Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Bu dergideki yayınlar
97 →- MakaleAçık Erişim2025Akçaabat (Trabzon) İlçesinde Yerleşmelerin Yükselti Basamaklarına Göre Dağılışı
Üzülmez, Mehmet
Bu çalışma, Akçaabat ilçesindeki yerleşim alanlarının dağılımını, yükselti faktörüne bağlı olarak incelemektedir. Çalışma, yerleşim alanlarının coğrafi unsurlara bağlı olarak nasıl değiştiğini ve bu durumun bölge üzerindeki etkilerini kapsamlı bir şekilde ele almaktadır. Coğrafi ve topoğrafik koşullar, yerleşimlerin ve nüfusun yoğunluğunda belirleyici bir rol oynamaktadır. İlçede iklim verileri, tarım, yerleşim ve ekosistem üzerinde belirgin etkiler yaratmaktadır. Araştırmada, ilçenin yükselti kademeleri (0-400, 401-800, 801-1200, 1201-2000 metre) detaylı olarak incelenmiş ve nüfus ile yerleşim dağılımı analiz edilmiştir. Araştırma kapsamında, topografik haritalar, nüfus ve iklim verileri ile Sayısal Yükselti Modeli (SYM) kullanılmış; veriler ArcGIS 10.5 yazılımı ile analiz edilmiştir. Bulgular, 0-400 metre yükselti aralığında yerleşimlerin ve nüfusun yoğunlaştığını, yükselti arttıkça hem yerleşim birimlerinin hem de nüfusun azaldığını göstermektedir. 1200 metre üzerinde kalıcı yerleşim bulunmamakla birlikte, yayla yerleşimleri geçici yerleşim alanı olarak öne çıkmaktadır. Çalışmada, yükseltiye bağlı olarak ekonomik faaliyetlerde de değişim gözlemlenmiştir. Kıyı bölgelerinde tarım ve balıkçılık faaliyetleri yoğunlaşırken, yüksek alanlarda hayvancılık ve yayla turizmi ön plana çıkmaktadır. Özellikle Hıdırnebi Yaylası, turistik potansiyeliyle dikkat çekmekte ve bölge ekonomisine katkı sağlamaktadır.
- MakaleAçık Erişim2020Change in Nima Yoshij’s Poetry: Form, Language and Meaning
Bağrıaçık, Yeşim Işık
Iranian literature researchers divide Nima Yushij'spoems into three groups: classical poems, semi-classical poems and free verse poems. Classical Persian poem is based on three main elements, namely pattern, literary language and meaning. According to classical understanding of Iranian literature, a real innovation in poetry requires a complete change in at least one of the foregoing elements. Nima Yoshij kept these elements as they were in his classical poems. One of the most apparent differences in semi-classical poems is that lines replace couplets, primary components of classical poetry. Writing couplets one under the other allowed the production of different poems with this pattern as a novel method in the Persian poetry. Similarly, it allowed rewriting with various modifications of the poems that are produced in the mosammaṭ form in a limited number. Nevertheless, since similar lines with equal number of meters and rhyme repetitions are accepted characteristics of the classical poetry, Nima's poems that are said to be semi-classical cannot be considered different from classical poetry. Majority of the poems produced byNima Yushij between 1937-1958 are free verse poems. It is not possible to talk about a specific formal structure for these works. The poet left aside already accepted poetic rules and found the opportunity to reflect the world based on his personal experiences from his own comprehensionwindow.Nima Yushij learnt to approach the poetic language commonly in use in the classical literature era, the approved poetic patterns and realm of meaning with suspicion and rendered these elements, which poetry is subjected to, subjected to poetry. Departing from the sense of poetry that was considered resembling the poems of the classical poets and thus successful, he introduced a new sense of poetry through which he reflected his world of personal experiences, tastes and thoughts. Nima Yushij managed to establish a new sense of poetry by drifting apart from the cliché poetry and pioneered a fundamental change with regard to the primary components of poetry in the Iranian literature.
- MakaleYalnız künye2020Ağırlıklı Squat Sıçrama Hareketi Esnasındaki Hız Değerlerinin Analizi: Anaerobik Güç ve Maksimal Kuvvet Önemli Bir Faktör Mü?
Can, İbrahim; Bayrakdaroğlu, Serdar; Topsakal, Nuri
Bu çalışmanın amacı; ağırlıklı squat sıçrama hareketi esnasındaki hız değerleri için anaerobik güç vemaksimal kuvvetin önemli bir faktör olup olmadığının belirlenmesidir. Bu amaç doğrultusunda; GümüşhaneÜniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulunda öğrenim gören ve farklı spor branşlarında aktif sporculisansına sahip olan 36 sporcu öğrenci (yaş: 21,4 ± 1,57 yıl; boy: 175,2 ± 5,91 cm; kilo: 68,7 ± 7,12 kg)çalışmaya gönüllü olarak katıldı. Çalışmada, katılımcıların hız parametrelerini belirlemek için kendi vücutağırlıklarının % 40’ına karşılık gelen bir dış yük kullanılarak ağırlıklı squat sıçrama (SSYük) hareketi yaptırıldı.Ayrıca, katılımcıların maksimal dinamik kuvvet özelliğini belirlemek için tam squat (SQTam) hareketinde birtekrarlı maksimal (1TM) kuvvet testi ve anaerobik güç testi yaptırıldı. Verilerin analizi için Shapiro-Wilknormallik testi, tanımlayıcı istatistik ve Pearson korelasyon analizleri kullanıldı. Analiz sonuçlarına göre;katılımcıların relatif ortalama anaerobik güç ve SQTam hareketindeki absolut ve relatif 1TM kuvvet değeri ileSSYük hareketinin konsantrik evresinde elde edilen zirve hız değerleri arasında pozitif yönde istatistiksel olarakanlamlı bir ilişki olduğu elde edildi. Ayrıca, absolut 1TM squat kuvveti ile hem absolut maksimal anaerobikgüç hem de absolut ortalama anaerobik güç değerleri arasında pozitif yönde istatistiksel olarak anlamlı bir ilişkiolduğu elde edildi. Bunun dışında, istatistiksel olarak herhangi bir anlamlı ilişki elde edilmedi. Sonuç olarakhem absolut hem de relatif bakımdan kuvvet ve zirve hız değerleri arasında anlamlı ilişki olmasından dolayı,kuvvet özelliği arttığında konsantrik evre esnasındaki zirve hız değerlerinde bir artış meydana geleceği vehareket hızında bir gelişme sağlamak için maksimal kuvvet antrenmanlarının yapılması gerektiği ilerisürülebilir.
- MakaleAçık Erişim2020Model İnsan Yetiştirmenin Kurân’dan İki Temeli Ebeveyne İhsan Emri ve Valideyne İsyan Yasağı
Kayhan, Mustafa
Kurân, örnek insan yetiştirmenin ilkeler koymuştur. Zira aile ve toplumun öğesi, insandır. Model insanıoluşturmak için beşeri sistemler de ilkeler koymuştur. Fakat Kurân, net iki düsturu vurgulamıştır. Ebeveyneiyilik etmek ve valideyne karşı gelmemek, Kurân’ın temel iki emridir. Allah’ın ilahlık hakkı gereğidokunulmaz kılınmıştır. Bu konuda birçok vahiy nazil olmuştur. Ebeveyne ihsanı da içeren Kurân öğretileri,hayata tatbik edilmesi için indirilmiştir. Geçmişte dinler, felsefi sistemler ve ideolojiler, örnek insan için bazıtemeller aramıştır. Yürürlüğe konulan iyi uygulamalar, zamanla amacından sapmıştır. Bazıları, insanlık içintehlikeli olmuştur. İnsanın dört temel ilişkisinden birini, bir emir ve bir yasakla düzenlenmiştir. Allah’aibadet ve ona şirk koşmama emrinden sonra Kurân, ebeveyne ihsan emrini ve valideyne isyan yasağınıindirmiştir. Ailede ve toplumda düzenin sağlanması için vazgeçilmez bir durum olmuştur. Kurân, modelinsanın oluşturulması ve yerleştirilmesinde ebeveyne ihsan emrini sıkça vurgulamıştır. Ebeveyne ihsanedilmemesini yasaklamış ve valideyne isyan edilmesini reddetmiştir. Ailede kurulan ve toplumda devamettirilen düzen, ancak ebeveyne ihsan etme ve valideyne isyan etmeme kaidesine bağlanmıştır. Bu açıdanvarlıkların düzenli, disiplinli ve karmaşadan uzak algılanabilmesi için ebeveyne iyilik etmek emredilmiştir.Bu ilahi emre ters davranılmaması için ana babaya isyan etmek, Allah’a karşı gelmek olarakdeğerlendirilmiştir. Kurân, ebeveyne isyan edilmesini kesinlikle yasaklamıştır. Valideyne isyan etmek, kişiyicehenneme götüren bir günah sayılmıştır. Ebeveyne iyiliğin hududu, Allah’a isyan çizgisine kadar tevsi’edilmiştir. Allah’a şirk koşmaya zorlayan ebeveyne, evladının itaat etmemesi emredilmiştir. Hz. Musa ilesalih kul kıssasında ebeveynini küfre ve dalalete zorlayan evlat, din hürriyetine engel olduğu içinöldürülmüştür.
- MakaleYalnız künye2020Hentbol Sporcularının, Takım Antrenörlerinin Sahip Olduğu Karizmatik Liderlik Algılarının Takım Bütünlüğüne Etkisinin İncelenmesi
Mutlu, Tonguç Osman; Bayrakdaroğlu, Yeşim; Albayrak, Ahmet Yilmaz
Bu çalışma Türkiye Hentbol Federasyonu 2018-2019 erkek 1. Lig Hentbol sezonunda hentbol oynayansporcuların, takım antrenörlerinin karizmatik liderlik algılarının takım bütünlüğüne etkisinin bazı değişkenleraçısından incelenmesi amacıyla hazırlanmıştır. 2018-2019 erkek 1. Lig hentbol sezonunda mücadele eden 13takımda görev yapan 112 sporcu örneklem grubunu oluşturmuştur. Verilerin toplanmasında kullanılmaküzere Karizmatik Liderlik ve Grup Bütünlüğü Ölçekleri kullanılmıştır. Araştırmanın hipotezlerini test etmekamacıyla verilerinin analizinde, ortalama, standart sapma, frekans/yüzde, normal dağılım testi, (Kolmogorov-Smirnov test), gibi betimsel istatistiklerin yanında, ikili karşılaştırmalarda t-testi (Mann-Withney U test),çoklu karşılaştırmalarda varyans analizi (Kruskal Wallis-H test) yapılmıştır. Analizler sonucunda; sporcularıneğitim durumu değişkenine göre etkili konuşma becerisi (U=949.500, p<0.05) ve grubun sosyal çekiciliği(U=834.000, p<0.05), yaş değişkeni ile kişiselleştirilmiş ilgi χ2 (sd=3, n=112) = 8.109, p<0.05) ve grubungörevde bütünleşmesi χ2 (sd=3, n=112) = 8.686, p<0.05, spor yaşı değişkeni ile sıradışı görünüş χ2 (sd=3,n=112) = 7.812, p<0.05), değerlerine sahip çıkma χ2 (sd=3, n=112) = 9.551, p<0.05), grubun sosyalbütünleşmesi χ2 (sd=3, n=112) = 8.319, p<0.05) ve grubun görevde bütünleşmesi χ2 (sd=3, n=112) =13.177, p<0.05) alt boyutları arasında, istatistiksel olarak anlamlı farklılık tespit edilmiş, diğer alt boyutlararasında, istatistiksel olarak anlamlı farklılık tespit edilmemiştir.
- MakaleAçık Erişim2020COVID-19 ile Mücadelede Sosyal Koruma Sistemleri ve İşgücü Piyasaları
Beken, Hıkmet Gülçın
Küresel çapta bir salgına dönüşen COVID-19 ile ulusal ve uluslararası düzeydeki iş birliği temelindeuygulanan politikalar üzerinden mücadele edilmeye çalışılmaktadır. Başta işgücü piyasaları olmak üzere,üretim, tüketim, ticaret ve küresel tedarik zincirleri gibi pek çok alan COVID-19’dan etkilenmektedir. Kamusağlığının korunması amacı ile başlayan politikalar COVID-19 kriziyle mücadele sürecinde çeşitlenmiş;ekonomik, sosyal ve politik düzleme de taşınmıştır. COVID-19 öncesinde dünya ekonomilerinin çoğu için bazıtemel ekonomik göstergeler (borç, istihdam düzeyi) kötü bir performans göstermekte olduğundan COVID-19ile mücadeleye yönelik politika ve stratejiler bu mevcut koşullardan etkilenmiştir. Bazı bölgelerde veekonomilerde enformel istihdamın payının yüksek olduğu görülmektedir. Son dönemlerde UluslararasıÇalışma Örgütü (ILO)’nün de desteğiyle, enformel ekonomiden formel ekonomiye geçiş sürecine ilişkin bazıdüzenlemeler, stratejiler ve kurallar ön plana çıkmaktadır. Bu tavsiyeler içerisinde en önemlisi, ülkelerin sosyalkoruma planlarına ilişkin olmaktadır. Mevcut ulusal düzenlemelerle, sosyal yardım ve desteklerin dışında kalanenformel ve ev-temelli çalışanların kapsanması; genişletilecek sosyal koruma sistemi kapsamı ile mümkünolacaktır. Bu kapsamın genişletilmesinin önemi gelir ve iş kayıplarının yaşandığı COVID-19 ile daha çokanlaşılmıştır. Bu noktada, devletlerin müdahalesi ve bu alanda gerekli düzenlemeleri yapması yönündevatandaşlarından gelen talebe ne ölçüde cevap verebildikleri de ayrıca politik ekonomi açısından bakıldığındayeni bir yapılanma sürecinin de işareti olmaktadır. Bu çalışma, enformellik ve sosyal koruma kavramlarıüzerinden COVID-19 ile mücadele politikalarına yer vermeye çalışacaktır.
- MakaleAçık Erişim2020COVID-19 Salgın Sürecinde Yaşlılağa Bakış: 280 Karakter Yaşlılar Hakkında Ne Söylüyor?
Taşdelen, Birgül
Mart 2020'de Dünya Sağlık Örgütü’nün 2019 koronavirüs hastalığını (COVID-19) bir pandemi olarak ilanettikten sonra, COVID-19 virüsünün yayılmasına engel olmak için ülkemizde ve dünya çapında ciddi önlemler alınmıştır. Bu önlemlerden biri de 65 yaş ve üstü bireylere getirilen sokağa çıkma yasağıdır. 65 yaş ve üstübireylere getirilen sokağa çıkma yasağı koruyucu olmayı amaçlasa da, COVID-19 vaka ve ölüm oranlarınınyüksek bir yüzdesinin 65 yaş ve üstü bireylerden oluşması, bu hastalığın bir “yaşlı hastalığı” olarakalgılanmasına ve COVID-19’un etkilediği en dezavantajlı grup olmasına dayanak oluşturmuştur. COVID-19öncesi dönemde de yaşa dayalı ayrımcılıklarla karşı karşıya olan yaşlı bireyler, pandemi sürecinde gerek politiktartışma ve düzenlemelerde gerekse haber söylemlerinde yapılan yaş vurgusu nedeniyle, sadece günlük hayattadeğil, çeşitli medya ortamlarında da şiddetli ayrımcı tutumlara maruz kalmıştır. Pandemi sürecinde yaşlılarayönelik ayrımcılığın yansıdığı medya ortamlarından biri de sosyal ağlardır. Sosyal ağlar üzerinden Covid-19nedeniyle yaşlı yetişkinlerin durumuyla ilgili gerçek endişelerin yanında, yaşlılar hakkında olumsuz içeriklerede rastlanmaktadır (Jimenez vd., 2020: 1662). Buna göre söz konusu çalışma, COVID-19 nedeniyle sosyalmedyada yaşçılıkla ilgili içeriklerin Twitterdaki yansımalarını incelemektedir. Çalışma kapsamında 21 Martve 12 Mayıs 2020 tarihleri arasında Twitter üzerinden atılan toplam 221 tweet içerik analiz yöntemi iledeğerlendirilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre, COVID-19 nedeniyle yaşlılara yönelik rahatsız edici içerikler,korku ve panik içinde olan ve bu nedenle yaşlılara yardım edilmesi gerektiğini belirten tweetlere göre oransalolarak daha fazladır. Ayrıca atılan tweetlerde COVID-19’un çoğunlukla yaşlıları etkilemesinden dolayıönemsizleştirildiği şeklindeki paylaşımlara da rastlanılmıştır. Dolayısıyla, salgın boyunca Twitter’da yaşlıinsanlarla ilgili kaygı ve ilginin azaldığı ve yaşçılık söylemlerin arttığı sonucuna ulaşılmıştır. Acil sonuçlarsadece yaşlı yetişkinlere yönelik dışlanma söylemlerini teşvik etmekle kalmamakta, 65 yaş üstünün “tedbirli” olmasından çok tehlikeli oldukları ve toplumun yaşlı yetişkinlere ihtiyaç duymadığı şeklinde bir algıoluşturmaktadır. Sonuç olarak yaşlılara yönelik ayrımcı ve dışlayıcı tutumların, gündelik hayatın bir uzantısısayılan ve kriz anında bile bağlantıda kalmamızı sağlayan soyal medya platformlarından biri olan Twitter’daşiddetlenmeye başlaması, pandemi sürecinde yaşlıların günlük yaşam biçimlerini karmaşıklaştırmasınınötesinde, kuşaklar arası gerilimin yoğunlaşmasına da neden olabileceği düşünülmektedir.
- MakaleAçık Erişim2019The cultural factor in the turkey’s soft power in azerbaijan
Sancak, Kadir
The concept of power has been identical with military capacity throughout history. But After the Second World War, the economy also gained importance. Thus, power was seen as a component of military and economic capacity. But in the last quarter century another aspect of power has emerged. This type of power, which does not include methods of coercion, has been called soft power. Turkey that aiming to expand its influence area have also begun to pay more attention to soft power. When an overall evaluation is made it is seen that Turkey has an important potential of soft power.. Azerbaijan is one of the countries where the said potential is most strongly felt. The existence of many common values between the two countries is the stand of this view. In this study, Turkey's soft power over Azerbaijan is evaluated in the context of cultural elements. It is thought that political interactions between the close cultures will be more. Based on this view, the similarities between the cultures of the two countries are handled. In this context, the relations of the two countries in history are explained. Following this, the subject of religion and language, which are important components of culture and one of the common values between the two countries, are expressed. As a result, it is convinced that the common cultural values identified in the study will made important contribute the soft power of Turkey over Azerbaijan.
- MakaleAçık Erişim2018The last known example of verse menaqıpname ın our lıterature: the work named “abdülkadir-i geylani hazretleri” of aşık molla rahim
Kiremitçi, Ferdi
Most of the religious-literary genres in Islamic Turkish literature consist of the works written with both the teaching function and the function of evoking aesthetic experience of the language. One of these species is menâkıbnâmeler which is important in terms of literature, religion, mysticism, history and folklore. This type of works written prose, verse, prose-verse mixed are biographical works written about the religious-sufistic personalities, people belonging to various occupational groups and their families. These works include life stories, miracles, important events and sometimes spiritual-physical features (hilye) of the persons. The number of verse menaqıpnames in our literature is over thirty. The last known example of this work belongs to Aşık Molla Rahim with his mesnevi named Abdulkadir Geylani Hazretleri. This study has been written in order to make an evaluation on this menaqıpname written in the middle of the 20th century. The study consists of the tntroduction and the three sections following its. In the introduction, the definition, development and importance of menaqıpnames have been mentioned. In the first chapter, information about verse menaqıpnames in our literature is given. In the third chapter, the the work named “Abdülkadir Geylani Hazretleri” is examined in terms of author, reason of writing, language and style features, shape and content properties. In this study, it is aimed to introduce the menaqıpname written by syllabic meter unlike the other poem samples to the researchers interested in the subject and the people who want to read the life story and miracles of Abdülkadir-i Geylani with the different style.
- MakaleYalnız künye2018Üniversite gençliği: hayat tarzı ve kimlik
Ak, Muammer
Bu çalışmada üniversitede okuyan öğrencilerin modern-gelenekselve dini-siyasi-ideolojik düzlemde kimlik algıları ölçülmüştür. Araştırmakapsamında Gümüşhane Üniversitesi’nde farklı bölüm ve sınıflardaokuyan öğrenciler arasından basit tesadüfü örneklem yöntemikullanılarak belirlenen 284 öğrenciye anket uygulanmıştır. Araştırmanınsaha çalışması Mart 2018’de yapılmıştır. Araştırmaya katılanların % 50’si(142) kadın, % 50’si (142) erkektir. Katılımcıların, % 29,6’sı Karadeniz, %10,9’u Marmara, % 8,5’i Ege, % 13,4’ü Akdeniz, % 15,8’i İç Anadolu, %11,6’sı Doğu Anadolu, % 10,2’si Güney Doğu Anadolu bölgesindendir.Araştırmaya göre, katılımcılar hayat tarzı bakımından kendilerini %37,3’ü modern, % 48,6’sı geleneksel muhafazakâr, % 14,1’i dindarmuhafazakâr olarak tanımlamıştır. Siyasi-dini-ideolojik olarak birincisıradaki ilk üç kimlik, Müslüman (% 76,1), Milliyetçi (% 7,7), Atatürkçü(% 5,6); ikinci sıradaki ilk üç kimlik, Milliyetçi (% 25,4), İslamcı (% 15,1),Muhafazakâr (% 10,6); üçüncü sıradaki ilk üç kimlik ise Dindar-Ülkücü(% 12), Milliyetçi (% 10,6), Atatürkçü-İlericidir (% 9,2). Toplumsalaidiyet/kimlik düzleminde ise, katılımcıların % 6’sı kendini Müslüman,% 6’sı Türk, % 67,3’ü Türk-Müslüman, % 20,4’ü ise İnsan olaraktanımlamıştır. Araştırmanın amacı, gençlerin hayat tarzı bakımından vedinî, siyasî ve ideolojik kimlikler açısından kendilerini nasılkonumlandırdıklarını incelemektir. Bu bağlamda araştırma, üniversiteöğrencilerinin toplumsal aidiyet/kimlik algıları nasıldır?, siyasi-dini-ideolojik düzlemde hangi kimlikleri kendisine uygun görüyorlar?, bukimlikler cinsiyet, bölge ve hayat tarzına göre farklılık gösteriyor mu? gibisoruların cevaplarını aramaktadır. Türkiye’deki nüfusun önemli birkısmını genç nüfus oluşturmasına rağmen gençlerle ilgili araştırmasayısının yetersiz olduğu görülmektedir. Araştırmanın güncel veriler ilekonuya katkı yapacağına inanmaktayız.
Tam Kayıt
| Alan | Değer | Dil |
|---|---|---|
| creativeworkseries.issn | 1308-2140 | |
| dc.date.accessioned | 2026-10-22T10:39:08.967983556Z | |
| dc.date.available | 2026-10-22T10:39:08.967983556Z | |
| dc.identifier.uri | https://rdlopen.rawdatalibrary.net/r/gumushane/17682 | |
| dc.rights | info:eu-repo/semantics/openAccess | |
| dc.title | Turkish Studies (Elektronik) | |
| dspace.entity.type | Journal |





