Yayınlar
Koleksiyondaki öğeler
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019Torul-Kürtün (Gümüşhane) karayolu kaya şev duraysızlıklarının CBS tabanlı olarak belirlenmesi ve iki boyutlu kaya düşme modellemesi
Elif Gacener
Torul-Kürtün-Tirebolu yolu Karadeniz Bölgesi ile Doğu Anadolu Bölgesi arasındaki erişim için alternatif bir güzergah niteliğinde olup, bu yönüyle yoğun trafik potansiyeline sahip olan bir karayoludur. Ancak güzergahın özellikle Torul-Kürtün arasındaki kısmında hemen hemen her mevsim sıklıkla gerçekleşen kaya düşme olayları, zaman zaman can ve mal kayıplarına sebep olabilmekte ve çok daha sık karşılaşılan şekliyle ulaşımı aksatmaktadır. Bu nedenlerden ötürü güzergahın, kaya düşme potansiyeli daha yüksek olan ve bu yönüyle kaya düşmeleri açısından tehdit oluşturan kısmı, inceleme alanı olarak belirlenmiştir. Bu çalışmada, Torul-Kürtün (Gümüşhane) karayolundaki potansiyel kaya düşme mekanizması, düşen blokların yayılma mesafesi, şev yüzeyi sıçrama yüksekliği, yuvarlanan kaya bloklarının toplam kinetik enerjileri ve bariyer uygulamaları ile düşmesi olası blokları önleme olanakları irdelenmiştir. İnceleme alanında kaya düşme mekanizmasını belirlemek amacıyla, Sarıosman Monzograniti ve Kızılkaya Formasyonuna ait dasitlerden alınan süreksizlik yönelim ölçüleri, kinematik analiz yöntemi ile değerlendirilmiş ve yenilme mekanizmaları belirlenmiştir. Kaya kütlelerinde belirlenen düzlemsel, kama ve devrilme tipi yenilmeler için üretilen nihai yamaç duraysızlık haritasına göre, çalışma alanında devrilme tipi yenilmenin gerçekleşme olasılığı düzlemsel ve kama tipi yenilmelere göre daha yüksektir. İnceleme alanında 204 farklı lokasyonda ve yaklaşık 97901 m2'lik alanda devrilme tipi yenilme olasılığı bunulurken, kama tipi yenilme 62 lokasyonda 7448 m2 ve düzlemsel tip yenilme olasılığı için bu 9 farklı lokasyon ve yaklaşık 2324 m2 olarak belirlenmiştir. Sarıosman Monzograniti ve Kızılkaya Formasyonuna ait dasitlerin yayılım gösterdiği Torul-Kürtün yol güzergahının kuzeyindeki yamaçlarda belirlenen kesit hatları RocFall 4.0 bilgisayar programında analiz edilmiş ve kaya bloklarının yayılım mesafeleri, şev yüzeyi sıçrama yükseklikleri ve yuvarlanan blokların kinetik enerjileri belirlenmiştir. Yapılan analizler sonucunda Sarıosman Monzogranitinde belirlenen kesit hatlarından SH1, SH2, SH3, SH4, SH5, SH6 kesitlerinde yuvarlanan kaya blokları yol güzergahına ulaşırken, SH7 nolu kesit analizinde kaya blokları yamaç yüzeyinde kalmıştır. Kızılkaya Formasyonuna ait dasitlerde yapılan kaya düşme analizlerinde ise tüm kesit hatlarından yuvarlanan kaya bloklarının yol güzergahına kadar ulaştıkları belirlenmiştir. Kesit hatlarında belirlenen alanlarda uygulanan bariyerlerle düşen kaya bloklarının sönümlendiği belirlenmiş olup, Torul-Kürtün yol güzergahında bu çalışmalar ışığında belirlenen potansiyel kaya düşme alanlarının Karayolları Genel Müdürlüğü veya AFAD tarafından en kısa sürede iyileştirme planlamasına alınması gerekmektedir. Anahtar Kelimeler: Coğrafi Bilgi Sistemleri, Duraysızlık haritaları, Kaya düşmesi, Kinematik analiz, Torul-Kürtün Karayolu
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019Siyasal iletişim sürecinde propaganda ve siyasal reklam: 7 haziran 2015 genel seçimlerinde Adalet ve Kalkınma Partisi'nin gazete reklamlarının analizi
Dudu Yurt
Bu çalışma siyasal iletişim bağlamında seçim sürecinin siyasal reklam ve propaganda olgusunu ele almıştır. 7 Haziran 2015 Genel Seçimlerinde ulusal gazetelerde yer alan siyasal reklamlar analiz edilmiştir. Çalışma kapsamında reklamlar incelenerek kamuoyuna verilmek istenilen mesajlar irdelenmiş ve siyasal reklamların önceki genel seçimlerde kullanılan reklamlar ile arasındaki anlamsal farklılık belirlenerek, Ak Parti'nin 7 Haziran 2015 genel seçimlerinde aldığı oy oranı ile ilişkilendirilmiştir. Çalışmanın birinci kısmında literatür taraması yapılarak siyasal iletişim, propaganda ve siyasal reklam bağlamında teorik çerçeve oluşturulmuştur. İkinci kısımda ise Ak Parti'nin 7 Haziran 2015 genel seçim sürecinde ulusal basında yer alan siyasal reklamları içerik analiz yöntemiyle incelenmiştir. Araştırma sonucunda elde edilen veriler incelendiğinde siyasal reklam çalışmalarının seçimlerin kaderini ve sonuçlarını doğrudan etkilediği görülmektedir. Çalışma kapsamında örneklem olarak incelenen Ak Parti tarafından hazırlanan reklamlar incelendiğinde yer aldıkları gazetelerle iktidar ilişkilerine bakıldığında objektiflik ve tarafsızlık ilkesinin göz ardı edildiği sonucuna ulaşılabilmektedir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019Afet ve kriz yönetiminde sosyal medyanın kullanımı ve rolü: Twitter örneği
Merve Çanakçi
Bu çalışma kapsamında, sosyal medyanın afet ve kriz yönetimindeki doğru ve güvenilir olarak kullanımı üzerine kapsamlı bir literatür taraması yapılmış ve elde edilen verilerin incelenip değerlendirilmesiyle, Twitter'ın afet ve kriz yönetiminde nasıl kullanılabileceği konusunda yapılan ve eksik kalan uygulamalar ortaya konulmaya çalışılmıştır. Bu eksikliklerin belirlenmesiyle, bireylerin sosyal medyayı daha doğru kullanmalarına rehberlik edilmesi, afet bölgesine yardım gönderilmesi veya gerekli bağlantıların yapılmasını sağlayarak profesyonellerin müdahale ve iyileştirme çalışmalarına katkıda bulunulması, daha hızlı ve daha güvenli hale getirme çalışmalarının hızlandırılması amaçlanmaktadır. Dolayısıyla, afet ve kriz yönetimi alanında sosyal medya kullanımının yararlı olabileceğini gösteren bir çalışma olması hedeflenmiştir. Çalışmada, özellikle Türkiye'de ve dünyanın farklı bölgelerinde meydana gelen afetlerde sosyal medyanın kullanımı araştırılmıştır. Bir afet sonrasında sosyal medyanın mevcut kullanımları, eksikleri ve nasıl kullanılması gerektiği ortaya konulmuş, afetlerde yaşanan iletişim eksikliği, koordinasyon ve yönetim zafiyetini azaltma amaçlı tespitler yapılmıştır. Araştırmalar göstermektedir ki, sosyal medyanın gereksiz kullanımının önüne geçilememiş, verilen bilgilerin yanlışlığı düzeltilememiş, Twitter'da yapılan paylaşımlara yetişilememiş ve kategorize edilememiştir. Kurum ve kuruluşlarda bu konularla ilgilenecek bir birim dahi oluşturulmamıştır. Bu düzenlemelerin yapılması ile halk, sosyal medya (özellikle Twitter) ağındaki güncel ve doğru bilgilerle bilgilendirilecek, bireylerin afete karşı bilinç ve duyarlılık kazanmaları sağlanacak, müdahale ve yardımlar kolaylaşacak, dolayısıyla bu alanda çalışacak bireyler yetişmiş olacak ve kendi birimlerinde çalışacaklardır. Sonuçta, gerekli bilgilendirilmeleri, güncellemeleri, yapılması gerekenleri paylaşan tek bir birimin oluşturulması ile üst düzey güvenirlilikte sağlanmış olacaktır. Anahtar Kelimeler: Afet, İletişim, Sosyal Medya, Twitter
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019Çözüm sürecinde yazılı basının terör gündemi üzerine bir araştırma: Cumhuriyet, Hürriyet, Milliyet ve Sabah gazeteleri örneği
Figen Tok
Terör örgütlerinin propagandasını yapmadan, terörle mücadeleye destek olmak ve kamuoyunu bilgilendirmek basının en önemli görevlerinden biridir. Çalışmada, 1984 yılından başlayarak, Türkiye'nin değişmez gündemi haline gelen ve Türkiye Cumhuriyeti ve PKK çatışmasının barışçıl çözüme en çok yaklaştığı çözüm süreci ve sonrasındaki dönemdeki terör gündemi yazılı basında yer alan haberler aracılığıyla karşılaştırılmıştır. Yazılı basının çözüm sürecini ve çözüm sürecine yönelik olarak terör gündemini nasıl yansıttığını belirlemek için Çözüm sürecinin fiili olarak başladığı tarih olan 29 Temmuz 2009 ve sürecin fiili olarak bitişi olan 25 Temmuz 2015 tarihleri arasında sürecin kırılma noktaları olarak saptanan olaylar üzerinden, Cumhuriyet, Hürriyet, Milliyet ve Sabah gazetelerinde yapılan tarama ve kodlama ile yapılan içerik analizi yöntemlerinden yararlanılmıştır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019Kadastro verilerinin üç boyutlu gösterimi
Samet Şirin
Bu tez çalışmasında kadastronun 3B görselleştirmesine yönelik olarak mevcut imkân ve kısıtlamaların araştırılması amaçlanmıştır. Bu amaçla ilk olarak dünyada bu yöndeki çalışmaların analizi gerçekleştirilmiştir. Bu analiz için, Uluslararası Haritacılar Birliği (FIG) 3B Kadastrolar Çalışma Grubunun 2010, 2014 ve 2018 yıllarında gerçekleştirdiği anket çalışmaları ve grup bünyesinde konuyla ilgili olarak oluşturulan literatür incelenmiştir. Dünyadaki çalışmalar yanında Türkiye'de de kadastronun 3B görselleştirilmesine yönelik çalışmaların planlandığı tespit edilmiştir. 2018 yılı Şubat ayında Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü (TKGM), '3B Kent Modelleri ve Kadastro Projesi' isimli bir projenin duyurusunu yapmıştır. 2018 yılının Aralık ayında ise TKGM, '3B Şehir Modellerinin Üretimi ve 3B Kadastro Altlıklarının Oluşturulması İşi' başlığıyla projesinin birinci paketi için ihaleye çıkmıştır. Bu tez çalışmasında ayrıntılı olarak incelenen proje ve ihale dokümanlarına göre 3B modellenme çalışmalarının 4 yıl sürmesi planlanan bu projenin ihale edilen ilk paketlerinin 1/1000 ölçekli toplam 14466 paftayı ve 327162 mimari projeyi kapsadığı belirlenmiştir. Bu tez çalışması kapsamında, kadastronun 3B görselleştirilmesine yönelik olarak farklı konumsal veri modellerinin kullanılabilirlikleri araştırılmıştır. Yurt dışındaki örnekler ve Türkiye'de TKGM'nin 3B kadastro projesinin incelemesi sonucunda kadastro için kullanılabilecek veri modelleri CityGML, IFC, IndoorGML, LandXML ve LADM olarak belirlenmiştir. Bu çalışma kapsamında son olarak örnek uygulamalar gerçekleştirilmiştir. Böylece, araştırılan farklı ülke yaklaşımları, Türkiye'de planlanan projeler ve incelenen konumsal veri modelleri dikkate alınarak farklı 3B modelleme ve gösterim alternatifleri ortaya konmuştur. Bina ve bağımsız bölümlerin modellenmesinde CAD tabanlı, CityGML tabanlı ve Web tabanlı yaklaşımlar kullanılabilirlikleri bakımından öne çıkmaktadır. Bunun yanında, tezin ana amacı olan kadastro verilerinin 3B görselleştirilmesinde, üretilen 3B modeller 3D PDF, Nasa World Wind, Cesium, Terra Explorer, Google Earth kullanılarak 3B olarak sunulmuştur. 24 Ocak 2019 tarihinde Harita Genel Müdürlüğü (HGM), HGM-Atlas ve HGM-Küre uygulamalarını kullanıma açmıştır. Bunun üzerine, üretilen 3B modellerin milli uygulama olan HGM-Küre ile sunulması da tez çalışmasında ele alınmış ve örnek modellerin HGM-Küre ile entegrasyonu sağlanmıştır. Üretilen 3B modellerin yerli ve milli altyapıyla sunulabilmesi sayesinde benzer uygulamalar için yurt dışına ödenen ücretlerin ödenmemesi ve benzer yabancı uygulamalar vasıtasıyla kişisel verilerin toplanması faaliyetlerinin önüne geçilmesi mümkün olacaktır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019112'de çalışan personelin afete hazırlık düzeyinin incelenmesi: Gümüşhane ili örneği
Yasemin Kocaman
112'de Çalışan Personelin Afete Hazırlık Düzeyinin İncelenmesi: Gümüşhane İli Örneği, Yüksek Lisans Tezi, 2019,(XVII+88). Türkiye bulunduğu konum nedeniyle afetlere sıklıkla maruz kalmaktadır. Afetler hiç beklenmedik bir anda ortaya çıkabilmektedir. Ülkemizde deprem, sel, heyelan, yangın vb. afetleri oluşmaktadır. Bu afetler büyük hasarlara yol açmaktadır. Afetlerden en az hasarla atlatılması için birtakım planlar yapılmalıdır. Bu planlar afet öncesi için ne kadar fazla olursa hasar oranı o kadar az olacaktır. Afet zararlarını azaltmak için toplumun ve belirli kuruluşların afete hazırlık düzeyi ve bilgi düzeylerinin yüksek olması gereklidir. Bundan dolayı belirli kurum ve kuruluşlara görev düşmektedir. Bunların başında sağlık kuruluşları yer almaktadır. Afet oluştuktan sonra bireylerin en çok ihtiyaç duyduğu kurum sağlık kuruluşları olacaktır. Sağlık kuruluşları herhangi bir afet sonrasında bile kesintisiz bir şekilde hizmet verebilmelidir. Bu sebeple sağlık kurumları afet öncesi ne kadar hazırlık olursa bireylerin refah düzeyi o kadar yüksek olacaktır. Çalışmanın amacı Gümüşhane ilinde bulunan personelin afete hazırlık düzeyini incelemektir. Yapılan çalışmada nicel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Bu araştırma kesitsel bir araştırmadır. Veriler Gümüşhane 112'de çalışan 105 kişiye uygulanan anket ile elde edilmiştir. Veri toplama aracı olarak Fatih Karabıyık'ın 2010 yılında ''Sağlık Afet Yönetiminde Planlama Ve Risk Analizleri'' isimli tez çalışmasında geliştirmiş olduğu anket kullanılmıştır. Elde edilen veriler SPSS programında analiz edilmiştir. İstatistiksel analizlerde Bağımsız Gruplarda T testi, Frekans Analizi, Tek Yönlü Anova Testi ve Korelasyon Analizi kullanılmıştır. Anketten elde edilen verilere göre çalışmaya katılan sağlık personellerinin afetle ilgili eğitim alanların oranının yüksek olduğu (%56,2), tatbikata katılan (%36,2) ya da afette görev alanların (%21,9) oranının düşük olduğu belirlenmiştir. Yapılan çalışmada elde edilen sonuçlara göre Gümüşhane 112'de çalışan personelin afete hazırlık düzeyi orta düzeyde (3,09) olduğu belirlenmiştir. Kurumda çalışan personele yeterli düzeyde afet eğitimi verilmelidir. Herhangi bir afet durumunda daha etkin bir afet planı hazırlanmalıdır. Kurumda triaj çalışmalarına daha çok önem verilmelidir. Afet durumunda koordinasyonu daha iyi sağlamak için diğer kurumlarla iş birliğini yapılmalıdır. Triaj çalışmalarına daha çok önem verilmelidir. Afet durumunda işler ekip anlayışı içerisinde yürütülmelidir. Anahtar Kelimeler: Afet, Acil Durum, Afet Yönetimi, Afete Hazırlık
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019Suriye'deki iç savaşın ardından Türkiye'ye sığınan Suriyeli mültecilerin yaşam kalitesi ve gelecek beklentilerinin değerlendirilmesi
Kadir Çavuş
Yerlerinden edilerek başka ülkelere göç eden insanlar gelecek üzerine beklentiler inşa etmek, kaliteli bir yaşam sürmek ve göç ettikleri topluma uyum sağlamak gibi konularda bir takım zorluklar yaşayabilirler. Gelecek beklentisi ve yaşam kalitesinin mülteciler ve kalıcı yerleşecekleri ülkenin refahı açısından büyük bir önem arz ettiği düşünülmektedir. Bu sebeplerden ötürü bu araştırmada Suriyelilerin gelecek beklentisi ve yaşam kalitelerinin barınma alanlarına göre değerlendirilmesi amaçlanmaktadır. Bu gerekçelerden hareketle bu araştırmada göç süreci, Suriyelilerin Türk toplumuna uyumu ve gelecek beklentileri ile ilgili olarak Suriyeli mültecilere yönelik bir anket uygulanmıştır. Yaşam kalitesinin değerlendirilmesi amacıyla ise DSÖ tarafından geliştirilmiş uluslararası geçerliliği olan bir ölçek kullanılmıştır. Araştırma sonucunda Suriyelilerin %49,8'inin geleceğin iyi olacağını düşündüğü görülmektedir. Gelecek üzerine kurulan beklentiler orta düzeydedir. Kamp içinde geleceğe umutla bakma oranının kamp dışına göre daha iyi olduğu saptanmıştır. Kamp içinde bu oran %58,8 iken, kamp dışında %48,1 dir. Ölçek sonucunda elde edilen yaşam kalitesi puanı 3,21±0,52'dir. Bu orta düzeye tekabül etmektedir. Genel ölçek sonucunda elde edilen yaşam kalitesi bakımından kamp içi ile kamp dışı arasında anlamlı farklılık olmasa da çevresel yaşam kalitesi ve tek soru bazında sorulmuş olan yaşam kalitesi ile ilgili soruda kamp içi ile kamp dışı arasında anlamlı farklılık bulunmaktadır. Kamp içinde çevresel yaşam kalitesi 2,98±0,61, kamp dışında 3,13±0,56 puan elde etmiştir. Tek soruda algılanan yaşam kalitesi bakımından ise kamp içi 2,89±0,73, kamp dışı ise 3,20±0,80 puan elde etmiştir. Anahtar Kelimeler: İnsan Kaynaklı Afetler, Suriye, Mültecilerin Yaşam Kalitesi, Gelecek Beklentisi
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019The analyses of Hâşiye'alâ Şerhi'l İsam 'alâ Risâleti'l of İsmâîl b. Sinan es- Sîvâsî
Bayram Kurt
İsmail b. Sinan es- Sivasi, who was famous scribe, died exilic 1048 in Sivas. He collected classical religious knowledge from his teacher Abdulmecid Sivasi. Sivasi is the writer of the important works such as Mülteka el-Ebhur, Şerhu Risaleti's-Sağair ve'l- Kebair, Şerhu risâleti'l-velediye. He wrote in the field of hadith, İslamic law, comment, kalam, declamation etc. Hâşiye ala şerhi'l-istʿâreti's-Semerkandiyye li'l-İsam which is a work in the field of declamation is an important work and it is writer copy that analysed. In our study, person and works directly linked with Hâşiye ala şerhi'l-istʿâreti's Semerkandiyye li'l-İsam which is analysed are referred. In first chapter, the life and works of Ebü'l-Kâsım Şemsüddin Muhammed b. Ebi Bekr el-Leysî es-Semerkandî is mentioned and more specially his work Ferâidü'l-Fevâid' is analysed. İn the second chapter, the life and works of Ebû İshâk İsâmüddîn İbrâhîm b. Muhammed b. Arabşâh el-İsferâyînî'nin are pointed out and particularly his work, Şerhu Risaleti'l- istiʿâre, is addressed an issue. In the third chapter, the life and works of İsmail bin Sinan es-Sivasi are analysed. In the last chapter, the work, Hâşiye ala şerhi'l-istʿâreti's-Semerkandiyye li'l-İsam, is analysed. While analysing the work Hâşiye ala şerhi'l-istʿâreti's-Semerkandiyye li'l-İsam some copies are analysed from different libraries and other copies are analysed which are decided within the first copies. In this respect, writer copies are payed attention. Key Words: el-İsferayînî, es-Semerkandî, İstiʿâre, Sivasî, Tahkik
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019Yeni toplumsal hareketler bağlamında Mısır halk ayaklanmalarında sosyal medyanın rolü
Mehmet Faiz Akpınar
Günümüz teknoloji dünyasında sınırların ortadan kalktığı, herkesin her yerde kolayca bilgiye ulaştığı ve bilgi ürettiği bir çağda, internet ve sosyal medyanın yeri her geçen gün daha da tartışılmaya ve konuşulmaya başlanmıştır. 2010 yılının sonlarında Tunus'ta patlak veren ve kısa sürede tüm dünyayı etkisi altına alan halk ayaklanmaları birden fazla ülkede değişikliklere yol açmıştır. Bugüne kadar söz konusu isyanlarla ilgili yapılan çalışmaların büyük çoğunluğu ise meydana gelen bu değişimleri sosyal medya endeksli ele almıştır. Genelde Arap Halk İsyanları özelde ise Mısır isyanları üzerinden yapılan çalışmaların büyük çoğunluğu Mısır'da yaşananları "devrim" bu "devrimi" yapan asıl unsurun ise "sosyal medya" olduğunu belirtmektedirler. Nitekim yakın tarihte Orta Doğu ve Kuzey Afrika'da yaşanan isyanlarda sosyal medya ve internetin etkisi yadsınamaz. Ancak buna rağmen Arap Halk İsyanları'nda sosyal medyanın oynadığı rol günlük hayatta herhangi bir ihtiyacımızı karşılamak için kullandığımız sıradan bir araçtan fazlası değildir. Zira her dönemin kendine özgü popüler iletişim araçları vardır. Bu iletişim araçları Mutfaktaki çatal, kaşık gibi yemek yemede yardımcı bir araç olmaktan öte bir şey değildir. Nasıl ki bir zamanlar temel iletişim araçları gazete ve radyo ise günümüzde de temel iletişim araçları sosyal ağlardır. Bu araçlar, tarih boyunca olaydan olaya değişiklik gösterdiği gibi hiçbir zaman amaç haline gelememiştir. Bu gerçeklik, Arap Halk İsyanları'nın genelinde olduğu gibi Mısır Halk İsyanları'nda daha açık görülmüştür. Mısır'da yaşanan olayların ortaya çıkışı, ilerleyişi ve son bulması açısından ele alındığında bunun bir sosyal medya hareketi değil aksine toplumsal hareket ve örgütlü yapıların etki ettiği bir isyan olduğu görülmektedir. Bu yüzden bu çalışmada Mısır'da yaşanan halk isyanlarının başlatıcısı, devam ettirici ve sonlandırıcı olan unsurlar ele alınmıştır. Bu unsurlar ise; Tunus Halk İsyanları, El-Cezire Televizyonu, toplumun mayası konumunda olan Dini Cemaatler ile dünyanın en büyük kamusal toplanma alanları olan Cuma namazlarıdır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019Kişilik özelliklerinin müşteri karar verme stilleri üzerine etkisi: Bandırma örneği
İsmail Yaşar
İnsanlar yaşadıkları süre zarfında kararlar vermek zorundadır. Kararlarını verirken nelerin etkisinde kalarak karar verdikleri hakkında birçok araştırma yapılmıştır. Bireyler bir müşteri olarak satın almaya yönelik karar verirken kişilik özelliklerinin ne derece etkili olduğu ve kararına ne tarz etkisi olduğu hakkında çok az çalışma yapılmıştır. Dünyada ve Türkiye'de bu konu üzerine yapılan çalışmalar incelendiğinde kişilik özellikleri üzerine çok yapıldığı, karar verme stilleri üzerine çok sayıda çalışma yapıldığı görülmüştür. Ancak bireyin bir müşteri olarak karar verirken kişilik özelliklerini inceleyen az sayıda benzer çalışmalara rastlanılmıştır. Bundan dolayı çalışmamız ülkemizde ve dünyada yaşayan bireylere faydalı kılmak için özenli bir araştırma olarak ele alınmıştır. Teknolojinin hızla gelişmesi, küreselleşmenin etkisiyle dünyanın küçük bir Pazar haline gelmesi bireylerin müşteri olarak karar vermesini bazı yönlerden kolaylaştırırken, bazı yönlerden zorlaştırmaktadır. Küreselleşmenin etkisi, kapitalizm sistemin sürekli yeni ürünler üretmesi, var olan ürünleri çeşitlendirmesi, bilgi yığını oluşturması müşterilerin karar vermesini zorlaştırmaktadır. Bireyler kararlarını verirken kendisi için önemli olan şeyler üzerine verir. Müşteriler kararlarını verirken kalite, moda, fiyat yönlü, marka, sadık yönlü, alışkanlıklarında dolayı, boş zamanlarını değerlendirmek üzere ya da referans gruplarının etkisinde kalabilmektedir. Bireylerin müşteri olarak satın alması sonucu oluşan karar verme stillerine kişilik özelliklerinin etkisinin olduğu görülmektedir. Çalışmamız Balıkesir ili Bandırma ilçesinde ikamet eden 170 kişi ile yüz yüze yapılan görüşmelerde bireylerin müşteri olarak karar verirken kişilik özelliklerinin etkisinin ne derece etkili olduğu öğrenmeye çalışılmıştır. Elde edilen bulgular SPSS 20 paket programında analiz edilerek yorumlanmaya çalışılmıştır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019Kur'an yolu tahlil ve tercihlerinin Aile Hukuku açısından değerlendirilmesi
Hamza Kaya
İslam Hukuku üç ana bölümden oluşmaktadır: İbadat, Muamelat ve Ukubat. İslam Hukukunda muamelatın içinde münekahat başlığı altında incelenen Aile Hukuku, son dönemlerde muasır âlimler tarafından "Ahvalü'ş-Şahsiye" olarak müstakil bir şekilde ele alınmıştır. Tarih boyu aile önemini korumuş ve tüm insanlığın üzerinde hukuk ürettiği bir konu olmuştur. İnsanlığa dünya ve ahiret saadeti vadeden dinimizin temel kaynağı Kur'ân'da, Aile Hukukuyla alakalı yetmiş kusur ayet mevcuttur. Aile Hukuku hükümlerinin tek tek vahye dayanma oranı, diğer hukuk alanlarına oranla daha yüksektir. Hayrettin Karaman, Mustafa Çağrıcı, İbrahim Kâfi Dönmez ve Sadrettin Gümüş, tarafından telif edilen Kur'ân Yolu Türkçe Meal ve Tefsir, eserinde aile hukuku açısından ahkâm ayetlerinin değerlendirilmesi tezimizin konusunu oluşturmaktadır. Bu çalışmamızda Kuran Yolu müelliflerinin ayetleri yorumlama metotları, tahlil ve tercihleri, konuyla alakalı kanaatleri, yararlandıkları kaynaklar açısından inceledik. Komisyonun ahkâm ayetleriyle ilgili yorumları, hangi sebebe dayandığını ve konuyla alakalı tercihlerinin kaynaklarda, yerlerini tesbit etmeye çalıştık.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019Bakara suresinde tevhid konusu
Taha Çakır
Tevhid Kur'ân'ın temel konusudur.Bakara sûresinde Kur'ân'ın diğer sûrelerinde olduğu gibi tevhîd konusu sıklıkla ortaya konulur. Bu sûre Medeni olması yönüyle, Mekki sûrelerden farklılık arzeder. Medeni olan Bakara sûresinde sosyal hayata dair meseleler ve tevhîde dair konular birlikte işlenmiştir. Ancak burada tevhîde dair konularda inkâra dayalı bir inanca cevap vermenin yanı sıra Yahûdîlik ve Hıristiyanlık gibi tahrif olmuş inanç sistemlerinin tashih edilmesi söz konusudur. Aynı zamanda günümüzde tevhide aykırı çeşitli inanç akımlarına cevap verebilmesi de bu sûrenin özelliklerindendir. Bu sûredeki âyetler tevhîd açısından zengin muhtevaya sahiptir. Bizler debu âyetleri,tevhid bağlamında ele almak ve konu hakkındaki birikimi ortaya koymak amacıyla bu çalışmayı yaptık.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019Tasavvuf ekseninde Sezai Karakoç'un Hızır'la Kırk Saat şiirinin analizi
Halil İbrahim Arslan
Tasavvuf "İslâm'ın ruh hayatı ve İslâm Peygamber'inin şahsında temsil ettiği manevi otoritenin müesseseleşmiş ve günümüze kadar yaygınlaşarak gelmiş halidir." İslâm dini ve düşüncesi içinde önemli bir yere sahip olan tasavvufun ana kaynakları Kur'ân ve Peygamberin (a.s.) sünnetidir. Tasavvuf, İslâm'ın gerek manevi ve gerekse ruhani boyutunun tabii bir tezahürü olarak çıkmış, tasavvufun merkezi ıstılah ve âdâbı Kur'ân ve sünnete dayandırılmıştır. Türk edebiyatında çok sayıda tasavvuf ehli ve bunların kaleme aldığı eserler mevcuttur. Tasavvuf şiiri ya da diğer adıyla tekke şiirinin miladı Türkler'in İslâmiyet'i kabulüdür. Tekke edebiyatında tasavvufî düşüncede şeriata bağlılık ve şiddet-nefret yerine müsamaha ve sevgi her daim ön planda tutulmuştur. Bu dönemde yazıan şiirlerin bir bölümü öğretici niteikteyken bir bölümü ise, tasavvuf heyecanıyla yazılmış, aşkın hainden ve coşkunluğundan haber veren halkın hoşlanığı tipte şiirlerdir. Öğretici ve uyarıcı tarzda yazılan esererde zühd ve takva büyük yer tutarken rindane ve âşıkane olan şiirlerde lirizm ön plana çıkmsktsdır. Sezai Karakoç başta şiir olmak üzere, edebiyatın pek çok alanında eserler vermiş, eserlerinde metafiziği ön plana çıkarmış bir şahsiyettir. Edebî kişiliğinin yanı sıra, Karakoç çağımızın sorunlarını ortaya koymaya çalışan, bunlar üzerinde tartışan, sorunların neden ve sonuçlarını tespit etmeyi kendisine amaç edinmiştir. Karakoç'un hayat felsefesi, tespit ettiği sorunlara çözüm bulmak ve bu çözümleri eserleri vasıtasıyla başta okuyucuları olmak üzere toplumla paylaşmaktır. Sezai Karakoç, eserlerini verirken çok geniş bir yelpazeden beslenmiştir. Karakoç eserlerinde, çileyi, umudu ve sabrı da katarak insanı, toplumu, Müslümanları ve İslâm toplumunun içine düştükleri olumsuzluklardan kurtarmanın yollarını aramıştır. Bu çalışmada, Sezai Karakoç'un Hızır'la Kırk Saat şiirinde geçen kavramların tasavvufî manaları ortaya konulmaya çalışılmış ve Sezai Karakoç'un şiirde kullandığı tasavvufî kavramlara yüklediği manalar, Mevlânâ ve Yûnus Emre'nin tasavvufî düşünceleri ile karşılaştırılmıştır. Çalışmada, tasavvuf ekseninde şiirde geçen Allah, Peygamber, Kur'ân-ı Kerîm, vahiy, velî, Hızır, miraç, hicret, mahşer günü-diriliş, vb. dinî-tasavvufî kavramlar belirlenmiş ve Karakoç'un kavramları kullanış biçimi ile kavramlara yüklediği manalar ortaya konulmaya çalışılmıştır. Ayrıca şiirde, doğrudan tasavvufî kavram olarak kullanılmayan, ancak semboller ve imgeler ile aktarılan tasavvuf eksenindeki kavramlar da belirlenerek incelenmiştir.
- Doktora TeziAçık Erişim2019İşletmelerde finansal başarısızlığın makine öğrenme yöntemleri ve Altman Z-skoru ile tahmin edilmesi
Şafak Sönmez Soydaş
Bir ülkede faaliyette bulunan firmaların hem kendi varlıklarını devam ettirebilmeleri hem de ülke ekonomisine sağlayacakları faydalar son derece önemlidir. Dünya ekonomilerin küreselleşmesi ve bunu sonucunda dünyada oluşan ekonomik krizlerin devletlerin ekonomilerini ve faaliyette bulunan işletmeleri olumsuz olarak etkilemektedir. Tüm bu durumlar çerçevesinde halı hazırda faaliyette bulunan işletmelerin bu krizlerden etkilenmemesi veya daha az etkilenmesi için işletmelerin finansal olarak iyi yönetilmesi ve başarısızlıktan önce gerekli tedbirleri almaları zorunlu hale gelmiştir. Çalışmanın amacı, finansal başarısızlığın tahmin edilmesi için Borsa İstanbul'da faaliyette bulunan imalat sanayi sektöründeki 178 firmanın 2015-2019 yılları arasındaki mali verileri 24 finansal oran kullanılarak makine öğrenme yöntemleri ve Altman Z-Skoru yöntemini karşılaştırmalı analize tabi tutmak ve finansal başarısızlıktan 1, 2, 3, 4 ve 5 yıl öncesine kadar finansal başarısızlık tahmin modelleri oluşturmaktır. Yapılan karşılaştırmalı analiz sonucunda, Borsa İstanbul'da faaliyette bulunan firmaların Altman Z-Skoru başarısızlıktan 5 yıl öncesine kadar tahmin sonuçları oldukça düşük çıkmıştır. Makine öğrenme yöntemleri ise Altman Z-Skoruna göre çok iyi sonuçlar vermiştir. Makine öğrenme modelleri arasında ise Random Forest (rastgele orman) yöntemi başarısızlıktan 1, 2, 3, 4 ve 5 yıl öncesine kadar oldukça iyi sonuçlar vermiştir. Sırasıyla yapay sinir ağları, destek vektör makinaları ve karar ağaçları yine de Altman Z-Skoruna göre çok iyi tahmin sonuçları elde etmiştir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019Alternatif çeşni maddeleri ile zenginleştirilmiş gümüşhane pestillerinin duyusal, fizikokimyasal, mikrobiyolojik ve maliyet analizlerinin belirlenmesi
Burak Güler
Uzun yıllar evlerde üretilen Gümüşhane dut pestili kış aylarının vazgeçilmez yiyeceği olarak kullanılır, eşe dosta hediyelik olarak gönderilirdi. Artık daha sağlıklı koşullarda ve ticari amaçlarla seri biçimde üretilmeye başlanan pestil 10 – 15 yılda önemli bir ticari ürün haline gelmiştir. Bu süreç içerisinde Gümüşhane' de faal olarak üretim yapmakta olan 23 işletme kurulmuş olmasına rağmen aile ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik olarak evde pestil üretimi yapılmakta ve ticari olarak işletme sayıları her geçen gün de artmaktadır. Bu araştırmada dut pestilinin üretiminde farklı çeşni maddeleri kullanılarak ve sıvı şeker kullanılarak elde edilen ürünün besinsel özellikleri ortaya konulmak ve maliyet miktarının belirlenmesi amaçlanmıştır. Bunun için beş farklı çeşni maddesi (ayçekirdeği içi, badem, hindistancevizi, yerfıstığı, susam) kullanılarak pestil üretimi gerçekleştirilmiştir. Hammadde olarak un, sıvı şeker, pekmez, süt, çeşni maddesi, su kullanılmıştır Endüstriyel boyutta glikoz şurubu yerine invert şeker şurubu kullanılarak üretim yapılmıştır. Elde edilen ürünlerin duyusal analizler, kalınlık, çeşni miktarı % (m/m), toplam katı madde % (m/m), rutubet % (m/m), asitlik (ssa cin.) % (m/m), pH, HMF (mg/kg), protein % (m/m), toplam kül % (m/m), % 10 HCl çözünmeyen kül % (m/m), toplam şeker % (m/m), glikoz % (m/m), früktoz % (m/m), sakaroz % (m/m), renk, selüloz % (m/m), mineral analizleri (mg/kg), toplam yağ % (m/m) ve türk gıda kodeksine göre mikrobiyolojik analizleri yapılmıştır. Ayrıca kullanılan hamadelere göre maliyet hesaplaması yapılmıştır. Elde edilen pestillerin duyusal analizlerinde hindistan cevizli ve susamlı olalar tad ve aroma bakımından beğenisi yüksek olmuştur. Besin içerikleri bakımından protein, yağ ve karbonhidrat oranları yüksek çıkmıştır. Enerji değerleri hesaplanan pestillerin enerji değerleri oldukça yüksektir. Mineral analizleri yapılan pestillerin içerik bakımından Na, K, Ca, Fe, Zn, P, Mg ve Mn yönünden zengin oldukları tespit edilmiştir. Ayrıca Cu, Mn ve Ni gibi elementlerde pestillerde tespit edilmiştir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019Kadri Paşa ve Tatbîku mâ Vücide fi'l-Kanûni'l-Medenî Muvâfıkan li-Mezhebi Ebî Hanîfe isimli eseri (Tahkik)
Hüseyin Altıntaş
Bu çalışma, Muhammed Kadri Paşa'nın "Tatbîku mâ vücide fi'l-Kanûni'l-medenî muvâfıkan li-mezhebi Ebî Hanîfe" isimli eserini tahkik etmek suretiyle ilim camiasına kazandırmayı amaçlamaktadır. Müellifin yaşadığı 19. yüzyıl, Mısır'da siyasî, sosyal ve kültürel olarak çok çalkantılı bir döneme tekabül etmektedir. Fransız tesirinin her alanda bariz bir şekilde hissedildiği bu yüzyılda yapılan kanunlaştırma faaliyetleri de bu etkileşimden payını almıştır. Dönemin idarecilerinin talimatıyla kaleme alınan ve tahkikini yaptığımız bu eser, Fransız Medenî Kanunun, İslam Hukukuna uygunluğunu konu edinmektedir. Mısır'da Avrupâî tarzda eğitim vermesi için kurulan ve batı kaynaklarının tercümesi asıl vazifesi olan "Medresetü'l-Elsün"ün amacına uygun hizmet verdiğinin en önemli göstergesi Muhammed Kadri Paşa'dır. Anahtar Kelimeler: Kadri Paşa, Kanunlaştırma, Fıkıh, Medeni Kanun.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019Kuru kayısı ilavesi ile üretilen tereyağlarında depolama süresince bazı kalite özelliklerinin belirlenmesi
Merve Bulut
Bu çalışmada üç farklı oranda kuru kayısı (% 15, 20 ve 25) ve kontrol (kuru kayısı içermeyen) tereyağlarının depolama süresince (1, 15, 30, 45 ve 60 gün) bazı fiziksel, kimyasal, duyusal ve antioksidan özellikleri araştırılmıştır. Kurumadde ve yağ oranları depolamanın 1 ve 60. günlerinde, şeker içerikleri ise depolamanın 1. gününde belirlenmiştir. Kurumadde ve yağ içerikleri kayısı ilavesiyle azalmıştır. Kayısı içeren tereyağları kontrol örnekle karşılaştırıldığında daha düşük pH, yüksek titrasyon asitliği göstermiş ve istatistiksel olarak p<0.01 düzeyinde önemli bulunmuştur. Kayısı içeren örneklerde serbest yağ asitliği değerleri kontrol örneğe göre artmış ve artış kayısı oranıyla doğrusal bulunmuştur. Depolama periyodu süresince peroksit değerleri artış göstermiştir. Örnekler arasında en düşük peroksit değeri % 25 kayısı içeren örnekte bulunmuştur. TBA değerleri kayısı oranına bağlı olarak artış göstermiştir. Tereyağlarının antioksidan özellikleri fenolik madde içeriği, DPPH ve toplam antioksidan değerleri ile belirlenmiştir. Bütün bu değerler kayısı içeren örneklerde kontrol örneğe nazaran artmış, p<0.01 düzeyinde önemli bulunmuştur. Kayısılı tereyağlarında şeker içeriği meyve oranına bağlı olarak artmıştır. Renk değerleri L için 78.81-90.56; a* için -4.09 – (-) 2.40 ve b* için 16.50-30.39 arasında değişmiştir. Duyusal değerlendirme sonucunda, genel kabul edilebilirlik açısından panelistler tarafından en beğenilen örnek % 20 oranında kayısılı örnek olmuştur. Sonuçlar kayısı ilavesinin tereyağlarında antioksidan kaynağı olarak kullanılabileceği ve doğal şeker içeriğinden ötürü sağlıklı bir gıda olarak tüketilebileceğini göstermiştir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019Markalaşmanın marka sadakatine etkisi: Cep telefonu üzerine bir inceleme
Mustafa Agdaş
Gelişen dünya pazarında firmaların ayakta kalabilmesinin en önemli yollarından biri de ürünlerini daha iyi ve daha farklı bir konuma getirip müşteri memnuniyetine sunmasıdır. Firmaların pazarlama çabalarının daha iyi seviyeye gelmesi için öncelik olarak tüketiciler ile arasında sağlam bir bağ kurması ve tüketici isteklerini iyi analiz etmesi gerekir. Marka tüketicilerin satın alma davranışları içerisinde çok önemli bir konumda yer aldığı bir gerçektir. Öyle ki tüketiciler hayatını bazen bir marka ile tanımlamaktadır. İşletmeler için de bunun önemli olduğu kabul edilmiş ve markayı insanın hayatında nasıl konumlandırabilirim? sorusu sorulmaya başlanmıştır. Bu nokta da gelişen markalaşma kavramı firmalar için tüketicileri kendilerine özel müşteri yapma yarışına koymuştur. Tüketiciler satın aldığı ürün karşısında memnun olması ve beklentisinin karşılanması sonucu aynı markaya yönelmesi ve bu yönelimi çevresine farklı kanallar ile çevresine iletmesi marka sadakatini ortaya çıkarmış ve firmaların marka sadakati üzerine yoğunlaşmasını etkilemiştir. Marka sadakati tüketicilerin bir markaya bağlılığı anlamına gelir. Bir markaya bağlı olan müşteriler için bağlı olduğu marka kendilerinin hayatında bir parça halini alır. Bu durumda firmalar için daha kolay satış işlemi ve büyüme anlamına gelmektedir. Yapılan çalışmada veri toplama anket yöntemi ile gerçekleşmiş 361 kişi üzerinde yapılan anket sonuçları SPSS 17.0 programında analiz edilmiştir. Toplanan verilerin Frekans analizi, güvenilirlik analizi, normallik analizi, kruskalwallis testi, Man whitney U testi yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: Cep Telefonu, Marka, Markalaşma, Marka sadakati
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019Afet yönetiminde coğrafi bilgi sistemi uygulaması: Kırım Kongo kanamalı ateş hastalığı örneği
Naime Asri
Afetler doğal ve doğal olmayan nedenlerle azımsanmayacak ölçüde can ve mal kayıplarına neden olmaktadır. Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) vakaları da sonuç itibari ile ölümle sonuçlanan afet kapsamında değerlendirilmelidir. Bu vakaların analizi içinde mekânsal dağılım önem arz etmektedir. Coğrafi çevre ile ilişkili olarak görülen hastalıkların ve afetlerin tespiti, takibi ve izlenmesi için afet ve sağlık alanında Coğrafi Bilgi Sistemin (CBS)'den yararlanılmaktadır. Bu çalışmada 2004-2014 yılları arasında görülen KKKA vakalarının CBS ile analizi amaçlanmıştır. Elde edilen veriler CBS ortamına aktarılıp vaka dağılım haritaları oluşturulmuştur. Bu sayede riskli bölgeler belirlenerek gereken önlemlerin alınmasına katkıda bulunulması hedeflenmiştir. Özelikle 2000 m rakım altındaki bölgeler, kıraç alanlar, Torul, Köse ve Merkez ilçenin bazı bölümleri ile Şiran ve Kelkit ilçelerinin tamamına yakını riskli bölge olarak gözlenmiştir. Bulgular değerlendirilerek sonraki çalışmalar için önerilerde bulunulmuştur. Vaka verilerin, yükseklik, nüfus ve şahıs/bölge meslek grup verileri ile değerlendirilmesi başlıca öneriler olarak sıralanabilir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019Ortaokul öğrencilerine verilen afet bilinci eğitiminin öğrencilerin bilgi düzeyleri üzerine etkisi: Gümüşhane örneği
Olcay Piyadeoğlu Kaya
Bu çalışmanın amacı Gümüşhane ili merkez ilçesindeki ortaokul düzeyindeki öğrencilerin afet bilinci bilgi düzeyini ve yapmış olduğumuz afet eğitimi sunumunun öğrencilerin afet bilinci bilgi düzeyi üzerine etkisini ölçmektir. Araştırmanın evrenini Gümüşhane merkez ilçede bulunan tüm ortaokullarda öğrenim gören 1808 öğrenci oluşturmuştur. Araştırma küme örnekleme yöntemi ile seçilen Gümüşhane merkez ilçede iki ortaokul ve merkeze bağlı bir belde olmak üzere toplam üç ortaokulda gerçekleştirilmiştir. Araştırmanın örneklemi, üç ortaokulda okuyan 5., 6., 7. ve 8. sınıf olmak üzere tüm sınıflarından basit rastgele örnekleme yöntemi ile ikişer şube seçilerek 341 öğrenciden oluşmuştur. Araştırmamızın veri toplama aşaması 2015-2016 eğitim öğretim döneminde yapılmıştır. Öğrencilere eğitim öncesi, eğitim sonrası ve eğitimden iki ay sonra literatür araştırılarak araştırmacı tarafından hazırlanan anket formu gözlem altında uygulanmıştır. İlk anket uygulamasından sonra araştırmacı tarafından literatür araştırılarak hazırlanan sunum uygulanmıştır. Veriler SPSS 20,0 istatistiksel paket programıyla analiz edilmiştir. Gümüşhane ilinde heyelan, kaya düşmesi,sel gibi.. doğal afetler deprem doğal afetinden daha sık gözükmektedir. Öğrencilerin % 74,5 Gümüşhane doğumlu olmasına rağmen eğitim öncesi öğrencilerin bölgesel riskler konusunda yeterince bilgiye sahip olmadıkları görülmüştür. Öğrencilere verilen eğitimden hemen sonra toplam bilgi ortalama puanı (59,64±15,38), eğitim öncesi toplam ortalama bilgi puanıyla (50,23±16,25) istatistiksel olarak yapılan karşılaştırma anlamlı bulunmuş öğrencilere yapılan sunum afet bilgi düzeyini artırmıştır. Eğitimden iki ay sonra toplam ortalama bilgi puanının (53,74±16,52) eğitim öncesi ve eğitimden sonra ki toplam puan ortalamalarının istatiksel karşılaştırmaları yapılan sunumun kalıcılık etkisinin devam ettiğini göstermektedir. Araştırmamız sonucunda; üç ortaokulda bulunan öğrencilerin afet bilgisinin bölgesel riskler ve korunma, hazırlık konusunda yetersizliği ve kız öğrencilerin afet bilgisinin erkeklerden fazla olduğu görülmüştür. Yapılan eğitim öğrencilerin afet bilinci düzeyini artırmış ve kalıcılık etkisini sürdürmüştür. Öğrencilerin afet bilgi düzeyini artırmak için afet eğitiminin bölgesel riskler düşünülerek planlanması, uzman kişiler tarafından okullarda afet eğitimlerinin verilmesi, belirli aralıklarla tekrarlanması önerilmektedir. Anahtar Sözcükler: Afet Bilinci, Eğitim, Gümüşhane, Ortaokul Öğrencisi
