İlgi alanları

Turizm
Gastronomi Ve Mutfak Sanatları
Sürdürülebilir Turizm

Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yayınları

26 →
  • MakaleYalnız künye2026
    Knowledge-awareness paradox in sustainable consumption: Attitudes and intentions toward green restaurants

    Genç, Gökhan; Kızılcık, Onur; Akyürek, Suat

    This study examines the effects of general environmental awareness and knowledge on patronage intention and intention to pay more, mediated by green restaurant attitude. Data were collected from 327 participants via a survey method and analyzed using partial least squares structural equation modeling (PLS-SEM), demonstrating robust measurement reliability and validity. The findings indicate that environmental awareness (value-based commitment) has a significantly stronger influence on the formation of green restaurant attitude than cognitive knowledge. Green restaurant attitude accounted for a substantial portion of the variance in patronage intention and emerged as its strongest positive predictor. This confirms that a positive attitude is a fundamental antecedent of restaurant choice. However, while the impact of positive attitude on willingness to pay more was significant, it was notably weaker than other observed relationships. This suggests that the willingness to incur additional costs for green products depends on factors extending beyond attitude alone. Furthermore, green restaurant attitude functions as a full mediator between the external variables (awareness and knowledge) and patronage intention. Consequently, green restaurants should focus marketing strategies on environmental awareness to build positive attitudes, while addressing additional factors, such as perceived value, to justify pricing policies.

  • Derleme MakaleAçık Erişim2025
    Orta Asya'dan Anadolu'ya Uzanan Bir Yolculuk: Yörük Mutfak Kültürü

    Akyürek, Suat; Özdemir, Özcan; Genç, Gökhan

    Yeme-içme alışkanlıkları, insanlık tarihinin başlangıcından bu yana toplumların vazgeçilmez unsurlarından biri olmuştur. Toplumların ihtiyaçlarına göre şekillenen yiyecekler, kültürel birer öge haline gelmiş ve farklı toplumların etkileşimleri sonucunda çeşitlenerek bölgesel farklılıklar göstermiştir. Bu kültürel çeşitliliğin önemli temsilcilerinden biri de Yörüklerdir. Yörükler, binlerce yıldır hayvanlarına daha iyi otlaklar bulabilmek amacıyla göçebe bir yaşam tarzını benimseyen ve genellikle yerleşik hayata geçmeyen topluluklardır. Göçebe yaşam tarzları, farklı toplumlarla kültürel ve sosyal etkileşimler kurmalarına olanak sağlayarak özgün mutfak kültürlerinin gelişimine katkıda bulunmuştur. Bu özgün kültürler arasında Yörük mutfağı, kendine has yiyecek ve içecekleriyle öne çıkmaktadır. Yörükler, doğal yaşam ortamında ürettikleri yiyecek ve içecekleri nesiller boyunca aktarmışlardır. Et, süt ve tahıl ağırlıklı olan bu mutfak kültürünün sağlık açısından faydalı olduğu düşünülmektedir. Yörükler, uzun ve sağlıklı yaşamlarının sırrını doğayla iç içe olan yaşam tarzlarına borçlu olduklarını belirtmektedir. Yapılan bu çalışmada Yörük mutfağının tarihsel, sosyo-ekonomik ve gastronomik özelliklerini incelemeyi amaçlamaktadır. Ayrıca, konu hakkında yapılmış mevcut araştırmalar incelenmiş, ikincil veri kaynaklarından elde edilen bulgular doğrultusunda Yörük mutfağının mevcut durumu ortaya konulmuş ve ileride gerçekleştirilebilecek bilimsel çalışmalar için öneriler sunulmuştur.

    • SDG 2 · Açlığa Son
  • MakaleAçık Erişim2025
    Gümüşhane Düğünlerinde Yemek Kültürü ve Ritüel Uygulamalar Üzerine Bir Araştırma

    Akyürek, Suat; Kalın, Hasret; Özkartal, Muhammed Enes

    Bu çalışmanın amacı, Gümüşhane düğünlerinde yer alan yemek kültürü ve bu yemeklere eşlik eden ritüel uygulamaları kültürel miras perspektifinden incelemektir. Nitel araştırma yöntemiyle yürütülen çalışmada, Gümüşhane merkez köylerinde yaşayan 29 katılımcıyla yarı yapılandırılmış görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Bulgular, düğün yemeklerinin yalnızca bir beslenme pratiği olmadığını, kültürel kimliğin aktarımı, toplumsal dayanışmanın güçlendirilmesi ve ritüel sürekliliğin sağlanması açısından önemli işlevler üstlendiğini ortaya koymuştur. Düğünlerde imece usulüyle hazırlanan pilav, etli nohut, dolma, lahana sarma ve siron gibi yöresel yemeklerin paylaşım ve bereketin sembolik bir ifadesi olarak değerlendirildiği belirlenmiştir. Yemeklerin hazırlanış sürecinde keyveni olarak adlandırılan deneyimli kadınların belirleyici bir role sahip olduğu ve bu kişilerin kültürel bilgi taşıyıcıları ile toplumsal otorite figürleri olarak kabul edildiği tespit edilmiştir. Modernleşme süreciyle birlikte düğünlerin salonlara taşınması, hazır yemek uygulamalarının yaygınlaşması ve imece geleneğinin zayıflaması ritüel bilincin giderek kaybolmasına yol açmaktadır. Çalışma bulguları doğrultusunda geleneksel düğün yemeklerinin belgelenmesi, imece geleneğinin sürdürülmesine yönelik farkındalığın artırılması ve kültürel bilginin kuşaktan kuşağa aktarılmasının desteklenmesi önerilmektedir.

    • SDG 2 · Açlığa Son
  • MakaleAçık Erişim2025
    Preserving local gastronomy as cultural heritage in Türkiye: a qualitative study on sustainable valorization of fethiye wedding foods

    Özdemir, Özcan; Akyürek, Suat; Bahar, Ozan

    Food and beverages are integral elements of cultural heritage, reflecting societies’ histories, identities, and values. However, globalization and changing lifestyles have diminished the diversity of traditional cuisines, posing a threat to their preservation. Showcasing these culinary traditions, particularly in tourism destinations, can contribute to raising awareness and safeguarding cultural heritage. This study investigates the traditional wedding foods and table customs of Fethiye, which are at risk of being forgotten, and explores their potential as tourism assets. A qualitative research design was applied, combining semi-structured interviews with local experts and direct observations at wedding ceremonies. The findings reveal that Fethiye’s gastronomic traditions hold significant potential for sustainable tourism development. The study concludes by offering practical recommendations and highlighting the importance of community participation in preserving culinary heritage.

  • MakaleYalnız künye2025
    The Role of Service Innovation and Work Engagement on Creativity and Training-Learning Effort

    Can, Ülker; Kiliçalp, Miray; Akyürek, Suat

    Service innovation is a critical phenomenon for the service industry. The purpose of this study is to reveal whether service innovation directly affects employee creativity and their training-learning efforts, as well as whether work engagement has a mediating role in this relationship. In the context of the study, SEM was applied to analyze data collected from food and beverage employees of 5-star hotels. The results of the study revealed that service innovation and work engagement affected employee creativity and their training-learning efforts positively. This study makes a significant and original contribution to the hospitality literature because it is a new study model in terms of revealing the mediating effect of work engagement on employee creativity and their training and learning efforts. Furthermore, the implementation of this model by hotels can increase the success of food and beverage departments in ensuring employee work engagement which has a direct effect on the customer satisfaction process.

    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
  • MakaleAçık Erişim2024
    Şarap İmalathanelerini ve Üzüm Bağlarını Ziyaret Eden Turistlerin Deneyimleri: Urla (İzmir) Örneği

    Karabulut, Besim; Akyürek, Suat; Özdemir, Özcan

    Türkiye’de bağcılık alanlarının turizm sektöründe kullanımı son yıllarda artış göstermektedir. Özellikle günümüzde gastronomi turizmine artan ilginin ve turistlerin unutulmaz deneyimler yaşama isteklerinin her geçen gün artış göstermesi bu yönde sunulan hizmetlere yönelik talebi artırmaktadır. Öyle ki artan talep ile birlikte Türkiye’de bağcılıkla ilgili turizm arz kaynakları da (turistik üzüm bağları, rotalar, bağ ve şarap evleri, şarap imalathaneleri, bağ ve şarap festivalleri, bağ ve şarap müzeleri vb.) hızla artmaktadır. Artan bu talep ve arz kaynakları sayesinde ise bağcılık faaliyetlerinden elde edilen gelirlerin yanı sıra katma değeri yüksek turizm gelirleri de elde edilebilmektedir. Nitekim bağcılık turizmi kapsamında talep ve arzın sürdürülebilir olabilmesi için turistlerin talep ve beklentilerinin en iyi şekilde anlaşılması, ne tür deneyimler arzuladıklarının tespit edilmesi önem arz eden bir konudur. Bu kapsamda yapılan bu çalışmada, Urla’da (İzmir) faaliyet gösteren şarap imalathaneleri ve üzüm bağlarını ziyaret eden turistlerin deneyimleri incelenmiştir. Araştırma bulguları, Urla’da faaliyet gösteren şarap imalathaneleri ve üzüm bağlarını ziyaret eden turistlerin Tripadvisor internet sitesinde yapmış oldukları çevrimiçi yorumlardan oluşmaktadır. Elde edilen bulgulara göre, turistlerin şarap imalathaneleri ve üzüm bağlarını ziyaretleri neticesinde zengin deneyimler yaşadıkları tespit edilmiştir. Nitekim yaşanan bu zengin deneyimler ile birlikte bazı turistlerin şarap imalathaneleri ve üzüm bağlarına yönelik aldıkları hizmetlerden memnun olmadıkları belirlenmiştir. Bu sonuçlar ışığında, başta şarap imalathaneleri ve üzüm bağları işletmecileri olmak üzere ilgili kurum ve kuruluşlara yönelik birtakım öneriler sunulmuştur.

  • MakaleYalnız künye2024
    İl Kültür ve Turizm Müdürlüklerinin İnternet Sitelerinde Gastronomik Unsurların Kullanımı: Güneydoğu Anadolu ve Ege Bölgesi Karşılaştırması

    Akyürek, Suat; Özdemir, Özcan; Çeken, Hüseyın

    Ülkelerin sahip oldukları yeme-içme kültürleri gastronomi turizmi açısından önemli bir potansiyel sunmakla birlikte, kendi gastronomik ürünlerini öne çıkarabilen destinasyonlar rekabet yarışında bir adım öne geçebilmektedirler. Günümüz dünyasında rekabet yarışlarında belirleyici olan önemli unsurlardan birinin sosyal medya olduğu düşünüldüğünde, sosyal medyayı tanıtım ve bilinirliği artırmak adına kullanan işletme, kurum ve kuruluşlar rakiplerine karşı önemli fırsatlar elde etmektedirler. Bu bağlamda il kültür ve turizm müdürlükleri destinasyona özgü gastronomik unsurların tanıtılmasında ve aktarılmasında köprü görevi görmekte, hatta birinci elden kaynak niteliği de taşımaktadırlar. Yapılan bu çalışmada da illerin sahip oldukları gastronomik unsurların tanıtım ve aktarımında il kültür ve turizm müdürlüklerinin etkili şekilde kullanılıp kullanılmadığı incelenmiştir. Araştırma kapsamında detaylı bilgi edinebilmek amacıyla içerik analizi tercih edilmiş, il kültür ve turizm müdürlüğü internet sitelerinin gastronomik unsurları yüzdelik dağılımlarla ifade edilmiştir. Araştırma sonucunda, incelenen il kültür ve turizm müdürlüklerinde genel olarak içecek ürünlerine çok yer verilmediği, bazı illerin gastronomi şehri olmasına veya potansiyellerinin çok yüksek olmasına rağmen sosyal medyayı etkin kullanamadığı ortaya çıkmıştır. Ayrıca, sosyal medyada yiyecek-içecek görsellerinin il tanıtımına katkı sağlamada yetersiz kaldığı, festival ve etkinliklerin sitede etkili şekilde sunulamadığı ve gastronomik unsurların genelde yiyecek ile daha çok öne çıkarıldığı tespit edilmiştir.

  • Derleme MakaleYalnız künye2024
    Kültürel miras unsuru olarak yayla mutfak kültürü: gümüşhane ili örneğ

    Kaya, Fazil; Çalık, İsmail; Taş, Sedat; Zeybek, Halil İbrahim; Akyürek, Suat; Pir, Rıfat

    Türkiye’de dağlık ve engebeli alanların geniş yer kaplaması yaylacılık faaliyetleri ve yayla kültürünün gelişmesini sağlamıştır. Türkiye’de geleneksel olarak hayvancılık amaçlı kullanılan yaylalar; yaz aylarında hayvan otlatmak, küçük çaplı da olsa tarım faaliyetlerinde bulunmak veya dinlenmek amacıyla faydalanılan geçici yerleşme alanları özelliği taşır. Tarım arazilerinin dar ve parçalı olduğu Gümüşhane ili (özellikle ilin kuzeydeki arazileri) ve çevresi Türkiye’de yaylacılık faaliyetlerinin en yoğun olduğu sahalar arasında yer almaktadır. Yörede hayvancılıkla meşgul olan halk için otların uzun süre kurumadan yeşil kaldığı yaylalar, büyük önem taşımaktadır. Yaylalar, çeşitli özellikleri yanında aynı zamanda kültürel birikimin âdeta gizli birer hazinesi niteliğindedir. Önce Orta Asya, sonrasında da Anadolu’da binlerce yıldır hayvancılık amacıyla yaylak ile kışlak arasında yer değiştiren topluluklar, sürdürdükleri ekonomik faaliyetlerin ve yaşadıkları coğrafyanın etkisiyle kendilerine has bir kültür oluşturmuşlardır. Bu kültürün en önemli unsurlarından birini de yayla mutfağı oluşturmaktadır. Yayla mutfağı, Türk toplum hayatında geçmişten beri süregelen yayla hayatının vazgeçilmez olgularından birini oluşturmaktadır. Yayla mutfak kültürü, zamanla birçok yönden ayırt edici ögenin eklenmesiyle özgün bir kimlik kazanmıştır. Mutfak kültürünün oluşmasında, coğrafi bölge, sosyo-ekonomik yapı, gelenek, görenek, tarım, hayvancılık ve teknolojik gelişmeler gibi faktörler etkili olmuştur. Bu çalışmada da kültürel miras unsuru olan yayla mutfak kültürünün geldiği son nokta ele alınmış, gelişimsel açıdan yayla mutfak kültürünün olumlu ve olumsuz yönleri tartışılmıştır. Yayla mutfağına ilişkin mevcut durumun yerinde tespit edilmesi için Doğu Karadeniz bölümünde yer alan Gümüşhane yaylalarına saha çalışması düzenlenmiştir. Bu çalışmalar kapsamında yayla sakinleri, muhtarlar, işletme sahipleri ve çeşitli paydaşlarla görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Görüşmelerden elde edilen veriler üzerinden içerik ve betimsel analiz yapılmıştır. Analizler sonucunda, yayla mutfak kültürü dört ana ve on alt tema üzerinden kategorize edilmiştir. Gümüşhane yayla mutfak kültürünün temel yapısını oluşturan bu dört ana temayı; hayvan ürünleri, tarım ürünleri, yöreye mahsus ürünler, yenilebilir yabani bitkiler ve mantarların oluşturduğu sonucuna ulaşılmıştır. Kategorize edilen her bir tema katılımcıların ifadeleri, gözlem ve ikincil verilere dayalı olarak bulgular kısmında değerlendirilmiştir. Ayrıca yaylalarda bakılan hayvan sayısı ve ekilen alan miktarı bakımından azalmaların olduğu, eskiden yayla halkı tarafından üretilen hayvan ve tarım ürünleri miktarının fazla olduğu ancak günümüzde yaylada yaşayan hanelerin genel itibari ile kendilerine yetecek kadar üretim gerçekleştirmeye çalıştığı, yaylacıların temel ihtiyaçlarını haftalık merkez yaylalarda kurulan pazarlardan veya ilçelere yakın marketlerden temel ihtiyaçlarını satın aldıkları tespit edilmiştir. Bunun yanında yaylalarda yapılan yöresel ürünler listelenmiş ve yöresel yemek kültürünün bölgeye özgü ürünler kullanılarak devam

  • MakaleAçık Erişim2024
    Plateau Cuisine Culture as a Cultural Heritage: The Case of Gümüşhane

    Akyürek, Suat; Çalik, Ismail; Tas, Sedat; Pir, Rifat; Kaya, Fazil; Zeybek, Halil Ibrahim

    The large area of the mountainous and rugged areas in Turkiye have enabled the development of plateau activities and plateau culture. Plateaus, which are traditionally used for animal husbandry in Turkiye, have a characteristic of temporary settlement areas that are used for grazing animals, for small-scale agricultural activities or holiday in the summer months. Gumuhane (especially the lands in the north of the province) and its surroundings, where agricultural lands are narrow and fragmented, are among the areas where plateaus activities the most intense in our country. The plateaus, where the grass stays green for a long time, have significance for the people who are busy with animal husbandry in the region. Highlands, besides having various features, are also almost a hidden treasure of a cultural accumulation. Communities who changed their places for thousands of years between the plateau and winter season for animal husbandry first in Central Asia and then in Anatolia, they have evolved their culture as a result of their economic activities and geographical areas. Plateau cuisine is one of the most important elements of this culture. Plateau cuisine is one of the indispensable phenomena of plateau life, which has been practiced for centuries in Turkish social life. Plateau cuisine culture has gained a private identity with the addition of distinctive elements in many ways by time. Formation of culinary culture effected by many aspects. Such as; geographical region, socio-economic structure, traditions and customs, agriculture, animal husbandry, and technological developments. In the scope of this study, the last point reached by the plateau cuisine culture, which is a cultural heritage element, has been handled, and the positive and negative aspects of the plateau cuisine culture have been discussed in terms of development. To determine the current situation regarding the plateau cuisine on -site, the Gumuhane plateaus were carried out, where is one of the provinces of the Eastern Black Sea Region. The scope of these studies yielded with many interviews who are becoming highland residents, headmen, business owners, and various stakeholders. According to analyses, the plateau cuisine culture was categorized into four main themes and ten sub -themes. These four main themes constitute the basic structure of the Gumuhane plateau cuisine culture; it was concluded that animal products, agricultural products, local products, edible wild plants, and mushrooms. Each categorized theme was evaluated in the findings section based on the statements of the participants, observation and secondary data. Moreover, there is a decrease in the number of animals herded and the amount of cultivated land in the plateaus, the amount of animal and agricultural products produced by the plateau people in the past was high, but nowadays the households living in the plateaus are trying to produce enough for themselves in general, from the markets established in the central plateaus or from the markets close to the districts, and it was determined that they bought their basic needs. In addition, local foods made in the plateau are listed and it has been observed that the local food culture continues by using products specific to the region. Finally, suggestions have been offered to keep alive the plateau cuisine culture, ensure its continuity and transmit it to future generations as a cultural element.

  • MakaleAçık Erişim2024
    Metaverse in tourism education: A mixed method on vision, challenges and extended technology acceptance model

    Akyürek, Suat; Genç, Gökhan; Çalık, İsmail; Şengel, Ümit

    The metaverse, an emerging educational frontier, presents boundless opportunities and distinct challenges for educators and students alike. This study delves into these aspects within the context of tourism education, employing a mixed-methods approach. It integrates in-depth interviews with 13 tourism academics and a quantitative survey of 268 tourism students. The qualitative data are meticulously coded, and the quantitative data are analyzed using Partial Least Squares Structural Equation Modeling (PLS-SEM). This research not only conceptually outlines the future benefits of the metaverse, such as enhanced interactive learning and global classroom experiences but also empirically examines its impact on tourism students' engagement and learning outcomes. Key findings highlight both the empowering potential and the infrastructural and accessibility challenges posed by metaverse technology in tourism education. Ultimately, this study provides a holistic view of metaverse-based education's role in advancing the tourism industry, suggesting practical implications for technological adaptation and pedagogical strategies.

    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
Tam Kayıt
AlanDeğerDil
dc.date.accessioned2026-10-22T09:26:28.341338703Z
dc.date.available2026-10-22T09:26:28.341338703Z
dc.identifier.urihttps://rdlopen.rawdatalibrary.net/r/gumushane/11120
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccess
dc.titleAkyürek, Suat
dspace.entity.typePerson
person.affiliation.nameSosyal Bilimler Meslek Yüksekokulu, Otel, Lokanta ve İkram Hizmetleri Bölümü
person.familyNameAkyürek
person.givenNameSuat
person.identifier.orcid0000-0002-8552-5695
person.identifier.yok7FD47CE5F48F5F0A
person.interestTurizm
person.interestGastronomi Ve Mutfak Sanatları
person.interestSürdürülebilir Turizm
person.jobTitleDoç. Dr.
person.statusverified
person.urlhttps://rdlsis.gumushane.edu.tr/tr/researcher/suat-akyurek