Yazarlar
- Abdullah Yılmaz(1)
- Adel Eldesoky Abdelhannan Shath(1)
- Adel Eldesoky Abdelhannan Shatlh(1)
- Ahmad Almohamad Alhussein(1)
- Ahmet Alpşahin(1)
- Ahmet Bayraktar(1)
- Alam Khan(1)
- Ali Fuat Futsi(1)
- Ali Rıza Öztürk(1)
- Atiye Dönmez(1)
- Aynur Atar(1)
- Ayşe Dülger(1)
- Ayşegül Bülbül(1)
- Birol Karasakal(1)
- Burak Balcı(1)
- Cengizhan Şahin(1)
- Emine İpekdal(1)
- Erdal Avcı(1)
- Fatma Çitli(1)
- Hamza Kaya(1)
- Hatice Güneş(1)
- Islam Ahmed Gad Saleh(1)
- Kerim Akbaş(1)
- Mahmut Mahmutoğlu(1)
- Mehmet Zeyrek(1)
- Mustafa Bal(1)
- Nuran Çelik(1)
- Onur Şanlı(1)
- Oğuz Ünal(1)
- Rauf Yıldız(1)
- Samet Yahya Bal(1)
- Sefa Şahin(1)
- Sümeyye Soytürk(1)
- Taha Çakır(1)
- Tahir Karaman(1)
- Ubeytullah Altuntaş(1)
- Yakup Çalışkan(1)
- Yasin Günaydın(1)
- Yunus Emre Bülbül(1)
- Zeynep Çelik Koç(1)
Yayınlar
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021Kur'an-ı Kerim'de sebat
Yasin Günaydın
Bu araştırmayla, erdemli bir davranış olan sebat kavramının mahiyeti ve Kur'an'da yer alan anlamları ortaya konulmaya çalışılmıştır. Bu bağlamda araştırmanın birinci bölümünde, insan için olmazsa olmaz bir erdem olan sebat kavramının lügat ve ıstılah manalarına değinilerek başlanmıştır. Sebat kelimesinin geçtiği ayetler tespit edilerek gelebileceği muhtemel anlamlar üzerinde durulmuştur. Sebat kelimesinin daha iyi anlaşılması için azim, sabır, metanet, devam, gayret, ısrar gibi sebatla eş anlamlı; gaflet, zayıflık, gevşeklik, acizlik gibi onunla zıt anlamlı kelimeler izah edilmeye çalışılmıştır. Araştırmanın ikinci bölümüne, sebatla ilişkisi bulunduğu düşünülen tevhid, iman, sabır, kıssa, dua ve zikir gibi bazı kavaramlar incelenerek başlanmıştır. Âyetlerden hareketle sebatın önemi ve ardından sebatkâr insanların özellikleri hakkında bilgiler verilmiştir. Sebat etmeyi güçlendiren durumlar delilleriyle beraber ortaya konulmaya çalışılmıştır. Araştırmanın son bölümünde sebat etmenin dünyevi ve uhrevi kazanımlarına temas edilmiştir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2020Enfâl-Tevbe sûrelerindeki Kırâat-ı Aşere farklılıkları ve bunların anlama etkisi
Ahmet Bayraktar
Bu çalışma, Enfâl ve Tevbe sûrelerindeki kırâat-ı aşere farklılıklarını ve bunların anlama etkisini ele almıştır. Çalışma, iki bölümden oluşturulmuştur. Birinci bölümde önce kırâat ilmiyle ilgili temel bilgilere yer verilmiştir. Bu anlamda kırâat ilminin tarihsel gelişimi, kırâat imamları, kırâat çeşitleri ve yedi harf meselesinin kırâat farklılıkları ile bağlantısı gibi konular izah edilmiştir. Ardından Enfâl ve Tevbe sûreleri hakkında tanıtıcı bilgiler verilmiş ve bu sûrelerinin birbiriyle bağlantısına temas edilmiştir. Birinci bölümde çoğunlukla bu iki sûredeki kırâat farklılıkları incelenmiştir. Bu etütte kırâat farklılıkları sarf, nahiv ve fonetik farklılıklar gibi çeşitli başlıklar altında ele alınmıştır. Çalışmanın ikinci bölümünde kırâat farklılıklarının fıkıh ve tefsir ile olan münasebetine temas edilmiştir. Sonrasında Enfâl ve Tevbe sûrelerindeki kırâat ihtilaflarının anlama etki ve katkısı araştırılmıştır. Bu bağlamda kırâat farklılıklarının bir kısmının anlama etki etmediği, bir kısmının ise anlama etki ettiği ve katkı sunduğu tespit edilmiştir. Bu farklılıkların anlama etkisi ele alınırken ayetleri çeşitli yönlerden inceleyen kırâat, tefsir ve dil bilimi alanındaki eserlerden istifade edilmiştir. Yapılan tespitler ilgili başlıklarla sunulmuştur. Sonuç kısmında değerlendirmeler dile getirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Enfâl, Tevbe, Kırâat, Kırâat Farklılıkları, Anlam
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2020Alevilik ve Bektaşilikte nübüvvet-velayet ilişkisi
Rauf Yıldız
Orta-Asya'da konar göçer olarak yaşayan Türkler, gök tanrı denilen tek tanrı inancına mensuplardı. Arapların da tek Allah'a inanmaları, Abbasi yönetimimin ılımlı İslam politikaları, Talas Savaşı'nda Türklerin Çin hükümdarlığına karşı Araplardan yardım istemesi üzerine, Arapların Türklerin yanında yer almaları ve bununla beraber Türklerin Hz. Ali ve Ehl-i Beyt sevgisi ile tanışmaları, Türklerin İslam dinini benimsemelerini kolaylaştırmıştır. Fakat İslam'ı tamamen benimseyip hemen Müslüman oldukları söylenemez. Uzun zaman içerisinde kurulan olumlu ilişkiler, İslam dininin yavaş yavaş kırsal kesimlere yayılması, Türklerin tasavvuf ile tanışmaları İslam dinini benimsemelerini hızlandırmıştır. Çağlar boyunca belirli bir kültür ve yaşam formlarına göre yaşayan daha sonra çeşitli sebeplerle başka kültürlerden etkilenerek o kültürlere evrilen toplumlar çeşitli aşamalar kaydetmişlerdir. Yapmış oldukları bu geçişlerin uzun süre olmasına rağmen önceki kültürlerine olan bağlılıklarını kaybetmemişlerdir. Önceki kültürlerine ait birtakım öğeleri olduğu gibi benimsemişler, geri kalanları da geçiş yapmış oldukları kültüre uyarlamışlardır. Bu da bilinen bir sosyolojik olgudur. Bu olgu Türk toplulukları için de geçerli olmuştur. Bu çalışmada, Alevilik ve Bektaşilik düşünce sisteminin tarihi arka planı ve inanç kuramlarıyla Nübüvvet-Velayet ilişkisi, literatür taraması yapılarak anlaşılmaya çalışıldı. Çalışmada dört ana felsefeye sahip kaynaktan bu tarihsel tespit yapılmaya çalışıldı. Birinci kaynak grubu; bizzat Alevi ve Bektaşi düşünce geleneğinin literatürü olarak kabul edilen, Menakıbname, Velayetname, Buyruk, Yedi Büyük Ozan'ın nefesleri ve Alevilerce meşhur olmuş aşıkların nefesleri esas alındı. İkinci kaynak grubu ise, Sünni İslam inanışına mensup gerek ilahiyatçı akademisyenler gerekse bu alanda geçmiş tarihlerde Sünnilerin Alevi ve Bektaşi düşüncesine bakmış oldukları perspektiflere bakılarak araştırıldı. Üçüncü kaynak grubu, batılı araştırmacılar olan Oryantalist grubunun Alevilik ve Bektaşilik düşünce geleneğinin üzerine yaptıkları objektif kaynaklar esas alındı. Dördüncü kaynak grubu ise Alevi ve Bektaşi düşüncesini en çok etkileyen Tasavvuf literatürünün kaynakları esas alındı. Bu çalışmanın amacı, Hz. Ali'nin tarihi ve menkıbevi şahsiyeti etrafında oluşan düşünce yapılarından biri olan Alevi ve Bektaşi geleneğinin, genelde tarihi arka planı özelde ise bu düşünce yapısının Nübüvvet makamına yüklemiş olduğu anlamı tespit etmektir. Velayet teorisiyle Nübüvvet inancı arasındaki ilişkinin devamlılık mı yoksa yerine kullanılabilecek bir alternatif mi olduğunu ortaya koymaktır. Çalışmanın kapsamı şifahi kültürden günümüze kadar teşekkül etmiş Alevilik ve Bektaşilik geleneği için önemli olan gerek yazma eserler gerekse son dönemde yaşamış ve yaşamaya devam eden Alevi ve Bektaşi geleneği mensuplarının eserleri çerçevesindedir. Farklı kesimlerden ve mensubiyetlerden dışarıdan bir göz olarak bakmak için de yine aynı şekilde bu gelenekten olmayıp bu alan üzerine yapılan çalışmalar da dikkate alındı. Anahtar Kelimeler: Kelam, Alevilik, Bektaşilik, Nübüvvet, Velayet
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019Kur'ân-ı Kerim'de –keyfe- nahiv ve delâlet açısından inceleme
Islam Ahmed Gad Saleh
The Holy Qurān is an inexhaustible source for many researchers that deal with the study of the Arabic Language styles. One of these styles is the interrogative structure that has multiple connotations. The "KAYFA" preferred among the interrogative adjectives in the Holy Quran because of the scarcity of detail studies about it. This study aims to identify the position of KAYFA in the Holy Qur'an, by reviewing the aspects of its declension, indicating the connotations and meanings generated when this word appears in the verses studied. The research divided into a preface, two chapters, and a conclusion. The preface reviewed the problem of study and its objectives, previous studies, and the limits of the study. As for the first chapter, the first section reviews the definition of interrogative among linguists, the specialists of Arabic grammar, and Eloquence, while the second one deals with the meanings of KAYFA, the Scholar's opinion about it, and its declension position. The Second Chapter is about the KAYFA in the Holy Qurān, which contains the five sections. However, the first four sections deal with the cases of the 'verb attribution' when it comes before and after KAYFA, while the fifth section devoted to the Quranic verses where the KAYFA appears before a sentence that starts with the word KĀNA. The conclusion contains the findings of the research. Furthermore, the research followed the descriptive-analytical approach in the study of verses and its analyzing. Keywords: Interrogative, KAYFA, an analytical study, a semantic study.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019Eşler arasında vuku bulan problemlere dair Kütüb-i Sitte'de geçen rivayetlerin tahlili
Emine İpekdal
Bu tez çalışmasında, günümüz toplumunda aile içinde yaygın biçimde görülen problemler, hadisler ışığında değerlendirilmeye çalışılmıştır. Çalışmada, eşler arasında yaşanan olumsuz ilişkilerle ilgili olarak Hz. Peygamber'in ne tür tavsiyelerde bulunduğu, problemi nasıl çözdüğü ele alınmıştır. Dini değerlerin ve aile hayatı içinde yaşananlarıninsan hayatı üzerindeki etkileri kaçınılmazdır. Hızla değişen sosyo-kültürel yapı ve teknolojik gelişmelerin neticesinde gittikçe yıpranan aile ilişkileri, insanların dini hassasiyetleri göz önüne alınarak dini referanslar kullanmak suretiyle kısmen de olsa tamir edilebilir. Bunun için de çalışma, dinin ikinci ana kaynağının olumsuz olayların çözümündeki bakış açısını yakalamak ve ailelere rehberlik hizmeti sunmak açısından destek olacaktır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019Kur'an yolu tahlil ve tercihlerinin Aile Hukuku açısından değerlendirilmesi
Hamza Kaya
İslam Hukuku üç ana bölümden oluşmaktadır: İbadat, Muamelat ve Ukubat. İslam Hukukunda muamelatın içinde münekahat başlığı altında incelenen Aile Hukuku, son dönemlerde muasır âlimler tarafından "Ahvalü'ş-Şahsiye" olarak müstakil bir şekilde ele alınmıştır. Tarih boyu aile önemini korumuş ve tüm insanlığın üzerinde hukuk ürettiği bir konu olmuştur. İnsanlığa dünya ve ahiret saadeti vadeden dinimizin temel kaynağı Kur'ân'da, Aile Hukukuyla alakalı yetmiş kusur ayet mevcuttur. Aile Hukuku hükümlerinin tek tek vahye dayanma oranı, diğer hukuk alanlarına oranla daha yüksektir. Hayrettin Karaman, Mustafa Çağrıcı, İbrahim Kâfi Dönmez ve Sadrettin Gümüş, tarafından telif edilen Kur'ân Yolu Türkçe Meal ve Tefsir, eserinde aile hukuku açısından ahkâm ayetlerinin değerlendirilmesi tezimizin konusunu oluşturmaktadır. Bu çalışmamızda Kuran Yolu müelliflerinin ayetleri yorumlama metotları, tahlil ve tercihleri, konuyla alakalı kanaatleri, yararlandıkları kaynaklar açısından inceledik. Komisyonun ahkâm ayetleriyle ilgili yorumları, hangi sebebe dayandığını ve konuyla alakalı tercihlerinin kaynaklarda, yerlerini tesbit etmeye çalıştık.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019Bakara suresinde tevhid konusu
Taha Çakır
Tevhid Kur'ân'ın temel konusudur.Bakara sûresinde Kur'ân'ın diğer sûrelerinde olduğu gibi tevhîd konusu sıklıkla ortaya konulur. Bu sûre Medeni olması yönüyle, Mekki sûrelerden farklılık arzeder. Medeni olan Bakara sûresinde sosyal hayata dair meseleler ve tevhîde dair konular birlikte işlenmiştir. Ancak burada tevhîde dair konularda inkâra dayalı bir inanca cevap vermenin yanı sıra Yahûdîlik ve Hıristiyanlık gibi tahrif olmuş inanç sistemlerinin tashih edilmesi söz konusudur. Aynı zamanda günümüzde tevhide aykırı çeşitli inanç akımlarına cevap verebilmesi de bu sûrenin özelliklerindendir. Bu sûredeki âyetler tevhîd açısından zengin muhtevaya sahiptir. Bizler debu âyetleri,tevhid bağlamında ele almak ve konu hakkındaki birikimi ortaya koymak amacıyla bu çalışmayı yaptık.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019Birgivi'nin ed-Dürru'l-yetîm adlı eseri ışığında Eskicizâde'nin Terceme-i Dürr-i Yetîm'i ile A. Celaleddin Karakılıç'ın Tecvîd ilmi eserinin karşılaştırılması
İsmail Demiral
İlahi mesajın kaynağı olan Allah, vahye muhatap olan elçisine, Kur'an'ın nasıl tilavet edileceğini bildirmiştir. Bu sebeple, gerek sahabe gerekse sonraki dönemlerde İslama hizmet eden âlimler, Kur'an'ı düzgün okumak için, sözlü ve yazılı olarak büyük gayret sarf etmişlerdir. Kur'an'ın hadimliğini yapanlar arasında Dürru'l-Yetîm sahibi Birgivi (ö. 981/1573), Terceme-i Dürr-i Yetîm sahibi Eskicizâde (ö. 1243/1827) ve Tecvid İlmi adlı eserin sahibi Celâleddin Karakılıç (d. 1929) gibi âlimler de yer almıştır. Bu çalışmada on altıncı yüzyılda Birgivî, on dokuzuncu yüzyılda Eskicizâde ve yirminci yüzyılda Karakılıç tarafından yazılan tecvidle ilgili eserler değerlendirilmiştir. Genel olarak tecvid ilminin serüveni hakkında bilgiler sunulmuştur. Cumhuriyet döneminde tecvid alanında eser telif eden önemli şahsiyetlerin kitapları içerik bakımından kısaca tanıtılmıştır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019Kur'ân-ı Kerîm'de nüzûl sırasına göre Hz. Muhammed'in sîreti (Hz. Muhammed'e yönelik hitap âyetleri çerçevesinde ilk 65 sûre örneği)
Zeynep Çelik Koç
Kur'ân'ın en temel konularından biri nübüvvettir. Nübüvvet konusunda Hz. Muhammed'in hayatına genişçe yer verilmiş ve insanlar için en güzel örnek olduğu bildirilmiştir. Bu nedenle Kur'ân'ın daha iyi anlaşılabilmesi ve yaşanılırlığının görülebilmesi için Hz. Muhammed'in sîreti bilinmelidir. Hz. Muhammed'in hayatını öğrenirken de hareket noktası Kur'ân olmalıdır. Kur'ân'dan hareketle Hz. Nebî'nin insani yönünün öne çıkarılması, hayatının örnek alınacak tarzda ve tüm insanlığa hitap eden evrensel değerler bağlamında sunulması gerekmektedir. Bu hedef doğrultusunda, Kur'ân'ın nüzûl sürecinin ilk 65 sûresinde, Hz. Muhammed'e hitap eden âyetlerin izi sürülerek, örnek bir sîret kesiti sunulmaya çalışılmıştır.
- Doktora TeziAçık Erişim2019Juynboll'un hadisle ilgili teorileri üzerine değerlendirme
Alam Khan
Hadith is the secondary source of Islamic law. Therefore, there are many studies about hadith in Islamic literature. Hadith has drawn the attention of the Western researchers and scholars and they have produced important studies in this discipline. Ignaz Goldziher and Joseph Schacht are the foundation pillars of modern hadith and critical studies in orientalism and both are considered as the authority in hadith criticism. They raised questions on the authenticity of hadith as a source of Islamic Jurisprudence and Islamic History, they introduced different theories encompassing Isnad and Matan clusters of hadith, which paved the way to skepticism about hadith in the Western world. Dr. G.H.A Juynboll was the prominent orientalist, who developed the theories of early Western scholars and supported them with a tangible and rich number of evidence from Islamic literature. In the present era, his works have become the main source of research in the fields of Hadith and Orientalism. The purpose of the study was to focus on Juynboll's theories related to hadith literature; these theories have been compiled in two chapters. The first chapter contains those theories which are related to Isnad of hadith and hadith criticism in Juynboll's works such as, the beginning of Isnad and hadith criticism, Common Name and Namesakes. while the second one covers Juynboll's theories about Matan of hadith like, Qussas and their role in the fabrication of hadith, hadith mutavâtir, evâil and the elucidation and history of word Fitna in the tradition of Ibn Sîrîn. The importance of the study lies in the assessment of Juynboll's theories in the light of his cited sources from Islamic literature, it follows the critical approach whereby the related theories discussed and analysed.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019Sahîh-i Buhârî'nin bab başlıkları konusunda yazılan eserler ve Sahîh'in bab başlıklarındaki muallak hadislerin incelenmesi
Mahmut Mahmutoğlu
[MAHMUTOĞLU, Mahmut]. Sahîh-i Buhârî'nin Bab Başlıkları Konusunda Yazılan Eserler ve Sahîh'in Bab Başlıklarındaki Muallak Hadislerin İncelenmesi, Yüksek Lisans Tezi, 2019, (XV+ 146). Ale'l ebvâb sisteme göre te'lif edilen el-Câmiu's-sahîh'teki bab başlıklarının, Buhârî'nin şahsî görüş, düşünce ve fıkhî anlayışını yansıttığı bilinmektedir. Bu durum sadece bab başlıklarını esas alan çalışmaların yapılmasına ve hadis edebiyatı içerisinde ayrı bir yazın türünün doğmasına sebep olmuştur. Bab başlıklarına bakıldığında hepsinin aynı özellikte ve muhtevada olmadıkları görülmektedir. Başlıkların bazılarında âyetler zikredilmiş, bazılarında muallak, mevkûf veya maktû hadisler sevk edilmiştir. Buhârî'nin bazı bab başlıklarında kendi sözünü veya görüşünü ifâde ettiği de olmuştur Bu çalışmanın ilk kısmında Buhârî'nin bab başlıkları üzerine yapılan başlıca çalışmalar hakkında bilgi verilmiştir. İkinci kısımda ise Sahîh'te müsned olarak verilmeyen muallak rivâyetler ve bunların muallak olarak bırakılma nedenleri araştırılmıştır. Anahtar Kelimeler: Bab başlığı, el-Câmiu's-sahîh, Buhârî, Teracim.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019Çerkeşîzâde Mehmet Tevfîk Efendi ve Akaid risaleleri
Aynur Atar
Çerkeşîzâde Mehmet Tevfîk Efendi XIX. yüzyılda Osmanlı Devleti'nde yaşamış önemli bir ilim adamıdır. Hem dini hem de beşeri ilimlerde çalışmalar yapan Çerkeşîzâde, Kelam, Felsefe, Arap Dili gibi pek çok alanda eser yazmıştır. Dolayısıyla Çerkeşîzâde'nin çok yönlü ve farklı dallarda yetkin bir ilim adamı olduğu söylenebilir. Ayrıca önemli bir devlet adamı olan Çerkeşîzâde hayatının çeşitli dönemlerinde pek çok devlet görevinde bulunmuştur. Çalışmamız Çerkeşîzâde'nin Osmanlı Türkçesi ile kaleme aldığı Miftâhu'l Akâid, el İtkân fî Tahkîki'l- İmân ve Meziyyet-i İslâmiyye adlı risalelerinde yer verdiği İslam inanç esasları ile ilgili görüşlerini ihtiva etmektedir. Bu bağlamda onun itikadi görüşleri ve yorumları sistematik bir şekilde incelenmektedir. Ayrıca söz konusu dönemde Çerkeşîzâde'nin Kelam ilmine yapmış olduğu katkılara değinilmektedir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019Adduddaif Adnan Tortumi'nin te'lif ettiği Silsile Name-i Nakşibendi el Halidi el Müceddidi adlı eserin incelenmesi
Erdal Avcı
Bu çalışmada Adnan Tortûmî'nin Silsilenâme-i Nakşbendî El-Hâlidî El-Müceddidî adlı eserin çeviri yazılı metnine yer verilmiştir. Çeviri yazılı metinden önce faydalı olacağı düşüncesiyle tasavvuf, tasavvuf silsileleri, bazı kavramlar ve önemli şahıslar hakkında ana hatlarıyla malumat sunulmuştur. Bu çalışmada eserin çeviri yazılı metni verilirken temel çeviri teknikleri kullanılmıştır. Ayrıca şahıslar ve kavramlar hakkında bilgi verilirken temel dökümantasyon tarama ve analiz yöntemleri kullanılmıştır. Bu bağlamda giriş bölümünde ve birinci bölümde dökümantasyon tarama yöntemi ile şahıslar ve kavramlar hakkında bilgi toplanarak, bilgiler analiz edilmiştir. İkinci bölümde ise akademik çeviri yöntemi ile eser titiz bir şekilde çeviri yapılmıştır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019Hatîb el-Bağdâdî'nin el-Faslü Li'l-Vasli'l Müdreci fi'n-Nakl adlı eserininin ilk babında yer alan rivayetlerin incelenmesi(1-19)
Ahmet Alpşahin
Bu çalışmada Hatîb el-Bağdâdî'nin "el-Fasl" adlı eserinde yer alan 19 rivayet, idrac açısından incelenmektedir. Rivayetler incelenirken temel hadis kitaplarından, tarih, tabakât ve cerh-ta'dîl kitaplarından ve müdrec hadisle ilgili diğer kitaplardan yararlanılmıştır. Hatîb'in hayatı, eserleri, hocaları, öğrencileri ve ilmi kişiliği hakkında bilgi verilmiş ayrıca müdrec hadisler hakkında bazı bilgiler sunulmuştur. Tez çalışmamızda nitel araştırma yöntemleri kullanılmış olup idraclı rivayetlerin tespiti ve idraca sebep olan râvinin durumu hakkında bilgi edinmek için dökümantasyon taer-Remâ yöntemi ile idraclı rivayetlerin diğer versyonları ve idraca sebep olan râvi hakkındaki bilgiler tespit edilmiştir. Tespit edilen rivayetler analiz yöntemi ile incelenerek bir sonuca varılmaya çalışılmıştır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019Nüzûl öncesi dönemde ve Kur'an'da kurban
Ümit Güler
Çalışmamız, Kuran'da yer alan kurban âyetlerini ve müfessirlerin yorumlarını dikkate alarak âyetleri tahlil etmeyi amaçlamaktadır. Hak veya batıl olsun genelde bütün dinlerin ve dini kaynaklı olduğunu iddia eden tüm sistemlerin, kendine özgü farklılıkları olmakla birlikte kendilerine ait kurban ritüelleri bulunmaktadır. Cahiliye döneminde de kurban bir ibadet olarak uygulanmaktadır. Bu dönemin insanı şirk içeren tüm unsur ve davranışları diğer ibadetlerine karıştırdıkları gibi kurban ayinlerine karıştırmaktadır. Kur'an- Kerim ise kurban ibadetini tevhid ve takva odaklı bir ibadet haline gelmeyi amaçlamaktadır. Kuran'ın üzerinde önemle durduğu konulardan biri de kurbandır. Kur'an birçok âyette kurbanı değişik isimler altında sunmaktadır. Kur'an'ın bazı âyetlerinde kurban 'hedy' ve 'nüsük' kavramı ile ifade edilirken bazı diğer âyetlerinde 'büdün' ve 'nahr' sözcükleriyle anlatılmaktadır. Hatta bahsedilen âyetler kurbanı doğruca Allah'a bağlamaktadır. Bu bağlamaktan kasıt, kurban ibadetine 'Allah'ın şiarı' unvanı verilmektedir. Âyetlerde 'Allah'ın şiarı' şeklinde kurbanlıklardan ve kurbanlık hayvanın gerdanlıklarından söz edilmesi bahsedilen önemi artırmaktadır. Bu önem ve vurgu kurban ibadetini daha da etkili bir hale getirmektedir. Kur'an-ı Kerim, inananları takva konusunda uyarmaktadır. Bu uyarı kurbanlık hayvanların etinin ve kanının Allah'a ulaşmayacağı konusunda insandan takvalı hareket etmesini istemek süretiyle birkez daha hatırlatılmaktadır. Allah, insanın kurban ibadetiyle takvaya ulaşacağı ve takva hususunda da Allah'a daha yakın olabileceği mesajını vermektedir. Bu emir ve tavsiyeler, Kur'an'ın kurbana verdiği özel değerin ve kurban ibadetinin hikmet ile sırlarının çok net belirtisidir. Bu hikmet ve sırlara bir derece temas etmek ve insanın hayat kı¬lavuzu olan Kur'an'ın bu konudaki beyanlarını müfessirlerin tesbitleriyle ortaya çıkarmak hedeflenmiştir. Bu nedenle "Nüzûl Öncesi Dönemde ve Kur'an'da Kurban" adlı bu çalışmayı hazırlamış bulunmaktayız.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019İman-amel münasebeti bağlamında Ebu Hanife-mürcie mukayesesi ve mürciî anlayışın Sünni pratiğe yansımaları
Zeynep Şeren
Çalışmamız, iman ve amel münasebetini özellikle Ebu Hanîfe ve Mürcie'nin görüşleri etrafında ele almaktadır. Onlara göre iman, tasdik ve dil ile ikrardır. Ameller ise imana dâhil değildir. İmanın, kalbin tasdiki ve dilin ikrarı olduğu hususunda aynı şeyi savunmalarına karşın Ebu Hanîfe'nin, amel konusunda Mürcie kadar katı ayrımcılığı kastetmediği kendi ifadelerinden anlaşılmaktadır. O, iman-amel arasındaki önemli ve ayrılmaz bağı korumaya çalışmış, imanın bireyi tüm yönleriyle kuşatan, eğiten ve koruyan etkilerine gerekli önemi vermiştir. Buna rağmen "mâsiyetlerin imana zarar vermediğini" iddia eden Mürciîler'den olmak ile itham edilmiştir. Çalışmamızda Ebu Hanîfe'ye atfedilen bu ithamın muhtemel sebeplerine yer verilerek konuya açıklık getirilmeye çalışılmıştır. Amellerin hafife alınmasına imkân veren Mürciî iman nazariyesinin sonuçları günümüzde de bir problem olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu çalışma vasıtasıyla iman-amel arasındaki ilişkinin niteliği incelenmiş, Mürciî nazariyenin olumlu ve olumsuz sonuçları araştırılarak günümüz iman-amel anlayışında görülen kayıtsızlığa Mürciî nazariyenin etkisinin olup olmadığı tespit edilmeye çalışılmıştır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim20194-6 yaş grubu çocukların inanç esaslarını algılayış biçimleri
Nuran Çelik
Günlük yaşam düzeninden manevi huzura kadar birçok konuda bireye fayda sağlayan inanma duygusu doğuştan başlar. Çocukluk dönemi kişiliğin şekillendiği ve ilerideki yaşamına yönelik birçok davranış kalıbını öğrendiği önemli bir gelişimsel basamaktır. Fıtratının gereği inanma duygusu kendisinde var olan çocuk yeterli düzeyde dini ve değerler eğitimi alamazsa ileride oluşturacağı kişiliği sağlam bir şekilde oluşmaz. İstenilen düzeyde inanç gelişiminin oluşması ancak olumlu ve bilimsel temellere dayalı bir dini eğitimle gerçekleşir. 4 yaşında dini duyguları gelişmeye başlayan çocuğun 6 yaşına kadar ifadeleri somut olsa da çevresinin de etkisiyle Allah tasavvuru başta olmak üzere soyut içeriği olan iman esasları zihnini meşgul etmektedir. Çocukların büyürken kültürel ve tecrübelere dayalı öğrenecekleri dini bilgiler ilerleyen yaşamlarında zihinlerinde doldurulamayan boşluk ve yaşamlarında eksiklik olma ihtimalini doğuracaktır. Gelişim dönemleri göz önünde bulundurularak çocuğa verilecek din eğitimi onun zihin ve duygu dünyasına olumlu katkılar sağlayacaktır. Bireyin doğumundan ölümüne kadar hayatında var olan inanç esasları Kelamın ana konusunu oluşturmasından dolayı tezde inanç esasları hakkında kısa bilgiler verilmiş, araştırmaya konu olan 4, 5, ve 6 yaş grubu çocukların genel gelişim özelliklerine ve dini gelişimlerine detaylı bir biçimde yer verilmiştir. İman esaslarını yaşamlarında ve zihinlerinde nasıl tasavvur ettikleri tespit edilmeye çalışılan 50 çocuğa Allah ve Peygamber tasavvuru başta olmak üzere İslam dini, dua, melek, Kur'an-ı Kerim, ölüm, cennet kavramları üzerine açık uçlu sorular yöneltilmiş ve değerlendirmelerde bulunulmuştur.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019Mehmet Şemseddin Günaltay'ın dini ve siyasi görüşleri
Tahir Karaman
Mehmet Şemseddin Günaltay, Osmanlı döneminden Cumhuriyet dönemine geçiş sürecinde ilmi ve siyasi yönüyle tanınmış bir kişidir. Fen bilimlerinde olduğu kadar dini ilimlerde de mütehassıs olan Günaltay, Osmanlının son döneminde müderrislik yapmakla beraber milletvekilliği de yapmıştır. Farklı alanlarda birçok eser bırakan Günaltay, Cumhuriyet döneminde başbakanlığa kadar yükselmiştir. Çalışmamız Mehmet Şemseddin Günaltay'ın dini ve siyasi görüşlerini ele almaktadır. Onun dini ve siyasi fikirleri Çağdaş İslâmi Akımlar açısından önemli yeri olan İslâmcılık cereyanının anlaşılmasına katkı sunacaktır. Nitekim İslâmcılık akımı birçok farklı nüansı barındıran eklektik bir yapı görünümündedir. Tezimizde İslâm Mezhepleri Tarihi Biliminin metotları kullanılmıştır. Günaltay'ın fikir yapısını oluşturan temel meseleler geçmiş dönemlere ait önemli ipuçları vermekle beraber güncelliğini korumaktadır. Dolayısıyla çalışmamız güncel dini anlayışları tespit etme eğiliminde olan Çağdaş İslâmi Akımlar Bilimi için önem arz etmektedir. Anahtar Kelimeler: M. Şemseddin Günaltay, Din, Mezhep, İslâm, Hurafe.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2017Tadkiku Salasili Ahmad b. Hanbal fi Musnadihi an Man Rava an Ubaydillah an Nafi an Ibn Umar
Ahmad Almohamad Alhussein
Ahmad ibn Hanbal's chains of Hadith in his Musnad, from those who reported from Ubaydullah who reported from Nafi' who reported from Ibn Umar, a study of the narrators' lives, through their Sheikhs (teachers) and students, and the number of Hadiths narrated by each narrator out of 281 Hadiths for the chain studied in Imam Ahmad's Musnad. So, 59 narrators were collected, in addition to the opinions of the scholars of al-jarh wa al-taʻdil (discrediting and accrediting); and if a saying by Imam Ahmad is available, it is mentioned. Shedding light on the golden chain in Imam Ahmad's Musnad (Ubaydullah reporting from Nafi' reporting from Ibn Umar), which is different from the golden chain of Ibn Hajar al-Asqalani (Malik reporting from Nafi' reporting from Ibn Umar). Studying the narrators before the chain, and considering the opinions of the scholars of al-jarh wa al-taʻdil (discrediting and accrediting) gives a full picture on how reliable the narrated Hadith is and its level. 58 narrators, 280 Hadiths, 1085 Sheikhs (teachers) and students, with their full names and last names, where they lived and when they died, in the hope that it will be beneficial to students and scholars.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2017Muhammed bin Mustafa Akkirmânî ve itikâdî görüşleri
Mustafa Bal
Muhammed b. Mustafa Akkirmânî, XVIII. yüzyılda Osmanlı Devleti'nde yaşamış önemli bir ilim adamıdır. Hem dinî hem de beşerî ilimlerde çalışmalar yapan Akkirmânî, Kelam, Felsefe, Mantık, Tefsir, Hadis, Fıkıh ve Arap dili gibi pek çok alanda eser yazmıştır. Dolayısıyla Akkirmânî'nin çok yönlü ve farklı dallarda yetkin bir ilim adamı olduğu söylenebilir. Ayrıca önemli bir devlet adamı olan Akkirmânî, hayatının çeşitli dönemlerinde İzmir ve Mısır'da kadı olarak çalışmıştır. 1760 yılında Mekke'nin başkadısı iken vefat etmiştir. Bu çalışma, Akkirmânî'nin kelam ilmi ve İslam inanç esasları ile ilgili görüşlerini ihtiva etmektedir. Bu bağlamda O'nun itikâdî görüşleri ve özgün yorumları sistematik bir şekilde ele alınmıştır. Ayrıca söz konusu dönemde Akkirmânî'nin kelam ilmine yapmış olduğu katkılara yoğunlaşılmıştır. Çalışmada nitel araştırma metotlarından yararlanılmış olup bilgi toplama tekniği olarak doküman tarama ve muhteva analizi yapılmıştır. Bu yöntemle hazırlanan çalışma, XVIII. yüzyıl Osmanlı kelam düşüncesi hakkında önemli ipuçları vermektedir.
