Yazarlar

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024
    Mobilya imalatı yapan mikro ölçekli işletmelerin odun tozu patlama riski yönünden araştırılması

    Lokman Odabaş

    Hammaddenin işlenmesi sırasında uygulanan yöntemin bir sonucu olarak yan ürünler oluşur. Bu yan ürünlerden biri tozdur. Bir risk faktörü olan toz, mobilya imalatı sektöründe yaygın bir sorundur. Ayrıca, sektörde yer alan işletmelerin büyük çoğunluğu mikro ölçekli işletme kapsamına giren işletmelerden oluşmaktadır. Bu işletmeler, ekonomik ve sosyal yönlerden ülke ekonomisi için önemlidirler, ancak bu işletmeler iş sağlığı ve güvenliği açılarından bazı olumsuzluklara sahiptirler. Bu olumsuzluklardan biri, oluşan odun tozunu yönetme imkânlarının yetersizliğidir. İş atmosferine karışan odun tozu, çalışan sağlığına olduğu kadar işyeri güvenliği için de bir risktir. Toz, iş ortamındaki diğer faktörlerle birleştiğinde "toz patlamalarına" sebep olabilir. Toz patlamaları genellikle üretim yapılan alanlarda, işlem sürecinde, depolama aşamasında veya malzemelerin transferi sırasında meydana gelir. Ülkemizde, toz patlama riski farkındalık düzeyinin yüksek olmadığı söylenebilir. Bu nedenle bu çalışmada, Trabzon ilinde faaliyet gösteren ve mobilya imalatı yapan mikro ölçekli işletmelerde toz patlama risklerinin belirlenmesi amaçlanmaktadır. Yöntem olarak, L Tipi (5x5) matris diyagram yöntemi kullanılmıştır. Materyal olarak mobilya sektöründe faaliyet gösteren üç mobilya atölyesi seçilmiş ve ziyaret edilerek; odun tozu oluşumu ile toz patlamasına yol açabilecek faktörler açısından incelenmiştir. Toplamda 64 risk unsuru belirlenmiştir. Bunların 30`u "yüksek risk," 28`i "orta risk" ve 6`si"düşük risk" olarak değerlendirilmiştir. Tespit edilen bu risklere bağlı olarak öneriler yapılmıştır.

  • Doktora TeziAçık Erişim2023
    Psikonsal töz olarak ruh ve bedenle ilişkisi

    Samet Yahya Bal

    Modern bilim ve genetikteki birtakım gelişmeler ruha atfedilen bazı özelliklere ortak oluşuyla dikkatleri üzerine çekmiştir. Bu durum genler ve davranışlar arasında insan psikolojisi ve ruhu açısından nasıl bir ilişkinin olduğu meselesini gündeme getirmiştir. Çalışma ruhun ıstılahi anlamdaki tanımlarından yola çıkarak, günümüz genetik bilimi ve belirli gen karakterleri ve özellikleri bağlamında ruhun bedenle (genlerle) olan ilişkisini incelenmiştir. Bu amaçla da çalışmada ruh-beden ilişkisi, ruha yüklenen manalar ve davranış karakterleri gibi insan fiillerinin genlerden ve ruhtan nasıl etkilendiği ve nasıl bir etkileşim içinde oldukları tespit edilmeye çalışılmıştır. Ruh kavramı birçok ilmi disiplin tarafından farklı yönleriyle ele alınıp tanımlanmıştır. Çalışma bu farklı yönleri değerlendirme çabası içerisinde olmakla beraber kelami olarak kuşatıcı bir ruh tanımını da hedeflemektedir. Bu kuşatıcı ruh tanımının kabulüyle birlikte birçok ilmi disiplinin şehadeti ve gözlemleriyle desteklenen hem kapsamlı hem de özel olan bir ruh anlayışı modeli de ortaya konulmuştur. Bu model ruhun bedenle etkileşim içinde bulunan bir varlık ve maddi bir gerçeklik olduğu iddiasını da içinde barındırmaktadır. Elbette bu sadece birçok ilmi disiplinden yararlanma çabası içinde ileri sürülen bir modeldir. Çalışmada "psikonsal tözsel ruhsal gerçeklik" şeklinde ifade edilen bu modelin etkileşimli ruh-beden ılımlı düalizm görüşüne daha yakın olduğu söylenebilir. Çalışma, ruhun mahiyetine dair kesin bir durum tespiti ve son nokta koymak iddiasında değildir. Nihai hedef insanın ruh, bilinç ve irade sahibi yaratıcısına ve topluma karşı sorumlu olan, genlerinin ya da çevresinin esiri, otomat bir varlık olmadığını birçok ilmi disiplinden yararlanarak vurgulanmaktır. Ayrıca ruhsal cevherin insanın bedeni ve davranışları üzerinde etkisi olan ilahi (metafizik) bir değere sahip olduğu da dile getirilmiştir.