Yazarlar
Yayınlar
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021Acil durum ve afetlerde Samsun afad yönetimi
Abdurrahman Oruç
Bu araştırma da Samsun Afet ve Acil Durum İl Müdürlüğü Afet ve Acil Durum Yönetim Merkezine 01.01.2014 ve 31.12.2018 tarihleri arasında 122 nolu acil ihbar hattına gelen ihbar kayıtlı verileri incelenerek sonuçlar elde edilmiştir. Çalışmamız sonucunda İl Afet ve Acil Durum Yönetim Merkezlerine gelen ihbarların ilgili kurumlara daha hızlı ulaşabilmesi için önerilerde bulunabilmeği hedeflemektedir. Araştırmada kullanılan 983 adet ihbardan elde edilen sonuçlar; frekans ve yüzde dağılımları ile SPSS 21 programına bağlı Ki-Kare guruplar arası bağımsızlık testi kullanılarak elde edilmiştir. Bu Araştırma sonuçlarına göre; Samsun il afet ve acil durum müdürlüğü afet ve acil durum yönetim merkezine gelen 983 ihbarın %22,4' üne acil müdahale ekibi yönlendirilmiştir. İhbarların %72,8'ine Diğer kamu kurumları yönlendirildiği tespit edilmiştir. Samsun İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü Acil Müdahale Ekiplerinin müdahale ettiği olayların ilk sırasında %24,5 ile trafik kazaları, %21,4 ile kayıp olayları, %9,1 ile mahsur kalma olaylar ve %8,2 ile su taşkını olayları olduğu görülmektedir. Toplam ihbarların %59,3 mahsur kalma ve hasta nakli olarak kayıtlara geçmiştir. Yapılan analiz sonucunda ise mahsur kalma olaylarının %73,3' üne ve hasta nakli olaylarının %78,2' sine Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve İlçe Belediye ekiplerinin yönlendirildiği tespit edilmiştir. Ayrıca mahsur kalma olaylarının %85'nin ve hasta nakli olaylarının %99,5'nin Kış aylarında meydana geldiği belirlenmiştir. Gerçekleşen olaylar ile meydana geldiği aylar arasında anlamlı farklılık olduğu ortaya çıkmıştır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019Kamu kurumlarının kriz yönetimi becerileri: Samsun Büyükşehir Belediyesi çalışanlarına yönelik bir araştırma
Caner Özarslan
Son dönemlerde yaşanılan krizler, kurumları etkilemekte ya da yaşamlarını sonlandırmaktadır. Ortaya çıkan krizler sadece kurumu değil çalışanlarını da etkilemektedir. Krizlere karşı uygulanacak etkili yöntemler sayesinde olumsuz durumların yaşanma olasılığının daha da azaldığı bilinmektedir. Kriz yönetimi ile krizleri ortaya çıkmadan önlemek ya da ortaya çıktıktan sonra stratejik yöntemler ışığında çözmek mümkün görülmektedir. Ayrıca kurumun sahip olduğu kriz yönetim becerilerinin de var olan krizin çözümüne fayda sağlayabileceği söylenebilir. Bu çalışmada, çalışanların tutumları göz önünde bulundurularak Samsun Büyükşehir Belediyesi'nin sahip olduğu kriz yönetim becerilerinin mevcut durumunun belirlenmesi amaçlanmıştır. Yapılan literatür taraması sonucunda Samsun Büyükşehir Belediyesi örnekleminde kriz yönetimi becerilerinin mevcut durumunu ortaya koyan herhangi bir çalışma bulunamamıştır. Bu yönü ile çalışmanın literatüre katkı sağlaması ve kurumların kriz yönetiminde uygulayacağı faaliyetlere yeni bir yaklaşım sunması beklenmektedir. Samsun Büyükşehir Belediyesi örnekleminde sınırlandırılan araştırmada zaman kısıtı ve maliyet zorluğundan dolayı çalışanların tümüne ulaşılamamıştır. Bu nedenle araştırmanın örneklemi belirlenirken basit tesadüfi örnekleme yöntemi tercih edilmiş ve 406 katılımcı ile araştırma gerçekleştirilmiştir. Sosyal bilimler alanında kabul gören nicel araştırma yöntemlerinden yüz yüze anket tekniği çalışmanın yöntemi için uygun görülmüş olup, doğrulayıcı faktör analizi, bağımsız iki örneklem t testi, Anova, korelasyon ve regresyon analizleri ile veriler incelenmiştir. Samsun Büyükşehir Belediyesinde görev alan 406 çalışan ise çalışmanın örneklemini oluşturmaktadır. Bu doğrultuda kurum çalışanlarına geçerliği ve güvenirliği kanıtlanmış anket uygulaması 2018 yılının Kasım ayı içerisinde yapılmıştır. Anket uygulamasından elde edilen veriler analiz edilerek bulgular değerlendirilmiştir. Çalışma sonucunda kurumun çalışanlara karşı daha samimi olması, sürekli karşılıklı iletişimi sağlaması, kriz ve kriz yönetimi ile ilgili uygun eğitimler düzenlemesi gibi faaliyetlerde yetersiz olduğu anlaşılmıştır. Diğer taraftan kurumun kriz yönetim becerilerine ilişkin algı puanlarının katılımcıların cinsiyetine göre anlamlı farklılık sadece kriz dönemi ve kriz sonrası yönetim becerileri alt boyutlarında meydana gelmiştir. Ayrıca kurumun genel kriz yönetim becerilerine ilişkin algı puanlarının katılımcıların öğrenim düzeyine göre anlamlı farklılık gösterdiği de tespit edilmiştir. Bu sonuca göre çalışanların eğitim seviyeleri yükseldikçe kurumdaki kriz durumuna ve kriz yönetim becerilerine olan ilgi ve farkındalığın artabileceği söylenebilir. Çalışmanın genel sonucuna bakıldığında kurumun mevcut kriz yönetim becerilerinin "orta düzeyde" bulunduğu ortaya çıkmıştır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2018Samsun Büyükşehir Belediye İtfaiyesi İlkadım Bölge Grup Amirliği 2016 yılı kayıtlarının afet yönetimi açısından analizi
Gürkan Yılmaz
Bu çalışma retrospektif tipte bir çalışma olup araştırma verileri; Samsun Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı İlkadım Bölge Grup Amirliğine ait 01 Ocak 2016 ile 31 Aralık 2016 tarihleri arasındaki 1 yıllık olay raporları incelenerek elde edildi. Çalışmada, yangın ve diğer acil durumlara yol açan tehlikeler belirlenerek risk odaklı bir afet yönetimi ile yangınlara ve diğer acil durumlara karşı tedbir ve önlemlerin alınmasına katkı sağlamak, can ve mal kayıplarını en aza indirmek için bilimsel öneriler sunmak amaçlanmaktadır. 2001 adet olay raporundan elde edilen verilerin analizinde; frekans ve yüzde dağılımları ile Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA), Ki-Kare Bağımsızlık testi ve Tek Örneklem Ki-Kare testi kullanılmıştır. Bu çalışmada itfaiye ile ilgili olay türlerinin dağılımı incelendiğinde ilk sırada yangın (%42,3) yer alırken bu durumu sırası ile hayvan kurtarma (%18,6) ve güvenlik tedbirleri (%14,2) olduğu tespit edilmiştir. Yangın türleri incelendiğinde en sık konut yangınlarının (%30,4) meydana geldiği saptanmıştır. Yangın nedenleri arasında ilk sırayı sigara (%21,6), ikinci sırayı elektrik kontağı (%21,3) oluşturmaktadır. Konut, fabrika/işyeri ve depo yangınlarının en fazla 08:00-15:59, araç yangınlarının en fazla 16:00-23:59 saatleri arasında meydana geldiği belirlenmiştir. Konut yangınlarının kış, ot yangınlarının yaz ve çöp yangınlarının sonbahar mevsiminde en sık meydana geldiği tespit edilmiştir. Fabrika/işyeri ve depo yangınlarına müdahale süresinin diğer yangın türlerine daha fazla olduğu ve gruplar arasındaki anlamlı farkın olduğu tespit edilmiştir.
- MakaleYayıncıda açık erişim2015The Port of Samsun at the Beginning of the 20th Century According to French Archival Documents
Yilmaz, Ozgur
Due to its geographic location and agricultural potential, Samsun began to develop rapidly and became a new trade center in the middle of the 19th century. A factor was the Crimean War that created new opportunities for the southern ports of the Black Sea. But the real and most important factor was the European demand for Ottoman agricultural products in the 19th century. The rise of Samsun as a gateway for wide region like Merzifon, Amasya, Tokat, Sivas, Yozgat, Sebinkarahisar, Kayseri, Kirsehir and Diyarbakir resulted the steady increase in agricultural production supported by this foreign demand. In this way, at the end of the century Samsun became the primary port in the southern Black Sea. As a reflection of this international interest, foreign consulates established in the city. French consulate, established in 1863 was one of them. Annual commercial and maritime reports in detail prepared by consuls for each year are among the most important sources for the economic structures in the 19th century Ottoman cities. There are very valuable documents on trade in the French archives about Samsun that attracting more attention especially in the second half of the century. It is possible to observe the rise of the city from annual commercial reports prepared by French consular agents. The reports of Henri de Cortanze who served in the city between 1895 and 1906 reflect the situation of Samsun at the end of the 19th and the beginning of the 20th century. In this context, this study aims to investigate Cortanze's detailed report on the port of Samsun in 1903. By using other reports about Cortanze's consular period, the subject is evaluated in a broad sense.
- MakaleYalnız künye2014Origin of analcimes in the Tertiary volcanic rocks from the Eastern Pontides (NE Turkey): A textural, mineralogical and geochemical approach
Yücel, Cem; Temizel, Irfan; Abdioʇlu, Emel; Arslan, Mehmet; Yaʇcioʇlu, Ufuk Celal
Silica-undersaturated mafic volcanic rocks of Tertiary age in form of lava flows, dikes and sills of tephritic compositions extend along the northern part of the Eastern Pontides. These rocks typically contain Ca-clinopyroxene (Wo32-53En26-54Fs8-24), analcime, Fe-Ti oxides, apatite and minor olivine, plagioclase (An49 - 94), K-feldspar (Or29 - 66), hornblende and phlogopite in microgranular porphyritic, hyalo-microlitic porphyritic and glomeroporphyritic textures. Petrochemical features of the studied rocks, such as enrichment in LILE, depletion in Nb, Ta and Ti and moderate or high LREE/HREE ratios, provide strong evidence for melt production from a subduction-metasomatized lithospheric mantle. Besides, the rocks are characterized by their low K2O contents and low K2O/Na2O ratios as a result of analcimization. Analcime detected in these rocks appears to have formed by pseudomorphic mineral replacement reactions. Euhedral or anhedral analcime crystals, 100 - 600 um in diameter, are set in groundmass and display six-sided polygon or rounded shape and irregular cracks. The analcime pseudomorphs are colourless, milky white to grey and occur in clinopyroxene or in the groundmass. Based on the electron microprobe results, analcimes contain a minor amount of cations other than Na and probably represent the remnants of leucite as marked by K-zoning. X-ray diffraction studies of the analcime-bearing samples confirm the presence of cubic and tetragonal analcime crystals in addition to tetragonal leucite. The presence of Ca-clinopyroxene and plagioclase rather than their sodic equivalents, presence of anhydrous mineral phases and lack of Na differentiation trend as well as partial alteration of the rocks likely supports the secondary growth of analcime either during cooling or after magma solidification.
