Koleksiyon/r/gumushane/10001

Yayınlar

Koleksiyondaki öğeler

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024
    Nietzsche'de insan ve ahlak anlayışı

    Halime Damar

    Tüm zamanlarda temel olarak kabul edilen ve felsefeyle uğraşan kişilerin ilk olarak ele aldığı bazı kavramlar vardır. Bunlardan en temel olanı insan kavramıdır. İnsan hakkında hemen hemen tüm filozofların kendine has bir tanımı olduğu söylenebilir. Fakat ele alınan bu tanımlardan farklı olarak Nietzsche'nin, kendine has yorumlamada bulunduğu bilinmektedir. Onun felsefesi, insan tanımı etrafında şekillenmektedir. Nietzsche, insanları birbirinden ayırır, devamında insanların ahlakını da birbirinden ayırır. Onun felsefesinin en önemli kavramı üst insandır. İnsan, ona göre aşılması gereken bir şeydir. Kendi deyimiyle insan, üst insan ve hayvan arasında gerilmiş bir iptir. En nihayetinde gerekli olan şey bu ara durumdan kurtulup üst insana ulaşmaktır. İnsan kavramının üstüne çıkmak lazım, eğer yalnızca insan olarak kalmayı kabul edersek kirli bir nehir haline geliriz. Oysa insan, kirli nehirden ziyade bir deniz olmalıdır. Üst insan olmayı becerebilen bu kişinin ahlakı da elbette ki diğerlerinden farklı bir ahlak olacaktır. Üst insana ulaşmak zor bir yoldur ama birey bu yola girdikten sonra asla arkasına bakmamalıdır. Üst insanın karşıtı olarak sürü insanı ise Nietzsche'ye göre değersiz insandır. Çünkü hayatta ne istediğine bile kendisi değil başkaları karar verir. Görüldüğü üzere Nietzsche, felsefesini insanları ayrıştırarak kurmuştur. Bu ayrıştırma ile felsefesinin en önemli kavramı olan üst insana ulaşmıştır. Ayrıca, güç istenci kavramı insan hayatının en önemli parçasıdır. "Nietzsche'nin İnsan ve Ahlak Anlayışı" adlı bu tezde filozofun insan tanımlamaları ve felsefesindeki diğer kavramları ele alınacaktır. Anahtar Kelimeler: Ahlak, Decadence, Güç istenci, Nihilizm, Üst insan

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024
    Ahkamü'l Kur'an adlı eseri bağlamında Hamdi Döndüren'in tefsir metodu

    Hamide Yiğit

    Kur'ân, muhataplarının hayatını tanzim için indirilmiş ilahi kurallar bütünüdür. Müslümanlar ibadetlerini ve günlük hayattaki işlerini bu kurallar çerçevesinde düzenlemeye çalışır. Bu düzene yönelik kuralların daha iyi anlaşılması için özellikle ibâdet, muamelât ve ukûbât konularını içeren âyetleri açıklayan ahkâm tefsirleri vardır. Hz. Resûl'ün vefatından yaklaşık 100 yıl sonra ilk olarak Mukâtil b. Süleyman (ö. 150/767) Tefsîrü'l-ḫamsi mie âye mine'l-Ḳurʾân adlı ahkâm tefsirini kaleme almıştır. Devam eden süreçte Cessâs (ö. 370/917), İbnü'l-Arabî (ö. 543/1148) ve Kurtubî (ö. 671/1273) gibi müfessirler Ahkâmü'l-Kur'ân ismiyle tefsirler yazmıştır. Bu çalışmanın amacı, son dönemde Türkçe yazılan ahkâm tefsirlerinden biri olan Hamdi Döndüren'in Ahkamü'l-Kur'ân, Kur'ân'ı Kerîm ve Fıkhî Tefsîri isimli eserinin metodolojik olarak incelemektir. Bu doğrultuda çalışmada hem en son yazılan bu ahkâm tefsiri, hem de aynı esere kaynaklık eden ahkâm tefsirleri genel hatlarıyla ele alınmaktadır. Müfessir, yalnızca ahkâm âyetlerini ele almamış, aynı zamanda çoğu ahkâm tefsirlerinden farklı olarak Kur'ân'ı baştan sona tetkik etmiştir. Böylece çalışmasında Kur'ân'da belirtilen hükümlerin bir bütünlük içerisinde ele alınması, çalışmasının daha geniş kitlelere ulaşmasını kolaylaştırmıştır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024
    İmâm-ı Rabbâni'nin Şeriat ve tarîkat anlayışı

    Mustafa Konak

    İmâm-ı Rabbâni İslam ahkâmı ile tasavvufu birleştirmiş önemli bir İslâm mutasavvıfı ve âlimidir. Ona göre tasavvuf, İslam dini dışında ayrı bir yol değil; bizzat İslam'ın emir ve yasaklarını kolayca ve ihlaslı bir şekilde yapılmasını sağlayan Yüce Allah'a sevgi ve yakınlık yoludur. O, "tarikat ve hakikati'' şeriatın üçüncü parçası olan "ihlas'' unsurunu tamamlamak ve ona hizmet etmek için gerekli olduğunu belirtmiş, tarikat ve hakikatten maksadın şeriatla ameli ihlaslı bir şekilde tamamlamak olduğunu söylemiştir. Tasavvuf yolunda bulunmanın amelleri yerine getirmede kolaylık sağladığını nefs-i emmâreden gelen tembellik ve isteksizliği yok etttiğini belirten İmâm-ı Rabbâni, tasavvufu sadece insanın imanının kuvvetlenmesi ve amelin ihlaslı bir şekilde yapılmasına yardımcı bir unsur olarak görmüştür. İmâm-ı Rabbâni; meşhur eseri Mektûbât'ında, insanların kıyamet gününde şeriattan sorumlu olacaklarını belirtmiş, "tarikat ve hakikat şeriatın hizmetindedir" anlayışını ortaya koyarak önce Ehl-i Sünnet anlayışı üzere itikadı düzeltmenin ve sonra fıkıh öğrenmenin gerekliliğini vurgulamıştır. Ona göre tarikat ve hakikat, şeriatın üçüncü unsuru olan ihlası tamamlamak hususunda bir hizmetçi konumundadır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024
    Tasavvufî düşüncede akıl meselesi

    Sümeyye Demir

    Akıl meselesi insanlığın varoluşundan bu yana her dönemde anlaşılmaya çalışılmış olup birçok bilim dalının konusu olmuştur. Felsefe, psikoloji, tarih, pozitif bilimler ve İslamî ilimlerin tamamına yakınında akıl kavramının hem kendini hem de yansımalarını görmek mümkündür. Tasavvuf ehline göre akıl yalnızca maddesel âlemi anlamak için yaratılmış bir meleke değildir. Aynı zamanda metafizik âlemi de daha açık bir ifade ile Allah'ı da anlamalı ve bilmelidir. Bunu yaparken aklın yetersiz kalacağına şüphe yoktur. Bu sebepledir ki sûfîler akılla beraber maddeden de ötesini anlayabilmek için farklı yöntemler geliştirmişlerdir. Bu yöntemlerin bir nev'î insanın kendi içine yaptığı bir yolculuk olarak görebileceğimiz keşf, ilham ve sezgi olduğunu söyleyebiliriz. İlk dönem sûfîleri akla; fıkıh, hadis, kelam âlimlerinden farklı bir mana vermemişler. Aklın ne olduğunu incelemeyle meşgul olmayıp sadece ilim ve ahlak alanında sağladığı faydalarına odaklanmışlardır. Maddî doygunluktan ziyade manevî doygunluğu önemsedikleri için aklı tanımlarken bu noktalar üzerinde durmuşlardır. Tasavvuf ehli için akıl, nefsi terbiye etmenin, cenneti kazanmanın kilit noktası olduğundan onlar aklı imandan sonraki ilk nimet olarak görmüşlerdir. Dolayısıyla akıl; Allah'ı tanımaya, ona şükretmeye ve Furkan sıfatına (iyiyi kötüden ayırt edebilme yetisi) sahip olmaya yarayan çok önemli bir meleke olarak görülmüştür. Anahtar Kelimeler: Akıl, İlham, Keşf, Sezgi, Tasavvuf

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024
    Gümüşhane Süleymaniye Mahallesi'nde (Eski Gümüşhane) sürdürülebilir turizm planlaması

    Ayda Turhan

    Dünya üzerinde yaşanan nüfus, sanayileşme ve teknolojik gelişmelerin hızlı bir şekilde artması doğal kaynakların plansızca tüketilmesine tüketim değerlerinin de bu doğrultuda yükseliş göstermesine neden olmaktadır. Bu yükseliş sadece doğal kaynakları değil aynı zamanda tarihi çevreleri de etkileyerek kültürel ve ekonomik anlamda pek çok değerinde tahrip olmasına neden olmuştur. Turizm politikalarının uygulanması anlamında yaşanılan aksaklıklar ve alanında uzman olmayan kişilerin planlama çalışmalarında söz sahibi olması bölgede tahribatın artmasına neden olurken gelecek nesiller içinde ciddi bir engel oluşturmaktadır. Oluşan bu tahribatla beraber sahip olunan değerlerin korunmasının gerekliliği zamanla daha iyi anlaşılmış bu yönde bilinçlenme giderek artmıştır. Bu durum sürdürülebilirlik kavramını turizmde kullanmanın önünü açmıştır. Turizmin sebep olduğu yıkımı ancak sürdürülebilir bir anlayış ile hazırlanan planlama çalışmalarıyla engellenebileceği birçok toplumda kabul görmeye başlayan bir anlayış olma yolunu açmıştır. Bu çalışmayla, Gümüşhane Süleymaniye Mahallesindeki planlama çalışmalarının paydaş bakış açısıyla irdelenerek sürdürülebilir turizm ilke ve hedefleriyle bölge turizmini olumsuz etkileyen etmenlerin belirlenip sorunların çözümü için öneriler geliştirilmesi amaçlanmıştır. Süleymaniye Mahallesinin araştırma alanı olarak seçilmesinin temel nedeni mevcut planlama çalışmalarının eksikliğidir. Araştırmada temel olarak nitel araştırma tekniklerinden yararlanılmıştır. Bu kapsamda yarı yapılandırılmış mülakat formu oluşturularak, bölgedeki turizm paydaşları ile görüşmeler yapılmıştır. Elde edilen veriler betimsel analiz yöntemi ile analiz edilmiştir. Araştırma sonuçları paydaşlar arasında fikir ayrılığı olduğunu, mülkiyet sorunlarından kaynaklı yatırımların eksik kalarak bölgenin tahribatını artırdığını, bölgede ciddi bir reklam ve tanıtım eksikliğinin olduğunu ortaya koymuştur. Araştırmanın neticesinde Gümüşhane Süleymaniye Mahallesinde sürdürülebilir turizm planlamasının oldukça önemli ve gerekli olduğu tespit edilmiştir. Son olarak sürdürülebilir turizm planlamasına yönelik çalışmalara yardımcı olması amacıyla çeşitli önerilerde bulunulmuştur.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024
    SnO2/M-ZLT katalizörünün sentezi ve metilen mavisi boyarmaddesinin sulu çözeltilerden giderilmesi için sonokatalitik oksidasyon prosesleri ile incelenmesi

    Hakan Önen

    Bu çalışmada sonokatalitik oksidasyon prosesi kullanılarak atık sulardan boyarmadde giderimi ve proses üzerine etki eden parametreler incelenmiştir. Bu amaçla SnO2 katalizörü ve SnO2@M-ZLT hibrit nanokatalizörü sol-jel yöntemi ile sentezlenmiştir. Zeolit minerali, SnO2 ve SnO2@M-ZLT nanokatalizörleri, X-ışınları Floresansı (XRF), X-ışınları kırınımı (XRD), fourier dönüşümlü infrared spektroskopi (FT-IR), taramalı elektron mikroskopi (SEM), geçirimli elektron mikroskopi (TEM) teknikleri ile karakterize edilmiş ve katalizörün başarılı bir şekilde sentezlendiği anlaşılmıştır. Azot adsorpsiyon-desorpsiyon izotermlerinden zeolit ve sentezlenen katalizörlerin yüzey özellikleri ve BJH por-boyut dağılımları belirlenmiştir. SnO2 ve SnO2@M-ZLT nanokatalizörleri kullanılarak Metilen Mavisi (MM) boyarmaddesinin gideriminde sonokatalitik oksidasyon prosesine etki eden parametreler incelenmiştir. SnO2@M-ZLT nanokatalizörü kullanılarak boyarmaddelerin giderimi üzerine, başlangıç boyarmadde konsantrasyonu, katalizör miktarı, farklı katalizörlerin boyarmadde gideriminde pH etkisi, inorganik ve organik radikal gidericilerin etkisi, SnO2@M-ZLT nanokatalizörünün sonokatalitik olarak tekrar kullanılabilirliği gibi parametreler araştırılmıştır. SnO2@M-ZLT katalizörünün 10 g L-1 ve başlangıç boyarmadde konsantrasyonunun 10 mg L-1 olduğu deney şartlarında 120 dakika sonokatalitik oksidasyon reaksiyonu sonucu MM'nin en yüksek giderim verimi %97.40 seviyesinde gerçekleşmiştir. SnO2@M-ZLT'in 5.0 g L-1 olduğu sabit katalizör miktarında farklı MM konsansantrasyonlarında en yüsek giderim verimi 5 mg L-1'de %95.05 seviyesinde gerçekleşmiştir. SnO2@M-ZLT katalizörünün yeniden kullanılabilirliği birkaç ardışık çalışmada incelenmiş ve tekrarlanan 5 çalışmadan sonra katalizörün iyi bir performans verimi görülmüştür.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024
    6 Şubat 2023 Kahramanmaraş depreminin üniversite öğrencileri üzerindeki psikolojik etkilerinin sosyodemografik değişkenler açısından incelenmesi

    Ramazan Koç

    Bu araştırma, 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş depreminin üniversite öğrencileri üzerindeki psikolojik etkilerini sosyodemografik değişkenler açısından incelemeyi amaçlamıştır. Araştırma grubu Gümüşhane Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi'nde eğitimine devam eden öğrenciler arasından amaçlı örnekleme yöntemi ile oluşturulmuştur. Bu kapsamda araştırma, çalışmaya katılmaya gönüllü 594 öğrenci ile yürütülmüştür. Veri toplama aracı olarak kişisel bilgi formu ve Kısa Semptom Envanteri kullanılmıştır. Verilerin analizi t testi ve tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ile gerçekleştirilmiştir. Araştırma sonucunda, kadın olma, düşük gelir grubunda olma, deprem öncesi profesyonel psikolojik destek alma, depremi doğrudan deneyimleme, depremde yakınlarını kaybetme, deprem sonrası psikolojik yardım alma ihtiyacı hissetme ve kendini güvensiz hissetme gibi durumların, psikolojik belirtiler yaşama açısından birer risk faktörü olduğu belirlenmiştir. Afetlerin ardından ruh sağlığını etkileyebilecek risk faktörlerinin belirlenmesi, psikolojik destek ve tedavi çalışmaları için büyük önem taşır. Bu doğrultuda bu çalışmanın bulgularının, bir kitlesel felaketin ardından risk etmenlerinin daha iyi anlaşılmasına ve mağdurlara yönelik etkili halk sağlığı müdahalelerinin tasarlanmasına katkı sağlayacağı düşünülmektedir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024
    Katalaz enziminin Thymus nummularius'den saflaştırılması ve karakterizasyonu

    Esma Toprak

    Geçmişten günümüze hastalıkların doğal tedavisinde kullanılan bitkiler, içerdikleri biyoaktif fenolik bileşenler sayesinde geleneksel tıbbın yanı sıra ilaç endüstrisinin de odak noktası olmuştur. Katalaz enzimi, biyolojik ve biyokimyasal sistemlerde antioksidan özelliğinden dolayı zarar verici bir yapıya sahip olan yükseltgen hidrojen peroksidi (H2O2) ortamdan uzaklaştırarak hücreyi korur. Bu çalışmada; katalaz enzimi Thymus nummularius (Yayla Kekiği) bitkisinden saflaştırılarak, kinetik özellikleri (Km, Vmax), termal ve depolama kararlılıkları araştırılmış, optimum sıcaklığı, optimum pH'ı belirlenmiş ve SDS-PAGE elektroforezi ile molekül ağırlığı tespit edilmiştir. Ham katalaz ekstraktında toplam protein miktarı 6.150 mg/mL, toplam spesifik aktivite değeri 161.50 U/mg protein olduğu tespit edilmiştir. Amonyum sülfat kullanılarak oluşturulan çöktürmede en yüksek aktivite %70'lik tuz derişiminde görülmüştür. Protein tayini sonucunda bulunan toplam protein miktarı 2.350 mg/mL, toplam spesifik aktivite değeri 236.73 U/mg proteindir. PD-10 kolon kromatografisinden sonra protein tayini yapılmış ve toplam protein miktarı 0.156 mg/mL, toplam spesifik aktivite değeri 1260.96 U/mg prot. olduğu görülmüştür. Bu işlem sonunda CAT enzimi 7.81 kat saflaştırılmıştır. Enzimin optimum pH ve sıcaklık çalışmaları sonucunda; optimum pH 8.0; optimum sıcaklık 25 °C olarak tespit edilmiştir. Termal kararlılıkları mukayese edildiğinde; 40 °C'de 24 saat bitiminde enzim aktivitesinin %18.99'unu muhafaza ederken, 25 °C'de ise enzim aktivitesinin %40.51'ini muhafaza ettiği tespit edilmiştir. Depolama kararlılığı için 4 °C'de çalışılmış ve 15 gün sonunda katalaz enzim aktivitesinin %5.96'sını muhafaza ettiği belirlenmiştir. Km değerinin 38.151 mM ve Vmax değerinin 303.03 U/mg protein olduğu tespit edilmiştir. SDS-PAGE elektroforez işleminden sonra enzimin molekül ağırlığı 42 ile 52 kDa aralığında olduğu tespit edilmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024
    Yenilebilir enerji kaynakları ve sürdürülebilir kalkınma - BRICS-T ülkeleri için panel veri analizi

    Beyza Nur İmaç Akdaş

    Dünyanın doğal döngüsü içerisinde kendiliğinden var olan yenilenebilir enerji kaynakları kendini yenileyebilme özelliğine sahip oldukları için sınırsızdırlar. Bu açıdan yenilenebilir enerji kaynakları sürdürülebilirliği dolayısıyla kalkınmayı da sağlayacak tek alternatif kaynaktır. Bu anlamda çalışmada BRICS-T ülkelerinin 1990-2020 yılları arasında yenilenebilir enerji kaynaklarının sürdürülebilir kalkınma üzerinde ne yönde etkisi olduğu araştırılmıştır. Değişkenlerin birim kök analizleri için Pesaran (2007)'nin CIPS testi, yatay kesit bağımlılığı için Breusch-Pagan (1980)'nın LM testi, homojenlik analizi içinse Pesaran ve Yamagata (2008)'nın Delta testi kullanılmıştır. Değişkenlerin eşbütünleşik olup olmadığının araştırması ise Gergenbach, Urbain & Westerlund (2016) eşbütünleşme testi ile yapılmış ve uzun dönem katsayıları Genişletilmiş Ortalama Grup Tahmincisi (AMG) ile tahmin edilmiştir. Çalışmanın sonucuna göre, tüm ülkelerde kişi başı milli gelir artarken, bununla birlikte karbondioksit salınımı da artıyor. Ancak, yenilenebilir enerjinin payındaki artış, Rusya hariç diğer ülkelerde bir birim kişi başı milli gelir için gereken karbondioksit miktarını azaltıyor. Rusya'da ise bu ilişki istatistiksel olarak anlamsız.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024
    İletişim çağında iletişimsizlik: Black mirror örneği

    Mehmet Emin Yücel

    İletişim, günümüzde kullanılan teknoloji ve yeni iletişim araçlarının günlük yaşama dâhil olmasıyla birlikte dönüşmektedir. Modern birey iletişimini artık sanal ortama göre biçimlendirmektedir. Yeni iletişim araçları ve sosyal medya, insanların ilgisini çekerek vakitlerinin büyük bir kısmını sanal ortamda tutmaktadır. İletişimin dönüşümü yanında bazı sorunları da getirmektedir. İletişimsizlik, sosyal medya bağımlılığı, bireyin yalnızlaşması gibi sorunlar ortaya çıkabilmektedir. Günümüzde gelişen teknolojiyle iletişim araçları ev, ulaşım araçları, iş yeri, sosyal ortam, arkadaş çevresi gibi birçok yaşam alanında kullanılabilmektedir. İnsanlar internete ve sosyal medyaya küçülen mobil iletişim cihazları aracılığıyla hızlı bir şekilde ulaşabilmektedir. Bu bilimsel araştırmada, gelişen teknoloji ile iletişim olanaklarının arttığı ama kişilerarası iletişimin azaldığı düşünülerek yola çıkılmıştır. Bütün mobil iletişim cihazları, iletişimi arttırma vaadiyle günlük yaşama dâhil oldu. Dolayısıyla kişilerarası yakınlığı arttırma vaadini hem nicelik hem de nitelik olarak taşımaktadır. Bu araştırmada ele alınan Black Mirror dizisi bölümlerinde aygıtlar iletişimin kendisinin yerini alıp iletişimsizliğe sebebiyet vermektedir. Yeni iletişim teknolojilerinin faydalı yönleri olduğu kadar insanları olumsuz yönde etkilediği iletişimsizlik gibi önemli sorunları ortaya çıkardığı varsayımı yapılarak bu araştırma konusunun incelenmesi gerektiği düşünülmektedir. Bir yakın gelecek öngörüsü ve iletişim teknolojileri eleştirisi yapan Black Mirror dizisi üzerinden teknoloji ve iletişim konusu ele alınmaktadır. Bu çalışmada çözümleme yöntemi olarak sosyolojik film analizi kullanılmaktadır. Black Mirror dizisinden konu ile ilgili bölümler analiz edilmesi sonucunda teknoloji ve iletişim hakkında elde edilen veriler bilimsel dayanaklar çerçevesinde yorumlanacak ve tez çalışması nihayetine ulaştırılacaktır. Anahtar Kelimeler: Black Mirror, İletişim, Sosyal medya, Sosyolojik Film Analizi, Teknoloji

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024
    Türkiye'de yerel yönetimler Ombudsmanlığının uygulanabilirliği

    Mervan Efe

    Tarihsel kökenleri 18. yüzyıla kadar uzanan ombudsmanlık kurumunun ilk olarak İsveç'te kurulduğu söylenebilir. Kurulduğu ilk günden itibaren dünyada birçok ülkede benzer örnekleriyle uygulanan ombudsmanlık kurumu; hukuk, demokrasi ve şeffaflık ilkesini benimseyen bazı devletler sayesinde zamanla farklı alanlarda gelişmiş ve hızla yaygınlaşmıştır. Bu anlayış çerçevesinde, ombudsmanlık kurumu zaman içinde bireylerin haklarını koruma ve kötü yönetimi önleme amacıyla kamu kurum ve kuruluşlarını denetleme görevini de üstlenmiştir. Bu durum, kurumun ilerleyen zaman diliminde birçok kişi ve kurum tarafından araştırılmasına vesile olmuştur. Bu çalışma, bahsi geçen bu araştırmalar kapsamında ombudsmanlık kurumunun incelenmesi ve değerlendirilmesini yapmakla beraber Türkiye'de Yerel Yönetimler Ombudsmanlığının uygulanabilirliğini de amaçlamaktadır. Bu amaç doğrultusunda, Yerel Yönetimler Ombudsmanlığının uygulanabilirliği üzerine belli başlı bazı ülke örnekleri incelenmiş ve bu inceleme neticesinde kurumun iyi yönetim ilkelerini benimseyerek birey ve idare arasındaki sorunlara hızlı ve etkili kararlar aldığı gözlemlenmiştir. Bunun üzerine, yerel yönetim ombudsmanlığının Türkiye'de de uygulanabilirliği tartışılmıştır. Ayrıca, Yerel Yönetimler Ombudsmanlığının dünyadaki görünümünden hareketle Türkiye'deki durumunun ortaya konulması ve yerel yönetim özelinde etkinliğin artırılabilmesi için yapılabilecekler hakkında öngörülerde bulunulmuştur. Bu çerçevede, yerel yönetim ombudsmanlığının yapısı ve işleyişiyle ilgili bilgiler verilmeye çalışılmıştır. Buna ilaveten, yerel yönetim ombudsmanlığının mevcut durumu hakkında tespitlerde bulunularak geleceğe ilişkin çıkarımlarda bulunulması amaçlanmıştır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024
    Montrö öncesi boğazlar ve Türk basını

    Fadime Uyar

    Bu çalışmada 20 Temmuz 1936 tarihli Montrö Boğazlar Sözleşmesi'nin imzalanması süreci öncesindeki 1933 ile 1936 yılları arasındaki dönemde dünyada yaşanan gelişmeler dikkate alınarak Türkiye'nin Boğazlar konusunu uluslararası toplantıların gündemine getirmesi ele alınmıştır. Öncelikle Boğazların tarihi ve stratejik konumuna değinilmiş ve antlaşmalarla ortaya çıkan hukuki süreç incelendikten sonra 1936 yılına kadar süren gelişmeler araştırılmıştır. Sonrasında ise yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti'nin 1920'li yıllardan itibaren ortaya koyduğu dış politika ve diplomatik faaliyetler ortaya konularak Boğazlar Sözleşmesi'ne uzanan siyasal faaliyetler incelenmiştir. Belirtilen tarihsel ve siyasal süreç incelendikten sonra ise İstanbul Üniversitesi tarafından açılan dijital gazete arşivi aracılığıyla 1933 ile 1936 yılları arasındaki gazeteler ışığında Türk Basınında Montrö Boğazlar Sözleşmesine giden süreç hakkında çıkan haberler taranmış ve sözleşmenin basında bulduğu yansımalar incelenmiştir. Tarama yapılan gazeteler Cumhuriyet, Tan, Akşam, Son Posta, Vakit ve Ulus gazeteleri olarak belirlenmiştir. 1930'lu yıllarda Boğazların tekrar gündeme geldiği ve uluslararası çözüm mekanizmalarının oluşmaya başladığı tarihler dikkate alınarak gazeteler taranmış ve 20 Temmuz 1936'ya kadar gelen süreç ele alınmıştır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024
    Türk kamu bürokrasisinde yapılan reformlar: E-devlet uygulamaları

    Serkan Güneş

    Çok köklü bir geçmişe sahip bulunan Türk tarihinde kendine yer edinmiş olan geleneksel bürokratik yönetim anlayışı 1980'li yıllara gelindiğinde tartışılmaya başlanmış ve kamu yönetimi anlayışında önemli değişimler gözlemlenmiştir. Özellikle 1980 sonrası, yeni kamu yönetimi anlayışının da etkisi ile bürokrasi ciddi manada sorgulanmış ve neticede kamu bürokrasisinde vatandaş lehine kalitenin artırılması için birçok reform yapılmıştır. Kamu hizmetlerinin kalitesini artırmak ve bürokratik işlemleri azaltmaya yönelik çalışmaların önünde engel olarak duran bürokratik işlemlerin fazlalığı sorunu, hem zamanın verimsiz bir şekilde harcanmasına hem de maddi yönden kayıplara neden olmaktadır. Bu kapsamda Türk bürokrasisinde devlet yönetimi anlamında kısa bir süre içerisinde bilgi teknolojilerine dayalı olarak gerçekleştirilmiş olan e-Devlet bu çalışmanın ana konusunu oluşturmaktadır. Bu uygulama neticesinde, yurttaşlar birçok kamu hizmetinden kamu kurumlarına gitmeden fayadalanabilmekte ve zaman ve maddi kayıpların önüne geçilebilmektedir. Buradan hareketle çalışmada öncelikle bürokrasi, reform ve e-Devlet kavramsal çerçevede açıklanmaya çalışılmıştır. Türk bürokrasisinin tarihsel gelişimi hakkında ve Cumhuriyet dönemi Türk kamu bürokrasisinde yapılan reform çalışmaları konularına yer verilmiş ve Türk bürokrasisinin örgütsel ve işlevsel manada sorunları ele alınmıştır. Son olarak çalışmanın konusu olan e-Devlet uygulamasına geçişe neden olan etmenler, e-Devlet uygulama örnekleri ve bu reformun Türk bürokrasisinde nasıl bir dönüşüme neden olduğu incelenerek bunların kamuoyundaki karşılıkları ortaya konulmuştur. Anahtar Kelimeler: Bürokrasi, Reform, Bürokratik reformlar, e-Devlet, Türk Kamu Bürokrasisi-Bürokraside dönüşüm.

  • Doktora TeziAçık Erişim2024
    Yöneticilerin yüksek performans beklentileri ile çalışanların işe bağlılıkları ilişkisinde öz yeterliliğin aracı ve iş güvencesizliğinin düzenleyici rolü

    Selma Tiryaki

    Bu araştırmada yöneticilerin yüksek performans beklentilerinin çalışanların öz yeterlilikleri ve işe bağlılıkları üzerinde pozitif yönde etkili olduğu varsayılmaktadır. Bu kapsamda, yüksek performans beklentileri ile çalışanların işe bağlılıkları arasındaki ilişkide öz yeterliliğin aracılık etkisi ve bu aracılık ilişkisinde iş güvencesizliğinin düzenleyici rolü araştırılmıştır. Araştırma, Trabzon genelinde özel sektörde görev yapan 395 öğretmen ve 275 satış elemanlarından oluşan iki farklı örneklem üzerinden anket yöntemi ile veri toplanarak gerçekleştirilmiştir. Araştırmada, veri analizi için SPSS 25, SPSS PROCESS Makro-4 uzantısı ve Amos paket programları kullanılmıştır. Çalışmada yer alan ölçeklerin güvenilirlik analizleri, demografik bulgular, faktör analizleri, korelasyon analizleri ve hipotezler arasındaki ilişkileri ölçmek amacıyla hipotez testleri yapılmıştır. Araştırma bulgularına göre, yöneticilerin yüksek performans beklentileri çalışanların işe bağlılıklarını artırmaktadır. Bunun yanı sıra, öz yeterliliğin, yöneticilerin yüksek performans beklentileri ve çalışanların işe bağlılıkları arasındaki ilişkide aracılık rölü ve yöneticilerin yüksek performans beklentileri ile çalışanların işe bağlılıkları arasındaki öz yeterliliğin aracılık ilişkisinde iş güvencesizliğinin düzenleyici etkisi tespit edilmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024
    Trabzon'da satılan çökelek peynirlerinin mineral madde ve ağır metal içerikleri, fiziko-kimyasal ve mikrobiyolojik özelliklerinin belirlenmesi

    Nagihan Kalaycı

    Bu çalışamda Trabzon ilinde geleneksel yöntemlerle üretilen ve pazarlarda veya marketlerde satılan çökelek peynirlerinden 30 adet örnek toplanmıştır. Toplanan örneklerin mineral madde ve ağır metal içerikleri ile bazı fiziko-kimyasal ve mikrobiyolojik özellikleri belirlenmiştir. Örneklerin en yüksek kuru madde, kül, tuz, yağ, protein, suda çözünür azot, olgunlaşama indeksi, asitlik ve pH değerleri sırasıyla %45.88, %8.46, %6.67, %13.50, %27.45, %1.18, %5.57, %1.342 ve 6.49 olarak bulunmuştur. Örneklerden 6 tanesinin kuru madde içeriği Türk Gıda Kodeksi ile uygun değil iken tuz içeri bakımından sadece 1 çökelek örneğinin uygun olmadığı tespit edilmiştir. Çalışmada örneklerin ortalama makro element içerikleri Ca 156.56 mg/kg, Na 941.11 mg/kg, Mg 72.60 mg/kg, K 139.81 mg/kg, P 2137.15 mg/kg olarak belirlenmiştir. İz elemenler olan Al, Ni, Cu ve Zn'nin ortalama miktarları sırası ile 12.91 mg/kg, 0.31 mg/kg, 0.28 mg/kg ve 3,18 mg/kg olarak bulunmuştur. Ağır metaller olarak Pb ve As düzeyleri incelenmiştir. Pb 6 örnekte, As 4 örnekte belirlenmiştir. Kurşun içeren örneklerin biri dışında diğerlerinin içerdiği miktarlar Türk Gıda Kodeksi ile uyumlu değildi. Çökelek örneklerinin total aerobik mezofilk bakteri (TAMB), koliform bakteri ve maya-küf sayılarının sırasıyla 6.74-8.99 log kob/g, <2-5.92 log kob/g ve <2-8.57 log kob/g aralığında değiştiği belirlenmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024
    Kur'ân kıssalarının ahkâm âyetleri bağlamında incelenmesi (Talat Koçyiğit örneği)

    Havva Nur Demir

    Kur'ân bütün insanlığa rehberlik etmek ve onları hidayete götürmek üzere kutsal bir kitap olarak Allah tarafından gönderilmiştir. İlk muhataplar bu kutsal kitabı okumuş, yetenekleri ve yetkinlikleri doğrultusunda onu anlamaya çalışmıştır. Ulema ise onun anlaşılması adına üstün gayretler sergilemiş ve bu anlamda çok değerli tefsirler telif etmiştir. İşte çabalardan birini de Ankara İlahiyat Fakültesi'nde yıllarca hadis dersleri okutmuş ve hadis konusunda eserler yazmış olan Talat Koçyiğit gerçekleştirmiştir. Talat Koçyiğit, ilkin İsmail Cerrahoğlu ile bu çalışmaya başlamıştır. Ancak birinci ciltten sonra Cerrahoğlu'nun ayrılmasıyla Koçyiğit bu çalışmaya tek başına sürdürmüştür. Kur'ân kıssalarındaki ibadet, muamelât ve ukûbat konuları açılarından bu tefsirin değerlendirilmesi araştırmanın konusu olmuştur. Bu çalışma, giriş ve iki bölümden oluşturulmuştur. Birinci bölümde Koçyiğit'in hayatı, eserleri ve hadisçi gözüyle tefsir yazımı incelenmiştir. İkinci bölümde ise Koçyiğit'in Kur'ân kıssalarında yer alan ahkâm âyetlerine yaptığı açıklamalar, ibadet, muâmelât ve ukûbat bağlamında araştırılmıştır. Bu düzlemde incelenen âyetler, mekkî ya da medenî oluşlarına göre gruplandırılmış ve âyetler nüzul sırasına göre değerlendirilmiştir. Böylece ilgili âyetler tek tek ele alınmış, Koçyiğit'in tefsiri ve açıklamaları baz alınarak bazı tefsirlerle karşılaştırmalı bir şekilde incelenmiştir. Elde edilen verilerin yazıldığı sonuç kısmıyla araştırma tamamlanmıştır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024
    Terimsel ve olgusal açıdan Kur'an'da temizlik

    Eren Yıldız

    Kur'an, insanları karanlıktan aydınlığa çıkarmak için Allah tarafından gönderilmiştir. Kur'an'daki birçok konu ve terim üzerine çok çeşitli çalışmalar yapılmıştır. Bu açıdan üzerinde çalışma yapılması gereken konulardan biri de temizlik konusudur. Kur'an temizlik konusunu İslam'ın bidayetinden başlayarak peyderpey açıklamıştır. Bunun böyle olması temizliğin önemini ortaya koymuştur. Temizlik, insanoğluyla ve çevresiyle ortaya çıkmıştır. Kur'an'da temizlik manasında kullanılan temel terim "tahâret" sözcüğüdür. Bunun Kur'an'daki kullanımları, maddi, manevi, hükmi temizlik türlerini içerecek şekildedir. Maddî temizlik ile, kişinin beden, elbise, mekân, hava ve su gibi şeylerin her türlü maddî necasetten temizlenmesi kastedilmiştir. Manevî temizlik ile inancın, kalbin tezkiyesi, niyetin ve ahlakın her türlü günah kirlerinden arındırılması vurgulanmıştır. Hükmî temizlik ile ise, belirli ibadetlerin yerine getirilebilmesi için insana emredilen namaz abdesti, boy abdesti, ifade edilmiştir. Ayrıca bunların yerine geçen teyemmüm de bunlara ilave edilmiştir. Çalışmanın ilk kısmında temizlik manasına gelen terimler tahlil edilmiş âyetlerden verilen örneklerle ne tür temizliğe delalet ettikleri belirlenmiştir. İkinci bölümde temizliğin unsurlarının yanında temizlik türleri, onun kişi ve nesne üzerindeki etkileri tetkik edilmiştir. Bu bağlamda Kur'an maddi ve manevi olarak insanın tertemiz bir hayat sürmesini talep etmektedir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024
    Ayet ve Hadisler Işığında Tevessül ve Vesile

    Sümeyye Meral

    Bu araştırma, İslam'da tevessül ve vesile kavramlarının Kur'ân-ı Kerîm ve hadisler ışığında nasıl anlaşıldığını ve tarihsel süreçte nasıl yorumlandığını incelemektedir. Çalışma, bu kavramların tevhid ilkesiyle olan ilişkisini ve meşru-gayri meşru uygulamalarını ele almayı amaçlamaktadır. Tevessül ve vesile terimleri, kelam ve tasavvuf alanlarında farklı yorumlara sebep olmuştur. Araştırmada, Kur'ân-ı Kerîm ayetleri ve hadisler ana kaynak olarak kullanılmış, ayrıca İbn Teymiyye'nin "Kâide-i Celîle fi't-Tevessül ve'l-Vesîle" adlı eseri gibi klasik eserler incelenmiştir. Kur'ân'da vesile kavramı Mâide 35 ve İsrâ 57. ayetlerde geçmektedir. Hz. Muhammed (s.a.v.) ve sahabe dönemlerinde büyük tartışmalar yaşanmazken, tebei tabiin döneminde farklı görüşler ortaya çıkmıştır. Meşru tevessüller arasında Allah'ın Esmâ-i hüsnâ ve sıfatlarıyla, salih amellerle ve yaşayan salih bir kulun duasıyla tevessül yer alırken, gayri meşru tevessüller arasında ölülerden medet ummak ve eşyalarla tevessül etmek bulunmaktadır. Araştırma, tevhid ilkesi ışığında tevessül ve vesile kavramlarının dikkatli bir şekilde ele alınması gerektiğini vurgulamaktadır. Sonuç olarak, insanların Allah'a yakınlaşmak için aracılara ihtiyaç duymadığı ve şefaatin sadece peygamberler ve salih kimseler aracılığıyla mümkün olduğu belirtilmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024
    Gümüşhane ili katı atık tesisindeki süreçlerin gözlem metodu ve L tipi matris risk analizi yöntemi kullanılarak iş sağlığı ve güvenliği açısından incelenmesi

    Aslıhan Güvendi

    Bu tez çalışmasında Gümüşhane ilinde bulunan Katı Atık tesisi üzerinde risk analizi yöntemlerinden gözlem metodu olan Elmeri yöntemi ve L tipi matris 5x5 karar matrisi risk analizi yöntemi kullanılarak risk değerlendirmesi amaçlamaktadır. Katı atık tesislerinin doğru bir şekilde işletilmesi, yönetilmesi, çevresel etkileri azaltmak, sağlık ve güvenlik risklerini minimize etmek büyük önem taşımaktadır. Bu nedenle bu çalışma tesisin süreçlerini değerlendirerek olası riskleri belirlemek ve uygun önlemlerin alınmasını sağlamak amacıyla gerçekleştirilmektedir. Tez kapsamında Gümüşhane İlindeki katı atık tesisinin işleyiş süreçleri ayrıntılı bir şekilde incelenecektir. Tesiste yer alan katı atık işleyiş süreçleri; atık toplama, taşıma, ayrıştırma, geri dönüşüm ve bertaraf gibi adımları içermektedir. Her bir süreç Elmeri yöntemi ve L tipi matris 5x5 karar matrisi risk analizi yönteminin karşılaştırılası yapılarak belirlenmesi ve değerlendirilmesi için analiz edilmiştir. Tez kapsamında risk analizi için kullanılan L tipi matris genellikle 5x5 boyutlarında bir matristir ve karar verme sürecini yönlendirmek için kullanılır. Bu matris, belirli bir kararın veya projenin risk seviyesini değerlendirmek için kullanılır. Elmeri yöntemi ise tehlike değerlendirmesi, maruziyet değerlendirmesi ve risk değerlendirmesi olmak üzere üç ana bileşenden oluşur. Bu yöntem, katı atık tesisinin potansiyel tehlikelerini tanımlamak, çalışanların ve çevrenin bu tehlikelere maruz kalma düzeyini değerlendirmek ve ortaya çıkan riskleri belirlemek için kullanılır. Bu tezde, Elmeri yöntemi ve L tipi matris 5x5 karar matrisi risk analizi kullanılarak Gümüşhane ilindeki katı tesisinin süreçlerindeki potansiyel riskler belirlenecek ve öncelikle dirilecektir. Ayrıca her bir riskin seviyesini değerlendirmek için uygun kontrol önlemleri önerilecek. Bu önlemler tesisin işleyişinde iyileştirmeler yapılmasını ve risklerin en aza indirilmesini sağlayacaktır. Bu iki yöntemin karşılaştırılma aşamasında işletmeden destek alınarak uygulanacaktır. Sonuç olarak, Gümüşhane ilindeki katı atık tesisinin işleyiş süreçleri iki farklı risk analiz yöntemi kullanarak risk değerlendirmesini iş sağlığı ve güvenliği açısından incelenmesi amaçlanmıştır. Bu çalışmanın sonuçları tesisin yöneticileri ve ilgili paydaşlar için değerli bir kaynak olabilir ve katı atık yönetiminde daha etkili önlemlerin alınmasına yardımcı olabilir.

  • Doktora TeziAçık Erişim2024
    Sağlık bilişim sistemlerinin yeşil bilişim kapsamında değerlendirilmesi

    Fatma Gökçe Menteşe

    Günümüzde teknolojinin en çok kullanıldığı alanlardan biri olan bilişim sistemleri, bilgisayar donanım ve yazılımlarından oluşan, bilginin saklanması, elde edilmesi, analiz edilmesi ve gerekli gruplara ulaştırılması için kullanılan, bilgiye ulaşmayı ve iletişimi kolaylaştıran sistemlerdir. Fakat son yıllarda meydana gelen doğal afetler nedeniyle, küresel ısınmaya sebep olan unsurlar arasında kabul edilen teknolojik gelişmeler önlem alınması zorunlu hale gelmiştir. Yeşil bilişim; teknoloji kullanımındaki artışla birlikte ortaya çıkan çevresel, ekonomik ve sosyal olumsuzlukları yok etmek ya da en aza indirmek amacıyla ortaya çıkan, bilişim sistemlerinin kullanımının kontrol edilebilir bir duruma getirilmesini sağlayan kavramdır. Bireylerin yeşil bilişim farkındalıklarının oluşturulması bilişim sistemlerinin olumsuzluklarının azaltılmasında önemli bir unsurdur. Bu bağlamda tez çalışmasının amacı sağlık çalışanlarının yeşil bilişim farkındalık durumunu belirlemek, sağlık bilişim sistemlerini yeşil bilişim kapsamında değerlendirmek ve farkındalık oluşturmaktır. Bu çalışma kapsamında öncelikle Sağlık Bilişim Sistemlerinin Yeşil Bilişim Kapsamında Değerlendirilmesi ölçeğinin uyarlama çalışmaları tamamlanmış, ardından ölçeğin DFA ve AFA analizleri ile çalışmalarda kullanılabilmesi için geçerlik ve güvenirlik analizleri tamamlanmıştır. Geçerli ve güvenilir olduğu belirlenen ölçeğin uygulanması için araştırma verileri "Sağlık Bilişim Sisemlerinin Yeşil Bilişim Kapsamnda Değerlendirme" ölçeği ile Trabzon ilinde bulunan 1008 sağlık çalışanına online olarak uygulanmıştır. Çalışmanın modeli yapısal eşitlik modeli kullanılarak analiz edilmiştir. Çalışmanın sonucuna göre sağlık bilişim sistemlerinin çevreye faydaları, çevreye karşı sorumluluk faktörleri sağlık bilişim sistemlerine tutumu etkilemekte iken çevrenin gerçek durumunun farkındalığının tutumu etkilemediği tespit edilmiştir. Sağlık bilişim sistemlerine karşı tutumun, sağlık bilişim sistemleri kullanım düzeyi üzerinde önemli bir etkisi bulunduğu sonucuna varılmıştır. Literatür için, çalışmada kullanılan ölçeğin ilk defa kullanılmasının gelecek çalışmalara ışık tutacağı düşünülmektedir.