Yayınlar
Koleksiyondaki öğeler
- MakaleAçık Erişim2025The Bryophyte Flora of Demirkapı Plateau Glacial Lakes (Çaykara, Trabzon) and Its Surroundings
Batan, Nevzat; Erata, Hüseyin; Köroğlu, Zeynep Gizem
In this study, the moss flora of Demirkapı Plateau Glacial Lakes and its surroundings in the Çaykara region of Trabzon were investigated. Bryofloristic study was conducted at 24 different localities during various vegetation periods between 2024 and 2025, and a total of 1060 bryophyte specimens were collected. As a result of the identification of bryophyte specimens 291 bryophyte taxa (244 taxa mosses, 46 taxa liverworts, and 1 taxon hornworts) were identified from the study area. Among the results, Lophozia silvicola, Andreaea alpestris, Andreaea mutabilis, Niphotrichum canescens subsp. latifolium and Sphagnum russowii were recorded for the second time in the bryophyte flora of Türkiye. Furthermore, 43 bryophyte taxa are new for Trabzon Province and 119 bryophyte taxa are new for Çaykara District. Distribution and habitat information is provided for each identified bryophyte taxon.
- MakaleAçık Erişim2025Sosyolojik Bilginin Kamu Yararına Dönüştürülmesi: Sürdürülebilir Kalkınma ve Eğitim Bağlamında Kuramsal Bir Araştırma
Dinç, Artum
Amaç: Bu makale, sosyolojik bilginin kamu yararına dönüştürülmesini kuramsal bir çerçevede araştırmaktadır. Özellikle sürdürülebilir kalkınma ve eğitim alanlarına odaklanarak, sosyolojik bilginin toplumsal yarara nasıl hizmet edebileceği sorusuna yanıt aranmaktadır. Bu bağlamda sosyal inşacılık, kamu sosyolojisi, eleştirel pedagoji ve bilgi sosyolojisi gibi kuramsal yaklaşımlar incelenerek, sosyolojik bilgi ile toplumsal gereksinimler arasındaki ilişki eleştirel bir çerçevede araştırılmıştır. Yöntem: Makale, araştırma konusu ve sorunsalı nedeniyle kuramsal bir düzlemdedir. Konuya ilişkin kuramsal yaklaşımlar araştırılmış, mevcut kuramsal çerçeveler eleştirel bir yaklaşımla söylem analizine tabi tutulmuştur. İlgili literatüre dayalı çözümleyici ve eleştirel bir tartışma yürütmektir. Kavramsal analiz ve karşılaştırmalı kuramsal tartışma teknikleri benimsenmiştir. Bulgular: Kuramsal araştırma, sosyolojik bilginin kamu yararına dönüştürülmesi için dört temel yaklaşımın etkin olduğunu göstermektedir: (1) Sosyal inşacılık yaklaşımına göre bilgi ve gerçeklik toplumsal olarak inşa edilir; dolayısıyla sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda toplumsal bilinç ve algılar dönüştürülebilir. (2) Bilgi sosyolojisi perspektifi, bilginin toplumsal bağlamdan bağımsız olmadığına işaret ederek, hangi bilginin kimin yararına kullanıldığının sorgulanması gerektiğini ortaya koymaktadır. (3) Kamu sosyolojisi yaklaşımı, akademik bilginin halka ulaştırılması, politika yapımına ve kamusal tartışmalara katkı vermesi gerektiğini savunmakta; sosyologların sürdürülebilir kalkınma ve eğitim politikalarına etkin katılımının önemini vurgulamaktadır. (4) Eleştirel pedagoji kuramı, eğitimin yalnızca bilgi aktarmakla kalmayıp bireylerde eleştirel bilinç geliştirme ve toplumsal dönüşüme katkı sağlama misyonu olduğunu göstermektedir. Bu kuramsal bulgular bağlamında, sosyolojik bilginin uygun yöntem ve yaklaşımlarla kamusallaştırıldığında sürdürülebilir kalkınma ve eğitim alanlarında toplumsal yenilikler ve iyileşmelerin mümkün hale getirebildiği söylenebilir. Sonuç: Araştırma sonucunda, sosyolojik bilginin kamu yararına dönüştürülebilmesi için akademi ile kamu arasındaki etkileşimin güçlendirilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Sürdürülebilir kalkınma hedeflerinin başarısı, yalnızca teknik çözümlere değil, aynı zamanda toplumsal bilgi ve bilincin dönüşümüne bağlıdır. Bu dönüşüm, sosyologların eleştirel ve kamusal bir perspektifle bilgi üretmesini, eğitim süreçlerinin toplum odaklı ve güçlendirici bir anlayışla yeniden yapılandırılmasını gerektirir. Makale, kuramsal tartışmalar temelinde, sosyolojik bilginin toplumsal yarara yönlendirilmesinin mümkün ve gerekli olduğunu, bunun ise sosyal inşacılık, kamu sosyolojisi, eleştirel pedagoji ve bilgi sosyolojisi perspektiflerinin bütüncül uygulanmasıyla başarılabileceğini ortaya koymaktadır.
- MakaleYalnız künye2025Workaholism and Work-Family Conflict: The Role of Gender
Kenek, Gökhan; Sımsek, Tugçe
This study aims to examine the impact of workaholism on work-family conflict and whether employees’ gender moderates this relationship. The research was conducted with 401 academicians from all public universities (8 in total) in Ankara, selected through a snowball sampling method. Data were analyzed using MPLUS 7 and SPSS 26 statistical software. The findings revealed that workaholism has a significant positive effect on work-family conflict; however, gender did not moderate the relationship between the two variables. Additionally, the results indicated that attitudes toward both workaholism and work-family conflict differ significantly by gender, with women academics reporting higher levels than their male counterparts. These findings suggest that although female academics report higher levels of both workaholism and work-family conflict, gender does not alter the strength of the association between the two, indicating that workaholism contributes to work-family conflict in a similar way across genders.
- MakaleAçık Erişim2025OECD ülkelerinde yeşil büyüme, yönetişim ve yeşil teknoloji inovasyonunun sürdürülebilir kalkınma hedeflerine etkisi: Bir CS-ARDL analizi
Kekül, Okan
Küresel çapta sürdürülebilir bir yapının oluşturulması, ekonomik göstergelerin ötesine geçmekte ve yeşil kavramının etkin bir şekilde kullanılmasını zorunlu hale getirmektedir. Bu kapsamda hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkeleri bünyesinde barındıran OECD ülkelerinin yeşil dönüşüm performansları analiz edilerek, mevcut durumlarının ortaya çıkartılması kritik bir öneme sahiptir. Bu çalışmada OECD ülkelerinde yeşil büyümenin, yönetişimin ve yeşil teknoloji inovasyonunun, çevresel ve sosyal bağlamda belirlenen sürdürülebilir kalkınma hedeflerine etkisinin belirlenmesi hedeflenmiştir. CS-ARDL yönteminin kullanıldığı bu çalışmada analize ait varsayımlar dikkate alınarak; yatay kesit bağımlılığı testi sonrasında ise birim kök testleri, heterojenlik analizi ve eşbütünleşme testleri gerçekleştirilmiştir. Analiz sonuçları, CS-ARDL yöntemi için gerekli koşulları sağlaması üzerine belirlenen modeller için kısa ve uzun vadeli sonuçlar elde edilmiştir. Sonuçlar incelendiğinde, sürdürülebilirliğin çevresel boyutunda, yeşil büyümenin karbon emisyonlarını kısa vadede azalttığı fakat uzun vadede anlamlı bir etkisinin olmadığı belirlenmiştir. Ayrıca yeşil teknolojinin kısa vadede karbon emisyonlarını arttırdığı tespit edilmiştir. Sürdürülebilirliğin sosyal boyutuna ait elde edilen bulgular incelendiğinde ise ekonomik büyümenin, kısa ve uzun dönemde belirli bir yılda istihdam edilen toplam işgücünü pozitif yönde etkilediği gözlemlenmiş diğer değişkenlerin istatistiksel olarak anlamlı bir etkisinin bulunmadığı gerçekleştirilen analiz sonuçlarında ortaya konulmuştur. Bu çalışmada kullanılan değişkenler ile OECD kapsamında literatürde herhangi bir çalışmaya rastlanmamıştır. Bu bağlamda CS-ARDL yöntemi ile gerçekleştirilen bu çalışmanın literatüre önemli katkılar sunması beklenmektedir.
AtıfOpenAlex1TR Dizin1
İncele - MakaleAçık Erişim2025The Effect of the Central Venous Catheter Care Bundle on Intensive Care Unit Infection Level: Prospective Control Group Cohort Study
Özkan, Esra; Kulakaç, Nurşen; Kasap, Reyhan İnce
Objective: This study aims to determine the effectiveness of a care bundle in preventing central venous catheter-associated bloodstream infections in patients treated in the intensive care unit. Material and Methods: A prospective control group cohort study design. Using 105 patients treated in the intensive care unit (ICU)of a state hospital located in northern Türkiye. Following the training provided to physicians and nurses working in the ICU regarding the care bundle, the intervention was implemented on the patients for 1 year, and daily follow-ups were conducted to monitor the development of catheter infections. Data were collected using patient information form and central venous catheter care bundle data. Results: No significant difference was found between the descriptive characteristics of the experimental and control group patients. Throughout the study period, 5 patients in the control group and only 1 patient in the experimental group developed a central venous catheter-associated bloodstream infection. A decrease in the rate of central venous catheter-associated bloodstream infection was identified in the experimental group (p<0.001). Conclusion: The implementation of the care package approach was found to be highly effective in preventing central venous catheter-associated bloodstream infections, so should be adopted as a routine protocol in patients hospitalized in the ICU with a catheter indication.
- MakaleAçık Erişim2025Adaptation of the Friedman Life Balance Scale in Nursing Students into Turkish: Methodological (Validity and Reliability) Study
Tuncer, Metin; Tuncer, Gülsüm Zekiye; Yigit, Tülay Tuğçe
Objective: The aim of this study is to adapt the Friedman Life Balance Scale (FLBS), originally developed in the USA, into Turkish and to examine its validity and reliability for assessing life balance among nursing students. Material and Methods: This methodological study was conducted with a sample of 688 nursing students enrolled in the faculty of nursing between November 2023-February 2024. The data were collected using the Satisfaction with Life Scale (SLS), the Warwick-Edinburgh Mental Well-Being Scale Short Form (WEMWBSF), and the FLBS. Initially developed in English, the 15-item scale comprising 3 sub-dimensions underwent Turkish language and content validity procedures. Results: The factor analysis results of the FLBS indicated that the construct validity was satisfactory. Exploratory factor analysis revealed a 3-factor structure accounting for 55.9% of the total variance. The goodness of fit values (χ2 /df=3.516; Comparative Fit Index=0.953; Normed Fit Index=0.936; Incremental Fit Index=0.954; Tucker-Lewis Index (TLI)=0.931; Root Mean Square Error of Approximation=0.060) of the model obtained with this 3-factor confirmatory factor analysis were good. The internal consistency Cronbach’s alpha score of the FLBS was 0.861. In parallel form reliability of the FLBS, there was a low-level positive relationship between the FLBS and SLS (r=0.348, p<0.001) and a moderate positive relationship between the FLBS and WEMWBS (r=0.594, p<0.001). Conclusion: In this study, the Turkish version of the FLBS is a reliable and valid measurement tool for measuring life balance in nursing students. FLBS is a short and practical scale to measure life balance. It is thought that the FLBS can be used to measure life balance in students and health professionals.
- MakaleAçık Erişim2025Astronomi Eğitimi Amacıyla Geliştirilen Fiziksel Modellerin Yeterliği Hakkındaki Öğretmen Görüşleri
Kalkan, Hüseyin; Semercioğlu, Melike Güzin
Bu makalede, bilim eğitimi alanındaki yeni yönelimlere odaklanılmakta ve Avrupa Birliği'nin bilim eğitimine yönelik tavsiyeleri, sorumlu araştırma ve yenilik vurgusuyla ele alınmaktadır. Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri çerçevesinde eğitimin rolü vurgulanarak, etkileşimli, eyleme dayalı ve öğrenci odaklı pedagojiyle bütünsel öğrenme hedeflenmektedir. Bilim eğitiminde dönüştürücü bir yaklaşımın gerekliliğine odaklanan bu çalışma, geleneksel yöntemlerin eleştirilmesiyle birlikte, belirsizlikle başa çıkma ve sorumluluk alabilme becerilerini geliştirecek uygulanabilir bilim eğitimini vurgulanmaktadır. Çalışma kapsamında astronomi kavramlarının öğrenimi için geliştirilen ekonomik, ulaşılabilir ve anlaşılır fiziksel modellerin etkililiğini değerlendirmek amacıyla öğretmen görüşlerine odaklanmaktadır. Bu amaçla, temel astronomi kavramlarının öğretiminde kullanılması amacıyla geliştirilen fiziksel modeller, bu kavramların öğrenimindeki zorlukların temel nedenlerini inceleyerek olası çözümleri geliştirmeyi hedeflemektedir. “Birim Yüzeye Düşen Enerji Miktarının Değişimi ve dolayısıyla mevsimlerin oluşumu”, “Tutulmaların doğası, “Ay’ın evrelerinin fiziksel nedenleri” ayrı ayrı irdelenmiş, fiziksel modeller geliştirilerek katılımcılara uygulanmış ve veriler toplanmıştır. Araştırma TÜBİTAK projesi kapsamında Türkiye genelinden başvuran öğretmenler arasından seçilen 29 katılımcı ile gerçekleştirilmiştir. Öğretmenlerden elde edilen verilerin NVIVO paket programı ile içerik analizi yapılmıştır. Verilerin analizi sonucunda anlamlı öğretiminde modellerin güçlü bir etkiye sahip olduğu belirlenmiştir. Elde edilen sonuçlar, literatür karşılaştırması yapılarak ayrıntılı bir şekilde değerlendirilmiştir. Bu makale, bilim eğitimindeki yeni yönelimlere ve öğrenme süreçlerinde modellerin rolüne dair önemli bir katkı sunmaktadır.
- MakaleAçık Erişim2025Öğretmen Adaylarının Eğitim 4.0 Yeterliliklerinin Belirlenmesi ve Öğrenme Sürecindeki Kullanım Durumunun İncelenmesi
Güntepe, Ebru Turan; Aydın, Şenay
Bu araştırmada öğretmen adaylarının Eğitim 4.0’a yönelik yeterliliklerini belirlemek ve öğrenme sürecinde bilgi ve kullanım durumlarını ortaya koymak amaçlanmaktadır. Araştırma, yakınsayan paralel desen çerçevesinde gerçekleştirilmiş, nicel kısımda 270 ve nitel bölümde 17 öğretmen adayı ile yürütülmüştür. Veriler toplanırken Eğitim 4.0 yeterlilik belirleme ölçeği ve yarı yapılandırılmış mülakat formu kullanılmıştır. Eğitim 4.0 yeterlilik ölçeğinden elde edilen veriler ortalama ve standart sapma hesaplamaları ile, cinsiyet ve pedagojik pedagojik formasyon alma şekillerine ilişkin veriler bağımsız değişkenler t testi ile analiz edilmiştir. Mülakat formundan elde edilen verilerin analizinde içerik analizi yöntemi kullanılmıştır. Öğretmen adaylarının ölçekten aldıkları ortalama puanlardan “dijital teknolojilere hakimiyet” ve “sürece aktif katılım” durumları daha yüksek bir ortalamaya sahipken, “bilgi yönetimi” faktörü düşük ortalamaya sahiptir. Bilgi yönetimi alt faktöründe erkek öğrencilerle kadın öğrenciler arasında erkek öğrencilerin lehinde anlamlı bir farklılık olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca öğretmen adaylarının öğrenme sürecinde yapay zekâ ve mobil teknolojileri oldukça sık kullandığı belirlenmiştir.
- MakaleAçık Erişim2025Azerbaycan’da sovyet yönetiminin kurulması ve meydana gelen ayaklanmalar (1920)
Demirli, Eray
Azerbaycan’ın Nisan 1920’de Bolşevikler tarafından ele geçirilmesiyle Azerbaycan Demokratik Cumhuriyeti’ne (ADC) son verildi. Bu tarihten itibaren Azerbaycan’da pek çok alanı kapsayan Sovyetleştirme politikalarını uygulamaya yönelik adımlar atıldı. İdari, askeri, yargı ve sosyo-ekonomik gibi farklı sahalarda önemli dönüşümler gerçekleşti. Özel mülkiyet kaldırıldı. Bir çok kurum kamulaştırıldı. Ulusal ordu tasfiye edildi. ADC döneminde varolan yargı kurumları ortadan kaldırılarak halk mahkemeleri kuruldu. Hatta bu mahkemelerde daha önce Azerbaycan’da iktidar olan yönetimlerin kanunlarına atıf yapılması dahi yasaklandı. Azerbaycan’ın pek çok yerinde Sovyet idari birimleri kuruldu. Dolayısıyla Azerbaycan’ın Sovyet hakimiyetine girmesiyle birlikte ülkede hızlı bir biçimde Sovyetleştirme politikaları uygulanmaya başlandı. Ancak bu politikaların hayata geçirilmesi halk üzerinde rahatsızlık yarattı. Çünkü Sovyetler tarafından alınan kararlarda ve hayata geçirilen uygulamalarda, toplumun yapısı dikkate alınmadı. Bununla birlikte Sovyet yönetiminin halka yönelik baskı uygulamaları ve Kızıl Ordu’nun sert ve keyfi davranışları da toplumun tepkisine yol açtı. Diğer yandan Sovyet yönetimi ve Ermenistan temsilcileri arasında Azerbaycan’daki bazı toprakların tartışmalı olduğuna dair fikir birliği içinde bulunmaları da halkta memnuniyetsizlik yarattı. Bütün bu gelişmeler, 1920’li yıllarda Azerbaycan’ın bir çok yerinde Sovyet karşıtı ayaklanmaların çıkmasına sebep oldu. Meydana gelen bazı ayaklanmalarda isyancılar, yer yer başarı sağlasa da Kızıl Ordu birlikleri isyanları sert bir biçimde bastırdı. Ayaklanmalar sırasında ve daha sonra Sovyet askeri birlikleri ve ceza organları tarafından binlerce kişi öldürüldü. Dolayısıyla Azerbaycan’da Sovyet hakimiyetinin başlamasıyla birlikte hayata geçirilen uygulamalar sonrasında meydana gelen ayaklanmaların sonucu Azerbaycan için adeta bir yıkım oldu. Çalışmada; Sovyet yönetiminin Azerbaycan’da hayata geçirdiği önemli uygulamalar incelenmiş olup Azerbaycan’ın Sovyetleştirilme süreci açıklanmaya çalışılmıştır. Bunun yanında Azerbaycan’da Sovyet hakimiyetinin tesis edilmeye başlanmasıyla toplumun duyduğu rahatsızlık ifade edilmiş ve Sovyet karşıtı ayaklanmaların çıkış sebepleri üzerinde durulmuştur. Bunlarla birlikte 1920’de Azerbaycan’ın farklı bölgelerinde meydana gelen Sovyet karşıtı bazı önemli ayaklanmalar anlatılarak sonuçlarına değinilmiştir.
- MakaleAçık Erişim2025Evaluation of Adolescents’ Perceptions of Family in Child Sexual Abuse Cases Reported to Forensic Authorities: A Qualitative Study
Uzun, Sevda; Bayrak, Nurten Gülsüm
Objective: This study aimed to evaluate the family perceptions of adolescents in cases of child sexual abuse reported to judicial authorities. Material and Methods: In this qualitative investigation, semi-structured, in-depth interviews were conducted with 15 children who were exposed to qualified sexual abuse and lived in a northern Turkish city. The criterion sampling method, a purposive sampling technique, was used to select study participants. Interviews were carried out until data saturation was achieved. All interviews were meticulously recorded and subsequently transcribed verbatim. Thematic analysis was employed to interpret the data. The Consolidated Criteria for Reporting Qualitative Research checklist guidelines were adhered to throughout the study. Results: In the analysis of the data, three overarching categories (reflections on family relationships, sexual abuse and relationships with family, and situations in the family that are desired to change or improve) and eight sub-themes (mother, father, siblings, directly or indirectly, cognitive dimension, emotional dimension and behavioral dimension) were obtained. Conclusion: In this study, it was found that the outcomes related to family dynamics of adolescents who were victims of sexual abuse are very important for healthy mental development. In this context, early detection of negativities related to family dynamics and identification of risky families are very important.
- MakaleAçık Erişim2025Kardiyak Cerrahi Geçiren Hastaların Yaşadığı Psikososyal Sorunlar ve Yaşam Deneyimleri: Nitel Çalışma
Uzun, Sevda; Atasayar, Belgin Şen; Emirza, Elif Güzide
Amaç: Bu araştırmanın amacı, kardiyak cerrahi geçiren hastaların yaşadıkları psikososyal sorunlar ve yaşam deneyimlerini fenomenolojik bir yaklaşımla değerlendirmektir. Gereç ve Yöntemler: Bu çalışmada, nitel araştırma yöntemi kullanılmıştır. Araştırma, Türkiye’nin kuzeyinde yer alan bir ildeki kardiyak cerrahi geçirmiş ve taburcu olmuş 15 hastayla yüz yüze yürütülmüştür. Veriler, yarı yapılandırılmış derinlemesine görüşmelerle elde edilmiştir. Örneklem seçiminde, amaçlı örnekleme yöntemi tercih edilmiştir. Görüşmeler, veri doygunluğu sağlanana kadar sürdürülmüştür. Elde edilen veriler, tematik analiz yöntemiyle analiz edilmiştir. Araştırma süreci ve raporlaması, Nitel Araştırma Raporlama için Konsolide Kriterler kontrol listesi doğrultusunda gerçekleştirilmiştir. Bulgular: Verilerin analizinde, “açık kalp cerrahisi operasyonunun etkileri” ve “açık kalp cerrahisi sonrası iş yaşamı ile günlük yaşam aktivitelerine adaptasyon” olmak üzere 2 ana tema bulunmuştur. Ayrıca 8 alt tema (duygusal, fiziksel, sosyal, beslenme, aile hayatı, sosyal yaşam, iş yaşamı ve hastalık/sağlık) saptanmıştır. Katılımcılardan alınan ifadelere göre belirlenen bu temalar doğrultusunda bulgular yorumlanmıştır. Sonuç: Bu çalışmada, kardiyak cerrahi sonrası hastaların yaşam tarzlarında meydana gelen değişimlerin anksiyete, stresle baş etmede zorluk, yorgunluk, uyku sorunları, beslenme problemleri, günlük yaşamda başkalarına bağımlı olma, aile içindeki rollerin değişmesi ile sosyal ve iş yaşamında çeşitli zorluklara yol açtığı görülmüştür. Bu durumların, hastaların günlük yaşamlarına geri dönmelerini geciktirdiği ve uyum süreçlerini zorlaştırdığı belirlenmiştir. Bu nedenle kardiyak cerrahi geçiren hastaların yalnızca fiziksel değil, psikososyal yönden de desteklenmeleri büyük önem taşımaktadır.
- MakaleAçık Erişim2025The Hafsa Sultan Waqf in the Early Seventeenth Century According to Accounting Books (1603-1635)
Karademir, Aysenur
This study focuses on the Manisa waqf of Hafsa Sultan, the mother of Sultan Süleyman the Magnificent. The waqf included charitable institutions and revenue sources from various locations, particularly Urla and Manisa. The aim of this study is to evaluate the economic and financial aspects of the waqf based on accounting registers from the years 1603–1635, a period marked by various rebellions in the region. According to the accounting data, the waqf paid salaries to approximately 200 personnel, making it a prominent employment institution in Manisa. Additionally, the expenditures of the imaret (soup kitchen), which exceeded half a million akçes in the early 17th century, can be interpreted as indirectly supporting the regional economy. The study concludes that the waqf experienced cash shortages and navigated the period through financial measures. Following the sudden rise in food prices in 1604, kitchen expenses were significantly reduced. Nonetheless, the waqf managed to maintain its operations and, for the most part, made salaries and various payments on time.
- MakaleYalnız künye2025Parasal politikaların türk bankacılık sektörünün sistemik riskleri ile olan ilişkisi: gmm-pvar yöntemi
Akyol, Hikmet; Ağırkaya, Melahat Batu
Bu araştırma parasal politikaların bankacılık sektörü sistemik riskleri üzerindeki etkilerini ele almıştır. Bu kapsamda Türk bankacılık sektöründe faaliyet gösteren on bankanın 2012:01-2023:06 arasını kapsayan dönemi Genelleştirilmiş Momentler panel vektör oto-regresyon (GMM-PVAR) modeli kullanılarak tahmin edilmiştir. GMM-PVAR tahmini sonuçları, bankacılık sektöründeki sistemik risklerin kendi gecikme değerlerinden ve para arzının bir gecikmeli değerinden pozitif yönlü etkilendiğini göstermiştir. Ayrıca sanayi üretim endeksinin iki gecikmeli değerinin sistemik riskler üzerindeki etkisi pozitiftir. Buna karşın para arzının iki gecikmeli, sanayi üretim endeksi ve döviz kurlarının bir gecikmeli değerlerinin sistemik risk endeksi üzerindeki etkileri negatif yönlü bulunmuştur. Araştırmada değişkenler arasındaki nedensellik ilişkisi PVAR-Granger nedensellik testi kullanılarak analiz edilmiştir. Analiz sonuçları sistemik risk endeksiyle açıklayıcı değişkenler arasında çift yönlü nedensellik ilişkisi bulunduğunu ortaya koymuştur. Bunun yanında parasal genişleme ile sanayi üretim endeksi ve döviz kurları arasında çift yönlü nedensellik tespit edilmiştir. Bulgular döviz kurlarından sanayi üretim endeksine doğru tek yönlü nedensellik olduğunu göstermiştir.
- MakaleAçık Erişim2026Endüstriyel/Madensel Atıklardan Elde Edilen Geopolimer Bileşenler Üzerinde Taguchi Metodu Yardımıyla Farklı Üretim Parametrelerinin Etkisinin Belirlenmesi
Çavdar, Özlem; Aksüt, Yavuz Selim; Temizer, Hülya
Çimento üretimi kaynaklı CO2 sera gazının ve diğer kirleticilerin başta iklim değişikliği ve küresel ısınma olmak üzere, çevre ve insan sağlığını tehdit ettiği bilinmektedir. Bu çalışmada, geopolimer kompozit harçlar üzerinde farklı üretim parametrelerinin etkisi incelenmiştir. Ana bağlayıcılar olarak yüksek fırın cürufu ve uçucu kül içeren geopolimer yapılara ek olarak endüstriyel ve madensel katkı maddeleri ilave edilmiştir. Bağlayıcılar üzerinde kür sıcaklığı, kür süresi ve endüstriyel /madensel atıklar gibi birçok parametrenin etkisi araştırılmıştır. Bu kapsamda Taguchi metodu kullanılarak 3 farklı seviye ve 6 farklı parametre ile L27 (36) ortogonal matris oluşturulmuştur. Çalışmada, üç farklı molar oranı (8M,10M,12M) olmak üzere sodyum hidroksit çözeltisi ile sodyum silikat kullanılmıştır. 56 gün atmosferik kür uygulanan numunelere ANOVA analizleri de yapılmıştır. Taguchi ve ANOVA istatistiksel sonuçlarına göre, geopolimer numuneler üzerinde en etkili parametrenin kür sıcaklığı olduğu belirlenmiştir. ‘En büyük en iyidir’ kriteri sonuçlarına göre hazırlanan sinyal/gürültü (S/N) oranı verilerinden en etkin sıcaklığın 75⁰C olduğu anlaşılmaktadır.
- MakaleAçık Erişim2026Navigating Ethnic Issues on Clubhouse: Digital Experiences of Autochthon Turks in Iran
Dinç, Artum
This research investigates how issues related to ethnic politics in Iran are articulated by Turkish civil activists on the digital platform Clubhouse. It specifically examines: (1) The thematic categories under which these issues are raised; (2) The discursive dynamics shaping their discussion; (2) The organization and moderation of the chatrooms; and (4) The profiles of the participants. Employing a cultural sociology approach, the study analyzes how Clubhouse chat rooms –characterized by real-time verbal interaction– operate as emerging virtual public spaces for articulating ethnic grievances. It further explores whether these spaces facilitate the sharing of collective memory, the production of counter-hegemonic identity discourses, and the enactment of digital solidarity practices. The research ultimately aims to offer a descriptive analysis of the thematic content, discursive dynamics, organizational modalities, and participant profiles within this context of digital activism. A qualitative research method was employed in this study. Data were collected through participant observation by directly engaging in relevant Clubhouse chat rooms between 28 March and 1 May 2025. The data were subsequently categorized using conversation analysis. In accordance with the study’s objectives and research questions, the findings were organized and interpreted under four thematic headings: (1) Topics raised; (2) Discursive dynamics; (3) Organization and moderation of the chatrooms; and (4) Participant profiles. In the conclusion, the findings were evaluated through the conceptual lens of network power, networking power, networked power, and network-making power, as developed by Manuel Castells in his Network Theory of Power. The analysis also considered whether interactions on Clubhouse contribute to addressing issues stemming from ethnic politics in Iran. Furthermore, recommendations were proposed to enhance the effectiveness, inclusivity, sustainability, and solution-oriented nature of these virtual engagements. Overall, the study offers an original sociological framework for understanding the ethno-cultural activism of autochthon Turks in Iran within the virtual public space.
AtıfOpenAlex1
İncele - MakaleAçık Erişim2026Üniversite Öğrencilerinin Hayvan Hakları ve Sokak Hayvanlarına İlişkin Tutumlarının Sosyal Hizmet Perspektifinden İncelenmesi
Hatipoglu, Ertugrul; Yücel, Ibrahım
Bu çalışmada, üniversite öğrencilerinin hayvan haklarına yönelik tutumlarının çeşitli demografik değişkenler açısından incelenmesi ve sokak hayvanları sorununa ilişkin görüşlerinin sosyal hizmet perspektifinden ele alınması amaçlanmıştır. Araştırmada nicel yöntem ve genel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini, Türkiye’nin 19 farklı ilindeki ön lisans, lisans ve lisansüstü öğrenim düzeyindeki 493 üniversite öğrencisi oluşturmuştur. Katılımcıların belirlenmesinde basit rastgele örnekleme tekniği kullanılmıştır. Araştırmanın verileri Sosyodemografik Bilgi Formu ile Hayvan Haklarına İlişkin Tutum Ölçeği kullanılarak toplanmış ve elde edilen veriler SPSS aracılığıyla analiz edilmiştir. Araştırmada, cinsiyet ve düzenli olarak sokak hayvanlarını besleme ile hayvan haklarına yönelik tutum arasında anlamlı bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Bununla birlikte, üniversite öğrencilerinin hayvanların refahı konusunda yürütülen kamu hizmetlerini yetersiz bulduğu, hayvanların tamamen toplanıp barınaklara götürülmesi veya uyutularak öldürülmesi gibi alternatif yöntemleri onaylamadığı belirlenmiştir. Araştırma sonuçları, hayvan hakları ve refahına yönelik mevcut uygulamaların yetersizliğini ortaya koymuştur. Katılımcı bir anlayışla belirlenecek kapsamlı ve sürdürülebilir politikaların hayvanların refahına katkı sağlayacağı düşünülmektedir.
- MakaleYalnız künye2026Ahlat ilçesinin jeoturizm potansiyelinin araştırılması: GAM ve A’ WOT yönteminin uygulanması
Ozçelebı, Muhammed Akıf; Kara, Melisa
Bu çalışma, Ahlat yöresinin jeoturizm potansiyelini ortaya koymak ve bu doğrultuda turizm sektörünün geliştirilmesi ile sürdürülebilirliğinin sağlanmasına yönelik stratejiler önermek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Bu hedefe ulaşmak için Jeosit Değerlendirme Modeli (GAM), A’WOT ve TOWS teknikleri kullanılmıştır. İlk aşamada GAM modeli uygulanmış ve bu modelden elde edilen veriler matris diyagramı üzerinde gösterilerek jeosit ve jeomorfositlerin potansiyel seviyeleri belirlenmiştir. Bu doğrultuda Nemrut Gölü dışındaki jeosit ve jeomorfositlerin matrisin orta bölümünde konumlandığı ve hem ana hem de ek değerler bakımından orta düzeyde bir potansiyele sahip oldukları belirlenmiştir. Ardından, A’WOT analizi uygulanarak Ahlat yöresindeki jeosit ve jeomorfosit alanların ve çevresinin güçlü ve zayıf yönleri ile fırsat ve tehditleri ortaya çıkarılmış, elde edilen nitel veriler Analitik Hiyerarşi Prosesi tekniği ile nicelleştirilerek önem sırasına göre önceliklendirilmiştir. Son olarak TOWS tekniğinden yararlanılmış ve Ahlat’ın, eşsiz jeolojik ve kültürel mirasını korumaya ve bir turizm destinasyonu olarak cazibesini artırmaya yönelik stratejiler belirlenmiştir.
- MakaleAçık Erişim2026Tüketim ve Haz İdeolojisinin Söylemsel İnşasında Karşıtlıkların Rolü: Magnum Metaverse Reklamının Göstergebilimsel Analizi
Çalışır, Gülsüm; Aksoy, Fatih; Kılıç, Tuğçe Aydoğan
Bu çalışma, dijitalleşme bağlamında Magnum’un “#NotAvailableInTheMetaverse” sloganlı reklam filmi örneği üzerinden metaverse karşıtlığı aracılığıyla tüketim, haz ve gerçeklik söylemlerinin nasıl anlamlandırıldığını ortaya koymayı amaçlamaktadır. Markaların iletişim stratejileri içinde önemli bir yere sahip olan reklamlar, yalnızca ürün tanıtımı değil; aynı zamanda kültürel ve ideolojik söylemler de içeren çok katmanlı anlatılar olarak değerlendirilmektedir. Çalışmanın örneklemini metaverse evrenine yönelik mesafeli bir temsil üreten Magnum’un “#NotAvailableInTheMetaverse” sloganını taşıyan reklam filmi oluşturmaktadır. Magnum’un metaverse’e karşı mesafeli bir yaklaşım sergilemesi, çalışmanın özgünlüğünü güçlendirmektedir. Sanal ve gerçek dünya arasındaki ideolojik karşıtlık, Roland Barthes’ın göstergebilimsel çözümleme yöntemiyle değerlendirilmiş, reklam filminin seçili sahneleri düz anlam (denotasyon), yan anlam (konotasyon) ve mit düzlemleri temelinde çözümlenmiştir. Analiz sonucunda metaverse evreninin soğuk, temassız ve simüle edilmiş bir gerçeklik olarak sunulduğu buna karşılık fiziksel dünyanın sıcak, duygusal ve otantik bir deneyim alanı olarak konumlandırıldığı görülmüştür. Haz eksenli marka kimliğini koruyan Magnum’un dijital dünyayı tamamen dışlamadığı fakat gerçek Magnum deneyiminin yalnızca fiziksel dünyada yaşanabileceğini vurguladığı tespit edilmiştir. Bu durum, markanın metaverse’e yönelik söylemsel konumlanışını ve fiziksel gerçekliği ayrıcalıklı kılan simgesel üstünlüğü gözler önüne sermektedir. Bu bağlamda metaverse evrenine yönelik kurulan karşıtlık, bağımsız bir teknoloji eleştirisinden ziyade, fiziksel deneyimi belirli bir tüketim nesnesi etrafında anlamlandıran ve tüketim ideolojisini yeniden üreten bir söylem stratejisi olarak değerlendirilmektedir. Sonuç olarak bu çalışma, reklamların yalnızca ekonomik değil aynı zamanda kültürel ve ideolojik temsiller sunduğunu; görsel kültürün mit üretme kapasitesi aracılığıyla bireyleri belirli yaşam biçimlerine yönlendirdiğini ortaya koymaktadır.
- MakaleAçık Erişim2026Teknolojik İlerlemecilik Bağlamında Kültür Emperyalizmi’nin Marvel Sineması Özelinde İncelenmesi
Karaman, Esra Dudu; Aykaç, Malik
Kitle iletişim araçları içerisinde global olarak nitelendirilebilecek olan sinemanın kültür emperyalizmi oluşturacak biçimde şekillendirilmesi, dünya üzerinde egemen olan ideoloji ve kültürün yayılmasına yol açabilmektedir. I. Dünya savaşı sonrasında sinemayı Hollywood adı altında endüstrileştiren Amerika, kendi kültürünü dünyaya yaymakta önemli bir yere sahiptir. Kurduğu sinema endüstrisinin yanı sıra film içerisinde kullanılan klasik anlatı, karakter yapısı vb. birçok parametre Amerika’yı yüce bir konuma yerleştirecek biçimde ele alınmakta dır. Ameri- ka’nın himayesinde bulunan küresel medya şirketleri; Amerika’nın düşünce, kültür ve değerlerini destekleyecek biçimde filmler içerisinde konumlandırılmaktadır. Bu durum Amerika dışındaki ülkelerin kültür ve değerlerini korumasını engellemesinin yanı s ıra Amerika kültürüne özendirdiği görüşünü de ön plan çıkarmaktadır. Çalışma-da, Hollywood Sineması’nın bünyesinde var olan Marvel Studios’un yapımcılığını yapmış olduğu doğa üstü filmle-rin, dünya genelinde egemen olan düşünceyi ve Amerika’nın kendi kültü rünü yaymasındaki rolü araştırmanın temel problemini oluşturmaktadır. Çalışmada Marvel filmlerinin göstergebilimsel analizi yapılarak, batı kültürü -nün filmler özelinde nasıl kodlanarak başka ülkelere sunulduğu analiz edilmiştir. Çalışmada Marvel sinematik evreninde yer alan karakterlerin; milli duyguları yüksek, iyi kalpli, üstün teknolojiye sahip ve küresel tehditler karşısında nihai kararları alabilen figürler olara k sunulmakta olduğu, bu temsiller Batı’nın, özellikle Amerika’nın ideolojik üstünlüğünü ve evrensel kurtarıcılık rolünü meşrulaştıran bir anlatı yapısına hizmet ettiği görülmektedir.
- MakaleAçık Erişim2026Türkiye’de Yayınlanan Elektrikli Otomobil Yeşil Reklamlarının İçerik Analizi: MECCAS Modeli Temelli Bir Yaklaşım
Aksoy, Fatih
Bu çalışma, Türkiye’deki elektrikli otomobil yeşil reklamlarını Meccas modeli çerçevesinde incelemektedir. Araştırma, markaların “yeşil” mesajlarını nasıl kurguladığını, iletilerin hangi stratejilere dayandığını ve “yeşillik” düzeylerinin ne olduğunu belirlemeyi amaçlamaktadır. Araştırma kapsamında, 2021-2025 yılları arasında TOGG, MG, SsangYong, BYD, Peugeot, Hyundai, Mercedes, Kia, BMW ve Volvo markalarının YouTube kanalında yayınlanan yeşil reklamları içerik analizi yöntemiyle incelenmiştir. Bulgular, reklamlarda yeşil reklam stratejilerinin ağırlıklı olarak “çevresel iddia” ve “yürütme çerçevesi” unsurları üzerinden kurgulandığını göstermektedir. Tüketiciye sunulan faydalar çoğunlukla psikolojik ve duygusal boyutta şekillenmiş, fonksiyonel faydalar ikinci planda kalmıştır. Kaldıraç noktalarında duygusal, ahlaki ve zeitgeist (çağın/ zamanın ruhu) temelli yaklaşımlar öne çıkarken, itici güç olarak “gezegenin korunması” ve “gelecek nesiller” vurgulanmıştır. MECCAS modeline göre, TOGG, Volvo, BMW ve Hyundai “yeşil”; BYD, Mercedes, Peugeot, MG ve Kia “açık yeşil”; SsangYong ise “yeşil kahverengi” düzeyinde yer almıştır. Türkiye’deki elektrikli otomobil yeşil reklamlarının genellikle estetik düzeyde çevreci mesajlar sunduğu, teknik ve bilgi temelli çevreci unsurların ise sınırlı kaldığı belirlenmiştir. Reklamların bütüncül bir yeşil reklam stratejisinden ziyade imaj oluşturma odaklı olduğu tespit edilmiştir.
