Unutulmuş Bir Deyimin İzinde: Klasik Türk Edebiyatı’nda “Ocağına Su Koymak”

MakaleAçık Erişim

Özet

Klasik Türk edebiyatı, sadece beşerî duyguların, aşk ve tabiat temalarının işlendiği bir edebiyat olmayıp aynı zamanda toplumun zengin dil kültürünü de içinde barındıran köklü bir edebî gelenektir. Şairler, yaşamış olduğu toplumun dil zenginliklerini kaleme almış oldukları eserlerde kullandıkları deyim ve atasözleri ile yansıtırlar. Bu nedenle şairler soyut kavramları somutlaştırmak, düşünce ve duygularını daha etkileyici bir şekilde aktarmak için dilin önemli unsurlarından biri olan deyimlere sıkça başvururlar. Özellikle gazel, kaside ve mesnevî gibi nazım şekillerinde deyimlerin hem anlamı pekiştirmek hem de şiirsel söyleyişi güçlendirmede etkili bir rol üstlendikleri görülür.Yapılan çalışmalar göstermektedir ki yaklaşık altı yüzyıl varlığını devam ettiren klasik Türk edebiyatında şairler, halk arasında yaygın olan deyimleri eserlerinde kullanarak hem edebiyat ile toplum arasındaki bağı kuvvetlendirmiş hem de dilin estetik yönünü geliştirmiştir. “Ocağına su koymak” deyimi de şairler tarafından kullanılmış bu deyimler arasında kendisine yer edinmiştir. Çalışmamıza kaynaklık eden manzumelerden hareketle bu deyimin ilk olarak 15. yüzyılda kullanıldığı, 16. yüzyıl eserlerinde yaygın olarak yer aldığı ve 18. yüzyıldan sonra dilsel dolaşımdan çekilerek kullanılmadığı tespit edilmiştir.Bu çalışmada, Klasik Türk edebiyatında “ocağına su koymak” deyiminin anlam katmanları, tarihsel süreçteki işlevleri, şairlere göre farklı bağlamlarda kazandığı mecazî boyutlar ve tasavvufî yorumları kapsamlı bir şekilde ele alınarak incelenmiştir. Çalışma, deyimin hem bireysel aşk acıları hem de toplumsal mücadelelerin ve dini-tasavvufî yorumların bir ifadesi olduğunu ortaya koymaktadır. Bununla birlikte deyimin yüzyıllara ve ifade ettikleri anlam bağlamına göre kullanım oranları da grafikle gösterilmiştir.

Anahtar Kelimeler

RDL Kalıcı Bağlantı (PID)
https://rdlopen.rawdatalibrary.net/r/gumushane/19437Resmi atıflarda kullanılan kalıcı adres
DOI
https://doi.org/10.34083/akaded.1872891Yayıncı resmi DOI adresi
İndeks kayıtları
Kaydın indeks veri tabanlarındaki sayfası (aktarımda alınan kayıt numarasıyla). Erişim, indeksin kendi koşullarına bağlıdır.
Atıflar
OpenAlex
0
TR Dizin
0
Her kaynağın kendi saydığı toplam atıf; aktarım ve zenginleştirme sırasında alındı.
Tam Kayıt
AlanDeğerDil
dc.contributor.authorTılfarlıoğlu, Musa
dc.date.accessioned2026-10-22T10:52:09.141432357Z
dc.date.available2026-10-22T10:52:09.141432357Z
dc.date.issued2026
dc.description.abstractKlasik Türk edebiyatı, sadece beşerî duyguların, aşk ve tabiat temalarının işlendiği bir edebiyat olmayıp aynı zamanda toplumun zengin dil kültürünü de içinde barındıran köklü bir edebî gelenektir. Şairler, yaşamış olduğu toplumun dil zenginliklerini kaleme almış oldukları eserlerde kullandıkları deyim ve atasözleri ile yansıtırlar. Bu nedenle şairler soyut kavramları somutlaştırmak, düşünce ve duygularını daha etkileyici bir şekilde aktarmak için dilin önemli unsurlarından biri olan deyimlere sıkça başvururlar. Özellikle gazel, kaside ve mesnevî gibi nazım şekillerinde deyimlerin hem anlamı pekiştirmek hem de şiirsel söyleyişi güçlendirmede etkili bir rol üstlendikleri görülür.Yapılan çalışmalar göstermektedir ki yaklaşık altı yüzyıl varlığını devam ettiren klasik Türk edebiyatında şairler, halk arasında yaygın olan deyimleri eserlerinde kullanarak hem edebiyat ile toplum arasındaki bağı kuvvetlendirmiş hem de dilin estetik yönünü geliştirmiştir. “Ocağına su koymak” deyimi de şairler tarafından kullanılmış bu deyimler arasında kendisine yer edinmiştir. Çalışmamıza kaynaklık eden manzumelerden hareketle bu deyimin ilk olarak 15. yüzyılda kullanıldığı, 16. yüzyıl eserlerinde yaygın olarak yer aldığı ve 18. yüzyıldan sonra dilsel dolaşımdan çekilerek kullanılmadığı tespit edilmiştir.Bu çalışmada, Klasik Türk edebiyatında “ocağına su koymak” deyiminin anlam katmanları, tarihsel süreçteki işlevleri, şairlere göre farklı bağlamlarda kazandığı mecazî boyutlar ve tasavvufî yorumları kapsamlı bir şekilde ele alınarak incelenmiştir. Çalışma, deyimin hem bireysel aşk acıları hem de toplumsal mücadelelerin ve dini-tasavvufî yorumların bir ifadesi olduğunu ortaya koymaktadır. Bununla birlikte deyimin yüzyıllara ve ifade ettikleri anlam bağlamına göre kullanım oranları da grafikle gösterilmiştir.
dc.identifier.doi10.34083/akaded.1872891
dc.identifier.eissn2618-6349
dc.identifier.endpage235
dc.identifier.issue1
dc.identifier.startpage213
dc.identifier.urihttps://rdlopen.rawdatalibrary.net/r/gumushane/19437
dc.identifier.volume10
dc.language.isotr
dc.relation.ispartofAkademik Dil ve Edebiyat Dergisi
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccess
dc.subjectEdebiyat
dc.subjectDil ve Dil Bilim
dc.titleUnutulmuş Bir Deyimin İzinde: Klasik Türk Edebiyatı’nda “Ocağına Su Koymak”
dc.typeArticle
rdl.citation.openalex0
rdl.citation.trdizin0
rdl.oa.statusgold
rdl.oa.urlhttps://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/5647006
rdl.source.indexTRDIZIN