Koleksiyon/r/gumushane/10001

Yayınlar

Koleksiyondaki öğeler

  • MakaleYalnız künye2008
    Atatürk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Çiftliğinde yetiştirilen siyah alaca sığırlarda akrabalı yetiştirme düzeyi ile bunun bazı üreme ve süt verim özellikleri üzerine etkileri

    Bilgin, Ömer C.; Yanar, Mete; Tüzemen, Naci; Güler, Olcay; Aydin, Recep; Akbulut, Omer; Bayram, Bahri

    Bu çalışmada, Atatürk Üniversitesi Ziraat Fakültesi Çiftliğinde 1989-2002 yılları arasında yetiştirilen Siyah Alaca sığırlarda akrabalı yetiştirme katsayıları hesaplanmış ve yıllar itibarıyla akrabalı yetiştirme düzeyindeki değişimler incelenmiştir. Ayrıca akrabalı yetiştirme düzeyinin doğum ağırlığı ve ilkine buzağılama yaşı gibi üreme özellikleri ve süt verim özellikleri üzerine etkileri de araştırılmıştır. İncelenen dönemde, doğan Siyah Alaca sığırların ortalama akrabalı yetiştirme katsayısı % 1.35 ± 0.45 olarak saptanmıştır. Yıllara göre akrabalı yetiştirme düzeyi dalgalanmalar göstermiştir. 1995 hariç, 1989–1996 yılları arasında akrabalı yetiştirme söz konusu değildir. Son yıllarda ise, akrabalı yetiştirme katsayısında bir artış saptanmıştır. Akrabalı yetiştirme düzeyinin doğum ağırlığını önemli (P<0.01) seviyede etkilediği saptanmıştır. Akrabalı yetiştirme katsayısındaki her % 1’lik artışa karşılık, doğum ağırlığında 0.264 ± 0.006 kg’lık azalma olmuştur. Akrabalı yetiştirilen Siyah Alaca sığırların ilk laktasyon 305 gün süt (P<0.01), günlük süt (P<0.01) ve laktasyon yağ verimi (P<0.05), akrabalı yetiştirilmeyenlere göre önemli derecede düşük belirlenmiştir. Bununla birlikte, ilkine buzağılama yaşı, % süt yağı oranı ve laktasyon süresi gibi diğer özellikler akrabalı yetiştirmeden etkilenmemiştir.

    AtıfTR Dizin3
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2009
    The effectiveness of teaching practice module in opinions of final-year student teachers

    Eser, Yusuf; Şahin, Cemil; İlbay, Azmi Bayram; Karadüz, Adnan

    The aim of the study is obtained student teachers&amp;#8217; perceptions of practicum module. Practicum is a module that provides activities for teaching profession and through which student teachers gain skills and experiences as well as form their teaching discourses for teaching profession at the pre-service level. Practicum takes place in the schools that are governed by the Ministry of Education affecting student teachers&amp;#8217; professional learning significantly. The feedback taken from the student teachers just after they taught is an important indication for the effectiveness and evaluation of the practicum module. Their skills and knowledge in terms of pre- and post-practicum periods are compared. The research sample is 4th.-year (senior) student teachers from the department of Turkish teaching of Erciyes University Education Faculty; end the department of primary teaching of Agrı Education Faculty. Assessment is carried out by using the &amp;#8216;Form of Practicum Assessment&amp;#8217; and chi-square test on SPSS software. Our results indicate that there are some significant differences between pre- and postpracticum periods in terms of student teachers&amp;#8217; perception of practicum module.

    AtıfTR Dizin37
    TR Dizinİncele
  • Derleme MakaleYalnız künye2009
    Mine and mining in Ordu and Giresun region (1860–1914)

    Saylan, Kemal

    It is well known fact that the districts of Ordu and Giresun havevery important mines and from the antiquity the region was the miningarea. Mining in this district continued its importance after the Ottomandominance over the region. In the 19th century copper, silver, limestone,lead, manganese, marble, mineral water were the main mining valueswhile the region was only a scene of iron mining in the Antiquity.Arrangements in the mining sectors from 1842 included district ofOrdu and Giresun and affected mining activities in the region. So, in the second part of the 19th century foreign and native mining companiesopened new mines and contributed favorably economy of region.Inthis study, we mention about mines of the district, the places of themines and their effects on the local economy from 1860 and until the 1st World War.

    AtıfTR Dizin3
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2009
    Trabzon-Taşönü Malzeme Ocağındaki Killerin Mühendislik Özellikleri

    Ceryan, Nurcihan; Kesimal, Ayhan; Aydın, Ali

    Doğu Karadeniz Bölgesinin en büyük çimento hammadde ocağı olan Taşönü Kireçtaşı Ocağında (Araklı-Trabzon) 2005-2006 tarihleri arasında üç ayrı düzlemsel yenilme gelişmiştir. Değişik fasiyeslerdeki kireçtaşlarından oluşan Kireçhane formasyonunda açılmış olan ocakta gelişen bu heyelanlar sonucunda malzeme alımı büyük miktarda azalmıştır. Heyelanların kayma düzlemleri kalınlığı 15-110 cm arasında değişen killi seviyelerdir. Bu nedenle söz konusu killerin jeomekanik ve jeofizik özellikleri incelenmiştir. Killi seviyelerden alınan örnekler yüksek plastisiteli kil (CH) grubuna girmektedir. Bu örneklerdeki kil minerallerinin yaklaşık % 85-90'ı montmorillonit ve % 10-15'i ise illitdir. Bu alandaki kil çeşitliliğini ortaya koymada yararlanılan hacim manyetik süseptibilite ölçüleri 129-163x10-6 cgs aralığında değişmektedir. Bu değerler kil içindeki ağır metal kirlilik oranları ile irdelenmiş ve özellikle demir oksit (% 3.6-6.8) oranlarının değişimine bağlı olduğu sonucuna varılmıştır. Bu çalışmada, killi seviyeler ve dolgu malzemesi için elde edilen indeks ve makaslama dayanım değerleri ocaktaki açılacak kazı şevlerinin duraylılığının araştırılmasında kullanılabilir.

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2009
    Tüketicilerin Ürün Tercihinde Rol Oynayan Ürün Menşeinin, Marka, Fiyat ve Kalite Değişkenleri Açısından İncelenmesi

    Cengiz, Ekrem

    Bu araştırmanın amacı müşterilerin satın alma tercihlerinde ürün menşeinin etkisini irdelemek, yerli ve ithal ürünlerin tercihinde rol oynayan faktörlerin önem derecesini karşılıklı kıyaslama yöntemiyle belirlemektir. Bu amaçla, Trabzon’da yaşayan 381 kişi üzerinde bir araştırma yapılmıştır. Araştırmada dört ürün özelliği ele alınmıştır; menşe, kalite, marka ve fiyat. Çalışmada dört hipotez oluşturulmuş ve hipotezlerin testinde konjoint analizi tekniği kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, ürün menşe faktörünün ürün tercihinde önemli bir özellik olduğu bulunmuştur. Bunun yanısıra, ithal ve yerli menşeli ürünlerin tercih edilme açısından karşılaştırıldığında, fiyat, kalite ve marka faktörlerinin değişik etkilere sahip olduğu tespit edilmiştir.

    AtıfTR Dizin10
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2009Scopus SJRQ1
    Kuzeydoğu Türkiye neojen yaşlı alkalin vokanik kayaçlarındaki düşük basınç klinopiroksenlerinin bileşimsel değişimleri, zonlanma türleri ve petrojenetik anlamları

    Aydin, Faruk; Karsli, Orhan; Sadiklar, M. Burhan

    Clinopyroxene phenocrysts and microphenocrysts in different series of the Neogene alkaline volcanic rocks from the eastern Pontides (NE Turkey) record various stages in the crystallization conditions and evolution history of the alkaline melt as well as its origin. Crystal chemical studies reveal that the clinopyroxenes in each rock series show strong textural and compositional similarities, which all reflect a common petrogenetic affinity. They have relatively high Mg-numbers (0.68&amp;#8211;0.95), variable Al2O3 (1.3&amp;#8211; 9.6 wt%), low TiO2 (&lt;2.7 wt%) and Na2O (&lt;0.9 wt%) contents and low Al[6]/Al[4] ratios (mostly &lt;0.25), suggesting relatively lowpressure crystallization conditions of the magma in the storage region. The pressures calculated for the clinopyroxenes in each series are nearly similar and vary in the range of 2.4&amp;#8211;4.6 &plusmn; 0.9 kbars, which approximately corresponds to a crystallization depth of 7&amp;#8211; 14 &plusmn; 3 km. The analyses of the compositional trends of the clinopyroxenes indicate the following types of zoning: (i) oscillatory and sectorial zoning related to melt crystallization (i.e. rapid cooling and crystallization), (ii) oscillatory, reverse zoning related to the different crystallization paths under a variable fluid regime, (iii) normal zoning related to the differentiation and fractional crystallization of the magma. Based on the primitive mantle- and chondrite-normalized trace and rare earth element patterns, all clinopyroxenes have high abundances of incompatible elements (i.e. La, Ce) with negative high field strength element anomalies (i.e. Zr, Ti) and low Nb/Y (0.1&amp;#8211;0.2), Th/Y (&lt; 0.1) and Rb/Y (&lt; 0.03) ratios, suggesting derivation from a similar source. Obtained textural and mineral chemical data, as well as whole-rock compositions, thus suggest that the clinopyroxenes may have started to crystallize from alkaline basaltic magma derived from a homogeneous lithospheric mantle enriched by an earlier subduction event. After this process, the alkaline magma, from which early clinopyroxenes crystallized, underwent a relatively low-pressure fractional crystallization process. This was in closed magma chambers at different levels of the crust (or within a volcanic conduit system devoid of interaction processes), shown by variations in the different crystallization paths and in the fluid regime of the melt during differentiation and ascent of the magma, in a post-collisional extensional tectonic regime which affected the eastern Pontides during the Neogene.

    AtıfTR Dizin5
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2009Scopus SJRQ1
    Doğu pontidler'in (KD Türkiye) 2 ve 3 boyutlu kabuk kalınlığı

    Eyüboğlu, Yener; Bektaş, Osman; Maden, Nafiz; Gelişli, Kenan

    The Eastern Pontide orogenic belt is divided into three subzones (northern, southern and axial zones) based on present lithologies and facies associations. NE&amp;#8211;SW-, NW&amp;#8211;SE- and E&amp;#8211;W-trending fault systems, which play an important role in palaeotectonics and neotectonics of the Eastern Pontides, separate these zones. Three different methods were used to estimate the Moho depth from observed gravity value, namely (i) empirical relationship between Moho depth and Bouguer anomaly; (ii) spectral analysis of the radial wave number and; (iii) by the gravity inversion method. Power spectrum, a statistical approach, is a widely used technique to determine the depth of geological sources successfully. The empirical linear relations between the Bouguer anomalies and seismically determined crustal thicknesses have been used to compute depths to the Conrad and Moho discontinuities, which are consistent with the average depths obtained from the power spectrum method. The crustal structure was also determined from the inversion of a Bouguer anomaly profile along longitude 39&deg;. Gravity inversion results are consistent with those obtained from the empirical relations and power spectrum methods. We calculated the maximum crustal thickness of 43.8 km in the studied region by using the gravity inversion method, which also showed that crustal thickness increases from north to south.

    AtıfTR Dizin8
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2009Scopus SJRQ1
    Crustal thermal properties of the Central Pontides (Northern Turkey) deduced from spectral analys of magnetic data

    Maden, Nafiz

    Pontidler tektonik olarak Doğu, Batı ve Orta Pontidler olmak üzere üç ana bölgeye ayrılabilir. Bu birimlerin her biri okyanusal, kıtasal ve ada yayı parçalarından oluşan birleşik bir tektonik mozayiği göstermektedir. Doğu ve Batı Pontid tektonostratigrafik birimleri Orta Pontidlerde birleşmekte olup burada yapısal olarak kaynaşmakta ve tektonik bir düğüm oluşturmaktadır. Türkiye’nin kuzeyinde yer alan Orta Pontidler Tetis Okyanusuna bitişik Avrasya’nın güney kenarına ait parçaların en iyi görüldüğü yerdir. Çalışma alanı ayrıca Sakarya ve Kırşehir kıtalarını da içermektedir. Curie noktası derinliği ve ısı akısı değerlerini belirlemek için kullanılan Manyetik Spektral Analiz yöntemi Orta Pontidlerin termal rejimini tanımlamak için değerlendirilmiştir. Manyetik veri beş alt bölgeye ayrılmış ve her alt bölgenin ortalama Curie derinliğini belirlemek için 2B Fourier dönüşümü yöntemiyle güç spektrumları hesaplanmıştır. Çalışma alanında, Curie noktası derinlik değerleri güneyde 14.8 km’den kuzeyde 21.8 km’ye değişmektedir. Elde edilen değerler inceleme alanının güneyinde yüksek termal gradienti (39.2 °Ckm-1) ve buna karşılık gelen yüksek ısı akısını (94.1 mWm-2) göstermektedir. Çalışma alanının kuzeyinde yer alan yığışmış okyanusal kabuk malzemesinden oluşan Orta Pontidler düşük termal gradient (26.6 °Ckm-1) ve düşük ısı akısı (63.9 mWm-2) değerlerini göstermektedir. Belirlenen ısı akısı değerlerinin Pontidler gibi ada yaylarına doğru yığışım prizması içinde azaldığını ortaya koymuştur.

    AtıfTR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2009
    Ekonomik kriz dönemlerinde müşteri memnuniyeti ve proaktif pazarlama ilişkisi

    Cengiz, Ekrem

    Ekonomik krizler firmaların performanslarını dolayısıyla da müşteri memnuniyetlerini etkileyen önemli iş dönemleridir. Her firma ekonomik krizden aynı oranda ve aynı şekilde etkilenmez. Bazı firmalar ekonomik krizleri kendileri için fırsat olarak görüp, bu dönemlerde pazarlama yatırımlarını artırarak proaktif pazarlama stratejisi izlerler. Kriz dönemlerinde müşteri memnuniyetini artırmanın en iyi yolu da proaktif pazarlama anlayışını izlemektir. Proaktif pazarlama anlayışı ise pazarlamaya stratejik düzeyde önem verme, girişimci kültür özelliği, kullanılabilir serbest kaynaklar ve ekonomik krizin derecesi faktörleri tarafından belirlenir. Bu araştırmada proaktif pazarlama anlayışı ve belirleyicilerinin müşteri memnuniyeti üzerine olan etkisi bir model dahilinde 261 firma yöneticisiyle yapılan anket sonuçları ile yapısal eşitlik modeli kullanılarak test edilmiştir. Test sonucunda modelin bir bütün olarak iyi uyum sağladığı bulunmuş ayrıca ileri sürülen sekiz hipotez de kabul edilmiştir. Elde edilen sonuca göre ekonomik kriz dönemlerinde proaktif pazarlama anlayışı ve belirleyicilerinin müşteri memnuniyetini etkileyen önemli faktörler olduğu tespit edilmiştir.

    AtıfTR Dizin3
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2009
    Bireylerin kredi kartlarını değiştirme tutumları

    Cengiz, Ekrem

    Kredi kartları kağıt paranın yerini almaya aday günümüzün popüler ödeme araçlarıdır. Türkiye’de 1990’lardan sonra yaygın olarak kullanılmaya başlanmıştır. Bankalar da hızla gelişen kredi kartı pazarında söz sahibi olmak için sıkı bir rekabet içine girmişlerdir. Rekabet sonucu çok sayıda ve farklı faydalar sunan kredi kartları ortaya çıkmıştır. Bu araştırmanın amacı bireylerin mevcut kredi kartını değiştirme tercihi olasılıklarını belirleyen demografik değişkenleri ve etki faktörlerini gösteren bir model oluşturmaktır. Araştırma Trabzon, Ordu ve Giresun’da 581 kişi üzerinde uygulanmıştır. Yapılan binary lojistik regresyon analizi sonucunda cinsiyet, yaş, kredi kartının kullanabileceği yerlerin çokluğu, kredi kartının limitinin yüksek olması, internetten alışveriş imkanının iyi durumda olması ve kredi kartını sağlayan kurumun imajının tesirli olması değişkenlerinin, kredi kartını değiştirmeme isteği olasılığını değişik seviyelerde etkiledikleri tespit edilmiştir.

    AtıfTR Dizin5
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2009
    Motivasyon üzerinde ulusal kültür etkisi

    Okan, Tarhan; Demir, Halis

    Yönetim; insanların belirlenen amaçlar doğrultusunda motive edilmesi olarak tanımlanabilir. Bu tanım belirli soruları gündeme getirmektedir. Örneğin, çalışanlar, yönetimin belirlediği bu amaçları gerçekleştirmek için neden çaba göstersinler ya da belirli eylemleri neden yerine getirsinler? Acaba bir yöneticinin bu soruya verebileceği -tüm dünyada geçerli- evrensel bir yanıt var mıdır? Bu sorulara yanıt arayan teorisyenler farklı kültürel gruplara uygulanabilecek evrensel motivasyon teknikleri arayışında iken Hofstede (1980) farklı kültürlerden gelen çalışanların farklı biçimlerde motive edilebileceğini öne sürmüştür. “Farklı kültürel arka alanlar, motivasyonel güdülerin nispi önemi üzerinde farklı etkilere sahiptir” düşüncesinden hareket eden, bu çalışmada amaç; Maslow (1943)’un ihtiyaçlar hiyerarşisi ile Türk işgörenlerin kültürel yapıları arasındaki ilişkiyi ortaya koymaktır. Kültürel araştırmalarla birlikte, teorilerin evrensellik iddialarının test edilmesinin önemine vurgu yapılmasına karşın, ulusal kültür boyutları ve Maslow’un ihtiyaç aşamaları arasındaki ilişkiyi test eden görgül araştırmalara rastlanamamıştır. Böyle bir ilişki yapısının modellenmesi, kültür ve motivasyon ilişkisi ile ilgili teorik katkılarının yanı sıra, yönetimci bakış açısından da önemli katkılar sağlayacaktır. Yöneticiler konuyu bilimsel bir yaklaşımla ele alarak, işgören davranışlarının altında yatan temel faktörleri anlama ve böylece motivasyon konusunda esnek bir uygulama imkanı bulacaklardır. Bu bağlamda, araştırmada iki değişken seti kullanılmıştır. Maslow (1943)’un ihtiyaçlar hiyerarşisi aşamaları araştırmanın bağımlı değişken setini oluşturmaktadır. Bu ihtiyaçlar, Porter (1961)’ın modeli esas alınarak; güvenlik, sosyal, saygı, otonomi ve kendini gerçekleştirme olmak üzere beş aşamada ölçülmüştür. Bağımsız değişken seti ise, Hofstede (1980)’in ulusal kültür boyutlarından oluşmuştur. Kültür boyutları; belirsizlikten kaçınma, güç mesafesi, dişi kültür, erkek kültür, bireycilik ve toplumculuk olmak üzere altı boyutta ele alınmıştır. Araştırmanın ana kütlesini, Trabzon ilinde faaliyet göstermekte olan ve genel olarak 50’den fazla çalışanı olan üretim işletmelerinin mavi yakalı işgörenleri oluşturmuştur. Elde edilen 200 adet veriye kanonik korelasyon ve aşamalı regresyon analizleri uygulanmıştır. Analiz sonuçları, ulusal kültür boyutları ile bireylerin motivasyon düzeyleri arasındaki ilişkiyi ortaya koyan araştırma hipotezini destekler niteliktedir. Araştırma sonuçları, ulusal kültür yapımızda, güvenlik, saygı ve kendini gerçekleştirme ihtiyaçlarının; bireysellik ve toplumculuk kültür boyutları ile ilişkili olduğunu göstermektedir. Çalışan insanı yüksek düzeyde performansa yönelten motivasyonel içeriğin, ulusal kültür etkisinde şekilleneceği öngörüsünü doğrulayan bu ilişki yapısı, özellikle insan kaynaklarının etkin kullanımı bakımından önem taşımaktadır. Bugün rekabette öne geçmenin anahtarı insansa, kültürel değerleri dikkate almayan yönetsel yaklaşımların, örgütün başarısı için hayati öneme sahip bu kaynağın israfı anlamına geleceği açıktır.

    AtıfTR Dizin11
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2009
    Membrane thermal stability at different developmental stages of spring wheat Genotypes and Their diallel cross populations

    Bahar, Bilge; Koç, Müjde; Barutçular, Celalettin; Yildirim, Mehmet

    Yüksek sıcaklığa toleransta hücre zarlarının kararlılığı önemli bir fizyolojik seleksiyon kriteri olabilir. Yüksek sıcaklık membran kararlılığı, yüksek sıcaklığa maruz bırakılan yaprak dokusunun içerisinde bulunduğu sulu ortamdaki elektriksel iletkenliğin ölçümüyle belirlenmektedir. Bu araştırma, tarla koşullarında yetiştirilen 4 yazlık buğday anacı ve bunların altı F₂ diallel melez döllerinde, iki farklı yöntemle (MTS, yüksek sıcaklık membran kararlılığı ve RI, zarar indeksi) hesaplanan membran kararlılığının farklı gelisme dönemlerindeki değişimlerini belirlemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Ölçümler, yaprak büyümesi (erken vejetatif dönem), sapa kalkma ve erken süt olum evrelerinde gerçekleştirilmiştir. MTS ve RI ölçümleri üç farklı büyüme evresinde benzer eğilim göstermiştir. Bununla birlikte, büyüme evreleri genotiplerin MTS ve RI değerlerini önemli düzeyde etkilemiştir. Genotiplerin membran kararlılığı parametreleri büyüme evresi ilerledikçe azalmıştır. Tüm ölçümlerde özel uyum yeteneğinin genel uyum yeteneğine üstünlük sağlaması, memran kararlılığı özelliklerinin yönetiminde eklemeli olmayan gen etkilerinin etkin olduğunu göstermektedir. Erken süt olum evresinde bayrak yaprak membran kararlılığı, tane verimiyle önemli düzeyde ilişkili bulunmuştur. Anaçlardan Genç 99 ve 84ÇZT04 düşük verim, Chil’s ve Seri 82 yüksek verim potansiyeli göstermişlerdir. F₂ döllerinde tane verimi, başak verimi ve tane ağırlığı anaçlardan yüksek bulunmuştur. Bu sonuçlar, membran kararlılığı ölçümleri yönünden genotiplerdeki mevcut çeşitliliğin sıcak stresli çevrelerde buğday ıslahında kullanılabileceğini göstermektedir.

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2009
    The effect of relational bonding strategies on consumer loyalty in banks

    Er, Bünyamin; Cengiz, Ekrem

    In this research, It is aimed to explain the relationships among relational bonds, customer values, and customer loyalty in the banking industry. Data were obtained from a sample of 236 bank customers with random sampling method. As a result, It is found that all of the relational bonds (social bonds, financial bonds and structural bonds) have strong effect on customer loyalty indirectly via mediator factors (hedonic value and utilitarian value). Mediator factor (hedonic value and utilitarian value) have also affect customer loyalty positively and directly. Beside this, financial bonds affect utilitarian value, social bonds influence hedonic value and structural bonds affect both hedonic value and utilitarian value directly and positively. So seven hypothesis constructed have been accepted.

    AtıfTR Dizin2
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2010Scopus SJRQ3
    Gündüz şartlarında üçgen kesitli çatıda doğal taşınım

    Küçük, Haydar; Gedikli, Hasan

    The natural convection is numerically investigated in a roof of triangular cross section under constant heat flux with seven different values depending on daylight on the inclined wall, constant wall temperature on the bottom wall and adiabatic on the vertical wall boundary conditions. Continuity, momentum and energy equations are solved by using finite volume method for laminar, two-dimensional and steady-state regime. Streamlines, isotherms, local and mean Nusselt numbers are presented for AR=0.25, 0.5, 0.75 and 1.0 and Ra=10³, 10⁴, 10⁵, 10⁶. The amount of heat flux ranges from 163 W/m² to 808 W/m² depending on daylight and the Prandtl number is chosen as 0.7. It is found out that the aspect ratio and Rayleigh number highly affect the heat transfer on the bottom and inclined walls while heat flux slightly affects.

  • Derleme MakaleYalnız künye2010
    -

    Özbek, Ferhat.Mehmet; Umarov, Alımkul

    This study examines the relationships among distributive justice, procedural justice, and value commitment. Data collected from 173 employees in Kyrgyzstan. The hypotheses tested in a sample of general hospitals employees using structural equation modeling. Results show that distributive justice and procedural justice do directly affect value commitment. Procedural justice does, however, positively affect perceptions of distributive justice.

    AtıfTR Dizin4
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2010
    Homotopy perturbation method for solving a three-species food chain model

    Merdan, Mehmet

    In this article, homotopy perturbation method is implemented to give approximate and analytical solutions of nonlinear ordinary differential equa tion systems such as a three-species food chain model. The proposed scheme is based on homotopy perturbation method (HPM), Laplace transform and Pad&eacute; approximants. Some plots are presented to show the reliability and simplicity of the methods.

  • MakaleYalnız künye2010
    Ottoman and Hungarıan amity in the period of the second Abdülhamid

    Nazir, Bayram

    History of amity between Ottoman empire and Hungarian is very old. Relations between two countries developed in a friendly way in the 18th and 19th centuries. Towards end of the 19 century, collaboration between countries in the period of the second Abdülhamit developed more.There were a serie of demonstrations in favour of Ottoman empire in 1877-78 Ottoman- Russian war. Committee, who went to Hungary, drew great interest in 1878. Wherever they visited, they were welcomed extraordinarily. In later years, Peoples of Debrecen,one of Hungarian cities, made a crown in which was carved Ottoman crescent to present to II. Abdülhamid. In 1880 Ottoman empire gave a helping hand to the people damaged in flood in Hungary. Money was particularly sent People of Szeged from Istanbul. Abdülhamid gave back 34 scientific and historical pieces which were brought by Soliman I The Magnificent as booty in the seizure of Budin

    AtıfTR Dizin7
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2010
    The role of aesthetic factors on online marketing: An application on newswires

    Kurtuldu, Hüseyin Sabri; Uk, Zuhal Cilingir; Yildiz, Salih

    Because of the fact that customer satisfaction is an important element on the process of purchasing decision, customer satisfaction is necessary for providing continuance of business. It is known that customers are not only satisfied with functional factors of products/services; aesthetic factors of products/services are also effective on the customer satisfaction. Accordingly, the aim of this paper is to show the effect of aesthetic factors of online marketing on the customer satisfaction. It is analyzed that the influence of aesthetic factors of newswires on customer satisfaction, besides it is also examined that whether the consumption demographics of newswires make difference on customer satisfaction level. The data is acquired by the way of conducting survey to customers of face to face. The data analyzed shows that attractiveness, uniqueness, design, style and mystery which are some of the aesthetic factors are effective on the customer satisfaction and that consumption demographics also create significant difference on customer satisfaction level.

  • MakaleYalnız künye2010
    Evaluating relationship between foreign direct investment and economic growth: Turkey example

    Ayaydin, Hasan

    In this study, on existence of a potential relationship between GNP, which is main indication of growth, and FDI was examined for the period of 1970-2007 yearly for Turkish economy. The mentioned relationship was investigated using E-vievs 5.0, Rats and SPSS package programs, stationarity test, Johansen-Juselius ko-entegration test, VAR causality test and varience decomposition were used. As a resut, VAR casuality test, varience decomposition showed that there exist a uni-directional causality relation running from FDI to GNP.

    AtıfTR Dizin21
    TR Dizinİncele
  • MakaleYalnız künye2010
    The relationships of equity & universal personnel practices, political interference and employee's job satisfaction: The case of Kyrgyzstan

    Özbek, Mehmet Ferhat

    The purpose of this paper is to explore the role of universal &amp; equity personnel practices and political interference in job satisfaction of factory workers. In this study, two textile factories were sampled in Kyrgyzstan. Questionnaires were distributes to 150 workers through factories, resulting in 130 usable responses received. Regression analysis results indicated that when employees perceived universalistic personnel practices, they expressed increased job satisfaction. There is no direct affect equity and political interference on employee&amp;#8217;s job satisfaction. Equity positively affects on universalistic personnel politics in organization and political interference negatively affects on universalistic personnel politics in organization. The results suggest that managers may need to focus more on universal personnel practices in generating greater job satisfaction of workers.