Ehl-i Sünnet ve Mu’tezile Kelâmı Açısından Emir ve İrade İlişkisinin Neliği Tartışması

MakaleAçık Erişim

Özet

Ehl-i sünnet ve Mu’tezile arasında tartışmalı pek çok mesele olduğu bilinmektedir. Bunlardan biri de irade ve emir arasındaki ilişkinin nasıl olması gerektiğidir. Mu’tezilî kelâm bilginleri irade ve emrin farklı anlamlarda ve yönde olması durumunun imkânsızlığını savunmaktadır. Allah’ın emir ve yasakları hususunda emir ve iradesinin aynı doğrultuda tecelli ettiğini iddia ederler. Ehl-i sünnet kelâm bilginleri ise irade ve emrin mutlak olarak aynı yönde ve anlamda olmadığını iddia etmektedirler. Allah’ın iman etmeyeceğini bildiği kullar bağlamında tezahür eden iradesinin emirden farklı olduğunu savunurlar. Onlara göre Allah’ın özellikle imtihan gereği olarak emrettiği her şeyi irade etmesi ve bu olayın kul istesin ya da istemesin zorunlu olarak gerçekleşmesi ilâhî hikmet açısından mümkün değildir. Ehl-i sünnet ve Mu’tezile bilginlerinin bu farklı yorumlarının altında ilâhî sıfatları ve özellikle de irade sıfatını nasıl yorumladıkları ve onu zattan ayrı bir sıfat olarak görüp görmedikleri yatmaktadır. Buna göre farklı şekillerde tanımlanan irade kavramı üzerinden kelâm bilginleri iradenin emirle olan ilişkisine farklı açılardan yaklaşarak birtakım yargılara varmışlardır.

Anahtar Kelimeler

RDL Kalıcı Bağlantı (PID)
https://rdlopen.rawdatalibrary.net/r/gumushane/19897Resmi atıflarda kullanılan kalıcı adres
DOI
https://doi.org/10.33931/dergiabant.1510480Yayıncı resmi DOI adresi
Tam Kayıt
AlanDeğerDil
dc.contributor.authorBal, Samet Yahya
dc.date.accessioned2026-10-22T10:52:39.775085173Z
dc.date.available2026-10-22T10:52:39.775085173Z
dc.date.issued2024
dc.description.abstractEhl-i sünnet ve Mu’tezile arasında tartışmalı pek çok mesele olduğu bilinmektedir. Bunlardan biri de irade ve emir arasındaki ilişkinin nasıl olması gerektiğidir. Mu’tezilî kelâm bilginleri irade ve emrin farklı anlamlarda ve yönde olması durumunun imkânsızlığını savunmaktadır. Allah’ın emir ve yasakları hususunda emir ve iradesinin aynı doğrultuda tecelli ettiğini iddia ederler. Ehl-i sünnet kelâm bilginleri ise irade ve emrin mutlak olarak aynı yönde ve anlamda olmadığını iddia etmektedirler. Allah’ın iman etmeyeceğini bildiği kullar bağlamında tezahür eden iradesinin emirden farklı olduğunu savunurlar. Onlara göre Allah’ın özellikle imtihan gereği olarak emrettiği her şeyi irade etmesi ve bu olayın kul istesin ya da istemesin zorunlu olarak gerçekleşmesi ilâhî hikmet açısından mümkün değildir. Ehl-i sünnet ve Mu’tezile bilginlerinin bu farklı yorumlarının altında ilâhî sıfatları ve özellikle de irade sıfatını nasıl yorumladıkları ve onu zattan ayrı bir sıfat olarak görüp görmedikleri yatmaktadır. Buna göre farklı şekillerde tanımlanan irade kavramı üzerinden kelâm bilginleri iradenin emirle olan ilişkisine farklı açılardan yaklaşarak birtakım yargılara varmışlardır.
dc.identifier.doi10.33931/dergiabant.1510480
dc.identifier.eissn2148-0494
dc.identifier.endpage446
dc.identifier.issue2
dc.identifier.startpage430
dc.identifier.urihttps://rdlopen.rawdatalibrary.net/r/gumushane/19897
dc.identifier.volume12
dc.language.isotr
dc.relation.ispartofDergiabant
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccess
dc.subjectDin Bilimi
dc.subjectFelsefe
dc.titleEhl-i Sünnet ve Mu’tezile Kelâmı Açısından Emir ve İrade İlişkisinin Neliği Tartışması
dc.typeArticle
dspace.entity.typePublication
rdl.citation.trdizin0
rdl.oa.statusgold
rdl.oa.urlhttps://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/4045308
rdl.source.indexTRDIZIN