Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yazarlar

  • MakaleAçık Erişim2026Scopus SJRQ1
    Does Training Make a Difference? Evaluating a Targeted Child Abuse and Neglect Education Program on Teachers’ Awareness

    Türkkan, Tuğba; Odacı, Hatice

    This study examined the effect of a psycho-education program on the awareness levels of teachers regarding child abuse and neglect. The study was conducted with teachers working in regions characterized by the presence of at-risk groups. Within the scope of the study, 18 teachers were assigned to the experimental group and 18 teachers to the control group. The experimental group participated in a structured psycho-education program on child abuse and neglect, while no intervention was implemented for the control group. Prior to the intervention, pre-test measurements were conducted using the Child Abuse Awareness Scale for both groups. The psycho-education program consisted of 10 weekly online sessions, each lasting approximately 100–120 min. The findings revealed a significant difference between the pre-test and post-test scores of the experimental group compared with the control group, indicating the effectiveness of the psycho-education program in increasing teachers’ awareness levels. The results suggest that such training programs may play an important role in enhancing teachers’ knowledge and awareness of child abuse and neglect, particularly in recognizing signs of abuse and understanding reporting procedures.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
  • MakaleAçık Erişim2025Scopus SJRQ1
    Investigation of perceived parental attitude in children exposed to sexual abuse: A case-control study

    Bayrak, Nurten Gülsüm; Emirza, Elif Güzide; Uzun, Sevda

    Background: The enduring impact of children being subjected to sexual abuse is characterized by lasting traumatic effects. Aims: This study aims to assess the influence of perceived parental attitudes on the incidence of sexual abuse in children who have experienced such abuse, comparing them with a control group. Methods: The research took place at the Child Advocacy Center (CAC) of a hospital in northern Turkey and in the pediatric outpatient clinics of the same institution. The study evaluated 101 children who were exposed to sexual abuse and 100 children who were not. Data collection took place between November 2022 and August 2023. The study employed a ‘Descriptive Information Form’ and the ‘Parental Attitude Scale’ for both case and control groups. The t-test for independent samples, descriptive statistics, and logistic regression analysis were used for data analysis. Results: Analysis of scores from the Parental Attitude Scale revealed significantly lower mean scores in acceptance-involvement and strictness-supervision in the case group (p <.05). The mean scores for ‘acceptance-involvement’ (X¯ = 22.82 ± 6.26, X¯ = 25.71 ± 3.89) were highest in the case and control groups. Neglectful attitude (38.6%) was more prevalent in the case group, while the control group exhibited a higher frequency of democratic attitude (37%). In terms of predictors, acceptance-involvement (OR = 1.091, p =.005) and maternal employment (OR = 4.410, p <.001) were identified as the most significant predictors of exposed to sexual abuse. The study’s Cronbach’s alpha value for the scale was α =.743. Conclusion: The study’s findings on parental attitudes suggest a potential connection between children’s exposure to sexual abuse and inadequate parental acceptance, involvement, supervision, and control.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Hekimlerin çocuk ihmal ve istismar vakaları ile karşılaşma durumları, bildirim yükümlülükleri ve eğitim gereksinimleri: Gümüşhane örneği

    Mansur Üstünsoy

    Geçmişten günümüze toplumun en temel yapı taşı aile olarak kabul edilmektedir. Aile, çocuğun ilk eğitim aldığı yer olması açısından aileye farklı sorumluluk ve görevler yüklenmektedir. İşlevlerinde aksamaların gerçekleştiği aileler sağlıksız aileler olarak tanımlanmaktadır. Sağlıksız ailelerde çocuğa yönelik ihmal istismar gibi çocuğun fiziksel ve ruhsal bütünlüğünü bozacak durumlar gerçekleşebilir. Bu durumlar şiddet, cinsel içerikli davranışlar ya da çocuğun onur ve haysiyetini zedeleyici söylemler olarak karşımıza çıkabilmektedir. Sosyal hizmet mesleği çeşitli dezavantajlı gruplarla çalışsa da bunlardan en önemli olanlardan birisi çocuklar olarak kabul edilmektedir. Multidisipliner bir çalışma alanı olan sağlıkta da çocuğa yönelik tıbbi, psikolojik ve sosyal olarak müdahale alanları bulunmaktadır. Koruyucu ve önleyici hizmetlerin yanı sıra çocuk istismarı ve ihmalinde ilk müdahale eden meslek grupları içerisinde yer alan hekimlerin bu alanla ilgili bilgi, beceri ve deneyimlerinin bulunması son derece önem arz etmektedir. Bu çalışmanın amacı; Gümüşhane İlinde görev yapmakta olan hekimlerin çocuk ihmal ve istismar vakaları ile karşılaşma durumları, bildirim yükümlülükleri ve eğitim gereksinimlerinin tespit edilmesi, ayrıca sağlık eğitimi alan ve insan anatomisi ve fizyolojisi üzerine yoğunlaşan hekimlerin toplumsal sorunlar, yasal sorumluluklar ve insan psikolojisine yönelik farkındalık düzeylerinin ölçülmesidir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021
    İlköğretim düzeyindeki eğitimcilerin çocuk istismarı ve ihmaline yönelik bilgi ve farkındalık düzeylerinin ölçülmesi ile tutumlarının karşılaştırılması: Akçaabat ilçesi örneği

    Zehra Nur Kara

    Bütün çocukların sahip olduğu en temel hak mutlu ve huzurlu toplumlarda güven ve sevgi içerisinde geçirecekleri çocukluk dönemleridir ancak çocuklar yakınları tarafından veya tanımadıkları kişiler tarafından bazen olumsuz davranışlara maruz bırakılmaktadır. Bu da karşımıza çocuğa yönelik ihmal ve istismar davranışlarını çıkarmaktadır. Bu doğrultuda yapılan araştırmada ilköğretim düzeyindeki eğitimcilerin çocuk istismarı ve ihmaline yönelik bilgi ve farkındalık düzeyleri ile demografik veriler arasındaki ilişkiler incelenmiştir. Araştırma, Trabzon ili Akçaabat ilçesinde ilköğretim okullarında görev yapmakta olan 244 öğretmenin katılımı ile gerçekleştirilmiştir. Bu kapsamda, araştırmacı tarafından hazırlanan 11 soruluk sosyodemografik özellikler ve bilgi formu ile Uysal (1998) tarafından geliştirilen 67 maddeden oluşan "Çocuk İstismarı ve İhmalinin Belirti ve Risklerinin Tanılanmasına Yönelik Ölçek" formu kullanılmıştır. Ölçek; istismarın çocuk üzerindeki fiziksel belirtileri, çocuk istismarına ilişkin çocuktaki davranışsal belirtiler, ihmalin çocuk üzerindeki belirtileri, istismar ve ihmale yatkın ebeveyn özellikleri, istismar ve ihmale yatkın çocukların özellikleri, çocuk istismarı ve ihmalinde ailesel özellikler olmak üzere altı alt boyuttan oluşmaktadır. Eğitimcilerin çocuk ihmali ve istismarı konusundaki farkındalık düzeyleri incelendiğinde, cinsiyet değişkeni ile çocuk istismarına ilişkin çocuktaki davranışsal belirtiler alt boyutu arasında anlamlı bir fark olduğu bulunmuştur. Yaş değişkenine ile çocuklara yönelik istismar ve ihmal konusunda farkındalık düzeyleri arasında anlamlı bir farkın olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Eğitim durumu değişkenine göre, istismar ve ihmale yatkın çocukların özellikleri, istismarın çocuk üzerindeki fiziksel belirtileri, çocuk istismarı ve ihmalinde ailesel özellikler, istismar ve ihmale yatkın ebeveyn özellikleri ve çocuk istismarına ilişkin çocuktaki davranışsal belirtiler alt boyutları ile öğretmenlerin eğitim durumları arasında anlamlı düzeyde farklılık olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Çocuk durumu değişkeni ile çocuk istismarına ilişkin çocuktaki davranışsal belirtiler konusunda farklılığın bulunduğu bulgusuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Çocuk, İhmal, İstismar, Sosyal Hizmet.