Yazarlar

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2026
    Seçmeli spor dersleri alan üniversite öğrencilerinin spora bağlılıklarının sportif yaşam doyumlarına etkisinin incelenmesi: Karadeniz Teknik Üniversitesi örneği

    İbrahim İskender

    Bu araştırmanın amacı, Karadeniz Teknik Üniversitesi seçmeli ders havuzunda yer alan spor bilimleri alanındaki dersleri seçen üniversite öğrencilerinin spora bağlılıkları ile sportif yaşam doyumları arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Araştırmada nicel araştırma yaklaşımlarından ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Veri toplama aracı olarak araştırmacı tarafından oluşturulan Kişisel Bilgi Formu, Guillén ve Martínez-Alvarado (2014) tarafından geliştirilen ve Kayhan vd. (2020) tarafından Türkçeye uyarlanan Spora Bağlılık Ölçeği ile Diener vd. (1985) tarafından geliştirilen Yaşam Doyumu Ölçeği temel alınarak Mangan (2018) tarafından spor bağlamına uyarlanan ve Somoğlu ile Cihan (2022) tarafından Türkçeye uyarlanan Sportif Yaşam Doyumu Ölçeği kullanılmıştır. Elde edilen veriler SPSS (26. Versiyon) paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Verilerin analizinde bağımsız örneklem t-testi, ANOVA ve pearson kolerasyon analizi uygulanmıştır. Araştırma sonucunda katılımcıların spora bağlılık puanlarının cinsiyet, spor yapma durumu ve öğrenim görülen sınıf düzeyi değişkenlerine göre farklılık gösterdiği, ayrıca spor yaşı ile pozitif yönlü ilişki bulunduğu belirlenmiştir. Sportif yaşam doyumuna ilişkin bulgularda ise cinsiyet, spor yapma durumu ve öğrenim görülen sınıf düzeyi değişkenlerine göre farklılık olduğu, yaş ve spor yaşı ile pozitif yönlü ilişkiler bulunduğu tespit edilmiştir. Ayrıca spora bağlılık ölçeği alt boyutları ve toplam puanları ile sportif yaşam doyumu ölçeği toplam puanı arasında pozitif yönlü ilişki olduğu belirlenmiştir. Sonuç olarak, seçmeli spor derslerini alan üniversite öğrencilerinin spora bağlılıkları ile sportif yaşam doyumları arasında anlamlı bir ilişki olduğu saptanmıştır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2026
    Ortaokul öğrencilerinin beden eğitimi dersine yönelik yatkınlıkları, öz düzenleme becerileri ve öğretmen geri bildiriminin arasındaki ilişkilerin incelenmesi

    Emine İşbilir

    Bu araştırmanın amacı, ortaokul öğrencilerinin beden eğitimi dersine yönelik yatkınlıkları ile algıladıkları öz düzenleme becerileri ve öğretmen geri bildirimleri arasındaki ilişkileri incelemektir. Nicel araştırma yaklaşımına dayalı ilişkisel tarama modeliyle yürütülen çalışma, 2024–2025 eğitim-öğretim yılında Gümüşhane ilindeki Millî Eğitim Bakanlığına bağlı beş ortaokulda öğrenim gören 373’ü kız ve 385’i erkek olmak üzere toplam 758 öğrenciden oluşmaktadır. Veri toplama sürecinde Kişisel Bilgi Formu, Beden Eğitimi Yatkınlık Ölçeği (BEYÖ), Algılanan Öz Düzenleme Ölçeği (AÖDÖ) ve Algılanan Öğretmen Geri Bildirim Ölçeği (AÖGBÖ) kullanılmış; analizlerde betimsel istatistikler, bağımsız örneklemler için t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA), Pearson korelasyon katsayısı ve çoklu regresyon yöntemlerinden yararlanılmıştır. Araştırma bulguları, öğrencilerin beden eğitimi yatkınlığı, algılanan öz düzenleme ve öğretmen geri bildirim düzeylerinin genel olarak orta ve üzeri düzeyde olduğunu göstermiştir. Algılanan öz düzenleme becerisinin beden eğitimi yatkınlığının anlamlı bir yordayıcısı olduğu belirlenmiştir. Öğretmen geri bildirimleri açısından özellikle performans bilgisi ve pozitif geri bildirim boyutlarının hem beden eğitimi yatkınlığı hem de öz düzenleme üzerinde olumlu etkiler yarattığı; buna karşın negatif sözel olmayan geri bildirimin beden eğitimi yatkınlığını olumsuz yönde etkilediği saptanmıştır. Bunun yanında sporla aktif biçimde ilişkili olan öğrencilerin-okul spor takımlarında yer alma, kulüplerde lisanslı spor yapma veya ailede spor geçmişine sahip olma-beden eğitimi yatkınlığı ve öz düzenleme düzeylerinin anlamlı biçimde daha yüksek olduğu görülmüştür. Elde edilen sonuçlar, beden eğitimi ve spor ortamlarında yapılandırılmış öğretmen geri bildiriminin ve öz düzenleme becerilerinin öğrenci gelişimini desteklemede kritik bir rol oynadığını ortaya koymaktadır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2026
    Sporcularda ruminatif düşünce ve spora özgü kaygı düzeylerinin incelenmesi

    İbrahim Dönmez

    Bu araştırmanın amacı, sporcularda müsabaka süreçlerinde ortaya çıkan ruminatif düşünce biçimleri ile spora özgü kaygı düzeyleri (somatik kaygı, endişe ve konsantrasyon bozukluğu) arasındaki ilişkinin betimsel ve ilişkisel bir yaklaşımla incelenmesidir. Çalışma, yüksek performans beklentisinin sporcuların bilişsel süreçleri üzerindeki etkilerini belirlemeyi ve psikolojik hazırlık stratejilerine katkı sağlamayı amaçlamaktadır. Araştırmanın örneklemini, farklı spor branşlarında faaliyet gösteren 168 erkek ve 175 kadın olmak üzere toplam 343 sporcu oluşturmaktadır. Veri toplama aracı olarak Spor Müsabakası Ruminasyon Ölçeği ile Sporcu Kaygı Ölçeği-2 kullanılmıştır. Veriler; tanımlayıcı istatistikler, Doğrulayıcı Faktör Analizi (DFA), bağımsız örneklem t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA) ve basit doğrusal regresyon analizi ile değerlendirilmiştir. Bulgular, müsabaka ruminasyonunun endişe, konsantrasyon bozukluğu ve somatik kaygı üzerinde anlamlı ve yordayıcı bir etkiye sahip olduğunu göstermektedir. Cinsiyet açısından ruminasyon düzeyleri benzer bulunurken, kadın sporcuların somatik kaygı ve konsantrasyon bozukluğu puanlarının erkek sporculara göre anlamlı düzeyde yüksek olduğu belirlenmiştir. Spor deneyimi arttıkça kaygı yönetimi ve odaklanma becerilerinin geliştiği, eğitim düzeyi yükseldikçe ise kaygı puanlarının arttığı saptanmıştır. Ayrıca aile desteği alan sporcuların kaygı düzeylerinin daha düşük olması, sosyal desteğin koruyucu rolünü ortaya koymaktadır. Sonuç olarak, müsabaka sonrası olumsuz deneyimlere ilişkin ruminatif düşüncelerin gelecekteki performans kaygısını artırdığı belirlenmiş; bu doğrultuda ruminasyonu azaltmaya yönelik psikolojik müdahale programları ile aile destek mekanizmalarının güçlendirilmesi önerilmektedir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2026
    Ortaöğretim öğrencilerinin spor değişkenine açışından telefon bağımlılığı ve sosyal kaygı düzeylerinin incelenmesi

    Mehmetali Küçükosman

    Bu araştırma, ortaöğretim öğrencilerinin akıllı telefon bağımlılığı ve sosyal kaygı düzeylerini farklı değişkenler açısından detaylı bir şekilde incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırmanın örneklemi 268’i kadın (%53,6), 232’i erkek (%46,4) olmak üzere, toplamda 500 öğrenciden oluşmaktadır. Araştırmanın veri toplama araçları; araştırmacı tarafından geliştirilen kişisel bilgi formu, Şata ve Karip (2017) tarafından Türkçe uyarlaması yapılan Akıllı Telefon Bağımlılığı Ölçeği ve Aydın ve Sütçü (2007) tarafından Türkçe uyarlaması yapılan “Ergenler için Sosyal Kaygı Ölçeği” kullanılmıştır. Elde edilen veriler SPSS paket programı aracılığıyla analiz edilmiştir. Verilerin normal dağılım gösterdiği belirlenmiş olup, analizlerde betimsel istatistiklerin yanı sıra, ikili karşılaştırmalar için Bağımsız Örneklem T-Testi, ikiden fazla grubun karşılaştırılması için Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) ve değişkenler arası ilişkinin tespiti için Pearson Korelasyon analizi kullanılmıştır. Araştırma bulgularına kadın öğrencilerin akıllı telefon bağımlılığı ve GDSK puanlarının erkek öğrencilere kıyasla istatistiksel olarak anlamlı düzeyde daha yüksek olduğu saptanmıştır (p<0,05). Çalışmanın temel değişkenlerinden biri olan spor yapma durumu incelendiğinde, lisanslı olarak spor yapan öğrencilerin akıllı telefon bağımlılığı düzeylerinin spor yapmayan akranlarına göre anlamlı biçimde daha düşük olduğu görülmüştür (p<0,05). Korelasyon analizleri ise akıllı telefon bağımlılığı ile sosyal kaygı toplam puanı ve alt boyutları arasında pozitif yönlü ve anlamlı ilişkiler bulunduğunu göstermiştir (p<0,05). Sonuç olarak, spor yapmanın ergenlerde sosyal kaygı düzeylerinin azaltılmasında koruyucu bir faktör olduğunu; buna karşılık akıllı telefon bağımlılığının spor değişkeninden bağımsız biçimde sosyal kaygı ile eşzamanlı ve güçlendirici bir ilişki içinde olduğunu ortaya koymaktadır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2026
    Amatör futbolcuların sosyal medya kullanımı ve boş zaman davranışları arasındaki ilişkinin incelenmesi

    Emirhan Aksoy

    Bu araştırmanın amacı, amatör futbolcuların sosyal medya kullanım davranışları ile boş zaman davranışları arasındaki ilişkiyi incelemek ve sosyal medya kullanım davranışlarının çeşitli demografik, sportif ve bireysel değişkenler açısından farklılaşıp farklılaşmadığını belirlemektir. Araştırmanın kuramsal çerçevesinde spor kavramı ve tarihsel gelişimi, sosyal medya kavramı, sosyal medya uygulamaları, spor ve sosyal medya ilişkisi ile serbest zaman ve boş zaman kavramları ele alınmıştır. Ayrıca dijitalleşme sürecinin sporcuların boş zaman davranışları üzerindeki etkileri değerlendirilmiştir. Araştırmada nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modeli kullanılmıştır. Araştırmanın örneklemini, farklı lig seviyelerinde aktif olarak spor yaşamını sürdüren 233 erkek amatör futbolcu oluşturmaktadır. Verilerin toplanmasında Kişisel Bilgi Formu, Sporcu Sosyal Medya Kullanım Davranışları Ölçeği ve Boş Zaman Yönetimi Ölçeği kullanılmıştır. Verilerin analizinde tanımlayıcı istatistikler, Pearson korelasyon analizi, bağımsız örneklem t-testi ve tek yönlü varyans analizi uygulanmıştır. Araştırma sonucunda, sosyal medya kullanım davranışları ile boş zaman davranışları arasında düşük düzeyde, negatif yönlü ve istatistiksel olarak anlamlı bir ilişki olduğu belirlenmiştir. Yaş ve gelir düzeyinin sosyal medya kullanım davranışlarının bazı alt boyutları üzerinde anlamlı farklılıklara yol açtığı, buna karşın amatör futbol oynama süresi, lig seviyesi, oynanılan mevki, haftalık antrenman sayısı, boş zaman etkinlikleri ve aile desteği değişkenlerinin anlamlı farklılık oluşturmadığı tespit edilmiştir. Ayrıca günlük sosyal medya kullanım süresi ve sosyal medya kullanım amacının sosyal medya kullanım davranışları üzerinde belirleyici olduğu belirlenmiştir. Bulgular, sosyal medya kullanım davranışlarının sportif özelliklerden çok bireysel özellikler ve kullanım alışkanlıklarıyla ilişkili olduğunu göstermektedir. Sonuç olarak sosyal medya, amatör futbolcular açısından yalnızca bir iletişim ve etkileşim aracı değil, aynı zamanda boş zaman deneyimlerini şekillendiren önemli bir dijital yaşam alanıdır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025
    Spor Bilimleri Fakültesi öğrencilerinin sporda antisosyal ve prososyal davranışları ile çocukluk çağı olumsuz yaşantıları arasındaki ilişkilerin incelenmesi

    Ali İhsan Kazan

    Bu çalışmanın amacı, Spor Bilimleri Fakültesi öğrencilerinin çocukluk çağı travmalarının sporda prososyal ve antisosyal davranışlar üzerindeki etkisini incelemek, aralarındaki ilişkiyi belirlemek ve bu değişkenlerin bazı demografik özelliklere göre farklılaşıp farklılaşmadığını ortaya koymaktır. Araştırma, nicel yaklaşım kapsamında ilişkisel tarama modeli ve anket tekniğiyle yürütülmüştür. Örneklem, 2024-2025 eğitim-öğretim yılında altı devlet üniversitesinin Spor Bilimleri Fakültelerinde öğrenim gören 226'sı kadın (%40.2), 336'sı erkek (%59.8) olmak üzere toplam 562 öğrenciden oluşmaktadır. Veri toplama aracı olarak kişisel bilgi formu, Sporda Prososyal ve Antisosyal Davranış Ölçeği ile Çocukluk Çağı Travmaları Ölçeği kullanılmıştır. Veriler, tanımlayıcı istatistikler, t-testi, ANOVA, korelasyon ve regresyon analizleriyle değerlendirilmiştir (p=0.05). Sonuçlara göre, Spor Bilimleri Fakültesi öğrencilerinin prososyal davranış puanları ortalamanın üzerinde; antisosyal davranış ve çocukluk çağı travma puanları ortalamanın altındadır. Davranışsal eğilim olarak değerlendirilen prososyal ve antisosyal davranışlar; cinsiyet, sınıf, spor branşı, gelir, ebeveyn tutumu, spor süresi ve baba eğitimi değişkenlerine göre anlamlı farklılık gösterirken, bazı diğer değişkenlerde fark bulunmamıştır. Çocukluk travmaları da bazı demografik değişkenlere göre farklılık göstermektedir. Ayrıca travmalar, prososyal davranışlarla negatif; antisosyal davranışlarla pozitif yönde anlamlı ilişki göstermektedir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2025
    Ortaokul öğrencilerinin beden eğitimi ve spor dersine yönelik ilgi düzeyleri ve sportmenlik davranışlarının incelenmesi

    Rıfat Makul

    Bu çalışmanın amacı, Ortaokul Öğrencilerinin Beden eğitimi ve spor dersine yönelik ilgi düzeyleri ve sportmenlik davranışlarının incelemek, aralarındaki olabilecek ilişkiyi tespit etmek ve bu değişkenlerin çeşitli demografik özelliklere göre değişiklik gösterip, göstermeyeceğini tespit etmektir. Araştırma, nicel yaklaşım kapsamında tarama modeli ve yüz yüze anket tekniğiyle yürütülmüştür. Örneklem, 2024-2025 eğitim-öğretim yılında dört ortaokulda öğrenim gören 211'i kız (46,5) 243'ü erkek (53,5) olmak üzere toplam 454 öğrenciden oluşmaktadır. Veri toplama aracı olarak kişisel bilgi formu, Beden Eğitimi Dersine İlgi Ölçeği, Beden Eğitimi Dersi Sportmenlik Davranışı Ölçeği kullanılmıştır. Veriler, tanımlayıcı istatistikler, t-testi, ANOVA, korelasyon ve regresyon analizleriyle değerlendirilmiştir (p=0,05). Sonuçlara göre, katılımcıların beden eğitimi dersi sportmenlik davranışı; sınıf düzeyi, aile gelir düzeyi, baba eğitim durumu, derse katılma isteği, ders saatini artırma isteği, arkadaş grubuyla oyun oynama isteği, yardımlaşma durumu ve lisanslı sporcu olma durumu değişkenlerine göre anlamlı farklılıklar tespit edilirken, bazı değişkenlere göre farklılık göstermemektedir. Beden eğitimi dersine ilgi; sınıf düzeyi, baba ve anne eğitim durumu, derse katılma isteği, ders saatini artırma isteği, arkadaş grubuyla oyun oynama isteği, yardımlaşma durumu ve lisanslı sporcu olma durumu değişkenlerine göre anlamlı farklılıklar tespit edilirken, bazı değişkenlere göre farklılık göstermemektedir. Sonuç olarak, beden eğitimi dersine yönelik sportmenlik davranışları ve derse ilgi düzeyleri; cinsiyet, yaş, sosyoekonomik durum, ebeveyn eğitim düzeyi, lisanslı sporculuk deneyimi ve ders içi etkileşim gibi faktörlerden anlamlı biçimde etkilenmekte olup, öğrencilerin bu derse katılımı ve ilgisi arttıkça sportmenlik tutumları da olumlu yönde gelişmektedir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024
    Tanzimat'tan erken Cumhuriyet dönemi sonuna kimsesiz çocuklara yönelik yapılan sportif faaliyetler

    Mahir Kaplan

    Osmanlı Devleti'nde çözülmesi gereken sorunlardan birisi de kimsesiz çocuk sorunu olmuştur. Yaşanan savaşlar ve göçler sonrasında kimsesiz çocukların sayısı günden güne artmıştır. Sokaklarda yaşayan kimsesiz çocuklar toplumun düzenini ve işleyişini bozmuştur. Tanzimat Dönemi'nden itibaren kimsesiz çocukların topluma kazandırılmasına yönelik çalışmalar yapılmıştır ve bu çalışmalar Erken Cumhuriyet Dönemi sonuna kadar devam etmiştir. Kimsesiz çocuklarda topluma yönelik aidiyet duygusunun oluşturulması amacıyla beden eğitimi ve spor kullanılmıştır. Çalışma içerisinde çocuk kavramı açıklanmış, Osmanlı ve Erken Cumhuriyet Döneminde toplumun kimsesiz çocuklara yönelik bakışı aktarılmıştır. Kimsesiz çocuklara yönelik sportif faaliyetleri bulunan Darülhayr-i Âli, Darülaceze, Darüşşafaka, Kızılay gibi kurum, kuruluş ve kişiler geçmiş tarihin bir parçası olduğundan özdeksel bakış açısıyla yorumlanmıştır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2024
    Spor Bilimleri Fakültesindeki akademisyenlerin kapsayıcı liderlikleri ile öğrenen örgüt algılarının incelenmesi

    Mustafa Ayhan

    Araştırmanın amacı üniversitede spor bilimleri fakültesindeki akademisyenlerin kapsayıcı liderlikleri ile öğrenen örgüt algılarının incelenmesidir. Çalışmada katılımcıların kapsayıcı liderlik algılarını ölçmek için Carmeli, Reiter-Palmon ve Ziv (2010) tarafından geliştirilen Sürücü L. ve Maslakçı A. (2021) tarafından Türkçe'ye uyarlanan ''Kapsayıcı Liderlik Ölçeği'' ve öğrenen örgüt algısını belirlemek için Çetin M. ve Baydar F. (2021) tarafından geçerlilik, güvenilirlik çalışması yapılan ''Öğrenen Örgüt Ölçeği'' kullanılmıştır. Çalışma Türkiye'de bulunan spor bilimleri fakültelerindeki 335 akademisyenin katılımıyla gerçekleşmiştir. Araştırmada veri toplama aracı olarak nicel araştırma yöntemlerinden olan anket yöntemi kullanılmıştır. Verilerin analizi için SPSS 2024 programı kullanılmıştır. Araştırma sonucunda, kapsayıcı liderliğin öğrenen örgütün anlamlı bir yordayıcısı olduğu tespit edilmiştir. Kapsayıcı liderliğin öğrenen örgütle arasında pozitif yönde yüksek düzeyde anlamlı bir ilişki (R=0.78) olup kapsayıcı liderliğin öğrenen örgüt üzerindeki toplam varyansın %61'ini açıkladığı sonucuna varılmıştır. Kapsayıcı liderlik ile yaş , ünvan, gelir algısı, idari görev ve çalışma süresi demografik özellikleri arasında ilişki olduğu (p<0.05) fakat cinsiyet değişkeni ile ilişkisi olmadığı (p>0.05) görülmektedir. Öğrenen örgüt ile yaş, çalışma süresi, gelir algısı ve idari görev arasında ilişki olduğu (p<0.05) fakat cinsiyet, ünvan demografik özellikleriyle ilişkisi olmadığı (p>0.05) tespit edilmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Bağımsız denetçi raporlarında yer alan kilit denetim konuları: BİST-spor endeksinde işlem gören şirketler üzerine bir uygulama

    Elvin Rzazade

    Şirketler, geçmişten günümüze kadar yaşanan ve olası ekonomik krizlere karşı, sistematik ve kapsamlı planlar yapmaya yönelmiştir. Ulusal ve uluslararası alanda ortaya çıkan ekonomik buhranların getireceği olumsuz sonuçlardan kaçınmak ve sorunların tekrarlanmasını engellemek adına denetim alanında birtakım yenilikler ortaya atılmıştır. Bağımsız denetçi raporlarından elde edilen bilgilerin mevcut standartlar kapsamında ve anlaşılabilir nitelikte olması, kilit denetim konularının önemini artırmaktadır. Bu çalışmanın amacı, bağımsız denetçi raporlarında yer alan kilit denetim konularının BİSTSpor endeksinde işlem gören şirketler açısından ele alınmasını içermektedir. Bu doğrultuda BİST-Spor endeksinde işlem gören şirketlerin (Beşiktaş A.Ş, Fenerbahçe A.Ş., Galatasaray A.Ş., Trabzonspor A.Ş.) 2017-2021 yıllarına ilişkin bağımsız denetçi raporlarında yer alan kilit denetim konuları içerik analiz yöntemi ile ele alınmıştır. Analiz sonuçlarına göre, bağımsız denetçi raporlarında kilit denetim konularına en fazla yer veren spor kulübünün Galatasaray A.Ş. (12) olduğu, bu spor kulübünü sırasıyla, Fenerbahçe A.Ş. (10), Beşiktaş A.Ş. (9) ve Trabzonspor A.Ş. (7)'nin izlediği tespit edilmiştir. Ayrıca, hasılatın muhasebeleştirilmesi konusu, dört spor kulübü için de bağımsız denetçi raporlarında en fazla yer alan kilit denetim konusu olduğu görülmektedir. Bununla birlikte, dava karşılıklarının muhasebeleştirilmesi, maddi olmayan duran varlıkların değer düşüklüğü, stoklardaki değer düşüklüğü ve denetçi geçişi ve açılış bakiyelerinin denetlenmesi konularının da söz konusu spor kulüplerinin bağımsız denetçi raporlarında yer alan diğer kilit denetim konularını oluşturmaktadır.