Yayınlar
Koleksiyondaki öğeler
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023Z kuşağı öğretmenlerinin kişilik tiplerine göre mesleki değerleri
Gönül Eroğlu
Kişilik bireyi diğerlerinden farklı kılan özelliklerinin tamamıdır. Kişilik ile ilgili kuramlar bu farklılıkların hangi faktörlerden kaynaklandığı, kişiliğin ortaya çıkmasını ve gelişimini ne kadar etkilediğini incelemiştir. Kişilik özellikleri biyolojik, ailesel, kültürel, sosyal, coğrafi ve fiziki birçok faktörden etkilenerek ortaya çıkmaktadır. Kişilik kuramlarında bireylerin dünyaya geldiği ve yaşadığı dönemin kişiliğin belirlenmesinde belirleyici olabileceği ifade edilmektedir. Dönemin siyasal, sosyal, ekonomik yapısı, teknoloji kullanımı vb. gibi faktörler o dönemdeki bireylerin benzer kişilik özelliklerine sahip olmasına neden olmaktadır. Her kuşağın kişilik özelliğine göre iş yaşamından beklentileri ve mesleki değerleri farklılaşmaktadır. Bu çalışmada iş yaşamında yerini yeni almaya başlayan Z Kuşağının kişilik özellikleri ve mesleki değerleri arasındaki ilişki incelenmiştir. Kişilik özelliklerini belirlemek için "Beş Faktör Kişilik Ölçeği", mesleki değerleri belirlemek için "İş Değerleri Ölçeği" kullanılmıştır. Araştırma bundan sonraki kuşakların yetiştirilmesinde en büyük etkiye sahip meslek çalışanlarından biri olan öğretmenler üzerinde yapılmıştır. Gümüşhane ilinde bulunan 276 Z Kuşağı öğretmenine anket yapılmış, elde edilen verilere SPSS 22.0 ve AMOS 25 programları uygulanarak korelasyon ve doğrusal regresyon analizi, frekans analizi, doğrulayıcı faktör analizi, bağımsız örneklem t testi ve anova testi ile veriler çözümlenmiştir. Z kuşağı öğretmenlerinin kişilik özellikleri ile mesleki değerleri arasında anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Kişilik Tipleri, Mesleki Değerler, Öğretmenler, Z Kuşağı
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023Otel işletmelerindeki mutfak şeflerinin Osmanlı saray mutfağı uygulamalarının gastronomi turizmi bağlamında değerlendirilmesi
Mehmet Nazikgül
Birçok farklı medeniyetle etkileşime girmiş ve köklü bir geçmişe sahip olan Osmanlı Devleti kendisine has mutfak kültürü, yiyecek içecek ürünleri ve pişirme yöntemleri ile dünya gastronomisine iz bırakmıştır. Osmanlı Devleti saraylarında servis edilen yiyecek ve içecekler günümüzde hala uygulanmakta ve gastronomi turistlerince talep görmektedir. Sayısı ve harcamaları giderek artan gastronomi turistlerinin Osmanlı saray mutfağına olan ilgisi de artmaktadır. Türkiye'de en fazla 5 yıldızlı tesise sahip olan Antalya ili; deniz, kum, güneş üçlüsünün yansıra birçok kültürel ve doğal çekiciliğe de sahiptir. Yabancı turist varışlarında zirvede ve turizm ekonomisi için büyük bir öneme sahip olan Antalya ilinde bulunan otel işletmeleri, Osmanlı saray mutfağının gastronomik unsurlarını misafirlerine servis etmekte ve Türkiye gastronomisinin tanıtılmasına elçilik etmektedir. Bu otel işletmelerindeki mutfak şeflerinin Osmanlı saray mutfağı kültürüne yönelik uygulamaları, servis usulleri, tarifleri öğrendikleri kaynaklar, misafirlerin beğeni düzeyleri ve şefler arasındaki uygulama farklılıkları çalışmanın esas konusunu oluşturmaktadır. Otel şefleri ile yarı yapılandırılmış görüşme tekniği ile gerçekleştirilen araştırmada elde edilen veriler, betimsel analiz ve içerik analizi yöntemleri ile incelenmiştir. Mali kısıtlardan dolayı bazı otellerde yemeklerin asıl hâllerine uygun şekilde üretilmediği tespit edilmiştir. Ayrıca saray mutfağı yemeklerinin döneme ait kaplarda ve saray mutfağı yemeklerine ait olarak belirlenmiş bir alanda servis edilmesinin Osmanlı saray mutfağın tanınırlığına olumlu katkı sağlayacağı sonucuna varılmıştır. Şefler kuzu yemeklerini ve baklavayı turistlerin en ilgi duyduğu yiyecekler olarak ifade etmektedirler. Osmanlı saray yemeklerine en fazla ilgi duyan turistler ise, Rusya ve Ortadoğu'dan gelen misafirlerdir. Ayrıca turistler Osmanlı saray yemeklerine yağlı, baharatlı, acı gibi eleştiriler gerçekleştirseler de, şeflerin ifadelerine göre genel anlamda memnuniyet düzeyleri yüksektir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023İçmesuyu arıtma tesislerinde etkin proje yönetimi: Ordu Gölköy İçme Suyu Arıtma Tesisi örneği
Mustafa Karagöz
Geniş yerleşimler ve fazla nüfusların ihtiyaçlarını karşılayabilecek şekilde kullanıcılara ulaştırılabilmesi için, her geçen gün daha fazla miktarda, kaliteli ve güvenilir içme suyunun, etkin ve verimli içme suyu arıtma tesislerinin arıtımından geçirilmesi gerekmektedir. Bu tez çalışmasında bu ihtiyacı karşılamaya yönelik olarak daha etkin ve verimli çalışabilecek içme suyu arıtma tesislerinin optimum proses seçimlerine dayalı proje yönetiminin nasıl yapılması gerektiği değerlendirilmektedir. Çalışma kapsamında en son güncel mevzuat verileri incelenmekte, özgün değer açısından mevcut Gölköy ve Gürgentepe İlçeleri İçme Suyu Arıtma Tesisi özelinde; kapsam yönetimi, iletişim yönetimi, bütçe yönetimi, zaman yönetimi, tedarik yönetimi, insan kaynakları yönetimi, risk yönetimi, kalite yönetimi, paydaş yönetimi ve entegrasyon yönetimi olmak üzere yönetim açısından proje adımları ile bu adımlara bağlı olarak; kapasite kullanım oranı, iş sağlığı ve güvenliği açısından Fine Kinney Metodu ile risk değerlendirmesi, tesisin yıllara göre arıtma veriminin değerlendirilmesi, mevcut tesislerin inşaat-mekanik ve elektrik güncel maliyetinin hesaplanması, fayda-maliyet analizleri ile tesisin yapım ve işletme maliyetlerinin su bütçesiyle amortismanı, maliyet analizlerinin zamana dayalı yapım ve işletme giderlerinin değerlendirilmesi ve mevcut içme suyu arıtma tesislerinin yenilenmesi veya optimizasyonu açısından durum analizleri yapılarak etkin proje yönetimi irdelenmektedir. Ayrıca kamu kaynaklarının etkili ve verimli kullanılması adına; yeni yapılacak olan içme suyu arıtma tesislerinde en son yayımlanan mevzuat esas ve normlarına dayalı optimum proses seçimi yapılarak, uygulamalardaki farklılığın önüne geçilmesi ve verimli proje yönetiminin sağlanması amaçlanmaktadır. Mevcut içme suyu arıtma tesislerinde ise bu tür proje yönetimlerinin; bu tesislerin yenilenmesi veya optimizasyonu sırasında durum analizleri yapılarak sınırlı ekonomik kaynakların kamu yatırımlarında daha etkin ve verimli kullanılması açısından öngörü ve fayda sağlayacağı değerlendirilmektedir. Anahtar Kelimeler: Fine Kinney metodu, İçmesuyu arıtma tesisi, Optimizasyon, Proje yönetimi, Proje yönetiminde iş programı
- Doktora TeziAçık Erişim2023Zemin-yapı etkileşimi dikkate alınarak kutu menfezlerin deprem davranışının incelenmesi
Kaşif Furkan Öztürk
Literatürde zemin-yapı etkileşimi dikkate alınarak kısmen veya tamamen gömülü kutu menfez yapılarının deprem davranışının değerlendirilmesi üzerine oldukça sınırlı sayıda çalışma görülmektedir. Bu çalışmanın temel amacı literatürde dolgu ve temel zemini etkileşimlerini dikkate alabilen yaklaşımları kullanarak zemin-kutu menfez etkileşim sistemlerinin çözümü için sayısal ve analitik modeller önermek ve bu modellerin kullanılabilirliğini göstermektir. Ayrıca farklı deprem yer hareketleri ve zemin özellikleri dikkate alınarak gerçekleştirilecek parametrik analizler yardımıyla kutu menfezlerin dinamik tepkileri üzerinde zemin-yapı etkileşiminin, deprem frekans içeriğinin, menfez duvarı kalınlığının ve dolgu-menfez ara yüzey davranışının etkileri ile menfez kanat duvarının dinamik tepkileri üzerinde zemin-yapı etkileşiminin ve deprem frekans içeriğinin etkilerini araştırmak amaçlanmaktadır. Belirtilen amaçlar doğrultusunda gerçekleştirilen bu tez çalışması kapsamında zemin-menfez etkileşimini dikkate alabilen üç boyutlu sonlu eleman modelleri ve alt sistem yaklaşımına dayalı analitik modeller önerilmiştir. Önerilen modellerde etkileşim sisteminin mod frekansları farklı zemin koşulları için modal analiz tekniği kullanılarak elde edilmiş ve karşılaştırmalı olarak sunulmuştur. Sayısal modellerin etkinliği gösterildikten sonra bu modeller aracılığıyla farklı zemin koşulları ve deprem kayıtları dikkate alınarak zaman ortamında ayrıntılı dinamik çözümlemeler gerçekleştirilmiştir. Elde edilen sonuçlar önerilen sayısal ve analitik modellerin zemin-menfez etkileşim problemlerinin çözümünde kullanılabileceğini ve kutu menfez dinamik davranışının zemin-yapı etkileşimi, deprem frekans içeriği, ara yüzey varsayımı ve menfez duvarı kalınlık değişimi gibi etmenlerden önemli ölçüde etkilenebileceğini ortaya koymaktadır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023Bilimin tarihsel gelişim sürecinde Paul K. Feyerabend'in bilim felsefesi
Ekin Arısoy
Bilim felsefesi söz konusu olduğunda üzerinde durulması gereken önemli düşünürlerden biri Paul Karl Feyerabend'dir. Özellikle 19. yüzyılın sonlarından itibaren ilerleme kaydeden bilim felsefesi, bilgiye ulaşma yöntemlerinin ve bilimsel geleneklerin tartışılması olanağını sağlamıştır. Bununla birlikte bilimsel bilginin elde edilmesinde herhangi bir yöntemin tek başına yeterli olup olamayacağı konusu tartışılmalı bir hal almaya başlamıştır. Böylelikle bilimin her türlü problemi tek başına çözebileceği ya da kendisiyle bağdaşmayan unsurları reddedebileceği anlayışına karşı itirazların arttığı görülmektedir. Bu bağlamda Feyerabend'in epistemolojik anarşizm düşüncesinin geleneksel bilim anlayışına karşı temel bir itiraz olduğu anlaşılmaktadır. Onun bilim tasarımı, bilimde kesin ve değişmez evrensel yasaların olamayacağı ve farklı bilgi edinme yollarının mümkün olabileceği anlayışına dayanmaktadır. Elinizdeki çalışma Feyerabend'in epistemolojik anarşizm ve bilim tasarımı düşüncesini tartışmayı amaçlamaktadır. Bu çerçevede onun fikirlerinin modern bilimin tarihsel gelişim sürecindeki konumu incelenecektir. Ayrıca, Feyerabend gibi mevcut bilim tasarımlarına eleştirel bir bakış açısıyla yaklaşan Popper, Kuhn ve Lakatos'un görüşleri de Feyerabend'in bilim felsefesiyle karşılaştırılarak, Feyerabend'in farklı ve özgün yönleri belirlenmeye çalışılacaktır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023Farklı unlar kullanılarak hazırlanan glutensiz Tokat çöreğinin üretimi ve bazı fizikokimyasal, renk, biyoaktif ve duyusal özellikleri ile optimizasyonun belirlenmesi
Yasemin Ördekçi
Tokat çöreği, asırlardır geleneksel olarak nohut mayasıyla üretilmektedir. Genellikle ramazan ayında ve düğünlerde çok fazla tüketilmektedir. Çöreğin tercih edilme sebebi: besin değerinin fazla olması,tokluk hissi vermesi ve erken bayatlamamasıdır. Bu sebeplerden dolayı glütensiz olarak üretilecek Tokat çöreği glüten intoleransı olan çölyak hastalarının ihtiyaç duyduklarının besin miktarının bir bölümünü karşılayacaktır. Bu çalışmada çölyak hastaları, glüten proteini içeren ürünler tükettiklerinde ince bağırsaklarda rahatsızlık ortaya çıkmasından dolayı hammadde olarak glüten içermeyen karabuğday ve patates unu kullanılmıştır. Yapılan çalışmada örneklerin toplam antioksidan miktarı 1102.68-1798.49 mg/100g arasında değişmektedir. Buğday ununun patates ve karabuğday ununa göre toplam antioksidan miktarı ve fenolik madde miktarının daha düşük olduğu tespit edilmiştir. En düşük karbonhidrat miktarı Y6 örneğinde bulunmuş olup karbonhidrat oranları %56.030- %43.627 arasında değişkenlik göstermektedir. Örneklerin analiz sonuçlarına bakıldığında demir miktarı en düşük 25.90 mg/100g en yüksek 44.10 mg/100g arasında değiştiği tespit edilmiştir. %100 buğday unu ile hazırlanan Y7 kontrol örneği incelendiğinde ise demir miktarının en düşük olduğu tespit edilmiştir.Tokat çöreği formülasyonu olarak yüzey yanıt yöntemi 1 adet öneride bulunmuştur Önerilen karışım %99.63 karabuğday unu, %0.36 patates unu formülasyonun kabul edilebileceği ve bundan sonraki glütensiz Tokat çöreği çalışmalarında bu formülasyonun geliştirilerek kullanılabileceği önerilebilir. Nohut mayalı Tokat çöreği çalışmasında, hammaddelerin yapısında glüten proteini olmadığından gıda intoleransı olan kişilerin tüketebilecekleri alternatif ürün grubuna girmesi amaçlanmıştır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023Konsol istinat duvarlarının sismik davranışı üzerinde duvar yüksekliğinin etkisi
Elif Yıldız
Doğa-insan etkileşimi ve hızlı nüfus artışı nedeniyle şehir kurulumları, inşaat sektörünün ve mühendislik çalışmalarının en büyük tetikleyicilerinden biridir. Yapılan her mühendislik yapısı, hizmet ömrü boyunca doğanın dengesinin korunması ve insanların gereksinimlerinin karşılanması amacına hizmet etmektedir. İstinat duvarları inşaat mühendisliği uygulamalarında farklı amaçlarla yaygın olarak kullanılan özel mühendislik yapılarıdır. İstinat duvarlarının sismik davranışının tasarım öncesinde değerlendirilmesi büyük bir önem taşımaktadır. Zira istinat duvarı ile arka dolgu ve temel zemini arasındaki etkileşim mekanizmasının bu yapıların sismik davranışını değiştirebileceği bilinmektedir. Bu çalışmanın başlıca amacı, zemin-yapı etkileşimini dikkate alarak konsol istinat duvarlarının dinamik davranışı üzerinde duvar yüksekliği değişiminin etkilerini incelemektir. Belirtilen bu amaç doğrultusunda, üç farklı konsol duvar yüksekliği, beş farklı temel zemini koşulu ve üç farklı deprem kaydı dikkate alınarak sonlu elemanlar yöntemine dayalı dinamik çözümlemeler gerçekleştirilmiştir. Elde edilen sonuçlar, duvar dinamik davranışının yer hareketi frekans içeriği, duvar yüksekliği ve zemin-yapı etkileşimi gibi faktörlerden önemli düzeyde etkilenebileceğini göstermiştir. Dolayısıyla farklı tasarım amaçlarına yönelik olarak farklı yüklere ve zemin etkilerine maruz kalan istinat yapılarının dinamik davranışında önemli farklılıklar gözlenebileceği vurgulanabilir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023Bayramzade Abdullah Edib'in Din Yolunda adlı eserinde hükümlerin hikmeti
Burak Balcı
Din Yolunda adlı eser 1908 yılında Bulgaristan'ın Varna şehrinde Hristiyan olduğu anlaşılan bir müellif tarafından kaleme alınan ve Muhammed ile Mesih Arasında Hadsiz Farklar başlığıyla neşredilen, İslamiyet aleyhine önü sürülen birtakım eleştirilerin yer aldığı esere reddiye olarak Abdullah Edib tarafından kaleme alınmıştır. A. Edib eserinde öne sürülen eleştirilerin tutarsızlıktan ibaret olduğunu ortaya koyarak İslam dinini müdafaaya çalışmıştır. Bu çalışma da Din yolunda adlı eser esas alınarak hazırlanmıştır. Çalışma bir giriş ve iki bölümden oluşturulmuştur. Giriş bölümünde çalışmanın konusu, amacı ve genel özellikleri hakkında bilgi verilmiştir. Birinci bölümde A. Edib'in hayatı ve eserleri hakkında bilgi verilmiş, Din Yolunda adlı eserin fıkıh tarihindeki yeri, eserde ortaya konulan ve fıkha konu olan cihad, nikah, yalanın haram olması ile hükümlerin zamana yayılması konuları tetkik edilmiş, A.Edib'in bu konularda ortaya koyduğu şer'i ahkamın hikmetleri ele alınmış, hükümlerin hikmetleri tetkik edilmiştir. Bununla birlikte bahsedilen konularda Rahmetullah Hindî'nin İzhâru'l-Hak adlı eserinde ortaya koyduğu görüşlere de kısaca yer verilmiş ve iki eser mukayese edilmiştir. İkinci ve son bölümde ise Osmanlıca matbu olan eserin latinizesine yer verilmiştir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023Kültür mirası ve iletişim aracı olarak ıslık dili araştırması: Günyüzü Köyü örneği
Mehmet Çak
Geleneksel bir dil olan ıslık dilinin, dünyanın farklı coğrafyalarında ve Anadolu topraklarının değerli ve bakir yörelerinde sürekli kullanıla geldiği bilinmektedir. Islık dili 2017 yılında UNESCO tarafından somut olmayan kültürel miras lisetesine kazandırılmıştır. Dünya ölçeğinde bilinirliği artan bu dilin ülkemizde kullanıldığı yörelerin başında Giresun ve çevresi gelmektedir. Ancak Giresun'un yanı sıra şimdiye kadar literatürde ilk defa yer alacak olan ve Günyüzü Köyü örneğinde gerçekleştirilen özgün araştırmamız, iletişim bilimi yanında çok farklı komşu disiplinlerden de faydalanılarak incelenmiştir. Böylece literatürdeki bu yöndeki akademik boşluğa özgün konusu ve araştırma yöresiyle mutevazı katkılarda bulunmak başlıca hedefimiz olmuştur. Çalışmanın kapsamını oluşturan ıslık dilinin yöredeki yansımalarını somut bir şekilde değerlendirmek ve örneklendirebilmek için yarı yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılarak, ayrıca konunun özetlenerek ve sınırlandırılarak bilimsel katkı ve niteliğinin daha net bir biçimde ortaya konulmasına çalışılmıştır. Bu teknik sayesinde araştırmacının tarafsızlığıyla birlikte, bölge insanının fikirlerinin zengin içerik ve farklılıklarıyla beraber bütünleşmiş bir akademik çalışma tasarlanmış ve sonuçlandırılmıştır. İletişim alanının dışında ıslık dilinin şekillenmesinde ana unsur konumunda olduğu düşünülen fiziki coğrafyanın kendine has özellikleri özlü; ancak ayrıntılarında ihmal edilmeden ele alınarak disiplinler arası kimlikte bir çalışma tasarlanmıştır. Böylelikle çalışmanın bölgenin ve Türkiyenin kültür yapısına katkısı düşünülerek, diğer taraftan da konunun özgünlüğü zenginleştirilmeye ve çeşitlendirmeye çalışılmıştır. Araştırmada elde edilen verilere göre ıslık dilinin geçmişe oranla kullanımında azalmaların olduğu tespit edilmiştir. Islık dilinin aslına uygun şekilde yaşatılması için yapılacaklar, çalışmanın sonuçları açısından elde edilen bilgilerin hayata geçirilmesi adına oldukça önemli olacaktır. Anahtar Kelimeler: Gelenek, Kültür, İletişim, Islık dili, Gümüşhane.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023Telekomünikasyon şirketinde çalışan işçilerin mesleki risklerinin iş güvenliğine etkisi (Trabzon ili örneği)
Mustafa Sezgin
Bu çalışmanın amacı Telekomünikasyon işçilerinin mesleki risklerinin iş stresine etkisini belirlemektir. Tanımlayıcı ve kesitsel tipte olan çalışmanın evrenini Ekim-Kasım 2022 tarihlerinde Trabzon ilinde faaliyet gösteleren Telekomünikasyon şirketinde görev yapan işçiler (n=132 kişi) oluşturmuştur. Herhangi bir örneklem yöntemi seçilmeden tüm işçilere yapılması planlanmış ve hepsine ulaşılmıştır. Araştırmanın verileri; araştırmacı ve danışman tarafından literatür incelenerek oluşturulan personellerin sosyodemografik özellikleri, çalışma ortam faktörleri, uygulamalarında karşılaştığı riskleri, iş güvenliği, iş sağlığını değerlendirmeye yönelik sorular ile İş Güvenliği Ölçeği sorularından oluşan anketin personelin dinlenme saatlerinde yaklaşık 20 dakika süre içinde direkt gözlem altında uygulanmasıyla toplanmıştır. Verilerin analizinde frekans, ortalama, standart sapma, t testi, Varyans Analizi, Mann Whitney U testi, ANOVA, Kruskal Wallis ve korelasyon testleri kullanılmıştır. Araştırma kapsamına alınan işçilerin İş Güvenliği Ölçeği puan ortalaması 118.07±14.88 olarak bulunmuştur. Eğitim durumu lise ve altı olanlar, saha ortamında çalışanlar, haftalık 45 saat üzeri görev yapanlar, kişisel koruyucu donanım (KKD) kullananlar, iş kazası geçirmeyenler, birimi ile stres düşünmeyenler, mesleğinin geleceğini umutlu görenler, çalışma arkadaşları ile ilişkisi çok iyi olan telekomünikasyon işçilerin iş güvenliği yüksek bulunmuştur. Bu çalışmada araştırma kapsamına alınan işçilerin, araştırma yapılan telekomünikasyon şirketi iş güvenliğini sağladığı bulunmuştur. Şirket yöneticileri tarafından işçilerin verim düzeyini artırmaya yönelik motivasyon çalışmaları düzenlenmelidir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023LGBT bireylerin temel sorunları ve sosyal hizmet gereksinimleri
Şeyma Nur Kınacı
Bu tez LGBT bireylerin sosyal yaşamlarında maruz bırakıldıkları olumsuzlukların psikolojilerine etkilerini ve bu bağlamda sosyal hizmet uygulamalarına duyulan gereksinimi incelemek amacıyla hazırlanmıştır. Sosyal sorun kapsamında toplumun genelini ilgilendiren eğitim, sağlık, çalışma hayatı, arkadaşlık ve aile ilişkileri gibi birçok konuda LGBT bireylerin yaşadıkları sorunlar kendi ifadeleriyle dile getirilmiştir. Araştırma kapsamında 18-50 yaş aralığında Türkiye sınırları içerisinde ikamet eden 25 LGBT birey ile derinlemesine mülakat görüşmeleri yapılmıştır. Yapılan görüşmeler deşifre edilerek yazılı metne dönüştürülmüş ve bu metinler tema analizi tekniğiyle incelenmiştir. Araştırma sonucunda elde edilen bulgular ve yapılan literatür incelemeleri LGBT bireylerin sosyal yaşamın her alanında toplum tarafından baskıya, dışlanmaya, aşağılanmaya, ötekileştirilmeye, değersizleştirilmeye mahkum bırakıldığını göstermiştir. Bununla beraber LGBT bireylerin yönelim ve kimliklerinden dolayı duygusal, fiziksel, cinsel şiddete uğradıklarını ve temel yaşam haklarından mahrum bırakılmaya kadar uzanan kısıtlamalar ile karşı karşıya kaldıklarını gözler önüne sermiştir. Araştırma sonucunda LGBT bireylerin karşılaştıkları zorluklar ve bu sorunların psikolojik sağlıklarına yaptığı olumsuz etkiler görülmüş ve bu grup için sosyal hizmet uygulamalarının ne denli önemli olduğu ortaya konulmuştur. Araştırma sonucunda bu gruba yönelik sosyal hizmet gereksiniminin giderilmesi için çözüm önerileri sunulmuştur. Bu çerçevede yapılan tez çalışmasının diğer çalışmalardan farklılaştığı düşünülmekte, bundan sonra yapılacak araştırmalara ışık tutacağı, kamusal ve özel alanda farkındalık yaratacağı bu farkındalık sayesinde uygulamaların düzenlenebileceği öngörülmektedir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023Kemal Sayar'ın eserlerinde gelenek ve modernizm
Hülya Özcan
Kemal Sayar'ın edebi yönünü ortaya çıkarmak ve edebi eserlerinin gelenek ve modernizm ile ilişkisini belirlemek amacıyla kaleme alınan; betimsel nitelikte genel tarama modeli kullanılan bu tez çalışması toplamda altı bölümden oluşmaktadır. Giriş bölümünde gelenek, modernizm kavramlarına kısaca değinilmiş Kemal Sayar'ın edebi kişiliği hakkında genel bir çerçeve çizilmiştir. İkinci bölümde araştırmanın problem durumu, araştırmanın amacı, önemi, varsayımlar, sınırlılıklar belirtilmiştir. Üçüncü bölümde kavramsal çerçeve ele alınmış; Kemal Sayar'ın hayatı, edebi kişiliği ve eserleri üzerinde durulmuştur. Dördüncü bölümde ise araştırmanın modeli, evreni, verilerin toplanması ve analizi hakkında bilgi verilmiştir. Beşinci bölümde ise Kemal Sayar'ın edebi eserlerinde gelenek ve modernizme dair unsurlar yorumlanıp ortaya konulduktan sonra altıncı bolümde tespit edilen sonuçlar değerlendirilmiştir. Kemal Sayar ile ilgili yapılan ilk tez çalışması olması nedeniyle alanda bir boşluğu dolduran çalışmada Sayar'ın edebi eserleri ilk kez incelenerek nitelikleri belirlenmiştir. İncelenen eserlerde modernizm ve gelenek arasındaki çatışmanın insan ve toplum üzerine etkilerinin eleştirel bir yaklaşımla ele alındığı tespit edilmiştir
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023Bingöl merkez ve genç ilçesi yeraltı su seviyesinin ve kalitesinin jeofiziksel ve jeokimyasal yöntemlerle belirlenmesi
Nurettin Koşan
Bu çalışmada, Bingöl Merkez ve Genç İlçesi Yeraltı Su Seviyesinin ve Kalitesinin Jeofiziksel ve Jeokimyasal Yöntemlerle Belirlenmesi amaçlanmıştır. Çalışma, Schlumberger elektrot dizilimine göre DES (Düşey Elektrik Sondaj) yöntemi ile incelenmiştir. Bingöl İli Merkez'de 6, Genç İlçesi'nde 21 nokta olmak üzere toplamda 27 noktada DES ölçümleri yapılmıştır. Arazide elde edilen düşey elektrik sondaj verilerinin yorumlanmasında IPI2WİN programında tabakaların özdirenç değerleri, derinlikleri ve kalınlıklarının belirlenmesi, alanın hidrojeolojik verileri belirlenmiştir. Sondaj kuyularının açılması sonrasında kuyuların su seviyeleri ve debileri tespit edilmiş, SURFER 10 programı kullanılarak yeraltı suyu akış yönü haritası, yeraltı suyu debi haritası ve yeraltı suyu derinliği haritaları oluşturulmuştur. Bu çalışmada sondaj kuyularından alınan su örneklerinin pH değerleri, Elektriksel iletken ve sertlik değerlerinin TS 266 (pH; 6-9) ve WHO (6.5-9.2) içme suyu standartlarına göre I. sınıf (çok iyi) kalitede olduğu belirlenmiştir. Bingöl il merkezinden ve Genç ilçesinden derlenen suların Oligoklorürlü sular, normal klorürlü sular, normal sülfatlı sular, hipokarbonatlı sular sınıfında yer aldığı tespit edilmiştir. Piper diyagramına göre inceleme alanındaki suların, bikarbonatlı ve magnezyumlu, düşük sülfat ve klor içeren, magnezyumlu ve kalsiyum bileşimde olduğu belirlenmiştir. Kloroalkalin indeksi I ve kloroalkalin indeksi II'nin negatif olarak hesaplandığı sularda bulunan Mg+2 ve Ca+2 katyonları ile kayaçlardaki Na+ ve K+ katyonlarının yer değiştirdiği, sularda karbonat ve silikat ayrışmasından etkili olduğu belirlenmiştir. Ağır metal analiz sonuçlarına göre, su numunelerinin Dünya Sağlık Örgütü ve TS266 standartlarına göre tüm örneklerde standartları sağladığı, elektriksel iletkenlik, sertlik, Na+, Cl¯ ve SO4-2 iyonları açısından suların; çok iyi kaliteli sular sınıfında yer aldığı belirlenmiştir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023Sezgisel Bulanık TOPSIS yöntemiyle finansal performans analizi: Bankacılık sektöründe bir uygulama
Vahide Yalçın
Finansal sistemin en önemli unsuru olan bankalar ülke ekonomileri için hayati öneme sahip kurumlardır. Bankaların göstereceği performans ülke ekonomilerinin göstereceği performansın belirleyicisi konumundadır. Bu nedenle bankacılık sektörünün performansını sürekli analiz etmesi ve bu analizler ışığında zayıf ve güçlü yönlerini belirleyerek bu doğrultuda performansında sürekli iyileştirmeler yapması gerekmektedir. Bu çalışmayla, Türkiye'de faaliyet gösteren yerli ve yabancı bankaların finansal performanslarının analiz edilmesi amaçlanmıştır. Bu amaç doğrultusunda, bankaların finansal performansını analiz etmek için Sezgisel Bulanık TOPSIS yöntemi kullanılmıştır. Çalışmada bankaların 2019-2022 yılları arasında 4 yıllık süredeki performansını belirlemek için bilançolardan elde dilen 14 finansal oran kriter olarak kullanılmıştır. Kriter ağırlıkları entropi yöntemiyle belirlenmiş olup her yıl için ayrı ayrı performans sıralaması yapılmıştır. Çalışmanın sonucunda, yapılan değerlendirmede genel itibariyle en iyi performans gösteren banka ING Bank olurken, en kötü performans gösteren banka ise Halkbank olmuştur.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023Nano-parçacık takviyeli polimer kompozitlerin mekanik özelliklerinin araştırılması
Ayşegül Cansu Sadık
Gelişen teknolojiyle birlikte nano ölçekte işlenen malzemeler havacılık, uzay, otomotiv ve savunma gibi sektörlerde aranan hafiflik, dayanım gibi mekanik özelliklerin geliştirilmesiyle yakından ilgilidir. Bu doğrultuda kompozit malzemelere nano boyutta dolgu malzemelerinin ilavesi, dayanım ve mekanik özelliklerinin gelişmesinde etkili olacaktır. Aynı zamanda ticari anlamda daha düşük maliyet avantajı sağlayacaktır. Bu çalışmada; el yatırma yöntemiyle cam ve aramid elyaf kumaşlar kullanılarak DTE 1200 epoksi reçine/ DTS 1151 sertleştirici polimerik sistemine silisyum dioksit (SiO2), grafen, gümüş (Ag) ve seryum oksit (CeO2) nano parçacıkları ayrı ayrı ilave edilerek üretilen kompozitlerin çekme ve üç nokta eğme analizleri doğrultusunda nano parçacık takviyesinin mekanik özelliklere etkisi araştırılmıştır. Sonuç olarak; katmanlı cam ve aramid elyaf kompozit malzemelere eklenen nano partikül malzemelerine göre mukavemet değeri belirlenmiştir. Nanopartikül katkısının çekme mukavemetine en yüksek katkısı %16 (298,74 MPa) artış oranı ile Ag takviyeli kompozitlerde meydana gelmiştir. Benzer şekilde, CeO2 takviyeli kompozitlerde de %4.8'lik (269,92) bir artış gözlenmiştir. Eğme mukavemetine ise en yüksek katkısı %67,3 (294,18 MPa) artış oranı ile nano Ag takviyeli kompozitlerde gözlenmiştir. SiO2de ise % 65 (290,12) oranında benzer artışlar meydana gelmiştir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023Newtonyen olmayan sumudu dönüşümü ve bazı uygulamaları
Nagihan Dinç
Bu çalışmanın amacı klasik kalkülüste tanımlanan Sumudu dönüşümünü Newtonyen olmayan kalkülüse genişletmek ve bu Newtonyen olmayan Sumudu dönüşümü yardımıyla uygulamalı matematikte bazı problemlere alternatif bir çözüm yöntemi kazandırmaktır. Beş bölümden oluşan bu çalışmanın birinci bölümünde; Sumudu dönüşümü ve Newtonyen olmayan kalkülüs ile ilgili şimdiye kadar gerçekleştirilen çalışmalar hakkında bilgi verilmiştir. İkinci bölümde; Newtonyen olmayan kalkülüs tanıtılarak, ihtiyaç duyulacak temel tanım ve teoremler verilmiştir. Tez çalışmasını oluşturan bulgulara üçüncü ve dördüncü bölümde yer verilmiştir. Üçüncü bölümde Newtonyen olmayan kalkülüse göre Sumudu dönüşümü tanımlanarak klasik Sumudu dönüşümü tanımı genelleştirilmiş, tanımlanan Newtonyen olmayan Sumudu dönüşümünün varlığı için gerekli koşullar incelenmiş ve bazı temel özellikleri ispatlanmıştır. Dördüncü bölümde ise elde edilen bu özelliklerden yararlanılarak Newtonyen olmayan diferansiyel denklemler ve Newtonyen olmayan diferansiyel denklem sistemleri ile ilgili uygulamalar yapılmıştır. Son olarak beşinci bölümde bu tezde elde edilen bulgular ifade edilip değerlendirilmiş ve önerilere yer verilmiştir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023Lineer bigeometrik volterra integral denklemleri için bazı çözüm yöntemleri
Emre Dinç
Bu çalışmanın amacı, lineer bigeometrik Volterra integral denklemleri için alternatif yeni çözüm yöntemleri kazandırmaktır. Altı bölümden oluşan bu çalışmanın birinci bölümünde, literatür taraması yapılarak konunun tarihsel gelişimi, önemi ve kullanım alanları hakkında bilgi verildi. İkinci bölümde tez çalışması ile ilgili ihtiyaç duyulan temel tanım, teorem ve önermeler ifade edildi. Üçüncü bölümde literatürde yer alan bigeometrik integral denklem tanımından faydalanılarak, integral denklemlerin sınıflandırmaları en genel haliyle bigeometrik kalkülüse aktarılarak literatüre kazandırıldı ve bigeometrik integral denklemler ile bigeometrik diferansiyel denklemler arasındaki ilişki irdelenip örneklerle ifade edildi. Tez çalışmasını oluşturan asıl bulgulara dördüncü ve beşinci bölümde yer verildi. Dördüncü bölümde homotopi pertürbasyon metodu bigeometrik kalkülüse aktarılarak, oluşturulan bigeometrik homotopi pertürbasyon metodunun bigeometrik diferansiyel denklemlere ve lineer bigeometrik Volterra integral denklemlerine uygulaması verildi. Beşinci bölümde, bigeometrik kalkülüste bir fonksiyonun diferansiyel dönüşümü tanımlandı ve bigeometrik diferansiyel dönüşüm metodunu uygulamak için ihtiyaç duyulan temel teoremler ispatlandı. Elde edilen özellikler yardımıyla bigeometrik diferansiyel denklemler ve lineer bigeometrik Volterra integral denklemlerinin çözümleri örneklerle incelendi. Son bölümde ise tez çalışmasında elde edilen sonuçlar ve değerlendirmelere yer verildi.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023Türkiye'nin inanç diplomasisi bağlamında Bosna Hersek'te yürüttüğü kamu diplomasisi faaliyetleri
Hayrettin Kılıç
Yumuşak güç uygulamalarının geçmişi çok eski olmakla beraber kavram Soğuk Savaş'ın bitiminden itibaren Joseph Nye tarafından literatüre kazandırılmış ve özellikle 11 Eylül saldırılarından sonra daha çok konuşulur hale gelmiştir. Yumuşak güçle bağlantılı bir kavram olan kamu diplomasisi, devletlerin yumuşak gücünü oluşturan kültür gibi kaynakların başka ülkelerde etkisini artırmaya çalıştığı faaliyetler olarak ifade edilmektedir. Kamu diplomasisinin bir alt dalını oluşturan kültür diplomasisi ise dil, din ve eğitim gibi birçok alanda gösterilen faaliyetlere karşılık gelmektedir. Bu bağlamda kültürün bileşenlerinden biri olan din üzerinden gerçekleştirilen inanç diplomasisi de kültürel diplomasinin unsurlarından birini oluşturmaktadır. Günümüzde devletlerin önemle üzerinde durduğu inanç diplomasisi alanında birçok faaliyet yürütülmektedir. Bunlardan biri de Türkiye'nin resmi olarak inanç diplomasisi alanında faaliyet gösteren Diyanet İşleri Başkanlığı ve ona bağlı Türkiye Diyanet Vakfı'dır. Türkiye, Soğuk Savaş'ın bitmesiyle beraber bağımsızlığını kazanan Balkan ülkelerindeki bağını koparmamak amacıyla inanç diplomasisi faaliyetlerinde etkili olmaya çalışmaktadır. Özellikle Bosna Hersek olmak üzere Türkiye bölgede etkili bir yumuşak güç politikası uygulamaktadır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023Eczane envanterinin EDAS yöntemiyle sınıflandırılması
Büşra Geliç
Sağlık kurumları içinde hizmet sunan sektörlerden önemli birisi de eczanelerdir. Eczanelerin daha iyi hizmet sunabilmesi için stok kontrolünün doğru ve düzenli yapılması gerekmektedir. Eczane sayılarındaki artış, ilaç çeşitliliği, ilaç fiyatlarındaki değişim gibi nedenler envanter yönetimini zorunlu kılmaktadır. Envanter yönetimi, talep edilen malzemeye doğru miktarda ve zamanda ulaşma sürecidir. Malzemeleri sınıflandırmak bu süreci kolaylaştırabilir. Envanter sınıflandırmada çoğunlukla ABC yöntemi kullanılmaktadır. Bu yöntem tek bir kriteri dikkate alırken günümüzde ilaçların sınıflandırmasında çok sayıda faktörün önemi olduğu için çok kriterli karar verme teknikleri envanter sınıflandırma probleminde yaygın olarak kullanılmaktadır. Bu çalışmada eczane envanter sınıflandırma problemi gerçek verilerle ele alınmıştır. Eczane envanterinde yer alan 1139 adet ilaç maliyet, stok ve kar yüzdeleri kriterleri dikkate alınarak EDAS tekniği ile elde edilen ağırlıklar eşit kabul edilerek sınıflandırma yapılmıştır. Sınıflandırma sonucunda A grubunda 114, C grubunda 683 ve B grubunda 342 ilaç yer almıştır. EDAS yöntemiyle elde edilen ağırlık setlerinin doğruluğunu teyit etmek için duyarlılık analizinde sonuçları nasıl etkilediğine bakılmıştır. Analiz sonucunda envanter sınıflandırma problemlerinde istatistik tabanlı ağırlıklandırmalarla sınıflandırma yapılsa da değişiklik olduğu tespit edildiği için uzman görüşü alınması gerektiği sonucuna varılmıştır. Anahtar Kelimeler: BWM yöntemi, Eczane envanter sınıflandırma, EDAS yöntemi, Stok yönetimi
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023AFAD projelerinin Sendai Afet Risk Azaltma Çerçevesinde değerlendirilmesi
Gülüstan Köse
Birleşmiş Milletler 3. Dünya Afet Risklerini Azaltma Konferansında kabul edilen Sendai Afet Risk Azaltma Çerçevesi 2015-2030 yılları arasında afet kaynaklı can, ekonomik, sosyal, kültürel varlık kayıplarını azaltmayı amaçlayan hedefler sunar. Sendai Çerçeve hedefleri afet riskinin azaltılması, afetlere karşı dirençliliğin artırılması konusunda ulusal karar vericiler için rehber niteliğindedir. Afet riski yüksek olan Türkiye'de afetlerle ilgili mücadele Afet ve Acil Durum Yönetimi Daire Başkanlığı (AFAD) tarafından yürütülmektedir. "Afetlere dirençli toplum oluşturmak" vizyonuna sahip AFAD'ın yürüttüğü projelerin Sendai Çerçevesi hedefleriyle uyumlu olması beklenir. AFAD projelerinin Sendai Çerçeve hedefleriyle uyumunun değerlendirilmesi afet riski azaltmaya ve dirençliliği artırmaya yönelik çabanın uluslararası çabayla ne derece paralellik gösterdiğinin tespiti açısından önemlidir. Bu araştırmada AFAD tarafından yürütülen 31 adet projenin Sendai Çerçevesi hedeflerine uyumu değerlendirilmiştir. Değerlendirmede afet yönetimi alanında uzman kişilerin projelerin Sendai Çerçevesi hedeflerine uyumu hakkındaki görüşleri alınmıştır. Toplanan görüşler betimsel analiz ve çok kriterli karar verme (ÇKKV) teknikleriyle irdelenmiştir. Afet öncesi döneme yönelik projelerin Sendai Çerçevesi hedefleriyle daha fazla uyumlu olduğu tespit edilmiştir. Projelerin hedeflere ne düzeyde katkı sağladıkları tespit edilerek, zayıf ve güçlü yönleri ortaya konularak karar vericilere yönetsel içgörü sağlanmıştır. Anahtar Kelimeler: AFAD Projeleri, Betimsel İstatistik, Bulanık Topsis, ÇKKV, Sendai Afet Risk Azaltma Çerçevesi
