Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

  • MakaleAçık Erişim2015
    A simple regression based approach to estimate deformation modulus of rock masses

    Alemdag, Selcuk; Gurocak, Zulfu; Gokceoglu, Candan

    Rock mass characterization has a crucial importance in rock engineering applications including foundation design, slope design, support design and others. For these purposes, it is necessary to determine some input parameters for design, such as deformation modulus (Em), uniaxial compressive strength (σci) and Poisson ratio (υ). The Em is an important input parameter and the practical and economical way to determine this parameter is to apply a rock mass classification system and estimate using the rock mass properties. Data from four different sites were used in the study. The values of Em were calculated using the existing empirical equations based on the Rock Mass Rating (RMR89) system. Furthermore, pressuremeter tests were carried out to determine the Em in one of the sites. The relationship between the RMR89 and the Em was obtained via simple regression analysis using the Em calculated from empirical equations based on RMR89 system. Afterwards, performance of the equation obtained from regression analyses was examined and compared the predicted Em values with experimental values with respect to the R2 values using the data of fourth site. Overall R2 value was found to be as 0.75.

  • MakaleAçık Erişim2012
    Assessment of permeability and injection depth at the Atasu dam site (Turkey) based on experimental and numerical analyses

    Gurocak, Zulfu; Alemdag, Selcuk

    This study was performed in order to evaluate the permeability of the basalts and pyroclastics and the maximum depth of grout injection at the Atasu dam site, Turkey, using the equations of Kiraly and Hoek and Bray based on values obtained from Lugeon tests. In order to evaluate maximum discharge values and depth of injection, seepage analyses were performed using the finite element technique for each 10 m up to 100 m. The results indicate that to establish an impermeable zone at the dam site, the depth of injection should be taken as 50 m for the left and right slopes and 40 m for the river bed.

    • SDG 6 · Temiz Su ve Sanitasyon
  • MakaleAçık Erişim2012
    New considerations for empirical estimation of tensile strength of rocks

    Gurocak, Zulfu; Solanki, Pranshoo; Alemdag, Selcuk; Zaman, Musharraf M.

    In this paper, a combined laboratory and modeling study was conducted to develop a database for predicting tensile strength of rocks. Six hundred eighty six rock samples from 24 different sites throughout eastern Turkey were collected and tested for the development of this database and evaluation of models. A total of 512 samples were used for developing the models and the remaining 174 samples were used as control dataset. The material parameters selected in the development of the models include tensile strength (σ t), point load index (Is (50)), Schmidt rebound number (N) and unit weight (γ). A total of four models, two regression models, namely, simple linear regression and multiple regression, and two feed forward-type artificial neural network (ANN) models, namely, radial basis function network (RBFN) and multi-layer perceptron network (MLPN) are developed. A commercial software, Statistica 8.0, is used to develop these models. The strengths and weaknesses of the developed models were assessed by comparing the predicted σ t values with the experimental values with respect to the R 2 values. Overall, the MLPN model was found to be the best model for the present development and evaluation datasets. As a result of these analyses, an equation was suggested based on ANN model to estimate the tensile strength of rocks.

  • MakaleYalnız künye2011
    Doğal taş ocaklarında blok hacminin belirlenmesi için RQD ve Jᵥ’nin kullanılabilirliği

    Yilmaz, Ali Osman; Çapik, Mehmet; Kaya, Ayberk; Alemdag, Selcuk

    Bu çalışmada, Doğankent (Giresun) yöresinde yüzeylenen Harşit Granitoyidi’nden üretilebilecek blokların hacminin belirlenmesinde, Kaya Kalite Göstergesi (RQD) ve Hacimsel Eklem Sayısı (J ᵥ) parametrelerinin kullanılabilirliği araştırılmıştır. Bu amaçla, pilot çalışma alanı olarak bir ocak seçilmiş ve açılan şevlerde hat etüdü çalışmaları yapılarak, süreksizliklerin özellikleri tayin edilmiştir. Harşit Granitoyidi’nden elde edilebilecek Blok Hacminin belirlenmesinde Kaya Kütle İndeksi (RMi) sınıflama sisteminde girdi parametresi olan blok hacmi (Vb) kullanılmıştır. Vb değerinin belirlenmesinde kullanılan Jv ve RQD değişkenleri ocak içindeki farklı şevlerde yapılan süreksizlikler arası ölçümler ile belirlenmiştir. RMi sınıflamasında kullanılan Blok Şekli Faktörüne (β) göre yapılan değerlendirmede blokların genellikle “kompakt, hafifçe uzun-düz” şekilli olduğu tesbit edilmiştir. Blok hacminin belirlenmesinde kullanılan parametrelerden RQD değişkeninin sınırlamalar içermesi nedeniyle, blok hacminin hesaplanmasında J ᵥ değerlerinin kullanılması tercih edilmiştir. Yapılan değerlendirmeler sonucunda Harşit Granitoyidi’nden üretilecek blokların ortalama hacminin Vb= 7.15 m³ olduğu belirlenmiş olup, bu değer ticari olarak değerlendirilebilecek blok hacmi aralığındadır.

  • MakaleYalnız künye2011
    Farklı ayrışma derecesine sahip kaya kütlelerinin kazılabilirlik özellikleri: Gümüşhane Granitoyidi örneği, Gümüşhane, KD Türkiye

    Dağ, Serhat; Kaya, Ayberk; Gurocak, Zulfu; Alemdag, Selcuk

    Kayaların kazılabilirlik özelliklerini belirlemek amacıyla yapılacak çalışmalar kazı maliyeti açısından mühendislik projelerinin uygulanabilirliğine katkı sağlamaktadır. Bu çalışmada, Gümüşhane ve yakın yöresinde yüzeylenen Erken Karbonifer yaşlı Gümüşhane Granitoyidi’nin kazılabilirlik özellikleri incelenmiştir. İlk olarak, dört faklı alan seçilmiş ve bu alanlardaki kaya kütleleri ISRM tanımlama kriterleri esas alınarak ayrışma derecelerine göre gruplandırılmıştır. Bu çalışmalar sonucunda 1, 2 ve 3 numaralı alanlardaki kaya kütlelerinin orta derecede ayrışmış, 4 numaralı alandaki kaya kütlesinin ise ileri derecede ayrışmış kaya sınıfında olduğu tespit edilmiştir. İkinci aşamada, eklemlerin mühendislik özellikleri ve kaya malzemesinin jeomekanik özellikleri belirlenmiştir. Sonraki aşamada ise kaya kütlelerinin RMR89, Q ve GSI değerleri belirlenmiş ve kazılabilirlik açısından sınıflandırılmıştır. Yapılan sınıflamalara göre, orta derecede ayrışmış kaya kütleleri “sökülebilir”, ileri derecede ayrışmış kaya kütlesi ise “kazılabilir” özelliktedir. İnceleme alanlarında yapılan kazı çalışmalarında orta derecede ayrışmış kaya kütlelerinin hidrolik kırıcı kullanılarak söküldüğü, ileri derecede ayrışmış kaya kütlelerinin ise kepçe kullanılarak kazıldığı tespit edilmiştir. Son aşamada ise bulunan sonuçlar ile uygulanan kazı yöntemleri karşılaştırılmıştır. Bu sonuçlara göre, Tsiambaos ve Saroglou (2009) tarafından önerilen kazı yöntemleri, yerinde yapılan kazı çalışmaları ile tamamen örtüşmektedir.

  • MakaleYalnız künye2008
    Elazığ çevresindeki kayaçların beton agregası olarak kullanılabilirliği

    Gurocak, Zulfu; Alemdag, Selcuk

    Bu çalışmada, Elazığ çevresinde yüzeyleyen kayaçların beton agregası olarak kullanılabilirliğinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda, Keban Uetamorfitleri, Elazığ Magmatitleri, Harami Formasyonu, Maden Karmaşığı, Kırkgeçit Formasyonu ve Karabakır Formasyonu' ndan farklı noktalardan kaya örnekleri alınmış, kaya ve agrega örneklerinde deneysel çalışmalar yapılmıştır. Petrografik ve kimyasal özellikleri belirlemek için, kimyasal analizler ve ince kesitlerde petrografik çalışmalar yapılmıştır. Ayrıca, kaya örneklerinin birim hacim ağırlık, ağırlıkça ve hacimce su emme, porozite, doluluk oranı, serbest basınç dayanımı belirlenmiştir. Çeneli kırıcı yardımıyla standart boyutta agrega örnekleri hazırlanmış, bu agregaların alkali agrega reaktivitesi, magnezyum sülfat çözeltisinde don kaybı, özgül ağırlık, su emme, yıkanabilir madde içeriği ve Los Angeles aşınma dayanımı belirlenmiştir. Deney sonuçları TSE standartlarındaki sınır değerler ile karşılaştırılmıştır. Keban Metamorfitleri, Elazığ Magmatitleri ve Kırkgeçit Formasyonu' nun düşük Los Angeles aşınma direncine ve özgül ağırlığa sahip olması nedeniyle, bu kayaçların beton agregası olarak kullanılması uygun değildir. Maden Karmaşığı ve Karabakır Formasyonu'na ait bazaltların tüm fiziko-mekanik özellikleri beton agregası olarak kullanılabilme açısından uygundur ve bu kay açlar beton agregası olarak kullanılabilirler.