Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yazarlar

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2026
    Amatör futbolcuların zihinsel dayanıklılıkları ve psikolojik performansları arasındaki ilişki

    Tugay Güldalı

    Bu araştırmanın amacı, amatör futbolcuların zihinsel dayanıklılık düzeyleri ile psikolojik performans düzeyleri arasındaki ilişkiyi incelemek ve bu değişkenlerin çeşitli demografik özelliklere göre farklılaşıp farklılaşmadığını belirlemektir. Araştırma nicel araştırma yöntemlerinden ilişkisel tarama modeli kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın örneklemini, uygun örnekleme yöntemiyle belirlenen ve araştırmaya gönüllü olarak katılan toplam 418 amatör futbolcu oluşturmaktadır. Araştırmada veri toplama aracı olarak Kişisel Bilgi Formu, Sporda Zihinsel Dayanıklılık Envanteri (SZDE) ve Sporda Psikolojik Performans Değerlendirme Ölçeği (SPPDÖ) kullanılmıştır. Verilerin analizinde frekans, yüzde, aritmetik ortalama, standart sapma, bağımsız örneklemler t-testi, tek yönlü varyans analizi (ANOVA), Pearson korelasyon analizi ve basit doğrusal regresyon analizi uygulanmıştır. Araştırma bulgularına göre amatör futbolcuların zihinsel dayanıklılık düzeylerinin genel olarak yüksek, bedensel ve bilişsel kaygı düzeylerinin ise düşük-orta seviyede olduğu belirlenmiştir. Yaş, oynanan pozisyon, spor yapma yılı ve haftalık antrenman sıklığı değişkenlerinin bazı zihinsel dayanıklılık ve psikolojik performans boyutlarında anlamlı farklılıklara neden olduğu tespit edilmiştir. Korelasyon analizi sonuçları, zihinsel dayanıklılık ile bedensel ve bilişsel kaygı arasında negatif yönlü; güdülenme ve kendine güven arasında ise pozitif yönlü anlamlı ilişkiler bulunduğunu göstermiştir. Regresyon analizi sonuçlarına göre zihinsel dayanıklılığın bedensel ve bilişsel kaygıyı anlamlı ve negatif yönde yordadığı; güdülenme ve kendine güven düzeylerini ise anlamlı ve pozitif yönde yordadığı belirlenmiştir. Sonuç olarak, amatör futbolcularda zihinsel dayanıklılığın psikolojik performansın önemli belirleyicilerinden biri olduğu ortaya konulmuştur. Zihinsel dayanıklılık düzeyi yükseldikçe sporcuların kaygı düzeylerinin azaldığı, motivasyon ve özgüven düzeylerinin ise arttığı belirlenmiştir. Bu doğrultuda futbolcuların zihinsel dayanıklılıklarını geliştirmeye yönelik psikolojik beceri eğitimlerinin ve spor psikolojisi uygulamalarının performans gelişimine katkı sağlayabileceği düşünülmektedir.

  • MakaleYalnız künye2025Scopus SJRQ2
    Beyond the Call to Serve: Measuring Donation Motives in Social Work Students

    Akinci, Habibullah; Yücel, İbrahim; Kalayci, Erdinç

    Understanding the motivations behind charitable giving is crucial, particularly among emerging social work professionals. This study presents the development and validation of a novel “Donation Motives Scale” specifically designed for social work students. Drawing upon established theories of donation behavior and existing measurement tools, a comprehensive item pool was generated. Through rigorous analysis, a 17-item scale emerged, structured around four distinct factors: social dignity and appreciation, social responsibility, personal satisfaction and self-evaluation, and humanity and empathy. The scale demonstrated strong validity and reliability within a sample of university students, indicating its potential as a robust tool for investigating donation motives within this population.

  • MakaleYalnız künye2024Scopus SJRQ2
    The Effect of Video-Based Simulation Training on Nursing Students' Motivation and Academic Achievement A Mixed Study

    Koçan, Sema; Kulakaç, Nurşen; Aktug, Cemile; Demirel, Sevgül

    This study was conducted to determine the effect of video-based simulation education on nursing students' motivation and academic achievement. The research was designed in a mixed model. A quasi-experimental method with a pretest-posttest control group was used for the quantitative part, and the descriptive phenomenology approach was used as the qualitative research method. The sample of the study consisted of second-year nursing students in two state universities in eastern Turkey. The data were collected with the Student Information Form, the Academic Achievement Test, and the Motivation Resources and Problems Scale using Google Forms Web application. Qualitative data were collected through online semistructured interview forms and focus group interviews. According to the results, the posttest academic achievement and Motivation Resources and Problems Scale mean scores of the students in the intervention group were significantly higher than those of the control group (P < .05). In the analysis of the qualitative, three main themes emerged: We felt fortunate that it increased information retention,” “We felt like we were in real practice environment,” and “It made us feel that we were nurses.” The results showed the use of video-based simulation can be suggested as a strategy to promote classroom teaching and engage students.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 4 · Nitelikli Eğitim
    AtıfScopus5WoS3OpenAlex4
    ScopusWeb of SciencePubMedİncele
  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Afet sahası çalışanlarının stres düzeyi ve motivasyon verimliliği ile ilişkili bir araştırma: Ankara ili itfaiyesi örneği

    Merve Vuslat Semanur Görgen

    Travmatik etkilenimlere çalışma sürecinde daha sık maruz kalınabilecek olağanüstü ve afet sahası gibi meslek gruplarında strese bağlı sıkıntı koşullarının etkilerinin araştırılması önemlidir. Bu çalışmanın amacı; acil durumlar, kazalar veya afet gibi yüksek stresli çalışma koşullarında çalışabilen İtfaiye Teşkilatı çalışanlarının; algılanan stres, motivasyon verimlik düzeyleri ve ilişkilerini değerlendirmekti. Çalışma yönteminde; 10 sorudan oluşan algılanan stres ve 25 sorudan oluşan motivasyon verimlilik ile ilişkili 5'li Likert tip anket soruları Ankara Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Teşkilatı'nda çalışan 292 gönüllü katılımcıya uygulandı. Elde edilen veri sonuçlarına ait ortalama±standart sapma değerleri ve gruplar arasındaki karşılaştırmalar SPSS istatistik programı kullanılarak hesaplandı. Çalışanların stres, motivasyon verimlilik düzeyleri ve ilişkilerinin olup olmadığı gruplar arasında karşılaştırıldı. Algılanan stres ve motivasyon verimlilik ölçeklerinin Cronbach alfa güvenirlik katsayıları sırasıyla:0.634 ve 0.669 idi. Çalışmada yer alan örneklemin algılanan stres (15.47±4.41) ve motivasyon verimlilik (76.29±7.74) düzeyleri orta seviyedeydi. Diğer yandan, çalışanların algılanan stres ile motivasyon verimlilik ortalamaları ve diğer değişkenler arası herhangi bir anlamlı farklılık gözlenmedi (p>0.05). Bu çalışma sonucunda, travmatik olaylara müdahale eden afet sahası çalışanlarının psikolojik yönden olumsuz etkilenme durumlarına karşı periyodik olarak stres düzeylerinin tespiti ve araştırılmasının süreç yönetiminin başarısı açısından yararlı olabileceği düşünülmektedir.

  • MakaleAçık Erişim2023Scopus SJRQ2
    Intentionally Changing Everything: Deliberate Constructing in Corruption Case

    Kamsi, Kamsi; Julianto, Very; Billah, Mu'tashim; Karimullah, Suud Sarim

    The handling of corruption cases lacks consistency in the emphasis on the element of intention or deliberation. While some experts propose the concept of deliberation theoretically, its practical application in the field contradicts these theoretical studies due to the absence of clear indicators of intent. Deliberation, as explored in this research, is analyzed through the lenses of criminal law and psychology. The research employs the Forum Group Discussion (FGD) method, coupled with professional judgment from legal practitioners and academics. The findings reveal a shared perception among law enforcers regarding the deliberate nature of corruption cases. These law enforcers interpret relevant articles using a combination of scientific theory and the theory of Possibility in Certainty. From a psychological perspective, deliberate behavior is conceptualized as a construct that can be measured through the lens of scientific theory. The convergence of these perspectives highlights a unified approach among law enforcers in assessing intentionality in corruption cases.

    • SDG 16 · Barış, Adalet ve Güçlü Kurumlar
    AtıfScopus4OpenAlex3
    Scopusİncele
  • Doktora TeziAçık Erişim2021
    Aile motivasyonu ve içsel motivasyon ile iş performansı ve işten ayrılma niyeti arasındaki ilişkide enerjinin aracı ve çalışma koşullarının düzenleyici etkileri: Sağlık çalışanları ve sporcular üzerine bir araştırma

    Çiğdem İnce Ayaydın

    Bu çalışmanın amacı Türkiye'de aile motivasyonu ve içsel motivasyon ile iş performansı ve işten ayrılma niyeti arasındaki ilişkide enerjinin aracı etkisini ve çalışma koşullarının düzenleyici etkilerini incelemektir. Bu yönüyle çalışmanın literatürdeki boşluğu doldurması beklenmektedir. Çalışma Trabzon ve Gümüşhane'de 261 sağlık çalışanı ve 255 spor çalışanı üzerinde anket yöntemiyle gerçekleştirilmiştir. Çalışmada açıklayıcı ve doğrulayıcı faktör analizi ve hipotezleri test etmek için regresyon analizi kullanılmıştır. Analiz sonuçları teori ve beklentilerle uyumlu bir şekilde, bir işyerindeki aynı çalışma koşullarına sahip iki çalışandan aile motivasyonu ya da içsel motivasyonu diğer çalışandan daha yüksek olan bir çalışanın, enerji üzerinden iş performansının daha yüksek ve işten ayrılma niyetinin daha düşük olacağını olacağını ima etmektedir. Bu çalışmanın sonuçları kötü çalışma koşullarında çalışanların enerjisinin artmasının iş performansını artırdığını ve işten ayrılma niyetini azalttığını göstermektedir. Araştırma modeli sonuçları sağlık çalışanlarında aile motivasyonu iş performansı ile olan ilişkisinde enerjinin aracı bir değişken olduğu bulgusuna işaret etmektedir. Spor çalışanlarında bu aracı ilişki saptanmamıştır. Çalışmada ayrıca hem aile motivasyonu hem de içsel motivasyon ile enerji arasında pozitif yönlü bir ilişkinin olduğu bulgusuna ulaşılmıştır. Çalışmada enerji ile iş performansı arasında pozitif yönlü bir ilişkinin olduğu, enerji ile işten ayrılma niyeti arasında negatif yönlü bir ilişkinin olduğu bulgusuna ulaşılmıştır. Spor çalışanlarında enerji ile işten ayrılma niyeti arasında bir ilişki saptanmamıştır. Bulgular yöneticilerin aile motivasyonunun, içsel motivasyonun, enerjinin sağlayacağı olumlu bireysel sonuçlarını göz önüne alarak, işyerinde çalışanın aile motivasyonunu, içsel motivasyonunu, enerjisini yükseltecek bir çalışma ortamı sağlanmasının gerekliliğini göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Aile Motivasyonu, İçsel Motivasyon, Enerji, İş Performansı, İşten Ayrılma Niyeti, Çalışma Koşulları

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2014
    Akademisyenlerin iş stresi ile iş motivasyonu ilişkisinin incelenmesi

    Zeynep Aslan

    Modern çağda, örgütler insan odaklı çalışmanın önemi konusunda büyük bir gelişim göstermişlerdir. Çalışanların iş memnuniyeti iş performanslarına bu ise örgütün performansına yansımaktadır. Çalışanların başarıya ulaşmak için ihtiyaç duydukları motivasyonu sağlamak örgüt için büyük önem arz eder. Bu motivasyon, çalışanın mutluluğu, işine olan ilgisinin artmasını, ekip çalışması gibi birçok alanda personelin olmazsa olmaz ihtiyaçlarındandır. Motivasyonun ihtiyacı olan çalışanlar, aynı zamanda bu motivasyonu kaybetmemek adına çaba sarf etmektedirler. Çağın getirdiği fiziki, psikolojik, sosyal ve ekonomik etkenler bireyleri etkisi altına almış bulunmaktadır. Tüm bu faktörler kişiye olumlu veya olumsuz anlamda etkileyebilir. Bu etkilerin sonucu kaçınılmaz olan stres kavramı ortaya çıkmaktadır. Bu çalışmada, ülkemizde eğitim ve bilim adına en güçlü kurumlardan biri olan üniversitelerde çalışan akademisyenlerin iş motivasyonları incelenmiştir. Artık tüm bireylerin özel veya iş yaşamında karşılaştıkları stresin, akademisyenler üzerinde yapılan çalışmayla, iş motivasyonuna etkisi gözlemlenmiştir. Çalışmada 9 üniversitede çalışan 240 akademisyen üzerinde anket uygulanarak iş stresi ile iş motivasyonu ilişkisi araştırılmıştır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2013
    İnternette ağızdan ağıza pazarlama faaliyetini motive eden faktörler: Gümüşhane, Trabzon ve Giresun örneği

    Hande Kurt

    İnsanlar günümüzde birçok yöntemle uygulanan pazarlama mesajlarıyla karşı karşıya kalmaktadırlar. Bu nedenle güvenilir tavsiyelere olan ihtiyaç her geçen gün artmakta ve tüketiciler farklı arayışlara girmektedirler. Bu aşamada ağızdan ağıza pazarlama tüketicilerin bağımsız ve objektif bilgi kaynağı olarak karşımıza çıkmaktadır. Ağızdan ağıza pazarlama tüketici kararlarını etkileyerek satın alma davranışını yönlendirmektedir. Geleneksel ağızdan ağıza pazarlama 1960 yılından bu yana araştırma konusu olsa da günümüzde teknolojik gelişimler dolayısıyla daha geniş ve kapsamlı olan elektronik ağızdan ağıza pazarlama kavramı yaygınlaşmıştır. Teknoloji ve internetin gelişimi, insanlara sosyal ortamlarda görüşlerini ve diğer tüketicilerin mal ve hizmet deneyimlerini paylaşmasına yani elektronik ağızdan ağıza iletişime olanak tanımaktadır. Elektronik ağızdan ağıza pazarlama etkinliği üzerinde yoğun bir ilgi vardır. Bu konuda birçok çalışma bulunmaktadır. Bu çalışma, internet kullanıcılarının bir ürün ya da hizmeti satın alırken sosyal ağlarda yaptıkları bilgi paylaşımı ve bu paylaşımları okurken tüketicileri motive eden faktörleri tespit etmeyi amaçlamaktadır. Anahtar Sözcükler: Ağızdan Ağıza Pazarlama, Elektronik Ağızdan Ağıza Pazarlama, Sosyal Ağlarda Ağızdan Ağıza Pazarlama