Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yazarlar

  • MakaleAçık Erişim2024
    The Effect of Finger Puppet Play on Pain and Anxiety during Peripheral Vascular Opening Attempts in Preschool-age Children during Emergency Room Visits: Randomized Controlled Study

    Kurudirek, Fatma; Demir, Zeynep; Demir Barbak, Zülbiye

    Objective: The pupose of this study is to examine the effect of finger puppet play on pain and anxiety during peripheral vascular access in preschool-age children in the emergency room. Design and methods: The study was conducted in a randomised controlled manner. The study population consisted of children aged 4–6 years who came to the paediatric emergency room of a hospital in Turkey between 25 May and 25 June 2022. The sample consisted of 97 children who met the research criteria between these dates (49 in the control group, 48 in the finger puppet play group). Stratification and block randomisation methods were used to determine the experimental and control groups.The data were collected with the Survey Form, Child Fear and Anxiety Inventory (CFAI) and Wong-Baker Facial Expression Rating Scale (WB-FAS) through interviews conducted by the researchers. Finger puppet play was shown to the experimental group during the procedure. Results: In the experimental and control groups, the child's pain and anxiety were evaluated by the child, parent, and researcher before the procedure, and similar pain and anxiety values were found from each source (p>0.05). During the procedure, the child's pain and anxiety were evaluated by the child, the parent, and the researcher, and it was found that the children in the finger puppet game group experienced significantly less pain and anxiety than the children in the control group (p < 0.05). Results: According to these results, the application of finger puppetry to children aged 4–6 years undergoing peripheral vascular access was effective in reducing pain and anxiety.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    AtıfOpenAlex1
    TR Dizinİncele
  • Derleme MakaleAçık Erişim2023
    Periferik Venöz Kateterizasyonda Yeni Bir Yaklaşım: Jet Lidokain

    Avşar, Gülçin; Aydin, Esra

    Periferik venöz kateterizasyon, periferik intravenöz kateterlerin yerleştirilmesini ve yönetimini içeren yaygın bir hemşirelik uygulamasıdır. Venöz sisteme geçici erişim sağlayan bu uygulama; genellikle sıvıları, ilaçları, kan ürünlerini veya diğer tedavileri doğrudan kan dolaşımına ulaştırmak amacıyla gerçekleştirilir. Periferik venöz kateterizasyon, tanısal ve teröpatik kapsamı nedeniyle klinik hemşirelik uygulamalarında en sık yapılan invaziv girişimlerdendir. Sağlık hizmetlerinin sunumunda yaygın bir prosedür olan periferik venöz kateterizasyon, hastalarda ağrıya neden olan rahatsız edici bir girişimdir. Periferik venöz kateterizasyon uygulamasında, hemşirelerin etkili bir yöntem kullanarak hissedilen ağrı ve rahatsızlıkları azaltması mümkündür. Özellikle son yıllarda ağrı yönetiminin sağlık bakım kalitesinin önemli bir göstergesi haline gelmesiyle, periferik venöz kateterizasyon sırasında yaşanan ağrıyı azaltmaya yönelik birçok yöntem geliştirilmeye başlanmıştır. Bu amaçla geliştirilen yeni yaklaşımlardan biri de lidokainin jet enjeksiyonudur.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
  • MakaleYalnız künye2015Scopus SJRQ3
    Evaluation of oxidative stress balance in acute deep vein thrombosis

    Doğan, Orhan Veli; Doğan, Süheyla; Coşkun, Ceyhun; Menteşe, Seda Öztaş; Menteşe, Ümit; Mentese, Ahmet; Alver, Ahmet; Turan, İbrahim; Sumer, Aysegul

    Bu çalışmanın amacı akut derin ven trombozlu (DVT) hastalarda toplam oksidan durum (TOS), toplam antioksidan durum (TAS) ve oksidatif stres indeksi (OSI) düzeylerini ölçerek oksidatif stres ve DVT arasındaki ilişkiyi ortaya koymak ve klinisyenlerin bu hastalarda oksidatif stresi dengelemek üzere koruyucu önlemler almasına yardımcı olmaktır.Metod: Bu çalışmada 52 DVT'li ve 45 DVT olmayan bireylerden alınan serum örneklerinde TOS, TAS ve OSI seviyeleri belirlenerek karşılaştırıldı.Bulgular: TOS ve OSI seviyeleri DVT hastalarında kontrol grubu ile karşılaştırıldığında istatistiksel olarak anlamlı yüksek bulunurken (p<0.0001) TAS seviyelerinde fark görülmedi, p=0.118. Hasta grubu idiopatik ve sekonder DVT olarak iki gruba ayrıldı. TOS ve OSI seviyeleri hem idiyopatik DVT hem de sekonder DVT hastalarında kontrol grubu ile karşılaştırıldığında istatistiksel olarak anlamlı yüksek bulundu (p<0.0001). İdiyopatik DVT hastalarında TAS seviyeleri kontrol grubundan anlamlı yüksek iken sekonder DVT hastalarında fark gözlenmedi. Sonuç: Sonuç olarak ROC eğrisine göre elde edilen spesifite ve sensitivite değerleri TOS ve OSI parametrelerinin DVT'nin tanısında kullanılabilecek birer belirteç olabileceğini göstermektedir. Aynı zamanda oksidatif stres belirteçlerinin belirlenmesi hastalarda oksidatif stresin düzeltilmesi için klinisyenlere gerekli önlemleri alabilmeleri için yol gösterici olabilir

    AtıfTR Dizin1
    TR Dizinİncele