Koleksiyon/r/gumushane/10001

Yayınlar

Koleksiyondaki öğeler

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2026
    Amatör futbolcuların zihinsel dayanıklılıkları ve psikolojik performansları arasındaki ilişki

    Tugay Güldalı

    Bu araştırmanın amacı, amatör futbolcuların zihinsel dayanıklılık düzeyleri ile psikolojik performans düzeyleri arasındaki ilişkiyi incelemek ve bu değişkenlerin çeşitli demografik özelliklere göre farklılaşıp farklılaşmadığını belirlemektir. Araştırma nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modeli kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın örneklemini, uygun örnekleme yöntemiyle belirlenen ve araştırmaya gönüllü olarak katılan toplam 418 amatör futbolcu oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak Kişisel Bilgi Formu, Sporda Zihinsel Dayanıklılık Envanteri (SZDE) ve Sporda Psikolojik Performans Değerlendirme Ölçeği (SPPDÖ) kullanılmıştır. Verilerin analizinde frekans, yüzde, aritmetik ortalama, standart sapma, bağımsız örneklemler t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA), Pearson korelasyon analizi ve basit doğrusal regresyon analizi uygulanmıştır. Araştırma bulgularına göre amatör futbolcuların zihinsel dayanıklılık düzeylerinin genel olarak yüksek, bedensel ve bilişsel kaygı düzeylerinin ise düşük-orta seviyede olduğu belirlenmiştir. Yaş, oynanan pozisyon, spor yapma yılı ve haftalık antrenman sıklığı değişkenlerinin bazı zihinsel dayanıklılık ve psikolojik performans boyutlarında anlamlı farklılıklara neden olduğu tespit edilmiştir. Korelasyon analizi sonuçları, zihinsel dayanıklılık ile bedensel ve bilişsel kaygı arasında negatif yönlü; güdülenme ve kendine güven arasında ise pozitif yönlü anlamlı ilişkiler bulunduğunu göstermiştir. Regresyon analizi sonuçlarına göre zihinsel dayanıklılığın bedensel ve bilişsel kaygıyı anlamlı ve negatif yönde yordadığı; güdülenme ve kendine güven düzeylerini ise anlamlı ve pozitif yönde yordadığı belirlenmiştir. Sonuç olarak, amatör futbolcularda zihinsel dayanıklılığın psikolojik performansın önemli belirleyicilerinden biri olduğu ortaya konulmuştur. Zihinsel dayanıklılık düzeyi yükseldikçe sporcuların kaygı düzeylerinin azaldığı, motivasyon ve özgüven düzeylerinin ise arttığı belirlenmiştir. Bu doğrultuda futbolcuların zihinsel dayanıklılıklarını geliştirmeye yönelik psikolojik beceri eğitimlerinin ve spor psikolojisi uygulamalarının performans gelişimine katkı sağlayabileceği düşünülmektedir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2026
    Küçükler kategorisindeki yüzücülerde farklı ısınma protokollerinin 50 metre serbest yüzme performansına akut etkisi

    Büşra Zorlu

    Bu araştırmanın amacı, küçükler kategorisindeki lisanslı yüzücülerde farklı ısınma protokollerinin 50 metre serbest stil yüzme performansı üzerindeki akut etkilerini incelemektir. Araştırmaya 2012–2014 doğumlu, düzenli olarak yüzme antrenmanlarına katılan ve en az 5 yıllık yüzme deneyimine sahip toplam 26 yüzücü (12 kız, 14 erkek) gönüllü olarak katılmıştır. Çalışma randomize crossover deneysel desen kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Katılımcılar plasebo, dinamik ısınma, yüzme temelli ısınma ve kombine ısınma olmak üzere dört farklı deneysel koşulun tamamına katılmıştır. Her protokol sonrasında 2 dakikalık pasif dinlenme uygulanmış ve ardından sporcular maksimum hızda 50 metre serbest yüzme performansı sergilemiştir. Araştırmada yüzme süresi, kulaç sayısı ve kalp atım hızı değişkenleri değerlendirilmiştir. Verilerin analizinde Tekrarlı Ölçümlü Varyans Analizi (Repeated Measures ANOVA) ve Bonferroni post-hoc testleri kullanılmıştır. Bulgular, farklı ısınma protokollerinin 50 metre yüzme performansı üzerinde anlamlı etkiler oluşturduğunu göstermiştir. Özellikle kombine ısınma protokolü sonrasında elde edilen yüzme derecelerinin diğer protokollere kıyasla daha iyi olduğu belirlenmiştir. Ayrıca kombine ısınma uygulamasının kalp atım hızını anlamlı düzeyde artırdığı saptanmıştır. Kulaç sayısı bakımından da protokoller arasında anlamlı farklılıklar bulunmuş ve en yüksek değerler kombine ısınma sonrasında elde edilmiştir. Buna karşın plasebo, dinamik ve yüzme temelli ısınma protokolleri arasında performans açısından anlamlı bir farklılık tespit edilmemiştir. Sonuç olarak, kara ve su temelli uygulamaların birlikte kullanıldığı kombine ısınma protokolünün küçükler kategorisindeki yüzücülerde sprint performansını geliştirmede daha etkili bir yöntem olduğu söylenebilir. Elde edilen bulguların, yarışma öncesi hazırlık süreçlerinin planlanmasında antrenörler ve spor bilimciler için önemli bilgiler sağlayacağı düşünülmektedir.

  • Yüksek Lisans TeziYalnız künye2026
    Akıllı telefon görüntüleri kullanılarak yapılardaki kırıkların otomatik tespiti

    Alparslan Kiliç

    Yapılardaki çatlakların/kırıkların erken ve doğru tespiti, yapı sağlığı ve bakım süreçlerinin planlanması açısından önem taşımaktadır. Bu çalışmada, akıllı telefon görüntüleri kullanılarak duvar ve köprü yüzeylerindeki çatlakların derin öğrenme yöntemleriyle otomatik olarak tespit edilmesi amaçlanmıştır. Duvar ve köprü veri setleri “çatlak” ve “çatlaksız” sınıflardan oluşmaktadır. Yerel veri seti ile SDNET2018 üzerinde evrişimli sinir ağı, dönüştürücü ve hibrit yapılardan oluşan on sekiz mimari; doğruluk, pozitif kestirim değeri, duyarlılık, özgüllük, F1 skoru, AUC ve görüntü başına çıkarım süresi bakımından karşılaştırılmıştır. Yerel deneylerde önerilen model, duvar veri setinde %98,50 ve köprü veri setinde %100,00 doğruluk sağlamıştır. Buna karşılık sıfır örnekli dış veri seti testlerinde doğruluk %52,43–%73,53 aralığına düşmüştür. Ham ortak eğitim sonrasında SDNET2018 duvar, köprü tabliyesi ve yol kaplama testlerinde sırasıyla %86,05, %81,35 ve %87,21 doğruluk elde edilmiştir; dengeli ortak eğitimde bu değerler %82,84, %80,86 ve %86,57 olarak gerçekleşmiştir. Bulgular, veri kaynağı farklılıklarının model genellemesi üzerinde belirleyici olduğunu ve çoklu alan ortak eğitimin dış veri seti başarısını artırabildiğini göstermektedir. Sonuç olarak, akıllı telefon görüntülerine dayalı çatlak/kırık tespiti afetlerde ve yapı sağlığı yönetiminde uzman değerlendirmesini destekleyen hızlı ve düşük maliyetli bir yaklaşım olarak sunulabilir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2026
    Beton dolgulu çift cidarlı oluklu çelik kolonların eksenel ve döngüsel yükleme altındakı davranışının sonlu elemanlar yöntemiyle incelenmesi

    Gulshan Shukurova

    Bu tez çalışmasında, beton dolgulu çift cidarlı oluklu çelik kompozit kolonların döngüsel yükler altındaki yapısal davranışı sonlu elemanlar yöntemi kullanılarak incelenmiştir. Çalışmanın temel amacı, oluklu çelik cidar kullanımının kolonların taşıma kapasitesi, süneklik performansı ve enerji yutma kapasitesi üzerindeki etkilerini ortaya koymaktır. Bu kapsamda, farklı kesit geometrilerine sahip üç konfigürasyon ele alınarak kompozit kolon numuneleri modellenmiştir. Bu konfigürasyonlar, iç çelik cidarı oluklu ve dış çelik cidarı düz olan kolonlar, dış çelik cidarı oluklu ve iç çelik cidarı düz olan kolonlar ve iç ve dış çelik cidarları düz olan referans kolonlardan oluşmaktadır. Ayrıca çelik cidar kalınlığının ve kolon narinliğinin yapısal davranış üzerindeki etkisi incelenmiştir. Tüm modellerde malzeme özellikleri sabit tutulmuştur. Analiz sonuçlarına göre oluklu kesit geometrisine sahip kolonların, düz cidarlı kolonlara kıyasla daha yüksek taşıma kapasitesi ve daha kararlı bir yük–deplasman davranışı sergilediği belirlenmiştir. Ayrıca, dış oluklu tasarımın beton çekirdeğe daha iyi bir sargılama sağladığını, yerel burkulmayı geciktirdiğini ve böylece referans kolona göre ortalama üç kat, içten oluklu kolonlara göre ise bir buçuk kat daha fazla enerji yutma kapasitesi sağladığını göstermiştir. Çelik cidar kalınlığının artırılması hem nihai kapasitede hem de enerji dağıtımında önemli iyileştirmeler sağlamıştır. Genel olarak, bu çalışma, özellikle oluklu dış yüzeye sahip çift cidarlı çelik kesitlerin geometrisinin faydalı olduğunu ve deprem riski yüksek bölgelerdeki yapılar için avantajlı olabileceğini ortaya koymaktadır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2026
    İnsana yakışır iş ile üretkenlik karşıtı iş davranışları arasındaki ilişkinin incelenmesine yönelik bir araştırma

    Aysen Hasanova

    Bu araştırmanın temel amacı, insana yakışır iş (decent work) ile üretkenlik karşıtı iş davranışları ( ÜKİD) arasındaki ilişkinin incelenmesdir. Çalışma hayatının niteliği ile çalışanların üretken olmayan sapkın davranış eğilimleri arasındaki bağı ampirik olarak test etmeyi hedefleyen bu çalışma, okul çalışanları ( öğretmen ve idari görevliler) üzerinde gerçekleştirilmiştir. Çalışmada nicel araştırma yöntemi kullanılmış veriler "İnsana Yakışır İş Ölçeği" ve "Üretkenlik Karşıtı İş Davranışları Ölçeği" kullanılarak toplanmıştır. Yapılan güvenirlik analizlerinde ölçeklerin iç tutarlılık katsayıları hesaplanmış, her iki ölçeğin de yüksek düzeyde güvenilir olduğu belirlenmiştir. Değişkenler arasındaki ilişkiyi tanımlamak amacıyla yapılan korelasyon analizi bulguları sonucunda, insana yakışır iş ile üretkenlik karşıtı iş davranışları arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki saptanmamıştır. Bu bulgular sonucunda "İnsana yakışır iş ile üretkenlik karşıtı iş davranışları arasında negatif yönlü anlamlı bir ilişki vardır" şeklindeki temel hipotezi reddedilmiştir. Bu bulgu, özellikle örneklemde yer alan okul çalışanları arasında, iyi çalışma koşullarına ilişkin algıların verimsiz davranışlarda belirleyici bir rol oynamadığını göstermektedir. Çalışma sonuçları, yüksek mesleki deneyim (%33,8'i 26 yıl veya daha fazla deneyime sahip), eğitim düzeyi ve kurumsal kültür gibi diğer faktörlerin bu ilişkiyi etkilemiş olabileceğini düşündürmektedir. Sonuç olarak, okul ortamında insana yakışır iş, işin fiziksel ve ekeonomik koşullarından ziyade, kişisel etik değerler, örgüt kültürü ve mesleki disiplin gibi çeşitli değişkenlerden etkilenmektedir.

  • Yüksek Lisans TeziYalnız künye2026
    Geri dönüştürülmüş asfalt kaplama (rap) ve manyetit içeren kromit atıklarının bitümlü sıcak karışım aşınma tabakalarında kullanılabilirliğinin deneysel olarak incelenmesi

    Sema Saltik

    Artan trafik yükleri, azalan doğal agrega kaynakları, yükselen maliyetler ve çevresel kaygılar; Türkiye’de yaygın kullanılan bitümlü sıcak karışım (BSK) aşınma tabakalarında sürdürülebilir malzeme kullanımını zorunlu kıldığından işlenmemiş agrega ve bitüm tüketimini azaltan geri dönüşüm uygulamaları yaygınlaşmıştır.Bu çalışmada, mevcut kaplamaların frezelenmesiyle elde edilen geri dönüştürülmüş asfalt kaplama (RAP) agregaları ile kromit zenginleştirme sürecinde açığa çıkan manyetitli kromit atıklarının (MKA), yol aşınma tabakalarında doğal agregaya alternatif olarak kullanılabilirliği araştırılmıştır. Karışımlar, Karayolu Teknik Şartnamesi aşınma tip-1 tabakası kriterleri esas alınarak kontrol karışımı, %10, %20 ve %30 RAP katkılı, %50 ve %100 MKA katkılı ve RAP-MKA içeren hibrit karışımlar şeklinde tasarlanmıştır. Numuneler üzerinde yoğunluk ve boşluk analizleri, Marshall stabilite ve akma, dolaylı çekme mukavemeti (ITS) deneyleriyle SEM ve EDS analizleri gerçekleştirilmiştir. Sonuçlarda; RAP içeriği arttıkça Marshall stabilitesi ve akma azalırken, Marshall oranı (MQ) artmış ve ITS değerleri azalmıştır. Bu durum SEM ile gözlemlenen eskimiş bağlayıcı tabakası ve EDS ile tespit edilen yüksek karbon (C) içeriğinin RAP’ın sert yapısını desteklediğini göstermektedir. MKA içeren karışımlarda %100 MKA, %50 MKA’ya kıyasla daha yüksek stabilite ve MQ değeriyle daha düşük akış göstermiş, kontrol karışımına kıyasla daha düşük ITS değerleri sergilemiştir. MKA’nın ince kristal yapısı ve Mg-Fe-Cr bakımından zengin mineral yapısının, deformasyona karşı dirence olumlu katkı sağladığı, ancak çekme mukavemetinde benzer bir iyileşme sağlamadığını göstermektedir. Bulgular değerlendirildiğinde, şartname gereklerini karşılayan ve performans parametreleri açısından daha dengeli sonuçlar ortaya koyan hibrit karışımın %30 RAP-%100 MKA içeren karışım olduğu belirlenmiştir. Bu karışım, Marshall performansı açısından da en uygun sonuçları vermiş olup, daha yüksek oranlarda da kullanımı mümkün olabileceği sonucuna varılmıştır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021
    Gümüşhane (Kelkit) koşullarında bazı aspir (Carthamus tinctorius L.) çeşitlerinin verim ve kalite özelliklerinin belirlenmesi

    Dilek Aslan

    Bu çalışma, Gümüşhane koşullarında bazı aspir (Carthamus tinctorius L.) çeşitlerinin verim, verim unsurları ve bazı kalite özelliklerini araştırmak amacıyla 2021 yılında Gümüşhane ilinin Kelkit ilçesinde yürütülmüştür. Tesadüf blokları deneme deseninde 3 tekrarlamalı olarak yürütülen bu araştırmada 5 farklı aspir; Balcı, Dinçer, Göktürk, Hasankendi ve Koç çeşitleri materyal olarak kullanılmıştır. Araştırmada; çıkış süresi (10.00-13.34 gün), ilk çiçeklenme süresi (66.67-69.67 gün), olgunlaşma gün sayısı (84.00-87.00 gün), bitki boyu (49.48-56.10 cm), ilk dal yüksekliği (29.04-31.91 cm), dal sayısı (5.77-6.73 adet/bitki), tabla sayısı (6.86-8.53 adet/bitki), tabla çapı (2.04-2.23 cm), tabla ağırlığı (2.13-2.46 g), tablada tane sayısı (20.93-24.13 adet), tane verimi (93.52-128.06 kg da-1), bin tane ağırlığı (40.94-44.13 g), ham yağ oranı (%26.28-30.92), ham yağ verimi (25.41-33.66 kg da-1) ve ham protein oranı (% 13.97-15.43) ele alınmıştır. Aspir çeşitlerinin tane verimi ile incelenen karakterler arasındaki korelasyon katsayıları; bitki boyu (r=0.640**), tabla sayısı (r=0.759**), ham yağ verimi (r=0.875**), ilk dal yüksekliği (r=0.517*), tabla ağırlığı (0.533*), tablada tane sayısı (r=0.520*), bin tane ağırlığı (r=0.582*) ve ham protein oranı (r=0.525*) arasında önemli ve pozitif, ilk çiçeklenme süresi (r= -0.777**), olgunlaşma gün sayısı (r= -0.694**) ve ham yağ oranı (r= -0.542*) arasında ise önemli ve negatif bir ilişki görülürken; tane verimiyle çıkış gün sayısı (r= -0.298) ve dal sayısı (r= -0.231) ile negatif fakat önemsiz bir ilişki olduğu saptanmıştır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021
    Eğitim kurumları idarecilerinin kriz anında afet ve acil durumlara yönelik yeterliliklerinin değerlendirilmesi: Gümüşhane ili örneği

    Lokman Odabaş

    Türkiye, konum itibariyle deprem kuşağında yer alan ülkelerden biridir. Bu nedenle kamu kurumlarında bulunan yöneticiler ve üst kademe kişiler toplumun yaşam alanlarını tasarlarken daha güvenli hale getirmek için çalışması gerekir. Bu yerlerin başında bireysel koruma sağlayamayan küçük yaş grubundaki çocukların bulunduğu eğitim kurumları gelmektedir. Okulların afetlere hazırlıklı olmalarında ve hızlı bir şekilde olaylara karşı cevap vermek için okul yöneticileri önemli rol oynar. Okul yöneticilerinin kriz anındaki yaklaşımlarını daha iyi bir konuma getirmek için risk yönetiminde yapılan planlama, tatbikat, koordinasyon ve alınan eğitimler önem arz etmektedir. Çalışmanın amacı da eğitim kurumlarında bulunan yöneticilerin afet ve acil durumlara hazırlık bilgisi ve afetin neden olduğu kriz durumunda, planlama, koordinasyon, iletişim yeterliliklerinin belirlenmesi ve bu yeterliklere ilişkin hazırlıkları bireysel değişkenlere göre farklılık gösterip göstermediğinin ortaya çıkarılmasıdır. Bu amaç doğrultusunda ilgili literatür taranmış olup elde edilen bilgiler doğrultusunda anket formu oluşturulmuştur. Ankette demografik soruların yanı sıra yöneticilerin kişisel becerilerini ölçen 66 soru bulunmaktadır. Yapılmasına izin verilen bu anket formu eğitim kurumlarında bulunan çalışmaya katılmak isteyen yöneticiler tarafından doldurulmuştur. Elde edilen veriler SPSS 22 veri programı ile analiz edilmiştir. Çalışmanın sonucunda okullarda yapısal olmayan tehlikeleri azaltmaya yönelik sabitleme çalışmaları değerlendirildiğinde yöneticilerin %8,9'unun böyle bir çalışma olup olmadığı konusunda kararsız oldukları belirlenmiştir. Yöneticilerin kriz yönetimi konusundaki çalışmalarının başarı ile sonuçlanması için eğitim kurumlarında yaşanabilecek krizler tanınmalıdır. Aynı zamanda yöneticilerin kriz yönetimi sürecine sistematik olarak yaklaşabilmesi için gerekli olan hizmet içi eğitim çalışmalarına önem verilmelidir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2020
    Bireysel yatırım kararlarında davranışsal eğilimlerin ölçülmesi: Gümüşhane ilinde bir araştırma

    Emre Hırka

    Geleneksel finans modelleri, bireysel yatırımcıların yatırım kararlarını verirken rasyonel olduklarını, en yüksek faydayı hedeflediklerini, piyasaların etkin olduğunu, tüm yatırımcıların benzer beklentilere sahip olduğunu ve menkul kıymetlerin fiyatlarının tesadüfi meydana geldiğini varsaymaktadır. Ancak, bu teoriler piyasada meydana gelen çoğu olayı açıklamakta yetersiz kaldığı yönünde eleştirilmiştir. Bu durum davranışsal finans denilen yeni bir yaklaşımın ortaya çıkmasına neden olmuştur. Davranışsal finans teorisi, duygular ve ruh halinin insanların davranışlarını etkilediğini ve bu nedenle insanların rasyonel karar veremediğini varsaymaktadır. Literatürde, davranışsal finans konusunun çoğunlukla bireysel menkul kıymet yatırımcıları üzerinde araştırıldığı gözlemlenmiştir. Yapılan literatür taramasında finansal piyasaların önemli oyuncularından olan altın yatırımcıları ile ilgili davranışsal finans çalışmalarına çok nadir rastlanmıştır. Bu doğrultuda, çalışma altın yatırımcılarının davranışlarını araştırmak amacıyla hazırlanmıştır. Çalışma kapsamına Gümüşhane'de yaşayan ve altın yatırımda bulunan yatırımcılar alınmıştır. Çalışmada, altın yatırımcılarına yönelik anket uygulanmıştır. Uygulamada 405 yatırımcının verileri SPSS 24 programında analiz edilmiştir. Analiz yöntemleri olarak frekans analizi, tanımlayıcı istatistiksel analizi, geçerlilik analizi ve fark analizi kullanılmıştır. Anahtar Kelimeler: Bireysel Yatırımcı, Davranışsal Finans, Davranış Modelleri, Psikoloji, Yatırım Kararları

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024
    Mobilya imalatı yapan mikro ölçekli işletmelerin odun tozu patlama riski yönünden araştırılması

    Lokman Odabaş

    Hammaddenin işlenmesi sırasında uygulanan yöntemin bir sonucu olarak yan ürünler oluşur. Bu yan ürünlerden biri tozdur. Bir risk faktörü olan toz, mobilya imalatı sektöründe yaygın bir sorundur. Ayrıca, sektörde yer alan işletmelerin büyük çoğunluğu mikro ölçekli işletme kapsamına giren işletmelerden oluşmaktadır. Bu işletmeler, ekonomik ve sosyal yönlerden ülke ekonomisi için önemlidirler, ancak bu işletmeler iş sağlığı ve güvenliği açılarından bazı olumsuzluklara sahiptirler. Bu olumsuzluklardan biri, oluşan odun tozunu yönetme imkânlarının yetersizliğidir. İş atmosferine karışan odun tozu, çalışan sağlığına olduğu kadar işyeri güvenliği için de bir risktir. Toz, iş ortamındaki diğer faktörlerle birleştiğinde "toz patlamalarına" sebep olabilir. Toz patlamaları genellikle üretim yapılan alanlarda, işlem sürecinde, depolama aşamasında veya malzemelerin transferi sırasında meydana gelir. Ülkemizde, toz patlama riski farkındalık düzeyinin yüksek olmadığı söylenebilir. Bu nedenle bu çalışmada, Trabzon ilinde faaliyet gösteren ve mobilya imalatı yapan mikro ölçekli işletmelerde toz patlama risklerinin belirlenmesi amaçlanmaktadır. Yöntem olarak, L Tipi (5x5) matris diyagram yöntemi kullanılmıştır. Materyal olarak mobilya sektöründe faaliyet gösteren üç mobilya atölyesi seçilmiş ve ziyaret edilerek; odun tozu oluşumu ile toz patlamasına yol açabilecek faktörler açısından incelenmiştir. Toplamda 64 risk unsuru belirlenmiştir. Bunların 30`u "yüksek risk," 28`i "orta risk" ve 6`si"düşük risk" olarak değerlendirilmiştir. Tespit edilen bu risklere bağlı olarak öneriler yapılmıştır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024
    Üniversite öğrencilerinin podcast dinleme alışkanlıkları ve motivasyonları: Gümüşhane Üniversitesi örneği

    Sena Nur Günal

    Günümüzde yaşanan teknolojik gelişmeler ile birlikte, insanlar yoğun hayat temposunda kişisel gelişimlerine de katkı sağlamaya çalışmaktadırlar. Kullanıcıların podcastlere yönelme nedenleri arasında en dikkat çekici özelliği; dijital mecraların farklı bir kültüre evrimleşmesi ve daha çeşitli içerik imkânı sunmalarıdır. Podcast öncesi dönemde blog yazarları okunmak, youtube yayıncıları ve radyo yayıncıları dinlenmek için çok fazla çaba sarf ederken, artık kullanıcıların yeni alışkanlığı olan sesli blog ve podcastler sayesinde her iki tarafın da keyif alarak çalışmalarını sürdürmeleri mümkün hale getirilmektedir. Bu çalışma, üniversite öğrencilerinin Podcast dinleme alışkanlıklarını ve motivasyonlarını belirlemek amacı ile hazırlanmaktadır. Bu kapsamda üniversite öğrencilerinin neden Podcast dinlediklerini, en çok tercih ettikleri Podcast kategorilerini, podcast dinlerken hangi platformları tercih ettiklerini, podcastlerin sosyal ve bireysel hayatlarına etkilerini, podcast dinleyen üniversite öğrencileri için avantaj ve dezavantajlarının neler olduğu gibi sorulara cevap aranmaktadır. Çalışmada, veri toplama yöntemlerinden yarı yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılmaktadır. Araştırma kapsamında 13 kadın, 13 erkek olmak üzere toplam 26 katılımcı ile yüz yüze görüşme yapılmıştır. Çalışma çerçevesinde tüm podcast dinleyicilerine ulaşmanın mümkün olmaması ve belirlenen evreninin uygun ölçüde olması nedeniyle örneklem tercihi Gümüşhane Üniversitesi' nde öğrenim gören ön lisans, lisans ve yüksek lisans öğrencilerini kapsayacak ölçüde belirlenmiş ve örnekleme yöntemlerinden amaçlı örneklem kullanılmıştır. Yapılan görüşmelerden elde edilen veriler sonucunda, üniversite öğrencilerinin podcast dinleme alışkanlıklarının genel çerçevede benzerlik gösterdiği belirlenmektedir. Podcast dinleme motivasyonları incelendiğinde ise yaş, cinsiyet, kişisel ve bilişsel ihtiyaçların etkili faktörler olduğu, katılımcıların çoğunlukla kişisel gelişimlerine katkı sağlayacak ve psikolojik yönden etkililiğinin olduğunu düşündükleri yayınları takip ettikleri saptanmaktadır. Çalışmada ele alınan konu ve elde edilen veriler literatürde bulunan benzer çalışmalarla uyum sağlamaktadır.

  • Doktora TeziAçık Erişim2024
    İçsel pazarlama uygulamalarının kişi örgüt uyumuna etkisinde çalışanların adalet algısının aracı, iç girişimcilik özelliğinin düzenleyici rolü: Telekomünikasyon sektöründe bir uygulama

    Yusuf Yazıcı

    Enformasyon teknolojilerinin temel oluşturduğu günümüz sosyal ve iş hayatının iletişim uygulamaları, ticari anlamda hatırı sayılır düzeyde finansal büyüklüğe sahip bir pazar oluşturmaktadır. Sektörde, hizmet verilebilirlik kapsamında yapılan rekabet düzenlemeleri ise servis sağlayıcı işletmelerin sürekli bir pazarlama çabası yürütmesini gerekli kılmaktadır. Pazarlamanın doğası gereği her servis sağlayıcı rekabet içerisindedir. Çalışanlara yönelik müşteri odaklı yaklaşım sergileyen bir pazarlama programı işletmeye rekabet avantaj sağlayabilir. Bu kapsamda araştırma, telekomünikasyon sektöründe uygulanan içsel pazarlama uygulamalarının kişi örgüt uyumuna etkisi ve bu etkide çalışanların adalet algısının aracı, iç girişimcilik özelliklerinin düzenleyici rolü araştırılmıştır. Araştırma telekomünikasyon sektöründe hizmet veren bir işletmenin müşterileri ilişkileri çalışanları üzerinde uygulanmıştır. Araştırma 658 çalışanın katılımı ile gerçekleştirilmiştir. Analizler SmartPLS istatistik programı ile yürütülmüştür. Sonuçlara göre içsel pazarlamanın boyutları olan eğitim ve gelişim, ücret ve ödüllendirme, güçlendirme, iç iletişimin kişi örgüt uyumuna pozitif ve anlamlı etkisi olduğu, esnek çalışmanın anlamlı etkisi olmadığı tespit edilmiştir. Ücret ve ödüllendirme, güçlendirme ve esnek çalışmanın kişi örgüt uyumuna etkisinde dağıtım adaletinin aracılık etkisinin olduğu, eğitim ve gelişim, iç iletişimin kişi örgüt uyumuna etkisinde dağıtım adaletinin aracılık etkisinin olmadığı tespit edilmiştir. İç iletişimin kişi örgüt uyumuna etkisinde iç girişimciliğin pozitif ve anlamlı düzenleyici rolü olduğu, esnek çalışmanın kişi örgüt uyumuna etkisinde iç girişimciliğin negatif ve anlamlı bir etkisi olduğu, Eğitim ve gelişim, ücret ve ödüllendirme, güçlendirmenin kişi örgüt uyumuna etkisinde iç girişimciliğin düzenleyici bir rolünün olmadığı tespit edilmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024
    Maslow'un ihtiyaçlar hiyerarşisi kuramına göre kendini gerçekleştirme ve Instagram ilişkisi

    Nur Sinem Gültekin

    5 Ekim 2010 tarihinde iOS için ücretsiz bir fotoğraf düzenleme ve paylaşım uygulaması olarak Kevin Systrom ve Mike Krieger tarafından kurulan Instagram'ın Türkiye'de 50 milyonu aşkın kullanıcısı bulunmaktadır. Bu çalışma, Abraham Maslow'un ihtiyaçlar hiyerarşisi kuramını temel alarak bireylerin kendini gerçekleştirme ihtiyacının Instagram kullanımıyla olan ilişkisini incelemektedir. Maslow'a göre, bireylerin temel ihtiyaçları hiyerarşik bir sıraya göre düzenlenmiştir. En üstte yer alan kendini gerçekleştirme ihtiyacı, bireyin potansiyelini en üst düzeye çıkarma ve kişisel hedeflerini gerçekleştirme arzusunu içerir. Araştırma, Instagram'ın popüler kültürde ve akademik literatürde giderek artan bir öneme sahip olduğu günümüzde, bu sosyal medya platformunun bireylerin kendini gerçekleştirme süreçlerini nasıl etkileyebileceğini anlamaya yöneliktir. Araştırmanın literatür bilgisini oluşturan birinci bölümde; Maslow'un ihtiyaçlar hiyerarşisindeki her basamak detaylıca aktarılmıştır. İkinci bölümde ise sosyal medya kavramı, tarihçesi ve özellikleri anlatılmış olup daha özele inildiğinde; Instagram platformu hakkında genel bilgiler, platformun özellikleri, gelişimi ve Instagram ve kendini gerçekleştirme ilişkisi detaylandırılmıştır. Araştırmanın üçüncü bölümünde ise kolayda örnekleme yöntemi kullanılarak yapılan anketle 471 kişiye ulaşılmıştır. Anketlerden elde edilen veriler, SPSS programı aracılığıyla analiz edilerek yorumlanmıştır. Kendini gerçekleştirme düzeyi belirlenirken bir ölçek kullanılmıştır. Ölçeğin güvenilir ve geçerli olduğu, yapılan güvenilirlik ve geçerlilik testleri sonucunda belirlenmiştir. Araştırma kapsamında Instagram'ın, kendini gerçekleştirme sürecine doğrudan bir etkisi olmadığı saptanmıştır. Fakat günlük Instagram kullanım süresine göre ve bireylerin eğitim durumlarına göre kendini gerçekleştirme düzeyleri farklılık göstermiştir. Günlük Instagram kullanım süresi daha uzun olan ve eğitim seviyesi daha yüksek bireylerde, kendini gerçekleştirme seviyesinde Instagram'ın etkili bir rol oynadığı sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: Instagram, İhtiyaçlar hiyerarşisi, Kendini gerçekleştirme, Sosyal medya

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024
    Markaların duyulara seslenmesi: Örnek çalışma olarak hijyenik ped ürünleri bazında doku duyusunun tüketiciler nezdinde incelenmesi

    Vesile Demir

    Markaların küreselleşmesiyle birlikte rekabet ortamı gün geçtikçe artmaktadır. Bu sebeple markalar tüketicilerin gözünde bir adım öne geçebilmek adına birçok çalışma ve girişimde bulunmuşlardır. Ancak markaların duyu organlarına sesleniş bakımından ilk etapta görme ve duyma gibi duyulara seslenmesi rekabet ortamından sıyrılabilmeleri açısından yetersiz kalmaktadır. Tam da bu bağlamda markaların koku, tat, doku gibi duyulara seslenmesi tüketici açısından bir farkındalık yaratacağı öngörülmüştür. Başarılı bir markanın da 5 duyuya hitap etmesi gerekliliği unutulmaması gereken bir kıstas olmuştur. Nitekim bu araştırmada da hijyenik ped grubunda yer alan markaların 'ultra yumuşak', 'pamuksu yumuşaklık' gibi kavramları ön plana çıkarması tüketiciler açısından ''doku'' algısına ne derecede farkındalık yarattığı baz alınarak incelenecektir. Öte yandan doku algısının satın alma davranışlarına etki eden bir durum olup olmadığını anlamak açısından da yöntem olarak nitel yöntem tercih edilmiştir. Nitel yöntemlerden derinlemesine görüşme tekniği kullanılarak 12 kişilik kadın katılımcılarla veriler elde edilmiştir. Derinlemesine görüşme tekniğinde elde edilen veriler ışığında satın alma, algısal belirleyicilik ve marka sadakatine ilişkin birincil duyu 'doku' bu duyuyu takiben ise 'koku' duyusunun ön planda olduğu sonucuna varılmıştır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024
    Jandarma teşkilatının kurumsal imajına yönelik bir araştırma: Gümüşhane ili örneği

    Adem Beşli

    İnsanlar ancak toplumsal düzenin sağlanmış olduğu ortamlarda refah ve mutlu bir hayat sürmektedir. Toplumsal düzenin sağlanması da o toplumun emniyet ve asayişin sağlanması ile mümkündür. Ülkemizde insanların huzur ve güvenliğini sağlamakla görevli kurumlardan biri olan Jandarma teşkilatının genel olarak toplumda bir saygınlığının olduğu bilinmektedir. Bu çalışmada, toplumda genel olarak bilinen bu saygınlığın; yani olumlu imajın bilimsel olarak ortaya konulmasını amaçlamaktadır. Bu araştırmanın literatür bilgisini oluşturacak birinci bölümünde; kurumsal imaj üzerinde durularak imajın tanımlarına yer verilmiş, imajın oluşumu ele alınmış ve kurumsal imajın ilişkili olduğu kavramlar ile ilgili açıklamalar aktarılmıştır. Çalışmanın ikinci bölümünde; Jandarma kavramının tanımı, Jandarmanın görevleri, teşkilat yapısı, Jandarma personelinin yapısı ve Jandarmanın kurum olarak imajı ile ilgili açıklamalar yapılmıştır. Araştırmanın üçüncü bölümünde ise Gümüşhane ilinde Jandarma kurumundan hizmet almış vatandaşlarla yapılan anketlerden elde edilen tespitler SPSS programı aracılığıyla analiz edilerek yorumlanmıştır. Araştırmanın evrenini Gümüşhane ilinde yaşayan sivil vatandaşlar, örneklemini ise Gümüşhane ilinde Jandarma kurumundan hizmet almış 18-55+ yaş aralığında yer alan sivil vatandaşlar oluşturmaktadır. Bu çalışmada kolayda örnekleme yöntemi ile seçilen katılımcılardan alınan cevaplar değerlendirmeye alınmıştır. Çalışmanın uygulama bölümüne gönüllü olarak katılım sağlayan 300 sivil vatandaş bulunmaktadır. Araştırma sonucunda binlerce personeli ve köklü bir geçmişi olan Jandarma kurumunun kurumsal imajının, hizmet verdiği vatandaşlar nezdinde yüksek olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Anahtar Kelimeler: Gümüşhane, Güvenlik, Jandarma teşkilatı, Kurumsal imaj

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Afet sahası çalışanlarının stres düzeyi ve motivasyon verimliliği ile ilişkili bir araştırma: Ankara ili itfaiyesi örneği

    Merve Vuslat Semanur Görgen

    Travmatik etkilenimlere çalışma sürecinde daha sık maruz kalınabilecek olağanüstü ve afet sahası gibi meslek gruplarında strese bağlı sıkıntı koşullarının etkilerinin araştırılması önemlidir. Bu çalışmanın amacı; acil durumlar, kazalar veya afet gibi yüksek stresli çalışma koşullarında çalışabilen İtfaiye Teşkilatı çalışanlarının; algılanan stres, motivasyon verimlik düzeyleri ve ilişkilerini değerlendirmekti. Çalışma yönteminde; 10 sorudan oluşan algılanan stres ve 25 sorudan oluşan motivasyon verimlilik ile ilişkili 5'li Likert tip anket soruları Ankara Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Teşkilatı'nda çalışan 292 gönüllü katılımcıya uygulandı. Elde edilen veri sonuçlarına ait ortalama±standart sapma değerleri ve gruplar arasındaki karşılaştırmalar SPSS istatistik programı kullanılarak hesaplandı. Çalışanların stres, motivasyon verimlilik düzeyleri ve ilişkilerinin olup olmadığı gruplar arasında karşılaştırıldı. Algılanan stres ve motivasyon verimlilik ölçeklerinin Cronbach alfa güvenirlik katsayıları sırasıyla:0.634 ve 0.669 idi. Çalışmada yer alan örneklemin algılanan stres (15.47±4.41) ve motivasyon verimlilik (76.29±7.74) düzeyleri orta seviyedeydi. Diğer yandan, çalışanların algılanan stres ile motivasyon verimlilik ortalamaları ve diğer değişkenler arası herhangi bir anlamlı farklılık gözlenmedi (p>0.05). Bu çalışma sonucunda, travmatik olaylara müdahale eden afet sahası çalışanlarının psikolojik yönden olumsuz etkilenme durumlarına karşı periyodik olarak stres düzeylerinin tespiti ve araştırılmasının süreç yönetiminin başarısı açısından yararlı olabileceği düşünülmektedir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Bilim kurgu sinemasında dünya dışı yaşam tasvirleri

    Mehmet Ali Çınar

    Dünya birçok gizemi barındırmaktadır. Bu gizemler insanın merakını ve araştırma arzusunu kabartmaktadır. Şüphesiz ki Dünya gizemlerinin yanı sıra Dünya dışının gizemleri de insanı cezbetmektedir. Bu durumda insan yüzünü göğe çevirmiştir. İnsanlık tarihi boyunca bir merak konusu olan atmosfer ötesinin gizemi, bilim kurgu sinemasının da odağındadır. Gelinen tarihsel dönemeç itibarıyla bilim kurgu sinemasının Dünya dışına dair tasvirleri yapımcısının kolektif zihninde oluşan imgelemler bütünü olmaktan çıkarak bilim insanlarının hummalı çalışmaları neticesinde herkesçe duyumsanabilen kavramlara dönüşmüştür/dönüşmektedir. Bu doğrultuda sinemanın Dünya dışı yaşama dair tasvirleri bilimin gelişmesiyle ütopik kalıbından çıkmakta ve bilimsel arka plan kazanmaktadır. Bu çalışmada, bilim kurgu sineması bir gelecek projektörü olarak görülmekte ve Dünya dışı yaşama dair önemli tasvirler içerdiği düşünülen filmler bu minvalde analiz edilerek değerlendirilmektedir. Filmlerdeki tasvirlerin bugünün dünyasında ne şekilde belirdiği tespit edilmekte ve gelecekte ne şekilde belireceğine dair çıkarımlarda bulunulmaktadır. Bu çıkarımlar sonucunda insanın gelecekteki yaşamının Dünya dışında olabileceği konusu üzerinde durulmakta ve bu konu bilim kurgu sineması üzerinden ele alınmaktadır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Mesleki ve teknik anadolu lisesi öğrencilerinin alan uygulamalarındaki iş güvenliğinin değerlendirilmesi (Gümüşhane ili örneği)

    Ali İhsan Demir

    Bu çalışmada mesleki ve teknik anadolu lisesi öğrencilerinin alan uygulamalarındaki iş güvenliğinin değerlendirilmesi ve çözüm önerileri sunmak amaçlanmıştır. Kesitsel ve tanımlayıcı tipte olan çalışmanın evrenini Mayıs-Haziran 2021 tarihlerinde Gümüşhane Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi 9., 10., 11. ve 12. sınıf öğrencileri (n=318 kişi) oluşturmaktadır. Herhangi bir örneklem yöntemi seçilmeden evrenin tamamına ulaşılması planlanmış, çalışmaya katılmaya gönüllü olan ve izinli-reddedenler dışında 261 kişiye ulaşılmıştır. Araştırmanın verileri; araştırmacılar tarafından literatür incelenerek oluşturulan bilgilendirilmiş onam formu ile öğrencilerin sosyodemografik özellikleri, çalışma ortam faktörleri, alan uygulamalarında karşılaştığı riskleri, iş güvenliği, iş sağlığını değerlendirmeye yönelik sorular ve İş Güvenliği Ölçeği sorularından oluşan anket, öğrencilerin dinlenme saatlerinde yaklaşık 20 dakika süre içinde pandemi dolayısıyla google form aracılığı ile uygulanmıştır. Verilerin analizinde frekans, ortalama, standart sapma, t testi, Mann Whitney U testi, ANOVA, Kruskal Wallis ve korelasyon testleri kullanılmıştır. Elektrik ve makina alanında öğrenim gören öğrencilerin diğer alandaki öğrencilere göre iş güvenliği ölçeği puan ortalamaları daha yüksek bulunmuştur. İş kazası geçirmeyen öğrencilerin, iş kazası geçiren öğrencilere göre iş güvenliği ölçeği puan ortalamaları daha yüksek bulunmuştur. Alan uygulama sorumluları ile olan ilişkisi kötü ve çok kötü olan öğrencilerin diğer öğrencilere göre iş güvenliği ölçeği puan ortalamaları daha düşük bulunmuştur. Bu çalışma kapsamında öğrencilerinin iş güvenliği orta düzeyde saptanmıştır. Alanı mobilya ve tesisat olan öğrencilerin iş güvenliğini artırmaya yönelik eğitimler artırılmalıdır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Pay senedi fiyatının belirleyicilerinin tespit edilmesi: BİST-100 ve BİST-30 borsa endeksi'nde karşılaştırmalı bir uygulama

    Yağmur Özgür

    Borsalar bir ekonomiye likidite sağlama, sermayenin tabana yayılması, ekonomide yapısal değişikliklerin kolaylaştırılması ve ekonomiye kaynak yaratılması gibi birçok temel işleve sahiptir. Bu yüzden borsa fiyatlarına etki eden makroekonomik faktörlerin tespit edilmesi önem taşımaktadır. Bu çalışmanın amacı, pay senedi fiyatının belirleyicilerinin tespit edilerek Borsa İstanbul - 100 ve Borsa İstanbul – 30 Endeksi fiyatına etki eden faktörlerin karşılaştırılmasıdır. Çalışmanın modeline ilişkin veriler 2011/Q1–2022/Q3 dönemini kapsamakta ve 47 çeyrek dönemlik bir veri setinden oluşmaktadır. Çalışmada pay senedi fiyatlarını temsilen bağımlı değişken olarak BİST-100 ve BİST-30 endeksi fiyatı, bağımsız değişkenler olarak ise; Dolar/TL kuru, 3 aya kadar vadeli mevduata ödenen faiz, altın ons fiyatı ve Avrupa Brent petrol fiyatı kullanılmıştır. Johansen eşbütünleşme testi ile değişkenler arasındaki uzun dönemli ilişkinin varlığı tespit edilmiş, FMOLS ile model tahmininin gerçekleştirildiği çalışmada, Faiz, Dolar, Altın ve Brent değişkenlerinin hem BİST-100 hem de BİST-30 endeksi fiyatlarını istatistiki olarak anlamlı şekilde etkilediği, bu etkinin her iki borsa endeksi için anlamlı derecede farklılaşmadığı tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Borsa İstanbul-30, Borsa İstanbul-100, Johansen Eş-bütünleşme testi, FMOLS.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Cihan Aktaş'ın hikâye ve romanlarında değer kavramı

    Esra Canlı Aktürk

    Bu çalışmanın temel amacı Cihan Aktaş'ın kaleme aldığı hikâye ve roman türündeki eserlerinde yer alan değer kavramlarını incelemektir. Araştırmanın birinci bölümünde değerin tanımı, çeşitli açılardan(din, felsefe, psikoloji, sosyoloji) değer kavramı, özellikleri ve işlevleri, değerlerin sınıflandırılması, Cihan Aktaş'ın hayatı, eserleri ve edebi kişiliği üzerinde durulmuştur. Betimsel nitelikte genel tarama modeli kullanılan araştırmanın ikinci bölümünde Cihan Aktaş'ın 13 hikâye ve 5 roman türündeki eserleri, belirlenen 25 değer bakımından taranmış ve notlar alınmıştır. Tarama sonucunda öncelikle değerler, başlıklar dahilinde ele alınmış, tanımlamalar yapılarak açıklanmıştır. Ayrıca çalışmamıza eserlerde bulunan değerlerin yer aldığı eser ve sayfa numaralarını içeren tablolar da eklenmiştir. Roman ve hikâyelerden alıntılar yapılarak değer kavramının eserlerde ele alınış yönleri tespit edilmiş ve değerler ile ilgili sonuca varılmıştır. Çalışmamızın sonucunda ilgili eserlerde inanç, sevgi, temizlik, aileye verilen önem değerlerine çok fazla rastlanırken kanaatkârlık ve özgürlük değerleri üzerinde daha az durulmuştur. İncelenen eserlerde değer kavramına yönelik olumsuz mesajlara rastlanmamıştır.