Yayınlar
Koleksiyondaki öğeler
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2020Türkiye'de hanehalklarına yapılan sosyal yardımların belirleyicileri
Behice Canatan
Sosyal yardımlar ayni ve nakdi yardımlar yoluyla bireyler veya haneler arasındaki eşitsizlikleri önlemede kullanılan en önemli sosyal politika araçlarından biridir. Sosyal yardımların kimlere ve hangi kriterlere göre verileceği ve sosyal yardım alıcılarının sosyo ekonomik profillerinin incelenmesi, uygulanan sosyal yardımların ne derece verimli olduğunu ölçmek açısından önemlidir. Bu çalışmanın amacı, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK)'in yapmış olduğu Hanehalkı Bütçe Anketi (HBA) mikro veri setinden yararlanarak kantil regresyon yöntemiyle sosyal yardımların, haneye ait; yaş, cinsiyet, medeni durum, eğitim gibi hanehalkı sosyo ekonomik faktörlerinin etkisini araştırmaktır. Ekonometrik analiz neticesinde elde edilen önemli bulgular; kadınların erkeklerden, bekar bireylerin evlilerden daha fazla sosyal yardım aldığı sonucudur. Anahtar Kelimeler: Sosyal Yardımlar, Hanehalkı, Kantil Regresyon
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2020Polipropilen lif oranının betonun eğilmede çekme ve basınç dayanımına etkisi
Nejla Rüya Pekdemir
Bu çalışmada; polipropilen lif katkısının farklı oranlarda ilavesi sonucunda meydana gelen lif karışımlı beton numunelerin eğilmede çekme ve basınç dayanımlarına etkisi deneysel olarak araştırılmıştır. Bir dizi lif katkısız beton numunesi (tanık beton) ve 6 dizi %0,25; %0,50; %0,75; %1,0; %1,25; %1,5 hacim oranlarında lif içeren beton numuneleri üretilmiştir. Bu numuneler uygun laboratuvar koşullarda olgunlaştırılmış olup bunların, taze beton birim kütleleri, 1 ve 28 günlük beton birim kütleleri belirlenip kayıt altına alınmıştır. Üretilen silindir ve kiriş numuneler üzerinde basınç ve eğilmede çekme deneyleri uygulanmıştır. Ayrıca taze betonun kıvamını belirlemek amacıyla silindir numuneler üretilmiş ve bunların çökme oranları belirlenmiştir. Sonuç olarak, ilave edilen lif oranı arttıkça basınç dayanımının düştüğü, eğilmede çekme dayanımının ise yükselişe geçtiği görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Basınç Dayanımı, Beton, Çatlak, Eğilmede Çekme Dayanımı, Kıvam, Lif, Polipropilen Lif
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2020271 numaralı Ruûs Defteri (1069-1071/1659-1660) tahlil ve metin
Aysun Yılmaz
Osmanlı yönetim mekanizmasının en üst organı olan Divan-ı hümayunda alınan kararların kaydedilmesi geleneği devletin büyümesi ve sınırların genişlemesi ile daha da önemli hale gelmiştir. Divan-ı hümayun kalemlerinin iş yükünün artması merkezi bürokratik yapıda bir uzmanlaşmaya neden olmuştur. Bu süreçte Divan-ı hümayun kalemi içinde gittikçe önem kazanan kalemlerden biri de Ruûs kalemidir. Bu kalemin tutmuş olduğu defterler merkez ve taşra görevlilerinin tayin ve tevcih işlemlerine ilişkin kayıtlar ihtiva etmektedir. Bu defterler içerdikleri zengin bilgiler ile Osmanlı Devleti'nin merkez ve taşrada yer alan kurumlarına yönelik personel politikasını anlamak bakımından oldukça önemlidir. Bu çalışmasının konusu Osmanlı Arşivi Kamil Kepeci Kataloğu Ruûs defterleri tasnifi'nde (KK.d) kaydedilmiş olan 271 Numaralı Defter'in transkripsiyon ve değerlendirmesine dayanmaktadır. İncelenen defter Sultan IV. Mehmed döneminde denk gelmekte ve Hicri 12 Şevvâl 1069-Evâil-i Safer 1071(3 Temmuz 1659-10 Ekim 1660) arasındaki çeşitli görevlere dair tevcihat kayıtlarını ihtiva etmektedir. Çalışma giriş ve dört bölümden oluşmaktadır. İlk bölümde ruûs defterlerini ortaya çıkaran bürokratik yapının izleri aranmıştır. Bu çerçevede Divan-ı hümayunun yapısı, bürokratik gelişimi, Divan kalemi ve bunun ilerleyen dönemlerde alt şubelere ayrılması süreci tahlil edilmiştir. İkinci bölümde defterin fiziki ve diplomatik özellikleri değerlendirilmiştir. Üçüncü bölümde ise 271 Numaralı Ruûs Defteri muhteva açısından tetkik edilmiştir. Öncelikle tayin ve tevcihlere konu olan görevler, tayin ve tevcih nedenleri ve bunların sonuçları üzerinde durulmuştur. Dördüncü bölüm olarak da 271 Numaralı Ruûs Defteri'nin transkripsiyonu verilmiştir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2020Kurumsal sosyal sorumluluk faaliyetlerinin marka imajı üzerindeki etkisi: P&G örneği
Merve Özyürek
Günümüzde önem verilmeye başlanan kurumsal sosyal sorumluluk kavramı son yıllarda literatürde de geniş yer bulmaya başlamıştır. Bu bağlamda markalar sadece ürün ve hizmet odaklı bir üretim anlayışı içinde olmamaktadırlar. Artık üretim yaptıkları toplumun refahına da katkıda bulunacak değerde görev ve sorumlulukları da yerine getirmektedirler. Sadece kâr amaçlı hareket etmeyerek bunun yanında kurum içi ve kurum dışı paydaşlarına karşı da gereken hassasiyeti göstermek durumundadır. Gelişen teknoloji ile birlikte artış gösteren birçok marka arasında tüketici ürün ve hizmet arasında seçim yapmakta zorlanmaktadır. Tüketicinin zihni bu şekilde bulanık olunca rakip markaların arasında o markanın bir farkındalığı oluşmamaktadır. Bu durumda markaların tercih edilebilirliği açısından önemli adımlar atması gerekmektedir. Burada dikkat edilmesi gereken nokta marka imajıdır. Markaların tüketicinin zihninde yer edinmek ve marka sadakatini sağlamak için marka imajına önem vermeleri gerekmektedir. Tüketicinin değerlerine ve üretimde bulunduğu topluma saygı duymak için çeşitli görev ve sorumluluklarını yerine getirmek durumundadır. Bu bağlamda yapılan çalışmada kurumsal sosyal sorumluluk faaliyetlerinin marka imajını nasıl etkilediğinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Yapılan literatür taraması sonucunda P&G örneği üzerinden kurumsal sosyal sorumluluk faaliyetlerinin marka imajı üzerindeki etkisine dair bir çalışmaya rastlanılmamıştır. Bu yönü ile çalışmanın literatüre katkı sunması ve kurumların sosyal sorumluluk faaliyetlerine gereken önemi vermesi gerektiği ile ilgili yeni bir yaklaşım sunması beklenmektedir. Bu çalışmada etkinin ortaya konulması için nicel araştırma yöntemi tekniği kullanılmıştır. Nicel araştırma yöntemlerinden olan anket formu hazırlanmıştır. Anket formu bireylere nicel araştırma yöntemlerinden biri olan basit tesadüfi örneklem yöntemi kullanılarak uygulanmıştır. Çevrimiçi anket olarak gerçekleştirilen bu araştırma 25 Kasım 2019 – 11 Aralık 2019 tarihleri arasında Türkiye geneli 513 birey üzerinden gerçekleştirilmiştir. Analizler SPSS 22.0 program yazılımı ile yapılmıştır. Bu kapsamda betimleyici istatistik teknikleri, faktör analizi, t-testi, ANOVA analizi, korelasyon ve regresyon analizi gibi istatistik teknikleri uygulanmıştır. Anket uygulamasından elde edilen veriler analiz edilerek bulgular değerlendirilmeye alınmıştır. Yapılan çalışmanın genel sonucuna bakıldığında kurumsal sosyal sorumluluk faaliyetlerinin marka imajı üzerinde etkisi olduğu ortaya çıkmıştır. Ayrıca ölçeklerin alt boyutları incelendiğinde etik ve gönüllülük faktörünün marka sorumluluğu ve servis hizmetleri faktörüne anlamlı bir etkisi olduğu görülürken, güven faktörüne anlamlı bir etkisinin olmadığı tespit edilmiştir. Ekonomik ve yasal faktörünün marka sorumluluğu, servis hizmetleri ve güven faktörüne anlamlı bir etkisi olduğu araştırma sonucu gözlemlenmiştir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2020İmereti Kralı II. Solomon'un Rusya'ya karşı mücadelesi ve Osmanlıya sürgünü
Furkan Saraç
Kuzeyde büyük bir güç olarak ortaya çıkan Rusya'nın Kafkasya'daki hâkimiyet süreci açısından Gürcistan oldukça önemli bir yer teşkil etmektedir. Rusların Gürcistan'daki hâkimiyet mücadelesi 1810'lu yıllara kadar devam etmiş ve Gürcistan, doğrudan Rusya'nın hâkimiyetine girmiştir. Bu süreçte Rus yayılmacılığı ile mücadele eden krallıklardan biri de İmereti Krallığı'dır. İmereti Kralı II Solomon, 1810'da Ruslara karşı mücadelesini kaybedip bir süre Tiflis'te tutuklu olarak kaldıktan sonra Osmanlı Devleti'ne sığınarak bağımsızlık mücadelesini dışardan sürdürmeye çalışmış ve uluslararası destek aramaya uğraşmıştır. Ancak dönemin siyasi gelişmeleri ekseninde şekillenen bu mücadelede kral aradığı desteği bulamamış ve 1815'te vefat etmiştir. Bu tez çalışmasının konusu İmereti Krallığı'nın son kralı olan II. Solomon'un Ruslarla olan mücadelesine ve Osmanlı Devleti'ne sürgününden sonraki faaliyetleridir. Çalışma giriş ve dört bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde Rusya'nın Kafkasya'daki faaliyetleri çerçevesinde Gürcistan'la olan ilişkileri ve İmereti'de yaşanan hâkimiyet mücadelesini ele alınmıştır. İkinci bölümde ise 1806-1812 Osmanlı-Rus Savaşı'nın Gürcistan'a ve savaş sonunda imzalan Bükreş Antlaşması'nın Kafkasya'ya ve İmerti Kralı II. Soloman'a etkisi üzerinde durulmuştur. Üçüncü bölümde ise Kral II. Solomon'un Ruslara karşı mücadelesi ele alınmıştır. Bu bölümde İmereti Krallığı ile Rus idaresi arasında yapılan Elaznauri Antlaşması, İmereti'de başlayan Rusya'ya karşı hareketlenme ve Kral II. Solomon'un yardım talep etmeye başlaması incelenmiştir. Ayrıca bu bölümde son olarak Kral II. Solomon'un son bir mücadele ile tahttan indirilmesi ortaya konulmuştur. Dördüncü bölümde ise Kral II. Solomon'un sürgün rotası ortaya konularak buralardaki faaliyetleri incelenmiştir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2020Analitik kalibrasyon standardı olarak kullanılması amacıyla patulin üretimi
Murat Dağ
Mikotoksinler; tarlada, depolama esnasında ya da daha sonraki ısı ve nem açısından uygun koşullar altındaki gıda zincirinde yer alan Aspergillus, Penicillium ve Fusarium vb cinslerin bazı türleri tarafından üretilen ikincil metabolitlerdir. Gıda ve yemlerin mikotoksinler ile bulaşması insan ve hayvan sağlığı açısından çok önemli bir risk oluşturmaktadır. Mikotoksinler ile bulaşmış gıda ve yemlerin tüketilmesinden sonra insan ve hayvanlar için akut ya da kronik zehirlenme ve vücutta bazı hasarların oluşumuna sebep olabilmektedir. Bu zararlara ilaveten mikotoksinler üretim yapılan ülkelerde çok büyük ekonomik kayıpların meydana gelmesine neden olmaktadır. Türk Gıda Kodeksi Bulaşanlar Yönetmeliğinde Aflatoksinler (B1, B2, G1, G2, M1), Okratoksin A, Zearalenon, Fumonisinler (B1, B2), Patulin, Deoksinivalenol olmak üzere toplam 11 adet Mikotoksin metaboliti için maksimum residu limitleri (MRL) verilmiştir. Bu mikotoksinlerden olan patulinin, çürümüş elmaların işlenmesiyle üretilen elma sularındaki patulin derişimi çok yüksek sevide olabilmektedir. Patulin genellikle Penicillium, Aspergillus ve Byssochlamys cinsindeki bir dizi küf türü tarafından üretilen ikincil bir metabolittir. Patulin birçok küflü meyve, sebze, tahıl ve diğer gıdalarda bir kirletici olarak tespit edilmiştir. Başlıca bulaşma kaynakları elma ve elma ürünleridir. İthalat, ihracat ve piyasa denetimi esnasında yönetmelikte belirtilen ürünlerde patulin analizinin yapılma zorunluluğu vardır. Patulinin çeşitli analiz metotları kullanılmak süretiyle analizi yapılmaktadır. Diğer mikotoksinler gibi patulin için yapılacak miktar tayini analizlerinde analitik kalibrasyon standartlarına ihtiyaç duyulmaktadır. Bu tezde, patulinin analitik kalibrasyon standardı üretimi için çalışmalar yapılmıştır. Yapılan bu çalışmada doğal olarak çürütülmüş elmalarda oluşan küf türleri ilk olarak renklerine göre izole edilmeye çalışılıldı ve bu renklere göre kodlandı. Renklerine göre izole edilen bu küf türleri daha sonra MALDİ-TOF/MS yöntemi kullanılarak teşhis edildi. Bu analiz sonucunda kodlanan küflerin, Penicillium chrysogenum, Penicillium digitatum, Penicillium expansum, Penicillium italicum oldukları tespit edildi. Bu küf türlerinden, P. chrysogenum, kırmızı elmalarda 13.48 mg/kg, sarı elmalarda 45.91 mg/kg ve yeşil elmalarda 25.07 mg/kg patulin üretti. P. expansum kırmızı elmalarda 24,47 mg/kg, sarı elmalarda 49.80 mg/kg ve yeşil elmalarda 28.22 mg/kg patulin üretti. Küf türleri içersinde en fazla patulin üretimini P. expansum yaptı. P. digitatum, kırmızı elmalarda 8.36 mg/kg, sarı elmalarda 10.83 mg/kg ve yeşil elmalarda 9.48 mg/kg patulin üretti. Küf türleri içersinde en az patulin üretimini P. digitatum yapmıştır. P. italicum, kırmızı elmalarda 4.68 mg/kg, sarı elmalarda 22.40 mg/kg ve yeşil elmalarda 8.50 mg/kg patulin üretti. Literatürde P. italicum' un patulin üretimi ile ilgi bir çalışmaya rastlanmadı. Farklı elma türlerine göre (kırmızı, sarı, yeşil) patulin üretme kapasitesine bakıldığında genel olarak sıralama sarı > yeşil > kırmızı şeklinde olduğu görüldü. Fakat bazı durumlarda yeşil elmalarda patulin miktarının fazla olduğu görüldü. Genel olarak kırmızı elmalarda patulin miktarının düşük olduğu, sarı ve yeşil olanlarda daha yüksek olduğu görüldü. Çalışılan elma türleri, Gümüşhane ve Erzincan yerel elma türleridir. Bu elmalardan küfler izole edilerek türleri tespit edilen bu küflerin ürettikleri patulinin çeşitli kromatografik yöntemler kullanılarak analizi yapıldı. Üretimi yapılan patulinin HPLC ile kontrolü yapıldığında saflığı ≥ 98.0 % olarak tespit edildi. Yapılan bu tez çalışmasında izlenilen yöntem ile analitik kalibrasyon standardı kullanılabilinecek saflıkta patulin üretimi gerçekleştirildi.
- Doktora TeziAçık Erişim2020Girişimcilik yönelimi, inovasyon kapasitesi ve finansal performans arasındaki ilişkide çevresel faktörlerin moderatör etkileri üzerine bir araştırma
Fahrettin Pala
Çalışmanın amacı girişimcilik yönelimi, inovasyon kapasitesi ve finansal performans arasındaki ilişkide çevresel faktörlerin moderatör etkileri üzerine bir araştırma yapmaktır. Bu noktadan hareketle çalışmanın asıl amacı, girişimcilik yönelimi boyutları; "yenilikçilik, proaktiflik ve risk alma" ile inovasyon kapasitesi ve finansal performans kavramları arasındaki ilişki düzeylerini tespit etmek ve bu ilişkide çevresel dinamizm ve çevresel rekabet gücünün moderatör etkisini ortaya koymaktır. Bu amaç doğrultusunda çalışmanın evrenini oluşturan İstanbul ve Kocaeli bölgesinde faaliyet gösteren 50 ve üzeri çalışanı ile AR-GE merkezi olan 210 firrma kasıtlı örneklem yöntemiyle belirlenmiştir. Belirlenen bu firmalara en az AR-GE departman müdürü seviyesinde olmak üzere her işletmeden bir yöneticiye 2018 Ağustos ve 2019 Haziran ayları arasında gerek yüz yüze, gerek telefonla görüşerek gerekse mail aracılığıyla 167 anket formu doldurtulmuştur. Anketlerden elde edilen verilerin analizinde SPSS ve SmartPLS3 programlarından yararlanılmıştır. Araştırma modelini analiz etmeden önce araştırma kapsamında yer alan değişkenlere ait güvenilirlik ve geçerlilik analizleri gerçekleştirilmiştir. Güvenilirlik analizi kapsamında; iç tutarlılık güvenilirliği için Cronbach's Alpha ve rho_A değerleri, yapı güvenilirliği içinde Composite Reliability değerleri kullanılmıştır. Geçerlilik analizi kapsamında ise "faktör yükleri ile açıklanan ortalama varyans (AVE=Average Variance Extracted)" değerleri kullanılmıştır. SmartPLS3 istatistik programından yararlanarak modele ilişkin doğrusallık, yol katsayıları, R² ve etki büyüklüğü (f²) değerlerini hesaplamak için PLS algoritması, tahmin gücünü (Q²) hesaplamak içinde Blindfolding analizleri çalıştırılmıştır. PLS yol katsayılarının anlamlılık derecelerini değerlendirmek içinde yeniden örnekleme (Bootstrapping) ile örneklemden 5000 alt örneklem alarak t- istatistik değerleri hesaplanmıştır. Analiz sonuçlarına göre; girişimcilik yönelimi ile inovasyon kapasitesi ve girişimcilik yönelimi ile finansal performas arasında istatistiki olarak anlamlı bir ilişki tespit edilmişken, inovasyon kapasitesi ile finansal performans arasında da anlamlı her hangi bir ilişki tespit edilememiştir. Aynı şekilde, girişimcilik yönelimi, inovasyon kapasitesi ve finansal performans arasındaki ilişkide çevresel faktörlerin moderatör etkileri incelendiğinde, çevresel dinamizm ile çevresel rekabet gücü moderatörlerinin istatistiki olarak anlamlı olmadığı tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Girişimcilik Yönelimi, İnovasyon Kapasitesi, Finansal Performans, Moderatör Değişken.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2020Uzungöl bölgesinde sürdürülebilir turizm gelişimi: Sürdürülebilir turizm göstergeleri bağlamında nitel bir araştırma
Melek Kılıç
Trabzon ili Çaykara ilçesine bağlı bulunan Uzungöl, günümüzde önemli bir turizm destinasyonu olarak karşımıza çıkmaktadır. Uzungöl, turizm faaliyetlerinin 35-40 yıl gibi kısa bir süre içerisinde büyük artış gösterdiği bir bölgedir. Bu nedenle yıllar içerisinde artan kontrolsüz tesisleşme ve yoğun turistik talep, ileri ki dönemler için bir tehdit unsuru olarak değerlendirilebilir. Uzungöl bölgesinde gerçekleşen turizm faaliyetlerini sürdürülebilirlik kapsamında değerlendiren bu araştırma, sürdürülebilir turizm göstergeleri açısından bölgede sağlanan turizm politikalarının ve yaklaşımlarının gelişimini ortaya koymayı amaçlamaktadır. Buna göre yerel turizm paydaşlarının Uzungöl' ün sürdürülebilir turizm gelişimine ilişkin görüş ve değerlendirmeleri alınmıştır. Nitel araştırma yönteminin kullanıldığı araştırmada, yarı yapılandırılmış görüşmeler sonucunda Uzungöl bölgesinin sürdürülebilir turizm gelişiminin önünde engel oluşturan bazı unsurlar olduğu tespit edilmiştir. Buna göre; kontrol ve denetim ile teşvik ve desteklerde eksiklikler, alt-üst yapı yetersizliği, imar planının oluşturulamaması gibi sorunların bölgede sürdürülebilir turizmin gelişimine engel olduğu görülmektedir. Uzungöl' de turizmin geleceği konusunda özellikle yerel halk, akademisyen ve STK üyelerinin endişeli olduğu da elde edilen diğer bir sonuçtur.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2020Gümüşhane ili Kelkit havzası ilçelerinin gastronomi turizmi potansiyelinin değerlendirilmesi.
Barış Pir
Yemek ve beslenme ihtiyacı, insanoğlunun var olduğu günden beri hayatını idame ettirmesi için temel ihtiyaçların başında gelmektedir. Kültürel kimliğimizin bir parçası olan geleneksel yiyecek ve içeceklerin unutulması ve kaybolması günümüzde önemli bir sorun olarak görülebilir. Bu çalışmada, Gümüşhane iline bağlı Kelkit Havzası ilçelerinden Köse, Kelkit ve Şiran ilçelerinin geçmişten günümüze mutfak kültürünün araştırılıp, unutulmaya yüz tutmuş yöresel yemek reçetelerin derlenmesi ve kayıt altına alınması amaçlanmaktadır. Araştırmanın diğer bir amacı ise elde edilen veriler rehberliğinde gastronomi turizmi kapsamında öneriler geliştirilmesidir. Araştırmada nitel araştırma yöntemleri kullanılmıştır. Verilerin toplanmasında mülakat, analiz edilmesinde ise içerik ve betimsel analiz yöntemleri birlikte kullanılmıştır. Araştırma sonucu elde edilen bulgular değerlendirildiğinde yöresel olarak yapılan birçok yemeğin bölgenin coğrafi yapısı gereği geniş ovalarda ekimi ve hasatı yapılan tahıl temelli olduğu anlaşılmaktadır. Bunun yanı sıra bölgede kendiliğinden yetişen birçok yenilebilir otun da yemeklerde ana madde ya da tatlandırıcı olarak kullanıldığı görülmüştür. Somut olmayan kültürel miras bağlamında "keyveni" geleneği, kışın kullanılmak üzere tuzda et pişirme yöntemi olarak da adlandırılabilecek "küzüm eti" yapımı yine kışın kullanılmak üzere "kemik kurutma" yöntemi, eski yıllarda yapılıp günümüzde unutulmaya yüz tutmuş "dövme kıyma" yapma alışkanlığı ve kış günlerinde köy konaklarında bir ritüel haline gelen "tel helva çekme" geleneği, kültürel miras kapsamında korunması ve gastronomi turizmi kapsamında değerlendirilesi gereken hususlar olarak tespit edilmiştir. Gastronomi turizmi kapsamında özellikle, kete, dolma çeşitleri, lalanga, tel helva gibi birçok yiyeceğin coğrafi işaret yolu ile markalaşması sağlanmalıdır. Yapılacak standart reçete çalışmaları ile basitçe çok fazla zaman almadan hazırlanabilecek yiyeceklerin yerel yiyecek içecek işletmelerinin menülerine konularak değerlendirilmesi önerilmektedir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019Örencik köyü (Çanakkale/Yenice) kuzeyindeki Pb- Zn-Cu epitermal cevherleşmelerin mineralojik ve kökensel incelemesi
Erdem Şahin
Çalışma alanı Çanakkale İli'nin güneyinde bulunan Yenice İlçesi'ne bağlı Örencik Köyü ve kuzey bölgesini kapsamaktadır. Çalışma kapsamında yörenin litolojik birimleri ayırtlanmış, alanda yer alan hidrotermal Cu-Pb-Zn içerikli kuvars damarları ve Sayanınbendi deresi boyunca döküntü şeklinde gözlenen manyetit parçaları hakkında yorumlamaya gidilmiştir. İnceleme alanının temelini Alt Triyas yaşlı Karakaya Karmaşığı oluşturmaktadır. Birim Oligo- Miyosen yaşlı Eybek Granitoyidi tarafından kesilmektedir. Granitoyid uyumsuz olarak Pliyosen çökelleri ile örtülmüştür. Sahadaki en genç birim Kuvarterner yaşlı alüvyondur. İnceleme alanında çeşitli lokasyonlarda yapılan çatlak ölçümlerine göre oluşturulan gül diyagramlarına göre, ağırlıklı olarak KD-GB doğrultu fay gelişimleri ile ilişkili gelişmiş çatlak sistemleri belirlenmiştir. Bunlar fay sistemlerine göre dik yönde, bazen enine, bazen boyuna ve/veya çapraz (verev) kırık/çatlak sitemleridir. Sahadaki etkin KD-GB yönlü kuvvetlere bağlı gelişmiş bu çatlak sistemlerinden dik yönde olanlara bağlı Sayanınbendi Deresi civarında hidrotermal cevherleşmeler gelişmiştir. Bu cevherleşmeler Eybek Granitoyidi ve Karakaya karmaşığının metamorfiklerinin kontağına yakın zonlarda gelişmişlerdir. Eybek Granitoyidi bünyesindeki cevherleşmeler epitermal damar tip cevherleşmelerdir. Belirlenen cevher minerali galenit, kalkopirit, sfalerit ve arjantittir. Yapılan petrografik analiz sonuçlarına göre kayaçların granit ve hornblendli granit olduğu, analiz sonuçlarının kökensel amaçlı olarak değerlendirildiğinde subalkali olduğu tespit edilmiştir. Çalışma sahasında mostra veren Eybek Granitoyidinde yer yer hematitleşme ve limonitleşme gibi alterasyonlar gözlenmektedir. Mineralizasyonların ve kırık hatlarının mevcut olduğu alanlarda ise silisleşmeler ve killeşmeler mevcuttur. Alterasyonlar Sayanınbendi deresi ve Ilıca mevkisinde gözlenmekte olup, kırıklı-deforme alanlarda alterasyon yoğunluğu artmaktadır. Tez çalışması kapsamında gerçekleştirilen cevher mikroskobisi çalışmalarında manyetit, kalkopirit, galenit ve sfalerit cevher mineralleri belirlenmiştir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019Sait Şimşek'in Hayat Kaynağı Kur'an Tefsiri adlı eserinde aile hayatıyla ilgili ayetlere yapılan yorumların değerlendirilmesi
Filiz Akaydın Arslan
Kur'an insanlığa hidayet rehberi kılınmıştır. Kur'an'ın mesajını daha iyi anlamak amacıyla geçmişten günümüze birçok tefsir çalışmaları yapılmıştır. Bu bağlamda son dönemde tefsir alanında çalışma yapan önemli şahsiyetlerden biri de M. Sait Şimşek'tir. Müfessirin söz konusu alanla ilgili birikimlerini ve fikirlerini fiiliyata döktüğü 'Hayat Kaynağı Kur'an Tefsiri" adlı eseri hem bu açıdan hem de çağdaş dönemde yazılan bir tefsir olması açısından öneme haizdir. Bu doğrultuda Şimşek'in söz konusu tefsirinde aile hayatına ilişkin ayetlere yapılan tefsirlerin değerlendirmesi ortaya konulmaya çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Kur'an, Tefsir, Toplum, Aile, Şimşek
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019Kur'ân-ı Kerim'de –keyfe- nahiv ve delâlet açısından inceleme
Islam Ahmed Gad Saleh
The Holy Qurān is an inexhaustible source for many researchers that deal with the study of the Arabic Language styles. One of these styles is the interrogative structure that has multiple connotations. The "KAYFA" preferred among the interrogative adjectives in the Holy Quran because of the scarcity of detail studies about it. This study aims to identify the position of KAYFA in the Holy Qur'an, by reviewing the aspects of its declension, indicating the connotations and meanings generated when this word appears in the verses studied. The research divided into a preface, two chapters, and a conclusion. The preface reviewed the problem of study and its objectives, previous studies, and the limits of the study. As for the first chapter, the first section reviews the definition of interrogative among linguists, the specialists of Arabic grammar, and Eloquence, while the second one deals with the meanings of KAYFA, the Scholar's opinion about it, and its declension position. The Second Chapter is about the KAYFA in the Holy Qurān, which contains the five sections. However, the first four sections deal with the cases of the 'verb attribution' when it comes before and after KAYFA, while the fifth section devoted to the Quranic verses where the KAYFA appears before a sentence that starts with the word KĀNA. The conclusion contains the findings of the research. Furthermore, the research followed the descriptive-analytical approach in the study of verses and its analyzing. Keywords: Interrogative, KAYFA, an analytical study, a semantic study.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019Afetlerde çığ eğitimi Bursa ili örneği
Salih Süha Özkurt
Ülkemiz fiziki ve jeopolitik şartlarından dolayı afetlerin oluşumuna açık olduğu görülmektedir. Birçok doğa olayını bünyesinde barındıran ülkemizde; bu olaylarının afete dönüşmesini engellemek adına bir takım önleme yöntemleri geliştirilmektedir. Bilinen en etkili önlem yöntem eğitimdir. Bu çalışmada doğa olaylarından çığın afete dönüşmesini önlemede eğitimin rolü incelenmeye çalışılmıştır. Müfredatında çığ konusunda afetlere yönelik eğitimlerin yer aldığı İtfaiyecilik ve Yangın Güvenliği Alanı öğrencilerine ve müfredatında bu eğitim olmayan Turizm ve otelcilik lisesi öğrencilerine çığ ile ilgili neler bildiğini ölçmeye yaran bir anket uygulanmış ve anketin ardından araştırma kapsamında eğitim verilmiştir. Aynı anket verilen eğitimin sonucunda tekrar yapılmıştır. Anketlerin veri girişleri SPSS 22 programı kullanılarak analiz edilmiştir. Anketlerden beklenen bulgu; eğitim aldıktan sonra yapılan ankette başarı yüzdesi artarak eğitimin çığ bilgi düzeyini arttırdığını göstermektir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019Eşler arasında vuku bulan problemlere dair Kütüb-i Sitte'de geçen rivayetlerin tahlili
Emine İpekdal
Bu tez çalışmasında, günümüz toplumunda aile içinde yaygın biçimde görülen problemler, hadisler ışığında değerlendirilmeye çalışılmıştır. Çalışmada, eşler arasında yaşanan olumsuz ilişkilerle ilgili olarak Hz. Peygamber'in ne tür tavsiyelerde bulunduğu, problemi nasıl çözdüğü ele alınmıştır. Dini değerlerin ve aile hayatı içinde yaşananlarıninsan hayatı üzerindeki etkileri kaçınılmazdır. Hızla değişen sosyo-kültürel yapı ve teknolojik gelişmelerin neticesinde gittikçe yıpranan aile ilişkileri, insanların dini hassasiyetleri göz önüne alınarak dini referanslar kullanmak suretiyle kısmen de olsa tamir edilebilir. Bunun için de çalışma, dinin ikinci ana kaynağının olumsuz olayların çözümündeki bakış açısını yakalamak ve ailelere rehberlik hizmeti sunmak açısından destek olacaktır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019Nano partiküllü koruyucu maddelerin bazı ağaç türlerinin yanma özelliklerine etkileri
Eyüp Çiçek
Ahşap malzeme yenilenebilir, hafif, mekanik direnci yüksek, iç-dış dekorasyonda yaygın kullanım alanına sahip, kolay işlenebilen ve estetik görünüme sahip bir hammadde kaynağıdır. Ancak ağaç malzeme organik yapısından kaynaklı böcek-mantar tahribatına uğraması, güneş, nem, sıcaklık farkı ve ateşe karşı sınırlı dayanımı gibi zayıf sayılabilecek bazı olumsuz özelliklere sahiptir. Ahşabın bu olumsuz yönlerini iyileştirmek için çeşitli kimyasal maddelerle muamele edilip, kullanım yerine uygun katman yapıcı malzemelerle üst yüzey işlemlerden geçirilmesi yaygın kullanılan koruma yöntemlerindendir. Günümüzde yanmayı engelleyici olarak kullanılan bor, amonyum ve azotlu bileşiklerin ağaç malzemenin higroskopitesinde artışa sebep olduğu bilinmektedir. Nano teknoloji bilgisayar, elektronik, robotik teknolojilerin yansıra malzeme biliminde yüzey kaplama ve nano kompozit üretimi gibi alanlarda da kullanılmaktadır. Çalışmada kullanılan nano maddelerin boyutlarından dolayı ahşaba daha derin nüfuz edeceği, homojen dağılıp yıkanma miktarlarını azaltacağı düşünülmektedir. Bu çalışma, nano hekzagonal bor nitrür (h-BN) ile emprenye edilen farklı ağaç türlerinin yanma özelliklerini tespit etmek için yapılmıştır. Çalışmada ağaç türü olarak ağaç işleri endüstrisinde yaygın olarak kullanılan iğne yapraklı ağaçlardan Sarıçam (Pinus sylvetsris Lipsky ), Doğu ladini (Picea orientalis) ve geniş yapraklı ağaçlardan Anadolu kestanesi (Castanea sativa Mill) odunları seçilerek, %1,5 konsantrasyonlu h-BN ile ASTM-D 1413-76 (1976) standartlarına göre emprenye edilmiştir. Deney örneklerinin yanma özelliklerinin ölçülebilmesi için ASTM E 160–50 (1975) esaslarına uyularak yanma test cihazında ölçümler yapılmıştır. Çalışma sonucunda alev kaynaklı yanma (AKY), kendi kendine yanma (KKY) ve kor halde yanma (KHY) sıcaklıkları, yanmada ağırlık kaybı, yıkılma süresi ve toplam yanma süresi belirlenmiştir. Sonuç olarak; test ve ölçüm için alınan ahşap numunelerde en yüksek retensiyon miktarı ladinde en az ise kestanede ölçülmüştür. Kontrol örneklerine göre h-BN uygulaması KKY ve daha yüksek oranlarda da AKY sıcaklıklarında artışa neden olmuştur. Kor halde yanma sıcaklığı kontrol örneklerine göre h-BN uygulanan örneklerden kestane ve ladinde artış Sarıçamda ise azalma gözlemlenmiştir. Yıkılma süreleri kontrol örneklerine göre h-BN uygulanan örneklerde artış; toplam yanma sürelerinde, kestane ve ladinde artış Sarıçamda azalmaya neden olmuştur. Yanmada ağırlık kaybı kontrol örneklerine göre h-BN uygulanan örneklerden ladinde ve Sarıçamda artış kestanede azalma belirlenmiştir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019Borsa İstanbul'da işlem gören mali kuruluşların faaliyet raporlarında yer alan insan kaynakları muhasebesi aktivitelerinin incelenmesi
Nurbanu Öztürkci
Bu çalışmanın amacı, Borsa İstanbul'da işlem gören mali kuruluşların faaliyet raporlarında yer alan insan kaynakları muhasebesi aktivitelerinin incelenmesini içermektedir. Bu kapsamda, 2014-2018 yılları arasında Borsa İstanbul'da işlem gören 127 adet mali kuruluşun yılsonu faaliyet raporları incelenmiştir. Çalışmada söz konusu mali kuruluşların insan kaynakları muhasebesi aktivitelerinin incelenmesinde Al Mamun (2009) tarafından geliştirilen insan kaynakları muhasebesi aktiviteleri listesi esas alınmıştır. Çalışmadan elde edilen bulgulara göre, bankacılık sektöründe yer alan şirketlerin (Akbank A. Ş., Denizbank A. Ş., ICBC Turkey Bank A. Ş., Şekerbank T. A. Ş., Türkiye Garanti Bankası A. Ş., Türkiye Kalkınma ve Yatırım Bankası A. Ş., Türkiye Sinai Kalkınma Bankası A. Ş., Türkiye Vakıflar Bankası T. A. O., Yapı ve Kredi Bankası A.Ş.) faaliyet raporlarında insan kaynakları aktivitelerinin büyük çoğunluğuna yer verdiği ve bu aktivitelerin de insan kaynakları politikaları, insan kaynakları muhasebesine ilişkin bilgiler, personel sayısı, eğitim ve geliştirme, emeklilik ve sosyal haklar, çalışanların kariyer planlamaları, çalışanlara sağlanan faydalar ve performans değerleme sistemine ilişkin noktalardan oluştuğu görülmektedir. İnsan kaynaklarına yapılan toplam ödemelere, istihdam raporlarına, çalışan fon bilgilerine, çalışan maliyetlerine yönelik bilgilere ve emeklilik aylığı fonlarına ilişkin hususlara ise faaliyet raporlarında genellikle yer verilmediği tespit edilmiş olup bu şirketlerin de büyük çoğunlukla yatırım sektöründe (Atlantis Yatırım Holding A.Ş., Avrupa Yatırım Holding A. Ş., Marka Yatırım Holding A.Ş., Mazhar Zorlu Holding A. Ş., Trend Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A. Ş., Ufuk Yatırım Yönetim ve Gayrimenkul A. Ş.) faaliyet gösterdiği söylenebilir. Anahtar Kelimeler: Aktivite Listesi, Borsa İstanbul Mali Kuruluşlar, Faaliyet Raporları, İnsan Kaynakları Muhasebesi
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019İslam hukukunda şahitliğin gizlenmesi
Hasan Seyis
Çalışma üç bölüm halinde hazırlanmıştır. Birinci bölümde; Şahitlik kavramı, önemi, hükmü, tahammül ve edası, delilleri, gayesi açıklanmıştır. İkinci bölümde; şahitliği edanın emredilmesi ve delilleri, şahitliği gizlemenin yasak olduğu konular olan akitlerde ayıbın gizlenmesi ve kısas gerektiren suçlar açısından gizleme konusu üzerinde durulmuştur. Ayrıca şahitliği edanın hikmetleri anlatılmıştır. Üçüncü bölümde; şahitliğin gizlenmesi istenilen konular açıklanmıştır. Bu bölümde şahitliği gizleme ilkesinin delilleri, kapsamı, amaçları anlatılmıştır. Şahitliği gizlemenin meşru olduğu konular olan had ve tazir cezası gerektiren suçlarda şahitliği gizlemenin gerekliliği açıklanmıştır. Şahitliği gizleme ilkesinin sınır ve istisnaları anlatılmıştır. Sonuç bölümünde ise şahitliği gizleme konusunun önemi ve değerlendirilmesi yapılmıştır. Anahtar Kelimeler: Şahitlik, gizleme, ayıp, kusur, suç.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019Hastane afet ve acil durum planının eğitim ve tatbikatlarla uygulanabilirliğinin belirlenmesi: Antalya ili örneği
Mustafa Enez Sarık
Günlük yaşamda en ufak aksamaların bile büyük sıkıntı yarattığı sağlık hizmetlerine, Acil ve Afet dönemlerinde daha çok ihtiyaç duyulur. Hastaneler bu dönemlerde rutin işlerini aksatmadan devam ettirerek artan talebi ve ihtiyacı da karşılamak zorunda kalmaktadır. (Sağlık Bakanlığı, 2016: 18). Hastane Afet ve Acil Durum Planı (HAP)'nın resmi yönetmeliği 20 Mart 2015 yılında çıkmıştır. HAP'lar afet anını, öncesini ve sonrasını kapsamakla birlikte hastanelerin güvenli hale getirilmesini, ilk 72 saat hizmeti aksatmadan ve dışarıdan yardım gelmeyecek şekilde hazırlanmalarını hedefler. Bu çalışmanın amacı; Antalya ilindeki hastanelerin HAP hazırlık seviyelerinin tespit edilmesi, bilgi düzeylerinin belirlenmesi ve farkındalığın arttırılmasıdır. Antalya ilindeki kamu, özel ve üniversite hastanelerinin HAP kapsamındaki tatbikatlar ve eğitimler incelenerek, HAP Uygulayıcı Eğitimi alan 222 personele tarafımızdan oluşturulan anket uygulanmıştır. Ankette demografik soruların yanı sıra, hap bilgi düzeylerini ölçen 25 soruluk bir test ve eğitim, hazırlık ve tatbikatları içeren 34 soruluk (5li likert) bir anket düzenlenmiştir. Veriler spss 16 veri programı ile analiz edilmiştir. Çalışmanın sonucunda araştırmaya katılan personelin tamamının hap eğitimi almış olmasına karşın 6 kişi hap eğitimi almadığını söylemektedir. Katılımcıların %95,5'i HAP eğitimini gerekli bulmuşken, %91,5'lik kısımda HAP'la ilgili daha fazla eğitimin verilmesi gerektiğini savunmaktadır. Eğitimlere katılanlar arasından 65 kişinin HAP hazırlama komisyonu üyesi olmadığı, 24 kişinin ise HAP'ta herhangi bir görevinin olmadığı görülmektedir. Temel bilgi düzeyi ortalaması %77, hastanelerinin güvenliğini yeterli bulmayanların oranı da %51,3'dür. Masa başı tatbikatlarına katılanlar %94,1, saha tatbikatlarına katılanlar ise %81,5'dir. Hastanelerinde UMKE ekibinin oluşturulduğunu ifade edenlerin oranı %62,2'dir. Bu veriler ışığında eğitim ve tatbikatların düzenli aralıklarla yapılması ve hastanelerin afet farkındalığının arttırılması gerekmektedir. Anahtar Kelimeler : Afet, Eğitim, Hastane Afet ve Acil Durum Planı, Tatbikat
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019Rodamin 6g Boyarmaddesinin Karaağaç (Ulmus Glabra) ve Dut (Morus Alba) talaşı üzerine adsorpsiyonla atık sulardan uzaklaştırılması
Ceyhun Reis
Bu tez kapsamında, katyonik bir boyarmadde olan Rodamine 6G'nin (R6G) sulu çözeltilerden uzaklaştırılmasında; düşük maliyetli, bol miktarda bulunan ve çevre dostu adsorban olarak karaağaç (KAT) ve dut (DT) talaşı kullanılmış ve mevcut pahalı yöntemlere alternatif sunulmaya çalışılmıştır. Adsorbanların karakterizasyonları Boehm titrasyonu, pHpzc ve nem miktarı tayini gibi yöntemlerle gerçekleştirilmiştir. R6G'nin KAT ve DT üzerine adsorpsiyon verimini etkileyebilecek; sulu çözelti pH'ı, denge süresi, adsorban miktarı ve başlangıç R6G konsantrasyonu gibi çeşitli faktörlerin etkileri incelenmiş ve optimum deneysel koşullar belirlenmiştir. Ayrıca iyonik şiddetin adsorpsiyon süreci üzerindeki etkileri de incelenmiştir. R6G'nin her iki adsorban üzerine adsorpsiyonu için optimum sulu çözelti pH'ının 7.0 ve denge süresinin 180 dakika olduğu görülmüştür. Adsorpsiyon kinetiğinin, ikinci dereceden kinetik modeli takip ettiği ve deneysel verilerin hem Langmuir hem de Freundlich izoterm modellerine iyi bir uyum gösterdiği tespit edilmiştir. KAT ve DT'nin monolayer adsorpsiyon kapasitesi Langmuir izoterm modeli kullanılarak sırasıyla 50.5 ve 31.8 mg g-1 olarak bulunmuştur. Literatürde verilen diğer adsorbanlarla karşılaştırma sonucunda karaağaç ve dut talaşının boyarmadde gideriminde kullanılacak etkili ve düşük maliyetli seçenek olabileceği sonucuna varılmıştır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019Maden köyü (Bayburt) Cu-Au(?) cevherleşmesinin hidrotermal alterasyonu, duraylı izotop jeokimyası ve 3B CBS modellemesi
Uğur Aydın
Doğu Pontid Tektonik Birliği'nin Güney Zon'u içinde yer alan Maden Köyü (Bayburt) Cu-Au(?) alterasyon sahası, Maden Andeziti olarak adlandırılan andezitlerle ilişkilidir. Üst Kretase yaşlı andezitlerin, Nb/Y'ye karşı Zr/TiO2 x 0.0001 kimyasal adlandırma diyagramında çoğunlukla trakiandezit ve andezit alanında yoğunlaştığı, AFM üçgen diyagramına göre kayaçların kalk-alkali karakterde, SiO2-K2O ve Th-Co karşılaştırma diyagramlarında ise örneklerin çoğunlukla yüksek potasyumlu-şoşonitik kalk-alkali seri alanına düştüğü tespit edilmiştir. Üst Kretase yaşlı andezitlerde meydana gelen alterasyonlar; kükürtleşme, limonitleşme, malakitleşme, azuritleşme, silisleşme ve hematitleşmedir. Alterasyon türleri üç boyutlu CBS modellemesi üzerinde gösterilmiştir. MINSQ hesaplamaları neticesinde alterasyon mineralleri olarak cevherli zonda kuvars, K'lu feldspat, ± albit, propilitik zonda ise Fe-Klorit, Mg-Klorit, epidot belirlenmiştir. Göreceli kütle değişim hesaplamalarına göre cevherli zonda MgO, TiO2, K2O, Na2O, MnO, Cu, Ag, Pb ve Mo nispi artma gösterirken; Fe2O3, SiO2, CaO, Al2O3, Zn, As, Cu ve Au nispi azalma göstermektedir. Göreceli kütle artışı veya azalmasına neden olan elementler arasındaki ilişkiler incelendiğinde, serizitleşme ile cevherleşme arasında negatif ilişki olduğu, silisleşme ile cevherleşme ve hematitleşmenin bir arada gerçekleştiği ve hematitleşme oluşurken plajiyoklas ayrışmasının meydana geldiği tespit edilmiştir. Net kütle değişim hesaplamalarına bağlı olarak cevherli zonda MgO, K2O, CaO, Na2O, Ag, Cu, Pb ve Mo net kütle artışı görülürken; SiO2, Fe2O3, Al2O3, Zn, As ve Au net kütlede azalma gözlenmiştir. Serizit minerali üzerinde gerçekleştirilen δ18O ve δ2H izotop değerleri sırasıyla ‰ 6.4-12.5; ‰ -116 ile ‰ -99 aralığında değişmektedir. İzotop sonuçlarındaki bu değişim, cevher oluşturan çözeltilerin kökeninde magmatik ve meteorik su karışımına işaret etmektedir.
