Yazarlar
Yayınlar
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2026Voleybol hakemlerinde psikolojik sağlamlık ile performans kaygısı arasındaki ilişkinin incelenmesi
Fatih Kara
Bu çalışmada, voleybol hakemlerinin psikolojik sağlamlık düzeyleri ile performans kaygısı arasındaki ilişkiler incelenmiştir. Araştırma, Türkiye Voleybol Federasyonu’na bağlı aktif 416 hakem (166 kadın, 250 erkek) üzerinde gönüllülük esasına dayalı olarak yürütülmüştür. Katılımcılara demografik bilgi formu, Kısa Psikolojik Sağlamlık Ölçeği ve Performans Başarısızlığı Değerlendirme Envanteri uygulanmıştır. Veriler SPSS 26.0 ile analiz edilmiş; tanımlayıcı istatistikler, Pearson korelasyon, regresyon analizi, bağımsız t-testi ve tek yönlü varyans analizi (ANOVA) kullanılmıştır. Bulgular, hakemlerin psikolojik sağlamlık düzeylerinin genel olarak orta-üst seviyede olduğunu göstermektedir. Performans kaygısı açısından bazı alt boyutlarda orta düzeyde kaygı sergiledikleri belirlenmiştir. Cinsiyete göre psikolojik sağlamlık farklılık göstermemiş; ancak erkek hakemler, utanç ve mahcubiyet deneyimleme ile önemli kişilerin ilgisini yitirme kaygısı alt boyutlarında kadın hakemlere kıyasla anlamlı olarak daha yüksek kaygı düzeyi göstermiştir. Medeni durum açısından psikolojik sağlamlık benzer bulunurken, bekâr hakemler bazı kaygı alt boyutlarında evli hakemlerden daha yüksek düzeyde kaygı sergilemiştir. Eğitim düzeyi, psikolojik sağlamlık üzerinde belirgin pozitif etki göstermiş ve bazı kaygı alt boyutlarında anlamlı farklılıklar ortaya koymuştur. Hakem klasmanı ve maç deneyimi analizlerinde ulusal hakemler ile ulusal liglerde görev yapan hakemlerin psikolojik sağlamlık düzeyleri daha yüksek, alt liglerde görev yapan hakemlerin bazı kaygı alt boyutları ise daha yoğun bulunmuştur. Regresyon analizleri, belirli kaygı alt boyutlarının psikolojik sağlamlık üzerinde hem artırıcı hem azaltıcı etkilerinin olduğunu göstermektedir. Araştırma, voleybol hakemlerinde psikolojik sağlamlık ile performans kaygısının demografik değişkenler ve mesleki deneyimle ilişkili olduğunu ortaya koymakta ve hakem eğitim programları ile psikolojik destek çalışmalarının önemini vurgulamaktadır.
- Doktora TeziYalnız künye2026Sağlık çalışanlarının olağan dışı durumlarla ilişkili stresle başa çıkma ölçeği: Bir ölçek geliştirme çalışması
Nursel Kuyrukluyıldız
İster doğa kökenli afetler ister teknolojik kaynaklı olsun, sağlık personeli olay yerinden ilk müdahale alanlarına ve hastane prosedürlerine kadar aktif rol oynar. Afetlerdeki temel amaç, mümkün olan en kısa sürede mümkün olan en fazla hayatı kurtarmaktır. Bu nedenle, sağlık çalışanları afet mağdurlarıyla uzun süreli temas kurar ve hem fiziksel hem de duygusal sorumluluklar üstlenir. Bu durum, sağlık personelinin stres seviyelerini artırır ve stres yönetimi becerilerini hayati hale getirir. Bu çalışmada, acil durumlarda sağlık profesyonellerinin stresle başa çıkma seviyelerini değerlendirmek amacıyla ‘Sağlık Çalışanlarının Olağan Dışı Durumlarla İlişkili Stresle Başa Çıkma Ölçeği (SOSBÇÖ)’ geliştirilmiştir. Ölçek geliştirme sürecinde metodolojik ve kesitsel bir araştırma tasarımı kullanılmıştır. Örneklem grubuna kolayda örnekleme yöntemiyle ulaşılmıştır. Çalışmanın evreni, Erzincan ve Gümüşhane illerindeki sağlık çalışanlarından oluşmakta olup (n=1010), keşfedici faktör analizi (EFA) için (n=706), doğrulayıcı faktör analizi (CFA) için (n=304) ve Kaiser–Meyer–Olkin (KMO=0,976), Cronbach's Alpha (α=0,949), McDonald's Omega (ω=0,953) gibi yüksek geçerlilik ve güvenirlik göstergeleri elde edilmiştir. Sonuç olarak, Maslow’un insan ihtiyaçları hiyerarşisi dikkate alınarak, 30 maddeden oluşan; fizyolojik, güvenlik, sosyal, saygı ve kendini gerçekleştirme olmak üzere beş alt boyutlu ve 5’li Likert formatında ölçek hazırlanmıştır. Ölçüt bağlantı geçerliğinde, psikolojik sağlamlıkla istatistiksel olarak anlamlı korelasyon göstermiştir (p<0,05). Ölçeğin, özellikle sağlık profesyonellerinin olağanüstü koşullarda stresle başa çıkma düzeylerinin değerlendirilmesinde, psikolojik sağlamlığın desteklenmesine yönelik uygulamaların planlanmasında ve normal koşullarla karşılaştırmalı değerlendirmelerde yararlı bir araç olacağı düşünülmektedir.
