıkta hizmet kalitesinin müşteri memnuniyeti ve marka sadakatine etkisi
Gizem Sağlam Bülbül
Yaşadığımız yüzyılda meydana gelen teknolojik gelişmeler neticesinde hemen hemen her sektör hızlı bir dijitalleşme sürecine girmiştir ve dijital yönünü her geçen gün kuvvetlendirmektedir. Bu gelişmelere en çok ayak uyduran sektörlerden biri olan bankacılık sektörü de dijitalleşmenin etkisiyle bambaşka bir boyut kazanmıştır. Artık tüm bankacılık işlemleri internet ve mobil bankacılık kanallarından yapılabilmekte bu da bankacılıkta dijital pazarlamanın önemini artırmaktadır. Bu çalışmanın amacı, dijital bankacılık faaliyetlerindeki hizmet kalitesi faktörlerinin, müşteri memnuniyeti ve marka sadakati üzerindeki etkilerini incelemektir. Bu kapsamda araştırmada kullanılacak verileri elde etmek için kolayda örnekleme yoluyla ulaşılan 449 dijital bankacılık müşterisine anket uygulanmıştır. Araştırmaya katılan dijital bankacılık müşterilerine ulaşmak için online platformlar ve sosyal medya uygulamalarından faydalanılmıştır. Araştırmada kullanılan ölçeklerin güvenirliliklerinin tespitinde Cronbach Alfa Katsayısı ve geçerliliklerinin tespitinde ise Faktör Analizi kullanılmıştır. Araştırmada yer alan hipotezlerin test edilmesinde fark testleri ve yapısal eşitlik modellemesinden yararlanılmıştır. Yapılan analizler neticesinde, hizmet kalitesi faktörleri olan güvenlik güvenirliliği, işlem verimliliği, müşteri desteği, hizmet güvenliği, kullanım kolaylığı, verim ile servis içeriğinin müşteri memnuniyeti ve marka sadakati üzerinde etkili olduğu tespit edilmiştir.
- Doktora TeziAçık Erişim2022Eosen yaşlı Kazıkbeli plütonu'nun (Kürtün-Gümüşhane) petrografisi,petrokimyası, U-Pb zirkon jeokronolojisi,tüm-kayaç Sr-Nd-Pb ve zirkon Lu-Hf izotop jeokimyası ve petrolojisi
Zikrullah Samet Güloğlu
Bu çalışmada, Doğu Pontidler'in kuzeyinde Kürtün (Gümüşhane) yöresinde yer alan Kazıkbeli Plütonu'nun petrografisi, mineral kimyası, zirkon U-Pb jeokronolojisi, tüm-kayaç ve Sr-Nd-Pb izotop jeokimyası ile zirkon Lu-Hf izotop jeokimyası verileri kullanılarak petrolojisi irdelenmiştir. Kazıkbeli Plütonu KD-GB uzanımlı olup, yaklaşık 46 km2 lik bir alanda yayılım gösterir. Plütonu oluşturan kayaçların bileşimleri gabroyik diyoritten granite kadar değişmekte olup, başlıca mineralleri plajiyoklas (An25-65), ortoklas (Or1-3), kuvars, amfibol (Mg#=0.63-0.73), biyotit (Mg#=0.52-0.58) ve Fe-Ti oksitler oluşturur. LA-ICP-MS U-Pb zirkon yaşlandırmasına göre plütonu oluşturan kayaçların kristalizasyon yaşları gabroyik diyoritler için 46.06 ± 0.24 My ve granodiyoritler için 45.55 ± 0.26 My olup, Lütesiyan (orta Eosen) dönemine karşılık gelmektedir. Kazıkbeli Plütonu I-tipi, yüksek K'lu kalk-alkali, genellikle metalümin az oranda da peralümin karakterlidir. Ana ve iz element değişimleri, kayaçların gelişiminde plajiyoklas, amfibol ve Fe-Ti oksit fraksiyonlaşmasının etkili olduğunu göstermektedir. Kayaçların εNd(i) değerleri 1.85-2.24, 87Sr/86Sr(i) değerleri ise 0.70458-0.70484 arasındadır. Kayaçların 206Pb/204Pb(i), 207Pb/204Pb(i) ve 208Pb/204Pb(i) içerikleri sırasıyla 18.50-18.57, 15.60-15.61 ve 38.56-38.59 arasındadır. Kayaçların εHf(i) değerleri 5.75-8.03 arasında değişmektedir. Tüm veriler, incelenen plütonik kayaçların ana magmasının litosferik mantodan türediğini, kabuksal kayaçların katkısının nispeten az olduğunu göstermektedir. İncelenen kayaçların kristallenmeleri esnasındaki katılaşma sıcaklıkları (706-828 °C), basınçları (0.6–0.9 kbar) ve oksijen fugasitesi (ƒO2) değerleri (-12.5 ile -13.8) birbirine oldukça yakındır. Tüm bu veriler Kazıkbeli Plütonunu oluşturan kayaçların nispeten sığ derinliklere yerleşmiş olduklarını ifade eder.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Eritme-toz-eritme-büyütme (MPMG) yöntemi kullanılarak üretilen Y358 süperiletkeninde Y2O3 tabakasının aktivasyon enerjisine etkisi
Beyza Akyün Akdere
Eritme-Toz-Eritme-Büyütme (MPMG) Yöntemi Kullanılarak Üretilen Y358 Süperiletkeninde Y2O3 Tabakasının Aktivasyon Enerjisine Etkisi" başlıklı bu tez çalışmasında YBCO ailesinin en yeni üyesi olan "Y3Ba5Cu8O18 (Y358)" süperiletkeni MPMG yöntemi kullanılarak üretildi. Öncelikle tane büyütme işlemi için uygun ısıl işlem şeması tespit edildi. Bunun için eritilen başlangıç tozlarının erime sıcaklığı bulundu. Maksimum tane büyütme sıcaklığı erime sıcaklığı, erime sıcaklığının 10°C altında ve üstünde olmak üzere üç tane örnek üretildi. Üretilen örneklerin yapısal ve manyetik özellikleri incelendikten sonra en iyi üretim sıcaklığı belirlendi. Daha sonra tezin başlıca amacı Y2O3 bileşiği üretilen örneklerin altına koyularak yapısal ve manyetik özellikler üzerine etkisi incelendi. Bu şekilde üç tane daha örnek üretildi. Bunların bir tanesinin altına bir şey koyulmazken, birinin altına toz halinde diğerinin altına ise tablet halinde Y2O3 bileşiği koyuldu. Yapılan analizler sonucunda Y2O3 bileşiği manyetik ve fiziksel özellikleri iyileştirdiği bulundu. Bu iyileşmenin toz halinde koyulan Y2O3'te daha fazla olduğu görüldü.
