Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Bu dergideki yayınlar
15 →- MakaleAçık Erişim2026Türkçe Politeia Çevirileri: Terminolojik ve Dilsel Problemlere Kısmi Bir Yaklaşım
Öztürk, Ümit
Platon’un Politeia’sının Türkçeye çevrilme süreci, 1940’lı yıllarda Georg Rohde yönetiminde gerçekleştirilen, metnin ilk dört kitabıyla başlamıştır. Bu çalışmada, Azra Erhat, Samim Sinanoğlu, Suat Sinanoğlu ve Türkan Tunga gibi çok kıymetli araştırmacılar yer almıştır. Ancak bu eserin günümüzde basımı yoktur ve eser maalesef tamamlanamadan kalmıştır. Bu çalışmadan sonraki tarihsel sürece baktığımızda, dilimizde, güvenilirliği konusunda uzlaşılan iki Politeia çevirisinin bulunduğu kabul edilmektedir. Bunlardan ilki, 1958 tarihinde S. Eyüboğlu ve M. Ali Cimcoz tarafından hazırlanmıştır. Ülkemizde en çok bilinen çevirinin bu eser olduğu söylenebilir. Diğer çevirisi ise 1973 yılında H. Demirhan tarafından yapılmıştır ve ilkine nazaran daha az tanınır durumdadır. Her iki eser de Türkçe bakımından son derece kıymetlidir. Bahsettiğimiz iki çeviriden sonra, 2000’li yıllarda, Politeia’nın başka çevirilerinin de yapıldığını görmekteyiz. Bu çalışmada, metnin “6.511a, 4-9” bağlamına odaklanma hattında, dilimizdeki bazı çevirilere dair kısmi bir analiz sunuluyor. İlk olarak, tarihsel bir araştırmaya dayalı olarak, çevirilere dair bazı saptamalarda bulunuluyor. İkinci olarak, formel bir analiz çerçevesinde, yaşanan kimi terminolojik problemlere değiniliyor.
- MakaleAçık Erişim2024Epifenomenalizme Karşı Epistemik Argüman
Üner, Aslı
Bilinçli özneler olarak bizler davranışlarımızı kontrol edebildiğimize inanırız. Fakat epifenomenalizme göre istek, inanç, korku vb. gibi zihinsel durumlar davranışlarımıza bir etkide bulunmaz. Davranışlarımızın nedeni beyinde gerçekleşen nöral süreçlerdir ve zihinsel durumlar fiziksel durumların gölgeleri gibidir. Zihin felsefecileri, ahlaki ve epistemik olarak sorumluluk sahibi failler olduğumuz inancını korumak adına genellikle zihnin nedensel olarak etkili olduğu fikrini yani zihinsel nedenselliği kabul etmeye eğilimlidir ve bu sebeple de zihinsel nedenselliği destekleyen argümanlara başvururlar. Bu agümanlar sağduyu argümanı, ahlaki sorumluluk argümanı ve epistemik argümandır. Bunların içinde epifenomenalizme karşı literatürde en sık kullanılan argüman ahlaki sorumluluk argümanıdır. Bu makalede amacım epistemik argümanın epifenomealizmin iç tutarsızlığını, diğer argümanlara kıyasla, daha açık bir şekilde ortaya çıkardığını göstermektir. Şöyle ki çıkarımsal bilgi epifenomenalistlerin kendi görüşlerini desteklemek için başvurdukları bir bilgi türüdür. Epistemik argümana göre, çıkarımsal bilgi için zihinsel nedensellik gereklidir. Zihinsel nedenselliği reddederek epifenomenalizmi kabul ettiğimizde, çıkarımsal bilgiden bahsedemeyiz ve epifenomenalizmin doğruluğuna inanmak için hiçbir gerekçemiz kalmaz. Sonuç olarak, çıkarımsal bilgi olmadan epifenomenalistler ‘zihnin nedensel olarak etkisiz olduğu’ inancının doğruluğunu bilememek gibi bir pozisyonda kalma tehlikesiyle karşı karşıyadır.
- MakaleAçık Erişim2022Rasyonel Ahlak Geleneğinin Tarihselci Bir Yorumu Olarak MacIntyre’ın Erdem Etiği
Tüzen, M. Ahmet
Metodolojik açıdan geleneği ölü bir kavram olarak görmeyen aksine tarihsel olarak genişleyen ve toplumsal olarak da cisimleşen bir argüman şeklinde değerlendiren Alasdair MacIntyre, çok kadim bir geleneğin öncelini ve ardılını birbiriyle birleştiren bir figür olan Aristoteles’in oluşturduğu rasyonel erdem geleneğinin çağdaş dünyanın ahlaki ve sosyo-politik sorunlarının üstesinden gelebilmek için tekrar canlandırılması gerektiğini savunur. MacIntyre’a göre liberal bireycilik nedeniyle yaklaşık üç yüzyıllık süreçte ahlak felsefesinin yitirmiş olduğu tutarlı ve rasyonel temel, Aristotelesçi gelenek tarafından tekrar kazandırılabilir. Bu çalışma, söz konusu geleneğin ereksel insan doğası anlayışını ve insanın asıl hedefini belirleyen öze sahip olduğu görüşünü yorumlayan MacIntyre’ın modern ahlak felsefesinin sorunlarına yönelik çözümlemelerini ele almaktadır.
- MakaleAçık Erişim2021Schopenhauer’da Ahlak ve Özgürlük İlişkisi
Tüzen, M. Ahmet
Varlığın özünün isteme olduğunu düşünen Schopenhauer, ahlak ve özgürlüğü, insan ve varlık arasında bağlantı kurarak ele alır. Bu bağlamda sonsuz çeşitlilikte kendini dışa vuran, başı-sonu olmayan, evrensel ve bilinçsiz bir güç olan isteme, deneyim dünyasında hiyerarşik bir ontolojiyi ortaya çıkarır. İçinde yaşanılan bu dünya, istemenin tasarımının asgari ifadesinden, istemenin tasarımının en etkili ifadesi olan insana kadar uzanan bir bütünü ifade eder. Bu bütün içerisinde formlar aynı kalırken onları örneklendiren bireyler sürekli ölüp gider; bu nedenle deneyim dünyası acı ve yıkımla karakterize olur. Varlığı bu şekilde çatışma ve savaş içerisinde değerlendiren Schopenhauer’a göre bütün olumsuzlukların kaynağında isteme bulunur. İstemenin tatmin edilemeyen amaçsız yönelim ve çabası bütün bir hayatın kendisinde olduğu gibi insan yaşamında da acıya sebep olur. Schopenhauer’ın ahlak ve özgürlük kavrayışı bu pesimist yaklaşımından çıkar. Bu çalışmada, istemenin ontolojik analizinden hareketle Schopenhauer’ın ahlak ve özgürlüğü nasıl temellendirdiği değerlendirilecektir. Aynı zamanda bu temellendirmenin analizi, ahlak ve özgürlük arasında kurulan bağlantıyı açığa çıkarmayı hedeflemektedir.
- MakaleAçık Erişim2019The Problem of Language in Thomas Kuhn: Aristotelian Physics and Hermeneutics
Öztürk, Ümit
Comprehending both outdated or superseded and competitive “paradigms” in a common ground, in other words, the conceptualisation of “scientific revolutions” underlies the core idea of the works of Thomas Kuhn. Related with this topic, in his writings after 80s Kuhn shows a hermeneutics based expansion within the frame of a partial linguistic innovation and especially as an alternative to Quine’s translation method. Moreover, he asserts that this expansion had influenced his approaches of the history of science in the 1960s in some sense. In this study, we put forward an analysis of Aristotle reading on which Kuhn based his understanding-oriented approach within the framework of “What are Scientific Revolutions?” So, by making a general criticism of Kuhn’s reception of Aristotle’s Physics, it is aimed to seek the possibilities of different perspectives to Kuhn’s linguistic turn after the 80s.
- MakaleAçık Erişim2018Kurucu Öğe Olarak Modern Özne Anlayışının Teşekkülü
Kahraman, Yakup
Tüm varlığı kendisine ait bilgi nesnesi olarak gören ve anlam dünyasını bu varsayımdan hareket ederekoluşturan özne yaklaşımının felsefi temeli modern düşünce ile birlikte atılmıştır.Modern düşüncedeözneyi tüm varlık koşullarından ayrı, bağımsız fakat bu varlığı belirleyen olarak değerlendiren en önemlidüşünür Descartes’tır. Descartes’ın teorik zeminini oluşturduğu bu özne anlayışının kendisinden sonrakietik, sanat, siyaset, din, ekonomi vb. yapılanmalarda da etki ettiğini söyleyebiliriz. Bu yaklaşımın enönemli vasfı varlığı kendisi için meydana gelmiş, nicelleştirilebilen ve el altında tutulabilen alan olarakgörmesidir. Bu bakış açısı tüm varlığı kategorilere indirgeyerek yorumlama çabasını da beraberindegetirmektedir. Böylece varlığın zamana ve mekana bağlı olan çok yönlü anlam yapısı kaybolmakta, soyut,kuru, mekanik bir anlam ortaya çıkmaktadır. Bu çalışmada günümüzde halen etkisini devam ettiren veoldukça sorunlu bir bakış açısı geliştirdiğini düşündüğümüz Descartes’ın kurucu vasıflı özne yaklaşımı vebu yaklaşımın temel sorunları ele alınmıştır.
- MakaleAçık Erişim2018Kişisel Bütünlük ve Sivil İtaatsizlik Arasındaki İlişki Üzerine Kısa Bir Değerlendirme
Somuncuoğlu, Seda Özsoy
Siyasal düzenin işleyişinde meydana gelen aksaklıklara karşı bireyler; muhalefet etme, memnuniyetsizliğini gösterme ve haklarını koruma yönünde barışçıl yollara başvurarak çözüm arayışına girerler. Bunlardan en dikkat çekeni, direnmenin pasif biçimi olarak karşımıza çıkan sivil itaatsizlik eylemleridir. Sivil itaatsizlik, yasalara karşı gelen ve genellikle yasalarda veya yönetimin politikalarında bir değişiklik yapılması amacına yönelik kamusal, şiddet içermeyen, vicdani bir siyasi davranış olarak tanımlanabilir. Birey, böyle davranarak toplumda çoğunluğun adalet duygusuna hitap eder ve özgür ve eşit insanlar arasındaki toplumsal işbirliği ilkelerine saygı gösterilmediğini gündeme getirir. Bu durum, sadece toplumsal yaşama ilişkin unsurlar açısından değil aynı zamanda kişinin iç dünyasını, sahip olduğu değer ve ilkeleri kapsayan kişisel bütünlükle de yakından bağlantılıdır. Bu çalışmada kişisel bütünlük ve direnmenin pasif biçimi olan sivil itaatsizlik arasındaki bağlantının boyutları ve bunun eğitim ile olan ilişkisi irdelenecektir.
- MakaleAçık Erişim2018The Significance of Philosophical Knowledge in Enlightening of the Human Rights
Yeşilçayır, Celal
Human rights is a concept which expresses the abstract and ideation rather than apparent and concrete. It is a basic problematic to comprehend human rights in essence due to its abstract and ideational content. Due to this problematic, this research study aims to discuss the place and significance of philosophical information in enlightening the human rights. In this framework, exactly what roles do the disciplines of philosophy such as ethics, epistemology, and law philosophy have on enlightening the human rights are analyzed. On the other hand, it is investigated whether the critical, interrogator and problem-penetrating characteristics of philosophy supports informative enlightening of human rights. Moreover, it is discoursed, which arguments philosophy provides to comprehend the rights, and the role of the philosophical information in human rights education. In the framework of this research study, the competence and priority of right over law, and natural law over positive law play a leading role in enlightening human rights in philosophical context.
- MakaleAçık Erişim2018Did Logical Empiricism Kill Kuhn?
Öztürk, Ümit
After his monumental work, The Structure of Scientific Revolutions, was published in 1962, Thomas Kuhn dealt with problems quite a long time such as rationality of scientific theories, theory choice and incommensurability on the axis of reconfiguration of the notion of paradigm. However, beginning from 80s, his on-going analysis aforementioned matters took its last shape with a new orientation including a linguistic turn. As a result of this renewal process, a controversial discussion aroused within the literature of philosophy of science which reaches to top at the 90s whether Kuhn is a genuine alternative to logical empiricism or not. In this study, we offer an assessment via temporarily suspending both Kuhn’s own socalled shift and related debates for a better understanding of his contributions to the philosophy of science by asking whether Kuhn had completed his essential project at the Revolutions or not.
- MakaleAçık Erişim2018Antinomy of Causality and the Problem of Freedom in the Critique of Pure Reason
Öztürk, Ümit
The aim of Kant’s philosophical thought as a whole rests on establishing a firm system about a sempiternal bi-polar problem: how is possible of the faculty of reason in its pure use addressed to cognition (erkennen) and how is possible for the same faculty in its pure use addressed to acting in respect of thinking (denken) in unison? The first use of reason is called theoretical while the second one is practical. It is also described that the objects of theoretical reason are phenomena while the objects of practical reason are noumena. There must be a legitimate ground for the sake of these two different uses of reason without collapsing the transcendental illusion (Schein) as well as enable a transcendental unity due to the restrictions of Kant’s philosophical taxonomy. In this study, how analysed the problem of antinomy of causality and the matter of freedom related with this issue in the Critique of Pure Reason as a constitutive background of mentioned case will be discussed within the axis of notions of “Sinn” and “Bedeutung.”
Tam Kayıt
| Alan | Değer | Dil |
|---|---|---|
| creativeworkseries.issn | 1303-4251 | |
| creativeworkseries.issn | 2645-8950 | |
| dc.date.accessioned | 2026-10-22T10:38:47.364986831Z | |
| dc.date.available | 2026-10-22T10:38:47.364986831Z | |
| dc.identifier.uri | https://rdlopen.rawdatalibrary.net/r/gumushane/17301 | |
| dc.rights | info:eu-repo/semantics/openAccess | |
| dc.title | Kaygı. Uludağ Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Felsefe Dergisi | |
| dspace.entity.type | Journal |


