Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yazarlar

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2026
    Üniversite personelinin iş sağlığı okuryazarlığı düzeylerinin belirlenmesi

    Zeynep Gümüş

    Bu araştırmanın amacı, çalışanların iş sağlığı okuryazarlık düzeylerini belirlemek ve bu düzeylerin demografik değişkenler ile bazı bireysel ve örgütsel faktörlere göre farklılaşıp farklılaşmadığını incelemektir. Çalışma nicel araştırma yöntemiyle yürütülmüş, veriler anket tekniği ile toplanmıştır. Araştırmada İş Sağlığı Okuryazarlığı Ölçeği kullanılmış ve ölçeğin Bilgi/Beceri ile İstek/Sorumluluk boyutları birlikte değerlendirilmiştir. Araştırma 593 katılımcı ile gerçekleştirilmiştir. Elde edilen veriler istatistiksel analiz yöntemleri ile değerlendirilmiştir. Bulgular, iş sağlığı uygulamalarının etkin olduğu çalışma ortamlarında ve iş sağlığı kurallarını uygulayan bir yöneticinin bulunduğu durumlarda çalışanların iş sağlığı okuryazarlık düzeylerinin anlamlı biçimde daha yüksek olduğunu göstermiştir. Ayrıca düzenli sağlık taramasına katılan ve okuma alışkanlığı bulunan bireylerin okuryazarlık düzeylerinin daha yüksek olduğu belirlenmiştir. Buna karşılık bazı demografik değişkenler ve çalışma birimine ilişkin özellikler açısından anlamlı bir farklılık saptanmamıştır. Sonuç olarak, hem bireysel farkındalık düzeyi hem de iş yerindeki iş sağlığına yönelik uygulamaların, çalışanların iş sağlığı okuryazarlık düzeyini etkileyen önemli unsurlar olduğu ortaya konmuştur.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2026
    Makroekonomik değişkenlerin iş kazalarına etkisi: Visegrad ülkeleri üzerine bir araştırma

    Aysun Yilmaz Akyol

    İstihdam, ekonomik büyüme ve sosyal refahın temel belirleyicilerinden biridir. Bununla birlikte, özellikle gelişmekte olan ülkelerde, ekonomik büyümeye odaklanan politikalar iş sağlığı ve güvenliği (İSG) uygulamalarının göz ardı edilmesine yol açabilir. Bu çalışma, 2013–2022 dönemini kapsayan yıllık veriler kullanılarak Visegrad Grubu ülkeleri (Çek Cumhuriyeti, Macaristan, Polonya ve Slovakya) iş kazaları üzerindeki makroekonomik değişkenlerin etkilerini incelemektedir. İş kazaları bağımlı değişken olarak kullanılırken, kişi başına GSYİH, işsizlik oranı, ticaretin açıklığı ve hukukun üstünlüğü bağımsız değişkenler olarak modele dahil edilmiştir. Analiz için Swamy Rastgele Katsayılar Modeli kullanılmıştır. Bulgular, kişi başına GSYH değişkeninin tüm ülkelerde iş kazalarının azalması üzerinde istatistiksel olarak anlamlı bir etkiye sahip olduğunu göstermektedir. Bu sonuç, ekonomik büyüme ve refah düzeyindeki artışın iş sağlığı ve güvenliği uygulamalarını güçlendirdiğini ortaya koymaktadır. İşsizlik oranının Çek Cumhuriyeti, Macaristan ve Slovakya’da iş kazaları üzerinde istatistiksel olarak anlamlı ve olumsuz bir etkiye sahip olduğu belirlenmiştir. Kurumsal kalitenin göstergesi olan hukukun üstünlüğü değişkeni, Çek Cumhuriyeti, Polonya ve Slovakya’da iş kazalarının azaltılmasında anlamlı sonuçlar vermiştir. Ticaret açıklığının Çek Cumhuriyeti ve Polonya'da iş kazalarını artırıcı yönde anlamlı bir etkiye sahip olması, artan uluslararası rekabet baskısının üretim yoğunluğunu artırarak iş sağlığı ve güvenliği uygulamalarını olumsuz etkileyebileceğini göstermektedir. Sonuç olarak, bu çalışmanın bulguları, iş kazalarının yalnızca teknik ve fiziksel risklerden değil, ekonomik ve örgütsel faktörlerden de etkilendiğini göstermektedir. Bu nedenle, iş kazalarını önlemeye yönelik politikaların, ekonomik koşullar ve iş sağlığı ve güvenliği uygulamalarını bütüncül bir yaklaşımla ele alması önem taşımaktadır.

  • MakaleAçık Erişim2025
    Navigating stress with creativity: The moderating role of conflict-induced creativity on job satisfaction among entrepreneurs

    Özsungur, Fahri; Bekar, Fevziye

    Background: Entrepreneurs frequently encounter high levels of job stress, which can undermine their job satisfaction. Although the negative consequences of stress are well-known, less attention has been paid to the role of Conflict-Induced Creativity in buffering these effects. Objective: This study investigates how Conflict-Induced Creativity moderates the relationship between job stress and job satisfaction among entrepreneurs, addressing a gap in understanding adaptive mechanisms in high-pressure work environments. Methods: Using a quantitative design, data were collected from 453 entrepreneurs through convenience sampling. Statistical analyses included factor analyses, correlations, regressions, and moderation testing via PROCESS MACRO in SPSS v.22. Results: Validated scales assessed job satisfaction (α = 0.934), job stress (α = 0.919), and Conflict-Induced Creativity (α = 0.832). Job stress negatively predicted job satisfaction (β = −0.126, p < 0.001), while Conflict-Induced Creativity emerged as a strong positive predictor (β = 0.688, p < 0.001). Moderation analysis confirmed that Conflict-Induced Creativity significantly buffered the adverse effects of stress on satisfaction (b = 0.147, 95% CI [0.048, 0.245], p < 0.05). Conclusion: Conflict-Induced Creativity plays a protective role in stressful entrepreneurial contexts. Practically, fostering a work culture that supports Conflict-Induced Creativity can enhance resilience and job satisfaction among entrepreneurs, offering actionable insights for leadership development, training programs, and organizational policy.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Mermer ocağı faaliyetlerinin iş sağlığı ve güvenliği açısından analizi: örnek bir uygulama

    Vural Gündüz

    Ülkemiz mermer ve doğal taş rezervi, kalitesi ve üretimi bakımından dünyada önemli bir yere sahiptir. Düzenli olarak artan mermer ihracatı ülkemizin en ciddi döviz girdisi sağlayan madencilik ürünlerinden biridir. Mermer ocağı işletmeciliği makine ekipman ve insan gücünün en yoğun ve hacmi en büyük olan doğal yapı taşı işletmeciliğidir. Yoğun iş gücüne dayalı bu işletmelerde çalışanlar birçok tehlike ve risklerle yüzleşmektedirler. Mermer işletmelerinin iş sağlığı ve güvenliği açısından daha güvenilir olması için kazalar gerçekleşmeden önce risk analizlerinin yapılması ve hemen sonrasında tehlikeli durum ve hataya sebebiyet verici nedenlerin tespit edilmesi gerekmektedir. Bu çalışmada, Bilecik'te faaliyet gösteren bir mermer işletmesinin tüm faaliyet alanlarında Fine-Kinney Risk Analizi yöntemi ile mevcut tehlikeler belirlenerek risk değerlendirmesi yapılacaktır. Ayrıca işletmede uygulanan iş güvenliği kuralları ve daha önce yaşanan iş kazaları ele alınarak eksik olan durumların iyileştirilmesi ve çalışanların bu kazalar ile karşılaşmaması ve risklerin minimize edilebilmesi için alınması gereken önlemler belirlenecektir. Elde edilen sonuçlardan çıkartılacak iş sağlığı ve güvenliğine yönelik iş akışı ve güvelik önlemleri mermer işletmeleri için örnek iş güvenliği rehberi niteliğinde bir çalışma niteliğinde olacaktır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Mesleki ve teknik anadolu lisesi öğrencilerinin alan uygulamalarındaki iş güvenliğinin değerlendirilmesi (Gümüşhane ili örneği)

    Ali İhsan Demir

    Bu çalışmada mesleki ve teknik anadolu lisesi öğrencilerinin alan uygulamalarındaki iş güvenliğinin değerlendirilmesi ve çözüm önerileri sunmak amaçlanmıştır. Kesitsel ve tanımlayıcı tipte olan çalışmanın evrenini Mayıs-Haziran 2021 tarihlerinde Gümüşhane Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi 9., 10., 11. ve 12. sınıf öğrencileri (n=318 kişi) oluşturmaktadır. Herhangi bir örneklem yöntemi seçilmeden evrenin tamamına ulaşılması planlanmış, çalışmaya katılmaya gönüllü olan ve izinli-reddedenler dışında 261 kişiye ulaşılmıştır. Araştırmanın verileri; araştırmacılar tarafından literatür incelenerek oluşturulan bilgilendirilmiş onam formu ile öğrencilerin sosyodemografik özellikleri, çalışma ortam faktörleri, alan uygulamalarında karşılaştığı riskleri, iş güvenliği, iş sağlığını değerlendirmeye yönelik sorular ve İş Güvenliği Ölçeği sorularından oluşan anket, öğrencilerin dinlenme saatlerinde yaklaşık 20 dakika süre içinde pandemi dolayısıyla google form aracılığı ile uygulanmıştır. Verilerin analizinde frekans, ortalama, standart sapma, t testi, Mann Whitney U testi, ANOVA, Kruskal Wallis ve korelasyon testleri kullanılmıştır. Elektrik ve makina alanında öğrenim gören öğrencilerin diğer alandaki öğrencilere göre iş güvenliği ölçeği puan ortalamaları daha yüksek bulunmuştur. İş kazası geçirmeyen öğrencilerin, iş kazası geçiren öğrencilere göre iş güvenliği ölçeği puan ortalamaları daha yüksek bulunmuştur. Alan uygulama sorumluları ile olan ilişkisi kötü ve çok kötü olan öğrencilerin diğer öğrencilere göre iş güvenliği ölçeği puan ortalamaları daha düşük bulunmuştur. Bu çalışma kapsamında öğrencilerinin iş güvenliği orta düzeyde saptanmıştır. Alanı mobilya ve tesisat olan öğrencilerin iş güvenliğini artırmaya yönelik eğitimler artırılmalıdır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Radyasyonlu alanlarda çalışan sağlık personellerinde tükenmişlik farkındalığı ve düzeyinin araştırılması

    Hatice Demir

    Radyasyon, dalgalar, parçacıklar veya fotonlar adı verilen enerji paketleri şeklinde yayılmaktadırlar. Radyo ve televizyon iletişimini sağlayan radyo dalgaları, tıpta kullanılan röntgen, güneş ışığı vb. günlük hayatımızda alışık olduğumuz radyasyon türlerindendir. Radyoloji ve Nükleer teknolojinin hızla gelişmesi, radyasyonun tıpta kullanımına ilişkin yoğun araştırma ve geliştirme çalışmaları nükleer tıbbın kurulmasına yol açmıştır. Radyoloji ve Nükleer Tıp gibi radyasyon içeren alanlar sadece insanların üzerinde olumlu etkileri değil aynı zamanda olumsuz etkileri de bulunmaktadır. İnsan sağlığını önemli derecede tehdit eden radyasyon özellikle sağlık sektörü çalışanlarında aşırı iş yükü oluşturmakla birlikte bir takım psikolojik durumlara neden olabilmektedir. Radyasyon etkilerinden olan ve sağlık çalışanlarında gözlemlenen psikolojik durumlardan bir tanesi de tükenmişlik sendromu olarak bilinmektedir. Bireylerin bulunduğu iş ortamında kendilerini rahat ve mutlu hissetmelidir. Çünkü birey iş alanında bazı istenmeyen durumlarla karşılaştığında ister istemez kendisini ve çevresindekileri negatif yönden etkilenmektedir. Tükenmişlik belirtileri, maddi ve manevi değerlerin kaybı, sorunların üstesinden gelememe, duyarsızlaşma, kendini sürekli başarısız hissetme, madde kullanım bozukluğu, depresyon ve psikolojik bozukluklardır. Bu belirtilere yönelik önlemler alınmadığında ciddi sonuçlara neden olabilirler. Yapılan bu çalışmada iyonlaştırıcı radyasyon kaynakları ile çalışan sağlık çalışanlarında tükenmişlik farkındalığının belirlenmesi amaçlanmaktadır. Çalışma hastanelerin çeşitli birimlerinde çalışan 154 sağlık çalışanı üzerinde gerçekleştirilmiş olup elimizde sonuçları SPSS 24.0 programı aracılığı ile analizi yapılmıştır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Yangın ekipmanları üretiminde fine-kinney yöntemi kullanılarak risklerin değerlendirilmesi

    Ahmet Alperen Zeybek

    Proaktif yaklaşımı esas alan iş sağlığı ve güvenliği çalışmalarında işyerlerinde mevcut tehlikelerin ve bu tehlikelerden kaynaklı risklerin belirlenmesi ve derecelendirilmesi son derece önemlidir. Ayrıca gerekli önleyici tedbirlerin kararlaştırılması amacıyla gerçekleştirilen risk değerlendirme çalışmaları, iş sağlığı ve güvenliğinin temel amacı olan çalışanları korumak, üretim güvenliğini sağlamak ve işletme güvenliğini sağlamak açısından son derece önemlidir. İşyerleri için risk teşkil eden yangınlar hem maddi hem de manevi büyük zararlara yol açabilen afetler arasındadır. Yangınlar hızla yayılabileceği ve doğru şekilde müdahale edilmediği takdirde ciddi sonuçlara yol açabileceğinden, yangınla mücadele hayati önem taşımaktadır. Bu nedenle yangın ekipmanları üretimi son derece önemlidir. Bu çalışmada yangın ekipmanları üretimi yapan bir işyerinde kullanılan makineler ve çalışma ortam koşullarından kaynaklı tehlike ve riskler belirlenmiştir. Elde edilen risk analiz çalışmasında 8 tane "Tolerans Gösterilemez Risk", 18 tane "Esaslı Risk", 24 tane "Önemli Risk", 13 tane "Olası Risk", 2 tane "Önemsiz Risk" olarak toplamda 65 tane risk tespit edilmiştir. Belirlenen risklerin ortadan kaldırılması veya en aza indirilmesi için düzeltici önleyici faaliyetler belirlenmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Maden sektörü çalışanlarında acil durum farkındalığının araştırılması

    Gizem Aktaş

    İş sağlığı ve güvenliği, çalışma ortamında gerçekleşmesi muhtemel olan risklere karşı çalışanların korunmasına yönelik tedbirlerin alınmasını ifade eden bir kavramdır. Dolayısıyla bu alanda yapılan çalışmalar çalışanların sağlığını ve güvenliğini korumayı amaçlar. Bu çalışmalar kapsamında işyerlerinde ilgili yönetmeliklere göre risk analizleri yapılmalı, acil durum eylem planları hazırlanmalı, iş yerlerinin tehlike sınıfları göz önünde bulundurularak çalışanların acil durumlar hakkında bilinçlenmesi sağlanmalıdır. Meydana gelebilecek acil durumlara karşı önceden planlamaların yapılması ve çalışanların bu konudaki bilgi ve farkındalık düzeyleri meydana gelebilecek bir acil durumun çoklu yaralanmaların ve ölümlerin önüne geçilebilir. Özellikle çok tehlikeli sınıfta yer alan, iş kazası oranlarının yüksek olduğu sektörlerden biri olan madencilik sektöründe de acil durumlara karşı çalışanların bilinçli olması oldukça önemlidir. Bu tez kapsamında yapılan araştırmada Erzincan İliç ilçesinde altişveren konumunda hizmet veren sondaj firması çalışanlarının acil durum bilgi düzeyi ve acil durum farkındalık düzeyi ölçülmeye çalışılmıştır. Bu amaçla sondaj firması çalışanları ile yüz yüze anket çalışması yapılmıştır. Firmalarda çalışan toplam 195 personelden çalışmaya katılmaya gönüllü ve anket formunu eksiksiz dolduran 170 kişiden elde edilen veriler analiz edilmiştir. Anketin birinci bölümünde çalışanların kişisel bilgilerini içeren demografik bilgiler, ikinci bölümünde katılımcıların acil durum bilgi düzeylerini ve farkındalık düzeylerini ölçmek için 25 soru, üçüncü bölümde ise acil durum ekibinde yer alan çalışanların acil durum farkındalık düzeylerini ölçmek üzere 6 soru yer almaktadır. Genel acil durum tutumlarına ait betimsel bulgular incelendiğinde sondaj çalışanlarının; genel acil durum tutumları ortalamasının orta olduğu belirlenmiştir. Genel acil durum tutumlarına ait alt boyut ortalamaları incelendiğinde; acil durum bilgi düzeyi düşük, acil durum farkındalık düzeyi orta olduğu belirlenmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Çalışanların güvenlik iklimi algısı ve işten ayrılma niyeti ilişkisine yönelik bir araştırma

    Selçuk Sarı

    Bu çalışmanın amacı, çalışanların güvenlik iklimi algısı ve işten ayrılma niyeti arasında anlamlı bir ilişkinin var olup olmadığını araştırmaktır. Ayrıca demografik faktörler ile güvenlik iklimi algısı ve işten ayrılma niyeti arasında istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık gösterip göstermediğini tespit etmektir. Araştırmanın örneklemini Gümüşhane ilinde madencilik sektöründe çalışan 257 kişi oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak nicel araştırma yöntemlerinden biri olan anket yöntemi kullanılmıştır. Çalışmada verilerin değerlendirilmesinde Güvenilirlik analizi, Frekans dağılımı, Mann-Whitney U testi, Kruskal-Wallis testi ve Korelasyon Analizinden yararlanılmıştır. Araştırma bulgularına göre güvenlik iklimi algısı ile işten ayrılma niyeti arasında istatistiksel olarak anlamlı, negatif yönlü ve orta düzeyde bir ilişki tespit edilmiştir. Ayrıca katılımcılara ait demografik faktörlerden; yaş, medeni durum, eğitim düzeyi ve çalışılan birim gibi değişkenler ile güvenlik iklimi ve işten ayrılma niyeti arasında istatistiksel açıdan anlamlı bir fark gözlenmemiştir. Ancak katılımcıların mevcut iş yerinde çalışma süresi ile işten ayrılma niyeti arasında istatistiksel açıdan anlamlı bir fark bulunmuştur. Sonuç olarak, güvenlik iklimi ile işten ayrılma niyeti arasındaki ilişkiyi inceleyen bu çalışmada, iki değişken arasında istatistiksel olarak anlamlı ve negatif yönlü bir ilişki tespit edilmiştir. Bu sonuçtan hareketle çalışanların işten ayrılma davranışını azaltmak için, güvenlik ikliminin oluşmasını ve gelişmesini sağlamak, iş yerinde güvenli bir çalışma ortamı yaratmak önemli düzeyde rol oynamaktadır. Anahtar Kelimeler: Gümüşhane maden sektörü, Güvenlik iklimi, İşten ayrılma niyeti

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    İş yeri hekimlerinin tükenmişliğinin araştırılması, Mersin ili örneği

    Meltem İşler

    Bu araştırmada Mersin ilinde çalışan işyeri hekimlerinin tükenmişlik ve iş tatmin düzeylerine ilişkin görüşlerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Nicel araştırma türünde betimsel tarama çalışması olan araştırmanın amacı doğrultusunda; 2021 yılında Mersin ilinden hizmet veren işyeri hekimlerinden seçkisiz örnekleme yöntemi ile seçilen 60 iş yeri hekimi araştırmanın örneklemini oluşturmaktadır. Veriler, alanyazında yapılan araştırmalar doğrultusunda araştırmanın amacına uygun olarak iş yeri hekimlerinin tükenmişlik ve iş tatmin düzeylerinin belirlenmesine yönelik "Maslach Tükenmişlik Ölçeği ve Minnesota İş Tatmin Ölçeği" kullanılarak elde edilmiştir. Maslach Tükenmişlik Ölçeği 22 madde, 3 boyuttan, Minnesota İş Tatmin Ölçeği ise 20 madde, 2 boyuttan oluşmaktadır. Elde edilen veriler SPSS istatistiki paket programı ile analiz edilmiştir. Verilerin analizinde; iş yeri hekimlerinin tükenmişlik ve iş tatmin düzeyleri değerlendirilirken; t- testi, Kruskal Wallis, Mann Wihtney U ve Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) kullanılmıştır. Yapılan araştırma sonuçlarına göre; tükenmişlik düzeyi, duygusal tükenme ve duyarsızlaşma alt boyutları ile iş tatmini düzeyi ve alt boyutları arasında negatif yönlü anlamlı ilişki, kişisel başarı alt boyutu ile tatmini düzeyi ve alt boyutları arasında pozitif yönlü ilişki olduğu belirtilmiştir. Anahtar Kelimeler: İş tatmini, İşyeri hekimi, Tükenmişlik

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    İş sağlığı ve güvenliği açısından elle taşıma işlerinde snook tabloları ile reba yöntemlerini kullanarak risk analizlerinin karşılaştırılması ve çalışanların iş sağlığı ve güvenliği algısının belirlenmesi: Şeker fabrikası örneği

    Abdulsamet Varan

    Günümüzde hızla büyüyen üretim ve hizmet sektörlerinde teknolojinin yeteri kadar kullanılamaması, ürünlerin taşınması, istiflenmesi ve depolanması gibi işlerin insan gücüne dayalı, el ile manuel olarak yapılmasını beraberinde getirmektedir. Bu işlemler sırasında uygun olmayan çalışma pozisyonları Mesleki Kas İskelet Sistemi Rahatsızlıklarına (MKİSR) sebep olmaktadır. Bu çalışmada ise Türkiye'de Şeker fabrikalarında şekerin üretim prosesi içerisinde çalışanların el ile yaptıkları taşıma, depolama ve istifleme işlemleri sırasında meydana gelebilecek mesleki kas iskelet sistemi rahatsızlıklarını önlemek ve düzenleyici tedbirler getirebilmek amaçlanmıştır. Çalışma sırasında ergonomik sorunların tespiti ve bu sorunlara düzenleyici yaklaşımlar getirmek için bu çalışma doğrultusunda şeker fabrikası örneği kullanılarak çalışanların Elle taşıma sırasında üzerlerinde fiziksel yüklenmeye neden olan faktörlerin tespiti için elle taşıma işine özel kullanılan risk değerlendirme yöntemlerinden olan Snook tabloları ile REBA yöntemlerini kullanılarak risk değerlendirmesi uygulanmış elde edilen veriler birbirleriyle karşılaştırılarak çözüm ve öneriler sunulmuştur. Bunun yanında risk analizi uygulanan bölümlerdeki çalışanların iş sağlığı ve güvenliği algısını ölçebilmek için anket uygulaması yapılmıştır. Faaliyet alanlarında uygulanan risk analizlerinden elde edilen bulgular yapılan çalışmaların neredeyse tamamının kas ve iskelet sistemi rahatsızlıkları ile karşılaşılmasının yüksek riskli olduğunu ortaya çıkarmıştır. Bu doğrultuda çalışanın hem çalışma yaşamının hem de günlük yaşamının refahı için uygulanması zaruri olan ergonomik düzeltici önlemler tartışılarak, belirlenen iş faaliyetleri için iyileştirme önerileri yapılmıştır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Madencilik sektöründe iş sağlığı ve güvenliği mevzuatının karşılaştırmalı olarak incelenmesi ve değerlendirilmesi

    Aydanur Güngör Gökboğa

    18. yy da sanayi devrimi ile beraber madenlerde çalışma koşulları ağırlaşmış ve iş kazalarında artışlar meydana gelmiştir. Başlarda önemsenmeyen bu konu, zamanla sanayinin geliştiği ülkelerde verimliliğin düşmesine, üretimin azalmasına, maddi kayıpların artmasına sebep olmuş ve yüzlerce insanın ölümüne sebep olan bazı büyük felaketlerden sonra önem kazanmış ve gelişmiştir. Ülkemizde ise yakın geçmişte iş sağlığı ve güvenliğinde köklü değişime gidilmiş, birçok yeni kanun çıkarılmıştır. 2012 yılında kabul edilen ve yürürlüğe giren 6331 sayılı kanun iş güvenliği konusunda en kapsamlı çalışmadır. Ancak, Avrupa Birliğine uyum için hazırlanan bu kanun yürürlüğe girerek olumlu bir gelişme sağlamış olmasına rağmen uygulamada iş kazalarında beklenen ölçüde azalmayı sağlayamamıştır. Bu tez çalışmasında maden faaliyetlerini güvenli ve verimli şekilde yapan; Amerika Birleşik Devletleri'nin ve Avustralya'nın madencilik sektöründeki yasal mevzuatları ve maden iş kazalarına ilişkin istatistiksel bilgiler incelenmiştir. Bu ülkelere ait mevzuat ve istatistikler Türkiye'nin bu alandaki yasal mevzuatları ve istatistikleriyle karşılaştırılmış ve değerlendirilmiştir. Son olarak yasal mevzuatın madencilikte iş güvenliğine olan etkisi tartışılmış ve öneriler sunulmuştur.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021
    Sağlık çalışanlarında iş güvenliği kültürü değerlendirilmesi: Kahramanmaraş ili özel hastane örneği

    Orhan Kavak

    Ülkemizde ve dünyada iş kazaları ve meslek hastalıkları ile ilgili yürütülen araştırmalar ve çalışmalar sonucu elde edilen verilere bakıldığında uzuv kayıpları, sakatlıklar, ölümler, ekonomik ve manevi açıdan kayıplar oldukça fazladır. İş kazaları ve meslek hastalıklarını en aza indirebilmek adına hukuki boyutta uygulanan yaptırımlar kadar güvenlik kültürü kavramı da dikkat çeken ve önem verilmesi gereken bir konudur. Gelişmiş ülkelere bakıldığında çalışan sağlığının ve güvenliğinin sağlanması ve süreklilik içerisinde korunması büyük bir öneme sahiptir. Bir toplumda güvenlik kültürü algısının oluşturulması adına örgüt kültürü ve dayanışma kültürünün kazandırılmış olması gereklidir. Bir toplumdaki insanların eğitim-öğretim hayatlarına iş sağlığı ve güvenliği kavramının dahil edilmesi ve bu konudaki kültürlerinin oluşturulması ve geliştirilmesi, o toplumdaki meydana gelebilecek iş kazaları ya da meslek hastalıklarını en aza indirme konusunda son derece etkili bir yöntemdir. Bu anlamda, kişinin anaokulu ile başlayan eğitim ve öğretim sürecinden ta ki kendisini yükseltebildiği son eğitim seviyesine kadar, içeriklerin kademeli olarak yoğunlaştırıldığı iş sağlığı ve güvenliğine yönelik derslerin planlanması ve müfredatta zorunlu ders olarak okutulması gerekmektedir. Ülke nüfusunun çocuk ve genç yaştaki kesimine verilecek eğitimler ile belirli bir süre sonra kişiler iş sağlığı ve güvenliği kurallarına uygun davranış biçimlerini kazanacak ve gelecekteki iş hayatlarına uygulayarak güvenli ve sağlıklı bir şekilde çalışmalarını yürüteceklerdir. Yapılan araştırmanın evrenini Kahramanmaraş'ta hizmet veren özel bir hastanede görev alan sağlık çalışanları oluşturmaktadır. Hastanede başta doktor, hemşire, tıbbi sekreter, veri giriş yetkilisi, güvenlik görevlisi, laborant olmak üzere farklı birçok meslek grubundan çalışan yer almaktadır. Çalışmada toplam 171 anket değerlendirilmiştir. Elde edilen veriler SPSS 22 programı kullanılarak analiz edilmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021
    Kişisel koruyucu donanımların kullanımında çalışan yaklaşımı; Malatya ili cam sanayi çalışanları örneği

    Gülcan Aydemir

    Türkiye'de ve Dünya'da sanayi ve teknoloji sürekli olarak gelişmekte ve bu durum makinaların ve yeni üretim şartlarının ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Yeni çalışma şartları ve makinalarla birlikte iş kazası ve meslek hastalıklarında da artış görülmeye başlanmıştır. Bu durum çalışma alanlarında sürekli olarak iş sağlığı ve güvenliği (İSG) konusunda yeni önlemler alma gereksinimini ortaya çıkarmıştır (Hendem, 2019). İş yerlerinde yaşanılan kaza ve meslek hastalıklarının engellenmesi ve çalışanlara sağlıklı ve güvenli bir ortam oluşturulması için yapılacak çalışmalarda kişisel koruyucu donanım(KKD) kullanımı önemlidir (Beşer, 2019).Araştırmamızda zorunlu olduğu halde İSG uygulamalarının gereklerine yeteri kadar uyulmaması sonucu ortaya çıkan iş kazası ve meslek hastalıklarını engellemekte önemli bir etken olan KKD ların kullanılmasında çalışan yaklaşımı degerlendirilmiştir. Araştırmamızda Malatya ilinde bulunan bir cam fabrikasında 123 çalışana KKD lerin kullanımına yönelik anket uygulanmıştır. Elde edilen veriler SPSS 22, programı kullanılarak analiz edilmiştir. Çalışma sonucunda iş kazası ve meslek hastalıklarının engellenmesinde KKD kullanmanın önemi ve bu koruyucuların kullanımında çalışanların yaklaşımı değerlendirilmiştir. Anahtar Kelimeler: İş Sağlığı ve Güvenliği, İş Kazası ve Meslek Hastalığı, Kişisel Koruyucu Donanım

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021
    Endüstriyel mutfak ekipmanları üretiminde çalışanların iş güvenliğine ilişkin görüşlerinin değerlendirilmesi

    Büşra Nur İçlek

    İş sağlığı ve güvenliği, işçilerin çalışma sırasında sağlığına zarar verebilecek çeşitli nedenlerle ortaya çıkan tehlike ve risklerin meydana gelmesini önlemeye yönelik planlı çalışmalardır. Teknolojinin gelişmesi ve yaygınlaşması ile beraber üretim faaliyetlerinde artış olması; çalışanların daha çok iş kazaları geçirmeleri, can kaybının artması ve üretimin azalması şeklinde birçok olumsuzluklara neden olmuştur. Bu nedenle endüstriyel kazaları ve meslek hastalıklarını minimum seviyeye indirebilmek için işyerlerinde tehlikeli durum ve tehlikeli hareketler en aza indirilmelidir. Her sektörde olduğu gibi endüstriyel mutfak ekipmanlarının üretiminin yapıldığı işletmelerde de çalışanlar tehlike ve risklerle karşı karşıya kalmaktadır. Bu nedenle iş kazalarının ve meslek hastalıklarının önlenmesi, çalışanlar için güvenlik kültürünün benimsenmesiyle başlar. Güvenlik kültürünün gelişmiş olduğu şirketlerde çalışan kişiler, iş sağlığı ve güvenliği konusunda daha yüksek düzeyde farkındalığa sahiptir. Bu araştırmanın amacı, Samsun ilinde bulunan endüstriyel mutfak ekipmanları üretimi yapan işletmede çalışanların iş güvenliğine yönelik görüşlerini belirlemek ve elde edilen sonuçların değerlendirilmesiyle daha güvenli bir çalışma ortamı için önerilerde bulunmaktır. Bu tez çalışmasında veri toplama aracı olarak anket tekniği kullanılmıştır. Çalışanlara tek boyut altında 32 maddeden oluşan "İş Güvenliği Ölçeği" uygulanmıştır. Bu ölçek, Willamson ve ark. (1997) tarafından geliştirilmiş ve Atay (2006) tarafından Türkçeye uyarlanmıştır. Bu çalışma, araştırmanın yapıldığı dönemde işletmede görev yapan 69 çalışan üzerinden alınan verilerle gerçekleştirilmiştir. Araştırma kapsamında toplanan verilerin analizlerini gerçekleştirmek amacıyla SPSS 22.0 istatistik paket programı kullanılmıştır. Verilerin analizinde ANOVA ve Bağımsız Örneklem T Testi kullanılmıştır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021
    Trabzon ili inşaat sektöründe kişisel koruyucu donanım kullanımının araştırılması

    Taha Şengönül

    Çok tehlikeli iş kollarından biri olan inşaat sektörü ülkemizdeki iş kazalarının çoğunluğunu barındırmaktadır ve bu yönüyle dikkatleri üzerine çekmektedir. Bu sektörde toplu koruma önlemleri dışında kişisel koruyucu donanımlar iş kazalarının ve bıraktığı hasarların önlenmesinde önemli rol oynamaktadır. Kişisel koruyucu donanımlar üzerine birçok çalışma yapılmasına karşın bu çalışmalar genelde çalışanları kapsamaktadır. Bundan dolayı da tek taraflı bir bakış ile genel çözümler üretmenin uzağında kalmışlardır. Bu çalışmada, Trabzon ili inşaat sektöründe hem çalışanların hem de işverenlerin kişisel koruyucu donanım farkındalıkları üzerine bir anket çalışması yapılmıştır. Bu kapsamda, çalışanların kişisel koruyucu donanım kullanım durumları, iş sağlığı ve güvenliği eğitimleri, kişisel koruyucu donanım eğitimleri ve yaşadıkları iş kazalarının kişisel koruyucu V donanımla olan ilişkisini belirlemek üzere anket soruları hazırlanmış ve çalışanlara uygulanmıştır. Ayrıca işverenlerin işyerinde iş sağlığı ve güvenliği durumu, kişisel koruyucu donanım temini ve iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerine bakış açılarını belirlemek için anket soruları hazırlanmış ve işverenlere uygulanmıştır. Anket uygulaması 115 işçi ve 15 işverene uygulanmıştır. Anket sonrası elde edilen veriler SPSS 24 programı ile istatistiksel olarak değerlendirilip, sonuçlar grafikler ve tablolar yardımıyla incelenmiştir. Ayrıca hipotezleri test etmek amacıyla ki-kare testi uygulanıp sonuçları ayrıntılı olarak incelenmiştir. Çalışma sonucunda, çalışanlara verilen iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerinin yetersiz olduğu, çalışanların eğitim düzeyi arttıkça kişisel koruyucu donanım kullanım oranının arttığı ve kaza geçirme oranının düştüğü, kişisel koruyucu donanım kullanmayan çalışanların tamamının iş kazası geçirdiği, çalışanların çoğunun ergonomik olmadığı gerekçesiyle kişisel koruyucu donanımları kullanmadığı ortaya çıkmıştır. Ayrıca işverenlerin tamamının iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerini Ortak Sağlık ve Güvenlik Birimi'nden (OSGB) aldığı, %20'sinin ekstra maliyet gerekçesiyle iş sağlığı ve güvenliği eğitimi vermediği, %15'inin kişisel koruyucu donanım temin edemediği, temin edilen kişisel koruyucu donanımların ise baret, iş eldiveni ve iş ayakkabısıyla sınırlı kaldığı belirlendi. Çalışma sonunda ise bazı çarpıcı çözüm önerileri ele alınmıştır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021
    Pres fabrikası çalışanlarının iş sağlığı ve güvenliği kültürünün tespiti ve iş verimliliği üzerine etkisinin incelenmesi: Bursa örneği

    Gülendam Eroğlu

    Bu çalışmada, Bursa ilinde faaliyet gösteren bir pres fabrikasında ki çalışanların iş sağlığı ve güvenliği kültürünün tespiti ve iş verimliliği üzerine etkisinin incelenmesi amaçlanmıştır. Bu çalışma için veri toplama anket formu hazırlanarak pres çalışanlarına uygulanmıştır. Bu bağlamda üç bölüm içeren veri toplama formu oluşturulmuştur. Düzenlenen veri toplama formu demografik bilgiler, iş sağlığı ve güvenliği kültürü, iş verimliliği anketlerinden oluşmaktadır. Anket çalışması 70 personele uygulanarak toplamda 70 anket değerlendirmeye alınmıştır. Örneklem grubundan toplanan veriler SPSS Windows version 23.0 paket programında non parametrik testler uygulanmıştır. Kullanılan ölçeklere 'Açımlayıcı Faktör Analizi' yapılmıştır. Kullanılan ölçeğin faktörleşme boyutu 'Temel Bileşenler Analizi' ile analiz edilmiştir. Elde edilen bulgularda, iş sağlığı ve güvenliği kültürü ile iş verimliliği arasında anlamlı ve pozitif yönde bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Araştırma neticesinde iş güvenliği kültürü, iş verimliliğinin yükselmesine büyük ölçüde katkı sağlamaktadır. Sonuç olarak iş güvenliği kültür algısı yüksek olan çalışanların iş verimliliği seviyesinin daha yüksek olmasına neden olmaktadır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021
    İş güvenliği uzmanlarının iş kazalarına etkileri: Karadeniz Bölgesi örneği

    Fatma Doğanay

    Türkiye ve Karadeniz Bölgesinde 2014-2018 yılları arasındaki Sosyal Güvenlik Kurumu iş kazası verileri incelenmiş bu verilerin analizi yapılmıştır. Meydana gelen iş kazalarının ve iş kazası sonucu yaşanan ölümlerin sürekli artış gösteren bir grafik çizdiği görülmüştür. Bu durum bize, artan iş kazası sayılarının ve yaşanan kayıpların iş kazalarının önlenmesinde ne kadar önemli bir konu olduğunu ayrıca iş kazalarında yaşanan artışlar nedeniyle iş sağlığı ve güvenliği alanında giderilmesi gereken sorunlar olduğunu göstermektedir. İş güvenliği uzmanlarının artan iş kazaları üzerinde etkilerinin değerlendirilmesini amaçlayan bu çalışmada; Karadeniz Bölgesindeki görev yapan iş güvenliği uzmanlarının katıldığı çevrimiçi anket çalışmasıyla, kazalara neden engel olunamadığını, bu konuda uzmanların ne kadar etkili olabildikleri, uzmanların sorunları ve kazaların nasıl önleneceği konularının aydınlatılmasına katkıda bulunulmuştur. Yapılan çalışmadan elde edilen veriler değerlendirildiğinde; SGK verilerinin yıllara göre sonuçlarında iş kazası sayılarının ve iş kazası sonucu ölümlerin arttığı görülmüştür. Anket çalışması sonuçlarında ise; araştırmaya katılan uzmanların %56'sının erkek, %44'ünün kadın oluğu, yaş ortalamalarının %44 oranında 20-29 yaş aralığında, %41 oranında ise 30-39 yaş aralığında olduğu görülmüştür. İş güvenliği uzmanlarının %58'inin hizmet verdikleri işyerlerinde iş kazaları yaşandığı, uzmanların ise %95 oranında olası iş kazalarını engelledikleri fakat işlerini yaparken yaptırımlarının olmaması, işveren baskısı gibi nedenlerle tam yetkin olamadıkları ve kendilerini yeterli görmedikleri görülmüştür. Ayrıca iş kazalarının yaşanmadan engellenmesinde iş sağlığı ve güvenliğinin gerekli olduğuna inanılmasının önemli bir konu olduğu, kazaları önlemek için işçi ve işverenlerin eğitilmesi gerektiği konusu göze çarpan önemli diğer sonuçlar arasında görülmüştür. Bu çalışmanın sonuçlarıyla iş kazalarının önlenmesinin önündeki engellerin kaldırılması ile uzmanların daha etkili olması sağlanarak iş kazaların azaltılmasına kaynak olarak faydalı olunması amaçlamaktadır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021
    Bir yeraltı maden işletmesinde kişisel koruyucu donanım kullanımlarına yönelik risk değerlendirmesi ve farkındalık düzeylerinin belirlenmesi

    Hatun Ekti

    Yeraltı madencilik faaliyetleri, içerisinde birçok tehlike ve riski barındırdığından dolayı burada çalışanlar her an çeşitli iş kazası ve meslek hastalıklarıyla yüzleşmektedirler. Çalışanları bu tehlike ve risklerden korumanın en önemli yollarından birisi de kişisel koruyucu donanımlardır. Ancak çalışanların çeşitli sebeplerden ötürü zaman zaman kişisel koruyucu donanımları kullanmadıkları bilinmektir. Bu durumda olası iş kazaları, çalışanlar üzerinde çok ciddi biçimde yaralanmalara, kalıcı hastalıklara ve hatta ölümlere sebebiyet verebilir. Bunların önlenebilmesi için risk analizleri yapılmalı ve çalışanların iş sağlığı ve güvenliği farkındalıkları arttırılmalıdır. Bu tez çalışmasında, Gümüşhane ilinde faaliyet gösteren bir yeraltı maden işletmesinde çalışanların çalışma esnasında kişisel koruyucu donanımları kullanmadıklarında ortaya çıkabilecek risk ve tehlikeler L-tipi matris risk analiz yöntemiyle incelenmiştir. Aynı zamanda yeraltı çalışanlarının iş sağlığı ve güvenliği bilgisi ile kişisel koruyucu donanım kullanma algısını belirlemek üzere bir anket çalışması yapılmıştır. Anket sonucunda elde edilen veriler istatistiksel olarak değerlendirilip grafiksel gösterimlerle sunulmuştur. Bazı ikili değişkenler arasındaki ilişkiyi tespit edebilmek için SPSS 23.0 paket programı kullanılarak Ki-Kare testi ile analiz edilmiş ve anlamlılık düzeyi p<0.05 olacak şekilde değerlendirilmiştir. Risk analizi sonucunda baret en yüksek risk skoruna sahipken, CO maskesi, tepe lambası, tulum, iş ayakkabısı ve toz maskesi yüksek risk skoruna, iş gözlüğü ve kulak koruyucu ise orta ve düşük düzey risk skoruna sahip çıkmıştır. Kişisel koruyucu donanımların çoğunda risk dereceleri katlanılamaz ve önemli risk düzeyinde çıkarak kullanımlarının önemi ortaya koyulmuştur. Anket çalışmasında ise iş sağlığı ve güvenliği eğitim süresi, eğitimlerde risk analizinden bahsetme, kişisel koruyucu donanım kullanımında sorun yaşama ve kişisel koruyucu donanımların koruyuculuklarına inanmama ile çalışanların iş kazası geçirmesiyle anlamlı bir ilişki ortaya çıkmıştır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021
    Gümüşhane ili altın madeni çalışanlarının iş sağlığı ve güvenliği algısının değerlendirilmesi

    Ahmet Gökcan

    Ülkemizde ve Dünyada, çalışma ortamlarında meydana gelen iş kazaları ve meslek hastalıklarından dolayı birçok çalışan, yaralanmakta, iş göremez hale gelmekte ve hatta ölmektedir. İş kazaları ve meslek hastalıklarının en fazla görüldüğü sektörlerden birisi de madencilik sektörüdür. Madenler hem yapısal özelliği hem de çalışma koşullarından dolayı, birçok tehlike ve riski bünyesinde bulundurmaktadır. Dünyada olduğu gibi Türkiye'de de maden sektörü en tehlikeli çalışma grupları içerisinde yer almaktadır. Son yıllarda gerek madencilik sektörü gerekse de diğer sektörlerde iş sağlığı ve güvenliğine verilen önem ve değer giderek artmaktadır. İş kazaları ve meslek hastalıklarının önlenmesine yönelik birçok önlem alınırken, vaka sayılarında artışlar devam etmektedir. Literatürde yer alan birçok çalışmada, iş kazalarına sebep olan en önemli etkenin, insan faktörü olduğu sonucuna ulaşılmaktadır. Bu sonuçlar doğrultusunda, daha sağlıklı ve güvenli bir çalışma ortamı oluşabilmesi için insan faktörü irdelenmeli, çalışanlarda güvenlik iklimi ve güvenlik kültürünün oluşturulması sağlanmalıdır. Güvenlik iklimi ve güvenlik kültürünün oluşturulabilmesi için çalışanların, İSG algısının değerlendirilmesi gereklidir. Yapılan bu çalışmada, Gümüşhane ilinde bulunan Altın madeni çalışanlarının iş sağılığı ve güvenliği algılarının değerlendirilmesi ele alınmıştır. Anket yöntemi ile madende bulunan 217 çalışanın iş sağlığı ve güvenliği algılarını ölçmeye yönelik sorular sorulmuştur. Elde edilen veriler SPSS 21.0 istatistik programında analiz edilmiştir. Analiz sonucunda çalışanların İSG algısı 5 puan üzerinden ortalama 4.16 puan olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca analiz sonucunda, çalışanların demografik özellikleri ile anket de yer alan güvenlik iklim ölçeği boyutları arasında istatiksel anlamlı farklılıklar tespit edilmiştir. Elde edilen sonuçlar literatür ışığında tartışılmıştır. Anahtar Kelimeler: İş Sağlığı ve Güvenliği, Güvenlik Kültürü, Güvenlik İklimi, İş güvenliği Algısı, Maden