Yazarlar
Yayınlar
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023COVID-19 pandemisi sürecinde afet yönetim döngüsünde ortaya çıkan insani yardım sorunlarına ilişkin analitik bir değerlendirme: Türk Kızılay örneği
Kader Aygün
2019 yılı aralık ayında Çin'in Wuhan kentinde başlayan koronavirüs hastalığı (COVID-19) çok geçmeden tüm dünyayı etkisi altına almıştır. Dünya Sağlık Örgütü tarafından 11 Mart 2020 tarihinde hastalık COVID-19 pandemisi olarak ilan edilmiştir. Pandemiyle birlikte dünyada diğer afetler olmaya devam etmektedir. Bu durum insani yardım kuruluşlarına, insani yardım operasyonlarına ve insani yardım çalışanlarına ayrıca zorluk çıkarmaktadır. Salgın hastalıkların bundan sonraki süreçte süreklilik arz edebileceği konusu her geçen gün kamuoyunda daha fazla zikredilmekte ve göstergeler de bu durumun doğruluğuna işaret etmektedir. Bu doğrultuda mevcut çalışmada Türk Kızılay'ı özelinde COVID-19 pandemisi çerçevesinde afet yönetim döngüsü içerisinde ortaya çıkan sorunların belirlenmesi, önceliklendirilmesi ve bu sorunlara çözüm önerisi geliştirilmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla üç aşamalı bütünleşik çok kriterli karar verme tekniklerinin kullanıldığı bir modelden faydalanılmıştır. İlk aşamada Delphi tekniği kullanılarak Türk Kızılay'da çalışan insani yardım profesyonelleriyle görüşmeler yapılıp ardından kapsamlı bir literatür araştırması ile COVID-19 pandemisi çerçevesinde afet yönetim döngüsünde yaşanılan sorunlar belirlenmiştir. İkinci aşamada The Decision Making Trial and Evaluation Laboratory (DEMATEL) yöntemi ile bu sorunlar önceliklendirilmiştir. Son aşamada ise çözüm önerileri Vise Kriterijumska Optimizacija I Kompromisno Resenje (VIKOR) yöntemi ile sıralanmıştır. Bu yolla elde edilen sonuçlar başta Türk Kızılay olmak üzere bundan sonraki salgın hastalıklarda kullanılabilecek bir rehber niteliğinde olabilecektir. Çalışma sonucunda, belirlenen kriterler arasında en fazla öneme sahip kriter bilgi eksikliği olup alternatifler arasından ideale en yakın çözüm önerisi salgın hastalıklar hakkında stratejik plan hazırlanması olarak ortaya çıkmıştır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023COVID-19 sürecinde içsel pazarlamanın örgütsel bağlılık üzerindeki etkisi: Bir üniversite hastanesi örneği
Yunus Baykın
Örgütsel bağlılık, çalışanların örgütlerine karşı sahip oldukları psikolojik bağlılık ve sadakati ifade eder. Covid-19 salgını sırasında; krizin neden olduğu benzeri görülmemiş stres ve belirsizlik nedeniyle kurumsal bağlılığı sürdürmek işletmeler açısından zor bir süreçtir. Covid-19 salgını, dünyanın dört bir yanındaki çalışanları önemli ölçüde etkiledi. Pek çok insan işten çıkarıldı. Çoğu ücretsiz izne gönderildi ve birçok çalışanın görev tanımı veya çalışma düzeninde değişiklikler oldu. Kısaca Pandemi birçok işletme ve çalışanı için büyük bir belirsizlik ve strese neden oldu. Çalışanlar kendi sağlıkları ve sevdiklerinin sağlıkları, maddi kaygılar ve iş güvenliği konusunda endişe yaşadılar. Öte yandan tüm bu süreçte fedakârca her türlü zorluğa göğüs geren sağlık çalışanları ise dişini tırnağına takarak geri adım atmadan çalıştılar ve tüm insanlığın takdirini kazandılar. Bu süreçte sağlık çalışanlarının memnuniyetlerini ve örgütlerine bağlılıklarını maksimum düzeyde tutabilmek önemliydi. Amacı çalışan memnuniyetine yol açtığı düşünülen içsel pazarlama uygulamalarının sağlık çalışanlarının örgütlerine olan bağlılıkları üzerindeki olası etkilerini ortaya koyabilecek bir model önerisi sunmak olan bu çalışma 297 sağlık çalışanı üzerinde gerçekleştirildi. Sonuç olarak geliştirilen araştırma modelinde sağlık çalışanlarına yönelik gerçekleştirilen içsel pazarlama faaliyetlerinin onların çalışma memnuniyetleri üzerinde ve dolaylı olarak da organizasyonlarına olan duygusal, normatif ve devam bağlılıkları üzerinde pozitif yönde etki oluşturduğu gözlemlenmiştir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Covid-19'un güvenlikleştirilmesinin ekonomik ve toplumsal alanlarda incelenmesi: Türkiye örneği
Şahturna Türkaslan
Tüm dünyayı etkisi altına alan Covid-19 salgını, insan yaşamını tehdit eden küresel bir sağlık krizine dönüşmüştür. Covid-19 dünyada ticaretten ekonomiye, insani ilişkilerden toplumsal yaşama ve uluslararası ilişkilere kadar tehdit oluşturarak sağlık krizi olmasının ötesine geçmiştir. Salgın, insanların varoluşunu ve devletlerin sürdürülebilirliğini tehdit ederek güvenlik meselesi haline gelmiştir. Bu kapsamda çalışmada; Covid-19 salgınının Türkiye'de güvenlikleştirici aktörler olarak değerlendirilen siyasi partiler içerisinden AKP, MHP, CHP, HDP ve İYİ parti tarafından algılanışı güvenlikleştirme kuramı kapsamında incelenmiştir. Covid-19'un Türkiye'de güvenlikleştirici aktörlerce siyasi söylem içerisinde toplumun varoluşuna dair güvenlik tehdidi olarak çerçevelendiği görülmüştür. Ayrıca salgının ülkede ekonomik ve toplumsal alanlarda da bir tehdit unsuru olduğu ve bu alanlarda olumsuz etkilerinin görüldüğü dolayısıyla salgının ülkenin ekonomik ve toplumsal güvenliğine de tehdit oluşturduğu görülmüştür. Bu tehditle mücadele etmek için alınan olağanüstü önlemlerle de salgın güvenlikleştirilmiştir. Bu kapsamda çalışmanın, ülkede bir salgın hastalığın güvenlikleştirici aktörler olan siyasi parti elitleri tarafından nasıl güvenlik meselesi olarak ele alındığını ve sağlık alanında ortaya çıkan krizin ülkede ekonomik ve toplumsal güvenliği nasıl tehdit ettiğini göstermesi açısından literatüre katkı sağlayacağı düşünülmektedir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Hemşirelerin COVID-19 pandemi dönemindeki tükenmişlik düzeyleri (Trabzon Fatih Devlet Hastanesi örneği)
Mürvet Hoyur
Pandemi sürecinde kilit rol oynayan hemşirelerin artan iş gücü ve değişen çalışma koşulları ile tükenmişliği belirgin olarak artmıştır. Tükenmişliğin olumsuz etkilerini azaltabilmek, tükenmişliğin bilinmesi ve gerekli önlemlerin alınması ile mümkündür. Bu araştırma hemşirelerin COVID-19 pandemi dönemindeki tükenmişlik düzeylerini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Kesitsel ve tanımlayıcı tipte olan araştırmanın evrenini Kasım-Aralık 2021 tarihinde Trabzon Fatih Devlet Hastanedeki tüm hemşireler (286 kişi) oluşturmuştur. Herhangi bir örneklem yöntemi seçilmeyip evrenin tamamına ulaşılması planlanmış ve araştırmaya katılmayı kabul eden 236 kişiye ulaşılmıştır. Araştırmanın verileri; araştırmacılar tarafından literatür incelenerek oluşturulan sosyodemografik özellikler, tükenmişlik düzeyleri ve COVID-19 pandemisine yönelik sorular ile "Maslach Tükenmişlik Ölçeği" sorularından oluşan anketin bireylerin dinlenme saatlerinde yaklaşık 20 dakika süre içinde direkt gözlem altında uygulanmıştır. Verilerin istatistiksel analizinde frekans, t testi, Mann Whitney U, Kruskal Wallis, ANOVA testi kullanılmıştır. Ruhsal bir hastalığa sahip olduğunu ifade eden, COVID-19 (+) hasta bakan, COVID ekipman, personel sayısı gibi fiziki şartların yetersiz bulan hemşirelerin diğerlerine göre duygusal tükenmişlik seviyeleri daha yüksek bulunmuştur. Bu araştırmada COVID-19 pandemi döneminde Trabzon Fatih Devlet Hastanesinde görev yapan hemşirelerin duygusal tükenme ve kişisel başarısızlık puan ortalamalarının orta düzeyde, duyarsızlaşma puan ortalamalarının düşük düzeyde olduğu bulunmuştur.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022COVID-19 döneminde sağlık çalışanlarının mesleki risklerinin iş stresine etkisi (Trabzon ili örneği)
Özgehan Erkan
Bu çalışma; COVID-19 döneminde SBÜ Trabzon Ahi Evren Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesinde görev yapan sağlık çalışanlarında mesleki risklerinin iş stresine etkisini belirlemek ve bu risklerden etkilenme derecesini en az düzeye indirmek, iş stresi düzeylerini azaltmak, çözüm önerileri geliştirmek amacıyla tanımlayıcı olarak planlanmıştır. Tanımlayıcı ve kesitsel tipte olan çalışmanın evrenini Eylül-Kasım 2020 tarihlerinde SBÜ Trabzon Ahi Evren Göğüs Kalp ve Damar Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesinde görev yapan sağlık çalışanları (n=150 kişi) oluşturacaktır. Evrenin tümü araştırma kapsamına alınmış ve 115 kişiye ulaşılmıştır. Araştırmanın verileri; araştırmacılar tarafından literatür incelenerek oluşturulan bilgilendirilmiş onam formu, sosyo-demografik özellikler, iş ortamında karşılaşılan mesleki risk ve tehlikeler, iş stresini etkileyen faktörleri içeren sorular ile "Sağlık Çalışanları Güvenliği Ölçeği" ve "Beck Anksiyeti Ölçeği" sorularından oluşan anketin bireylerin dinlenme saatlerinde yaklaşık 20 dakika süre içinde direkt gözlem altında uygulanmasıyla toplanmıştır. Verilerin analizi frekans, ortalama, standart sapma, t testi, Mann Whitney U testi, ANOVA, Kruskal Wallis ve korelasyon testleri kullanılarak yapılmıştır. Tüm testlerde istatistiksel önem düzeyi 0.05 olarak alınmıştır. Bu araştırma kapsamında pandemi sürecinde görev yapan sağlık çalışanlarında SÇGÖ puan ortalaması 156.20±28.33, BAÖ puan ortalaması 34.57±9.76 olarak bulunmuştur. Sağlık çalışanların çalışma saatleri arttıkça iş güvenliği ve anksiyeteleri de azalmaktadır. Sağlık çalışanlarının iş güvenliği arttıkça anksiyeteleri azalmaktadır. Sağlık çalışanlarına yönelik iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerinin sayısını ve farkındalıklarını arttırıcı çalışmalar yapılmalıdır
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022COVİD-19'un ekonomik etkilerinin analizi: OECD ülkelerine yönelik bir uygulama
Sevcan Gülen
Covid-19 salgını hemen hemen her ülkenin ekonomik büyüme oranlarının düşmesine, işsizlik ve enflasyon oranlarının artmasına, talep düzeyinin azalmasına, tedarik zincirlerinin bozulmasına, dış ticaret hacminin daralmasına, işgücü verimliliğinin azalmasına ve işgücü maliyetinin artmasına sebep olarak küresel ekonomiyi olumsuz yönde etkilemiştir. Bu çalışma, Covid-19'un dolaylı ekonomik etkilerini bütüncül olarak hastalık maliyeti literatürü kapsamında ele alan ilk çalışmadır. Çalışmanın amacı, Covid-19 salgınının küresel ekonomik etkilerini analiz etmek, 2019 yılının son çeyreği itibariyle çeyreklik dönemler halinde kişi başına düşen GSYİH, büyüme oranları, işsizlik oranları, enflasyon oranları, işgücü maliyetleri ve işgücü verimliliğinde zaman içinde meydana gelen değişmeleri incelemek ve yıllık bazda veriler kullanılarak OECD ülkelerine ait söz konusu ekonomik değişkenlerde meydana gelen % değişimlerin bir önceki döneme kıyasla istatistiksel olarak anlamlı bir farklılık yaratacak büyüklükte olup olmadığını analiz etmektir. Bu bağlamda çalışmada kullanılan istatistikler kişi başına düşen GSYİH, büyüme oranları, enflasyon oranları, işgücü maliyetleri ve işgücü verimliliğidir. İstatistikler OECD veri tabanından derlenmiştir. Çalışmada parametrik testler arasında yer alan Eşleştirilmiş Örneklem T testinden ve nonparametrik testler arasında yer alan Wilcoxon testinden yararlanılmıştır. Analiz sonucunda elde edilen bulgulara göre kişi başına düşen GSYİH' de meydana gelen toplam değişmenin %21'inin, büyüme oranlarında meydana gelen toplam değişmenin %78'inin, enflasyon oranlarında meydana gelen toplam değişmenin %50'sinin, işgücü maliyetlerinde meydana gelen toplam değişmenin %68'inin Covid-19'dan kaynaklandığı ve salgının OECD ülkelerinin bu istatistikler üzerinde anlamlı farklılık yaratacak büyüklükte olduğu, Covid-19 öncesi ile sonrası ortalama işgücü verimliliği arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunduğu tespit edilmiştir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022COVID-19 pandemi sürecinin iç denetim uygulamalarına etkileri: Üniversiteler üzerine bir araştırma
Sadık Türkoğlu
Pandemi döneminde hem kamu kurumlarında hem de özel sektör işletmelerinde iş modellerinde değişime gidilmiştir. Bu dönemde üniversitelerde eğitim-öğretim faaliyetlerinde ve idari birimlerin işleyiş biçimlerinde farklı önlemler ile süreç yönetilmeye çalışılmıştır. Üniversitelerde önemli bir mekanizma olan iç denetim birimleri de bu çalışma şekillerinden etkilenmiş ve farklı iç denetim uygulamaları yapılmıştır. Bu çalışmada, pandeminin üniversitelerde iç denetime etkisinin araştırılması amaçlanmış olup nitel araştırma yönteminde yarı yapılandırılmış görüşme formu kullanılarak derinlemesine görüşmeler yapılmış ve olgu bilim çalışması ile veriler içerik analizine tabi tutulmuştur. Araştırma kapsamında kartopu örnekleme ve amaçlı örnekleme yöntemi ile katılımcılara ulaşılmış ve 11 farklı üniversiteden iç denetçi ile yüz yüze ve sanal ortamda görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Verilerin kategorizasyonu yapılarak veriler çözümlenmiş olup ana tema ve alt temalar oluşturulmuştur. Pandemi döneminde üniversitelerde iç denetimde "iletişim", "süreç yönetimi", "teknoloji kullanımı", "bürokratik durum" ve "psiko-sosyal durum" olmak üzere beş ana tema ortaya çıkmıştır. Sonuç olarak pandemi döneminde alınan önlemler kapsamında üniversitelerde iç denetim süreçlerindeki farklı uygulamaların, iletişim engeli, alternatif süreç yönetimi, teknoloji kullanımı, alternatif bürokratik işleyiş ve psiko-sosyal etkilere neden olduğu görülmüştür. Bilgi teknolojilerinin çalışma biçimlerinde yoğun bir biçimde kullanılmaya başlandığı ancak pandemi gibi toplum sağlığını tehdit eden kriz dönemleri hariç uzaktan denetim mekanizmasının geleneksel denetimin tamamlayıcısı olarak kullanılması gerektiği sonucuna varılmıştır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022COVID 19 salgınında sağlık çalışmalarına katılımda halkın gönüllülük düzeyini belirleme: Gümüşhane ili örneği
Selvi Yolalan
Covid 19 salgını bütün dünyayı etkisi alına alarak insanları, toplumu, ekonomiyi ve sosyal hayatı olumsuz etkilemiştir. Özellikle Covid 19 salgınında görev alan birçok meslek grubu salgından diğer insanlara ve meslek çalışanlarına daha fazla etkilenmiştir. Yüksek vaka ve ölüm sayıları nedeniyle artan iş yükünden salgın ile mücadelede en büyük rolü olan sağlık çalışanları daha fazla etkilenmektedir. Bu nedenle sağlık sisteminin yetersiz kalması söz konusu olabilir. Bu çalışmanın amacı Gümüşhane'de yaşayan insanların pandemi sürecinde insan gücüne ihtiyaç durumunda gönüllülük düzeylerini ve gönüllülüklerini etkileyen faktörleri belirlemektir. Çalışmada veriler anket yöntemiyle toplanacaktır ve SPSS programı ile analiz edilecektir. Analizlerin sonuçları frekans, ortalama, standart sapma ile sunulacaktır. Ayrıca ikili gruplar arasında karşılaştırma yaparken T-testi veya Mann-Whitney U testi kullanılacaktır ve ikiden fazla gruplar arasında karşılaştırma yapılırken ANOVA veya Kruskal_Wallis H testi kullanılacaktır. Bu çalışma salgın hastalıklar ile mücadele etmek için halkın hazırlık ve müdahale çalışmalarına daha fazla katılımını sağlayacak politikaların oluşturulması için yöneticilere fikir verecektir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Covid-19 döneminde kaygı düzeyi ve iş yükünün çalışan performansı ile ilişkisi: Sağlık çalışanları üzerine uygulama
Cemile Yavuz
Covid-19 pandemisi tüm dünyayı etkileyen bir sağlık sorunu olmuştur. Bu sağlık sorunu ile mücadele sürecinde sağlık çalışanları ön saflarda mücadele etmiştir. Bu durum sağlık çalışanlarının psikolojik sağlıkları, iş yeri koşulları ve çalışma sistemleri üzerinde birtakım olumsuzluklara da neden olmuştur. Yapılan çalışmada Covid-19 döneminde sağlık çalışanlarının kaygı düzeyi ve iş yükünün çalışan performansı ile ilişkisi incelenmiştir. Bu amaçla ile yürütülen çalışmaya 271 kadın ve 83 erkek olmak üzere toplam 354 sağlık çalışanı katılmıştır. Katılımcılara içerisinde demografik veri formu, Covid-19 Kaygısı Ölçeği, İş Yükü Ölçeği ve Çalışan Performansı Ölçeği olan anket formu uygulanmıştır. Yapılan analizler sonucunda kullanılan ölçme araçlarının veri seti için güvenilir ve geçerli oldukları görülmüştür. Covid-19 kaygısı ile iş yükü arasında anlamlı ilişki bulunmuştur. Performans ile Covid-19 kaygısı ve iş yükü arasında anlamlı ilişki bulunamamıştır. Regresyon analizleri sonucunda iş yükünün Covid-19 kaygısına etkisi diğer sağlık kuruluşunda çalışan sağlık çalışanların hastanede çalışanlara oranla daha yüksek bulunmuştur. Elde edilen bulguların Covid-19 pandemisinin son zamanlarına rastlaması kavramlar arasındaki ilişkilerin farklı yönlerine dikkat çekmiştir. Yine de Covid-19 pandemisinin getirdiği kaygı ve işyükünün sağlık çalışanlarının performansları üzerinde etkisi olduğu düşünülmektedir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022İş stresinin iş-aile çatışması ve işten ayrılma niyeti ile ilişkisi : Sağlık çalışanları üzerinde bir uygulama
Alev Terzi
Bu araştırmanın temel amacı, Covid-19 salgın döneminde sağlık çalışanlarının algıladıkları iş stresi, iş-aile çatışması ve işten ayrılma niyeti arasındaki ilişkiyi incelemek ve ilgili konuda literatüre katkı sağlamaktır. Bu doğrultuda araştırma evreni olarak Gümüşhane ilinde faaliyet gösteren Devlet Hastanesi uygulama alanı olarak belirlenmiştir. Araştırma 273 sağlık çalışanının (doktor, hemşire, ebe, sağlık teknisyeni vb.). katılımıyla gerçekleşmiştir. Anket yöntemiyle toplanan verilerin analizin de SPSS 23.0 paket programları kullanılmıştır. Araştırma neticesinde sağlık çalışanlarının iş stresi ile iş-aile çatışması arasında, iş-aile çatışması ile işten ayrılma niyeti arasında ve iş stresi ile işten ayrılma niyeti değişkeni arasında pozitif yönlü anlamlı ilişkiler olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca, iş stresi ile cinsiyet, medeni durum, eğitim ve görev durumu, mesleki toplam hizmet süresi ve hastanede çalışma süresi demografik değişkenleri arasında farklılıklar bulunup bulunmadığını tespit etmek amacıyla analizler yapılmıştır. Yapılan bu analizler sonucunda iş stresi ile çalışanların görev durumu dışındaki diğer değişkenler arasında anlamlı farklılıklar bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Yiyecek içecek hizmetlerinde yönetici ve çalışanların covid-19 pandemisinin etkileri ve kriz yönetimi uygulamalarına ilişkin algıları: Erzurum örneği
Gökhan Sezai Yılmaz
Tarihsel süreç içerisinde, kitlesel ölümlere neden olan salgın hastalıklar, diğer hastalıklardan farklı değerlendirilmiştir. Son yüz yılda belirli bölgelerde etkisini gösteren koronavirüs kaynaklı salgınlar tedirginlik oluştursa da kalıcı olmamıştır. Fakat 2020 yılının başında salgın olarak başlayan Covid-19, daha sonra pandemiye dönüşmüş ve dünyanın birçok yerinde farklı alanlarda olumsuzluklar yaşanmasına neden olmuştur. Bu beklenmedik olay karşısında oluşan krizin tüm dünyada sarsıcı bir etkiye sahip olduğu görülmüştür. Kriz döneminde toplumu oluşturan birçok kurum ve kuruluş bu durumdan olumlu ve olumsuz etkilenmiştir. Bu kurumlar arasında kuşkusuz yiyecek-içecek işletmeleri de yer almaktadır. Dolasıyla bu araştırmada Covid-19 pandemisinin yiyecek içecek işletmeleri üzerindeki olumlu ve olumsuz etkisini araştırmak ve yiyecek içecek işletmelerinin pandemi sürecinde izledikleri kriz yönetim uygulamalarını ve bu çerçevedeki tutumların tespit edilmesi amaçlanmıştır. Bu kapsamda Erzurum ilindeki yiyecek içecek işletmelerinin sahipleri, yöneticileri ve diğer (aşçıbaşı, şef garson vb.) çalışanlarından anket tekniği ile veri toplanmıştır. Çalışma kapsamında geçerli 217 anket toplanmış ve veriler SPSS analiz programında analiz edilmiştir. Analiz sonucunda Erzurum ilinde faaliyette bulunan yiyecek içecek işletmelerinde Covid-19 nedeniyle hijyen sanitasyon giderlerinin artması gibi olumsuz durumlar yaşansa da kriz döneminde fırsatlardan hareketle Covid-19 sürecinde inovatif uygulamalara geçildiği belirlenmiştir. Bunun yanında işletmeler olumsuzlukları ortadan kaldırabilmek için devlet desteğine ait uygulamalara daha fazla ihtiyaç duyduğu ve krizi yönetmek için reaktif yönetime başvurdukları tespit edilmiştir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Pandemi sürecinde sağlık çalışanlarının mesleki risklerinin iş stresine etkisi (Gümüşhane ili örneği)
Levent Odacı
Bu çalışmanın amacı pandemi sürecinde sağlık çalışanlarının mesleki risklerinin iş stresine etkisini belirlemektir. Tanımlayıcı ve kesitsel tipte olan çalışmanın evrenini Eylül-Kasım 2020 tarihlerinde Gümüşhane Devlet Hastanesinde görev yapan sağlık çalışanları (n=150 kişi) oluşturmuştur. Araştırmanın herhangi bir örneklem yöntemi seçilmeden tüm sağlık çalışanlarına yapılması planlanmış ve tümüne ulaşılmıştır. Araştırmanın verileri; araştırmacılar tarafından literatür incelenerek oluşturulan bilgilendirilmiş onam formu ile sosyodemografik özellikler, iş ortamında karşılaşılan mesleki risk ve tehlikeler, iş stresini etkileyen faktörleri içeren sorular, " Sağlık Çalışanları Güvenliği Ölçeği" ve "Beck Anksiyeti Ölçeği" sorularından oluşan anket bireylerin dinlenme saatlerinde yaklaşık 20 dakika süre içinde direkt gözlem altında uygulanmıştır. Verilerin analizinde frekans, ortalama, standart sapma, t testi, Mann Whitney U testi, ANOVA, Kruskal Wallis ve korelasyon testleri kullanılmıştır. Tüm testlerde istatistiksel önem düzeyi 0.05 olarak alınmıştır. Bu araştırma kapsamında pandemi sürecinde görev yapan sağlık çalışanlarında SÇGÖ puan ortalaması 140.21±40.76, BAÖ puan ortalaması 37.36±13.48 olarak bulunmuştur. İSG eğitimi alan sağlık çalışanlarının iş güvenliği, İSG eğitimi almayan sağlık çalışanlarının ise anksiyetesi daha yüksektir. Sağlık çalışanlarının sağlık durumu iyiden kötüye doğru gittikçe, iş güvenliği azalırken ansiyeteleri artmaktadır. Düzenli beslenen sağlık çalışanlarının iş güvenliği yüksek bulunurken, düzensiz beslenenlerin anksiyetesi yüksek bulunmuştur. Uyku sorunu yaşayan sağlık çalışanlarının iş güvenliği yüksek bulunmuştur. Pandemi sürecinde araştırmanın yapıldığı hastanede iş güvenliğinin sağlandığı ancak sağlık çalışanlarının şiddetli düzeyde anksiyete yaşadıkları bulunmuştur. Sağlık çalışanlarının iş güvenliği arttıkça anksiyeteleri azalmaktadır. Sağlık çalışanlarına yönelik iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerinin sayısını ve farkındalıklarını arttırıcı çalışmalar yapılmalıdır. Anahtar Kelimeler: İş stresi, Mesleki risk, Sağlık çalışanları
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021COVID-19 pandemisi süresince alternatif çalışma alanları kullanımının incelenmesi: Katılım bankası çalışanları üzerinde bir araştırma
Abdulkadir Daştan
11 Mart 2020 tarihinde Covid-19 virüs yayılımının D.S.Ö tarafından pandemi ilan edilmesi ve Türkiye'de yine aynı tarihte ilk vakanın görülmesi ile birlikte, birçok kurum alternatif çalışma alanlarında personel çalıştırmaya başlamış ve bu süreç 2021 süresince de devam etmektedir. Bu süreçte Katılım Bankaları da alternatif çalışma alanlarını aktif olarak deneyimlemiştir. Teknoloji kabul modeli ile bu yeni alanların belirlenen kaygı ve iş yapış şekilleriyle birlikte tercih nedenleri, çalışanlar üzerindeki etkileri ölçümlenmek istenmektedir. Araştırma ülke genelindeki Katılım Bankalarında ofis veya şubede çalışanların üzerinden oluşturulan 411 örneklem üzerinden yürütülmüştür. Çalışmaya bulgularında, çalışanların evden-uzaktan çalışma gibi çalışma modelleriyle çalışma sistemine uyumlulukları ( mevcut iş yapma düzeni, mevcut iş yapma tekniği, teknolojik altyapı), zaman (tasarruf, hizmetin tam olması, çeviklik), algılanan davranışsal kontrolü ( kendine güven, yetki, yeterlilik) ve algılanan kullanım kolaylıkları (adaptasyon, kariyer, işverenin altyapı desteği, rahatlık) faktörlerinin , algılanan faydayı (konfor, pratiklik, verimlilik, performans artışı, planlı çalışma, maliyet azaltma, veri güvenliği ) olumlu etkilediği ortaya koyulmuştur. Ayrıca çalışanların evden-uzaktan çalışma gibi çalışma modelleriyle çalışma sistemi için kolaylaştırıcı koşullar ( işverenin kaynak yeterliliği, altyapı erişimi, iletişim araçları etkisi, teknik destek), endişe (sistem endişesi, verilerin korunması, sistem için erken öngörüsü, işi tam olarak yapamama, korkutuculuk), güven (veri güvenliği, bilgi gizliliği, yenilik önyargısı, genel güven) ve öz yeterlilik (rahat hissetme, sistem için bilgi yeterliliği, kendine güven) faktörlerinin, algılanan faydayı (konfor, pratiklik, verimlilik, performans artışı, planlı çalışma, maliyet azaltma, veri güvenliği ) olumsuz etkilediği ortaya koyulmuştur.
