Koleksiyon/r/gumushane/10001

Yayınlar

Koleksiyondaki öğeler

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2015
    Afet ve kaza riskinin yüksek olduğu sanayi ve maden kuruluşlarında çalışanların iş sağlığı ve güvenliği ölçümü ve ilk yardım bilgi düzeylerinin belirlenmesi üzerine bir çalışma: Gümüşhane ili örneği

    Ali Said Yer

    Afet; bir toplumu tehdit altında bırakan, toplumun kendi imkânları ile müdahalesinin yetersiz kaldığı, ülke genelindeki kaynakların seferber edilmesini gerektiren, büyük ölçüde can ve mal kayıplarına sebebiyet veren beklenmedik ve istenmedik olaylardır. Afet veya kaza risklerinin yüksek olduğu ve binlerce insanın istihdam edildiği sanayi ve maden gibi kuruluşlarda çalışanların ilkyardım eğitimi alması iş sağlığı ve güvenliği açısından önem arz etmektedir. Bu çalışmada Gümüşhane ili sanayi ve maden kuruluşlarında çalışanların iş sağlığı ve güvenliği kapsamında güvenlik iklimi algıları ve ilk yardım bilgi düzeylerinin ölçülmesi ve bu ölçümlerin birbirleri ile olan ilişkilerinin saptanması amaçlanmıştır. 297 kişinin katılımı ile gerçekleştirilen araştırmada elde edilen verilerin analizinde One-Sample Kolmogorov-Smirnov test, Kruskal-Wallis, Mann-Whitney U testi, Pearson Korelasyon Analizi gibi yöntemlerin yanında frekans ve yüzde dağılımları, aritmetik ortalama, standart sapma gibi tanımlayıcı istatistiklerden de yararlanılmıştır. Sonuç olarak, çalışanların demografik bilgileri, iş sağlığı güvenliği ve ilk yardım eğitim düzeyleri, kaza geçirme durumları ile katılımcıların iş sağlığı güvenlik iklimi algıları, 7 alt boyutu (iletişim, kadercilik, güvenlik yönetimi, bireysel sorumluluk, güvenlik standartları ve hedefler, kişisel katılım, yönetim bağlılığı) ve ilk yardım bilgi düzeyleri arasında bir takım anlamlı farklılıklar olduğu gözlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Afet Yönetimi, İş Sağlığı Ve Güvenliği, İş Kazaları, İlk Yardım

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2015
    Muâz b. Cebel'in Yemen'e gönderilmesiyle ilgili rivâyetlerin şekil yönünden tahlili

    Sema Gül

    Gerek hukukî gerekse edep ve ahlakla ilgili metinlerde Muâz. b. Cebel'in Ye-men'e gönderilişine sıkça atıfta bulunulmaktadır. Hadis kitaplarında da aynı konuyla ilgili farklı rivâyetler yer almaktadır. Muâz b. Cebel'in Yemen'e gönderilişini anlatan rivâyetler, birbirinden farklı zengin bir içeriğe sahiptir. Bunların bazılarında zekâtla ilgili hükümler yer alırken, bazı-larında ise çeşitli öğütler bulunmaktadır. Konuyla ilgili rivâyetler, içeriklerine göre sekiz grupta incelenmiştir. Onlardan her birinin temel özellikleri ve kaynakları hakkında bilgi verilmiş, metinler arasındaki temel farklılıklar belirtilmeye çalışılmıştır. Muâz'ın Yemen'e gönderilişini konu edinen rivâyetlerin çok çeşitli olması, onun Yemen'e birden fazla gönderilmiş olabileceğini göstermektedir. Bununla birlikte ri-vâyetlerin farklılaşmasında râvî faktörünün etkisini de göz önünde tutmak gerekir. Bu tezde Muâz b. Cebel'in Yemen'e gönderilmesiyle ilişkilendirilen rivâyetlerin tahrici, metin tasnifi ve tahlili yapılmıştır. Anahtar Sözcükler: Muâz b. Cebel, Yemen, Hadis Tenkidi, İ'tibar, Analiz.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2015
    Karayolları 11. bölge müdürlüğü yol ağındaki heyelanlar ve bir uygulama

    Muhammet Komut

    Karayolları teşkilatı, ülkemizin büyüme stratejileri doğrultusunda yol ağını geliştirmektedir. Bu kapsamda hazırlanan projeler ve yapılan uygulamalar özellikle Karadeniz ve Doğu Anadolu bölgelerinde birçok sorunu da beraberinde getirmektedir. Yüksek standartlı yolları bu bölgelerimizde hayata geçirmek, geoteknik koşulların çok iyi irdelenmesini gerekli kılmaktadır. Yol yapım aşamasında ya da daha sonra gerçekleşen heyelanlar ülke ekonomisine büyük yük getirmektedir. Ayrıca ulaşım ve trafik güvenliğini de ciddi anlamda tehdit etmektedirler. Bu tez çalışmasında Karayolları 11. Bölge Müdürlüğü sorumluluk bölgesinde bulunan illerdeki karayolu güzergahlarında, mevcut veya potansiyel her türlü kayma hareketi (sayısı, hareket eden zemin cinsi, hareketin tipi, nedenleri, su durumu v.b.) araştırılmış; bölgede yer alan illere göre dağılımı, illerin topoğrafik ve jeolojik yapısına göre heyelan türlerinin farklılıkları tespit edilmiştir. Bu çalışma ile yeni yol projelerinde veya yapım aşamasındaki yollarda karşılaşılabilecek heyelanlar hakkında bilgiler vermek ve kayıpların azaltılmasına katkı sağlamak amaçlanmıştır. Çalışmanın sonunda bölgedeki bir heyelan sahası ile ilgili stabilite analizi yapılarak farklı çözüm önerileri getiren bir heyelan raporu sunulmuştur.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2015
    Afet müdahale kurumu olarak hastane ve ambulans hizmet kalitesi ile hasta memnuniyet ilişkisi bir uygulama

    Sümeyya Kaya Budak

    Sağlık sektörü değişen dünya ile birlikte devamlı olarak kendini yenilemektedir. Bu yenilenme ile birlikte hizmeti veren sağlık kuruluşlarının da kaliteyi artırması gerekmektedir. Sağlık hizmetlerinin doğrudan insan sağlığı ile ilgili olması ve istenmeyen hataların olumsuz sonuçlara yol açmaması için sağlık hizmet kalitesinin diğer hizmetlere oranla daha yüksek kalitede olmasını zorunlu kılmakta ve hasta memnuniyetini en üst düzeye çıkarmaktadır. Özellikle afet durumlarında sağlık hizmet kalitesinin daha da iyi olması kaçınılmaz bir sonuçtur. Bu araştırmanın temel amacı hizmet kalitesinin hasta memnuniyeti üzerine etkisini belirlemektir. Bu amaç çerçevesinde hizmet kalitesinin alt boyutları olan fiziksel varlıklar, güvenirlik, yanıt verme, güven ve empatinin hasta memnuniyetine etkisi araştırılacaktır. Bu temel amaç yanında; afet yönetimi açısından son derece önemli olan, bir afet lojistiği aracı olarak ambulans hizmet kalitesi faktörlerinin önem düzeyi ve ambulans hizmet kalitesi ile hizmet kalitesi ilişkisi tespit edilecek, ambulans hizmet kalitesinin hasta memnuniyetine etkisi ortaya konacaktır. Tez çalışması kapsamında gerçekleştirilen araştırma Gümüşhane Devlet Hastanesi'nde yatan hastalar üzerinde gerçekleştirilmiştir. Anket yöntemiyle toplanan veriler SPSS programında uygulanmış ve değerlendirilmiştir. Yapılan çalışmalar sonucunda hizmet kalitesinin hasta memnuniyeti üzerine etkisi olduğu sonucuna varılmıştır. Bununla birlikte hizmet kalitesinin alt boyutları olan fiziksel varlıklar, güvenirlik, yanıt verme, güven ve empatinin hasta memnuniyetini olumlu etkilediği belirlenmiştir. Hizmet kalitesi ile ambulans hizmet kalitesi arasında ilişki olduğu ve ambulans hizmet kalitesinin hasta memnuniyetini etkilediği görülmüştür.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2015
    Kürtün orman işletme şefliğinin zamansal değişiminin sosyo-ekonomik açıdan incelenmesi

    Derya Narin

    Doğal kaynakların zamansal değişimlerinin incelenmesi gelecek yıllardaki planlamalara destek sağlar. Karar verme mekanizmasında plan yapıcıların ormanlardaki değişimin nedenlerini bilmeleri önemlidir. Bu çalışmada Trabzon Orman Bölge Müdürlüğü, Torul Orman İşletme Müdürlüğüne bağlı Kürtün Orman İşletme Şefliğinin 1987 ve 2006 yıllarına ait orman amenajman planlarından yararlanılarak; gelişim çağı, kapalılık ve arazi kullanım sınıflarının zamansal değişimleri incelenmiştir. Çalışma alanı içeresinde 2004 yılında faaliyete geçen Kürtün Barajı bulunmaktadır. Barajının ormanlar üzerindeki etkileri tespit edilmiştir. Barajın yörede yaşayan insanlar üzerindeki sosyo-ekonomik etkileri, orman amenajman planlarındaki değişimleriyle birlikte araştırılmıştır. Ayrıca sosyo ekonomik değişimin; nüfus, iklim, tarım, hayvancılık açısından da ilişkilendirilip ormanlara olan etkisi belirlenmiştir. Ormanlara olan talep ve beklentileri belirleyerek bunları karşılayabilecek öneriler verilmiştir. Kürtün Orman İşletme Şefliğinin toplam alanı 15525.9 hektardır. 1987 amenajman planları verilerine göre % 32.0'ı verimli orman, % 19.6'sı bozuk orman, % 33.2'si mera alanı, % 2.1'i iskan alanı ve %10.0'ı ziraat alanıdır. 2006 yılında şeflik sınırlarında bir değişiklik olmamıştır. Arazi kullanım sınıflarında ise 2006 yılına ait amenajman plan verilerine göre arazi kullanım sınıflarının dağılımına bakıldığında ise, % 32.2'si verimli orman, %16.7'si bozuk orman, % 36.3'ü ise orman toprağı, % 0.4 iskan alanı ve %13.5'i de ziraat alanı oluşmaktadır. Sonuç olarak; verimli orman alanlarında 33.9 hektar artış, bozuk orman alanlarında ise 447.5 ha azalma görülmektedir. Bu azalmanın nedenlerinden birisi Kürtün Barajından sonra 104.9 ha bozuk orman alanının su alanına dönüşmesidir. Mera kanunu ile meradan çıkartılan yerler büyük bir oranda orman toprağına ve ziraat alanına dönmüştür. Sosyo ve ekonomik açıdan olumlu gelişmeler yaşanmıştır. Kürtün Barajı içerisinde balık üretim çiftlikleri yanında baraj etrafında konaklama tesisleri ve yürüyüş yolları yapılmıştır. Balıkçılık da halkın geçim kaynaklarından biri haline gelmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2015
    GSM operatörü tercihinde etkili olan nedenlerin önem düzeylerini belirlemeye yönelik bir analiz

    Fatma Zanco

    Haberleşme sektörünün en büyük alt sektörü olan telekomünikasyon sektöründe meydana gelen teknolojik gelişmeler yayılan bilginin miktarı ve hızının artmasını sağlamıştır. Bu yönüyle sosyal bir faydaya sahip olan telekomünikasyon sektörü ülke ekonomisinin en önemli alt yapı unsurlarından birini oluşturmaktadır. Bu sektörde yaşanan gelişmeler ülke ekonomisinin büyümesinde ve kalkınmasında en önemli bir rol üstlenmektedir. Telekomünikasyon sektöründe mobil işletmeleri en büyük paya sahiptir. Türk mobil piyasasında faaliyet gösteren mobil işletmeler AVEA, TURKCELL, VODAFONE olarak sıralanabilir. Bu çalışmanın amacı Bayburt Üniversitesi'nde öğrenim gören öğrencilerin GSM operatörü tercihine etki eden faktörleri belirlemektir. Bu amaçla hizmet kalitesi, fiyat, reklam, kapsama alanı, akraba ve yakın çevre faktörleri dikkate alınmış ve bu faktörlerin GSM operatörü tercihindeki etkileri araştırılmıştır. Çalışma sonucunda GSM operatörü tercihinde hizmet kalitesi, fiyat ve kapsama alanı değişkenlerinin anlamlı olduğu görülmektedir. Anahtar Kelimeler: Telekomünikasyon sektörü, GSM operatör tercihi

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2015
    KBRN için hazırlılık ve gönüllülük düzeyi belirleme çalışması: Gümüşhane ili örneği

    Gülşah Ayvazoğlu

    Çok eski zamanlardan günümüze kadar Kitle İmha Silahı olarak kullanılan KBRN (Kimyasal, Biyolojik, Radyolojik ve Nükleer) ajanları; uzun süre devam eden savaşlarda; çok etkili rol oynaması ve silah teknolojisinin gelişmesi ile dünya ülkeleri ve terör örgütleri için son derece caydırıcı bir güç olmuştur. Canlılara, çevreye ve hatta gelecek nesillere zararları olabilecek bu ajanlar her birimiz için önemli risk unsurudur. Herhangi bir KBRN maruziyetine karşı olaya müdahale edecek sağlık ekipleri ve kurtarma operasyonunda yer alacak tüm organizasyonların bu ajanlara hazır olması beklenmektedir. Bu çalışmada; bir KBRN olayı için acil yardım, kurtarma ve müdahaleye hazır oluşluk aşamasında KBRN ile ilişkilendirilen Gümüşhane İli sağlık çalışanları ve üniversite öğrencilerinin algıladığı risk, kişisel koruyucu ekipman kullanımı, istek-gönüllülük ve bilgi düzeyleri araştırılmıştır. Sonuç olarak algı düzeyinin (3,71), istek-gönüllülükten (3,41) ve kişisel koruyucu ekipman kullanımından (3,36) azda olsa daha yüksek olduğu görüldü. Yüz üzerinden değerlendirilen bilgi düzeyi soruları %68,87 doğru cevaplanırken, katılımcıların nükleer ajanlarla ilgili sorularda %79,15, genel bilgilerle ilgili sorularda %76,40, biyolojik ajanlarla ilgili sorularda %70, radyolojik ajanlarla ilgili sorularda %62,80, kimyasal ajanlarla ilgili sorularda %55, 98 doğru cevap verdiği tespit edilmiştir. KBRN müdahale ekibinde yer alması beklenen kişilerin KBRN eğitimleri alması ve bu doğrultuda beklenen kişisel koruyucu ekipman kullanımı ve gönüllülüklerinin artması gerektiği kanaatine varılmıştır. Anahtar Kelimeler: KBRN (Kimyasal, Biyolojik, Radyolojik ve Nükleer) ajanları, Kitle İmha Silahları, Müdahale

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2015
    Bazı tanenler ve borlu bileşikler ile emprenye edilen doğu kayını ( Fagus orientalis L.) odununun fiziksel ve mekanik özelliklerinin belirlenmesi

    Hakan Adanur

    Son yıllarda orman ürünleri sanayisinde önemli bir yer işgal eden ahşap malzemelerin korunmasında kullanılan kimyasal emprenye maddelerinin yerine alternatif doğal emprenye maddeleri aranmaktadır. Bu çalışmada, Ülkemizde hammadde olarak bol bulunan borlu bileşikler (boraks ve borik asit) ile doğal emprenye maddelerinden bazı tanenler (tara ve kebrako) beraber kullanılmıştır. Emprenye çözeltisi bir borlu bileşik ve bir tanen karıştırılarak hazırlanmıştır. Hazırlanan çözeltiler ile doğu kayını örneklerine 12 ayrı emprenye işlemi yapılmıştır. Emprenye işleminde borlu bileşiklerin % 1, % 3 ve % 5'lik, tanenlerin ise % 5 sulu çözeltileri kullanılmıştır. Böylece çevreye ve insan sağlığına zarar vermeyen, daha ekonomik, daha fazla koruyucu etkiye sahip yeni emprenye maddelerin kullanılmasının arttırılması amaçlanmıştır. Deney örneklerinin emprenyesi ASTM D 1413-76 esaslarına göre yapılmıştır. Her bir emprenye işleminde hazırlanan 10 adet örnek önce emprenye düzeneğinde 30 dakika ön vakum, daha sonra 30 dakika basınç altında emprenye işlemine tabi tutulmuştur. Emprenye sonrası örnekler bir hafta kondisyonlama için bekletildikten sonra bazı fiziksel ve mekanik özellikleri incelenmiştir. Emprenyeli örneklerin testleri yapılarak kontrol örnekleri ile kıyaslanmıştır. Tam kuru yoğunluk (TS 2472), retensiyon miktarı (ASTM D 1413-07), eğilme direnci (TS 2474), elastikiyet modülü (TS 2478), liflere paralel basınç direnci (TS 2595), liflere paralel yapışma direnci (TS EN 205) ve vida tutma direnci (TS EN 13446) standartlarına göre yapılmıştır. Sonuç olarak, yapılan testler sonucunda retensiyon, tam kuru yoğunluk, liflere paralel basınç ve vida tutma dirençleri kontrol örneklerinden daha yüksek çıkmıştır. Eğilme direnci, elastikiyet modülü ve liflere paralel yapışma dirençlerinde ise kontrol örneklerinden daha düşük çıktığı tespit edilmiştir. Emprenye sonrası deney örneklerinde borlu bileşiklerin konsantrasyonları arttıkça mekanik özelliklerde düşüş, fiziksel özelliklerde ise artış görülmektedir. Borlu bileşiklerden boraks ile emprenye edilen örneklerde değerler borik asit ile emprenye edilenlerden daha yüksek çıkmıştır. Bu sonuca göre boraks emprenye işleminde tavsiye edilebilir. Ayrıca ağaç malzemenin mekanik dirençlere maruz kalacağı yerlerde düşük konsantrasyonlu çözeltiler ile emprenye edilmesi, fiziksel etkilere maruz kalacağı yerlerde ise yüksek konsantrasyonlu çözeltiler ile emprenye edilmesi tavsiye edilebilir. Anahtar Kelimeler: Borlu bileşikler, Doğal emprenye maddesi, Doğu kayını, Emprenye

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2015
    Trabzon ili için geoid ondülasyonları belirleme amacıyla enterpolasyon yöntemlerinin uygulanması

    Özge Karaaslan

    Mühendislik uygulamalarında kullanılan ortometrik yüksekliklerin geleneksel ölçülerle bulunması oldukça zor ve zaman alıcı bir işlem olmasına karşın GNSS ölçüleri ile bulunan elipsoid yüksekliklerinden ortometrik yüksekliklere dönüşüm daha kolaydır. Fakat bu dönüşüm için de belirli doğruluğa sahip geoit ondülasyon değerlerinin bilinmesi gerekmektedir. Bu çalışmada Trabzon ilinde Tapu ve Kadastro IX. Bölge Müdürlüğü kadastro çalışmaları kapsamında doğu-batı yönünde 80 km, kuzey güney yönünde 30 km'lik bir alanda oluşturulan 600 adet C3 noktalarında ölçülen ortometrik ve elipsoidal yükseklik değerleri kullanılmıştır. Tüm noktaların ITRF96 (International Terrestrial Reference Frame-Uluslararası Yersem Referans Ağı) datumuna dayalı üç boyutlu kartezyen koordinatları, ve Gauss Krüger projeksiyon sisteminde tanımlanmış projeksiyon koordinatları bilinmektedir. Uygulamada noktalar dayanak ve test noktaları olarak ikiye ayrılmıştır. Dayanak noktaların seçiminde, x ve y ekseni yönlerindeki nokta dağılımlarına bakılmıştır. Çalışmada ağırlıklı ortalama, polinom yüzeyleri ve multiquadratik enterpolasyon yöntemleri kullanılmıştır. Seçilen dayanak noktalarında bilinen elipsoidal ve ortometrik yüksekliklerin farkından hesaplanan geoit ondülasyonlarını kullanarak farklı enterpolasyon yöntemleri ile test noktaları için hesaplanan ortometrik yüksekliklerin, bu noktalarda bilinen ortometrik yüksekliklerden farkları hesaplanarak enterpolasyon yöntemleri arasında kıyaslamalar yapılmıştır. Farklı sayıdaki dayanak-test nokta grupları için elde edilen sonuçlar üzerinden enterpolasyon yöntemlerinin uygulanması ile ilgili çeşitli kıyaslamalar yapılmıştır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2015
    Karlılık, büyüklük ve firma büyümesi ilişkisi üzerine bir inceleme

    Muhammet Salih Karabulut

    Bu çalışmada, Borsa İstanbul'da (BIST) sanayi sektöründe faaliyet gösteren 147 firmanın 2008-2013 dönemine ilişkin, karlılık, büyüme, büyüklük ve kaldıraç verileri değişken olarak kullanılmıştır. Bu değişkenler arasındaki ilişki, serilerin hem zaman boyutunu hem de kesit boyutunu birlikte dikkate alan panel veri analizi kullanılarak ilgili dönemdeki çeyrek verilerle analiz edilmektedir. Çalışmada karlılık ile firma büyümesi arasında pozitif yönlü bir ilişki tespit edilirken, firma büyüklüğü ve kaldıraç ile firma büyümesi arasında negatif bir yönlü ilişki tespit edilmiştir. Çalışmada ayrıca araştırma ve geliştirme harcamaları ile firma büyümesi arasında istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki tespit edilmemiştir. Bu çalışmanın sonuçları Türkiye'deki imalat firmaları için yönetimsel çıkarımlar içermektedir. Analiz sonuçları, küçük firmaların ölçek ekonomisine ulaşmakta ortaya çıkan zorluklar sebebiyle hızlı büyüdüklerini göstermektedir. Küçük firmalar büyümeye devam ederken ölçek ekonomisine ulaşan büyük firmalar ise bu noktadan sonra maliyetlerini minimuma indirdikleri için büyüyememektedirler. Ayrıca karlı firmaların büyüme olanaklarının daha fazla olduğu çalışma sonuçlarında belirtilmektedir. Sonuç olarak firmaların büyüyebilmeleri karlılıklarını arttırmalarına, ölçek ekonomisine ulaşabilmelerine ve optimal sermaye yapısına sahip olabilmelerine bağlıdır. Yönetici olarak firmanızı büyütmek için, karlılığınızı arttırmalı, ölçek ekonomisine ulaşmalı, optimal sermaye yapısını elde etmelisiniz. Anahtar Sözcükler: Karlılık, Kaldıraç, Büyüklük, Ar-Ge, Firma Büyümesi

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2015
    Erzincan-üzümlü yöresi volkanik kayaçlarının beton agregası olarak kullanılabilirliği

    Yavuz Selim Aksüt

    Volkanik agrega kaynağı Erzincan ilinin yaklaşık 30 km doğusunda, Üzümlü ilçesi sınırları içerisinde yaklaşık 40 km2'lik bir alanı kapsamaktadır. Bu çalışmada, Erzincan-Üzümlü yöresi, dört farklı bölgedeki taş ocaklarından elde edilen volkanik kayaçların mühendislik özellikleri incelenmiştir. Laboratuvar çalışmaları kapsamında ilk aşamada 5 adet kayaç örneğinde standartlara uygun (TS, BS, ASTM) olarak gevşek ve sıkıştırılmış birim kütle, özgül kütle, su emme oranı, Los Angeles aşınma direnci, donmaya karşı direnç, tek eksenli basınç deneyi ve ikinci aşamada agrega katkılı beton örneklerinde agrega tane dağılımı (granülimetri), beton karışımı, serbest çökme (slump), birim kütle, betonun basınç dayanımı, elastisite modülü, yarmada çekme dayanımı, aşınma direnci, kılcal su emme (kapilarite) gibi deneyler yapılmıştır. Belirli bir granülimetriye sahip betonda bağdaşık bir karışım ve göreceli en yüksek dayanımı sağlayacak taze beton bileşimi için su/çimento oranı değişken olarak temel alınmıştır. Farklı su/çimento oranlarında silindir beton numuneler üretilmiş olup su içerisinde 7 ve 28 gün kür edilerek bu numunelerin basınç dayanımı sonuçları fiziksel ve mekanik özellikleri ışığında değerlendirilmeye çalışılmıştır. Standartlardaki koşullara uygun olarak gerçekleştirilen agrega ve beton deneylerinden elde edilen sonuçlar, Üzümlü yöresinde çıkarılan volkanik kayaçlardan özellikle Yassı Tepe Doğu (YTD) örneğinin beton agregası olarak daha üstün özelliklerle uygulanabileceğini göstermiştir. Üretilen betonların, mekanik özelliklerinin C25/30 dayanım sınıfından başlamak üzere daha üst dayanım sınıflarına da erişebildiği görülmüş ve genel olarak betonarme yapıların öngörüldüğü, bina inşası başta olmak üzere hemen tüm alanlarda kullanılabilirliği anlaşılmıştır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2015
    Ayırt edici hizmetler ve hizmet kalitesinin işletme performansına etkisi: Havacılık sektöründe bir uygulama

    Tahsin Altınkurt

    Hava Taşımacılığında doğrudan ve dolaylı giderlerin yüksek olması iç hat ve dış yolcu taşımacılığında bilet fiyatlarının yüksek olmasına sebep olmaktadır. Tam Hizmet Sunan ve Düşük Maliyetli (Low Cost) havayolu işletmeleri ülke içerisinde bazı pazarlarda hizmet sunum süreçlerinde farklılaşmaya giderek bilet fiyatlarını aşağıya çekmektedir; fakat uçakların koltuk kapasitesi yolcu talebinden fazla olduğu için pazardan çekilmişlerdir. Bu sebepten dolayı daha dar gövdeli, daha az sayıda koltuk kapasitesiyle bölgesel hava lojistiği operasyonları başlamıştır. Taşımacılık sektörünün içinde bulunduğu yoğun rekabet ortamı, işletmeleri farklı arayışlar içerisine itmektedir. İşte yapılan bu çalışma; bölgeler arası küçük uçaklarla taşımacılık yapan işletmenin vermiş olduğu hizmetin yolcular tarafından nasıl algılandığının ortaya konarak bölgesel hava taşımacılığına olan tercihlerin nedenlerinin tespit edilmesi ve işletme performansının ölçülmesi açısından önem taşımaktadır. İnsanların havayolu ile seyahat etmelerinin baslıca nedenlerini hız, konfor ve güvenlik olduğu bilinmektedir. Ancak havayolu işletmeleri arasındaki rekabette, müşteri portföyünü genişletmek için geliştirilen performans göstergeleri incelendiğinde, artık verilen hizmetlerin önem arz ettiği ve bunların en önemlisinin de hizmet kalitesi ve ayırt edici hizmet sunumu olduğu dikkat çekmektedir. Bu çalışmanın amacı; havayolu işletmesinin ayırt edici hizmet sunumu ve hizmet kalitesi arasında ilişkinin ve bu iki değişkenin havayolu işletme performansı üzerine etkisinin belirlenmesidir. Bu amaç doğrultusunda; küçük pazarlardaki müşterilere yönelip ayırt edici hizmetler sunarak, pazar payını büyütmeye çalışan bir havayolu işletmesinin yolcuları üzerinde yüz yüze anket çalışması yapılmıştır. Yolcuların hizmet kalitesi ve ayırt edici hizmet sunumu için vermiş olduğu cevaplar açıklayıcı ve doğrulayıcı faktör analiziyle boyutlara ayrılmış, her bir faktörün işletme performansı üzerine etkisi analiz edilmiştir. Çalışma sonucunda; ayırt edici hizmet sunumu ile hizmet kalitesi arasında tüm boyutlar arasında doğru yönlü bir ilişki olduğu, ayırt edici hizmet sunumu ve hizmet kalitesinin havayolu işletme performansını olumlu yönde etkilediği tespit edilmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2015
    Güncel ticari ilişkilerde ine satışı

    Oğuz Ünal

    Klasik kaynaklarda ve daha önceki çalışmalarda îne satışı, genel anlamda incelenmiştir. Bu çalışmada diğer incelemelerden farklı olarak, îne satışının güncel ticarî ilişkilerde, bireysel ve kurumsal anlamda uygulama alanları incelenmiştir. Bu çalışmanın amacı çok fazla cârî olan ve birçok kişi tarafından uygun görülmeyen bir alışveriş çeşidini ele alıp, uygulanış şekillerini ortaya koymaktır. Anahtar Sözcükler: Alışveriş, Îne, Teverruk, Hile,

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2015
    Çoruh nehri (Bayburt) dere yatağı çökellerinin jeokimyasal özellikleri ve ağır metal içeriğinin incelenmesi

    Esen Demirkol Kılıç

    Tez çalışmasının konusunu, Çoruh Nehri dere yatağı çökelleri oluşturmaktadır. Bu kapsamda çökellerin jeokimyasal özelliklerine dayanarak, nehire malzeme sağlayan kaynak alanları, kaynak alanındaki kimyasal ayrışma dereceleri, çökellerin ağır metal içeriği ve kökenleri hakkında bilgi elde edilmiştir. Çoruh Nehri boyunca yaklaşık 40 km'lik bir alanda çalışma yapılmış ve bu mesafe BM (Bayburt merkez–Gezköy arası, yerleşim yoğun), GK (Gezköy–Gezhanları arası, yerleşim seyrek), ZT (Gezhanları–Ziyaret sırtı mevki, kırsal kesim) kodlarıyla adlandırılıp üç kısım olarak değerlendirilmiştir. İncelenen örneklerin Al2O3 içeriği ile Na2O, K2O, TiO2, P2O5 ve CaO içeriği arasında pozitif korelasyon mevcuttur. SiO2, Al2O3, K2O, Na2O, TiO2, P2O5, MnO elementleri, genel olarak üst kıtasal kabuğa (ÜKK) göre tükenmiş, diğer ana elementler ise zenginleşmiştir. Çalışılan örneklerin Al2O3 içeriği ile Rb, Sr, Ba, Th, Hf, Y, Nb, Zr, V, Pb, U ve Cu elementleri arasında pozitif korelasyon vardır. Söz konusu örneklerin Rb, Sr, Ba, Th, U, Zr, Hf, Y, Nb ve Pb elementleri ÜKK'ya göre genel olarak tükenmiş, Co, Ni, Cu, Sc ve V genel olarak zenginleşmiş, Au ise yer yer tükenmiş, yer yer zenginleşmiştir. Örneklerin (Gd/Yb)N oranları >1, (La/Yb)N oranları 6.92 - 8.71 ve Eu/Eu* ise 0.75 – 0.89 arasında değişmektedir. Nadir toprak element (NTE) içeriği ÜKK'ya göre genel olarak tükenmiştir. Hafif nadir toprak element (LREE) ve ağır nadir toprak element (HREE) içeriği Al2O3, K2O, TiO2, P2O5, Zr, Th ve Y ile pozitif korelasyon göstermektedir. Analiz edilen örneklerin Zn, Sb ve Sc içeriğinde çok az zenginleşme, Cu'da düşük – orta zenginleşme, As'de ciddi zenginleşme ve Ni'de aşırı ciddi zenginleşme vardır. Dere yatağı çökellerinin Cu içeriği kısmen jeolojik, kısmen antropojenik, As tamamen antropojenik, Ni ise jeolojik kaynaklıdır. Jeokimyasal verilere dayanarak, dere yatağı çökellerinin ortaç-mafik/ultramafik kaynaklardan türediği bu kaynakların zayıf–orta derecede kimyasal ayrışmaya maruz kaldığı, zaman zaman yüksek tektonizma, yüksek erozyon ve yarı kurak – kurak iklim şartlarında hızlı sedimentasyonun olduğu ve buna bağlı olarak adı geçen çökellerin kimyasal olarak olgun olmadığı, ayrıca söz konusu çökellerin hem litojenik, hemde antropojenik nedenlerden dolayı kirlenmeye maruz kaldığı sonucuna varılmıştır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2015
    Cds spreadlarına etki eden makroekonomik değişkenlerin incelenmesi

    Hikmet Akyol

    Ülke riskinin önemli bir göstergesi olarak CDS'lerin son yıllarda ön plana çıkması, bu araçların birçok yatırımcı, para otoritesi ve saygın kuruluş tarafından ülkelerin kredibilitesinin saygın bir ölçütü olarak değerlendirilip, yakından takip edilmesini sağlamıştır. Bu durum akademik alanda da karşılığını bulmuş ve ülkelere ait CDS spreadlarının incelenmesi ve bu spreadlara etki eden makroekonomik değişkenlerin neler olduğunun belirlenmesi konusu önemli hale gelmiştir. Dolaysıyla son yıllarda dünyada ve Türkiye'de bu konuda birçok araştırmanın yapıldığı gözlemlenmektedir. Bu araştırmada Türkiye ile birlikte seçilen ülkelerin CDS spreadlarına etki eden makroekonomik değişkenlerin neler olduğu incelenmeye çalışılmış olup, seçilen makroekonomik değişkenlerin CDS spreadları üzerindeki etkileri analiz edilmiştir. Araştırmada analiz yöntemi olarak dinamik panel veri yöntemlerinden Genelleştirilmiş Momentler Metodu (GMM) tahminci yöntemi ile Kalıntısal Doğrusal Regresyon Modeli yöntemi kullanılmıştır. Araştırmada gerçekleştirilen analizler sonucunda, seçilen değişkenler içerisinden, cari işlemler dengesindeki artışlar, reel faiz oranları, GSYH büyüme oranları, enflasyon oranları ve S&P Küresel Sermaye Endekslerindeki yıllık olarak gerçekleşen pozitif değişimlerin CDS spreadları üzerinde önemli düzeyde etkileri olduğu tespit edilmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2015
    Bahçecik (Torul/Gümüşhane) ve civarındaki eosen yaşlı volkanik kayaçların petrografik, jeokimyasal ve petrolojik özelliklerinin incelenmesi

    Zenne Merdan Tutar

    Bu tezin konusunu Bahçecik (Torul/Gümüşhane) ve çevresinde yüzeyleyen Eosen yaşlı volkanik kayaçlar oluşturmaktadır. Bu kapsamda, çalışma alanındaki volkanik kayaçlar petrografik, jeokimyasal ve petrolojik olarak incelenmiş olup, elde edilen bulgular ve veriler kullanılarak kayaçların kökeni ve evrimi belirlenmeye çalışılmıştır. Çalışma alanı Doğu Pontidlerin Kuzey Zonu'nda yer alıp, başlıca birimler Geç Kretase yaşlı Kızılkaya Formasyonu ve Çağlayan Formasyonu, bu iki birimi kesen Geç Kretase yaşlı Kastel Granodiyoriti, Eosen yaşlı Alibaba Formasyonu ve Kuvaterner yaşlı alüvyonlardan oluşur. İncelenen Eosen yaşlı volkanik kayaçlar bazaltik trakiandezit, bazaltik andezit, trakiandezit, andezit, trakidasit ve dasit bileşimindedir. Başlıca mineraller plajiyoklas, hornblend, ojit, kuvars, biyotit ve opak minerallerinden oluşmaktadır. Eosen yaşlı Bahçecik volkanik kayaçlarına ait plajiyoklaslar An39-45 bileşimlidirler. Hornblendlerin magnezyum numaraları [Mg/(Mg+Fe2+)] 0.85-1.00 arasında değişmektedir. Piroksenlerin Fe(T)/Fe(T)+Mg içerikleri 0.19-0.26 arasındadır. Ayrıca, piroksenler Wo44-46En42-44Fs10-15 bileşimlerine sahip olup diyopsitten ojite doğru değişen bir bileşim gösterirler. Bahçecik (Torul) ve civarındaki Eosen yaşlı volkanik kayaçlar orta-yüksek potasyum (K) içeriğine sahiptirler ve kalk-alkali karakterlidirler. Volkanik kayaçlar hafif nadir toprak elementlerce (HNTE) zenginleşmiş olup, büyük iyon yarıçaplı litofil elementler (BİYLE) ve yüksek çekim alanlı elementler (YÇAE) bakımından tüketilmişlerdir. Kondrite göre normalize edilmiş nadir toprak element dağılımları, düşük-orta derecede zenginleşmiştir ve konkav şekillidir (La/Lu=9.04-16.34). Bu durum volkanik kayaçları oluşturan kayaçların benzer kaynaktan oluştuklarını işaret etmektedir. Ayrıca, volkanitlerin gelişiminde başlıca fraksiyonel kristallenme, daha az oranda da özümleme ± magma karışımı rol oynamıştır. Tüm bu çalışmalar neticesinde elde edilen veriler, çalışılan volkanitlerin köken magmasının büyük olasılıkla, önceki yitimden türeyen sıvıların metasomatizmasıyla zenginleşmiş bir litosferik manto kaynağından oluşmuş olabileceğini gösterir. Anahtar Kelimeler: Bahçecik, Doğu Pontidler, Eosen yaşlı volkanik kayaçlar, Jeokimya, Petroloji, Petrografi, Torul.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2015
    Ülke riskinin hisse senedi getirilerine etkisi: Borsa İstanbul'a kayıtlı ticari bankalar üzerine bir uygulama

    Hüseyin Enes Erkoçak

    Günümüz sermaye piyasalarında, küreselleşmenin etkisiyle yabancı sermayenin ekonomik kalkınmaya olan katkısı daha iyi anlaşılır hale gelmiştir. Ülkeler, sınır ötesi ekonomik ilişkilerin geliştirilebilmesi ve yabancı sermayenin çekilebilmesi için uluslararası alanlarda daha karlı pazar arayışları içine girmektedir. Bu durum yatırımcılara farklı sektörlerde yeni iş olanakları sunma, ithalat ve ihracatı artırma gibi katkılar sağlamaktadır. Ancak yatırımcılar sınır ötesi yatırımları ile kar elde etmek isterken, katlanmaları gereken riskler artmakta ve yatırımlarından kaynaklanan ülke riski ile karşı karşıya kalmaktadırlar.Ülke riskinin hisse senedi getiri oranlarına etkisini konu alan bu çalışmanın amacı; ülke riskinin Borsa İstanbul (BIST)'da işlem gören ve bankacılık sektöründe faaliyet gösteren 12 adet ticari bankanın hisse senedi getiri oranlarını nasıl ve ne ölçüde etkilediğini test etmektir. Araştırma 2003–2013 yılları arasındaki 11 yıllık süreyi kapsamaktadır. İlgili dönemlerde, kullanılan bankaların 3'er aylık verileri ile International Country Risk Guide (ICRG)'den temin edilen ülke riski primleri panel veri analizi yöntemi kullanılarak test edilmiştir. Sonuç olarak, Türkiye'de 2003–2013 yılları arasındaki 11 yıllık dönemde ülke riskinin ve ülke riski bileşenlerinden ekonomik risk primi ve politik risk priminin BİST' 100 endeksine kayıtlı ticari bankaların hisse senedi getiri oranlarını negatif etkilediği tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Ülke Riski, Ekonomik Risk, Politik Risk, Finansal Risk, Hisse Senedi Getirileri, Ticari Bankalar

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2015
    Bankacılık sektörü spesifik değişkenlerinin mali baskınlığa etkileri: Türkiye uygulaması (1980-2012)

    Ayşegül Fidan

    Türkiye'de 1980'den itibaren bankacılık sektörü gelişmesini hızlandırarak finansal sistem içerisinde önemli bir yer edinmiştir. Finansal sistem içerisinde yer alan bankacılık kesimi işletmelerin fon ihtiyacını karşılayarak ekonomik hayatı olumlu yönde etkilerken mali baskınlık üzerinde de önemli etkilere sahiptir. Bankacılık sektörünün mali baskınlık üzerindeki etkileri ile ilgili literatürde çok az çalışma bulunmaktadır. Bu çalışma, bankacılık sektörünün mali baskınlık üzerindeki etkilerini incelemek amacıyla yapılmıştır. 1980-2012 yılları arasını kapsayan 32 yıllık veriler kullanılarak üç bağımlı değişken için üç ayrı model kurulmuş ve bunlarla on üç bağımsız değişken arasında regresyon analizi yapılmıştır. Çalışmanın sonucunda; tüketici fiyatları enflasyonu ve bankaların gelir-gider yapısı değişkenlerinin özel sektör mali baskınlığına; sermaye yeterliliğinin kamu sektörü mali baskınlığına ve GSYH deflatörü değişkeninin Türkiye'nin toplam mali baskınlığına herhangi bir etkisi bulunmamıştır. Sermaye yeterliliğinin özel sektör mali baskınlığına; döviz kuru ve mevduat faiz oranının kamu sektörü mali baskınlığına ve bankanın aktif kalitesi ve bazı karlılık değişkenlerinin Türkiye'nin toplam mali baskınlığa etkilerinin anlamlı ve negatif yönde olduğu saptanmıştır. Döviz kuru, mevduat faiz oranı ve kredi değişkenlerinin özel sektör mali baskınlığına; tüketici fiyatları enflasyonu, kredi, bankanın aktif kalitesi, likidite ve gelir-gider yapısının kamu sektörü mali baskınlığına ve döviz kuru, bankanın aktif kalitesi ve bazı karlılık değişkenlerinin Türkiye'nin toplam mali baskınlığına etkileri ise anlamlı ve pozitif yönlü olmuştur.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2015
    Orman altı bitkilerinden Rhinanthus angustifolius Subsp. grandiflorus bitkisinde uçucu yağların kimyasal bileşimleri ve antimikrobiyal aktiviteleri; beta pinen'in 2,4-dinitrobenzensülfenil klorür ile katılma tepkimesi ve antioksidan-radikal giderici aktivite ölçümleri

    Sinan Öztürk

    Bu çalışmanın birinci kısmında Rhinanthus angustifolius subsp. grandiflorus bitkisinin uçucu yağının kimyasal bileşimleri ve antimikrobiyal aktiviteleri incelendi. Uçucu yağlar su buharı destilasyonu yöntemi ile bitkinin tüm kısımlarından elde edilerek GC-FID ve GC-MS yöntemi ile analiz edildi. Bitkiden elde edilen toplam yağın %99.46' sını içeren 31 adet bileşiğin yapısı aydınlatıldı. Rhinanthus angustifolius subsp. grandiflorus bitkisindeki ana bileşenler, 1H-Inden, 2,3-dihydro-5-metil- (%25.137), α-Kubeben (%19.27), 1-Hekzadeken (%15.59), n-Hekzadekanoik asit (%12.14) olarak belirlendi. Bitkiden izole edilen uçucu yağların antimikrobiyal aktiviteleri de incelendi. Rhinanthus angustifolius subsp. Grandiflorus bitkisine ait uçucu yağın B. cereus, E. coli, E.coli O157:H7 ve S. aureus mikroorganizmalarına karşı antimikrobiyal aktivite gösterdiği belirlendi. Aynı zamanda Sac. cerevisiae ve C. albicans cinsi mayalar üzerinde de etkili olduğu tespit edildi. Çalışmanın ikinci kısmında ise, β-pinen başlangıç bileşiğinin 2,4-dinitrobenzensülfenil klorür bileşiği ile oda sıcaklığında katılma tepkimesi gerçekleştirildi. Tepkime sonucu elde edilen yeni terpen türevi bileşiklerinin izolasyon çalışması başladı. Uzun çalışmalar sonucu üç farklı reaksiyon ürünü saf olarak elde edildi. Yeni bileşiklerin yapıları NMR, IR, kütle spektral verileri ve elementel analiz teknikleri kullanılarak spektroskopik yöntemlerle belirlendi. Yapılan çalışmada beta pinenin iskelet düzenlenmesi (Wagner-Meerwein) sonucu katılma ürünleri verdiği anlaşıldı. Ayrıca elde edilen üç yeni bileşiğin antioksidan ve radikal giderici etkilerinin ölçümleri yapıldı. Ölçümlerin sonuçlarına sentezlenen üç bileşiğinde antioksidan etkiye sahip olduğu tespit edilmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2015
    Afetlere müdahale eden örgütlerde işgören tatmini ile başarı algısı ilişkisi: AFAD örneği

    Hikmet Akyol

    Ülkemizde doğa afetlerinin sık olarak yaşandığı bilinen bir gerçektir. Yaşanan doğa afetleri sırasında çok sayıda kişi yaşamını yitirmekte ve ekonomik açıdan önemli kayıplar yaşanabilmektedir. Bu duruma bağlı olarak yaşanan afetlere doğru ve etkin bir şekilde müdahale edilip edilmediğinin tartışmalarının sürekli yaşandığına şahit olunmaktadır. Söz konusu doğa afetlerinin meydana gelmesi sonucu önemli kayıpların yaşanması ve akabininde görülen ciddi tartışmalar etkin bir afete müdahale sistemini zorunlu kılmıştır. Bu sistem içerisinde hiç şüphe yok ki arama ve kurtarma örgütlerine önemli görev ve sorumluluklar düşmektedir. Bu örgütlerde görev alan personelin başarı düzeylerini etkileyecek faktörlerin ortaya konulabilmesi, afete müdahalede başarı düzeyini ve dolaysıyla kurtarılan can sayısını pozitif etkileyebileceğinden önemli olduğu ileri sürülebilir. Bu araştırma Erzurum Afet ve Acil Durum Arama ve Kurtarma Birliği personelinin tatmin düzeyleri ile başarı algıları arasındaki karşılıklı ilişkinin ölçülmesi amaçlanmıştır. Araştırma için seçilen söz konusu Birlik Türkiye'de halen görev yapmakta olan, AFAD'a bağlı 11 birlikten birisidir. Araştırma bulgusuna göre personelin tatmin düzeyleri ile başarı algıları arasında anlamlı bir ilişki söz konusudur. Araştırmada işgören tatmini ile başarı algısının alt boyutlarının karşılıklı etkileri ölçülerek, analiz edilmiştir. Söz konusu analizler sonucunda önemli bulgular ortaya konulmuştur. Bu bulguların araştırmanın yapıldığı Birlik ve benzer örgütler açısından önemli ve yol gösterici yönleri olduğu ileri sürülebilir. Aynı zamanda ileride yapılacak araştırmalara da katkı sağlayabileceği savunulabilir. Anahtar Kelimeler: İşgören Tatmini, Başarı Algısı, Afete Müdahale Performansı