Yayınlar
Koleksiyondaki öğeler
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2016Batı Anadolu bölgesindeki depremlerin yapay sinir ağı yöntemiyle tahmini
Osman Duman
Gerçekleşecek depremleri önceden kesin bilen, genelleştirilebilecek bir yöntem günümüze kadar geliştirilememiştir. Fakat birçok yöntemle deprem tahmini yapılmaya çalışılmaktadır. Bu yöntemlerden birisi olan Yapay Sinir Ağları, belirlenen girişler ve çıkışlar arasındaki ilişkiyi öğrenerek faklı örüntülere karşı uygun çıkışlar vermektedir. Bu çalışmada Gutenberg-Richter ilişkisine bağlı ve deprem tahminlerinde kullanılan b_değerini temel alan bir ileri beslemeli geri yayılımlı yapay sinir ağı geliştirilmiştir. Türkiye'nin Batı Anadolu Bölgesinde yoğun sismik aktiviteye sahip dört faklı bölgeyi içeren deprem verileri kullanılarak yapay sinir ağı eğitilmiştir. Bu amaçla, Batı Anadolu'da yoğun sismik aktiviteye sahip Gölhisar Çameli-Muğla Rodos Bölgesi, Burdur Fay Zonu, Büyük ve Küçük Menderes Graben bölgesi ve Gediz Alaşehir Graben bölgesi üzerinde çalışılmıştır. Eğitim aşamasından sonra aynı bölgeler için daha sonraki tarihlere ait deprem verileri test etmek için kullanılmış ve ağın başarısı ortaya konmuştur. Çalışmada geliştirilen ağın tahmin sonuçları incelendiğinde; ağın gerçekleşmeyecek dediği deprem tahmin sonuçları tüm bölgelerde oldukça yüksek çıkmıştır. Bunun yanında ağın gerçekleşecek dediği deprem tahmin sonuçları, çalışılan bölgeler için belli bir oranda farklı sonuçlar vermiştir. Sonuç olarak bu yöntem kabul edilebilir oranda başarılıdır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2016Siyasî ve itikâdî yönleriyle İbn Haldun'da hilafet ve imamet meselesi
Abdurrahman Atalay
Yaptığımız çalışma giriş, birinci bölüm ve ikinci bölüm olmak üzere toplam üç bölümden oluşmaktadır. Giriş kısmından İbn Haldun'un dinî, ilmî ve özellikle siyasî hayatına yer verdik ve yine bu bölümde İbn Haldun'un belli başlı eserlerinin tanıtımını yaptık. İbn Haldun'un yaşantısıyla fikirleri arasındaki sıkı ilişkiden dolayı giriş bölümünü geniş tutmayı yeğledik. Bu çalışmanın amacı İslam dünyasındaki, birçok yönüyle de Müslümanlara özgü olan, devlet başkanlığı meselesini İbn Haldun gibi önemli bir düşünürün gözüyle tekrar ele almaktır. Bu amaçla çalışmamıza birinci bölümde İslam dünyasında, devlet başkanı kavramını birçok açıdan karşılayan hilafet ve imamet kelimelerini açıklamakla başladık. Akabinde ise bu kavramların dinî ve tarihî olarak irtibatlı olduğu alanlara ve Müslümanlar tarafından algılanış biçimlerine değindik. Birinci bölümü neticelendirmeden önce ise bu mesele ile ilgili fikir beyan etmiş önemli İslam âlimlerinin görüşlerine yer verdik. Birinci bölümde anlattığımız bu hususlar İbn Haldun'un devlet yönetimi ile ilgili görüşlerini daha iyi anlamak ve İslam dünyasındaki yeri ve konumunu belirlemek açısından önem arz etmektedir. Çalışmamızın ikinci bölümde ise dinî ve dünyevî ilimlerdeki (bilhassa sosyoloji, tarih vb. alanlardaki) bilgisi ile devletin ileri kademelerindeki yaptığı görevler neticesinde elde ettiği tecrübeleri birleştiren İbn Haldun'un hilafet ile ilgili görüşlerini ele aldık. Bu bölümde İbn Haldun'un fikirleri ile diğer İslam âlimlerinin fikirlerinin örtüştüğü ve ayrıştığı noktaları tespit etmeyi amaçladık. Yine bu bölümde İbn Haldun'a ait birçok orijinal görüşe de yer vermeye gayret ettik.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2016Kurşun maden atıklarının beton agregası olarak kullanabilirliğinin araştırılması
Fatih Sultan Semiz
Bu çalışmanın amacı; kurşun cevherinin çıkarıldığı madenlerde, içerisindeki kurşun miktarının işlenmesinin ekonomik olmadığı kurşun madeni atığı (Pasa) kayaçlardan üretilen betonların beton agregası olarak kullanılabilirliğinin araştırılmasıdır. Bu kapsamda beton agregası olarak kullanılacak kayaçların fiziksel, kimyasal, mineroloji ve petrografik özellikleri belirlenmiştir. Pasa ve kireçtaşı agregaları ile %25, %50 ve %75 oranında yer değiştirilerek C16, C25 ve C35 beton dayanım sınıflarında örnekler hazırlanmıştır. Hazırlanan beton örnekler üzerinde, su emme oranı, görünür boşluk oranı, yoğunluk, basınç dayanımları, eğilme dayanımı, statik elastisite modülü, poisson oranı, tahribatsız test yöntemleri "yüzey sertliği (Schmidt Çekici), ultrasonik ses hızı metodu ölçümü, donma çözülme dayanımı, aşınma dayanımı, kapilarite ve karbonatlaşma testleri yapılmıştır. Sonuç olarak; kurşun madeni atığı kayaçların beton karışımına giren agrega içeresindeki oranının artışına bağlı olarak betonun yoğunluğu, basınç dayanımı, eğilme dayanımı, elastisite modülü, donma çözülme dayanımı, aşınma dayanımı değeri ve tahribatsız yöntemle belirlenen basınç dayanımı değerlerinde olumlu etkisi olduğu görülmüştür. Pasa miktarı arttıkça su emme oranının, görünür boşluk oranının, poisson oranının, kapilarite ve karbonatlaşma değerlerinin düştüğü görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Atıkların kullanımı, Betonun fiziksel özellikleri, Kurşun madeni atığı.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2016Kaletaş-Söğütağıl-Akpınar (Gümüşhane) yöreleri hidrotermal alterasyonların modellemesi
Uğur Atay
Kaletaş-Söğütağıl-Akpınar (Gümüşhane) alterasyon sahaları Doğu Pontid Tektonik Birliği'nin Güney Zon'u içinde yer almaktadır. Bu alanda taban kayaçlarını andezitik-bazalt ve piroklastlarından oluşan Alibaba Formasyonu (Erken-Orta Eosen) oluşturmaktadır. Birim Orta Eosen yaşlı monzogranit, granodiyorit ve kuvars monzodiyorit bileşimindeki Kaletaş Granitoyidi tarafından kesilmektedir. Volkanitlerin, andezit ve bazaltik andezit bileşiminde kalk-alkali karakterde olduğu, aynı veya benzer manto kaynağından türedikleri tespit edilmiştir. Kaletaş Granitoyidi ise kalkalkalen özellik ve metalümin karaktere sahip, tektonik konuma göre I tipi volkanik yay graniti karakterinde olduğu belirlenmiştir. Alibaba Formasyonu içinde gelişen alterasyonlar KB-GD ve yaklaşık D-B doğrultuya sahip kırık zonları ile ilişkilidir. Limonitleşme, hematitleşme, kloritleşme, killeşme ve silisleşme en karakteristik alterasyon türleridir MINSQ yöntemine göre cevherli alterasyon zonunda kuvars, potasyumlu feldspat, serizit ± kaolen; propilitik zonunda ise baskın alterasyon minerali albite ilaveten epidot, demirli klorit, magnezyumlu klorit tespit edilmiştir. Nispi kütle değişim hesaplamalarına göre cevherli zonda K, Pb, Mo ve Au elementlerindeki artışa rağmen Ca, Na, Fe, Mg, Cu ve As elementlerinde azalma belirlenmiştir. Net kütle değişim hesaplamalarına göre ise cevherli zonda ise sadece K, Pb, Mo ve Au elementlerinde zenginleşmiştir. Oksijen izotop analiz değerlerinin ‰ 5.6-10.0 aralığında, hidrojen izotop analiz değerlerinin ise ‰ -61 ile ‰ -71 aralığında değiştiği ve bu verilere göre alterasyonu oluşturan sıvıların magmatik su ve meteorik suyun karışımından oluştuğu söylenebilir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2016Doğu Karadeniz Hhavzası'nda debi süreklilik eğrileri yardımıyla brüt hidroelektrik potansiyel tahmini ve türbin seçimi
Güneş Tekin Zaman
Enerji tüketimi, ülkelerin gelişmişlik düzeylerini belirleyen faktörlerin başında gelmektedir ve insanların ihtiyaçları doğrultusunda da artmaya devam edeceği anlaşılmaktadır. Günümüz Türkiye'sinde kalkınma, nüfus artışı ve sanayileşme nedeniyle enerji ihtiyacı sürekli artmaktadır. Bu enerji ihtiyacını karşılamak için mevcut enerji potansiyeli etkin bir şekilde kullanılmalıdır. Yenilenebilir enerji kaynaklarından olan hidroelektrik enerji temiz, yerli ve dışa bağımlılığı azaltma konusunda, mevcut kaynaklar içinde öne çıkmaktadır. Brüt hidroelektrik potansiyelin belirlenmesinde pek çok metot mevcuttur. Bu çalışmada "Debi Süreklilik Eğrisi (D.S.E.)" metodu üzerinde detaylı bir şekilde durulmuştur. D.S.E. metodunun esası, akarsuyun geçmişe dönük kayıtlarından elde edilen debi değerlerinin aşılma olasılıklarına dayanır. Bu eğri, su gücü denklemi yardımıyla güç süreklilik eğrisine dönüştürülerek güç süreklilik eğrisi yardımıyla hidroelektrik potansiyel hesaplanmıştır. Hidroelektrik santrallerde enerji üretmek için türbin seçimi önemli bir parametredir. Seçilecek türbin tipi hem alınabilecek verimi, hem de maliyeti önemli ölçüde etkilemektedir. Türbin seçimi debi, net yükseklik, maliyet, çark dönme hızı gibi birçok etmene bağlıdır. Bu çalışmada net yükseklik ve debi baz alınarak türbin tipi seçimine kısaca değinilmiş olup türbin tipi tahmini yapılmıştır. Bu çalışmada, Doğu Karadeniz Bölgesinde seçilen 39 akım gözlem istasyonuna (A.G.İ.) debi süreklilik eğrisi metodu uygulanarak brüt hidroelektrik potansiyel belirlenmiştir. İstasyonlar için 10 yıllık günlük ortalama akım verileri kullanılarak çizilen debi süreklilik eğrilerinin altında kalan alan yardımı ile güç-süreklilik eğrisi elde edilmiş ve bundan yararlanılarak hidroelektrik potansiyel hesaplanmıştır. Ayrıca toplam kurulu güç değerlerinin Q30 debisi ile elde edilmesi değerlendirilerek biriktirmesiz hidroelektrik santrallerde (HES) türbin seçimi için her bir A.G.İ.'nin örnek türbin seçim çalışmaları yapılmış ve türbin seçimi akış şeması oluşturulmuştur.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2016Türkiye'de bölgesel kalkınma ajanslarının bölge ekonomisi üzerine etkisi: Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı örneği
Merve Kullukçu
Bölgesel kalkınmanın sağlanmasında önemli bir araç olan bölgesel kalkınma ajansları (BKA), bulundukları bölgedeki gelişmişlik farklarının azaltılması ve bölgedeki yerel aktörlerin harekete geçirilmesiyle bölgenin sosyo-ekonomik gelişmesine katkı sağlamaktadır. Bu çalışmada kalkınma ajanslarının bölge ekonomisine etkisi incelenmiştir. 1950'lı yıllardan itibaren bölgesel kalkınma politikalarının gelişimi ve BKA'ların incelenmesinin ardından, Türkiye'deki Kalkınma Ajansları'nın uygulamaları irdelenmiştir. Bu çalışmanın amacı, Türkiye'de faaliyet gösteren BKA'ların bölge ekonomisi üzerinde olan etkilerini TR90 Bölgesi'nde faaliyet gösteren Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı (DOKA) özelinde ele almaktır. DOKA'nın faaliyetleri ve bölgeye sağladığı destekler incelenerek bölge ekonomisine olan etkisi analiz edilmiştir. Sonuç olarak, ajansın yürüttüğü proje ve faaliyetlerin bölge kalkınmasına görece katkı sağladığı görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Bölgesel Kalkınma, Bölgesel Kalkınma Ajansları, Bölgesel Politikalar, Türkiye, Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı (DOKA).
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2016Çalışanların zaman yönetimi becerilerinin işletme verimliliği üzerindeki etkisi: Aşkale A. Ş. Gümüşhane Çimento Fabrikası uygulaması
Erdal Demir
Zaman yönetimi, işletmelerin bugünü ve yarını için hayati önem taşıyan etkinliğin ve verimliliğin ana kaynağı olarak kabul edilebilir. Çünkü, zaman diğer kaynaklar gibi alınıp satılamaz, kiralanamaz, depolanamaz, çoğaltılamaz sadece o anda harcanması ya da kullanılması gereken bir kaynaktır. Günümüz koşullarında zamanı etkili ve verimli kullanabilmek büyük bir önem arz etmektedir. Diğer tüm imkanlar aynı olduğu takdirde zamanını etkili ve verimli kullanan işletmelerin rakiplerine nispeten bir adım öne geçeceği unutulmamalıdır. Bu çalışmanın amacı işletmelerde zaman yönetiminin ne kadar etkin kullanıldığını belirlemek ve bu etkinliğin işletme verimliliğine katkısını ölçmektir. Bu bağlamda Gümüşhane ilinde faaliyet gösteren Aşkale Çimento A.Ş. çalışanları üzerinde, daha önce araştırmacılar tarafından geliştirilen bir anket uygulanmıştır. Anketin ilk bölümünde çalışanların demografik özellikleri belirlenmeye çalışılmış, ikinci bölümünde ise zamanı ne kadar etkin kullandıkları irdelenerek etkin kullanılan zamanın işletmeye katkısı ölçülmeye çalışılmıştır. Araştırma sonucuna göre, çalışanların zaman yönetimi becerileri ile işletme verimliliği arasında ilişki vardır. Zaman yönetimi becerileri çalışanların, cinsiyetine, yaş gruplarına, öğrenim durumlarına, gelir düzeylerine ve çalışma sürelerine göre değişmektedir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2016Bulanık kalite fonksiyon göçerimi yöntemi ile müşteri memnuniyet derecesi ölçümü: Bir sivil toplum kuruluşu örneği
Süleyman Ertemoğlu
Küreselleşme çağını yaşadığımız günümüz dünyasında yaşanan gelişmelere paralel olarak işletmeler açısından önemli olan müşteri memnuniyeti daha niteliksel bir değere dönüşmüştür. Rekabet piyasasında başarılı olmanın gerektirdiği müşteri memnuniyetini sağlamak, yine müşterilerin sesini iyi dinleyebilmekten geçmektedir. Bu çalışmada amaç; bir Sivil Toplum Kuruluşuna (STK) üye olanların sivil toplum kuruluşundan beklentilerini ve STK'ya olan aidiyet düzeylerini ortaya koymaktır. Bu amaçla Analitik Hiyerarşi Süreci ile Bulanık Kalite Fonksiyon Göçerimi'nin bütünleştirildiği bir modelden faydalanılmıştır. Çalışmanın sonuçları; en önemli müşteri isteğinin "Üye kaydını belirli standartlar çerçevesinde yapmak" en önemli teknik gereksinimin ise "Yatırımlar Konusunda Üyelerin Kişisel Donanımlarının Arttırılması" olduğunu göstermektedir. Ayrıca ele alınan sivil toplum kuruluşunun rakibine göre her bir kriterde üstünlük sağladığı tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Kalite Fonksiyon Göçerimi, Bulanık Mantık, Sivil Toplum Kuruluşları, Analitik Hiyerarşi Prosesi.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2016Eğrikar (Torul, Gümüşhane) Fe-Cu Skarn cevherleşmesinin petrografik ve jeokimyasal açıdan incelenmesi
Meltem Yılmaz
Eğrikar Fe–Cu skarn yatağı Gümüşhane'nin (KD Türkiye) yaklaşık 100 km kuzeybatısında yer almaktadır. Eğrikar (Torul, Gümüşhane) ve çevresindeki tortul ve volkanik kayaçlar Geç Kretase yaşlı olup, tabanda kireçtaşı içeren dasit ve üstünde bulunan hornblendli andezitten oluşmaktadır. Bu kayaçlar Geç Kretase yaşlı Eğrikar granitoyidi (monzogranit, granodiyorit ve diyorit) tarafından kesilmektedir. Dasitik kayaçlar porfirik dokuda olup, başlıca kuvars, plajiyoklas, biyotit ve opak minerallerden oluşmaktadır. Kireçtaşları ise yer yer mermere dönüşmüş ve kristalize olmuştur. Hornblendli andezitler mikrogranü porfirik ve glomeroporfirik dokulu olup plajiyoklas, hornblend, biyotit ve kuvars minerallerini içermektedir. Eğrikar granitoyidi üç farklı litolojiden (monzogranit, granodiyorit ve diyorit) oluşmakta olup, mirmekitik, yazı ve elek dokusu göstermektedir. Bu kayaçlar başlıca plajiyoklas, kuvars, hornblend, ortoklas ve muskovitten oluşmaktadır. Eğrikar Yaylası'nın güneybatısında granitoyidin (özellikle monzogranit) kireçtaşı ile volkanitlere sokulumu sonucu dokanak metamorfizması oluşmuş ve skarn zonu gelişmiştir. Monzogranitten kireçtaşına doğru endo- ve ekzoskarn zonlarının oluştuğu belirlenmiştir. Skarn zonunda piroksen, granat, epidot, kuvars, kalsit ve aktinolit-tremolit skarn minerallerini oluşturmaktadır. Skarn zonunda piroksen türü hedenberjit, granat türü grossular andradit ile andradittir. Eğrikar Fe-Cu skarn yatağının cevher minerallerinin parajenezi manyetit, pirit, hematit, kalkopirit, altın ve nabit bakırdan oluşmaktadır. Manyetitte ve hematitlerde kafes, kutu, lifsi ve bantlı dokular görülmektedir. İkincil cevher mineralleri olarak götit, limonit, dijenit, malakit, azurit, bornit ve lepidokrozit belirlenmiştir. Eğrikar Fe-Cu skarn yatağındaki volkanitler kalk-alkali karakterdedir. Granitoyidler orta K'lu kalk-alkali bileşimdedir. Eğrikar Granitoyidik kayaçların iz element karakteristikleri, genel olarak yay granitlerine benzerlik göstermekte ve Eğrikar Fe-Cu skarn sahasında Fe-skarn ile ilişkili granitoyidlerin yitim sonrası meydana gelmiş olduğu belirlenmiştir. Eğrikar Fe-Cu skarn yatağındaki ekzoskarn zonunda kuvars minerallerinde yapılan sıvı kapanım çalışmalarında sıvı kapanımlar birincil, yalancı ikincil ve ikincil kökenli kapanımlar olarak sınıflandırılmıştır. Kuvarslarda yapılan sıvı kapanım çalışmaları sıcaklığın ekzoskarn zonu için 160-380 °C ve tuzluluğun % 3.4-7.6 arasında olduğu belirlenmiş olup epitermal ve skarn kökeni desteklemektedir. Eğrikar Fe-Cu skarn yatağında ki piroksen ve granatın silikat mineralleri oluşturması, bol manyetit, hematit ve çok az piritin görülmsi ile sıvı kapanım sonucu elde edilen sıcaklık ve tuzluluk verileri bu yatağın oksitli şartlar altında sığ sokulum sonucu oluştuğunu göstermektedir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2015Giresun ili Aksu Deresi için farklı parametreler kullanılarak yapay sinir ağları ile akış modellemesi ve ileriye dönük akım tahminleri yapılması
Hasan Törehan Babacan
Bu çalışmada Doğu Karadeniz Havzası içerisinde bulunan Giresun iline bağlı Aksu Deresi için belirlenen 3 farklı Akım Gözlem İstasyonu konumlarında akım modellemesi yapılmıştır. Modelleme için Devlet Su İşleri'nden elde edilen akım verileri, Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nden elde edilen yağış ve buharlaşma verileri kullanılmıştır. Oluşturulacak akım modeli için yapay sinir ağları (YSA) metodu tercih edilmiştir. YSA metodu mimarisinde seçilen çok katmanlı yapay sinir ağı (ÇK-YSA) modeli, belirtilen parametrelerin çeşitli kombinasyonlarıyla oluşturulmuş 14 farklı model ile denenmiştir. Denemeler sonucunda tahmin edilen değerler; RMSE, R, RH, E ve OMH hata değerlendirme katsayıları ile değerlendirilmiştir. Her istasyon için en başarılı olan model girdi kombinasyonu çoklu doğrusal regresyon (ÇDR) analizi ile de denenmiştir. Tahmin edilmiş debi değerleri, taşkın koruma tesisleri, hidroelektrik santral tesisleri, arıtma tesisleri gibi yapıların projelendirme aşamasında, en çok kullanılan aşılma olasılıklarına göre belirlenmiş debi değerleri için, gözlem değerleri ile kıyaslanmıştır. Sonuç olarak, ÇK-YSA yönteminin ÇDR yönteminden daha iyi sonuçlar verdiği belirlenmiştir ve gelecek akım verisinin tahmin edilmesinde uygunluğu saptanmıştır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2015Tüketicilerin satın alma davranışlarında marka sadakati, marka imajı ve kalite algılamaları: Beyaz eşya sektöründe bir uygulama
Atif Kaya
Günümüz rekabet ortamında firmaların rakiplerinden öne geçebilmeleri, böylece piyasa payının önemli bölümünü ele geçirerek hayatta kalabilmeleri güçlü bir marka oluşturabilmelerine bağlıdır. Çünkü markalaşma ve güçlü bir marka yönetimi tüketici satın alma davranışları üzerinde önemli bir etkiye sahiptir. Bu çalışmada beyaz eşya sektöründe markalaşmanın tüketicilerin satın alma davranışı ile olan ilişkisi incelenmektedir. Bu doğrultuda marka sadakati, marka imajı ve algılanan kalite arasındaki ilişki ele alınmıştır. Çalışmada doğrulayıcı faktör analizi, korelasyon ve regresyon analizi yöntemleri uygulanmıştır. Çalışma sonucunda algılanan kalite, marka imajı ve marka sadakati arasında pozitif ilişki olduğu görülmektedir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2015İşletmelerin dış kaynak kullanımını etkileyen faktörlerin yapısal eşitlik modeli yaklaşımı ile belirlenmesi
Hikmet Zeynep Karaman
Yönetim ve üretim süreçlerinde yaşanan hızlı değişimlere paralel olarak son dönemde dış kaynak kullanımı önemli bir yönetim stratejisi olmuştur. Yaşanan bu hızlı değişim işletmelerin yapı ve işleyişleri üzerinde önemli değişikliklere yol açmıştır. İşletmeler müşterilerin talep ve beklentilerini karşılamak, müşterileri için daha fazla değer yaratan mal ve hizmet üretebilmek için temel yetenekleri üzerine odaklanmak istemekte, temel yeteneklerini kullanmadan ürettikleri mal ve hizmetleri ise bu konuda uzman tedarikçileri devretmektedirler. Böylece işletmeler piyasa koşullarına göre daha çabuk ihtiyaçlara cevap verebilmekte ve müşteri memnuniyetini artırmaktadırlar. Başlangıçta sadece maliyetleri düşürmek amacı ile başvurulan dış kaynak kullanımı; rekabeti artırma, temel yeteneklere yoğunlaşma isteği, kaliteyi artırma, esnekliği kazanma, süreç yenileme, hız kazanma, teknolojik yenilikleri takip etme gibi çeşit nedenlere bağlı olarak giderek daha çok kullanılan bir yönetim uygulaması olmuştur. Bu çalışmanın amacı dış kaynak kullanımının sağlık kurumlarında uygulanmasına yönelik çerçeve çizmektir. Bu çerçeve doğrultusunda hazırlanan çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Çalışmanın ilk bölümünde dış kaynak kullanımının tanımı ve önemi ile ilgili kavramsal bilgilere yer verilmiştir. İkinci bölümde dış kaynak kullanımın avantajları, dezavantajları ve dış kaynak kullanım sürecine yönelik kavramsal çerçeve oluşturulmuştur. Üçüncü bölümde ise Karadeniz Bölgesinde 18 ilde bulunan sağlık kurumların yaptığı 218 anketin sonuçlarına göre dış kaynak kullanımımın sağlık kurumlarında uygulamasının rekabet ve maliyet üzerindeki etkileri incelenmiştir. Anahtar sözcükler: Dış Kaynak Kullanımı
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2015Hemşirelerin afetlere karşı hazır olma durumları ve hazırlık algıları
Bahadır Tercan
Araştırma, hemşirelerin afetlere karşı hazır olma durumlarını ve hazırlık algılarını belirlemek amacıyla yapılmıştır. Araştırma, Gümüşhane Kamu Hastaneleri Birliğine (GKHB) bağlı Gümüşhane Devlet Hastanesi, Kelkit Devlet Hastanesi ve Şiran Devlet Hastanesinde Kasım 2014 – Kasım 2015 tarihleri arasında kesitsel olarak yapılmıştır. Araştırmanın evrenini, GKHB'ye bağlı hastanelerin kliniklerinde çalışan 226 hemşire oluşturmuştur. Herhangi bir örnekleme yöntemi kullanılmadan evrenin tamamı örneklem alınmıştır. Araştırma 171 hemşire ile tamamlanmıştır. Verilerin toplanmasında, araştırmacı tarafından literatür bilgisine uygun olarak oluşturulan "Kişisel Bilgi Formu" ve Özcan tarafından geliştirilen "Hemşirelerde Afete Hazırlık Algısı Ölçeği" kullanılmıştır. Veriler Aralık 2014 - Ocak 2015 tarihleri arasında ve hafta içi günlerde ilgili hastanelere gidilerek yüz yüze görüşme tekniği ile toplanmıştır. Verilerin analizinde sayı, yüzde, aritmetik ortalama ki-kare, standart sapma, Student's t-testi, One-way Anova, Kruskal-Wallis testi kullanılmıştır. Hemşirelerin %56,7'sinin kişisel özellikler formunda, kendilerini afetlere karşı kısmi olarak hazır olduklarını belirtmelerine rağmen, Hemşirelerde Afete Hazırlık Algısı Ölçeğine göre hazırlık evresinde yüksek, müdahale ve afet sonrası evrelerde ise orta düzeyde algıya sahip oldukları ortaya çıkmıştır. Afet müdahale evresinde en yüksek algıya sahip olanların yoğun bakım + ameliyathanede çalışan hemşireler olduğu, en düşük algıya sahip olanların ise pediatrik kliniklerde çalışan hemşireler olduğu saptanmıştır. Ayrıca afet tatbikatına katılan hemşirelerin hazırlık algılarının katılmayanlara göre daha yüksek olduğu saptanmıştır. Afet yönetimi ile ilgili yeterli ve düzenli eğitimler ve tatbikatlar düzenlenerek hemşirelerin afetlere karşı hazırlık algılarının yüksek tutulması önerilmektedir. Anahtar Sözcükler: Hemşirelik, Afet, Afet Yönetimi, Algı, Hazırlık
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2015Krom (vı) iyonlarının uludağ göknarı (abies nordmanniana ssp. bornmuelleriana) talaşı üzerine adsorpsiyonunun denge ve kinetik açıdan incelenmesi
Mehtap Köroğlu
Doğal özelliklerini, içerdiği ağır metal iyonları ile kaybeden atıksular, günümüzde en önemli çevre sorunlarından biri haline gelmiştir. Bu nedenle, bu tez kapsamında toksik ağır metal iyonlarından biri olan Cr(VI)'nın atıksulardan adsorpsiyon yöntemiyle uzaklaştırılmasında, Uludağ göknarı (Abies nordmanniana ssp. Bornmuelleriana) talaşının adsorban olarak kullanılabilirliği araştırılmıştır. Adsorpsiyon çalışmalarında kullanılan Uludağ göknarı talaşı, hiçbir fiziksel ya da kimyasal ön işleme tabi tutulmadan doğal olarak kullanılmıştır. Uludağ göknarı talaşı çeşitli yöntemlerle karakterize edildikten sonra, kesikli sistemle yürütülen adsorpsiyon işlemleriyle Cr(VI)'nın atıksulardan giderim şartları araştırılmıştır. Bu amaçla; başlangıç sulu çözelti pH'sı, denge süresi, başlangıç Cr(VI) konsantrasyonu, adsorban miktarı ve tuz etkisi gibi parametrelerin adsorpsiyon verimi üzerine etkileri incelenmiştir. Elde edilen sonuçlara göre Cr(VI)'nın uzaklaştırılmasında optimum sulu çözelti pH'ı 2.0 ve denge süresi 240 dakika olarak bulunmuştur. Adsorpsiyon kinetiği; birinci ve ikinci mertebeden hız ifadeleri ile tanecik içi difüzyon modeli kullanılarak incelenmiştir. Adsorpsiyon mekanizmasını açıklamak için elde edilen verilere Langmuir, Freundlich, Dubinin-Radushkevich (D-R) ve Temkin izoterm modelleri uygulanmıştır. Langmuir izoterm modelinden faydalanılarak Uludağ göknarı talaşının maksimum adsorpsiyon kapasitesi 15.74 mg/g olarak bulunmuştur. Sonuç olarak, bu tez çalışması ile atıksulardan Cr(VI) iyonlarının adsorpsiyon yöntemiyle uzaklaştırılmasında Uludağ göknarı talaşının etkili ve ucuz bir adsorban olarak kullanılabileceği ortaya konulmuştur.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2015Kızılçam (Pinus brutia Ten.) talaşı kullanılarak sulu çözeltilerden kadmiyum (II) iyonlarının adsorpsiyonla uzaklaştırılması
Erdem Torun
Bu çalışmada, toksik ağır metallerden biri olan Cd(II) iyonlarının sulu çözeltilerden adsorpsiyon yöntemiyle uzaklaştırılmasında etkili ve ucuz bir adsorban olarak kızılçam (Pinus brutia Ten.) talaşının kullanılabilirliği araştırılmıştır. Adsorpsiyon deneylerinde kullanılan kızılçam talaşı hiçbir fiziksel veya kimyasal ön işleme tabi tutulmadan doğal olarak kullanılmıştır. Kızılçam talaşı, FTIR, pHpzc ve nem miktarı tayini gibi yöntemlerle karakterize edildikten sonra adsorpsiyon verimi üzerine başlangıç sulu çözelti pH'ı, denge süresi, adsorban miktarı ve başlangıç Cd(II) konsantrasyonu gibi deneysel parametrelerin etkileri incelenmiş ve ayrıca endüstriyel atık sularda bulunabilecek bazı tuzların etkileri araştırılmıştır. Elde edilen sonuçlardan optimum pH 6.0 ve denge süresi 240 dakika olarak belirlenmiştir. Adsorpsiyon mekanizmasının aydınlatılabilmesi için elde edilen verilere çeşitli kinetik (yalancı birinci ve ikinci mertebeden kinetik model ile parçacık içi difüzyon modeli) ve izoterm modelleri (Langmuir, Freundlich, Temkin ve Dubinin Radushkevich) uygulanmıştır. Sonuçlardan, adsorpsiyon hızının açıklanmasında yalancı ikinci mertebeden kinetik modelin uygun olacağı görülmüştür. Kızılçam talaşının maksimum adsorpsiyon kapasitesi Langmuir izoterm modeli kullanılarak 11.88 mg/g olarak hesaplanmıştır. Sonuç olarak kızılçam (Pinus brutia Ten.) talaşının atık sulardan Cd(II) iyonlarının uzaklaştırılmasında etkili bir adsorban olarak kullanılabileceği ortaya konulmuştur.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2015Doğal afetlerin afetzedeler üzerine psikolojik etkileri: Trabzon ili örneği
Seda Bağbancı
Eski zamanlardan bu yana, doğal afetlerin afetzedelerde maddi kayıplara sebep olmasının yanında afetzedeleri ömür boyu etki altına alabilecek davranışsal tepkilerin oluşmasına sebep olabileceği bilinmektedir. Doğal afetlerin afetzedeler üzerinde yarattığı psikolojik etkiler hakkında literatürde çok sınırlı bilgi yer almaktadır. Bu çalışmanın amacı, Trabzon il ve ilçelerinde yaşanan doğal afetlerin yarattığı psikolojik etkileri afeti yaşayan ve yaşamayan 63 kişilik iki grupta karşılaştırmalı olarak değerlendirmek idi. Çalışma yöntemi olarak afeti yaşayan ve yaşamayan kişilere anket uygulanarak elde edilen sonuçlar istatistiksel olarak değerlendirildi. Çalışma sonucunda; afetzedelerin doğal afet sonrasında ilk duygu çeşidinin çoğunlukla korku ve panik olduğu, olayı hatırladıklarında üzüntü hissettikleri, ilk fizyolojik tepkilerinin nefes alışında ve kalp atışında artış olduğu ve davranış olarak olay sırasında ne yapacaklarını bilemedikleri gözlendi. Diğer yandan, afet hakkında ön bilgisinin az olduğunu belirten kişilerin daha fazla travmatik etkilendikleri ve kadınlarda erkeklere göre travmatik etkinin daha fazla olduğu gözlendi. Ancak afetzedeler tekrar yaşayabilecekleri afetlere karşı kendilerinin daha bilinçli olabileceklerini belirttiler. Bu doğrultuda, doğal afetlerin psikolojik açıdan yaratacağı olumsuz etkileri azaltmak için afet bilinci ve doğal afetler hakkında ön bilgi edinme duyarlılığının yerleşmesi bu olumsuz etkilerin azalmasında yardımcı olabilir ve bu konunun ileri çalışmalarla desteklenmesi yarar sağlayabilir. Anahtar kelime: Afet Bilinci, Afet Psikoloji, Afet Sonrası Davranışlar, Doğal Afet
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2015Ziya Bey Yazma Eser Kütüphanesi'nde bulunan Arap dili ve edebiyatı alanındaki yazma eserlerin tespiti ve tavsifi
Zeynep Şimşek
Tezimizde Doğu Anadolu'nun en kapsamlı kütüphanesi olan Sivas Ziya Bey Yazma Eser Kütüphanesi'ndeki Arap Dili ve Edebiyatı alanındaki yazma eserleri tespit edip, tanıtmaya çalıştık. Tezimiz üç bölümden oluşmaktadır. İlk bölüm yazmaların özellikleri ve metodolojisinden meydana gelmiştir. İkinci bölümde kütüphanenin tarihi, tanıtımı ve kurucusu Ziya Bey hakkında genel bilgilere yer verilmiş, üçüncü bölümde ise Sivas Ziya Bey Yazma Eser Kütüphanesi'ndeki yazmalardan Arap Dili ve Edebiyatı ile ilgili olanlar hakkında tavsif çalışması yapılmıştır. Bu çalışma, daha önce tanıtımı yapılmamış yazma eserlerin, araştırmacıların istifadesine sunulması açısından önem arz etmektedir. Anahtar Sözcükler: Yazma Eserler, Sivas Ziya Bey Yazma Eser Kütüphanesi, Ziya Başara, Arapça, Arap Dili.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2015Ekonomik risklilik ile doğrudan yabancı sermaye yatırımları arasındaki ilişki: Türkiye örneği
Özlem Sakine Gül
Bu çalışmanın temel amacı, ekonomik risk ile doğrudan yabancı sermaye yatırımları arası ilişkiyi ortaya koymaktır. Bu amaç bağlamında ekonometrik analizlerle incelenmeler yapılmıştır. Tanım olarak, yatırılabilir kaynakların kişi ve kuruluşlar tarafından bir başka ülkeye taşınması anlamına karşılık gelen yabancı sermaye içerisinde yer alan doğrudan yabancı sermaye yatırımlarının diğer bir yabancı yatırım türü olan portföy yatırımlarından ayrılan kesin sınırları vardır. Geldiği ülkeye aynı zaman üretim, teknoloji, işletme bilgisini ve teknik sırları da getiren doğrudan yabancı sermaye yatırımlarının bunların yanında dezavantajları da bulunmaktadır. Ülkede riskli bir durumla karşılaşılması halinde ülkeden ayrılması zor olan bu yatırımların zararlı atıkların yatırım yapılan ülkede kalması sonucu oluşan hayat kalitesindeki düşüşte bir başka zararıdır. Böylelikle doğrudan yabancı sermaye yatırımları geniş bir perspektifte kavramsal çerçevesi oluşturulmuştur. Doğrudan yabancı sermaye yatırımlarının girişini etkileyen enflasyon, reel döviz kuru ve cari açık kavramları ele alınmış ve bu değişkenlere ait veriler tablolaştırılmıştır. Ekonomik altyapının gücünü gösteren ekonomik risk kavramı diğer bir bölümde ele alınmıştır. Politik, ekonomik ve siyasi olmak üzere genel olarak üç gruba ayrılan ülke riski uluslararası arenada büyük önem arz etmektedir. Ekonomik riski etkileyen unsurlar ile aradaki ilişki açıklanmıştır. Ülkeler için bu denli önemli olan ülke riski ölçümü yapan kurumlara değinilmiş ve puanlamaları ile ilgili açıklamalar verilmiştir. Ülke riskini ölçen kurumların başında kredi derecelendirme kuruluşları ve ICRG-PRS gelmekte; ülke notları doğrudan yabancı sermaye yatırımlarının yönünü belirlemektedir. Bu çalışmada, ülke risk bileşeni olan ekonomik risk ile doğrudan yabancı sermaye yatırımları ile makro ekonomik değişkenler arasındaki ilişki Stata 11 paket programı aracılığıyla zaman serisi analizi ile test edilmiştir. Çalışmada doğrudan yabancı sermaye yatırımları, ülke riskinin bir alt bileşeni olan ekonomik risk değişkeni ile reel döviz kuru, enflasyon ve cari açık verileri kullanılmıştır. Bu değişkenler 2003:1 - 2014:4 arası çeyreklik veriler şeklinde ele alınmıştır. Yapılan model tahmin sonuçlarına göre; ekonomik risk, cari açık ve enflasyon, DYSY'yi pozitif yönde; reel döviz kuru ise negatif yönde etkilemektedir. Granger nedensellik testi sonuçlarına göre; ekonomik risk ile doğrudan yabancı sermaye yatırımı arasında çift yönlü nedensellik ilişkisi tespit edilmiştir. Çalışmada aynı zamanda DYSY'den enflasyona ve enflasyondan cari açığa doğru tek yönlü nedensellik ilişkisi belirlenmiştir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2015Afet bilinci ve kader ilişkisi: Gümüşhane örneği
Mazhar Oyanık
Afet; bir toplumu derinden sarsan, ciddi can ve mal kayıpları yaşatan doğal veya insan kaynaklı olaylardır. Ülkemizde meydana gelen çeşitli afetlerden dolayı içinde bulunduğumuz coğrafyada insanlar sürekli afet riski altındadır. Toplumun dini inancı gereği afetlerin meydana gelme sebebi bazıları tarafından kader olarak değerlendirilir. Ancak tüm yaşanan felaketler kader olsa bile dinimizin öğretisi sırtımızı kadere yaslamak değil tedbirli olmayı göstermektedir. Bu bağlamda bölgemizde gerçekleşen afetlerin çeşitliliği ve sıklığı sebebiyle afet öncesi, sırası ve sonrası yapılacak faaliyetleri bilmek ve daima afet bilincine sahip birey olmak toplumun geleceği için önemlidir. Bu araştırma, Gümüşhane'de yaşayan bireylerin afet konusunda bilgi ve bilinç düzeyleri ile kader inançları arasındaki ilişki düzeyleri ve afete ne kadar hazır oldukları üzerinedir. Çalışmamız Gümüşhane ilinde ikamet eden 385 kişi ile yüz yüze yapılan görüşmelerde afet bilinci ile kader inançları arasındaki ilişki kavranmaya çalışılarak, kader inancının afet bilinç düzeylerini ne derece etkilediği ve katılımcıların ne düzeyde afet bilincine sahip oldukları ölçülmeye çalışılmıştır. Afet bilinci ile kader ilişkisi, sorulan üç soruda tespit edilmiş olup genel anlamda bir ilişki tespit edilememiştir. Elde edilen bulgular SPSS 20 paket programında analiz edilerek yorumlanmaya çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: Afet, Afet Bilinci, Kader, Afet Bilinci ile Kader İlişkisi
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2015Esnaf ve sanatkârların finansal sorunları: Gümüşhane ilinde bir uygulama
Tuğba Kabadayı
Esnaf ve Sanatkârlar kesiminin kendine özgü yaşadığı sorunların bilimsel perspektiften incelenerek, uygulanabilir çözümler üretme ve ilgili otoritelerin konuya olan ilgisini arttırabilmek amacıyla bu çalışmada Gümüşhane Esnaf ve Sanatkârlar odasına ve Ticaret Sanayi odasına kayıtlı Esnaf ve Sanatkârların yaşadığı finansal sorunlar irdelenmektir. Çalışma üç bölümden oluşmaktadır. Birinci bölümde Esnaf ve Sanatkârlar kavramının doğuşu, Esnaf ve Sanatkâr kavramı, özellikleri, sınıflandırılması ve örgütlendirilmesi irdelenmiştir. İkinci bölümde, Esnaf ve Sanatkârların finansal sorunları üzerinde durulmuştur. Mevzuattan kaynaklanan, eğitimden kaynaklanan, vergiden kaynaklanan, sosyal güvenlikten kaynaklanan, istihdamdan kaynaklanan sorunlar incelenmiştir. Üçüncü bölümde Gümüşhane il merkezinde faaliyet gösteren Esnaf ve Sanatkâr üzerinde bir anket çalışması yapılmış, bu anket sonuçlarına ilişkin bulgular ve değerlendirmelere yer verilmiştir. Çalışma evrenini Gümüşhane il merkezinde yaşayanlar oluşturmaktadır. Örnekleme yöntemi kolayda örnekleme yöntemi ile seçilmiş ve uygulanmıştır. Araştırma için 300 adet anket formu çoğaltılmış yüz yüze görüşme tekniği ile doldurulmuştur. Elde edilen bulgulara göre Gümüşhane il merkezinde sermayesi kısıtlı olan esnaf, vergi oranlarının yüksekliğinden yakınmaktadır. Ödenecek primlere göre emekli aylıklarının yetersizliğinden yakınılmaktadır. Nitelikli eleman bulma sıkıntısı yaşandığı sonucuna ulaşılmış ve aynı bölgede çok sayıda aynı sektörde çalışan iş yeri bulunmasından yakınıldığı sonucuna ulaşılmıştır. İl merkezinde kurum ve kuruluşlarla olan iletişim zayıflığı söz konusudur.
