İlgi alanları

Tefsir

Yayınları

12 →
  • MakaleAçık Erişim2023
    Yaklaşan Son Sâat’in Ön Göstergeleri

    Kayhan, Mustafa

    Kur’ân, bu dünyanın bir başlangıcının olduğunu, bir de sonunun bulunduğunu beyan etmiştir. Aynı şekilde Kur’ân, insanlığın da bu dünyaya bir girişinin olduğunu ve son sâatte bir son çıkışının olacağını belirtmiştir. Ayrıca insanın sorgulanmak üzere yeniden diriltileceği bir öte dünyanın bulunduğunu da dile getirmiştir. Kur’ân, insanlığın ve evrenin bu sonunu özel bir terimle, yani son sâat ifadesiyle anlatmıştır. Kur’ân’da bu son sâat’in ansızın ve habersiz gelişeceği, bilgisinin hiç kimseyle paylaşılmadığı ve mutlak bir gayb olduğu da bildirmiştir. Yine Kur’ân, son sâat’ten evvel gerçekleşecek olan bazı alâmetlerden de bahsetmiştir. Zira bir ayette “...Onun şartları gerçekleşmiştir...” (47/18) bile buyurmuştur. Yine Cibril hadisinde Hz. Nebiye Metas sâah? sorusu yöneltilmiştir. İşte bu makalede son sâat’ten önce gerçekleşeceği Kur’ân’da beyan edilen veya yazarın alâmetler olarak değerlendirdiği konular tetkik edilmiştir. Bu etütte son sâat’in ansızın gerçekleşeceğine dair vurgu merkeze alınmıştır. Bu bağlamda asıl konu, Sûr’a üflenmesi, evrenin son bulması ve insanlığın yeryüzünden çekilmesi konularıyla desteklenmiştir. Kur’ân, son elçi olarak son sâat’in hem habercisi hem de son sâat’le ilgili tüm bilgilerin bildiricisi sıfatıyla Hz. Nebinin görevlendirildiğini belirtmiştir. Aynı şekilde son sâat’i habercisi olarak seçilen Hz. Muhammed’e Kur’ân’ın indirilmesi de son sâat’in en net göstergelerinden olmuştur. İki konuda Kur’ân’da net beyanlar yer almıştır. Kur’ân’da Hz. Nuh’tan, gemisinden veya tûfan hadisesinden geriye bir âyet bırakıldığı, bundan insanların mutlaka ibret alacağı vurgulanmıştır. Bir de Kur’ân’da iki denizin arasına bir engel konulduğu ve oraya da Firavun’un bedeninin gömüldüğü de belirtmiştir. Bu iki işaretin son sâat’ten evvel zuhur edeceği ve bir şekilde insanlığın kendisine gelmesini sağlayan bir mucize olacağı açıklanmıştır. Aslında Hz. Mûsâ’nın salih kul ile Mecmeu’l-Bahreyn’de buluşmak için çıktığı yolculuk ve o seferde değinilen kimi durumlar, iki denizin birleştiği yerin nasıl bulunacağının ve orada gömülü Firavun’un bedeninin nasıl çıkarılacağının yöntemini göstermiştir. Bunlar, sâat’in geçmişteki ön göstergeleri olduğunu ve bazı yansımalarının da gelecekte görüleceğini vurgulayan ön işaretler olarak değerlendirilmiştir. Bu aşamada son sâat’in Kur’ân’da ifade edildiği düşünülen ön belirtileri, geçmişte gerçekleşmiş ve neticesi ileride görülecek işaretler ile gelecekte gerçekleşecek belirtiler olarak ikiye ayrılmıştır. Böylece konu sadece son sâat’in ön göstergeleri bağlamında daha detaylı ve asıl mevzuya odaklı bir şekilde etüt edilmiştir. Kur’ân’da son sâat’in gelecekte ortaya çıkacak kimi işaretlerine de temas edilmiştir. Bu ön işaretlerin insanlığın uyanmasını sağlayacağı ve kendine gelmesine neden olacağı bu araştırmada net olarak vurgulanmıştır. Bu bağlamda mesela Kur’ân'da son sâat’ten evvel ayın kesinlikle yarılacağı beyan edilmiştir. Tam olarak sıralaması bilinememekle birlikte Kur’ân'da son sâat’in öncesinde topraktan Dâbbe gibi bir canlının ilk defa var edileceği ve bu varlığın, Allah'ın mucizelerine inanmadıklarını insanların yüzlerine haykıracağı açıklanmıştır. Dahası Kur’ân, dünyayı saran bir dumanın gökten ineceğini ve insanları çaresiz bırakacağını da beyan etmiştir. Bu sırada Zülkarneyn’in güneşin ufukta battığı son akşama gideceği ve helak olmak üzere olan kavmi Allah’a inanmaya davet edeceği de belirtilmiştir. Bu arada daha önceden çıkmış ve o zamana kadar insanları canından bezdirmiş olan Ye’cûc ve Me’cuc’un saldırılarına Zülkarneyn’in bir set yaparak engel olacağı anımsatılmıştır. Yine Zülkarneyn’in halkı bezdiren dumanın kaldırılması için rabbine dua edeceği ve bu niyazıyla da halkın üzerine çöken felaketin kaldırılacağı dile getirilmiştir. Ayrıca Zülkarneyn'in son sâat’te gittiği son akşamda batan güneş zamanından biraz geriye geleceği, duman felaketinden etkilenen ve onlarla baş edemeyen son dünya insanlarını tevhide çağıracağı da açıklanmıştır. Bu bağlamda sünnetullah’ın üçüncü aşamasında Yec’ûc ile Mec’ûc’un sıkıntısından usanan o toplumu gafletten uyandıracağı da ifade edilmiştir. Buna rağmen hâlâ inkârda direnenlerin son kez helak edileceği ve yerden çıkarılacak Dâbbe’nin Allah’ın mucizelerine insanlara inanmadıklarını söyleyeceği de Kur’ân’da açıklanmıştır. Kur’ân’da son sâat’in önünde belirecek bazı ön göstergelere temas edilmiş ve diğer işaretler de dolaylı yorumlarla bu kapsamda değerlendirilmiştir. Bu işaretlerin son sâat’in hemen öncesinde kısmen de olsa içine düştüğü gafletten insanlığın kurtulmasına vesile olacağı, uyanmasını sağlayacağı ve araştırılan konunun öneminin de burada kendini gösterdiği vurgulanmıştır. Zira insanların gittiği yolun, onları çıkmaza sürüklediği bu meseleler vasıtasıyla vurgulanmıştır. Böylelikle bir nebze de olsa insanların bu işaretler yoluyla kendilerine bir çeki düzen vereceklerine vurgu yapılmıştır. Bu açıdan meseleleri çözümlemek ve umulan sonuçlara ulaşabilmek için bu araştırmada analiz, sentez, tümevarım ve tümdengelim metotlarından istifade edilmiştir. Kur’ân bağlamında eşrât-ı sâat konusunu derli toplu olarak bir arada ve farklı bir bakış açısıyla ele alan bir çalışmaya literatürde rastlanmamıştır.

  • MakaleYalnız künye2023
    Nebilerle İlişkileri Bağlamında Meleklerden Bahseden Ayetlerin Kurân Yolu ve Kurân Mesajı Tefsirlerinden Mukayesesi

    Kayhan, Mustafa

    Yirmi birinci yüzyıldan evvel dünyamızda çok büyük ve farklı değişimler yaşanmıştır. Zira evvelki asırlarda görülmeyen bireysel ve toplumsal meseleler, çevresel sorunlar ve etik problemler de bu asırda uç vermiştir. Kurân Mesajı’nın yazarı Muhammed Esed’in ve Kurân Yolu’nun müelliflerinin, bu asrın sorunlarına tanık oldukları ve onların çözümü için fikir ürettikleri düşünülmüştür. Bu iki eser hem insanlık için iyi gelişmelerin hem de değişik alanlardaki bozulmaların yaşandığı yirminci yüzyılda yazılmıştır. Bu yüzyıla tanıklıklarının izleri, eserlerinde yer almıştır. Bu açıdan ulema, ontolojik bir varlık olarak melekleri, tasnifte ikinci sıraya yerleştirmiştir. Bu dönemde üzerinde çokça söz söylenen konulardan biri de Kurân’ın da fazlaca yer verdiği melekler olmuştur. Mesela meleklerin, insanın içine yerleştirilmiş güçler olduğu belirtilmiştir. Çünkü melekler, bir iman nesnesi olarak kabul edilmiştir. Bu nedenle meleklerin, elçilerle ilgili vazifelerini anlatan ayetlerin açıklama, yorum ve tefsirlerinde iki tarz-ı tefsirin açıklamaları, mana vermeleri ve yorumlamaları karşılaştırılmıştır. Böylece iki tefsirde ilgili ayetlere yapılan açıklamalardaki farklılık veya benzerlikler, görece tespit edilmiştir. Diğer taraftan Kurân Mesajı’nda meleklerle ilgili değişik açıklamalar da dikkatlere sunulmuştur. Kurân Mesajı’nın bu yönüyle bir başka tefsirle kıyaslanarak araştırılmadığı anlaşılmıştır. Böylece açıklamaların mahiyetleri ve farklılıkları ortaya çıkarılmış ve bazı gerekçelerle doğru olana işaret edilmiştir. Bu araştırmada tümevarım, tümdengelim, analiz, sentez ve mukayese metot ve tekniklerinden yararlanılmıştır. Ayrıca yer yer betimleyici ve tasvir edici yöntemlerden de faydalanılmıştır.

  • MakaleYalnız künye2022
    Keşfü’z-Zunūn’da Kur’ān İlimlerinden Bazılarına Dair Te’lifler ve Müellifler

    Kayhan, Mustafa

    Kur’ān ilimleri ya da ulūmu’l-Kur’ān, tefsire katkı veren çalışma alanlarından sayılmıştır. İlgili ilimler, Kur’ān’ın açıklanmasında ve tefsirin daha nesnel ve objektif olmasında önemli etkiler hāsıl etmiştir. Bu bağlamda Kātib Çelebī (ö. 1067/1637), yazdığı ansiklopedik eserde ulūmu’l-Kur’ān konularına, o mevzuda yazan müelliflere ve onların yazdığı eserlere temas etmiştir. Bu açıdan Keşfü’z-zunūn bir bilimler ansiklopedisi değerini elde etmiştir. Adı geçen ansiklopedide ulūmu’l-Kur’ān’a dair oldukça fazla bilgiler verilmiştir. Çalışmayla Çelebī’nin eserinin her tarafına dağılmış durumda olan Kur’ān ilimleriyle ilgili konulara ve konuda yazanlara ve onların kitaplarına dair bilgiler bir araya getirilmiştir. Çelebī’nin ilimler ansiklopedisi eseri, Kur’ān ilimlerinde yazan müellifler ve yazdıkları te’lifler açısından incelenmiş ve hiçbir bilginin gözden kaçırılmamasına özen gösterilmiştir. Elde edilen verilerin Osmanlı döneminde Kur’ān ilimlerindeki çalışmaların ortaya çıkarılmasını ve değerlendirilmesini mümkün kılmıştır. Böylece ilgili konuda araştırma yapacak olanlara yeni ufuklar açılacağı düşünülmüştür. Çalışmada Osmanlı kültür tarihini araştıranlar için önemli bilgiler derlenmiştir. Makalede analiz, sentez, tümevarım ve tümdengelim gibi değişik metotlardan yararlanılmıştır.*

  • MakaleAçık Erişim2020
    Model İnsan Yetiştirmenin Kurân’dan İki Temeli Ebeveyne İhsan Emri ve Valideyne İsyan Yasağı

    Kayhan, Mustafa

    Kurân, örnek insan yetiştirmenin ilkeler koymuştur. Zira aile ve toplumun öğesi, insandır. Model insanıoluşturmak için beşeri sistemler de ilkeler koymuştur. Fakat Kurân, net iki düsturu vurgulamıştır. Ebeveyneiyilik etmek ve valideyne karşı gelmemek, Kurân’ın temel iki emridir. Allah’ın ilahlık hakkı gereğidokunulmaz kılınmıştır. Bu konuda birçok vahiy nazil olmuştur. Ebeveyne ihsanı da içeren Kurân öğretileri,hayata tatbik edilmesi için indirilmiştir. Geçmişte dinler, felsefi sistemler ve ideolojiler, örnek insan için bazıtemeller aramıştır. Yürürlüğe konulan iyi uygulamalar, zamanla amacından sapmıştır. Bazıları, insanlık içintehlikeli olmuştur. İnsanın dört temel ilişkisinden birini, bir emir ve bir yasakla düzenlenmiştir. Allah’aibadet ve ona şirk koşmama emrinden sonra Kurân, ebeveyne ihsan emrini ve valideyne isyan yasağınıindirmiştir. Ailede ve toplumda düzenin sağlanması için vazgeçilmez bir durum olmuştur. Kurân, modelinsanın oluşturulması ve yerleştirilmesinde ebeveyne ihsan emrini sıkça vurgulamıştır. Ebeveyne ihsanedilmemesini yasaklamış ve valideyne isyan edilmesini reddetmiştir. Ailede kurulan ve toplumda devamettirilen düzen, ancak ebeveyne ihsan etme ve valideyne isyan etmeme kaidesine bağlanmıştır. Bu açıdanvarlıkların düzenli, disiplinli ve karmaşadan uzak algılanabilmesi için ebeveyne iyilik etmek emredilmiştir.Bu ilahi emre ters davranılmaması için ana babaya isyan etmek, Allah’a karşı gelmek olarakdeğerlendirilmiştir. Kurân, ebeveyne isyan edilmesini kesinlikle yasaklamıştır. Valideyne isyan etmek, kişiyicehenneme götüren bir günah sayılmıştır. Ebeveyne iyiliğin hududu, Allah’a isyan çizgisine kadar tevsi’edilmiştir. Allah’a şirk koşmaya zorlayan ebeveyne, evladının itaat etmemesi emredilmiştir. Hz. Musa ilesalih kul kıssasında ebeveynini küfre ve dalalete zorlayan evlat, din hürriyetine engel olduğu içinöldürülmüştür.

  • MakaleAçık Erişim2019
    Kıyamet, cennet ve cehennemde görevli meleklerden bahseden ayetlerin meal, tefsirlerinin kurân mesajı ve kurân yolu tefsirlerinden mukayesesi

    Kayhan, Mustafa

    İslam, insanlığın son dini, Kur’ân ise nihâî kutsal kitabıdır.Kıyamette olacaklara ve orada örevli meleklere bu kitapta değinilmiştir.Bu açıdan kıyamet, diriliş, hesap, terazi, mizan, cennet ve cehennemdevazifeli melekler Kur’ân’da anlatılmıştır. Kur’ân’ın gayb saydığı bukonular, bazı tefsirlerde çok farklı yorumlanmıştır.Bu yüzyılda yazılan iki tefsirde çağın olumsuzluklarına temasedilmiştir. Müfessirler, Kur’ân’da meleklerle ilgili ayetleri açıklamıştır.Onlar, ayetlere dünya görüşlerine göre mana vermişlerdir. Bazen buaçıklamalarda ciddi paradokslara düşmüşlerdir. Meleklerin yaratılmasıve işlevlerine dair açıklamalar, Kur’ân’ın ilgilendiği konular olmuştur.Esed, asrın sorunlarını tanımış ve Kur’ân Mesajı adıyla bir tefsiryazmış ve birikimini orada dile getirmiştir. O, hem gelişmeleri vedeğişmeleri hem de bozulmaları görmüştür. Tefsirinde asrınınsorunların etkisinde kalmıştır. Müfesssir, varlıkların yaratılmasıyla ilgiliayetlere özellikle zaman ayırmıştır. Burada Kur’ân’ın yaratılışla ilgiliayetlerine yapılan tefsirler incelenmiştir. Böylece Kur’an’ın anlattığıyaratılış konularını, sistematik bir biçimde Esed’in tefsirinde izlenmesisağlanmıştır. Böylece farklılık veya benzerlikler, gösterilmeye gayretedilmiştir.Burada sadece kıyamet, cennet ve cehennemde görevli melekleraraştırılmıştır. Bu ayetlerdeki bilgiler, Esed’in tefsirindeki açıklamalar bağlamında incelenmiştir. Zira o, ayetlere farklı mealler vermiş vemeleklere farklı açıklamalar yapmıştır. Bu yönüyle Esed’in eseri, etütedilmemiştir. Aynı ayetlerin mealleri ve yorumları, Kur’ân Yolu tefsiri ilemukayese edilmiştir. Bazen Taberî tefsirine müracaat edilmiştir.Kur’ân’da meleklerin, kıyamet, cehennem ve cennette çok ilginçişler yapacakları anlatılmıştır. Kur’ân’da meleklerle ilgili hakikatler,böylelikle anlaşılmaya çalışılmıştır. Kur’ân Mesajı’nda ayetlere mealverilmesi ve meleklerin değişik bir perspektifle incelenmesi,önemsenmiştir. Burada farklı bir tevil çeşidi uygulanmıştır.

  • MakaleYalnız künye2018
    Beni israil sûresinden istisna edilen ve medenî kabul edilen âyetlerin değerlendirilmesi

    Kayhan, Mustafa

    Kurân’a ve onunla alakalı ilimlere ilişkin çalışmalar, son yıllardahem nitelik hem de nicelik olarak büyük bir artış göstermiştir. Bilginler,bu çabalarıyla Kurân’a ve onunla ilgili bilimlere daha derin ve nesnelkatkılar sunmuştur. Bu açıdan ulûmu’l-kurân arasında çok önemli biryer işgal eden mekkî ve medenî sûre ve ayetler meselesi, tefsirlerde henüzhalledilememiştir. Zira bu konuda birçok çalışma yapılmasına rağmennakle ve rivayete bağlı tutum, daha da kökleşmiş ve artık aşılamaz birengel haline gelmiştir. Gerçekten bunun sonucu olarak yazılan Arapça veTürkçe birçok tefsirde sorunun kıyısında dolaşılmış ve dirayete dayananbir fikir ifade edilmemiştir.Çok ilginçtir ki bu sûrede anlatılan Beni israilin, diğer sûrelerdeanlatılanlardan tamamen farklı bir içeriğe sahip olduğu ifade edilmiştir.Böylelikle Beni İsrail sûresi olarak adlandırılması hem konusuylamutabakatı hem de mantıklı birlikteliğiyle oldukça anlamlı bulunmuştur.En’âm hariç bu sûreden başka hiçbir mekkî sûrede zikredilmeyen sosyal,siyasi, ahlaki, edebi ve iktisadi prensipler yoğun olarak bu sûrede vazedilmiştir.Mekkî sûrelerden istisna edilen ve medenî olduğu iddia edilenayetlerin, Beni İsrail veya İsra sûresinde de olduğu açıklanmıştır. Yeniyazılanları da dâhil olmak üzere bu durum, birçok tefsirde varlığınıgünümüze kadar devam ettirmiştir. Bu çalışma, sûre ile ilgili birçokArapça veya Türkçe çalışmaya konu olan hatta ulûmu’l-kurân eserlerinde bile sözü edilen ve sûreden istisna edilerek medenî olduklarıvarsayılan bir problemi gündeme getirmiştir. Bu çalışmada deliller veveriler yardımıyla, dahası dirayete önem veren ulemanın da delaletiylemevzu bahis olan ayetlerin sûrenin bütünlüğünde önemli yerler işgalettiklerini ve sûreden istisna edilmelerinin doğru olmayacağınıgösterilmeye çalışılmıştır. Buna göre mekkî ve medenî ilmi teşekkülettikten beri gelen bu tür rivayet ve bilgilerin, aslında delillendirmek içinele alınan konuyu tasdik etmediği, ona delil olmadığı ve en azındansûreden istisna edilmesi gereken bir ayet olmadığı gibi bazı sonuçlar eldeedilmiştir.

  • MakaleYalnız künye2017
    Above the looks on human beings according to the great religions, some philosophical thoughts and ideologies in the context of human beings

    Kayhan, Mustafa

    In this article, human affair and related issues have been contacted. In this context, according to Islamic religion, dictionary and the terminology of human word and other words which are its explanations have been researched. In the meantime, the subjects such as the origins and qualities of man, the elements around him, his fields of activity, birth and development of human sciences are also discussed. It has been partly exploited in Qoranic verses because it best introduced the human being. It was partly benefited from the hadiths as it was also the words of our Prophet. Relevant verses and hadiths were also used as the place came. The nice corners and nooks of man that have not yet been discovered have become a constant. As a matter of fact, fact that Alexis Carrel 's very earlier essay entitled "Unknown to Human Being" was found to be very interesting in this respect. In this research, it has never been thought that everything related to man has been taken care of. On the contrary, some issues and issues that are considered very important are shed light on general meaning. In this study, great religions, human philosophies in some philosophies and ideologies have also been touched upon in order to develop a better understanding of the human affair and its issues and a holistic view. With great religions, Islam, Christianity, Judaism, Buddhism, Hinduism are meant. Religions, whether they are divine or human, are always on the agenda. They did not hesitate to write about it without paying attention to it. The ongoing study of how people are assessed in some philosophies has finally ended with the examination of the views of some ideologists. Philosophy has been the subject of man's view of life and his wisdom. Ideologies, although partly useful to humans, have not attracted anything from the ideologies of the last century. From the premise that there will be an evaluation of him wherever he is, he has tried to talk about positive or negative, correct or false claims about man here

  • MakaleYalnız künye2017
    The qortooby commentary in terms of bringing evidence to verses from poetry (in the sample of surah of ankaboot)

    Kayhan, Mustafa

    Commentary activity was started with Hz. Muhammad, is continues present-day and it will continue to exist in the future as a discipline. After the Prophet Muhammad, his companions, his followers and his followers of followers had been contributed to the interpretation activities. This activity, which continued with the first philological commentaries, has been gained momentum with works on the first full commentaries and then narration method. Ultimately, with rational commentaries, and exegesis written in other methods and schools have always been evaluated in this field of activity. In all these processes, matter that does not separate from exegesis, it has been to explain the verses with poetry, to give meaning the strange words and to bring evidence with poetry, etc. istijhâd. Namely, as an integral method or technique of interpretation, to bring evidence with poetry and to bring evidences to the verses with poetries always has been existed. Excellency Prophet has listened to poetry, and was been encouraged good readers or writers, namely read well or built very well it. Muhammad made this, despite the declared negative about poetry in the Qoran. Companions of Prophet didn’t have any difficulty in the sense of the Qoran's thoughts while he was alive. But after his death, his companions has applied the poetry, the dictionary and Arabic language, where they are not understood or do not understand. Bringing evidence with poetry in comments starting with friends like Ibn Abbas and the Excellency Omar, it had continued without speed in followers followers period. In the first philological commentaries written after their successors, to bring evidence technique to the verse from poetry, has been applied in a wide plane in the comments of books. In time and now the poems became written, had found the widest application areas in Tabarî and Ibn Kuteybe commentaries. This method or technique has seen the summit with the commentator Ibn Atiyye. From now on, in every commentary that has been written was followed or adhered by bringing evidence to the verses with poetry method absolutely. Qortooby also applied the method of explanation of the verses by bringing evidence from poetry in his commentary book. It has been determined or identified that there is nearly thousand poetries in his commentary book that in a review made. This is considered to be the most important data that shows that almost every six verses have been bringing evidence to the verses from poetry. This article, in which the subject of bringing evidence to the verses from poetry is studied in the sample of the surah of Ankaboot, also showed the same performance. Because Qortooby had placed bringing evidence to the verses from poetry surah of Ankebût in only twelve verses that formed sixty-nine verses. This is considered to be the clearest indication that he has been persuaded with bringing evidence to verses from poems in every six verses of surah of Ankaboot. In this context as commentary technique or method bringing evidence to verses from poetries, it has been accepted as a very good method in terms of Qortooby and has also been applied in a wide fan commentary It was obtained a common subject related to the exegesis, the exegesis method and the exegesis history in to center of this study. Because, it was contacted a great deal of volume among the written commentaries in this study, at the same time, it also was referred to his commentary of fıqh of Provisions of the Qoran and its writer Qortooby. In this article, the issue of bringing evidence from poetry, which has an important place in the method of commentary, has been discussed. Again, it was dealed with the explanation the issue of bringing evidence from poetry in this article and was partially focussed on the important place in the method of explication. In this study, it was examined the question of bringing evidence from poetry to the verses in the context of Ankaboot from Qortooby’s famous commentary. Moreover, the fact of bringing evidence from poetry was examined for the first time from a explication of Ahkaam al-Qoran, that is, a explication which describes the Qoranic laws. Poetry was become prevalent in the ignorance reign of Arabs, especially in verbal sense. The Qoran, in such an environment, has been inscribed to the Excellency Muhammad. Before being elected as a prophet this prophet, lived for forty years in that society. After he has been chosen as a prophet, he has started to receive revelation, the polytheists have argued that the Qoran was a poem and argued that Muhammad was also a poet. Qoran was defended itself against this claim. From this point, God insisted emphatically that Qoran which Prophet communicated was not a poem that explained of it the Excellency Muhammad was not poetry. At first the Qoran stood distant from poetry and poet. The Qoran even mentioned it which the poets have said that they do not and which they have travelled that they wander bewildered by in each valley. This situation had weakened that they were been against poetry in the past among believers. However, Allah has also mentioned that the poets who believe and exhibit good behavior are not so. As a very interesting situation, this informations was given to the name of the poet, which means poets. This situation has made both the Excellency Prophet and his companions to redirect as a human element to the poet again. Even, the Excellency Prophet had encouraged his poet Hassaan b. Saabit to sing poetry to encourage the Muslims and to revile against the polytheists on the opposite side. Thus, Hassaan b. Saabit was known in the history as a poet of the Excellency Prophet. In fact, the first tracks of philological interpretation was emerged with Muhammad in the happiness century. The Prophet’s support for the poetry and good reader was accepted as the basis of linguistic commentary.Depending on the efforts of Prophet’s followers and other followers of Prophet in this period the

  • MakaleYalnız künye2017
    Çevre olgusu bağlamında evrensel dinler, felsefî sistemler ve kimi ideolojilerin çevre telakkileri üzerine

    Kayhan, Mustafa

    Bu çalışmada genel olarak çevre olgusu üzerinde durulmuştur. Ayrıca bu olgunun ne zamandan veri var olduğu ve bir bilim dalı olarak insanlığın gündemine ne zaman girdiği de irdelenmiştir. Bu bağlamda çevre denildiğinde neyin kastedildiği, içeriğinin ne olduğu ve neleri kapsadığı üzerinde durulmuştur. Çevreyle ilgili terimler ve onu oluşturan unsurlar dikkatlice incelenmiştir. Çevre türlerinden söz edildikten sonra çevre biliminin doğuşu ve gelişmesi gibi konulara da temas edilmiştir. Daha sonra ekoloji, derin ekoloji ve çevre sorunları irdelenmiştir. Bu bilgilerin üzerine günümüzdeki bazı meselelerin hangi düzeyde olduğu ve nereden kaynaklandığı beyan edilmiştir. Kısmen de olsa bazı ayet ve hadislere de müracaat edilmiştir. Bu makalede ayrıca çevre olgusun bağlı olması ve bir bütünlük teşkil etmesi adına büyük dinler ile bazı felsefi düşünce ve ideolojilerde çevre vakıasının nasıl ele alındığına temas edilmiştir. Burada büyük dinler ile islamiyet, hıristiyanlık ve yahudilik, budizm, taoizm, hinduizm ve eski türk inancı kastedilmiştir. Kurân'ın verdiği bilgiler ile Hz. Peygamberin sünnet ekolojisine dair uygulamalardan söz edilmiştir. Bazı felsefi düşüncelerin çevre meselesini nasıl değerlendirdiklerine temas edildikten sonra darvinizm, evelusyonizm, fiksizm, finalizm, kreasyonizm gibi değerlendirilmiştir. Böylelikle çevre olgusu, bütüncül bir bakış açısıyla değerlendirmeye tabi tutulmuş ve yaşadığımız dünyada oluşan çevre sorunlarının teolojik, ideolojik, politik ve felsefi temelleri ortaya çıkarılmaya çalışılmıştır. İnsanın olduğu her yerde bir çevrenin bulunduğu öncülünden hareketle bu çalışmada, çevrede oluşan olumlu veya olumsuz etkiler veya tepkiler dile getirilmiştir

  • MakaleYalnız künye2016
    Muhammed esed'in 'kurân mesajı'ında bazı ayet ve kavramlara yaptığı birey ve toplum ekolojisi ile ilgili yorumlar üzerine

    Kayhan, Mustafa

    Bu çalışmanın temel amacı, Muhammed Esed'in Kurân Mesajı adlı tefsirini birey ve toplum ekolojisi bağlamında incelemektir. Bunun için eser, baştan sona gözden geçirilmiştir. Böylece bir taraftan birey ve toplumla alakalı ayetlere yapılan izahlar bir araya getirilmiş, diğer taraftan konuların çok çeşitli olması, daha kapsayıcı bir başlığın seçilmesini gerektirmiştir. Bu sebeple çalışmaya birey ve toplum ekolojisi başlığı uygun görülmüştür. Neticede Esed'in bu konularla ilgili yorumları, ilgilendiği konuda net bir bakış açısı oluşturmak için bir araya getirilmiştir. Böylece okuyucu, birey ve toplum ekolojisi ile ilgili yorumları tek elden görme imkânına kavuşmuştur. Birey, insanın kendine özgün bir alana işaret eden bir ifadedir. Zira onun en çok faaliyet gösterdiği ve ilişki sergilediği alan, birey alanıdır. Bu nedenle bu çalışmada birey ekolojisi ile bireyin kendisi ve rabbiyle karşılıklı ilişkilerine atıf yapılmıştır. Bu makalede bireysel alanda Esed'in ayetlere ve ilgili kavramlara yaptığı birey ekolojisine ilişkin yorumlara temas edilmiştir. Zira Esed, 20'nci yüzyılın tanığı olduğu için insana ve onunla alakalı sorunlara bazı özgün açıklamalar yapmıştır. Bu açıdan çalışma, bir gayret ve çaba ürünüdür. Toplum, bireylerin oluşturduğu ve belli prensiplerin egemen olduğu bir yapıdır. Birey bir de toplum düzleminde faaliyet gösteren bir varlıktır. Bu platformda toplumsal kurallar ve ilişkiler ağı egemendir. Bu çalışmada toplum ekolojisi ile toplumların bizzat kendileriyle, tüm bireyleriyle ve diğer toplumlarla ve en nihayet Allah ile karşılıklı ilişkilerine atıf yapılmıştır. Bu çalışmada toplumsal düzlemde Esed'in ayetlere ve ilgili kavramlara yaptığı toplum ekolojisine ilişkin açıklamalara değinilmiştir. Zira Esed, yaşadığı çağın şahidi olduğu için topluma ve onunla ilgili meselelere kimi orijinal izahlar getirmiştir. Böylece bu araştırmayla hedef kitlenin Esed'in toplum ekolojisine ilişkin tefsirleri hakkında bilgi sahibi olması sağlanmıştır. Ekoloji, canlı varlıkların kendi aralarındaki etkileşimi ifade eden bir terimdir. Bu etkileşimde mesaj gönderme, cevap alma ve yanıta göre etkileşime girme gibi unsurlar vardır. Bu açıdan bu etkileşimlerde gerek bireyin gerekse toplumun, birbirleriyle yatay ancak Allah ile dikey ilişkileri vardır. Ekoloji terimi bu ilişkileri ifade etmek için seçilmiştir. Zira ekoloji canlıların birbirleriyle olan dikey ve yatay münasebetleri konu edinen bir bilimdir. Bu makalede birey ekolojisi ifadesiyle kişinin, kendisiyle, rabbiyle ve diğer birey ve varlıklarla olan münasebetlerine vurgu yapılmıştır. Toplum ekolojisi terimiyle de toplumla birey ve bir toplumla diğer toplum ve en nihayet toplumla Allah arasındaki ilişkiler ifade edilmiştir. İnsan ekolojisi ise her ikisini kapsamak üzere kullanılmıştır.

Tam Kayıt
AlanDeğerDil
dc.date.accessioned2026-10-22T09:25:28.177624418Z
dc.date.available2026-10-22T09:25:28.177624418Z
dc.identifier.urihttps://rdlopen.rawdatalibrary.net/r/gumushane/10885
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccess
dc.titleKayhan, Mustafa
dspace.entity.typePerson
person.affiliation.nameİlahiyat Fakültesi, Temel İslam Bilimleri Bölümü, Tefsir Anabilim Dalı
person.familyNameKayhan
person.givenNameMustafa
person.identifier.orcid0000-0003-1817-6322
person.identifier.yok7076F0A53EED2CE8
person.interestTefsir
person.jobTitleProf. Dr.
person.statusverified
person.urlhttps://rdlsis.gumushane.edu.tr/tr/researcher/mustafa-kayhan