Yazarlar
Yayınlar
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025Mercurialis annua L.'den gümüş nanopartiküllerin biyosentezi, karakterizasyonu ve biyolojik aktivitelerinin belirlenmesi
Aısha Mohamud Salad
Bu çalışma, Mercurialis annua L. bitki ekstraktı kullanılarak çevre dostu bir yöntemle gümüş nanopartiküllerin (AgNP'ler) sentezini incelemekte ve elde edilen nanopartiküllerin karakteristik özellikleri ile biyolojik aktivitelerini değerlendirildi. Geleneksel nanoparçacık üretim yöntemleri genellikle zararlı kimyasalların kullanımını ve yüksek enerji tüketimini gerektirir; bu durum hem çevresel hem de sağlık açısından riskler taşır. Buna karşılık, bitki bazlı biyosentez yöntemleri sürdürülebilir ve doğa dostu bir alternatif sunar. Bu kapsamda, fenolik bileşiklerce zengin olan tıbbi bitki Mercurialis annua L.'nin sulu ekstraktları, indirgeme ve dengeleme ajanı olarak kullanılmıştır. Elde edilen AgNP'ler, optik özelliklerini, kristal yapılarını, morfolojilerini ve elementel bileşimlerini belirlemek amacıyla UV-Vis spektroskopisi, FTIR, XRD ve TEM-EDX analiz yöntemleriyle karakterize edilmiştir. Nanopartiküllerin biyolojik potansiyeli, antioksidan etkinlik testleri DPPH, FRAP, CUPRAC, toplam fenolik (TPC) ve toplam flavonoid (TFC) madde içerik tayinleri ile birlikte α-glukozidaz ve karbonik anhidraz enzimlerini hedef alan inhibitör testleri aracılığıyla değerlendirilmiştir. Ayrıca, bitki özütü ve nanopartikül çözeltisinde yer alan temel fenolik bileşenlerin tanımlanması amacıyla LC-MS/MS analizi uygulanmıştır. Elde edilen bulgular, Mercurialis annua ekstraktının kararlı AgNP'lerin sentezinde etkili olduğunu ve bu nanopartiküllerin dikkate değer düzeyde antioksidan aktivite ve enzim inhibitör özelliği sergilediğini ortaya koymuştur. Bu çalışma, yeşil nanoteknoloji alanına katkı sağlamakta olup, bitki kaynaklı malzemelerin fonksiyonel nanomalzeme üretiminde taşıdığı önemi vurgulamaktadır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025Kuşburnu meyvelerinin farklı çözücüler içeren maserasyon ve ultrasonik destekli ekstraksiyon parametrelerinin antioksidan antimikrobiyal aktiviteleri ve enzim inhibisyonu etkilerinin karşılaştırılması
Mohammed Abdulsamad Hafedh
Tıbbi ve aromatik bitkiler uzun zamandır insanlığın yararına kullanılmaktadır. Bu bitkilerden en iyi şekilde yararlanmak için özütlerinin en doğru şekilde elde edilmeleri önem taşımaktadır. Kuşburnu (Rosa canina L.) yaygın biçimde tüketilen ve içerdiği fenolik bileşikler sayesinde önemli antioksidan, antimikrobiyal, antidiyabetik, anti-inflamatuar etkiye sahip yüksek derecede C vitamini içeren tıbbi bir bitkidir. Bu çalışmada ekstraksiyon için geleneksel maserasyon ve ultrasonikasyon destekli ekstraksiyon (maserasyon + ultrasonikasyon) yöntemleri uygulanmıştır. Bu amaçla dimetil sülfoksit (DMSO), Metanol-Su (20:80) ve etilasetat çözücülerinin kullanıldığı maserasyon ve maserasyon + ultrasonikasyon ekstraktları (sırası ile DMM, DMU, MSM. MSU, EAM ve EAU)oluşturuldu. Maserasyon + Ultrasonikasyon yönteminde maserasyon yöntemine ek olarak ultrasonikasyon gerçekleştirildi. Diğer tüm uygulamalar aynı şekilde yapıldı. Ekstraktların toplam fenolik madde (TPC), toplam flavonoid madde (TFC) içerikleri ile DPPH, ABTS ve FRAP olarak antioksidan aktivite tayinleri yapıldı. DMU ekstraktının diğer gruplara göre TPC ve TFC içeriği bakımından en yüksek değerlere sahip olduğu görüldü (p<0.05). Aynı şekilde DMU FRAP haricinde en yüksek antioksidan aktiviteye sahipti. Bu ekstraktlarda aynı zamanda Gram (-), Gram (+) bakteri suşlarını ve mayadan oluşan 8 farklı tür organizma ile antimikrobiyal aktivite ve minimal inhibitör konsantrasyon (MIC) tayini yapıldı. Genel olarak ekstraktların etki gösterdiği mikroorganizma sayısı değişmekle beraber Candia albicans ve Bacillus sereus'a karşı tüm ekstraktların antmikrobiyal aktiviteye sahip olduğu tespit edildi. Ekstraktların aynı zamanda ekstraktların astilkolinestreaz ve butirilkolinestreaz inhibitör aktiviteleri de araştırıldı. EAU'in en düşük AChE ve BChE inhibitör IC50 değerine sahip olduğu görüldü. Özellikle antioksidan içerik ve aktivite bakımından maserasyon ve ultrasonik destekli maserasyon yönteminin sadece maserasyon yöntemine göre polar çözücü kullanıldığında daha etkili olduğu tespit edildi.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025Endemik erodium hendrikii alpınar'ın in vitro biyolojik aktivitelerinin araştırılması
İbrahim Koç
Erodium cinsi Geraniaceae familyasına aittir ve ülkemiz florasında 16'sı endemik olmak üzere 26 taksonla temsil edilmektedir. Erodium türleri, geleneksel olarak halk tıbbında çeşitli rahatsızlıkların hafifletilmesinde kullanılmaktadır. Ancak, standart olmayan bu gelişi güzel kullanımlar, bitkinin söz konusu etkilerinin bilimsel verilerle doğrulanması ve en etkili kullanım biçimlerinin ortaya konması ihtiyacını da beraberinde getirmiştir. Bu türlerden Gümüşhane'ye endemik olan Erodium hendrikii Alpınar (Güdük iğnelik)'ın biyolojik aktiviteleri hakkında sınırlı çalışmalar bulunmaktadır. Bu çalışma ile, E. hendrikii'nin farklı kısımlarından (çiçek, yaprak, kök ve kök kabuğu) farklı ekstraksiyon çözücüleri kullanılarak (%100 ve %70 etanol) elde edilen ekstraktlarının toplam fenolik, flavonoid içeriğinin, antioksidan, antimikrobiyal ve antikanserojen aktiviteleri araştırılmış ve ayrıca LC-MS/MS analizi ile toplam fenolik içeriği aydınlatılmıştır. Özellikle, bitki ekstraktlarının antimikrobiyal ve antikanser aktivitesi ilk defa araştırılmıştır. Elde edilen bulgulara göre, bitkinin toprak üstü kısmı olan Ç1 (Çiçek-%100 EtOH), Y1 (Yaprak-%100 EtOH) ve Ç2 (Çiçek-%70 EtOH), Y2 (Yaprak-%70 EtOH) ekstraktlarının biyolojik aktivitelerinin diğer ekstraktlardan (toprak altı) daha yüksek olduğu bulunmuştur. LC-MS/MS sonuçlarına göre majör fenolik bileşen ellagik asit (23142.738 µg/g ekstrakt), gallik asit (4230.406 µg/g ekstrakt) ve rutin (5639.335 µg/g ekstrakt) olarak tespit edilmiştir. Öte yandan, Ç1 ve KK2 (Kök Kabuğu-%70 EtOH) hariç, tüm ekstraktların 1 µg/mL MİK değeri ile Y. pseudotuberculosis'a karşı en yüksek antimikrobiyal etkinliğe sahip olduğu görülmüştür. Ayrıca Y1 Ekstraktının insan meme kanseri hücrelerine karşı konsantrasyona bağlı bir şekilde antiproliferatif özellikler gösterdiği ortaya konmuştur. Tüm sonuçlar birlikte değerlendirildiğinde, E. henrikii'nin sahip olduğu biyolojik aktiviteleri ile doğal, ucuz ve alternatif bir kaynak olarak farmasötik ve gıda endüstrilerinde kullanılma potansiyelinin oldukça yüksek olduğu düşünülmektedir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025Gelişmiş ve geleneksel yöntemlerle elde edilen sinirli ot (Plantago lanceolata) bitki ekstraksiyonlarının biyoaktif bileşenlerinin incelenmesi
Eren Çakar
Yapılan çalışmada sinirli ot (Plantago lanceolata) bitkisinin geleneksel ve gelişmiş (mikrodalga ve ultrases) ekstraksiyon yöntemleriyle ekstraktları hazırlanmış ve bu ekstraktların biyoaktif bileşenleri incelenmiştir. Ekstraktların antioksidan aktiviteleri Radikal süpürme kapasitesi (DPPH), Ferrik İyon İndirgeme (FRAP), Radikal nötralizasyonu (ABTS) şeklinde 3 farklı test yöntemiyle belirlenmiştir. Sinirli ot bitkisinin toplam fenolik ve flavonoid madde içeriği standart gallik asit ve kuarsetin kullanılarak analiz edilmiştir. Çalışılan antioksidan test yöntemleri arasından DPPH ve ABTS yöntemlerinde laboratuvar tipi mikrodalga ekstraktının diğer ekstraktlara göre daha yüksek sonuç verdiği belirlenmiştir. Başka bir antioksidan test yöntemi olan FRAP yönteminde ise su ekstraktının diğer ekstraktlara göre daha yüksek sonuç (2.02 ± 0.02A mg/g FeSO4) gösterdiği elde edilen sonuçlar arasındadır. Sinirli ot bitkisinin en yüksek toplam fenolik madde içeriği laboratuvar tipi mikrodalga ekstraktında (2.70 ± 0.13A mg/g GAE) olduğu belirlenirken toplam flavonoid içeriği en yüksek olan ekstraktın ise metanol ekstraktı (13.01 ± 0.27A mg/g QE) olduğu söylenebilir. Yapılan çalışma sonucunda sinirli ot bitkisinde yaş örneklerinde bulunan biyoaktif bileşiklerin, gelişmiş ekstraksiyon yöntemleriyle elde edilen ekstraktlarla yapılan analizlerinde daha etkili olduğu çalışmanın en belirgin sonuçlarındandır. Aynı zamanda sinirli ot bitkisinin antimikrobiyal aktivitesi B. cereus, E. coli, Y. enterocolitica, P. aeruginosa, S. typhimurium, C. albicans'a karşı disk difüzyon yöntemiyle belirlenmiştir. Elde edilen verilere göre bütün ekstraksiyonların C. albicans'a herhangi bir antimikrobiyal aktivitesinin olmadığı, en yüksek P.aeruginosa'ya karşı (17.6 0.01 mm), en düşük ise S. typhimurium'a karşı (6.6 0.01 mm) antimikrobiyal aktivite gösterdiği belirlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Antimikrobiyal aktivite,Antioksidan aktivite, Biyoaktif bileşikler, Ekstraksiyon yöntemleri, Plantago lanceolata
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024Giresun yöresinde geleneksel yöntemlerle üretilen pekmez çeşitlerinin bazı fizikokimyasal, antioksidan ve spektroskopik özelliklerinin (FTIR) belirlenmesi
Ferdi Kerem Konal
Pekmez, ülkemizde çok eski zamanlardan beri tüketilen, çabuk bozulabilen meyvelerin işlenerek daha uzun raf ömrüne sahip olmasını amaçlayan geleneksel bir üründür. Üzüm sıklıkla pekmez üretiminde tercih edilen meyvelerin başında gelse de armut, taflan, dut gibi meyveler de pekmez üretiminde kullanılabilmektedir. Pekmez ülkemizin hemen hemen her bölgesinde yöredeki meyve çeşitliliğine göre hammaddesi farklılaşarak üretilebilen bir gıdadır. Geçmişten günümüze geleneksel üretiminin çok sık tercih edildiği bilinen pekmezin endüstriyel üretimi de ülkemizde son derece yaygındır. Literatürde pekmezdeki HMF miktarı, pekmezin asitliği, rengi, kıvamı, organik asit ve mineral içeriğinin önemli kalite kriterleri olduğu değerlendirilmektedir. Bunun yanı sıra şeker ilavesi ve farklı meyvelere ait pekmezlerin karıştırılması gibi uygulamalar da tağşiş riskini oluşturmaktadır. Bu tez çalışmasında, Giresun ilinde geleneksel yöntemlerle üretilen üzüm, taflan, dut ve armut pekmezlerinin fizikokimyasal özelliklerini belirlemek amaçlanmıştır. 4 farklı çeşit pekmezden numune toplanarak pekmez örneklerinde suda çözünür kuru madde, toplam kuru madde, renk, pH, titrasyon asitliği, kül, elektriksel iletkenlik, antioksidan kapasite, toplam fenolik kapasite, toplam flavanoid madde içeriği, HMF, FTIR spektoskopisi, şeker, esmerleşme düzeyi analizleri gerçekleştirilmiştir. Yapılan çalışmada örneklerin toplam antioksidan kapasitesi 297.58±2.00 mg/100 g ile 609.12±0.00 arasında, toplam fenolik kapasitesi 40.33±4.55 ile 138.88±2.55, toplam flavanoid kapasitesi 67.50±1.00 ile 2632.50±15.00 mg/100 g arasında değişmektedir. Pekmez örneklerinin HMF miktarı 5.97±0.04 ile 1827.76±17.51 mg/kg arasında değişmektedir. Esmerleşme düzeyi sonuçları 17.00±0.05 ile 110.00±0.04 arasında tespit edilmiştir. Pekmez örneklerinin FTIR spektrumları benzerdir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Linum mucronatum subsp. Bertol armenum (Bordz.) P.H.Davis bitkisinin fenolik içeriğinin, antioksidan ve α-glukozidaz enzim inhibisyon aktivitelerinin araştırılması
Fatma Kılıç
Bitkiler özellikle fenoller, flavonoidler ve karotenoidler gibi bileşenleri içermelerinden dolayı, yüksek antioksidan aktivite gösterme potansiyeline sahiptirler. İnsanlarda oksidatif stres kaynaklı hastalıkların engellenmesinde ve tedavisinde, antioksidan savunma mekanizmaları önemli bir yere sahiptir. Bu çalışmada, Gümüşhane ilinde yayılış gösteren Linum mucronatum subsp. armenum bitkisinin yaprak ve çiçek kısımları farklı polariteye sahip beş çözücü kullanılarak ekstrakte edilmiştir. Bu ekstraktların antioksidan aktiviteleri, altı farklı antioksidan aktivite tayin yöntemi (DPPH Radikal Temizleme, Demir (III) İndirgeme/Antioksidan Güç (FRAP), Bakır (II) İndirgeyici Antioksidan Aktivite (CUPRAC), ABTS Radikal Temizleme, Toplam Fenolik İçerik ve Toplam Flavonoid İçerik) ile belirlenmiştir. DPPH, FRAP ve CUPRAC testlerinde en yüksek antioksidan aktiviteyi bitkinin yaprak kısmının etanol ekstraktı gösterirken, çiçek kısmında ise en yüksek aktiviteyi metanol ekstraktı göstermiştir. ABTS testinde ise hem çiçek (SC50=0.287 mg/ml) hem de yaprakta (SC50=0.163 mg/ml) en yüksek aktivite aseton ekstraktında ölçülmüştür. Bütün testlerde en düşük aktiviteyi hekzan ekstraktı göstermiştir. Ek olarak, LC-MS/MS analizi ile bitkide tespit edilen fenolik bileşikler protekatekuik asit, kafeik asit, vanilin, p-kumarik asit, salisilik asit, p-OH benzoik asit, rutin, kuarsetin ve kaemferoldür. Bitkinin yaprak ve çiçek kısımları α-glukozidaz enzim inhibisyon etkisi göstermiştir. Bitkinin yaprak kısmının (IC50=4.533 mg/ml) çiçekten (IC50=6.096 mg/ml) daha yüksek enzim inhibisyonu gösterdiği tespit edilmiştir. Sonuç olarak, Gümüşhane'de doğal yayılışı olan bu alttürün biyolojik aktivite gösterdiği belirlenmiştir. Elde edilen sonuçlar bitkinin biyolojik aktivitesi üzerine yapılacak çalışmalara katkı sağlayacaktır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Puerarin bileşiğinin in vitro şartlarda antioksidan kapasitesinin ve bazı metabolik enzimler üzerine aktivitesinin belirlenmesi
Aslı İnan Ergün
Tez çalışmasında fenolik mokekül yapısına sahip puerarin bileşiğinin asetilkolinesteraz (AChE) ve bütirilkolinesteraz (BChE) enzimleri üzerine inhibisyon etkileri incelendi. AChE enzimi için elde edilen IC50 değeri 177.73 nM iken BChE için 315.07 nM olarak hesaplandı. Standart molekül olarak takrin kullanıldı. Takrin molekülünden daha etkili inhibisyon gösterdiği belirlendi. Tezin diğer kısmında ise aynı molekül için antioksidan aktivitesini değerlendirildi. Bu amaçla, Fe3+-Fe2+ indirgeme kapasitesi tayini, Azino-bis (3-etilbenzo-tiyazolin-6-sülfonik asit) (ABTS) radikali giderme aktivitesi, Cu2+-Cu+ indirgeme kapasitesi (CUPRAC metodu), 2,2- 1,1-Difenil 2-pikril hidrazil (DPPH) serbest radikalleri giderme aktivitesi, DMPD radikali giderme aktivitesi yöntemleri kullanıldı. Referans antioksidanlar olarak BHT, BHA, askorbik asit (C vitamini), troloks ve α-tokoferol (E vitamini) kullanılarak karşılaştırmaları yapıldı. ABTS radikal giderme aktivitesi için Puerarin molekülünün 20 mg/mL konsantrasyonunda % inhibisyon miktarı %99.33 olarak hesaplandı. İndirgeme kapasitelerininde standartlarla paralel olduğu belirlendi. Elde edilen sonuçların kozmetik, ilaç ve biyokimyasal yeni çalışmalara ışık tutacağı düşünülmektedir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Robinia pseudoacacia ve Robinia hispida bitki özütlerinin biyolojik aktivitelerinin, fenolik ve mineral bileşimlerinin araştırılması
Betül Kara
Diyabet hastalığı dünyada en sık rastlanılan hastalıklar arasındadır. Organizmada oksidan ve anti-oksidan sistemler arasındaki dengenin oksidanlar lehine bozulmasıyla oluşan oksidatif stres diyabet hastalığının nedenleri arasındadır. Bununla birlikte, karbonhidrat yıkım mekanizmasında görevli olan α-amilaz ve α-glukozidaz enzimlerinde oluşan değişiklikler de diyabete yol açar. Bu çalışmada, halk arasında beyaz akasya ve pembe akasya olarak bilinen Robinia pseudoacacia ve Robinia hispida bitkilerinin farklı çözücü ve konsantrasyonlarda hazırlanan toprak üstü kısımlarına ait özütleri kullanılmıştır. Bu özütlerde TPC, TFC, DPPH ve ABTS, FRAP, CUPRAC metotları ile antioksidan aktiviteleri ve α-glukozidaz inhibisyonu metodu ile antidiyabetik aktiviteleri belirlenmiştir. Kromatografik LC-MS/MS analizi ile bitkilerdeki fenolik bileşikler ve miktarları karşılaştırılmıştır. ICP-MS analizi ile mineral içeriği belirlenmiştir. Ayrıca bitki özütlerinin renk analizi yapılmıştır. Bitki özütlerinin içeriği fenolik ve flavonoid madde açısından farklılık göstermekle birlikte, çözücü tipi ve konsantrasyonunun içeriğin belirlenmesinde önemli bir etken olduğu görülmüştür. İki bitki türü karşılaştırıldığında ise pembe akasya çiçek ve yapraklarına ait özütler TPC, TFC, FRAP, CUPRAC, ABTS ve DPPH açısından daha iyi aktivite sergilemiştir. Enzim inhibisyonu çalışmasında en yüksek aktiviteyi pembe akasya çiçek özütleri göstermiştir. Mineral analizi sonuçlarında özütlerde en yüksek miktarda bulunan element potasyum olarak bulunmuştur. Biyolojik olarak aktif özütlerin tanımlanması, temel biyolojik bilimler, farmasötik uygulamalar ve gelecekteki araştırmalar için çok önemlidir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Gümüşhane yöresi juniperus excelsa M. Bieb. (boylu ardıç) bitki kısımlarından elde edilen uçucu yağların kimyasal içeriği ve biyolojik aktiviteleri
Emrah Saruhan
Bu çalışma Juniperus excelsa M. Bieb. bitki kısımlarından elde edilen uçucu yağının kimyasal içeriği ile antioksidan, antifungal ve antimikrobiyal özelliklerinin belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Çalışmada, Gümüşhane ilinde doğal olarak yetişen Juniperus excelsa M. Bieb. bitkisinin kozalak, yaprak ve dal odunlarının uçucu yağları elde edilerek ve uçucu yağların yüzde oranları ve kimyasal bileşenleri belirlenmiştir. Elde edilen uçucu yağların antioksidan aktivite tayinleri, DPPH serbest radikal temizleme aktivitesi tayini, Demir (III) iyonu indirgeyici antioksidan gücü (FRAP) tayini ve ABTS●+ radikal katyonu giderme aktivitesi yöntemine göre yapılmıştır. Ayrıca toplam antioksidan madde içeriği analizi, toplam flavonoid madde tayini ve toplam fenolik madde tayini analizleri yapılmıştır. Uçucu yağların antimikrobiyal aktivite testleri ise disk difüzyon yöntemi ile 23 farklı mikroorganizmaya karşı belirlenmiştir. Juniperus excelsa M. Bieb. türünün uçucu yağ analiz sonucunda yüzde olarak uçucu yağ verimi kozalak, yaprak ve dallardaki uçucu yağ oranları sırasıyla; % 5.88, % 2.00 ve % 0.62 olarak belirlenmiştir. Kozalak, yaprak ve dal uçucu yağlarında en fazla bulunan ana bileşik α-pinen ve yağ analizleri sonucunda % miktar olarak en fazla bulunan kimyasal sınıf, monoterpenler olmuştur. Juniperus excelsa M. Bieb. bitkisinin genel olarak uçucu yağların antioksidan aktivite tayini sonuçları değerlendirildiğinde antioksidan özelliklerinin oldukça yüksek olduğu tespit edilmiştir. Juniperus excelsa M. Bieb. türünün kozalak, yaprak ve dal uçucu yağları üzerinde yapılan antimikrobiyal aktivite testinde kozalakların, yaprakların ve dalların bakteri, maya ve küflere karşı önemli antimikrobiyal etki gösterdiği belirlenmiştir.
