Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yayınları

8 →
  • Derleme MakaleAçık Erişim2019
    Mareşal fevzi çakmak's polıtıcal actıvıtıes between 1946-1950

    Çiftçi, Ali

    Fevzi Çakmak (1876-1950) is mainly known with his Military personality and activities in Turkey. The fact that he is one of the few soldiers with the title of Marshal is enough to show his success in the Military profession. He was also noted as; the Minister of Defence in the First cabinet of the executive ministers of Turkey in 1921,the Chairman of the second cabinet of the executive ministers of Turkey, and the Chief of General Staff from 1924 and 1944 without interruption. However it is little known, Fevzi Pasha has an important role in the political life in the multi-party period as well. In 1944, Fevzi Çakmak, who did not intend to retire from the Chief of General Staff except for his request, found himself in the middle of Politics after loneliness he had lived for a short time.The study discusses Fevzi Çakmak's activities and role in the political life between1946-1950. The process of rapprochement with the Democratic Party (DP) and becoming an independent member of parliament and even the desire for him to lead the DP will be examined in the paper. Then, the activities of the Marshal that heinitiated with some circles of left-wing and abandoned in a short time in the context of human rights will be evaluated. In the meantime, the debates on how the leftist circles wanted himto launch a public movement in the country getting ridof the oppressiveness will be included. Later, the process of becoming the honorary chairman of the Nation Party (MP) formed by the people most of whom left the DP following the Marshal’s separation from the DP afte the July 12 Declaration as a result of his worsening Relations with the party will be mentioned. Fevzi Çakmak ,like the other ones who setup the MP, thought that the DP did not have enough strong opposition against the Republican People’s Party(CHP). In the last part of the paper, the political activities of Marshal Çakmak who spent the last two years of his life in the MP will be examined within the framework of character analysis and leadership features. The paper not only discusses the four-year wavy political life of Fevzi Çakmak who was seized by great ambitions and entered politics in 1946 as a result of self- confidence based on Military Reputation and the love given by the people, but it also examines the case of his being manipulated by some political currents and parties because of his personality which is unfamiliar witht he functioning of political life. How and with which motives Fevzi Çakmak, an obedient person to the legitimate and existing authority pushed himself into a strong opponent against the political staff that he had been to gether with for nearly 25 years will be examined. In that, during the election in 1946 and his presence in the Assembly, the Marshal had strong opposition against the CHP and İnönü, which did not arise from policy differences.

    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
  • MakaleYalnız künye2018
    Alternative Political Participation Models to Multi-Party Life in the SingleParty Period Turkey

    Çiftçi, Ali

    In Turkish political history, the multi-party political life which started with the 2nd Constitutionalist period was interrupted a few years after the declaration of the Republic and the single-party political period started in 1925. From 1930 onwards it has come to the fore to go through the single-party political system with the force of internal and external developments. With the establishment of the Free Republican Party (SCF-FRP) in 1930, a short multi-party system experiment was conducted, but it was not successful. After the closure of the SCF, the CHP administration tightly closed to an opposition party political system, but in a sense it embraced several political model practices that resembled pluralism. The mentioned models are methods such as independent member of parliament practice, Independent Group experiment, the second voters' opinion when parliamentary candidates are determined, and more candidates to be elected from parliamentary seats. In this study, the limited participation models that the CHP administration put into practice instead of allowing the public to fully participate in political decision-making processes will be addressed during the single-party period. The original side of our work is the collective examination of limited political participation models applied during the single-party era

  • MakaleYalnız künye2016
    Türkiye’nin siyasal modernleşmesinde balkanlardan gelen etkiler: 1808 alemdar ordusu ve 1909 hareket ordusu örnekleri

    Çiftçi, Ali

    Siyaset disiplininin en çok etkileşim içinde olduğu dallardan birisi şüphesiz tarihtir. Bu nedenle tarihe geçmişteki siyaset, siyasete de bugünkü tarih denilmesi çok yerindedir. Tarihte yaşanmış olaylardan genellemeler ve kurallılıklara varma ve tarihsel olayları bu yolla anlayıp yorumlama çabası sosyal bilimlerin vazgeçilmez bir uğraşısıdır. "Tarih tekerrürden ibarettir" sözü tam bir gerçeği yansıtmasa da bazı tarihsel olayların birbirine çok benzediği de tartışma götürmez. Türk siyasal hayatında 19. ve 20. Yüzyıl başlarında meydana gelen iki olayın, ortaya çıkış sebepleri, gelişimleri, olaya karışan aktörlerin kimliği ve tutumları açısından birbirine hayli benzediği görülmektedir. Bunlar, 1807 Kabakçı Mustafa Ayaklanması ve buna karşı Alemdar Mustafa Paşanın 1808'de Rumelili âyanlarla ayaklanmaya tepki koyuşu ile 31 Mart 1909 Ayaklanması ve buna karşı yine Balkanlarda gelişen Hareket Ordusu tepkisidir. Kabakçı Ayaklanması, modernleşmeci bir padişah olan 3. Selim'e karşı askerî nitelikli gelenekçi bir hareket olarak ortaya çıkmış ve taht değişikliği ile beraber önemli siyasal değişikliklere yol açmıştır. Alemdar Hareketi ise reformcu-modernleşmeci bir tepkiyle payitahta müdahale etmiş ve Kabakçı Ayaklanmasının siyasal sonuçlarını ortadan kaldırarak yeni bir siyasal durum ortaya çıkarmıştır. Buna benzer bir şekilde 1909'da yaşanan 31 Mart Ayaklanması da, İT öncülüğünde başlayan meşrutiyetin kendisine karşı değilse bile onun getirdiği bazı uygulamalara karşı yine askerî ve gelenekçi nitelikli bir kalkışma idi. Bu ayaklanma da İstanbul'da yeni bir siyasal statüko oluşturmuşken Balkanlardaki İT'li ordu güçleri modernleşme karşıtı olarak gördükleri bu harekete sert bir tepki göstererek İstanbul'a müdahale etmişler ve statükoya yeni bir şekil vermişlerdir. 1807-1808 Olayları ile 1909 Olaylarının ortaya çıkışı, gelişimi, aktörleri ve aktörlerin değerleri ve tutumları ile sonuçları birbirine çok benzemektedir

  • MakaleYalnız künye2016
    Cumhuriyet modernleşmesinin ilk çeyrek yüzyılında siyaset ve hukuk bağlamında sosyal politikalar

    Çiftçi, Ali

    18. yüzyılda başlayan Osmanlı modernleşmesi çeşitli alanlarda 19. Yüzyıl boyunca devam etmiştir. Bu süreçte yönünü Batıya dönmüş olmakla birlikte Osmanlı modernleşmesi, toplumda var olanhukukîkültürel yapıyı büyük ölçüde koruyarak bir modernleşme stratejisi izlemeye özen göstermiştir. Cumhuriyet modernleşmesini Osmanlı modernleşmesinden ayıran en önemli farklılık ise mevcut hukuksal, kültürel ve toplumsal değerlerin ve kurumların yerini tamamen Batılı olanlarla değiştirmesi olmuştur. Cumhuriyet modernleşmesi çok boyutlu olup toplum ve devlet hayatının bütün yönlerini kapsamaktadır. Bu çalışmada Türkiye'nin 1923-1945 yılları arasında izlediği modernleşme politikaları içinde hukuk ve siyaset ekseninde aile ve sosyal politikalar ele alınacaktır. Birinci Dünya Savaşı'nı ve Kurtuluş Savaşı'nı yaşamış İmparatorluk bakiyesi Türkiye'de 1923-1945 arasında ekonomik ve sosyal bakımdan yoksul bir toplum ve istihdam açısından yetersiz bir nüfus göze çarpmaktadır. İzlenecek sosyal politikaları bu etkenler belirlemiştir. Cumhuriyetin ilk yıllarında nüfus politikalarının ve sosyal politikaların belirlenmesinde kurucu parti olan Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ile 7.5 ay kadar kısa bir süre siyasal hayatta muhalefet partisi olarak yer alan Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası'nın (TCF) görüşlerine karşılıklı olarak yer verilmiştir. 1923'ten sonra nüfusu artırmayı teşvik eden yasal düzenlemeler ve uygulamalara genişçe yer verilen çalışmada 1930'lardan itibaren yerel yönetimlerin sosyal politika uygulamalarındaki yerine de değinilmiştir. Geniş bir köylü toplumu olan 1920'ler ve 1930'ların Türkiyesinde köylüyü en çok etkileyen Yol Vergisi uygulaması irdelenmiş, Bekârlık Vergisi tartışmaları değerlendirilmiştir

  • MakaleYalnız künye2015
    İttihat ve terakki cemiyeti'nin örgütlenme ve yönetim yapısı içinde kulüplerin yeri

    Çiftçi, Ali

    Türk siyasal hayatında önemli bir yer tutan İttihat ve Terakki Cemiyeti/Fırkası'nın (İTC) çeşitli yönleri hakkında çok sayıda bilimsel ve akademik çalışmalar yapılmıştır. Bunların çoğu İT'nin kuruluşu, kurucularının hayatı, 2. Meşrutiyet ilanında örgütün rolü, örgütün yönetim kadrosu ve yönetilme şekli gibi hususlarda yoğunlaşmaktadır. İT'nin örgütsel yapısı ve özellikleri ile ilgili olarak yapılan çalışmalar da bulunmaktadır. Ancak İT'nin toplumla temas kurmasında önemli bir ayağı olan ve bugünkü ifade ile yan kuruluş diyebileceğimiz kulüplerin yeri ve önemi ile ilgili pek fazla çalışma yapılmamıştır. Bu nedenle bu çalışma bizce özgünlük taşımaktadır. Çalışmada öncelikle İT'nin kuruluşu, amaçları, örgütlenme ve yönetim yapısı hakkında tanıtıcı bilgiler verilmektedir. Ardından bu yapı içinde İT'nin, Tarık Zafer Tunaya'nın kitabında ve Kâzım Karabekir'in İT ile ilgili kitabında metinleri verilen 1909, 1911 ve 1913 Tüzükleri incelenerek kulüplerin nasıl düzenlendiği ele alınmaktadır. Karşılaştırmalı olarak incelenen tüzüklere, hatıralara göre ve diğer kaynaklar ışığında temelde siyasal bir örgüt olan İT'nin kulüplerinin yapılanması, çalışmaları, amaçları ve siyasal etkileri ortaya çıkarılmaya çalışılmaktadır. Çalışmada İT Kulüplerinin, 1932'den itibaren tek partili dönemde CHP'nin yan kuruluşu olarak etkinlik gösteren Halkevlerine benzerliğine dikkat çekilmektedir.

  • MakaleYalnız künye2015
    THE STAND OF CLUBS IN THE COMMITTE OF UNION AND PROGRESS PARTY'S ORGANIZATION AND ADMINISTRATION STRUCTURE

    Çiftçi, Ali

    There have been numerous academic studies about the Committee of Union and Progress/'s Party (CUP) that holds an important place in Turkish Political History. Many of these studies have deeply focused on issues, namely the foundation of the CUP, the life of its founders, the role of party during the 2nd Consitutional Monarchy, its executive team. In addition, the studies regarded to the CUP's organizational structure and features are also available. However, there has not been excessively worked on the role and importance of subsidiary organs or clubs which helped the party's contact with community. Because of this reason, this study is of originality. In this study, firstly, it will be knowledged about the foundtion of the CUP, its objectived and structure of its organization. Afterwards, the CUP's 1909, 1911, 1913 regulations are addressed by examining how CUP's subsidiary organs were regulated. Comparative study on the regulation, memories and other resources in the light of the structure, activities, objectives and political influence of the CUP's subsidiary is aimed to uncover. In the study, it will also try to show the similarity between the CUP's subsidiary organs and Republican People Party's subsidiary organs, since 1932, named Halkevleri founded in the single party era.

  • MakaleYalnız künye2013
    Political theory and politic system classification of ibn khaldun

    Çiftçi, Ali; Yilmaz, Nihat

    The past of the scientific works of administration methods is quite old. The struggle of finding out the best one by examining political systems comperatively were not only limited with the past. It has been carried on until today. As well as the works that have been performed in West since the Ancient Greek Period, The Islamic World have submitted many precious works in aforementioned topic. One of those who submitted precious works for political theory and politic system classification was Ibn Khaldun. He, with the light of his experience and observations as someone who have taken part in politic life itself, has examined politic systems that could have been considered as beyond from his era. While the politic system classification has decreased to minimum with the theoratic thought came into prominence in the middle age of the west, In Islamic World, Researching the political systems which have been submitted by Ibn Khaldun without depending on the absolute theoratic thoughts keeps this essay valuable. In this respect, the very place of Ibn Khaldun in social sciences is considered primarily. Afterward, The concepts of State, Relationship and Presidency-Estate which are irrevocable for his politic theory are elaborated. Finally, Politic system classification of Ibn Khaldun, The basic contect, is studied generaly. Ibn Khaldun bisects them as theoratic based system and Estate based system whilke secting political systems. He also generalizes Estate based policy in two main topics as absolute estate and politic estate. What Ibn Khaldun named and idealized administration method as a theoratic based policy is Caliphate or Imamate.

  • Derleme MakaleYalnız künye2012
    Millî Mücadelede liderlik sorunu ve Kâzım Karabekir

    Çiftçi, Ali

    Liderlik kavramı bütün siyasal ya da sosyal hareketlerde önem taşıyan temel kavramlardan birisi olup siyasal hareketlerin başarıya ulaşmasında da kilit önemdedir. Liderlik yeteneği çok büyük ölçüde doğuştan gelen bir yetenek olup sonradan eğitim ve benzeri yollarla ancak sınırlı olarak geliştirilebilir. Milli Mücadele Hareketinde de liderlik konusu hem bu mücadelenin verildiği yıllarda hem de daha sonraki yıllarda yoğun olarak tartışılan konulardan biridir. Bu tartışma, Mustafa Kemal Paşanın Erzurumda müfettişlik görevinden azli ve onun askerlikten istifasından sonra büyümüş, bu arada Kâzım Karabekirin liderliği de gündeme gelmiştir. M. Kemal Paşa, kendisini liderliğe her yönüyle uygun ve lâyık görürken Karabekir, lider olmaya yanaşmamış ve lider olmayı kabul etmemiştir. Erzurum Kongresinden önceki günlerde Heyet'i Faale toplantıları sırasında M. Kemal Paşanın liderliği kesin olarak kararlaştırılmıştır. M. Kemal Paşa ile Karabekirin liderlik yetenekleri karşılaştırıldığında M. Kemalin daha üstün yeteneklerle donanımlı olduğu görülmektedir. Karabekir, siyasi tarihimizdeki bazı çevrelerin iddialarının aksine Milli Mücadele içinde liderlik arzusunda olmamış ve M. Kemal Paşanın liderliğini başından itibaren kabul etmiştir. Karabekir, M. Kemal Paşanın yerine lider olmak için mücadele etmemiş ama onu kontrolü altında tutarak yönlendirmek istemiştir.

Tam Kayıt
AlanDeğerDil
dc.date.accessioned2026-10-22T10:32:51.599047833Z
dc.date.available2026-10-22T10:32:51.599047833Z
dc.identifier.urihttps://rdlopen.rawdatalibrary.net/r/gumushane/16666
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccess
dc.titleÇiftçi, Ali
dspace.entity.typePerson
person.affiliation.nameGumushane Univ, Iktisadi & Idari Bilimler Fak, Siyaset Bilimi & Kamu Yonetimi, Gumushane, Turkey
person.familyNameÇiftçi
person.givenNameAli
person.identifier.wosP-1926-2018
person.statusunverified