Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Araştırmacılar(7)

Birim yayınları

29 →
  • MakaleAçık Erişim2026
    Z Kuşağının Değer ve Norm Edinimi: Dijital Kültür, Aile ve Eğitim Arasındaki Etkileşim

    Solmaz, Fatih; Bektaş, Ahmet

    Günümüz dünyası, insanlık tarihinin en hızlı ve kapsamlı dönüşümlerinden birine sahne olmaktadır. Dijitalleşmedeki, yapay zekâ uygulamalarındaki, iletişim teknolojilerindeki ilerlemeler bireylerin yaşam biçimlerini, sosyokültürel değerleri, normları etkilemektedir. Bilgiye erişimin sınırsızlaştığı, iletişim araçlarının mekânsal engelleri ortadan kaldırdığı dijital kültür ortamında toplumsal ilişkiler hem çeşitlenmekte hem de yeni formlar kazan-maktadır. Bu dönüşümün en görünür etkileri ise Z kuşağının değer, norm ve davranışları edinme biçimlerinde ortaya çıkmaktadır. Dijital platformlar ve internet ortamda yetişen Z kuşağı, yalnızca teknolojinin kullanıcısı olmakla birlikte dijital kültürün üreticisi ve taşıyı-cısıdır. Dijital kültürün bireyler ve kuşaklar üzerindeki belirleyici etkisi, toplumsal değerlerin aktarım süreçlerini de açıkça değiştirmektedir. Çoklu etkileşimin aynı anda deneyimlendi-ği, bilginin hızla dolaşıma girdiği ve geleneksel toplum yapısının görece zayıfladığı dijital ortamlar, çocukların değerleri yalnızca aile ve okuldan değil, sosyal medya içerikleri, çev-rimiçi topluluklar, küresel kültürü yansıtan görseller ve dijital oyunlar aracılığıyla edinme-sine neden olmaktadır. Bu durum, bir taraftan değerlerin çeşitlenmesine katkı sağlarken diğer taraftan yerel ve kültürel unsurların görünürlüğünü azaltmakta, değerlerin sürekliliğini tehdit etmektedir. Bu da kuşaklar arasında algı farklılıklarını derinleştirmekte ve ortak değer, norm edinimini zayıflatmaktadır. Söz konusu süreçte aile kurumu merkezi bir rol üstlenmektedir. Aile, çocuğun duygusal ve ahlaki gelişimindeki birincil aşama olmakla birlikte birçok ebeveyn dijital teknolojilerin hızlı değişimine uyum sağlamakta güçlük çekmektedir. Dijital yeterlilikteki bu eşitsizlik, ebeveyn-çocuk iletişiminde kopukluklara, otorite boşluklarına ve değer aktarımında belirsizliklere kapı aralamaktadır. Buna karşın dijital okuryazarlığı yüksek aileler, çocukların dijital kültürle sağlıklı bir ilişki kurmasına imkân tanımaktadır. Sonuç olarak günümüzde değerlerin dijital içeriklerle desteklenmesi, Z kuşağı çocukların ilgi alanlarına uygun biçimde sunulması ve dijital pedagojik stratejiler-le bütünleştirilmesi önem taşımaktadır. Ayrıca ebeveyn ve eğitimcilerin dijital okuryazarlık becerilerinin güçlendirilmesi, çocukların dijital kültür içinde güvenli, değer merkezli bir sos-yalleşme süreci yaşamalarına katkı sağlayacaktır. Bu çalışma, dijital kültür ile toplumsal değerler arasında bütünleştirici bir yaklaşım geliştirerek çocukların aile-toplum eksenindeki değer ve norm edinim süreçlerini desteklemeyi amaçlamaktadır.

  • MakaleYalnız künye2026
    The Stranger at Home: Lived Experiences of Online Gambling Within the Family in Siirt, Türkiye

    Bektaş, Ahmet; Toprak, Adnan; Solmaz, Mustafa; Solmaz, Fatih; Erbaş, Sefa; İliter, Seyfettin; Parlar, Yasin

    Online gambling is a growing public health concern whose harms extend to the family, yet its familial consequences remain underexplored in contexts where gambling is illegal and extended-family ties are strong. This study examined how men who gamble online perceive gambling to affect their families in Siirt, Türkiye. Using a qualitative exploratory design, in-person semi-structured interviews with nine married or previously married men who currently or formerly gambled online (recruited via purposive and snowball sampling) were analyzed with a hybrid deductive-inductive, codebook thematic analysis (Fereday & Muir-Cochrane, 2006), informed by the six phases of Braun and Clarke (2006). Four themes were identified: entry into online gambling and the experience of addiction; the internal disintegration of the nuclear family; the household’s economic collapse and drift into crime; and the extended family, stigmatization, and the cultural framing of harm. Participants perceived gambling to erode communication and trust, dispossess the household, and displace men from the provider role, while family responses followed conventional gendered lines-disrupting the material division of roles while reactivating a traditional gender order. Distinctive contextual mechanisms emerged, including the extended family’s collective debt-clearing in exchange for religious oaths and the operation of stigma through kinship networks that threatened collective family honor. Because all participants were gamblers, the findings reflect their perceptions of family impact rather than the direct experiences of affected others. The results extend a predominantly Western evidence base and underscore the need for culturally sensitive, family-inclusive support that works with existing kinship structures while protecting those most burdened.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
  • MakaleAçık Erişim2026
    The Rag Doll as a Folkloric Handicraft in the Malatya Region: The Case of Azet Bacı; [Malatya Yöresinde Folklorik El Sanatı Ürünlerinden Oyuncak Bez Bebek: Azet Bacı Örneği]

    Solmaz, Fatih; Bektaş, Ahmet

    The production of cloth dolls, which are considered among traditional and folkloric handicrafts, dates back to ancient times. Through their folkloric clothing styles, regional embroideries, decorative details and symbols, these dolls facilitate the transmission of regional culture, embodying tangible cultural heritage alongside artistic and aesthetic elements. Produced in various regions of Anatolia, cloth dolls reflect the unique cultural identity of each locality. Specifically, dolls produced in Malatya, such as Aşhan Bacı, Azet Bacı, Eşe/Ayşe Bacı, Fatma Bacı, Hatice Bacı and Hamdi Dayı display the daily life of the region through their authentic attire. In this study, a qualitative research method was adopted. Through document analysis, the historical and cultural background of folkloric cloth dolls was researched by examining academic publications, articles, and books within the literature. Furthermore, the Azet Bacı cloth doll, belonging to the Malatya Yeşilyurt (Çırmıktı) region, was directly observed, and its clothing, apparel, and decorative elements were analyzed in detail. The obtained data were interpreted within the framework of cultural indicators. Cloth dolls serve the purpose of transferring a nation’s cultural codes and social roles from generation to generation. Emerging within a cultural structure, these toys entertain children, contribute to their cognitive development and prepare them for marriage and family life. Simultaneously, they contribute to the development of social skills such as leadership, solidarity, sharing, and cooperation, thereby guiding individuals’ future lives.

  • MakaleAçık Erişim2025
    Instagram’da Bireysel Direniş Taktikleri: Filistin Yanlısı Paylaşımlar Üzerinden Nitel İçerik Analizi

    Okur, Hatice Duran

    Sosyal medya platformlarının bireyin gündelik hayatına her geçen gün daha fazla nüfuz etmesi, bu mecraların algoritmik denetim mekanizmalarıyla bireyler üzerinde çeşitli etkilere sahip olması, onun bir “güç”, “otorite” olarak değerlendirilmesine neden olmuştur. Sosyal medya platformlarının algoritma düzeni karşısında kullanıcılarının konumu nedir? Bu güç karşısında kullanıcılarının direniş pratikleri nelerdir? Çalışma bu soruların cevabını, gündelik hayat içinde otoritenin karşısında duran, sıradan bireyin yaratıcı pratiklerine odaklanan Michel de Certeau’nun kavramlarından yola çıkarak, Instagram kullanıcılarının algoritmalara karşı geliştirdikleri yaratıcı taktiklerini, Instagram’da Filistin’i destekleyen içerikler üzerinden anlama ve taktiklerin bir repertuvarını oluşturma amacını taşımaktadır. Nitel araştırmayla desenlenen çalışmada veriler 18-24 Temmuz 2024 tarihlerinde Instagram’da herkese açık paylaşım yapan 20 hesabın hikâye paylaşımlarından elde edilmiştir. Veriler nitel içerik analiziyle, tümevarımsal ve tümdengelimsel metodların birlikte kullanılmasıyla çözümlenmiştir. Instagram’ın Filistin yanlısı içeriklere uyguladığı algoritmik denetleme stratejilerine karşı kullanıcıların “içeriği güçlendirme”, “algoritmadan saklanma” ve “algoritmayı ele geçirme” gibi bireysel direniş taktiklerinin olduğu görülmüştür. Sonuç olarak sanal alan günümüzde bireye özgürlük alanı olarak sunulsa da otoritenin denetim ve gözetim mekanizmalarını farklı boyutlara taşımakla birlikte, diğer yandan bireyin de otoriteye direnişini farklılaştırmaktadır.

    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
  • MakaleAçık Erişim2025
    Şehir, Şehirlilik ve Türkiye: Taşralılıktan Şehirliliğe Dönüşüm Süreci

    Ak, Muammer

    Bu çalışma, şehir, şehirleşme ve şehirlilik kavramlarını sosyolojik ve tarihsel bir çerçevede ele alarak, özellikle Türkiye bağlamında bu süreçlerin birey ve toplum üzerindeki etkilerini incelemektedir. Şehirler tarih boyunca kültürel, ekonomik ve sosyal merkezler olarak önemli roller üstlenmiş; şehirleşme, kırsal alanlardan kentlere göçle birlikte mekânsal büyümeyi, şehirlileşme ise bireyin zihinsel ve kültürel dönüşümünü ifade etmiştir. Batı’da sanayi devrimi ve Aydınlanma düşüncesi, şehirleşme ve kentli birey kimliğinin oluşumunda belirleyici olurken; Türkiye’de bu süreç, daha çok iç göç, gecekondu ve plansız yapılaşma ile şekillenmiştir. Türkiye’de şehirli değerlerin gelişimi, burjuva sınıfının oluşamaması nedeniyle sınırlı kalmış, şehir kültürü büyük ölçüde esnaf kültürüyle temsil edilmiştir. Çalışmada, şehir ile köyün sosyolojik özellikleri karşılaştırılmış; şehirli olmanın yalnızca mekânsal bir konum değil, aynı zamanda rasyonel düşünce, hoşgörü, kültürel çeşitliliğe açıklık ve toplumsal bilinçle ilişkili olduğu vurgulanmıştır. Bu bağlamda, Türkiye'de taşralılıktan şehirliliğe geçiş süreci ayrıntılı biçimde analiz edilmiştir.

    • SDG 11 · Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar
  • MakaleAçık Erişim2025
    Sanal Alanda Tüketim Kültürünün Yeniden Üretilmesi: Netnografik Bir Araştırma

    Okur, Hatice Duran

    Gündelik hayatın bir uzantısı haline gelen ve görselliğin ön planda olduğu sosyal medya platformları, kullanım sıklığı ve yaygınlığı göz önüne alındığında, toplumsal iletişim biçiminin değişip dönüşmesinde, günümüz toplumlarının tüketim kültürünün sanal mecralarda dolaşıma sokulmasında önemli bir araç olarak işlev görmektedir. Bu noktadan yola çıkarak dünya çapında en popüler sosyal medya platformlarından biri olan Instagram’da bireylerin kendilerini sunuş biçimlerinde, iletişim ve etkileşimlerinde tüketim kültürünün izlerini sürmek çalışmanın başlıca amacını oluşturmaktadır. Çalışmada nitel araştırma yöntemlerinden etnografinin dijital alana uyarlanmış biçimi olan dijital etnografi (netnografi) yaklaşımı kullanılmıştır. Bu doğrultuda Instagram’ı aktif olarak ve farklı amaçlarla kullanan 48 kişiyle, yarı yapılandırılmış görüşme formuna bağlı kalarak çevrimiçi derinlemesine görüşme gerçekleştirilmiştir. Görüşmelerden elde edilen veriler ile alanda gerçekleştirilen uzun süreli gözlem, alınan saha notları, katılımcıların Instagram’daki görsel paylaşımlarıyla birlikte anlamlı kategoriler haline getirilerek betimsel analiz yöntemiyle yorumlanmıştır. Sonuç olarak gündelik hayatın estetikleştirilmiş bir yansıması olan Instagram’da, bireylerin tüketim tercihlerinin yer aldığı gündelik hayata dair paylaşımlarıyla benlik ve hayat tarzı sunumlarını gerçekleştirdikleri, Instagram’da marka ve işletmelerin yer alması, Instagram reklamları, Instagram ünlüleri ve onların markalarla olan iş birlikleri gibi faktörlerin gündelik hayattaki tüketim kültürünün bu mecrada dolaşıma sokularak yeniden üretilmesinde etkili olduğu sonucuna varılmıştır. Ayrıca Instagram ortamındaki ilişki ve etkileşimlerle ihtiyaçların manipülasyona uğradığı, ürün satın almada arzuların, isteklerin etkili olduğu, sembolik, hazcı, gösterişçi bir tüketim kültürünün yaygınlığı tespit edilmiştir.

  • MakaleAçık Erişim2025
    Sürdürülebilirliğin sosyal medyadaki temsili: greenfluencer paylaşımları üzerinden bir değerlendirme

    Okur, Hatice Duran

    Bu çalışma ekonomik sistemin öne sürdüğü sürdürülebilirlik söylemlerindeki ve pratiklerindeki çelişkileri, Greenfluencer’ların Instagram’daki sürdürülebilir yaşamla ilgili paylaşımları üzerinden analiz etmeyi amaçlamaktadır. Nitel araştırma yöntemiyle yapılan bu çalışmada, amaçlı örnekleme yöntemlerinden ölçüt örnekleme yöntemi kullanılarak 01.01.25-15.05.25 tarihleri arasında 10 yeşil etkileyicinin yaptığı paylaşımlardan veriler elde edilmiştir. Veriler nitel içerik analiziyle, “sürdürülebilirliğin çerçevesi”, “sürdürülebilirliğin inşası” ve “sürdürülebilirlik çelişkileri” olarak üç tema altında çözümlenmiştir. Greenfluencer’ların paylaşımlarında sürdürülebilirliği bireysel tüketimle ve bireysel sorumluluklarla ilgili pratiklerle çerçeveledikleri ve sürdürülebilir yaşam sunumunu bilgilendirici içeriklerle, tüketim alternatifleriyle, reklam ve işbirliğiyle, pratik çözüm önerileriyle, başarı tasvirleriyle inşa ettikleri görülmüştür. Ayrıca greenfluencer’ların sürdürülebilir yaşam sunumunu, bazı belirsizlik ve şeffaflık boşluklarıyla, sistem eleştirisinin sınırlılığıyla, orta-üst sınıf perspektifini yansıtan tüketim kültürü temsili ile çelişkili olarak devam ettirme çabaları olduğu bulgulanmıştır. Greenfluencer’ların ürettikleri içerikler önemli olmakla birlikte, ekolojik sorunların oluşmasında ve çözümünde bireysel sorumlulukların ve bireysel tüketimin ön plana çıkarılması, sistemsel sorunların göz ardı edilmesine neden olabilmektedir. Ayrıca tüketim kültürünün temsiline yönelik paylaşımlarla tüketim ideolojisinin yeniden üretilebileceği, sınıfsal ve kültürel ayrımların derinleşebileceği sonucuna ulaşılmıştır.

    • SDG 12 · Sorumlu Üretim ve Tüketim
    • SDG 13 · İklim Eylemi
  • MakaleAçık Erişim2025
    Communication technologies today being a child in the age of artificial intelligence

    Bektaş, Ahmet

    The aim of this study is a qualitative research to discuss the current communication technologies and what kind of cases these technologies in the digital environment will lead to in children when combined with artificial intelligence applications. Our study discusses today's communication tools. Communication is the most important means of understanding between people. Individuals understand and make sense of each other through communication. Today, communication takes place through social media tools and digital platforms. Children growing up in such an environment face many situations. The advancement of digital technology and the increase in the functionality of artificial intelligence applications today have led to the proliferation of new communication technologies. Artificial intelligence has caused the child to face certain risks and benefits in digital environments as in every field. The child living in such a complex age is inadequate in certain situations. Therefore, artificial intelligence literacy becomes important. Artificial intelligence literacy has always been an important issue in today's social structure. Families and educators have great responsibilities in terms of the importance of artificial intelligence literacy for children growing up in the digital environment. These two important institutions, family and education, act together and have an important position in the development of children, and in short, these two institutions contribute to the social and cognitive development of the child in the age of artificial intelligence.

  • MakaleAçık Erişim2025
    The Memory Destruction and Reconstruction Games within the Scope of Persianization Politics in Iran

    Dinç, Artum

    This research examines how collective memory management has influenced the images, symbols, historical artifacts, names, and language of Turkish culture in Iran since 1925 and how Turks for anti-discrimination have responded. This study employed a qualitative research model, with data collected through a relevant literature review and interviews. The sample was selected from Turks who have expressed reactions to the Persianization process. The findings were obtained through open and axial coding of the collected data and an inductive inquiry strategy. The findings revealed that, in line with the assimilation (Persianization) policies implemented in Iran, historiography and memory management practices based on Persian nationalism have been perpetuated against Turkish identity and its collective memory. This process is carried out by erasure, forgetting, amnesia, annulment, obsoletion, abandoning, humiliating, and banning symbolic representations, historical artifacts, names, and the language belonging to Turkish culture. The findings also demonstrated that Turks have not remained passive in the face of these practices but have actively sought to commemorate and preserve their language, names, historical events, artifacts, and heroes through artistic events, ceremonies, sports competitions, new media, legal channels and protests. From the selective coding of the findings, it can be concluded that the management of collective memory based on essentialist, monist, exclusionary and supremacist Persian nationalism are nowadays being questioned and debated in intellectual discussion, political competition and everyday life scenes. It can be concluded that the attitude of the political authority is not towards recognizing ethnonational diversity and their rights in Iran, but towards maintaining uncertainty.

    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
  • Derleme MakaleAçık Erişim2025
    Gray Divorce in the Shadow of Modernization: Changing Family Dynamics in Türkiye

    Aydin, Selcuk; Sahin, Abdurrahim; Bahadir, Muhammed

    Gray divorce, defined as the dissolution of marriages among individuals aged 50 and above, has become an increasingly significant issue in Türkiye. Official statistics in Türkiye show that between 2001 and 2024, divorces among individuals aged 50 and above increased both in absolute numbers and as a proportion of total divorces, rising nearly threefold during this period. These increases reflect broader demographic and social changes, such as population ageing, longer life expectancy, changing expectations of marriage, and shifting gender norms. Using sociological literature on modernization and family change, as well as official statistical data, this review synthesises existing knowledge and situates gray divorce within global debates on family transformation. Findings from gray divorce studies indicate that women’s increasing autonomy, life cycle transitions such as retirement or empty nest experiences, and greater societal acceptance of divorce contribute to this trend. Furthermore, gray divorces have broad implications for intergenerational relationships, care responsibilities, and social policies. Specifically in Türkiye, regional differences show that divorce among the elderly is more prevalent in western urbanized provinces, where individualism and secular values prevail, and significantly less common in eastern regions, where traditional and religious norms are stronger. The increasing prevalence of this phenomenon highlights the need for more empirical research and policy responses that are appropriate to Türkiye’s demographic, regional, and cultural transformations.

    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
Tam Kayıt
AlanDeğerDil
dc.date.accessioned2026-10-22T08:47:33.765125957Z
dc.date.available2026-10-22T08:47:33.765125957Z
dc.identifier.urihttps://rdlopen.rawdatalibrary.net/r/gumushane/10023
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccess
dc.titleSosyoloji Bölümütr
dc.titleDepartment of Sociologyen
dspace.entity.typeOrgUnit
organization.identifier.codegumushane-edebiyat-sosyoloji
organization.unitTypedepartment
rdl.unit.alias\bsosyoloji bolumu\b
rdl.unit.aliassociol
rdl.unit.alias\bsociol