Etik Durum Ölçeği’nin (EDÖ-5) Türkçeye Uyarlanması: Geçerlik ve Güvenirlik Analizi

MakaleAçık Erişim
  • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar

Özet

Bilişsel yaklaşım, bireylerin yaşadıkları çevreyi anlamlandırmak için kullandıkları zihinsel yapıların ve kategorilerin bilginin tekdüze bir biçimde değil, çeşitli kavramsal çerçeveler içinde yapılandırıldığını ileri sürer. Bu yaklaşım çerçevesinde değerlendirilen ahlaki biliş, bireylerin ahlaki ya da ahlaki olmayan davranışları tanımasını, yorumlamasını ve değerlendirmesini sağlayan psikolojik süreçleri ifade eder. Ahlaki bilişin temel yapı taşı ise ahlaki yargıdır. Literatürde, davranışların doğru ya da yanlış olarak değerlendirilmesinden bireylerin ahlaki karakterleri hakkında çıkarımlarda bulunmaya; toplumsal değerleri veya politikaları onaylamaya kadar geniş bir yelpazede ahlaki yargı türleri araştırılmıştır. Bu yargıları derinlemesine anlamak, onların birbirinden nasıl ayrıştığını ve normlar, duygular ya da cezalandırma gibi olgularla nasıl ilişkilendiğini ortaya koymayı gerektirir. Ahlaki yargılar, bireylerin hem kendilerine hem de başkalarına yönelik gerçekleştirdikleri temel toplumsal değerlendirmeleri içerir ve yalnızca gözlemlenen davranışlara değil, aynı zamanda bireyin karakterine ilişkin daha kalıcı ve derin anlamlar taşır. Ahlak felsefesi ve psikoloji alanındaki güncel ampirik araştırmalar, bu yargıların özellikle başkalarına zarar veren ve toplumsal normlarla çelişen eylemler üzerine yoğunlaştığını göstermektedir. Bununla birlikte bireyler arasında neyin ahlaki neyin gayri ahlaki olduğu konusunda önemli görüş ayrılıkları gözlenmektedir. Bu farklılığın temel nedenlerinden biri, bireylerin etik durumlarının -diğer bir deyişle, idealizm ve görecilik düzeylerinin- değişkenlik göstermesidir. Bu bağlamda Etik Durum Kuramı, bireylerin ahlaki inanç, tutum ve değerlerinin bütüncül bir kişisel ahlak felsefesi oluşturduğunu ve bu sistemin iki temel boyut olan idealizm ve görecilik tarafından şekillendiğini ileri sürmektedir. Kuramsal ve ampirik çalışmalar, ahlaki karar verme süreçlerinde bu iki boyutu eylemin yol açtığı zarar ya da yararın düzeyi ve eylemin ahlaki normlarla ne ölçüde uyum sağladığı açısından tanımlamaktadır. Ahlaki karar verme, bireyin etik ilkeler, kişisel değerler ve toplumsal normlar doğrultusunda bilinçli tercihlerde bulunma sürecidir. Özellikle öğretmenlik gibi yüksek toplumsal etki taşıyan mesleklerde bu süreç profesyonel bir sorumluluk olarak kritik öneme sahiptir. Bu bağlamda geliştirilen Etik Durum Ölçeği, bireylerin idealist ve göreceli tutumlarını ölçmek amacıyla tasarlanmış olup söz konusu boyutların kuramsal geçerliliğini destekleyen çok sayıda bulgular sunmaktadır. Ancak bazı maddelerin ölçülmek istenen yapılarla yeterince örtüşmemesi ve iç tutarlılığın artırılabilir olması yönündeki araştırma bulguları ölçeğin yeniden değerlendirilmesi ve geliştirilmesini gerekli kılmaktadır. Bu çalışmanın amacı, etik karar verme süreçlerini değerlendirmede yaygın olarak kullanılan revize edilmiş Kısa Form Etik Durum Ölçeği’nin (EDÖ-5) Türkçe’ye uyarlanması ve psikometrik özelliklerinin incelenmesidir. Uyarlama süreci; çeviri ve geri çeviri yöntemleri ile dilsel eşdeğerlilik, yapı geçerliği ve güvenilirlik analizlerini kapsamaktadır. Araştırma, 2024-2025 öğretim yılında Trabzon Üniversitesi Eğitim ve İlahiyat Fakültesi öğrencileri arasından kolay ulaşılabilir olma ve gönüllülük esasına göre amaçlı örnekleme yöntemi ile elde edilen üç ayrı veri setiyle yürütülmüştür. Birinci grup (n=50) ile dilsel eşdeğerlilik çalışması yapılmış, ikinci grup (n=434) verileriyle Açımlayıcı Faktör Analizi (AFA) gerçekleştirilmiş, üçüncü grup (n=438) ise Doğrulayıcı Faktör Analizi (DFA) için kullanılmıştır. Elde edilen bulgular, ölçeğin özgün formunda yer alan iki faktörlü yapının (idealizm ve görecilik) Türkçe formunda da korunduğunu göstermektedir. Ölçeğin iç tutarlılık katsayıları idealizm boyutu için .79, görecilik boyutu için .76 olarak bulunmuştur. Netice itibariyle, EDÖ-5’in Türkçe formunun geçerli ve güvenilir bir ölçme aracı olduğu ve etik karar verme süreçlerini inceleyen araştırmalarda kullanılabileceği sonucuna varılmıştır.

Anahtar Kelimeler

RDL Kalıcı Bağlantı (PID)
https://rdlopen.rawdatalibrary.net/r/gumushane/19423Resmi atıflarda kullanılan kalıcı adres
DOI
https://doi.org/10.32950/rid.1699853Yayıncı resmi DOI adresi
İndeks kayıtları
Kaydın indeks veri tabanlarındaki sayfası (aktarımda alınan kayıt numarasıyla). Erişim, indeksin kendi koşullarına bağlıdır.
Atıflar
OpenAlex
0
TR Dizin
1
Her kaynağın kendi saydığı toplam atıf; aktarım ve zenginleştirme sırasında alındı.
Tam Kayıt
AlanDeğerDil
dc.contributor.authorAkyildiz, Salih
dc.contributor.authorBirinci, Ali
dc.date.accessioned2026-10-22T10:52:08.229877227Z
dc.date.available2026-10-22T10:52:08.229877227Z
dc.date.issued2026
dc.description.abstractBilişsel yaklaşım, bireylerin yaşadıkları çevreyi anlamlandırmak için kullandıkları zihinsel yapıların ve kategorilerin bilginin tekdüze bir biçimde değil, çeşitli kavramsal çerçeveler içinde yapılandırıldığını ileri sürer. Bu yaklaşım çerçevesinde değerlendirilen ahlaki biliş, bireylerin ahlaki ya da ahlaki olmayan davranışları tanımasını, yorumlamasını ve değerlendirmesini sağlayan psikolojik süreçleri ifade eder. Ahlaki bilişin temel yapı taşı ise ahlaki yargıdır. Literatürde, davranışların doğru ya da yanlış olarak değerlendirilmesinden bireylerin ahlaki karakterleri hakkında çıkarımlarda bulunmaya; toplumsal değerleri veya politikaları onaylamaya kadar geniş bir yelpazede ahlaki yargı türleri araştırılmıştır. Bu yargıları derinlemesine anlamak, onların birbirinden nasıl ayrıştığını ve normlar, duygular ya da cezalandırma gibi olgularla nasıl ilişkilendiğini ortaya koymayı gerektirir. Ahlaki yargılar, bireylerin hem kendilerine hem de başkalarına yönelik gerçekleştirdikleri temel toplumsal değerlendirmeleri içerir ve yalnızca gözlemlenen davranışlara değil, aynı zamanda bireyin karakterine ilişkin daha kalıcı ve derin anlamlar taşır. Ahlak felsefesi ve psikoloji alanındaki güncel ampirik araştırmalar, bu yargıların özellikle başkalarına zarar veren ve toplumsal normlarla çelişen eylemler üzerine yoğunlaştığını göstermektedir. Bununla birlikte bireyler arasında neyin ahlaki neyin gayri ahlaki olduğu konusunda önemli görüş ayrılıkları gözlenmektedir. Bu farklılığın temel nedenlerinden biri, bireylerin etik durumlarının -diğer bir deyişle, idealizm ve görecilik düzeylerinin- değişkenlik göstermesidir. Bu bağlamda Etik Durum Kuramı, bireylerin ahlaki inanç, tutum ve değerlerinin bütüncül bir kişisel ahlak felsefesi oluşturduğunu ve bu sistemin iki temel boyut olan idealizm ve görecilik tarafından şekillendiğini ileri sürmektedir. Kuramsal ve ampirik çalışmalar, ahlaki karar verme süreçlerinde bu iki boyutu eylemin yol açtığı zarar ya da yararın düzeyi ve eylemin ahlaki normlarla ne ölçüde uyum sağladığı açısından tanımlamaktadır. Ahlaki karar verme, bireyin etik ilkeler, kişisel değerler ve toplumsal normlar doğrultusunda bilinçli tercihlerde bulunma sürecidir. Özellikle öğretmenlik gibi yüksek toplumsal etki taşıyan mesleklerde bu süreç profesyonel bir sorumluluk olarak kritik öneme sahiptir. Bu bağlamda geliştirilen Etik Durum Ölçeği, bireylerin idealist ve göreceli tutumlarını ölçmek amacıyla tasarlanmış olup söz konusu boyutların kuramsal geçerliliğini destekleyen çok sayıda bulgular sunmaktadır. Ancak bazı maddelerin ölçülmek istenen yapılarla yeterince örtüşmemesi ve iç tutarlılığın artırılabilir olması yönündeki araştırma bulguları ölçeğin yeniden değerlendirilmesi ve geliştirilmesini gerekli kılmaktadır. Bu çalışmanın amacı, etik karar verme süreçlerini değerlendirmede yaygın olarak kullanılan revize edilmiş Kısa Form Etik Durum Ölçeği’nin (EDÖ-5) Türkçe’ye uyarlanması ve psikometrik özelliklerinin incelenmesidir. Uyarlama süreci; çeviri ve geri çeviri yöntemleri ile dilsel eşdeğerlilik, yapı geçerliği ve güvenilirlik analizlerini kapsamaktadır. Araştırma, 2024-2025 öğretim yılında Trabzon Üniversitesi Eğitim ve İlahiyat Fakültesi öğrencileri arasından kolay ulaşılabilir olma ve gönüllülük esasına göre amaçlı örnekleme yöntemi ile elde edilen üç ayrı veri setiyle yürütülmüştür. Birinci grup (n=50) ile dilsel eşdeğerlilik çalışması yapılmış, ikinci grup (n=434) verileriyle Açımlayıcı Faktör Analizi (AFA) gerçekleştirilmiş, üçüncü grup (n=438) ise Doğrulayıcı Faktör Analizi (DFA) için kullanılmıştır. Elde edilen bulgular, ölçeğin özgün formunda yer alan iki faktörlü yapının (idealizm ve görecilik) Türkçe formunda da korunduğunu göstermektedir. Ölçeğin iç tutarlılık katsayıları idealizm boyutu için .79, görecilik boyutu için .76 olarak bulunmuştur. Netice itibariyle, EDÖ-5’in Türkçe formunun geçerli ve güvenilir bir ölçme aracı olduğu ve etik karar verme süreçlerini inceleyen araştırmalarda kullanılabileceği sonucuna varılmıştır.
dc.identifier.doi10.32950/rid.1699853
dc.identifier.eissn2980-0331
dc.identifier.endpage47
dc.identifier.issue31
dc.identifier.startpage35
dc.identifier.urihttps://rdlopen.rawdatalibrary.net/r/gumushane/19423
dc.language.isotr
dc.relation.ispartofRize ilahiyat dergisi
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccess
dc.subjectEtik
dc.subjectEğitim, Eğitim Araştırmaları
dc.subjectDin Bilimi
dc.titleEtik Durum Ölçeği’nin (EDÖ-5) Türkçeye Uyarlanması: Geçerlik ve Güvenirlik Analizi
dc.typeArticle
rdl.citation.openalex0
rdl.citation.trdizin1
rdl.oa.statusgold
rdl.oa.urlhttps://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/4872635
rdl.sdgSDG16
rdl.source.indexTRDIZIN