Koleksiyon/r/gumushane/10001

Yayınlar

Koleksiyondaki öğeler

  • MakaleAçık Erişim2022
    Effect of Brewing Conditions on Sensorial and Antioxidant Properties of Sage Tea

    Ilyasoglu, Huri; Zemzemoglu, Tuba Eda Arpa

    In this study, the effects of infusion time and temperature on the sensorial properties and antioxidant capacity of sage tea were evaluated by using the response surface methodology. The obtained quadratic models explained more than 90% variability in the responses. The infusion temperature showed significant negative effect on the sensorial properties whereas it had significant positive effect on the total phenolic content and antioxidant capacity (p<0.05). Moreover, the infusion time showed significant negative effects (p<0.05) on the responses. The best combination of brewing conditions was determined as 75-80 degrees C and 2-4 min.

    AtıfWoS1OpenAlex1
    Web of ScienceTR Dizinİncele
  • BildiriYalnız künye2011Scopus SJRQ2
    AN UNUSUAL CLINICAL STATE: ATRIAL FIBRILLATION DUE TO MAD-HONEY INTOXICATION

    Memetoglu, M. E.; Kalkan, A.; Kurtcan, S.; Kara, V.; Ertas, G.; Cetinkaya, A. S.; Talay, S.; Tutar, N.; Yesilkaya, S.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    AtıfWoS1OpenAlex2
    Web of Scienceİncele
  • Kitap BölümüYayıncıda açık erişim2024
    Behavioral economics and monetary wisdom: A cross-level analysis of monetary aspiration, pay (dis)satisfaction, risk perception, and corruption in 32 nations

    Tang, Thomas Li-Ping; Li, Zhen; Özbek, Mehmet Ferhat; Lim, Vivien Kim Geok; Teo, Thompson Sian Hin; Ansari, Mahfooz A.; Sutarso, Toto; Garber, Ilya E.; Chiu, Randy Ki-Kwan; Charles-Pauvers, Brigitte

    Corruption involves greed, money, and risky decision-making. We explore the love of money, pay satisfaction, probability of risk, and dishonesty across cultures. Avaricious monetary aspiration breeds unethicality. Prospect theory frames decisions in the gains–losses domain and high–low probability. Pay dissatisfaction (in the losses) excites dishonesty in the name of justice at the individual level. Corruption Perceptions Index, CPI, signals a high–low probability of getting caught for dishonesty at the country level. We theorize: Decision-makers adopt avaricious love of money aspiration as a lens and frame dishonesty in the gains–losses domain (pay satisfaction–dissatisfaction, Level 1) and high–low probability (CPI, Level 2) to maximize expected utility and ultimate serenity. We challenge the myth: Pay satisfaction curbs dishonesty across nations consistently. Cross-level three-dimensional visualization demonstrates (6500 managers in 32 countries across six continents): With high aspiration, pay dissatisfaction excites the highest- (third-highest) avaricious justice-seeking dishonesty in high (medium) CPI nations; pay satisfaction provokes the second-highest avaricious opportunity-seizing dishonesty in low CPI entities—maximizing expected utility. Low aspiration and high pay satisfaction consistently create low dishonesty—achieving ultimate serenity. We expand prospect theory from a micro and individual-level theory to a cross-level theory of monetary wisdom across 32 nations, providing novel insights to business ethics, the environment, and responsibility.

    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
    AtıfScopus1OpenAlex1
    Scopusİncele
  • MakaleAçık Erişim2026Scopus SJRQ1
    The mediating effect of self-efficacy on the relationship between digital literacy and artificial intelligence anxiety in nursing students

    Akay, G; Saruhan, U; Saruhan, Y; Koç, ES; Oğuzhan, H

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    AtıfOpenAlex1
    PubMedİncele
  • MakaleAçık Erişim2026
    Thermostability and pH Differentiation in Geobacillus Hydrolases: A Comparative Perspective

    Akbiyik, E; Varol, A; Tekgul, ZB; Genc, B; Adiguzel, A

  • MakaleYalnız künye2026
    Enhancing Creative Thinking and Innovation Competencies of Oncology Nurses Through an Innovation Workshop: A Mixed-Methods Study

    Beke, M; Aydin, A; Ercivan, S; Karakuş, H

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
  • MakaleYalnız künye2026
    Nursing Students' Approach to Child Patients Who Have Undergone Surgery: A Qualitative Study

    Nart, A; Aslan, M; Akoğlu, B; Alataş Demirtaş, S

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
  • Derleme MakaleYalnız künye2026
    Biopsychosocial dimensions of cancer and spiritual coping strategies: a phenomenological study of patient experiences

    Aydın, E; Uzun, S; Karakaş, S; Günay, D; Büyükçerçi, NN

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
  • MakaleAçık Erişim2023Scopus SJRQ4
    Ev Ödevlerinin Öğretmen Görüşlerine Göre Analizi: Bir Olgu bilim Araştırması

    Elma, Mahmut; Arslan, Adem

    Eğitimde belirlenen hedeflere ulaşabilmek için çeşitli öğretim yöntemlerine ihtiyaç duyulmaktadır. Bunlardan biri de okul dışı öğrenme tekniklerinden olan ev ödevleridir. Ev ödevleri, okulda gerçekleştirilen öğrenmeleri desteklemek amacıyla, dersin amaç ve kazanımlarına uygun olarak belirlenmektedir. Böyle hazırlanmış ev ödevlerinin öğrenci, öğretmen ve aileler üzerinde önemli etkileri olmaktadır. Bu araştırmada öğretmen görüşleri kapsamında ev ödevi olgusunun geniş kapsamda etkilerini ve öğretmenlerin bu sürece ilişkin düşüncelerini belirlemek amaçlanmıştır. Veriler araştırmaya gönüllü katılım sağlayan 53 öğretmenden, araştırmanın alt amaçları doğrultusunda hazırlanan görüşme formu ile toplanmıştır. Araştırma nitel yöntemlerden olan olgubilim deseni ile desenlenmiştir. Elde edilen veriler içerik analizi ile çözümlenmiştir. Araştırma sonucunda öğrencilerde sorumluluk ve görev bilinci açısından ödevlerin gerekli olduğu, ödevin okulda öğrenilenleri pekiştirerek okul dışı öğrenmelere olanak sağladığı ve bireyin kişilik gelişimine olumlu yansımalarının olduğu, ödev konusunda karşılaşılan problemlere yönelik etkili çözümlerin sunulabileceği sonuçlarına ulaşılmıştır. Ayrıca ödev kontrol sürecinde öğretmenin etkin olmasının ödevin işlevi açısından önemli olduğu, ev ödevlerinin öğrenciler ile birlikte aileler ve öğretmenler üzerinde de önemli katkısının olduğu belirlenmiştir. Araştırmada ödevlerin öğrenciye göre olması, kontrol sürecinin iyi işlemesi ve ödev sürecinin iyi planlanması önerilmiştir.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    AtıfOpenAlex3TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    Bir düşünce olarak pazarlamadan bilim olarak pazarlamaya: pazarlama biliminin kapsamı, özellikleri ve yöntemi

    Izmir, Onur

    Dağıtım konusu olarak iktisadın içerisinde ortaya çıktığından beri, pazarlamanın bir sanat mı yoksa bilim mi olduğu tartışılmaktadır. Pazarlama bir düşünce olarak yaklaşık yüz yıl kadar geriye gitmesine rağmen, ontolojik olarak var oluşu, insanoğlunun yeryüzünde ortaya çıkışıyla aynı zaman çizgisine rast gelmektedir. Pazarlama konusunda kısıtlı bir görüşe sahip uygulamacılar ve bilim adamları pazarlamayı bir sanat olarak görme eğilimindeyken kar amacı gütmeyen/makro/pozitif açıdan bakan bilim adamları ve uygulamacılar ise pazarlamanın ontolojik, epistemolojik ve metodolojik olarak bağımsız bir bilim olduğunu kabul etmektedirler. Bu çalışmanın temel amacı, pazarlamanın bilimsel doğası hakkında bir farkındalık oluşturmak ve kapsamı, özellikleri ve yöntemi üzerinde tartışmaktır. Bu çalışma kapsamında, pazarlamanın sosyal bilimlerin dört temel direği olan sosyoloji, psikoloji, iktisat ve antropolojinin öğretileri üzerine inşa edilmiş bir değişim bilimi olduğu vurgulanmıştır. Pazarlamanın asıl amacı, gerçek dünya koşullarındaki insanların değişim davranışlarını anlamak, açıklamak ve belli bir ölçüde kontrol etmek ve teori ile pratiği bir araya getirmektir. Eğer pazarlama uygulamadan ayrılırsa gerçekten uzaklaşarak işletmelere ve, geniş ölçekte, topluma fayda sağlamayan sentetik bilgi üreten bir karatahta bilimine dönüşür. Bu yüzden, pazarlama bu çalışmada orijinal, sentez ve uygulamalı bir bilim olarak değerlendirilmiştir.

  • DerlemeYalnız künye2023
    İslam düşüncesinin batı düşüncesine etkileri

    Kerimoğlu, Özkan

    Bekir Karlığa eserine “İslam Düşüncesi” ve “Batı Düşüncesi” kavramlarını tanımlayarak başlamaktadır. Yazara göre İslam’ın insan, hayat, kâinat ve Allah hakkındaki telakkilerinin bir bütünü olarak tanımlayabileceğimiz İslam düşüncesi, fikri, felsefi ve edebi türler olarak yazılı şekilde ifade edilebileceği gibi, musiki, resim, hat, süsleme ve mimari gibi değişik kalıplar içerisinde de yorumlanabilir. Batı düşüncesi ise, Batı Avrupa’da geliştirilen düşünce akımının adıdır. Yazar Batı düşünce sisteminin Hıristiyan dünya görüşü, Antik dünyadan devralınan Grek-Latin kültürü ve Batı Avrupa halklarının geçmişten miras kalan milli ve ırki birikimin oluşturduğu geleneksel değerlerden oluşan üç önemli kaynağının olduğuna vurgu yapmaktadır. Bu üç kaynaktan yararlanılarak insan, hayat, kâinat ve Tanrı hakkında oluşturulan fikri, felsefi ve edebi birikimi de Batı düşüncesi diye isimlendirmektedir. Her iki düşünce sisteminin de oluşumunda Tanrı tarafından gönderildiği kabul edilen ilahi mesajın ve bu mesajdan hareket ederek Müslüman ve Hıristiyanların geliştirdikleri entelektüel birikimin önemli katkısı söz konusudur. İlahi vahyin ve insan aklının ürünü olan İslam ve Batı düşüncesinin birbirleri ile olan ilişkisinin başlangıcını Hz. Peygamber’in hayatta olduğu döneme kadar gittiğini görmekteyiz. Hz. Peygamber döneminde tanışmaya başlayan bu iki dünya 1400 yıllık tarihi boyunca zaman zaman savaştı, kimi zaman birbirini ilgiyle izledi, kimi zaman birbiriyle yarıştı. Ama bu iki düşünce sistemi birbirini anlama, birbirine saygı duyma, birbirini olduğu gibi kabul etme gibi olumlu bir anlayışın içinde olmadılar. İşte bu çalışmada 1400 yılı aşkın zamandır olumlu, olumsuz hep bir etkileşim halinde olan bu iki dünyanın karşılıklı yaşadığı serüven Prof. Dr. Bekir Karlığa tarafından kaleme alınan “İslam Düşüncesinin Batı Düşüncesine Etkileri” adlı eserde anlatılmaktadır. Yazar eserinin “İslam Düşüncesinin Batıya Geçişi” ve “İslam Düşüncesinin Batıya Etkileri” diye iki ciltten oluşacağını beyan etmektedir. Biz bu çalışmada eserin yayınlanan, giriş ve “İslam Düşüncesinin Batıya Geçişi” başlığını içeren ilk cildi inceleyeceğiz.

  • Derleme MakaleAçık Erişim2023
    Bazı İterasyon Yöntemleri için Cesàro Ortalamasının Kuvvetli ve Zayıf Yakınsaklığı

    Cona, Lale; Kaygusuz, Çiğdem

    Bu makalede, ilk olarak toplanabilme teknikleri ve iterasyon yöntemleri araştırılmıştır. Ayrıca, bazı iterasyon yöntemleri için Cesàro anlamında toplanabilme tekniğine bağlı olarak ergodik teori üzerine yapılan çalışmalar incelenmiştir. Son olarak asimptotik genişlemeyen dönüşümler için Halpren iterasyonu ile Cesàro ortalamasının güçlü yakınsaklığı üzerine yapılan bir çalışma irdelenmiştir.

  • Derleme MakaleAçık Erişim2023
    Dizel Motorlarda Dimetil Eter Kullanımının Partikül Madde Emisyonlarına Etkileri Üzerine Bir Derleme

    Sezer, İsmet

    Bu çalışma, dizel motorlarda dimetil eter (DME)’in saf veya yakıt katkısı olarak kullanımı üzerine yapılmış çeşitli çalışmaların sonuçlarından yararlanılarak derlenmiştir. Dizel motorlarda zararlı egzoz emisyonlarını azaltmanın birkaç yöntemi vardır. Bunlardan ilki motor tasarımında ve yakıt enjeksiyon sisteminde modifikasyonlar yaparak yanmanın iyileştirilmesidir, ancak bu pahalı ve zaman alıcı bir yöntemdir. İkinci yöntem ise katalitik konvertör ve partikül fitresi gibi donanımlar kullanmaktır, ancak bu donanımlar motor performansını olumsuz yönde etkiler. Hem egzoz emisyonlarını azaltmak hem de motor performansını artırmak için uygulanan son yöntem çeşitli alternatif yakıtların veya yakıt katkılarının kullanılmasıdır. Dizel motorlardaki en önemli emisyonlar azot oksitler (NOx) ve partikül madde (PM) emisyonlarıdır. Çoğu araştırmacı emisyonları azaltmanın en iyi yolunun doğalgaz, biyogaz, biyodizel gibi alternatif yakıtların veya konvansiyonel veya alternatif yakıtlarla birlikte çeşitli yakıt katkılarının kullanılması olduğunu bildirmektedir. Bu nedenle, alternatif yakıtlar ve yakıt katkıları üzerine yapılan çalışmaların sonuçlarının birlikte değerlendirilmesi pratik uygulamalar için oldukça önemlidir. Bu çalışma, dimetil eterin dizel motorlarda yakıt veya yakıt katkısı olarak kullanılmasının PM emisyonları üzerindeki etkilerinin incelenmesine odaklanmıştır. Yapılan derleme çalışması sonucunda; DME saf olarak kullanıldığında yüksek oksijen içeriği, kimyasal yapısında direkt bağlı karbon bulunmaması, hızlı buharlaşma, yüksek setan sayısı ve düşük tutuşma sıcaklığı gibi özellikleri sayesinde sıfıra yakın PM emisyonu elde edilmesini sağladığı belirlenmiştir. Saf DME’nin dizel yakıtına kıyasla PM emisyonunu %13–228 ve biyodizel yakıtına kıyasla %88.6–227.6 azalttığı tespit edilmiştir. Ayrıca, farklı oranlarda DME içeren dizel–DME karışımlarının dizel yakıtına kıyasla PM emisyonunu %4.7–509 azalttığı ve farklı oranlarda DME içeren biyodizel–DME karışımlarının PM emisyonunu biyodizel yakıtına kıyasla %38.2 azalttığı tespit edilmiştir. Diğer taraftan, LPG–DME karışımının dizel yakıtına kıyasla PM emisyonunu %269–493 azalttığı ve farklı oranlarda DME içeren DME–NH3 karışımlarının saf DME’ye kıyasla PM emisyonunu %40.7–96.7 artırdığı tespit edilmiştir. Öte yandan, egzoz gazı resirkülasyonu (EGR) oranının %10–50 aralığında değiştirilmesinin PM emisyonunu %13.1–48.4 artırdığı tespit edilmiştir.

    • SDG 7 · Erişilebilir ve Temiz Enerji
    • SDG 13 · İklim Eylemi
  • MakaleAçık Erişim2023
    Helichrysum chionophilum’un uçucu yağının antioksidan ve antimikrobiyal aktiviteleri: Türkiye'nin endemik bir bitkisi

    Ozcan, Kadriye; Acet, Tuba

    Mikroorganizmalara bağlı olarak gelişen rahatsızlıklar günümüzde giderek tehlikeli bir hal almıştır. Özellikle, dirençli organizmalar ile mücadele noktasında, daha ucuz, doğal ve etkili yöntemlere ihtiyaç duyulmaktadır. Biyolojik olarak aktif bileşikleri barındıran bitki materyalleri bu manada ön plana çıkmaktadır. Bu nedenle, mevcut çalışmada, Gümüşhane'den toplanan Helichrysum chionophilum'dan elde edilen uçucu yağın antioksidan ve antimikrobiyal aktiviteleri araştırılmıştır. Uçucu yağ, Clevenger tipi bir aparat kullanılarak hidro-damıtma yönteminden elde edildi. Serbest radikal yakalama aktivitesi, DPPH (2,2-difenil-1-pikrilhidrazil) yöntemi kullanılarak belirlendi. Antimikrobiyal aktivite mikro dilüsyon yöntemi kullanılarak 17 bakteri ve 2 maya kullanılarak incelendi. Elde edilen bulgulara göre, H. chionophilum bitkisi radikal süpürme aktivitesinin IC50 değeri 260.0±0.2 µg/mL olarak bulunmuştur. Ayrıca, bitkinin uçucu yağı, Y. pseudotuberculosis (MIC: 16 µg/mL), S. epidermidis (MIC: 16 µg/mL) ve C. albicans (MIC: 16 µg/mL) ve C. tropicalis'e (MIC: 32 µg/mL) karşı olağanüstü antimikrobiyal aktivite göstermiştir. Elde edilen sonuçlar, endemik bir tür olan H. chionophilum ve uçucu yağlarının antioksidan ve antimikrobiyal özellikleri sayesinde yeni ve alternatif doğal bir ajan olarak kullanılabileceğini işaret etmektedir.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    AtıfOpenAlex3TR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    Evaluation of the darfur crisis in the context of climate migration

    Yılmaz, Vedat; Efşan, Nur Çelik

    Climate migration, also known as environmentally induced migration, is commonly witnessed in African countries that experience serious difficulties in meeting basic needs such as drought, water scarcity, and food security due to limited resources. Climate-related stress experienced in Africa in the 21st century will continue with both horizontal migration within the continentand migration across borders. The aim of the study is to reveal the impact of “climate change” in Sudan’s Darfur Region, which is known to be one of the first examples of climate-related migration in the literature, and the impact of foreign (or international, one of them is enough) intervention to the migration patterns that paved the way of humanitarian crises in the region. For this reason, The study reveals that how the climatic changes in Africa led to political instability, social violence and a security threat. In the study, it was concluded that the macro powers (states such as the USA, China and Russia) that triggered the humanitarian crisis in Darfur will continue their goals of sharing Sudan's resources. It is foreseen that these states will escalate the crisis by taking advantage of the administrative weaknesses of the Sudanese Government in order to achieve this. It has been revealed that democracy, human rights and the environment will continue to be low politics issues in Sudan, which cannot calm down its domestic politics, and it has become more challenging to ensure the long-term sustainability of social peace. It is argued that the rise of violence in the region will affect the living conditions in camps consisting of various ethnic groups and cause new socio-political problems. In the study, in which Turkish and English literature were reviewed, it has been aimed to provide insights and develop recommendations for further research. It is expected that this study will contribute to the Turkish literature in this regard.

    • SDG 13 · İklim Eylemi
    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
    AtıfOpenAlex3TR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • Derleme MakaleYalnız künye2023
    Investigating life satisfaction: the case of refugees in ethiopia

    Kocağ, Esra Karapınar

    As several vulnerable groups in societies such as elderly people, people with disabilities, and children, refugees also draw attention to address their wellbeing due to increasing number of people seeking refuge across the world. The wellbeing of them is considered by either international institutions or national authorities since they are likely to need assistance to have a decent life. In this respect, this study focuses on life satisfaction which refers to a broad scope of elements of quality of life in the context of refugees in Ethiopia since this country provides an important shelter to considerable number of refugees in Africa. Using microdata from the World Bank’s Ethiopia Skills Profile Survey (ESPS-2017), this study finds that basic human needs, safety concerns, and financial concerns play significant role on refugees’ life satisfaction in Ethiopia.

    • SDG 1 · Yoksulluğa Son
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
    • SDG 10 · Eşitsizliklerin Azaltılması
    AtıfOpenAlex3
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2023
    Bir normatif kurum olarak uluslararası meta standartların dikey dysy yayılımları sürecindeki rolü: türkiye otomotiv sanayiinde çoklu örnek olay çalışması

    Nas, Tulay Ilhan; Şahin, Fatih

    Bu araştırmanın amacı kurumsal çevrenin normatif unsurlarından birisini temsil eden standartların Türkiye otomotiv sanayiinde dikey DYSY yayılımlarını nasıl yönlendirdiğini, yerel örgütlere odaklanarak derinlemesine incelemektir. Nitel araştırma desenlerinden çoklu örnek olay çalışmasının benimsendiği çalışmada yedi yerel tedarikçi örgüt araştırmaya dahil edilmiştir. Görüşmeler, gözlem notları ve dokümanların veri kaynağı olarak kullanıldığı araştırmada veriler içerik analizine tabi tutulmuştur. Gerçekleştirilen analizler sonucunda standartların kapsamı, standartlar kaynaklı denetimler, müşterilerin standartları ve standartları algılama biçimleri kodları ön plana çıkmıştır. Elde edilen bulgular, ayrıntılı standartların yerel tedarikçi örgütler için kurulan dikey bağlantıların yoğunluğunu ve dolayısıyla dikey DYSY yayılımlarını verimlilik boyutunda olumlu yönde etkilediğini göstermektedir. Ancak standartları algılama biçimleri ve tedarik zincirindeki pozisyonlarına duyarlı bir şekilde, standartların yenilikçilik ve uluslararasılaşma yayılımlarını olumsuz yönde etkileyebilme potansiyeli taşıdığı da ortaya çıkmaktadır.

  • MakaleAçık Erişim2023
    Research on consumer opinions on the use of cryptocurrency in online shopping

    Avcı, İbrahim; Ozmen, Ezgi; Ozhan, Merve

    When it comes to virtual currencies, the first concept that comes to mind recently is cryptocurrencies. Cryptocurrencies, which are seen as investment instruments, have started to be used as payment methods by many brands in the global market. The research is based disclosing on the intention of consumers in Turkey to use cryptocurrencies for online shopping. The purpose of this study is to explore the effects of consumers’ perceptions of the ease of use, risk and trust factors of cryptocurrencies on their perceived benefit and intention to use cryptocurrencies online within the framework of the Technology Acceptance Model (TAM). For this aim, it was discovered that perceived ease of use and trust have a significant positive effect on perceived benefit, while perceived risk has a significant negative effect, based on the analysis of data obtained from 391 consumers via the online survey technique. Perceived ease of use, trust and benefit also positively affect the intention to use cryptocurrency in online shopping. It is concluded that the perceived risk factor does not affect the intention to use cryptocurrency in online shopping. These findings provide significant theoretical and practical contributions to the fields of cryptocurrency and electronic commerce.

    AtıfOpenAlex4TR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleAçık Erişim2023
    Geri dönüşüm işletmelerinin inşaat ve yıkım atıkları açısından performanslarının bütünleştirilmiş SWARA-EDAS yöntemiyle değerlendirilmesi: Türkiye örneği

    Gergin, Ramazan Eyüp

    Günümüzde, inşaat ve yıkım atıklarının artan miktarı nedeniyle ülke ekonomileri birçok zorlukla karşı karşıya gelmektedir. Döngüsel ekonomilerde inşaat ve yıkım atıklarının geri dönüşüm faaliyetlerinin daha önemli rol oynaması beklenmektedir. Buna paralel olarak inşaat ve yıkım atıklarının geri dönüşümü ülkelerin rekabet gücünü doğrudan etkilemektedir. Bu çalışma inşaat ve yıkım atıklarının geri dönüşüm faaliyetlerini gerçekleştiren işletmelerin performanslarını değerlendirmeyi amaçlamaktadır. İşletmelerin performanslarını değerlendirmek için kullanılan kriterler detaylı bir literatür taraması yapılarak belirlenmiştir. Çalışmanın alternatiflerini ise inşaat ve yıkım atıklarının geri dönüşüm faaliyetlerini gerçekleştiren işletmeler oluşturmaktadır. Belirlenen kriterlerin ağırlıklandırılmasında Step-Wise Weight Assesment Ratio Analysis (SWARA) kullanılmıştır. Kriter ağırlıklarının belirlenmesinin ardından inşaat ve yıkım atıklarının geri dönüşüm faaliyetlerini gerçekleştiren işletmelerin performansı Evaluation Based on Distance from Average Solution (EDAS) ile değerlendirilmiştir. Çalışmanın sonuçlarına dayalı olarak, inşaat ve yıkım atıklarının geri dönüşümünde en önemli kriter Sürdürülebilirlik olarak belirlenmiştir. Ayrıca çalışma çevresel etkiler ile inşaat ve yıkım atıklarının taşınması kriterlerinin sırasıyla diğer önemli kriterler olduğunu göstermektedir. EDAS yönteminin sonucu ise Alternatif 5 işletmesinin inşaat ve yıkım atıklarının geri dönüştürülmesi açısından en iyi performansa sahip olduğunu göstermektedir.

    • SDG 6 · Temiz Su ve Sanitasyon
    • SDG 9 · Sanayi, Yenilikçilik ve Altyapı
    • SDG 11 · Sürdürülebilir Şehirler ve Topluluklar
    • SDG 12 · Sorumlu Üretim ve Tüketim
  • MakaleYalnız künye2023
    Oryantalistlerin Kur’ân Hakkındaki Erken Dönem Çalışmalarına Dair Bir Analiz

    Aytekin, Ayşe

    Batı dünyasının Kur’ân ve Tefsir ile ilgili araştırmaları, Oryantalizm tarihiyle ilintili olup benzer minvalde bir gelişim ve değişim sürecine tabidir. Batılı araştırmacıların İslâm’ı tanıma çabaları, Haçlı Seferleri’ne kadar uzanmakta olup İslâm’ın ve entegre edildiği medeniyet ve kültürün üstünlüğünü kabul etmeleri sonucunda adeta bir mücadele girişimine dönüşmüştür. Başlangıçta, bu mücadele çerçevesinde tercüme hareketleri büyük rol oynamıştır. Zira, kültür ve medeniyeti tanımak, öncelikle dili bilmek ve anlamaktan geçmektedir. İslâm düşüncesini anlamak adına Arapçayı öğrenen Batılılar, bu dil ve kültürün ürün ve eserlerini Latinceye çevirerek bu mücadelede en mühim adımı atmışlardır. Şerh, iktibas, izah, intihal yahut adı her ne olursa olsun yaptıkları tüm araştırmalar, çeviriler, eserler, ürünler ve çalışmalar bu uygulama ve adım odağında zikredilebilir. Dilin başat noktada yer aldığı çalışmaların yanı sıra bu çalışmaları etkileyen diğer unsurlardan da söz etmek gereklidir. Nitekim, hayatı içeren tüm etkenler hem akademik hem bilimsel hem siyasi hem dini hem sosyal hem ekonomik hem de kültürel boyutta benzer seyirde yer almaktadır. Rönesans, matbaanın icadı, Türklerin yayılmacı politikası, ilim ve felsefe alanındaki diğer gelişmeler ve bu gelişmelerin Avrupalılara tesiri onların İslâm alanındaki çalışmalarında etkili olmuştur. Oryantalistlerin -çeşitli amaçlarını gerçekleştirebilmek için yapmış oldukları- İslâm ve Kur’ân’a dair ilk araştırmaları, dini, siyasi, ilmi, ticari ve sömürgecilik gibi çeşitli hedefler taşımaktaydı. Oryantalistler, bu amaçlarla şekillenen çalışmalarıyla İslâm’ın ve Hazreti Muhammed’in (s.a.v) değerini düşürerek İslâm ile mücadele etmek, kendilerince tespit ettikleri İslâm’ın kusurlarını yaymak suretiyle bu dinin yayılmasını engellemek ve Müslümanları Hristiyanlaştırmak gibi faaliyetlerde bulunmuşlardır. Akademik çalışmalarda da benzer şekilde ilmi tarafsızlık, objektiflik ve özgünlük gibi kriterlerden yoksun son derece olumsuz ve garazkar bir ifade tarzına sahip oldukları anlaşılmaktadır. Kur’ân ve Tefsir ile ilgili çalışmalarda da bu durum göze çarpmaktadır. İslâm’ı yermek adına özellikle Kur’ân’ın kaynağı ve mahiyeti gibi konularda çeşitli eleştirilerde bulunmuşlardır. Kur’ân’ın merkezde olduğu çalışma alanlarının yanı sıra, Kur’ân tarihine dair birçok eser ise Kur’ân’ın nasıl ve hangi evrelerden geçerek günümüze geldiği meselesini, yaygın bir biçimde Müslüman perspektifi ile anlatmaktadır. Buna mukâbil, Müslümanlar kadar Müslüman olmayanlar da Kur’ân’ın ne olduğu, menşei, sahihliği ve oluşum süreci ile ilgilenmektedirler. İnsanlık ve bilim ortak paydasına faydalı olacak yeni araştırmalar adına, Müslüman olmayan araştırmacıların bu meseleler hakkındaki bakış açılarını değerlendirmek ve Batı’ya dair ve Batılı çalışmaları algılamak için onların İslâm, Müslümanlar ve Hazreti Muhammed (s.a.v) ile olan münasebetlerinin tarihçesini ve birçok alandaki Oryantalizm ve Oryantal çalışmaların tarihi sürecini objektif ve bilimsel bir şekilde araştırmak, analiz etmek ve bu konudaki çeşitli meselelere değinmek gereklidir. Çalışmamız, mütevazi tarzıyla bu alana giriş niteliğinde bir araştırma olarak değerlendirilebilir. Bahsettiğimiz hususlar çerçevesinde özellikle ilk dönem eserlerine çalışmayı ve odaklanmayı deneyeceğiz. Araştırmamızda, özellikle Oryantalistlerin –son yıllardaki bilimsel ve akademik yöntemler içeren ve ulaştıkları bilimsel, yansız, tarafsız ve orijinal kriterlere sahip akademik çalışmalarından ziyade- İslâm, Hazreti Muhammed (s.a.v) ve Kur’ân hakkındaki oldukça kindar ve nefret dolu söylemleri haiz ilk dönemlerdeki çalışmalarını açıklama hedefine sahip olacağız. Daha sonraki çalışmalarımızda dönemsel bir ayrım yaparak incelemeyi amaçladığımız ve söz konusu geniş alana dair bir hazırlık ve ön çalışma olarak düşünülebilecek bulgularımızı, erken döneme ilişkin söylemleri -sadece farklı görüşlerden bahsetmek yerine- eleştirel ve objektif bir filtre aracılığıyla aktarmak için emek harcayacağız.