Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Bu dergideki yayınlar
13 →- MakaleAçık Erişim2026Montessori ve STEM Yaklaşımlarının Karşılaştırmalı İncelenmesi: Türkiye’deki Lisansüstü Araştırmaların Analizi
Arslan, Adem
Son yıllarda erken çocukluk eğitiminde yenilikçi ve çocuk merkezli yaklaşımlara yönelik ilgi artmıştır. Montessori ve STEM yaklaşımları kavramsal olarak farklı olsa da, her ikisi de yaratıcılığı, problem çözme becerilerini ve bütüncül gelişimi desteklemeye odaklanmaktadır. Türkiye’de bu alanlarda yapılan lisansüstü araştırmalar artış göstermiş, ancak sistematik karşılaştırmalar sınırlı kalmıştır. Bu çalışma, Türkiye’de Montessori ve STEM yaklaşımlarına ilişkin lisansüstü tezleri karşılaştırmalı olarak incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırma, metodolojik eğilimleri, tematik odakları ve literatürdeki boşlukları belirleyerek gelecekteki eğitim uygulamalarına ve araştırmalara yönelik öneriler sunmaktadır. Çalışmada Yükseköğretim Kurulu Ulusal Tez Merkezi’nden elde edilen toplam 80 lisansüstü tez doküman analizi yöntemiyle incelenmiştir. Tezler; akademik alan, anabilim dalı, üniversite, çalışma grubu, örneklem büyüklüğü, tez türü, araştırma deseni ve veri analiz teknikleri açısından değerlendirilmiştir. Bulgular, her iki yaklaşımın da ağırlıklı olarak okul öncesi eğitim alanında incelendiğini ve ana katılımcıların okul öncesi çocuklar ile öğretmenler olduğunu göstermektedir. Montessori tezlerinde deneysel desenler daha yaygınken, STEM tezlerinde ön test–son test ve karma yöntem yaklaşımlarına daha sık yer verilmiştir. Her iki alanda da doktora düzeyinde ve nitel araştırmaların az olduğu belirlenmiştir. Montessori tezlerinde öne çıkan temalar STEM entegrasyonu, yaratıcı düşünme ve motor beceriler; STEM tezlerinde ise bilimsel süreç becerileri, öz yeterlik ve öğretmen görüşleridir. Bulgular Montessori ve STEM yaklaşımlarının okul öncesi eğitimde birbirini tamamlayıcı ve bütünleştirici bir potansiyele sahip olduğunu ortaya koymaktadır. STEM tezlerinin daha çok bilimsel ve bilişsel becerilere odaklandığı; Montessori tezlerinin ise çocuk gelişimini çok yönlü ele alan daha bütüncül ve gelişim temelli bir yapı sergilediği söylenebilir. Çalışma, yöntemsel çeşitliliğin artırılması, farklı yaş gruplarının sürece dahil edilmesi, ebeveyn katılımının güçlendirilmesi ve her iki yaklaşımın öğretmen eğitimi programlarına entegre edilmesi gerektiğini önermektedir.
- MakaleAçık Erişim2025Ombudsmanlık Kurumu Bağlamında Karşılaştırmalı Ülke İncelemeleri: Bahreyn, Bangladeş, Macaristan ve Ürdün Örnekleri
Doğan, Kadir Caner
Ombudsman, kamusal şikayet kurumu olarak bir devlette halktan kamu yönetimi sorunlarına dair başvuru alan ve çözen yapıdır. Ombudsman, dünyada ilk defa 18. Yüzyılda İsveç’te ortaya çıkmıştır. Temel özellikleri arasında; demokrasiyi, hukukun üstünlüğünü ve insan haklarını güçlendirmesi bulunmaktadır. Günümüzde neredeyse dünyadaki tüm devletlerde uygulanmaktadır. Ombudsman dünyanın farklı kıtalarında ve devletlerinde demokrasi kültürü ve kalitesine göre çeşitli düzeylerde icra edilmektedir. Liberal demokrasinin küresel arenada baskın olduğu bir çağda ombudsman da bu değerlerle bütünleşmektedir. Demokrasinin ve siyasal liberalizmin en büyük sembollerinden biri de ombudsman olarak görülmektedir. Hak arama kurumu olarak ombudsman, bulunduğu devlette adaleti de tesis eden mekanizmalardan biridir. Bu çalışmada, Avrupa ve Asya kıtalarından Bahreyn, Bangladeş, Macaristan ve Ürdün devletlerinin ombudsman teşkilatları incelenmiştir. Bu devletlerin seçilmesinin nedeni ise uzun yüzyıllar boyunca demokrasi tecrübesinden uzak ya da engellenmiş bölgelerde ve toplumlarda ombudsmanın uygulanabilirliğine dair bazı çıkarımlarda bulunmaktır. Bu şekilde değişik coğrafi bölge ve çeşitli kültürlere sahip devletlerde ombudsman tecrübesi analiz edilmiştir. Çalışmanın yöntemi nitel analiz bağlamında literatür taramadır. Çalışmanın sonuçlarına göre dört devlet ombudsmanı arasında Macaristan, Bangladeş, Bahreyn ve Ürdün, kalkınma ortamı bağlamında etkinlik ve performans açısından sıralanabilir. Macaristan, Avrupa demokrasisinin kalbinde yer alan bir devlet olarak daha güçlü adalet ve hakkaniyet geleneklerine sahiptir. Bangladeş, Hindistan coğrafyasında uzun yıllardır merkezi bir krallığın bulunmaması nedeniyle özerklik açısından diğer iki devlete göre daha avantajlıdır. Bahreyn ve Ürdün, Orta Doğu Arap devletleri olarak uzun yıllar İngiliz kontrolü ve yönetimi altında kalmışlardır. Ürdün yüzölçümü ve nüfus bakımından daha büyüktür ve daha fazla etnik gruba sahiptir. Bu nedenle Bahreyn'de adaleti tesis etmek daha kolay olabilir.
- MakaleAçık Erişim2024Deprem Risk Algısı ve Klostrofobi Düzeyi Arasındaki İlişki ve Etkileyen Faktörler
Akgül, Fatma; Doğan, Melike Demir
Amaç: Bu araştırma deprem risk algısı ile klostrofobi arasındaki ilişki ve etkileyen faktörleri incelemek amacıyla ilişkisel ve kesitsel olarak planlanmıştır. Yöntem: Bu ilişkisel kesitsel çalışma, 24 Ocak 2020’de Elâzığ depremini yaşayan depremzedelerde oluşan deprem risk algısı ile klostrofobi düzeyi arasındaki ilişki ve etkileyen faktörleri belirlemek amacıyla yapılmıştır. Araştırmanın evreni Elâzığ ilinde depremi yaşamış bireylerdir. Araştırmaya katılmayı kabul eden, 18 yaşını doldurmuş 400 kişi araştırmanın örneklem grubunu oluşturmuştur. Bu çalışmada veriler 01.07.2023 ile 01.09.2023 tarihleri arasında çevrimiçi anket yöntemiyle toplanmıştır. Veriler, sosyo-demografik özelliklere ilişkin bilgi formu ve araştırmacılar tarafından ilgili literatür taranarak hazırlanan anket kullanılarak toplanmıştır. Bulgular: Çalışmaya katılanların yaş ortalamasının 35,08±12,51 olduğu, yarısının kadın olduğu (%54,8) ve %55’inin çocuk sahibi olduğu belirlendi. Araştırmada uygulanan T-Testi analizlerine göre, deprem risk algısının kadınlar ve erkekler arasında anlamlı düzeyde farklılıklar gösterdiği yönünde bulgulara ulaşılmıştır. Anova Testi analizlerine göre ise depremzedelerin eğitim düzeyleri arttıkça klostrofobi davranışlarının azaldığı; evlerindeki hasar düzeyi arttıkça ise klostrobi davranışlarının da arttığı gözlemlenmiştir. Klostrofobi davranışı ile deprem risk algısı ve duyuşsal ve bilişsel alt boyutları arasında pozitif yönde anlamlı bir ilişki olduğu saptandı. Yani klostrofobi davranışı yüksek olan bireylerin deprem risk algısı da yüksektir. Sonuç: Elde edilen bulgular neticesinde, eğitim durumu ve cinsiyetin deprem riski algısı üzerinde anlamlı farklılıklara sahip olduğu, duyuşsal ve bilişsel deprem riski algısı ile klostrofobi arasında ise anlamlı bir ilişki olduğu görülmüştür.
- MakaleAçık Erişim2024Effectiveness of Occupational Health and Safety Practices for Employees in Workplaces: A Meta-Analysis Study
Doğan, Onur
The use of new machines in production lines due to technological developments makes business ecosystems more complex every day. In parallel with the changes experienced, the diversity and impact level of risks pose serious threats to employees, businesses, and the environment. Ensuring the sustainability of production can be achieved through effective and comprehensive occupational health and safety practices. Risk assessments, checklists and emergency plans are some of these practices. This study is a study conducted to reveal the impact levels of practices aimed at improving occupational health and safety. Meta-analysis method was used in the study. The data used in the analysis were obtained by searching Web of Science, Google Scholar, YÖK (The Council of Higher Education), PubMed, EBSCOhost databases without any time limitation until 31.01.2024. As a result of the comprehensive search, it was determined that 20 studies were suitable for the analysis. These studies were then included in the analysis and synthesized by meta-analysis. As a result of this meta-analysis, it was determined that occupational health and safety practices for employees were effective (SMD: 0.924, 95% CI:-0.494-1.354, Z=4.214, p=0.000, I2= 98.670%, Q=1428.054). The analysis results revealed that the variance between the studies was statistically significant (p<0.05). Additionally, occupational health and safety practices were found to enhance employees' sense of security and productivity, reduce workplace accidents and occupational diseases, and make a significant contribution to the development of a safety culture.
- MakaleAçık Erişim2022Yenilenebilir Enerji - Ekonomik Büyüme İlişkisi Açısından Türkiye ve AB Ülkelerinin Malmquist Endeksi ile Performans İncelemesi
Seyhan, Burak; Seyhan, Nazlı
Nüfus artışı, teknolojik gelişmeler vb. birçok faktör dünyadaki enerji ihtiyacını ve tüketimini hızla artırmaktadır. Son dönemlerde kişi başına düşen enerji tüketiminin artması ciddi boyutlara ulaşmış, enerji üretiminde dışa bağımlığı azaltma ve küresel ekonomik rekabette belirleyici bir aktör olma hususları enerji üretiminin önemini artırmıştır. Bu sebeple, enerji kaynaklarına sahip olan ülkeler, ekonomik olarak diğer ülkelerden farklı bir konuma geçmiştir. Bununla birlikte, günümüzdeki çevre sorunları, fosil kaynakların tükenebilir olması veya fosil kaynaklara sahip olunmaması vb. sebepler yenilenebilir enerji kaynaklarına ilgiyi artırmıştır. AB’ye üyelik sürecinde, Türkiye ve AB ülkelerinin yenilenebilir enerji performanslarının zaman içinde değerlendirilmesi literatüre ve yapılacak çalışmalara da katkı sağlayacaktır. Bu çalışmanın amacı, yenilenebilir enerji ve ekonomik büyüme ilişkisi açısından Türkiye ve AB ülkelerinin verimlilikleri değerlendirmektir. Çalışma kapsamında yapılan literatür incelemesi sonucu yenilenebilir enerji göstergeleri ile ilgili 5 değişken belirlenmiştir. Girdi değişkenleri; CO2 Salınımı, Toplam Enerji Tüketimindeki Yenilenebilir Enerji kullanımı (YEK), İşgücü (EMP) çıktı değişkenleri; Kişi Başına GSYİH ve Toplam Enerji Arzının İçindeki Yenilenebilir Enerji Oranı (TEAYEO)’dır. Çalışmada, bahsi geçen ekonomik ve yenilenebilir enerji göstergeleri yardımıyla 2008-2015 döneminde AB ülkeleri ve Türkiye’nin performanslarındaki değişimler değerlendirilmiştir. Zaman içindeki verimliliğin gelişimini değerlendirebilmek için Malmquist Toplam Faktör Verimliliği (TFV) endeksi kullanılmıştır. Malmquist Endeksi, Veri zarflama analizi (VZA) temelli bir endeks olduğundan karar verme birimleri (KVB) arasında homojeniteyi sağlayabilmek amacıyla kümeleme analizi yapılmış ve benzer ülkeler gruplandırılmıştır. Çalışma sonucunda, 2008-2015 dönemdeki TFV ortalama değerlerine göre ülkeleri sıraladığımızda, Lüksemburg’un diğer ülkelerden kayda değer bir farkla birinci sırada yer aldığı görülmektedir. Lüksemburg’u sırasıyla Belçika, Türkiye, Bulgaristan, Hırvatistan Slovenya, Kıbrıs vd. ülkeler takip etmektedir. Türkiye’nin de ortalama TFVG değerine göre başarılı ülkelerden olduğu görülmektedir.
- MakaleYalnız künye2020Lasting Impact of the Crisis on Unemployment in Turkey: The Global Crisis Period
Çiçen, Yıldırım Beyazıt
In this paper, we have done hysterical analysis to determine whether the crisis in our country has permanent effects on unemployment. Here, first Harvey, Leybourne and Xiao (2008) linearity test is conducted for the unempoloyment series. Following this test, the Zivot-Andrews (1992) unit root test and the Bai-Perron (1998) multiple structural changes test were used as lineer methods. Also as nonlinear method Kapetanios, Shin and Snell (2003) and Kruse (2011) unit root tests were used. According to all test findings, the global crisis has a hysterical effect on unemployment rates and unemployment has not returned to its pre-crisis level.
- MakaleYalnız künye2018Adaptation of the Subjective Social Status Scale to Turkish
Güngöz, Esengül; Aydın, Ali Dursun; Turkay, Hikmet; Kusan, Osman; Mumcu, Hasan Erdem
This study aims to adapt the scale of subjective social status, which was developed by Sweeting and her colleagues to Turkish, to ascertain the social status indicators of youth and how they see their social status among peers. The original scale is in English and the three-factor total is composed of 7 words. To ensure a successful adaptation, English language experts have been consulted about the appropriateness of the translated statements in Turkish, the meaningfulness and the validity of the language. The validity of the scale was assessed by factor analysis after the Turkish form of the scale was administered to 321 students and as a result of the analysis, it was agreed on that the scale to be translated into Turkish also consists of 7 words. It was concluded that the Cronbach Alpha reliability coefficients (.72) were sufficient for each scale factor and the entire scale, to determine the internal consistency of the scale. Based on the findings, it may be said that the correlation coefficient between the re-test method and the applications performed is also sufficient.
- MakaleYalnız künye2018A Comparison in the Context of Tradition of Nazira (Parallel) in Turkish Sufi Poetry: the Poems with the Repeated Word of “geldim” by Eşrefoğlu Rumi, Sünbül Sinan and Niyazi Misri
Kiremitçi, Ferdi
One of the most basic features of sufi literature is the tradition of nazira (parallel) poems composed by sufi poets as a source of pride, with the influence of predecessor-successor relationship. One of the striking examples of this tradition is the poems, in which the word of "geldim" repeats, by Eşrefoğlu Rumi, Sünbül Sinan and Niyazi Misri. The present study aims to compare these poems in terms of the tradition in question. The study includes an introduction and four sections. The history of tradition of nazira in sufi poetry is summarized in the introduction. The first section presents a discussion on the practice of nazira. The relation between nazira-intertextuality and comparative literature is explained in the second chapter while the relationship between that tradition and repeated word is dealt with in the third section. In the last chapter, a comparison of these poems in terms of structure, style and content is made.
- MakaleYalnız künye2017Akademik Güdülenme İle Akademik Özyeterlik Arasındaki İlişki: İlahiyat Fakültesi Öğrencileri Üzerine Ampirik Bir Araştırma
Aktaş, Hamza
Bu araştırmanın amacı, İlahiyat Fakültesindeki öğrencilerin akademik güdülenme düzeylerinin akademik özyeterlik ile ilişkisini belirlemektir. Araştırmanın örneklemini Gümüşhane Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öğrencileri (n=345) oluşturmaktadır. Araştırmada "Akademik Güdülenme Ölçeği", "Akademik Özyeterlik Ölçeği", ve "Kişisel Bilgi Formu" kullanılmıştır. Araştırma verilerine tek yönlü varyans (ANOVA) analizi, t-testi ve LSD testleri uygulanmış, pearson korelasyon katsayıları hesaplanmış, regresyon analizi yapılmıştır. Araştırma örnekleminden toplanan veriler, SPSS 16.0 programı kullanılmış olup, ulaşılan bulgular yorumlanmıştır. Araştırmada akademik güdülenme ile akademik özyeterlik arasında % 36.3 oranında ilişkinin olduğu saptanmıştır. Çalışmada öğrencilerin akademik güdülenme düzeyleri ile akademik öz yeterlilik düzeyleri; öğretim türü, cinsiyet, yaş, sınıf, ekonomik durum, ailede karar alma durumu ve kitap okuma sayıları gibi değişkenler açısından ele alınmıştır. Sonuç olarak öğretim türü ve cinsiyet açısından her iki düzeyde anlamlı bir farklılaşma bulunmamıştır. Yaş, sınıf değişkenleri ile akademik özyeterlik ve ekonomik durum, ailevi karar alma, kitap okuma sayısı gibi değişkenler ile akademik güdülenme arasında anlamlı bir farklılaşma tespit edilmiştir.
- MakaleYalnız künye2017Utopia, The City of The Sun and The New Atlantis: Is Solidarity a Wishfull Thinking or a Genuine Idea?
Somuncuoğlu, Seda Özsoy
Solidarity, which is expressing how members of a society is connected to each other feelings, thoughts and interests that perhaps not necessary until these days. It’s an important research issue in terms of “unity in diversity” to come together on the axis of common values, beliefs and attitudes. For this reason it’s worth examining the historical development of the concept. Because solidarity is a form of relationship that respects the equality and distributes rights and responsibilities fairly. Utopias give importance to equality, freedom and solidarity with assessments that go beyond the current state. Utopias seem as the product of your dream embody a strong humanity and moral ideal. Additionally what solidarity means in the context of an ideal society design, it’s an imagination or a reality. In this study, the concept of solidarity will be examined through the three utopias which are considered milestones of history of thought
Tam Kayıt
| Alan | Değer | Dil |
|---|---|---|
| creativeworkseries.issn | 2147-1185 | |
| dc.date.accessioned | 2026-10-22T10:38:49.210874402Z | |
| dc.date.available | 2026-10-22T10:38:49.210874402Z | |
| dc.identifier.uri | https://rdlopen.rawdatalibrary.net/r/gumushane/17340 | |
| dc.rights | info:eu-repo/semantics/openAccess | |
| dc.title | İnsan ve Toplum Bilimleri Araştırmaları Dergisi | |
| dspace.entity.type | Journal |





