Yazarlar

  • Doktora TeziYalnız künye2026
    Sağlık çalışanlarının olağan dışı durumlarla ilişkili stresle başa çıkma ölçeği: Bir ölçek geliştirme çalışması

    Nursel Kuyrukluyıldız

    İster doğa kökenli afetler ister teknolojik kaynaklı olsun, sağlık personeli olay yerinden ilk müdahale alanlarına ve hastane prosedürlerine kadar aktif rol oynar. Afetlerdeki temel amaç, mümkün olan en kısa sürede mümkün olan en fazla hayatı kurtarmaktır. Bu nedenle, sağlık çalışanları afet mağdurlarıyla uzun süreli temas kurar ve hem fiziksel hem de duygusal sorumluluklar üstlenir. Bu durum, sağlık personelinin stres seviyelerini artırır ve stres yönetimi becerilerini hayati hale getirir. Bu çalışmada, acil durumlarda sağlık profesyonellerinin stresle başa çıkma seviyelerini değerlendirmek amacıyla ‘Sağlık Çalışanlarının Olağan Dışı Durumlarla İlişkili Stresle Başa Çıkma Ölçeği (SOSBÇÖ)’ geliştirilmiştir. Ölçek geliştirme sürecinde metodolojik ve kesitsel bir araştırma tasarımı kullanılmıştır. Örneklem grubuna kolayda örnekleme yöntemiyle ulaşılmıştır. Çalışmanın evreni, Erzincan ve Gümüşhane illerindeki sağlık çalışanlarından oluşmakta olup (n=1010), keşfedici faktör analizi (EFA) için (n=706), doğrulayıcı faktör analizi (CFA) için (n=304) ve Kaiser–Meyer–Olkin (KMO=0,976), Cronbach's Alpha (α=0,949), McDonald's Omega (ω=0,953) gibi yüksek geçerlilik ve güvenirlik göstergeleri elde edilmiştir. Sonuç olarak, Maslow’un insan ihtiyaçları hiyerarşisi dikkate alınarak, 30 maddeden oluşan; fizyolojik, güvenlik, sosyal, saygı ve kendini gerçekleştirme olmak üzere beş alt boyutlu ve 5’li Likert formatında ölçek hazırlanmıştır. Ölçüt bağlantı geçerliğinde, psikolojik sağlamlıkla istatistiksel olarak anlamlı korelasyon göstermiştir (p<0,05). Ölçeğin, özellikle sağlık profesyonellerinin olağanüstü koşullarda stresle başa çıkma düzeylerinin değerlendirilmesinde, psikolojik sağlamlığın desteklenmesine yönelik uygulamaların planlanmasında ve normal koşullarla karşılaştırmalı değerlendirmelerde yararlı bir araç olacağı düşünülmektedir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025
    Türkiye'de sağlıkta mobbing araştırmaları üzerine sistematik derleme

    Sariye Akyıldız

    1980li yıllardan itibaren "mobing kavramı" çalışma hayatı içerisinde yerini almaya başlamıştır. Örgütlerde mobbing kavramı kişinin çalışma arkadaşları veya yöneticileri tarafından planlı, düzenli ve sürekli bir şekilde baskıya maruz kalmasıdır. Mobbing kurbanı uğradığı saldırgan ve baskıcı davranışlardan dolayı psikolojik sorunlar yaşayabilir. Mağdurun yaşadığı psikolojik sorunlar özel hayatını ve çalışma hayatını olumsuz etkiler. Mobbing kurbanının maruz kaldığı psikolojik baskı ve saldırgan davranışlardan dolayı; performansında, verimliliğinde ve etkinliğinde azalma olabilir. Kişinin performansındaki bu düşüş kurumun genel başarısını da olumsuz etkilemektedir. Çünkü çalışanın kendini huzurlu ve güvende hissetmediği bir çalışma ortamı hem kişi için hem de çalıştığı kurum için maddi ve manevi başarısızlıklara neden olabilir. Mağdur iş yerinde yaşadığı baskı ve bunalımdan özel hayatına zaman ayıramaz ayırsa bile yaşadığı olaylardan dolayı huzursuz ve mutsuz olur. Mağdur yaşadığı psikolojik ve fiziksel baskılardan dolayı maddi kayıp yaşayacağını bilerek kendi eliyle istifa dilekçesini verebilir hatta daha da durumla baş edecek gücü kendinde bulamazsa canına kıymayı bile düşünebilir. Yapılan araştırmalardan ulaşılacağı üzere diğer sektörlerde olduğu gibi sağlık sektöründe de mobbingle sık sık karşılaşılmaktadır. Diğer sektörlerde olduğu gibi sağlık hizmetlerinde de mobbing farklı şekillerde ve farklı şiddette görülmektedir. Sağlık hizmetlerinde görülen mobbing olaylarının sağlık personelinin performansı üzerinde de olumsuz etkileri bulunmaktadır. Sağlık personelinin mobbinge maruz kalmasında demografik özelliklerin yanı sıra sosyal özelliklerin de etkisi vardır. Sağlık hizmetlerinde yaşanan mobbing olayları sadece çalışanları değil toplumu da etkilemektedir. Bu yüzden mobbing konusunda farkındalığı artırmak ve çalışanları bilinçlendirmek için gerekli çalışmaların yapılması gerekir. Çalışanları koruyacak yasal düzenlemeler getirilmeli, sağlık sektöründe ki eksiklikler giderilmelidir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    İletişim becerisi ve işe bağlılık arasındaki ilişkinin incelenmesi: Gümüşhane ili sağlık çalışanları üzerine bir araştırma

    Gülkız Kayret

    Bu araştırmanın temel amacı sağlık çalışanlarının iletişim becerileri ile işe bağlılıkları arasındaki ilişkiyi incelemek ve ilgili örneklemle ulaşılan sonuçlar aracılığıyla literatüre katkı sağlamaktır. Bu doğrultuda araştırma örneklemi olarak Gümüşhane ili ve ilçelerinde faaliyet gösteren devlet hastaneleri uygulama alanı olarak belirlenmiştir. Araştırma, 426 sağlık çalışanının (doktor, hemşire/ebe, idari personel, üst idari kadro, teknisyen/tekniker ve diğer) katılımıyla gerçekleştirilmiştir. Nicel araştırma yöntemlerinin uygulandığı araştırmada veri toplama aracı olarak anket yöntemi tercih edilmiş ve hazırlanan anketlerin çevrimiçi olarak doldurulması sağlanmıştır. Katılımcılara, içerisinde demografik bilgi formu, kişilerarası iletişim yetkinliği envanteri ve Utrecht işe bağlılık ölçeğinin yer aldığı anketler uygulanmıştır. Toplanan veriler; güvenilirlik, doğrulayıcı faktör ve korelasyon analizleri ile Mann-Whitney U, Kruskal-Wallis H ve Post-Hoc Tukey testleri aracılığıyla analiz edilmiştir. Veri analizinde SPSS 23.0 ve Jamovi 2.3 paket programlarından yararlanılmıştır. Demografik değişkenler (yaş, cinsiyet, medeni durum, eğitim durumu, çalışma süresi ve pozisyon) ile iletişim becerisi ve işe bağlılık arasında farklılık bulunup bulunmadığı tespit etmek amacıyla gerçekleştirilen analizler sonucunda sağlık çalışanlarının iletişim becerileri ile demografik özellikleri arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar olmadığı; işe bağlılık değişkeninde ise, cinsiyet hariç diğer demografik özellikler arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılıklar bulunduğu görülmüştür. Araştırma neticesinde, sağlık çalışanlarının iletişim becerileri ile işe bağlılıkları ve alt boyutları arasında pozitif yönde ve istatistiksel olarak anlamlı ilişkiler olduğu tespit edilmiştir. Ana amacı Gümüşhane ilindeki sağlık çalışanlarının iletişim becerileri ile işe bağlılıkları arasındaki ilişkinin incelenmesi olan bu çalışmada iki değişken arasında istatistiksel olarak anlamlı ve pozitif yönlü ilişkiler tespit edilmiştir. Bu sonuçtan hareketle, sağlık çalışanlarının iletişim becerileri aracılığıyla işe bağlılıklarının da arttırılabilmesi için gerekli çalışma ortamlarının oluşturulması önem arz etmektedir. Anahtar Kelimeler: İletişim becerisi, İşe bağlılık, Sağlık çalışanları

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    COVID-19 sürecinde içsel pazarlamanın örgütsel bağlılık üzerindeki etkisi: Bir üniversite hastanesi örneği

    Yunus Baykın

    Örgütsel bağlılık, çalışanların örgütlerine karşı sahip oldukları psikolojik bağlılık ve sadakati ifade eder. Covid-19 salgını sırasında; krizin neden olduğu benzeri görülmemiş stres ve belirsizlik nedeniyle kurumsal bağlılığı sürdürmek işletmeler açısından zor bir süreçtir. Covid-19 salgını, dünyanın dört bir yanındaki çalışanları önemli ölçüde etkiledi. Pek çok insan işten çıkarıldı. Çoğu ücretsiz izne gönderildi ve birçok çalışanın görev tanımı veya çalışma düzeninde değişiklikler oldu. Kısaca Pandemi birçok işletme ve çalışanı için büyük bir belirsizlik ve strese neden oldu. Çalışanlar kendi sağlıkları ve sevdiklerinin sağlıkları, maddi kaygılar ve iş güvenliği konusunda endişe yaşadılar. Öte yandan tüm bu süreçte fedakârca her türlü zorluğa göğüs geren sağlık çalışanları ise dişini tırnağına takarak geri adım atmadan çalıştılar ve tüm insanlığın takdirini kazandılar. Bu süreçte sağlık çalışanlarının memnuniyetlerini ve örgütlerine bağlılıklarını maksimum düzeyde tutabilmek önemliydi. Amacı çalışan memnuniyetine yol açtığı düşünülen içsel pazarlama uygulamalarının sağlık çalışanlarının örgütlerine olan bağlılıkları üzerindeki olası etkilerini ortaya koyabilecek bir model önerisi sunmak olan bu çalışma 297 sağlık çalışanı üzerinde gerçekleştirildi. Sonuç olarak geliştirilen araştırma modelinde sağlık çalışanlarına yönelik gerçekleştirilen içsel pazarlama faaliyetlerinin onların çalışma memnuniyetleri üzerinde ve dolaylı olarak da organizasyonlarına olan duygusal, normatif ve devam bağlılıkları üzerinde pozitif yönde etki oluşturduğu gözlemlenmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Radyasyonlu alanlarda çalışan sağlık personellerinde tükenmişlik farkındalığı ve düzeyinin araştırılması

    Hatice Demir

    Radyasyon, dalgalar, parçacıklar veya fotonlar adı verilen enerji paketleri şeklinde yayılmaktadırlar. Radyo ve televizyon iletişimini sağlayan radyo dalgaları, tıpta kullanılan röntgen, güneş ışığı vb. günlük hayatımızda alışık olduğumuz radyasyon türlerindendir. Radyoloji ve Nükleer teknolojinin hızla gelişmesi, radyasyonun tıpta kullanımına ilişkin yoğun araştırma ve geliştirme çalışmaları nükleer tıbbın kurulmasına yol açmıştır. Radyoloji ve Nükleer Tıp gibi radyasyon içeren alanlar sadece insanların üzerinde olumlu etkileri değil aynı zamanda olumsuz etkileri de bulunmaktadır. İnsan sağlığını önemli derecede tehdit eden radyasyon özellikle sağlık sektörü çalışanlarında aşırı iş yükü oluşturmakla birlikte bir takım psikolojik durumlara neden olabilmektedir. Radyasyon etkilerinden olan ve sağlık çalışanlarında gözlemlenen psikolojik durumlardan bir tanesi de tükenmişlik sendromu olarak bilinmektedir. Bireylerin bulunduğu iş ortamında kendilerini rahat ve mutlu hissetmelidir. Çünkü birey iş alanında bazı istenmeyen durumlarla karşılaştığında ister istemez kendisini ve çevresindekileri negatif yönden etkilenmektedir. Tükenmişlik belirtileri, maddi ve manevi değerlerin kaybı, sorunların üstesinden gelememe, duyarsızlaşma, kendini sürekli başarısız hissetme, madde kullanım bozukluğu, depresyon ve psikolojik bozukluklardır. Bu belirtilere yönelik önlemler alınmadığında ciddi sonuçlara neden olabilirler. Yapılan bu çalışmada iyonlaştırıcı radyasyon kaynakları ile çalışan sağlık çalışanlarında tükenmişlik farkındalığının belirlenmesi amaçlanmaktadır. Çalışma hastanelerin çeşitli birimlerinde çalışan 154 sağlık çalışanı üzerinde gerçekleştirilmiş olup elimizde sonuçları SPSS 24.0 programı aracılığı ile analizi yapılmıştır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    COVID-19 döneminde sağlık çalışanlarının mesleki risklerinin iş stresine etkisi (Trabzon ili örneği)

    Özgehan Erkan

    Bu çalışma; COVID-19 döneminde SBÜ Trabzon Ahi Evren Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesinde görev yapan sağlık çalışanlarında mesleki risklerinin iş stresine etkisini belirlemek ve bu risklerden etkilenme derecesini en az düzeye indirmek, iş stresi düzeylerini azaltmak, çözüm önerileri geliştirmek amacıyla tanımlayıcı olarak planlanmıştır. Tanımlayıcı ve kesitsel tipte olan çalışmanın evrenini Eylül-Kasım 2020 tarihlerinde SBÜ Trabzon Ahi Evren Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesinde görev yapan sağlık çalışanları (n=150 kişi) oluşturacaktır. Evrenin tümü araştırma kapsamına alınmış ve 115 kişiye ulaşılmıştır. Araştırmanın verileri; araştırmacılar tarafından literatür incelenerek oluşturulan bilgilendirilmiş onam formu, sosyo-demografik özellikler, iş ortamında karşılaşılan mesleki risk ve tehlikeler, iş stresini etkileyen faktörleri içeren sorular ile "Sağlık Çalışanları Güvenliği Ölçeği" ve "Beck Anksiyeti Ölçeği" sorularından oluşan anketin bireylerin dinlenme saatlerinde yaklaşık 20 dakika süre içinde direkt gözlem altında uygulanmasıyla toplanmıştır. Verilerin analizi frekans, ortalama, standart sapma, t testi, Mann Whitney U testi, ANOVA, Kruskal Wallis ve korelasyon testleri kullanılarak yapılmıştır. Tüm testlerde istatistiksel önem düzeyi 0.05 olarak alınmıştır. Bu araştırma kapsamında pandemi sürecinde görev yapan sağlık çalışanlarında SÇGÖ puan ortalaması 156.20±28.33, BAÖ puan ortalaması 34.57±9.76 olarak bulunmuştur. Sağlık çalışanların çalışma saatleri arttıkça iş güvenliği ve anksiyeteleri de azalmaktadır. Sağlık çalışanlarının iş güvenliği arttıkça anksiyeteleri azalmaktadır. Sağlık çalışanlarına yönelik iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerinin sayısını ve farkındalıklarını arttırıcı çalışmalar yapılmalıdır

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    İstanbul Anadolu İl Ambulans Servisi Başhekimliği bünyesinde çalışan personelin afet okuryazarlık düzeylerinin belirlenmesi

    Seyfullah Özata

    Acil sağlık hizmetleri istasyonlarında çalışan personel meydana gelen acil durumlar ve afetlerde sağlık hizmeti sunmaktadır. Bu personel genellikle ilk ihbarı alan ve bölgeye ilk ulaşan ekiplerdir. Personelin karmaşık olaylara doğru, güvenli ve hızlı olarak müdahale etmeleri için acil durum ve afetlere karşı afet okuryazarlık (bilgi, beceri ve tutum) düzeylerinin iyi durumda olması önemlidir. Bu çalışmanın amacı, afetlerde sağlık hizmetini yürüten İstanbul Anadolu İl Ambulans Servisi Başhekimliği bünyesinde çalışan personelin afet okuryazarlık düzeylerini ve afet okuryazarlığının alt faktörleri (zarar azaltma, hazırlık, müdahale ve iyileştirme) arasındaki ilişkiyi belirlemektir. Çalışmada 412 kişiye ulaşılmış ve yüz yüze anket yöntemi kullanılmıştır. Verilerin analizinde SPSS programı kullanılmıştır. Katılımcıların afet okuryazarlığı ölçeği puan ortalamaları 3.64±0.606 olarak bulunmuştur. Bu çalışmada başhekimlik biriminde çalışan katılımcıların, afet okuryazarlığı ölçeği ve alt boyutlarının puan ortalamalarının diğer birimlerde çalışanlara göre daha yüksek olduğu bulunmuştur. Afetlerde görev alan katılımcıların, hazırlık alt boyutu puan ortalamalarının afetlerde görev almayan katılımcılara göre daha yüksek olduğu bulunmuştur. Afet okuryazarlığı çalışmalarının acil durum ve afetlerde görev alan diğer meslek grupları, STK çalışanları ve afetlerde görev alacak gönüllüler üzerinde de yapılması ve sonuçların değerlendirilmesi önerilmektedir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Ruhsal Engelli Bakım Merkezi çalışanlarının madde bağımlılığı farkındalığının incelenmesi Adana ili örneği

    Ezgi Nur Söğüt

    Ruhsal Engelli Bakım Merkezi Çalışanlarının Madde Bağımlılığı Farkındalığının sosyal hizmet bakış açısı ile incelendiği bu araştırma nicel tasarıma göre dizayn edilmiştir. Bu araştırma Adana il merkezinde bulunan ruhsal engelli bireylere hizmet veren dört farklı bakım merkezinde görev yapan toplamda 99 personel ile yürütülmüştür. Araştırmada katılımcı soru formu ve Madde Bağımlılığı Farkındalık Ölçeği kullanılmış olup araştırma verileri IBM SPSS Statistics Subscription paket programında çözümlenmiştir. Katılımcı soru formundaki değişkenlere göre madde bağımlılığı farkındalığının ilişkisi incelenmiştir. Bu çalışmadan elde edilen veri ve sonuçlarının sosyal hizmet alanyazına, sosyal hizmet alanında çalışan meslek elemanlarına ve araştırmacılara katkı sağlayacağı düşünülmektedir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    COVID 19 salgınında sağlık çalışmalarına katılımda halkın gönüllülük düzeyini belirleme: Gümüşhane ili örneği

    Selvi Yolalan

    Covid 19 salgını bütün dünyayı etkisi alına alarak insanları, toplumu, ekonomiyi ve sosyal hayatı olumsuz etkilemiştir. Özellikle Covid 19 salgınında görev alan birçok meslek grubu salgından diğer insanlara ve meslek çalışanlarına daha fazla etkilenmiştir. Yüksek vaka ve ölüm sayıları nedeniyle artan iş yükünden salgın ile mücadelede en büyük rolü olan sağlık çalışanları daha fazla etkilenmektedir. Bu nedenle sağlık sisteminin yetersiz kalması söz konusu olabilir. Bu çalışmanın amacı Gümüşhane'de yaşayan insanların pandemi sürecinde insan gücüne ihtiyaç durumunda gönüllülük düzeylerini ve gönüllülüklerini etkileyen faktörleri belirlemektir. Çalışmada veriler anket yöntemiyle toplanacaktır ve SPSS programı ile analiz edilecektir. Analizlerin sonuçları frekans, ortalama, standart sapma ile sunulacaktır. Ayrıca ikili gruplar arasında karşılaştırma yaparken T-testi veya Mann-Whitney U testi kullanılacaktır ve ikiden fazla gruplar arasında karşılaştırma yapılırken ANOVA veya Kruskal_Wallis H testi kullanılacaktır. Bu çalışma salgın hastalıklar ile mücadele etmek için halkın hazırlık ve müdahale çalışmalarına daha fazla katılımını sağlayacak politikaların oluşturulması için yöneticilere fikir verecektir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Covid-19 döneminde kaygı düzeyi ve iş yükünün çalışan performansı ile ilişkisi: Sağlık çalışanları üzerine uygulama

    Cemile Yavuz

    Covid-19 pandemisi tüm dünyayı etkileyen bir sağlık sorunu olmuştur. Bu sağlık sorunu ile mücadele sürecinde sağlık çalışanları ön saflarda mücadele etmiştir. Bu durum sağlık çalışanlarının psikolojik sağlıkları, iş yeri koşulları ve çalışma sistemleri üzerinde birtakım olumsuzluklara da neden olmuştur. Yapılan çalışmada Covid-19 döneminde sağlık çalışanlarının kaygı düzeyi ve iş yükünün çalışan performansı ile ilişkisi incelenmiştir. Bu amaçla ile yürütülen çalışmaya 271 kadın ve 83 erkek olmak üzere toplam 354 sağlık çalışanı katılmıştır. Katılımcılara içerisinde demografik veri formu, Covid-19 Kaygısı Ölçeği, İş Yükü Ölçeği ve Çalışan Performansı Ölçeği olan anket formu uygulanmıştır. Yapılan analizler sonucunda kullanılan ölçme araçlarının veri seti için güvenilir ve geçerli oldukları görülmüştür. Covid-19 kaygısı ile iş yükü arasında anlamlı ilişki bulunmuştur. Performans ile Covid-19 kaygısı ve iş yükü arasında anlamlı ilişki bulunamamıştır. Regresyon analizleri sonucunda iş yükünün Covid-19 kaygısına etkisi diğer sağlık kuruluşunda çalışan sağlık çalışanların hastanede çalışanlara oranla daha yüksek bulunmuştur. Elde edilen bulguların Covid-19 pandemisinin son zamanlarına rastlaması kavramlar arasındaki ilişkilerin farklı yönlerine dikkat çekmiştir. Yine de Covid-19 pandemisinin getirdiği kaygı ve işyükünün sağlık çalışanlarının performansları üzerinde etkisi olduğu düşünülmektedir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    İş stresinin iş-aile çatışması ve işten ayrılma niyeti ile ilişkisi : Sağlık çalışanları üzerinde bir uygulama

    Alev Terzi

    Bu araştırmanın temel amacı, Covid-19 salgın döneminde sağlık çalışanlarının algıladıkları iş stresi, iş-aile çatışması ve işten ayrılma niyeti arasındaki ilişkiyi incelemek ve ilgili konuda literatüre katkı sağlamaktır. Bu doğrultuda araştırma evreni olarak Gümüşhane ilinde faaliyet gösteren Devlet Hastanesi uygulama alanı olarak belirlenmiştir. Araştırma 273 sağlık çalışanının (doktor, hemşire, ebe, sağlık teknisyeni vb.). katılımıyla gerçekleşmiştir. Anket yöntemiyle toplanan verilerin analizin de SPSS 23.0 paket programları kullanılmıştır. Araştırma neticesinde sağlık çalışanlarının iş stresi ile iş-aile çatışması arasında, iş-aile çatışması ile işten ayrılma niyeti arasında ve iş stresi ile işten ayrılma niyeti değişkeni arasında pozitif yönlü anlamlı ilişkiler olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca, iş stresi ile cinsiyet, medeni durum, eğitim ve görev durumu, mesleki toplam hizmet süresi ve hastanede çalışma süresi demografik değişkenleri arasında farklılıklar bulunup bulunmadığını tespit etmek amacıyla analizler yapılmıştır. Yapılan bu analizler sonucunda iş stresi ile çalışanların görev durumu dışındaki diğer değişkenler arasında anlamlı farklılıklar bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Pandemi sürecinde sağlık çalışanlarının mesleki risklerinin iş stresine etkisi (Gümüşhane ili örneği)

    Levent Odacı

    Bu çalışmanın amacı pandemi sürecinde sağlık çalışanlarının mesleki risklerinin iş stresine etkisini belirlemektir. Tanımlayıcı ve kesitsel tipte olan çalışmanın evrenini Eylül-Kasım 2020 tarihlerinde Gümüşhane Devlet Hastanesinde görev yapan sağlık çalışanları (n=150 kişi) oluşturmuştur. Araştırmanın herhangi bir örneklem yöntemi seçilmeden tüm sağlık çalışanlarına yapılması planlanmış ve tümüne ulaşılmıştır. Araştırmanın verileri; araştırmacılar tarafından literatür incelenerek oluşturulan bilgilendirilmiş onam formu ile sosyodemografik özellikler, iş ortamında karşılaşılan mesleki risk ve tehlikeler, iş stresini etkileyen faktörleri içeren sorular, " Sağlık Çalışanları Güvenliği Ölçeği" ve "Beck Anksiyeti Ölçeği" sorularından oluşan anket bireylerin dinlenme saatlerinde yaklaşık 20 dakika süre içinde direkt gözlem altında uygulanmıştır. Verilerin analizinde frekans, ortalama, standart sapma, t testi, Mann Whitney U testi, ANOVA, Kruskal Wallis ve korelasyon testleri kullanılmıştır. Tüm testlerde istatistiksel önem düzeyi 0.05 olarak alınmıştır. Bu araştırma kapsamında pandemi sürecinde görev yapan sağlık çalışanlarında SÇGÖ puan ortalaması 140.21±40.76, BAÖ puan ortalaması 37.36±13.48 olarak bulunmuştur. İSG eğitimi alan sağlık çalışanlarının iş güvenliği, İSG eğitimi almayan sağlık çalışanlarının ise anksiyetesi daha yüksektir. Sağlık çalışanlarının sağlık durumu iyiden kötüye doğru gittikçe, iş güvenliği azalırken ansiyeteleri artmaktadır. Düzenli beslenen sağlık çalışanlarının iş güvenliği yüksek bulunurken, düzensiz beslenenlerin anksiyetesi yüksek bulunmuştur. Uyku sorunu yaşayan sağlık çalışanlarının iş güvenliği yüksek bulunmuştur. Pandemi sürecinde araştırmanın yapıldığı hastanede iş güvenliğinin sağlandığı ancak sağlık çalışanlarının şiddetli düzeyde anksiyete yaşadıkları bulunmuştur. Sağlık çalışanlarının iş güvenliği arttıkça anksiyeteleri azalmaktadır. Sağlık çalışanlarına yönelik iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerinin sayısını ve farkındalıklarını arttırıcı çalışmalar yapılmalıdır. Anahtar Kelimeler: İş stresi, Mesleki risk, Sağlık çalışanları

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021
    Sağlık çalışanlarında iş güvenliği kültürü değerlendirilmesi: Kahramanmaraş ili özel hastane örneği

    Orhan Kavak

    Ülkemizde ve dünyada iş kazaları ve meslek hastalıkları ile ilgili yürütülen araştırmalar ve çalışmalar sonucu elde edilen verilere bakıldığında uzuv kayıpları, sakatlıklar, ölümler, ekonomik ve manevi açıdan kayıplar oldukça fazladır. İş kazaları ve meslek hastalıklarını en aza indirebilmek adına hukuki boyutta uygulanan yaptırımlar kadar güvenlik kültürü kavramı da dikkat çeken ve önem verilmesi gereken bir konudur. Gelişmiş ülkelere bakıldığında çalışan sağlığının ve güvenliğinin sağlanması ve süreklilik içerisinde korunması büyük bir öneme sahiptir. Bir toplumda güvenlik kültürü algısının oluşturulması adına örgüt kültürü ve dayanışma kültürünün kazandırılmış olması gereklidir. Bir toplumdaki insanların eğitim-öğretim hayatlarına iş sağlığı ve güvenliği kavramının dahil edilmesi ve bu konudaki kültürlerinin oluşturulması ve geliştirilmesi, o toplumdaki meydana gelebilecek iş kazaları ya da meslek hastalıklarını en aza indirme konusunda son derece etkili bir yöntemdir. Bu anlamda, kişinin anaokulu ile başlayan eğitim ve öğretim sürecinden ta ki kendisini yükseltebildiği son eğitim seviyesine kadar, içeriklerin kademeli olarak yoğunlaştırıldığı iş sağlığı ve güvenliğine yönelik derslerin planlanması ve müfredatta zorunlu ders olarak okutulması gerekmektedir. Ülke nüfusunun çocuk ve genç yaştaki kesimine verilecek eğitimler ile belirli bir süre sonra kişiler iş sağlığı ve güvenliği kurallarına uygun davranış biçimlerini kazanacak ve gelecekteki iş hayatlarına uygulayarak güvenli ve sağlıklı bir şekilde çalışmalarını yürüteceklerdir. Yapılan araştırmanın evrenini Kahramanmaraş'ta hizmet veren özel bir hastanede görev alan sağlık çalışanları oluşturmaktadır. Hastanede başta doktor, hemşire, tıbbi sekreter, veri giriş yetkilisi, güvenlik görevlisi, laborant olmak üzere farklı birçok meslek grubundan çalışan yer almaktadır. Çalışmada toplam 171 anket değerlendirilmiştir. Elde edilen veriler SPSS 22 programı kullanılarak analiz edilmiştir.

  • Doktora TeziAçık Erişim2021
    Aile motivasyonu ve içsel motivasyon ile iş performansı ve işten ayrılma niyeti arasındaki ilişkide enerjinin aracı ve çalışma koşullarının düzenleyici etkileri: Sağlık çalışanları ve sporcular üzerine bir araştırma

    Çiğdem İnce Ayaydın

    Bu çalışmanın amacı Türkiye'de aile motivasyonu ve içsel motivasyon ile iş performansı ve işten ayrılma niyeti arasındaki ilişkide enerjinin aracı etkisini ve çalışma koşullarının düzenleyici etkilerini incelemektir. Bu yönüyle çalışmanın literatürdeki boşluğu doldurması beklenmektedir. Çalışma Trabzon ve Gümüşhane'de 261 sağlık çalışanı ve 255 spor çalışanı üzerinde anket yöntemiyle gerçekleştirilmiştir. Çalışmada açıklayıcı ve doğrulayıcı faktör analizi ve hipotezleri test etmek için regresyon analizi kullanılmıştır. Analiz sonuçları teori ve beklentilerle uyumlu bir şekilde, bir işyerindeki aynı çalışma koşullarına sahip iki çalışandan aile motivasyonu ya da içsel motivasyonu diğer çalışandan daha yüksek olan bir çalışanın, enerji üzerinden iş performansının daha yüksek ve işten ayrılma niyetinin daha düşük olacağını olacağını ima etmektedir. Bu çalışmanın sonuçları kötü çalışma koşullarında çalışanların enerjisinin artmasının iş performansını artırdığını ve işten ayrılma niyetini azalttığını göstermektedir. Araştırma modeli sonuçları sağlık çalışanlarında aile motivasyonu iş performansı ile olan ilişkisinde enerjinin aracı bir değişken olduğu bulgusuna işaret etmektedir. Spor çalışanlarında bu aracı ilişki saptanmamıştır. Çalışmada ayrıca hem aile motivasyonu hem de içsel motivasyon ile enerji arasında pozitif yönlü bir ilişkinin olduğu bulgusuna ulaşılmıştır. Çalışmada enerji ile iş performansı arasında pozitif yönlü bir ilişkinin olduğu, enerji ile işten ayrılma niyeti arasında negatif yönlü bir ilişkinin olduğu bulgusuna ulaşılmıştır. Spor çalışanlarında enerji ile işten ayrılma niyeti arasında bir ilişki saptanmamıştır. Bulgular yöneticilerin aile motivasyonunun, içsel motivasyonun, enerjinin sağlayacağı olumlu bireysel sonuçlarını göz önüne alarak, işyerinde çalışanın aile motivasyonunu, içsel motivasyonunu, enerjisini yükseltecek bir çalışma ortamı sağlanmasının gerekliliğini göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Aile Motivasyonu, İçsel Motivasyon, Enerji, İş Performansı, İşten Ayrılma Niyeti, Çalışma Koşulları

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021
    İş-aile ve aile-iş çatışmasının duygusal tükenmeye etkisinde stresin aracı, işkoliklik ve uyku probleminin düzenleyici etkisi

    Özge Yıldırım

    Araştırma Türkiye'nin çeşitli illerinde faaliyet gösteren bankacılık sektöründe çalışanlar ve hastanelerdeki sağlık çalışanlarından (doktor,hemşire,sağlık personeli) oluşmaktadır.Ayrıca işkolikliğin evlilik yaşam tatmini etkisinde tercih edilen parametreler etkisinde insan hayatına etkisinin olup olmayacağı olursa nasıl olacağı iş-aile çatışması ,duygusal tükenmişlik,iş stresi ve uyku problemi üzerinde ne gibi etkiler getireceği üzerinde durulmaktadır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2020
    Devlet hastanesi sağlık personellerinin doğa kaynaklı afetlere farkındalığının değerlendirilmesi

    Zeynep Topcu

    Dünya genelinde yaşanan afetlerde günümüze kadar binlerce insan hayatını kaybetmiştir. Afet yönetiminin temelinde risk analizi ve risk yönetimi esas alınmıştır. Sağlık sektöründe hizmet veren kurumların temel işlevleri arasında, afet sonrası hizmet verimliliğini arttırmak ve afet öncesi de kurumsal afet hazırlıklarını oluşturma aşamalarında personellerinin bireysel farkındalığı yükseltmek olmalıdır. Afet sonrasında hizmet sürekliliğini devam ettirebilmek için hastane personellerinin afet farkındalığının yüksek olması ve dolayısıyla da müdahale yeteneklerinin gelişmiş olması beklenmektedir. Bu çalışma doğa kaynaklı afetlere farkındalık düzeyini tespit etmek amacıyla tanımlayıcı olarak yapılacaktır. Çalışma, sağlık personellerinin afet durumunda görev ve sorumluluklarını yerine getirebilmesi için ön saha araştırması önemine sahiptir. Afet öncesinde personellerin afet farkındalık seviyesi, afet durumundaki davranışlarına doğrudan etki edeceği düşünülmektedir. Çalışmada hastane personellerinin doğa kaynaklı afetlere farkındalığını tespit etmek planlanmıştır. Araştırma Gümüşhane Devlet Hastanesi'nde görev yapan 244 personele uygulanmıştır. Araştırma sonucunda, katılımcıların doğal afet farkındalık düzeyi yüksek seviye olarak tespit edilmiştir. Katılımcıların doğal afet bilgi ve farkındalık düzeyleri orta, doğal afet tutum ve inanç düzeyleri yüksek seviyede olduğu görülmüştür. Katılımcıların doğal afet bilgi farkındalık ortalaması ile doğal afet tutum inanç ortalaması arasında pozitif yönde doğrusal bir ilişki tespit edilmiş, bu veriler ise birlikte artış veya azalış gösterdiği şeklinde yorumlanmaktadır. Yapılan değerlendirilmeler sonucu sağlık personellerinin afet kültürü yapısının oluşturulması önerilmektedir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019
    112'de çalışan personelin afete hazırlık düzeyinin incelenmesi: Gümüşhane ili örneği

    Yasemin Kocaman

    112'de Çalışan Personelin Afete Hazırlık Düzeyinin İncelenmesi: Gümüşhane İli Örneği, Yüksek Lisans Tezi, 2019,(XVII+88). Türkiye bulunduğu konum nedeniyle afetlere sıklıkla maruz kalmaktadır. Afetler hiç beklenmedik bir anda ortaya çıkabilmektedir. Ülkemizde deprem, sel, heyelan, yangın vb. afetleri oluşmaktadır. Bu afetler büyük hasarlara yol açmaktadır. Afetlerden en az hasarla atlatılması için birtakım planlar yapılmalıdır. Bu planlar afet öncesi için ne kadar fazla olursa hasar oranı o kadar az olacaktır. Afet zararlarını azaltmak için toplumun ve belirli kuruluşların afete hazırlık düzeyi ve bilgi düzeylerinin yüksek olması gereklidir. Bundan dolayı belirli kurum ve kuruluşlara görev düşmektedir. Bunların başında sağlık kuruluşları yer almaktadır. Afet oluştuktan sonra bireylerin en çok ihtiyaç duyduğu kurum sağlık kuruluşları olacaktır. Sağlık kuruluşları herhangi bir afet sonrasında bile kesintisiz bir şekilde hizmet verebilmelidir. Bu sebeple sağlık kurumları afet öncesi ne kadar hazırlık olursa bireylerin refah düzeyi o kadar yüksek olacaktır. Çalışmanın amacı Gümüşhane ilinde bulunan personelin afete hazırlık düzeyini incelemektir. Yapılan çalışmada nicel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Bu araştırma kesitsel bir araştırmadır. Veriler Gümüşhane 112'de çalışan 105 kişiye uygulanan anket ile elde edilmiştir. Veri toplama aracı olarak Fatih Karabıyık'ın 2010 yılında ''Sağlık Afet Yönetiminde Planlama Ve Risk Analizleri'' isimli tez çalışmasında geliştirmiş olduğu anket kullanılmıştır. Elde edilen veriler SPSS programında analiz edilmiştir. İstatistiksel analizlerde Bağımsız Gruplarda T testi, Frekans Analizi, Tek Yönlü Anova Testi ve Korelasyon Analizi kullanılmıştır. Anketten elde edilen verilere göre çalışmaya katılan sağlık personellerinin afetle ilgili eğitim alanların oranının yüksek olduğu (%56,2), tatbikata katılan (%36,2) ya da afette görev alanların (%21,9) oranının düşük olduğu belirlenmiştir. Yapılan çalışmada elde edilen sonuçlara göre Gümüşhane 112'de çalışan personelin afete hazırlık düzeyi orta düzeyde (3,09) olduğu belirlenmiştir. Kurumda çalışan personele yeterli düzeyde afet eğitimi verilmelidir. Herhangi bir afet durumunda daha etkin bir afet planı hazırlanmalıdır. Kurumda triaj çalışmalarına daha çok önem verilmelidir. Afet durumunda koordinasyonu daha iyi sağlamak için diğer kurumlarla iş birliğini yapılmalıdır. Triaj çalışmalarına daha çok önem verilmelidir. Afet durumunda işler ekip anlayışı içerisinde yürütülmelidir. Anahtar Kelimeler: Afet, Acil Durum, Afet Yönetimi, Afete Hazırlık

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019
    Acil yardım ve müdahale personellerinin karşılaştığı mobbing, tükenmişlik ve mesleki tehlike seviyelerinin belirlenmesi: Gümüşhane İli örneği

    Esra Kırcı

    Afete maruz kalan bireyleri bulunduğu durumdan çıkarma, ilk yardıma ihtiyacı olan kişilere müdahale etme, elindeki imkanlarla tıbbi hizmetleri uygulama, geçici konutlamayı sağlama, temel gereksinimleri karşılama, ekstra sağlık problemlerin oluşmasını engellemek için halk sağlığı ve toplum sağlığı gibi birçok önlemlerin alınmasına acil yardım denir(Erkal,2009). Acil yardım personellerinin görevi sırasında karşılaştıkları mesleki problemler belirlenmeye çalışılmıştır. Bu çalışmada Gümüşhane ilinde görev yapan itfaiye personelleri, AFAD personelleri, hemşire ve umke sağlık çalışanlarının karşılaştığı ve karşılaşabileceği mesleki problemler saptanmaya çalışılmıştır. Çalışmanın amacına ulaşmak için anket uygulaması yapılmıştır. Bu çalışmada veriler, Gümüşhane ili merkezinde görev yapan 108 kişiye uygulanmıştır. Verilerin analizi SPSS 22 programı kullanılarak yapılmıştır. Mann-Whitney U, Kruskal-Wallis H, korelasyon, ANOVA- Tukey HSD testi uygulanmıştır.Çalışmanın sonuçlarını incelediğimizde meslek gruplarında mobbing ve tükenmişlik durumunun her meslek grubunda olmakla beraber en çok yaşayan meslek grubunun umke sağlık çalışanları olduğu tespit edilmiştir. Nöbet tutan bireylerin, mesai çalışan bireylere göre fiziksel ve duygusal bitkinlik oranları daha yüksek bulunmuştur. Çalışma şartlarının mobbing ve tükenmişliği en aza indirgeyecek şekilde yeniden düzenlenme yapılmalıdır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019
    Bayburt ilindeki 112 acil sağlık hizmetleri istasyonlarında görev yapan sağlık çalışanlarının ve Bayburt Devlet Hastanesinde görev yapan hemşirelerin biyoterörizm bilgi düzeylerinin belirlenmesi

    Alper Aslankurt

    Tarih boyunca biyolojik ajanlar askerlere ve sivillere karşı kullanılmıştır. Sağlık çalışanları da biyolojik ajanlardan etkilenmektedir. Bu bağlamda sağlık çalışanlarının bilgi ve algı düzeyleri önem kazanmaktadır. Çalışmamızın amacı Bayburt ili 112 çalışanları ve Bayburt Devlet Hastanesinde çalışan hemşirelerin biyoterörizm bilgi düzeylerini ortaya çıkarıp, çıkan sonuçlara göre çözüm ve öneriler üretmektir. Bu araştırma kesitsel bir araştırmadır. Literatür taraması yapılarak biyoterörizm konusunda bir ölçek geliştirilmiştir. Ölçek geliştirirken uzman görüşü alınmıştır. Ölçeğin güvenirliği yüksek (Cronbach's Alpha değeri=0,892) tespit edilmiştir. Evrenimizi 204 sağlık personeli oluşturmuştur. Basit rastgele örnekleme yöntemi ile seçilen 115 sağlık çalışanına ölçek uygulanmış ve sonuçlar bilgisayarda SPSS 22 programı ile analiz edilmiştir. İstatistiksel analizlerde student's t testi ve ki-kare testi kullanılmıştır. Araştırma grubundaki sağlık personelinin %42,6'sı erkek, %57,4'ü kadındır. Araştırma grubundaki sağlık personelinin sadece %22,6'sının biyolojik ajana maruz kalmış hastaya müdahale ettiği ortaya çıkmıştır. Kırsalda çalışan sağlık personelinin, kentsel bölgede çalışan sağlık personeline göre daha fazla biyolojik ajana maruz kalan hastaya müdahale ettiği tespit edilmiştir. Biyoterörizm bilgi düzeyi ortalaması 3,01±0,43 bulunmuştur. Afet veya acil durum planının varlığı %50'nin altında, sağlık personelinin planı inceleme durumunun çok az, planda biyoterörizme yer verilme durumunun çok az, afet tatbikatına katılım oranının az, tatbikatın biyoterörizmi içerme oranının çok az olduğu bulunmuştur. Afet ve acil durum planlarının tüm istasyon ve hastanelere yapılması, yapıldıktan sonra plan hakkında eğitim verilmesi ve planın biyoterörizm konusunu içermesi gerekmektedir. Ayrıca afet eğitimleri biyoterörizm içermelidir. Anahtar Kelimeler: Biyoterörizm, Bilgi Düzeyi, Sağlık Çalışanı

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019
    Afetlerde atık yönetimi ve hastane personelinin hastane atık yönetimi konusunda algı düzeyi : Gümüşhane ili örneği

    Ümran Ayşen Ayalp

    Afet yönetiminin esas amaçları toplumun karşı karşıya olduğu tehlikeleri analiz etmek, ortaya çıkabilecek durumdan minimum zarar görebilecek durumları tahmin etmek, ikincil afetlere mahal vermeyecek stratejiler geliştirmek ve uygulamak gibi çalışmalar yapmaktır. Bu sebeple hastanelerin olası bir afet durumunda atık yönetim stratejisi olması gerekir. Atık yönetimi, çalışanların atık konusunda tutum, farkındalık ve algıları ile verimli olabilir. Araştırmanın verileri Yousef Elgitait tarafından 2013 yılında yapılan "Staff Perceptions and Practice for Hospital Waste Management With Reference to Recycling in the UK versus Libya, a Comparative Study" adlı doktora tezinde kullanılan anket formu ülke koşullarına uygun olarak düzenlenmiştir. Anket üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde kişilerin demografik özelliklerini belirlemek amacıyla sorulan sorular bulunmaktadır. İkinci bölümde iki alt bölümden oluşan Atık Yönetimi Farkındalık soruları (10 soru), Afetlerde Atık Yönetimi Farkındalık soruları (11 soru) kullanılmıştır. Üçüncü bölümde ise Atık Yönetimi Tutum soruları (12 soru) bulunmaktadır. Katılımcıların farkındalık düzeyi puan ortalaması 74,24±16,606 olarak bulunmuştur. Tablo 4.5'teki skalaya göre, 74,24'lük puan ortalaması yüksek düzey olarak belirlenmiştir. Katılımcıların tutum düzeyi puan ortalamaları 3,88±0,629 olarak bulunmuştur. Tablo 4.12'deki skalaya göre bu puan ortalaması kararsızım kategorisine girmektedir. Atık yönetimi ve afet atığı konularında daha fazla çalışma yapılması önerilir. Ayrıca tüm kurumların, özellikle de afetlerde etkin olarak rol alanların, bu konudaki hazırlık ve farkındalık düzeylerinin incelenmesi ve bu yapılan araştırmalar neticesinde iyileştirmeler yapılması önerilmektedir. Anahtar Kelimeler: Afet, Afet Yönetimi, Atık, Atık Yönetimi