Koleksiyon/r/gumushane/10001

Yayınlar

Koleksiyondaki öğeler

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Yakın dönem Türk sinemasında mekan, zaman ve aile: Emin Alper örneği

    Eray Elik

    Sinemanın doğuşundan itibaren insan odaklı bir sanat olarak gelişmektedir. Geliştiği ve genişlediği her toplumda kendine özgü akımlardan etkilenmiş, bu akımların neticesinde de şekillenmiştir. Türk sinemasının da bu dönemlerden geçerek ve çeşitli akımlardan etkilenerek gelişimini bu şekilde sürdürmektedir. Yakın dönemdeki Türk sinemasında yaratılan filmler ise geçmişte yaratılan Türk filmlerine göre farklı yapıda seyirci karşısına çıkmıştır. Özellikle neoformalist bir anlayış içerisinde yaratılan filmler izleyici odaklı bir yapı ile sadece izlemenin değil aynı zamanda düşünmenin de kapılarını açmıştır. Çalışmada Emin Alper'in üç uzun metrajlı filmleri Tepenin Ardı, Abluka ve Kız Kardeşler, neoformalist bir bakış açısıyla incelenmiştir. Bu filmler izleyici tarafından nasıl alımlandığı, Emin Alper'in filmlerinde kullandığı mekan, zaman, aile, dil, anlatım tekniği ve temaları nasıl yorumladıkları üzerinde durulacaktır. Sorulardan alınan cevaplar neticesinde Emin Alper ve sinemasına dair çeşitli çıkarımlar yapılacaktır. Çalışmada belirlenen filmlelerin içerik analizleri yapılmış, izleyicilerin film ile ilgili kavramları nasıl alımlandığı ise yarı yapılandırılmış görüşmelerle analiz edilmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Kripto para madenciliğinin neden olduğu çevresel sorunlara vergi çözümleri

    Fadime Can

    Bitcoin ve diğer kripto para birimleri teknolojinin gelişmesiyle birlikte son yıllarda daha fazla önem kazanmakta ve kripto paraların kullanımı daha fazla tercih edilmektedir. Kripto paraların yüksek getiri oranları, işlem maliyetlerinin az olması ve üçüncü bir tarafın olmaması, bankalara veya merkezi bir otoriteye bağlı olmamasından dolayı dünya çapında daha cazip bir yatırım ve ödeme aracı haline gelmiştir. Ayrıca blockchain teknolojisi ile işlemlerin daha kolay yapılması ve herhangi bir yere gitmeden tüm işlemleri tek bir bilgisayar üzerinden yapılabilmesi de tercih edilebilirliğini arttırmaktadır. Ancak kripto paralardaki kullanımın artması ve kripto para elde etmek için yapılan kripto para madenciliğinin de giderek artması ile tüketilen enerjide artmaktadır. Bu çalışmada blockchain teknolojisi, Bitcoin ve diğer kripto para birimlerinin tarihsel süreçleri ve ortaya çıkış nedenleri incelenmektedir. Daha sonra kripto para teknolojisi olan blockchain teknolojisinin ve kripto para madenciliğinin çevre üzerindeki etkilerini ortaya çıkarmak amaçlanmaktadır. Bu çevresel etkiler ile ortaya çıkan fazla enerji tüketimi de ele alınmaktadır. Ayrıca birkaç ülke örnek verilerek kripto para madenciliğinin ülkeler üzerindeki etkileri incelenmektedir. Kripto para madenciliği ve blockchain teknolojisi kullanımı ile ortaya çıkan fazla enerji tüketiminin ve çevre üzerindeki olumsuz etkilerini ortadan kaldıracak vergisel çözüm önerileri sunulmaktadır. Sunulan bu önerilerin etkilerini ortaya çıkararak faaliyetler sonucu gerçekleşen fazla enerji tüketimini önlemek amaçlanmaktadır.

  • Doktora TeziAçık Erişim2023
    Psikonsal töz olarak ruh ve bedenle ilişkisi

    Samet Yahya Bal

    Modern bilim ve genetikteki birtakım gelişmeler ruha atfedilen bazı özelliklere ortak oluşuyla dikkatleri üzerine çekmiştir. Bu durum genler ve davranışlar arasında insan psikolojisi ve ruhu açısından nasıl bir ilişkinin olduğu meselesini gündeme getirmiştir. Çalışma ruhun ıstılahi anlamdaki tanımlarından yola çıkarak, günümüz genetik bilimi ve belirli gen karakterleri ve özellikleri bağlamında ruhun bedenle (genlerle) olan ilişkisini incelenmiştir. Bu amaçla da çalışmada ruh-beden ilişkisi, ruha yüklenen manalar ve davranış karakterleri gibi insan fiillerinin genlerden ve ruhtan nasıl etkilendiği ve nasıl bir etkileşim içinde oldukları tespit edilmeye çalışılmıştır. Ruh kavramı birçok ilmi disiplin tarafından farklı yönleriyle ele alınıp tanımlanmıştır. Çalışma bu farklı yönleri değerlendirme çabası içerisinde olmakla beraber kelami olarak kuşatıcı bir ruh tanımını da hedeflemektedir. Bu kuşatıcı ruh tanımının kabulüyle birlikte birçok ilmi disiplinin şehadeti ve gözlemleriyle desteklenen hem kapsamlı hem de özel olan bir ruh anlayışı modeli de ortaya konulmuştur. Bu model ruhun bedenle etkileşim içinde bulunan bir varlık ve maddi bir gerçeklik olduğu iddiasını da içinde barındırmaktadır. Elbette bu sadece birçok ilmi disiplinden yararlanma çabası içinde ileri sürülen bir modeldir. Çalışmada "psikonsal tözsel ruhsal gerçeklik" şeklinde ifade edilen bu modelin etkileşimli ruh-beden ılımlı düalizm görüşüne daha yakın olduğu söylenebilir. Çalışma, ruhun mahiyetine dair kesin bir durum tespiti ve son nokta koymak iddiasında değildir. Nihai hedef insanın ruh, bilinç ve irade sahibi yaratıcısına ve topluma karşı sorumlu olan, genlerinin ya da çevresinin esiri, otomat bir varlık olmadığını birçok ilmi disiplinden yararlanarak vurgulanmaktır. Ayrıca ruhsal cevherin insanın bedeni ve davranışları üzerinde etkisi olan ilahi (metafizik) bir değere sahip olduğu da dile getirilmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Göksel (Hayrat-Trabzon) Cu-Fe skarn cevherleşmesinin mineralojik, petrografik ve jeokimyasal özelliklerinin incelenmesi

    İhsan Gökalp

    Göksel Cu-Fe skarn cevherleşmesi Trabzon ili, Hayrat ilçesi, Göksel Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Göksel skarn cevherleşmesinin yer aldığı sahada alttan üste doğru Hamurkesen Formasyonu (Liyas), Berdiga Formasyonu (Üst Jura-Alt Kretase), Çatak Formasyonu (Geç Kretase), Kaçkar Granitoyidi (Geç Kretase-Eosen (?)) yer almaktadır. Kaçkar Granitoyidi tüm bu birimleri kesmekte olup Berdiga Formasyonu'na ait kireçtaşı dokanaklarında kontakt metamorfizmaya bağlı olarak skarn cevherleşmesinin gerçekleşmesine sebep olmuştur. Çalışma alanının en genç birimleri ise tüm birimleri kesen Kretase-Eosen (?) yaşlı dayklardır. Skarn tip cevherleşmenin endoskarn zonunda piroksen, granat, manyetit ve epidot az miktarda iken, ekzoskarn zonunda ise bu mineral fazladır. Göksel Cu-Fe skarn cevherleşmesinin mineral parajenezi manyetit, pirit, pirotin, sfalerit, kalkopirit, galenit, hematit, arsenopirit, mangan, molibdenit, sfen, rutil, ilmenit, makinevit (vallerite), wolframit, gümüş ve tellürden oluşmaktadır. Göksel Cu-Fe skarn sahasındaki granitoyidler kalk-alkali bileşiminde ve metalimünyum karaktere sahip olup, genel olarak volkanik yay granitoyidler ve geç çarpışma sonrası granitoyidler ile benzerlik göstermekte ve yitim sonrası meydana geldiği düşünülmektedir. Çalışma alanındaki granatların SEM-EDS analizi sonucuna göre andradit ve grossular andradit bileşiminde oldukları, piroksenlerin hedenberjit, diyopsit ve hedenberjitik diyopsit olduğu tespit edilmiştir. Çalışma alanındaki skarn minerallerinin bileşiminin Cu ve Fe yataklanma sınıfına uyduğu belirlenmiştir. Göksel Cu-Fe skarn cevherleşmesinin ekzoskarn zonundaki granat ile epidot minerallerine uygulanan sıvı kapanım çalışmaları, granat kristallerdeki birincil kökenli iki fazlı (sıvı+gaz) kapanımlardan homojenleşme sıcaklıkları 340-434 oC ve tuzluluğunun %7,9-11.5 NaCl (eşdeğer tuzluluk) arasında, epidot mineralinden elde edilen homojenleşme sıcaklıklarının ise 287-312 oC arasında oldukları tespit edilmiştir. Skarn oluşumuna sebebiyet veren sıvıların NaCl-CaCl2 bileşimli sıvıların varlığından kaynaklandığı düşünülmektedir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Mağaza atmosfer faktörlerinin satın alma davranışı üzerindeki etkileri: Giyim sektörü açısından Türkiye ve Gürcistan karşılaştırması

    Adnan Ateş

    Son yıllarda pazarlama dünyasının değişmesiyle birlikte perakende alanında pazarlama faaliyetlerinin tanımı genişlemiştir. Giyim sektöründe tüketicilerin hizmet aldığı ve tanımlayabildiği mağazalar ve mağazaların atmosferik özelliklerinin öne çıkması, markaları deneyimlemesi, satın alma davranışlarını büyük ölçüde etkilemektedir. Hazır giyim perakendeciliğinin son yıllarda hızla gelişmesi insanların mağaza atmosferine verdikleri önemin artmasına neden olmuştur. Bu çalışmada mağaza atmosfer faktörlerinin satın alma davranışı üzerindeki etkileri giyim sektörü ele alınarak belirlenmesi amaçlanmıştır. Çalışmada Türkiye ve Gürcistan'da faaliyet gösteren giyim sektöründeki mağazaların atmosfer düzenlerinin incelenmesi ve mağaza atmosferilerinin satın alma davraşı üzerine etkilerinin karşılaştırılması amaçlanmıştır. Ayrıca müşterilerin alışveriş alışkanlıklarını belirlemek de çalışmamızın amaçları arasında yer almaktadır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Trabzon/merkez ve ilçelerinde satışa sunulan yöresel golot peynirlerinin tüketici sağlığı açısından mikrobiyolojik özelliklerinin araştırılması

    Harika Yılmaz

    İnsan beslenmesinde önemli yere sahip olan süt, başta vitaminler olmak üzere birçok besin ögesini içerir. Ancak süt, çabuk bozulabilen bir ürün olduğundan sütü daha dayanıklı hale getirebilmek amacıyla çeşitli ürünlere dönüştürülür. Bunlardan biri de Türk mutfağında önemli yere sahip olan peynirdir. Yöreden yöreye çeşitlilik gösteren peynirin binlerce çeşidi bulunmaktadır. Yapılan çalışmada Trabzon yöresindeki pazarlarda açık olarak tüketime sunulan golot peynirinin mikrobiyolojik özelliklerinin tespit edilmesi hedeflenmiştir. Bu amaçla, golot peynirlerinden 20 örnek kullanılmıştır. Kullanılan bu örneklerin içerdiği, toplam koliform, MRS agarda gelişen mezofilik lab., M17 agarda gelişen mezofilik lab., Enterobacteriaceae familyası, toplam aerob mezofilik bakteri, Staphylococcus aureus., Pseudomonas aeruginosa ve maya-küf miktarlarının analizi yapıldı. Örneklerdeki ortalama toplam koliform sayısı 5.8±0.08 log kob/g, Enterobacteriaceae familyası 5.59±0.05 log kob/g Pseudomonas aeruginosa 5.28±0.22 log kob/g, Staphylococcus aureus 5.53±0.06 log kob/g, maya-küf 6.51±0.15 log kob/g, toplam aerob mezofilik bakteri (TAMB) 9.14±0.08 log kob/g, M17 agarda gelişen mezofilik lab. 9.23±0.08 log kob/g, MRS agarda gelişen mezofilik lab. 8.71±0.09 log kob/g olarak tespit edildi. Çalışma sonucunda numune peynirlerin hijyen bakımından yetersiz olduğu sonucuna ulaşıldı. Anahtar Kelimeler: Golot, Peynir, Süt, Trabzon, Yöresel

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Trabzon ilinde satışa sunulan Hamsiköy sütlacının mikrobiyolojik ve bazı kimyasal özelliklerinin belirlenmesi

    Gülsüm Ordu

    Besleyici bir gıda olan süt insanın tüm yaşamında önemli bir yere sahiptir. Yeterli ve dengeli beslenme için gerekli olan hayvansal kaynaklı protein, yağ, laktoz ile vitamin ve mineral maddeleri tam ve yeterli oranda içerir. Sütten; yoğurt, peynir, tereyağı gibi ürünler elde edilerek insanlar tarafından tüketilir. Ayrıca insanların çokça tercih ettiği sütlü tatlılar da süt bileşenlerini yoğun miktarda içermektedir. Sütlü tatlılar arasında bulunan sütlaç; insanlar tarafından yaygın olarak bilenen geleneksel tatlımız arasında yer alır. Sütlaç yapımı bölgeden bölgeye farklılık göstermektedir. Bu çalışmada Türkiye' de yaygın olarak tüketilen ve fırınlanarak hazırlanan, alanında çok araştırma yapılmayan Hamsiköy Sütlacı' nın mikrobiyolojik ve bazı kimyasal özellik bakımından incelenmesi ve literatür çalışmalarıyla karşılaştırılarak standartlara uygunluğu amaçlanmıştır. Bu çalışmada Trabzon piyasasında satışa sunulan 20 adet Hamsiköy sütlacı mikrobiyolojik ( TAMB, Maya-Küf, TAPB, MRS ve M17 agarda gelişen LAB sayıları, Koliform Bakteri, Enterobacteriaceae, S. aureus, Pseudomonass spp. ) ve kimyasal (kuru madde, kül miktarı, protein miktarı, pH, renk, titrasyon asitliği, yağ miktarı) özellik bakımından incelenmiştir. Anahtar Kelimeler: Hamsiköy Sütlacı, Kimyasal analizler, Mikrobiyolojik kriterler

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Türkiye'de sosyal belediyecilik bağlamında yürütülen eğitim faaliyetleri: Büyükşehir belediyeleri örneği

    Arzu Yeşilyurt

    Toplumsal düzeni sağlamayı amaçlayan sosyal devlet anlayışının, yerel yönetimlere yansıması olarak kabul edilen sosyal belediyecilik anlayışı sosyal politikaların bir kısmının yerel yönetimler aracılığı ile yürütülmesini öngörmektedir. Sosyal belediyecilik anlayışı bugün dünyada birçok ülkede uygulanmaktadır. Türkiye'de sosyal belediyecilik uygulamalarına yer veren bir ülkedir. Türkiye'de bu konuda çalışmalar 1970'li yıllarda başlamış, 2000'li yıllarda hız kazanarak devam etmiştir. Sosyal belediyecilik uygulamalarına yönelik kanuni düzenlemeler yapılmış, gerekli finansman sağlanmaya çalışılmıştır. Fakat sosyal belediyecilik uygulamalarının önünde hukuki ve ekonomik engeller haricinde birçok engel olduğu için yürütülen bu hizmetler konusunda istenilen noktaya ulaşılamamıştır. Türkiye'de bugün sosyal belediyecilik uygulamaları kapsamında yaşlılara, çocuklara, gençlere, kadınlara, işsizlere, yoksullara, engelli bireylere ve hayvanlara yönelik kültür, sanat, sağlık ve eğitim alanlarında hizmetler verilmektedir. Toplum için en önemli faaliyet alanlarından biride eğitim faaliyetleridir. Türkiye'de büyükşehir belediyeleri toplumdaki bireylere yönelik eğitim alanında çok sayıda faaliyet yürütmektedir. Büyükşehir belediyeleri tarafından yürütülen eğitim hizmetleri karşılaştırıldığında benzer hizmetlerden daha çok farklı hizmetlerin olduğu görülmektedir. Sosyal belediyecilik uygulamalarının önündeki engeller ortadan kaldırılmadan hizmetler konusunda eşitlik sağlanamayacak ve sosyal belediyecilik uygulamalarından istenilen verim alınamayacaktır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Teknostres'in bilgi güvenlik ihlali etkisinde tekno gerilimin aracı rolü

    Halil İbrahim Kaymak

    Günümüzde teknoloji çağımıza yön veren en önemli gelişmelerin başında yer almaktadır. Teknolojinin bir getirisi olan bilgi iletişim teknolojilerinde yaşanan gelişimler hızlı bir değişime sebebiyet vermektedir. Bu değişimi takip edebilmek adına çalışanlardan yapabileceklerinden fazlası istenmektedir. Bu durum bilişim alanında faaliyet gösteren bireylerin hata yüzdelerini artırmaktadır. Bu araştırmada bilişim alanı çalışanlarının tekno-stres seviyeleri ile bilgi güvenlik ihlali düzeyleri arasındaki ilişkide tekno-gerilim aracı etkisinin araştırılması amaçlanmıştır. Bu amaç çerçevesinde kolayda örnekleme yöntemiyle Ankara, İstanbul, Kocaeli, İzmir, Trabzon ve Gümüşhane illerinde yaşayan ve bilişim teknolojilerini aktif olarak kullanan 301 katılımcıdan araştırma verileri elde edilmiştir. Araştırmadan elde edilen sonuçlar yüksek tekno-stres düzeyinin tekno-gerilim ile pozitif ilişkili olduğunu göstermektedir. Bunun yanında yüksek tekno-stres düzeyinin bilgi güvenlik politikası ihlali ile pozitif ilişkili olduğu araştırmanın bir diğer bulgusudur. Bu bulgulara ek olarak tekno-gerilim düzeyinin bilgi güvenlik politikası ihlali ile pozitif ilişkili olduğu ortaya konulmuştur. Araştırmanın son bulgusu olarak tekno-gerilim düzeyinin tekno-stresle bilgi güvenliği ihlali arasında aracı etkisinin olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bu sonuçlardan hareketle çalışanların tekno-stres ve tekno-gerilim düzeylerini azaltacak organizasyonlar yapılması önerilmektedir. Buna ek olarak bilgi güvenliği ihlalleri noktasında politikaların geliştirilmesi ve uygulanması bir diğer öneri olarak yer almaktadır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Gümüşhane florasında doğal olarak yetişen alıç'ın (Crataegus tanacetifolia (Lam.) Pers.) in vitro çoğaltımı üzerine bir araştırma

    Aynur Günaydın

    Günümüzde, kuraklığın gittikçe büyümesi, sürdürülebilir bitkilendirme çalışmalarının ivedilikle hayata geçirilmesini gerektirmektedir. Bu bağlamda kuraklığa dayanıklı alıçın (Crategus L.); ağaçlandırma çalışmaları, erozyon kontrolü, kurakçıl peyzaj, tarım ve hayvancılık, insan beslenmesi, tıp, kozmetik endüstrisi gibi geniş alanlardaki kullanım imkanı bu bitkinin önemini gittikçe artırmaktadır. Türkiye'nin genelinde alıçın doğal olarak yetiştiği dikkate alınır ise ülke ekonomisi ve ekolojisine katkıları daha iyi anlaşılacaktır. Kullanım alanlarının genişliği alıçın uygun generatif ve vejetatif üretim tekniklerinin belirlenmesini önemli kılmaktadır. Vejetatif çoğaltıma göre genetik kaynakların çoğaltılması ve korunmasını kolaylaştıran, işçilik maliyetlerinde ve depolama alanlarında kazanımlar sunan in vitro çoğaltım daha cazip görülmektedir. Çalışmamızda Gümüşhane'de doğal yayılışı olan endemik Crataegus tanacetifolia (Lam.) Pers.'dan alınan eksplantlar, kallus ve sürgün teşvikini sağlamak amacıyla bitki büyüme düzenleyici oksin ve sitokinin hormonlarının farklı konsantrasyon ve kombinasyonlarından oluşan ortamlara aktarılmıştır. Sonuç olarak; 2 mg/l NAA ve 0.5 mg/l KIN içeren kallus teşvik ortamı en yüksek değeri (23.33 g/10 eksplant) vermiştir. Sürgün teşvik ortamlarında ise en yüksek sürgün sayısı yüzde değeri (%47) 8 µM BAP, 6 µM IAA ve 2 µM GA3 içeren ortamdan elde edilmiştir. Alıç mikroçoğaltımı ile ilgili bu çalışmanın literatüre katkı sağlanması beklenmektedir.

  • Doktora TeziAçık Erişim2023
    Çarlık Rusyası'nda Güney Kafkasya İslam İdaresinin kuruluşu ve teşkilatlanması

    Yıldırım Okatan

    18. Yüzyılın ikinci yarısından itibaren Rusya'da çıkan isyanlarda Müslüman din önderleri önemli rol oynamışlardır. Çarlık yönetimi tarafından bu durum devlet güvenliği açısından büyük bir tehdit olarak görülmekte ve acilen çözüme kavuşturulması gereken bir sorun halini almıştır. Çarlık tarafından kurulmasına imkân tanınacak bir din işleri idaresi ile hem Müslüman din görevlileri ve müesseselerin varlığı resmiyet kazanacak hem de dini önderlerin faaliyetleri denetim altına alınmış olacaktır. Bu çalışmada Güney Kafkasya'da yaşayan Müslümanlar üzerinde denetim ve kontrolü sağlayacak otoriteye bağlı bir dini idare oluşturulması amacıyla 5 Nisan 1872 tarihli nizamname ile Tiflis merkezli olarak Çarlık Rusya'sında kurulan Güney Kafkasya İslam İdaresi ele alınmıştır. Güney Kafkasya İslam İdaresi 1917 Devrimine kadar faaliyet göstermiştir. Söz konusu idarenin faaliyet yürütmüş olduğu 45 yıllık süre içerisinde, idari yapısı ve oluşumu, görevlilerin atanması görevden alınması ve tayinleri, görevlilerin yargılanması, idareye bağlı okulların sorumlulukları gibi konular detaylı bir şekilde incelenmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Farklı oranlarda kırmızı pancar ilave edilmiş ekşi mayalı ekmeğin renk ve antioksidan özelliklerinin araştırılması

    Tuğba Demirbaş

    Bu çalışmada insan sağlığı açısından önemi anlaşılan ve tüketimi yaygınlaşan ekşi mayalı ekmekte kırmızı pancar (Beta vulgaris L.) kullanılarak fonksiyonel bir ürünün hazırlanması amaçlanmıştır. Araştırma kapsamında mikrodalga, kurutma kabini ve sıcak hava kurutma yöntemleriyle kurutulup öğütülen pancar tozları kontrol %4, %8, %12 oranlarında ekşi mayalı hamura katıldı. Örneklerin pH, kuru madde ve kül miktarları tespit edildi. Antioksidan aktivitesi; Cu2+-Cu+ indirgeme kapasitesi, Fe3+-Fe2+ indirgeme kapasitesi, 1,1-difenil-2-pikril-hidrazil radikal (DPPH·) giderme aktivitesi, 2,2´-azino-bis(3-etilbenztiyoazolin-6-sülfonik asit) radikal (ABTS∙+) giderme aktivitesi, total fenolik bileşik miktarı ve total flavonoid bileşik miktarı, toplam betalain miktarı tayini yöntemleri ile berlirlenmiştir. Standart antioksidanlardan BHA, BHT, α-tokoferol ve troloks ile karşılaştırma yapılmıştır. Renk değişimleri için Hunter L*, a*, b* değerleri ölçülerek Hue, Chroma ve Browning İndeks parametreleri hesaplandı. ABTS inhibisyonu %12 pancar tozu ilave edilen örneklerde en yüksek düzeydedir. Total flavonoid miktarı mikrodalga kurutma yöntemiyle elde edilmiş pancar tozlu ekmeklerde 24.74 µg KE/mg daha yüksek bulunmuştur. En yüksek betalain miktarı 75.41 mg/kg mikrodalga ile kurutulmuş örneklerde görülmüştür. En yüksek a* , b*, kroma ve browning indeks değerleri mikrodalga tekniğiyle kurutulan pancar tozu ilave edilmiş ekmeklerde görülmüştür. Pancar tozu ilavesinin ABTS radikali giderme aktivitesi ve total flavonoid miktarını yükselttiği görülmüştür.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Bir borudaki ısıl olarak tam gelişmiş hidrodinamik olarak gelişmekte olan atımlı akışta manyetik alanın akış ve ısı transferi üzerine etkisinin incelenmesi

    Abdullah Alperen Okumuş

    Bu çalışmada, dairesel kesitli bir kanal içerisinde akmakta olan elektrik geçirgenliğine sahip akışkanın, ısıl olarak gelişmiş, hidrodinamik olarak gelişmekte olan atımlı akışta manyetik alanın, akış hızı ve ısı transferine etkileri sayısal olarak incelenmiştir. Sayısal çalışma, sonlu hacimler tekniğine dayalı, ANSYS Fluent paket programı kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Elde edilen sonuçlar doğrultusunda; öncelikle daha öncesinde bu kapsamda yapılmamış yeni bir çalışma literatüre kazandırılmıştır. Laminer boru akışında manyetohidrodinamik (MHD) etkileri ile atımlı akış, akışkanın hareketi ve ısı transferi üzerinde etkili olduğu görülmüştür. Manyetik alan akış hızını düşürmüştür, aynı zamanda genlik ve Nusselt sayısının artmasına sebep olarak ısı transferini arttırmıştır. Düşük frekans (F=0.01 – 1) değerlerinde; en yüksek Nusselt sayısı akışın hızlanma bölgesinde (F_τ=0.5), en düşük Nusselt sayısı yavaşlama bölgesinde (F_τ=1.5) oluşmuştur. Manyetik alanın varlığı yüksek frekansta halkasal etkinin oluşmasını engellemiştir. Dört farklı manyetik alan (B=0 T – 0.05 T – 0.1 T – 0.15 T) değerinde analizler yapılarak, ilk manyetik alan değerinde (B=0.05 T) akışkan davranışlarında gözle görülür bir etkinin olduğu, ancak yüksek manyetik alan değerlerinin akış davranışlarına çok fazla etkisinin olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Analiz edilen bu sonuçlar neticesinde daha sonrasında yapılacak olan araştırma ve geliştirmelere yardımcı olacaktır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Kur'an'da rüşd teriminin semantik tahlili

    Sümeyye Soytürk

    Allah(c.c) ,insanı ve kainatı bir gaye için yaratmıştır. İnsanın dünyaya gönderilmesindeki temel gaye Allah'a kulluk etmesidir. İnsan bu gayeyi gerçekleştirirken zorlu bir süreçten geçer. Allah(c.c.), insanın bu zorlu süreci başarı ile tamamlayabilmesi için Peygamberler göndererek ve vahiyle insanlara yol göstermiştir. Allah(c.c.)'ın insanı doğru yola sevk edebilmesi için gönderdiği vahiy, irşad edicidir. Dünyada yolunu her an kaybedebilme endişesi taşıyan insana yol göstericidir. Bu araştırmada rüşd kavramını incelerken, bu kelime ile bağlantılı olarak irşad, tebliğ, davet ve hidayet gibi kavramlar da incelenecektir. Rüşd kelimesi ile yakın eş, zıt ve yakın anlamlı kavramlar incelenir, ayetlerin anlamları farklı tefsirlerin ışığında açıklanacaktır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Güneş kollektörlerinde enerji verimliliğini artırmak için faz değiştiren malzemelerin kullanımının araştırılması

    Mikail Kurtoğlu

    Güneş enerjisi, kesintili bir enerji kaynağı olduğu için periyodik olarak depolanması gereklidir. Güneş enerjisinden elde edilen en başlıca enerji termal enerjidir. Güneş enerjisinden faydalanmamızı sağlayan güneş kollektörleri, termal enerjiyi depolayarak sıcak su gereksinimini karşılamaktadır. Güneş kollektörleri, Güneş kaynaklı çalıştığı için güneşin batması ile kısıtlanan bir durum söz konusu olmaktadır. Çeşitli termal enerji depolama yöntemlerinden olan gizli ısı depolama, küçük sıcaklık değişimi ve hacmine göre yüksek depolama yoğunluğu sebebi ile en iyi yöntemlerdendir. Bu tez kapsamında faz değiştiren malzeme olarak yüksek termal enerji depolama kabiliyetine sahip olan RT31 ve RT35 kullanılmıştır. Tez çalışmasında, gizli ısı depolayan faz değiştiren malzeme entegre edilmiş düzlemsel güneş kollektörü, üç farklı konfigürasyonda Gaziantep, Ankara ve Trabzon illeri için anlık verimler ile FDM'nin sarj ve deşarj süreleri hesaplanmıştır. Uygulanan konfigürasyonlarda 1 cm, 2 cm ve 3 cm kalınlıklarında kullanılan faz değiştiren malzeme akışkan borusu ve yalıtım malzemesi arasına konulmuştur. Araştırma sonuçlarına göre güneş kollektörlerinde faz değiştiren malzemelerin kalınlık, malzeme tipi ve erime sıcaklığına bağlı olarak kollektör verimlerinin değiştiği görülmektedir. Kollektör verimleri, faz değiştiren malzemenin sarj süresi boyunca düşerken, deşarj süresi boyunca artmaktadır. RT31-1 cm konfigürasyonu, her üç il içinde uygun performansta olduğu ve depolanan gizli ısının gün batımından sonra da devam ettiği görülmektedir. Belli erime sıcaklıklarında kullanılan FDM'nin kalınlığının artmasının, tüm aylar için uygun olmadığı ve en yüksek verim değerlerine RT35-3cm konfigürasyonu için Gaziantep ilinde temmuz ayında ulaşılmıştır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Bütçe saydamlığı ve yolsuzluk ilişkisi: Ampirik bir değerlendirme

    Elif Harmaner

    Şeffaflık, kamu politikalarının esin kaynağı olması gereken bir değer olarak görülmektedir. Özellikle uluslararası kuruluşlar tarafından yolsuzluğu engellemek amacıyla şeffaflık önemli bir kavram haline gelmiştir. Bu yüzden kamu bütçelerinde yolsuzluk özellikle önemlidir. Yolsuzluk, ekonomik gelişmeyi ve kalkınmayı olumsuz bir şekilde etkileyen ve genel kabul görmüş kesin tanımı olmayan önemli bir öğedir. Bu olumsuzluğu önleyebilmek için bütçe saydamlığının etkisinin olduğu vurgulanmaktadır. Bu amaçla bütçe şeffaflığını ölçmek için yapılan açık bütçe anketi hedef odaklı bir anket çalışmasıdır. Bilgi vermek için yerel uzmanlar tarafından yürütülen algılardan ziyade değerlendirmeler Uluslararası Bütçe Ortaklığı (IBP) tarafından gerçekleştirilen açık bütçe anketi yardımıyla, bütçe ülkelerinin şeffaflık düzeyleri, bütçe katılım düzeyleri, hesap verilebilirlik ve bütçe gözetim düzeylerinin ölçüldüğü bir endekstir. Bu çalışmanın temel amacı bütçe saydamlığı ve yolsuzluk ilişkisini araştırmaktır. IBP'nin 2006 yılından itibaren her iki yılda bir yayınlamış olduğu raporda 2012-2021 dönemi için verilerine eksiksiz ulaşılabilen 92 ülke seçilmiştir. Bu amaca uygun olarak önce bütçe saydamlığı ve yolsuzluk modellemesine uygun olarak teorik çerçeve oluşturulmuş ve literatür taramasının ardından araştırmaya konu olan ülkeler için bütçe saydamlığı ve yolsuzluğu test etmek üzere ekonometrik bir analiz yapılmıştır. Bu çalışmanın bulguları, bütçe saydamlığının ele alınan ülke örneklemi için yolsuzluğu iyileştirmede önemli bir rol oynadığını göstermektedir. Öte yandan, demokratik kurumların varlığı ve hukukun üstünlüğü hesap verilebilirlik açısından önemli unsurlar olduğundan bütçe saydamlığının bu unsurlarla desteklenerek yolsuzlukla mücadele de önemli bir araç olarak kullanılabileceği görülmektedir. Bu çalışmanın temel amacı bütçe saydamlığı ve yolsuzluk ilişkisini araştırmaktır. IBP'nin 2006 yılından itibaren her iki yılda bir yayınlamış olduğu raporda 2012-2021 dönemi için verilerine eksiksiz ulaşılabilen 92 ülke seçilmiştir. Bu amaca uygun olarak önce bütçe saydamlığı ve yolsuzluk modellemesine uygun olarak teorik çerçeve oluşturulmuş ve literatür taramasının ardından araştırmaya konu olan ülkeler için bütçe saydamlığı ve yolsuzluğu test etmek üzere ekonometrik bir analiz yapılmıştır. Bu çalışmanın bulguları, bütçe saydamlığının ele alınan ülke örneklemi için yolsuzluğu iyileştirmede önemli bir rol oynadığını göstermektedir. Öte yandan, demokratik kurumların varlığı ve hukukun üstünlüğü hesap verilebilirlik açısından önemli unsurlar olduğundan bütçe saydamlığının bu unsurlarla desteklenerek yolsuzlukla mücadele de önemli bir araç olarak kullanılabileceği görülmektedir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Kanada, Hindistan ve Avustralya'da yerel yönetim ombudsmanları: Karşılaştırmalı bir analiz

    Fikret Tüfekçioğlu

    Ombudsmanlık, kamu yönetiminin kötü eylem ve işlemlerine maruz kalan vatandaşların şikayetlerini alan ve bu şikayetleri çabuk, doğru ve güvenilir bir şekilde inceleyen, sonuç olarak elde ettiği raporları parlamentoya takdim eden bir kurumdur. Bu kurumun ulusal düzeyde uygulanmasının yanında yerel yönetimler düzeyinde de uygulanma alanı bulduğu görülmektedir. Yerel yönetimlerin üstlenmiş olduğu görevlerin giderek artması ve önemli özellikleri sebebiyle, merkezi yönetimler için kurulan ombudsmanlıkların yanı sıra mahalli sorumluluklarla donatılan yerel ombudsmanlıklar da oluşturulmuştur. Bu çalışmada ilk olarak incelenen Kanada'da, federal düzeyde bütün ülkeyi kapsayan bir ombudsmanlık kurulmadığı için eyalet ve bölge ombudsmanlarının kurulduğu görülmektedir. Çalışmada incelenen ikinci ülke olan Hindistan'da, her eyalet, belirli kamu görevlileriyle ilgili olarak yolsuzluk konusunda gelen şikayetlerle ilgilenmek üzere, yerel yönetimlerde Lokayukta olarak bilinen bir yerel ombudsmanlık kurulmuştur. Çalışmada son incelenecek olan Avustralya'da federal düzeyde ombudsman olmasına karşın, eyaletler düzeyinde 1971 yılında Batı Avustralya Eyaleti'nde başlayıp diğer bütün eyaletlerde kurulmuştur. Bu çalışmanın amacı Kanada, Hindistan ve Avustralya'nın yerel ombudsmanlık kurumu uygulamalarına ilişkin literatür taramasının ardından farklı perspektiflerden karşılaştırmalarını yapmaktır.

  • Doktora TeziAçık Erişim2023
    Elajik asidin Dosetaksel ve Mitoksantron kemoterapi ilaçları kombinasyonlarının ın vitro antikanser aktivitelerinin insan kanser hücre hatları üzerinde belirlenmesi, hücre hatları ve kombinasyonlarda antioksidan ve enzim aktivitelerinin incelenmesi

    Cuma Zehiroğlu

    Günümüzün en önemli sağlık sorunlarından birisi olan kansere bağlı ölümler gitgide artmaktadır. Tedavide kullanılan kemoterapi ilaçlarının ise kanser hücrelerini yok ederken yan etkilerin ortaya çıkmasına neden olduklarıda bilinmektedir. Günümüzde kemoterapi ilaçlarının etkinliğini arttırmak ve yan etkilerini azaltmak amacıyla, bu ilaçların doğal maddelerle kombinasyonlarına yönelik çalışmalara ilgi artmıştır. Çalışmamızda fenolik bir asit olan Elajik asidin Dosetaksel ve Mitoksantron kemoterapi ilaçları ile kombinasyonları hazırlanarak MCF-7 meme kanseri ve A549 akciğer kanseri üzerindeki in vitro antikanser aktiviteleri incelenmiştir. Konsantrasyonların belirlenmesinde compusyn programı kullanılmıştır. Apoptoz testi uygulanarak hücre ölüm oranı belirlenmiştir. En etkin dozların uygulandığı hücre hatlarında antioksidan enzim aktiviteleri (KAT, SOD, GR ve GST) ve karbonik anhidraz enzim aktiviteleri belirlenmiştir. Ayrıca madde ve kombinasyonların antioksidan ve antiradikal özellikleri araştırılmış ve CAI, II ve IX enzimleri üzerindeki etkileri incelenmiştir. Çalışma sonunda A549 kanser hücre hattına uygulanan Elajik asit + Mitoksantron (25:1 µM) ve MCF7 kanser hücre hattına uygulanan Elajik asit + Dosetaksel (50:200 µM) kombinasyon konsantrasyonlarının en etkin dozlar olduğu, antikanser çalışmalarında apotozu indükledikleri, sinerjik etkilerinin bulunduğu ve antioksidan enzim aktivite sonuçlarınında bunları destekler yönde olduğu görülmüştür. Hücre hattı dışındaki çalışmalarda ise kombinasyonların antioksidan aktiviteye sahip oldukları ve CA I, II ve IX enzimleri üzerindeki inhibisyon etkilerininin bulunduğu görülmüştür. Sonuç olarak elde edilen sonuçlar doğal maddelerin kemoterapi ilaçlarıyla beraber kullanımının uygunluğunu birçok yönüyle destekler nitelikte bulunmuştur.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Ekonomik sorunların duygusal tükenmişlik üzerindeki etkisinde işin araçsallığının aracı, paternalist liderliğin düzenleyici rolü

    Abdulkerim Özkök

    Bu araştırmanın amacı öğretmenlerin karşılaştıkları ekonomik sorunların, duygusal tükenmişlik düzeyleri üzerindeki etkisini ve bu etkide işin araçsallığının aracılık, paternalist liderliğin ise düzenleyici rolünün belirlenebilmesidir. Öğretmenler, ekonomik sıkıntılardan en çok etkilenen meslek gruplarından biri olması ve mesleğin önemi nedeniyle araştırmanın evreni olarak seçilmiştir. Bu amaçla Gümüşhane ilinde bulunan devlet okulları ve özel okullarda görev yapan öğretmenlerden, tesadüfi örneklem yöntemi ile seçilen 606 öğretmen ile çevrimiçi anket çalışması yapılarak veri toplanmıştır. Verilerin analiz aşamasına geçilmeden önce temiz bir veri seti ile çalışılmak amacıyla veri temizliği yapılmıştır. Bu bağlamda öncelikle yanlış ya da eksik veri girişi olup olmadığı kontrol edilmiş, daha sonra veri setinde uç değerler olup olmadığının sınanması amacı ile z skoru ve Mahalonobis uzaklığı hesaplanmıştır. Bu iki değerin sonucuna göre veri setinden 30 veri çıkarılmıştır. Verilerin analizinde SPSS 22 ve SPSS PROCESS Macro eklentisi kullanılmıştır. Değişkenler arasındaki ilişkilerin belirlenmesi için korelasyon ve regresyon analizleri yapılmıştır. Araştırma verilerinin analizi sonucunda ekonomik sıkıntıların duygusal tükenmişlik üzerindeki etkisinde işin araçsallığının aracılık rolü olduğu bulunmuştur. Paternalist liderliğin ise bu ilişkide düzenleyici bir role sahip olmadığı görülmüştür. Çalışmanın ekonomik sıkıntıların öğretmenlerin duygusal tükenmişliği üzerindeki etkisini vurgulayarak, bu konuda yapılan araştırmalara bir katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Diğer taraftan bu çalışmanın sonuçlarının öğretmenlerin karşılaştıkları ekonomik zorlukların etkilerini azaltmak için alınacak önlemler hakkında fikir verebileceği düşünülmektedir. Alanyazında araştırmada kullanılan değişkenlerin ayrı ayrı ele alındığı çalışmalar bulunmakla birlikte bu kavramları bütünsel bir şekilde ele alan bir çalışmaya rastlanmamıştır. Bu açıdan da çalışma alan yazına katkı sağlayacaktır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Karadeniz Bölgesi'ndeki belediyelerin etkinliklerinin veri zarflama analizi ile değerlendirilmesi

    Şahin Murat Yegin

    Belediyeler, sorumlu oldukları halka şehircilik hizmetlerinden eğitim ve kültür hizmetlerine kadar çok çeşitli hizmetler vermektedirler. İdari ve mali özerkliğe sahip kamu tüzel kişiliği olan yerel yönetim birimleri içinde en aktif, görev ve hizmet alanı en geniş birimler belediyelerdir. Yerel yönetimlerin tamamı kaynak sıkıntısı yaşamakla birlikte belediyeler kaynak sıkıntısının etkisini daha fazla yaşamaktadır. Bunun nedenleri arasında bilimsel ve teknolojik gelişmelerin neden olduğu sosyal hareketlilik, sosyal, kültürel ve sportif nitelikli uğraşı alanların ortaya çıkması, kentsel alandaki nüfus artışı, sosyo-ekonomik iş bölümü ve katmanlaşmanın artması gibi faktörlerin halkın ihtiyaç ve beklentilerinin de çeşitlenmesine, dolayısıyla belediyelerin görev ve hizmet alanlarının genişlemesine yol açmasıdır. Bu çalışmanın amacı, Karadeniz Bölgesi'nde bulunan 18 ildeki belediyenin 2019 yılına ait girdi ve çıktı değerlerine göre birbirlerine kıyasla etkinliklerinin Veri Zarflama Analizi (VZA) yöntemi kullanılarak belirlenmesidir. Girdi değerleri olarak personel giderleri, mal ve hizmet alım giderleri, sermaye giderleri; çıktı değerleri olarak ise vergi gelirleri, teşebbüs ve mülkiyet gelirleri ve diğer gelirler belirlenmiştir. Yapılan analizlerin sonucunda belediyelerin kaynaklarını etkin bir şekilde kullanıp kullanmadığı tespit edilecektir.