Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yazarlar

  • Kitap BölümüYayıncıda açık erişim2024
    Behavioral economics and monetary wisdom: A cross-level analysis of monetary aspiration, pay (dis)satisfaction, risk perception, and corruption in 32 nations

    Tang, Thomas Li-Ping; Li, Zhen; Özbek, Mehmet Ferhat; Lim, Vivien Kim Geok; Teo, Thompson Sian Hin; Ansari, Mahfooz A.; Sutarso, Toto; Garber, Ilya E.; Chiu, Randy Ki-Kwan; Charles-Pauvers, Brigitte

    Corruption involves greed, money, and risky decision-making. We explore the love of money, pay satisfaction, probability of risk, and dishonesty across cultures. Avaricious monetary aspiration breeds unethicality. Prospect theory frames decisions in the gains–losses domain and high–low probability. Pay dissatisfaction (in the losses) excites dishonesty in the name of justice at the individual level. Corruption Perceptions Index, CPI, signals a high–low probability of getting caught for dishonesty at the country level. We theorize: Decision-makers adopt avaricious love of money aspiration as a lens and frame dishonesty in the gains–losses domain (pay satisfaction–dissatisfaction, Level 1) and high–low probability (CPI, Level 2) to maximize expected utility and ultimate serenity. We challenge the myth: Pay satisfaction curbs dishonesty across nations consistently. Cross-level three-dimensional visualization demonstrates (6500 managers in 32 countries across six continents): With high aspiration, pay dissatisfaction excites the highest- (third-highest) avaricious justice-seeking dishonesty in high (medium) CPI nations; pay satisfaction provokes the second-highest avaricious opportunity-seizing dishonesty in low CPI entities—maximizing expected utility. Low aspiration and high pay satisfaction consistently create low dishonesty—achieving ultimate serenity. We expand prospect theory from a micro and individual-level theory to a cross-level theory of monetary wisdom across 32 nations, providing novel insights to business ethics, the environment, and responsibility.

    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
    AtıfScopus1OpenAlex1
    İncele
  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Bütçe saydamlığı ve yolsuzluk ilişkisi: Ampirik bir değerlendirme

    Elif Harmaner

    Şeffaflık, kamu politikalarının esin kaynağı olması gereken bir değer olarak görülmektedir. Özellikle uluslararası kuruluşlar tarafından yolsuzluğu engellemek amacıyla şeffaflık önemli bir kavram haline gelmiştir. Bu yüzden kamu bütçelerinde yolsuzluk özellikle önemlidir. Yolsuzluk, ekonomik gelişmeyi ve kalkınmayı olumsuz bir şekilde etkileyen ve genel kabul görmüş kesin tanımı olmayan önemli bir öğedir. Bu olumsuzluğu önleyebilmek için bütçe saydamlığının etkisinin olduğu vurgulanmaktadır. Bu amaçla bütçe şeffaflığını ölçmek için yapılan açık bütçe anketi hedef odaklı bir anket çalışmasıdır. Bilgi vermek için yerel uzmanlar tarafından yürütülen algılardan ziyade değerlendirmeler Uluslararası Bütçe Ortaklığı (IBP) tarafından gerçekleştirilen açık bütçe anketi yardımıyla, bütçe ülkelerinin şeffaflık düzeyleri, bütçe katılım düzeyleri, hesap verilebilirlik ve bütçe gözetim düzeylerinin ölçüldüğü bir endekstir. Bu çalışmanın temel amacı bütçe saydamlığı ve yolsuzluk ilişkisini araştırmaktır. IBP'nin 2006 yılından itibaren her iki yılda bir yayınlamış olduğu raporda 2012-2021 dönemi için verilerine eksiksiz ulaşılabilen 92 ülke seçilmiştir. Bu amaca uygun olarak önce bütçe saydamlığı ve yolsuzluk modellemesine uygun olarak teorik çerçeve oluşturulmuş ve literatür taramasının ardından araştırmaya konu olan ülkeler için bütçe saydamlığı ve yolsuzluğu test etmek üzere ekonometrik bir analiz yapılmıştır. Bu çalışmanın bulguları, bütçe saydamlığının ele alınan ülke örneklemi için yolsuzluğu iyileştirmede önemli bir rol oynadığını göstermektedir. Öte yandan, demokratik kurumların varlığı ve hukukun üstünlüğü hesap verilebilirlik açısından önemli unsurlar olduğundan bütçe saydamlığının bu unsurlarla desteklenerek yolsuzlukla mücadele de önemli bir araç olarak kullanılabileceği görülmektedir. Bu çalışmanın temel amacı bütçe saydamlığı ve yolsuzluk ilişkisini araştırmaktır. IBP'nin 2006 yılından itibaren her iki yılda bir yayınlamış olduğu raporda 2012-2021 dönemi için verilerine eksiksiz ulaşılabilen 92 ülke seçilmiştir. Bu amaca uygun olarak önce bütçe saydamlığı ve yolsuzluk modellemesine uygun olarak teorik çerçeve oluşturulmuş ve literatür taramasının ardından araştırmaya konu olan ülkeler için bütçe saydamlığı ve yolsuzluğu test etmek üzere ekonometrik bir analiz yapılmıştır. Bu çalışmanın bulguları, bütçe saydamlığının ele alınan ülke örneklemi için yolsuzluğu iyileştirmede önemli bir rol oynadığını göstermektedir. Öte yandan, demokratik kurumların varlığı ve hukukun üstünlüğü hesap verilebilirlik açısından önemli unsurlar olduğundan bütçe saydamlığının bu unsurlarla desteklenerek yolsuzlukla mücadele de önemli bir araç olarak kullanılabileceği görülmektedir.

  • MakaleAçık Erişim2023Scopus SJRQ1
    Behavioral economics and monetary wisdom: A cross-level analysis of monetary aspiration, pay (dis)satisfaction, risk perception, and corruption in 32 nations

    Tang, Thomas Li-Ping; Li, Zhen; Özbek, Mehmet Ferhat; Lim, Vivien K. G.; Teo, Thompson S. H.; Ansari, Mahfooz A.; Sutarso, Toto; Garber, Ilya; Chiu, Randy Ki-Kwan; Charles-Pauvers, Brigitte

    Corruption involves greed, money, and risky decision-making. We explore the love of money, pay satisfaction, probability of risk, and dishonesty across cultures. Avaricious monetary aspiration breeds unethicality. Prospect theory frames decisions in the gains-losses domain and high-low probability. Pay dissatisfaction (in the losses domain) incites dishonesty in the name of justice at the individual level. The Corruption Perceptions Index, CPI, signals a high-low probability of getting caught for dishonesty at the country level. We theorize that decision-makers adopt avaricious love-of-money aspiration as a lens and frame dishonesty in the gains-losses domain (pay satisfaction-dissatisfaction, Level 1) and high-low probability (CPI, Level 2) to maximize expected utility and ultimate serenity. We challenge the myth: Pay satisfaction mitigates dishonesty across nations consistently. Based on 6500 managers in 32 countries, our cross-level three-dimensional visualization offers the following discoveries. Under high aspiration conditions, pay dissatisfaction excites the highest- (third-highest) avaricious justice-seeking dishonesty in high (medium) CPI nations, supporting the certainty effect. However, pay satisfaction provokes the second-highest avaricious opportunity-seizing dishonesty in low CPI entities, sustaining the possibility effect-maximizing expected utility. Under low aspiration conditions, high pay satisfaction consistently leads to low dishonesty, demonstrating risk aversion-achieving ultimate serenity. We expand prospect theory from a micro and individual-level theory to a cross-level theory of monetary wisdom across 32 nations. We enhance the S-shaped Curve to three 3-D corruption surfaces across three levels of the global economic pyramid, providing novel insights into behavioral economics, business ethics, the environment, and responsibility.

    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
    AtıfScopus32WoS11OpenAlex30
    İncele
  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2020
    Ulusal Varlık Fonu uygulamasının iktisadi büyüme üzerindeki etkisi

    Tuğba Albayrak

    Son yıllarda mali pazarlarda ortaya çıkabilecek dalgalanmaların etkilerinin en aza indirilmesi gibi kamu yararına faaliyette bulunmayı hedefleyen ulusal varlık fonlarının sayıları giderek artış göstermektedir. Artan bu varlık fonlarının çoğunlukla emtia kaynaklı oluşturulduğu gözlemlenirken, herhangi bir doğal kaynak veya ihracat fazlası olmayan ülkeler de oluşturdukları ulusal varlık fonları ile dikkat çekmektedir. Kaynak bakımından çeşitlilik gösteren ulusal varlık fonlarının, ekonomik buhranlara karşı stabilizasyonu sağlayarak istikrarsızlığı azaltma hedefi doğrultusunda, ülkelerin iktisadi büyümelerine ilişkin etkileri merak konusu olmaktadır. Bu çalışmada belirlenen 6 ülkeye (Norveç, Singapur, Avustralya, Güney Kore, Yeni Zelanda, Hong Kong) ait ulusal varlık fonunun 2007-2018 dönemi içerisinde ülkelerin iktisadi büyümeleri üzerindeki etkileri ortaya koyulmaya çalışılmıştır. Bu ilişkiyi analiz edebilmek için ekonometrik yöntem olarak dinamik panel veri yönteminden (sistem GMM) yararlanılmıştır. Çalışmanın sonucunda, ulusal varlık fonu ve ülkelerin iktisadi büyümeleri arasında pozitif bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Ulusal Varlık Fonu, Gayri Safi Yurtiçi Hasıla, Şeffaflık, Dinamik Panel Veri Yöntemi, Yatırımlar

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2017
    Belediyelerde bütçe saydamlığı: TR90 bölgesi belediyeleri üzerine bir uygulama

    Farideh Niyazi

    Bu çalışmanın amacı, belediyelerde bütçe saydamlığını belirlemektir. Araştırmada ölçeklerin güvenilirliklerinde Cronbach Alfa Katsayısı yöntemi geçerliliklerinde ise Açıklayıcı Faktör Analizi kullanılmıştır. Ölçeklerin güvenilirlik ve geçerlilikleri belirlendikten sonra araştırma hipotezleri Korelasyon Analizi ve Anova T-testi ile test edilmiştir. Analiz bulgularına göre; TR90 Bölgesi belediyelerinde ihale süreçlerinde prosedürlerin tamamının dikkate alındığı ancak bütçelerin oluşturulma sürecinde vatandaşların katılımına önem verilmediği, belediyelerin komisyon toplantılarında incelenen konularla ilgili akademisyenlerin ve uzmanların görüşlerinden faydalanılmadığı, Kamu Mali Yönetim ve Kontrol Kanunu'nun uygulanabilirliğinin zayıf olduğu belirlenmiştir