Yazarlar

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Kamu bankalarının katılım bankacılığına geçişi ve sektöre etkileri

    Songül Güner

    Dünyada İslami finans veya faizsiz bankacılık olarak bilinen katılım bankacılığı 1985 yılında Özel Finans Kurumları adıyla Türkiye'de faaliyet göstermeye başlamıştır. 2005 yılında banka statüsü kazanan Özel Finans Kurumları 2006 yılında Katılım Bankacılığı adı altında hizmetlerini sürdürmeye devam etmiştir. Türkiye'de 2015 yılına kadar sadece özel sektörde faaliyetlerini sürdüren katılım bankalarına kamu katılım bankaları eklenince sektörde büyüme yaşanmış ve katılım bankacılığı sektörü önem kazanmıştır. Bu çalışmanın amacı kamu bankası olan Ziraat Katılım, Vakıf Katılım ve Emlak Katılım bankalarının katılım bankacılığı sektörüne girişi ve sektörde meydana getirdikleri etkinin ortaya konulmasıdır. Kamu katılım bankalarının sektöre giriş amaçları arasında faize duyarlı bireylerin piyasaya kazandırılması ve sektörün piyasadaki payının arttırılmasıdır. Çalışmada kamu bankalarının sektöre dâhil olmadan önceki ve dâhil olduktan sonraki verileri incelenmiş ve veriler tablolarla gösterilmiştir. Veriler ışığında kamu bankalarının sektörde yer almalarının sonuçları incelenmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021
    Türk bankacılık sektöründe katılım bankalarının finansal performans analizi: Entropi, VİKOR ve TOPSİS yöntemleriyle bir uygulama

    Fatma Bostan

    Bankacılık sektörü finansal sistem içerisinde üstlendiği aracılık rolü ile reel sektörün gelişmesine katkı sağlamakla birlikte ülke ekonomisinin önemli yapı taşlarından birisini oluşturmaktadır. Katılım bankaları mevduat bankaları gibi bankacılık sektöründeki yoğun rekabet ortamında müşterilerine en iyi hizmeti sunmaya çalışırken maliyetlerini azaltmayı ve kârlarını yükseltmeyi amaçlamaktadırlar. Katılım bankalarının sürdürülebilir büyüme hedeflerini gerçekleştirebilmeleri için finansal performans yönetiminin başarı ile yürütülmesi önemlidir. Bu çalışmamızın amacı, Türk bankacılık sektöründe faaliyet gösteren katılım bankalarının 22 adet kârlılık ve maliyet rasyoları kullanılarak finansal performanslarının çok kriterli karar verme tekniklerinden ENTROPİ, TOPSIS ve VIKOR yöntemleriyle analiz edilmesidir. Uygulama aşamasında 6 ana kriter literatür araştırması sonucu en çok kullanılan aktif rasyosu, sermaye yeterliliği, likidite, bilanço yapısı, gelir-gider yapısı ve kârlılık rasyolarından belirlenmiş olup ana kriter ve alt kriter ağırlıkları ENTROPİ yöntemiyle belirlenmiştir. Kriter ağırlıkları belirlendikten sonra katılım bankalarının yıllar itibariyle performans değerlendirmeleri TOPSİS ve VİKOR yöntemleri kullanılarak yapılmıştır. Çalışmamızda 2017-2019 yılları arasında faaliyet gösteren 2 kamu sermayeli ve 3 özel sermayeli katılım bankalarının performansları değerlendirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Bankacılık, ENTROPİ, Katılım Bankaları, TOPSİS ve VİKOR

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021
    COVID-19 pandemisi süresince alternatif çalışma alanları kullanımının incelenmesi: Katılım bankası çalışanları üzerinde bir araştırma

    Abdulkadir Daştan

    11 Mart 2020 tarihinde Covid-19 virüs yayılımının D.S.Ö tarafından pandemi ilan edilmesi ve Türkiye'de yine aynı tarihte ilk vakanın görülmesi ile birlikte, birçok kurum alternatif çalışma alanlarında personel çalıştırmaya başlamış ve bu süreç 2021 süresince de devam etmektedir. Bu süreçte Katılım Bankaları da alternatif çalışma alanlarını aktif olarak deneyimlemiştir. Teknoloji kabul modeli ile bu yeni alanların belirlenen kaygı ve iş yapış şekilleriyle birlikte tercih nedenleri, çalışanlar üzerindeki etkileri ölçümlenmek istenmektedir. Araştırma ülke genelindeki Katılım Bankalarında ofis veya şubede çalışanların üzerinden oluşturulan 411 örneklem üzerinden yürütülmüştür. Çalışmaya bulgularında, çalışanların evden-uzaktan çalışma gibi çalışma modelleriyle çalışma sistemine uyumlulukları ( mevcut iş yapma düzeni, mevcut iş yapma tekniği, teknolojik altyapı), zaman (tasarruf, hizmetin tam olması, çeviklik), algılanan davranışsal kontrolü ( kendine güven, yetki, yeterlilik) ve algılanan kullanım kolaylıkları (adaptasyon, kariyer, işverenin altyapı desteği, rahatlık) faktörlerinin , algılanan faydayı (konfor, pratiklik, verimlilik, performans artışı, planlı çalışma, maliyet azaltma, veri güvenliği ) olumlu etkilediği ortaya koyulmuştur. Ayrıca çalışanların evden-uzaktan çalışma gibi çalışma modelleriyle çalışma sistemi için kolaylaştırıcı koşullar ( işverenin kaynak yeterliliği, altyapı erişimi, iletişim araçları etkisi, teknik destek), endişe (sistem endişesi, verilerin korunması, sistem için erken öngörüsü, işi tam olarak yapamama, korkutuculuk), güven (veri güvenliği, bilgi gizliliği, yenilik önyargısı, genel güven) ve öz yeterlilik (rahat hissetme, sistem için bilgi yeterliliği, kendine güven) faktörlerinin, algılanan faydayı (konfor, pratiklik, verimlilik, performans artışı, planlı çalışma, maliyet azaltma, veri güvenliği ) olumsuz etkilediği ortaya koyulmuştur.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2020
    Katılım bankacılığının davranışsal finans kapsamında değerlendirilmesi

    Ömer Ateşci

    Modern klasik iktisat teorilerinde insanoğlu, sadece çıkarını düşünen, kişisel menfaatine hizmet eden, fayda ve kârını maksimize etmeyi amaçlayan bir varlık olarak tanımlanmıştır. "Homo Economicus" "ekonomik insan" olarak tanımlanan bu insan modeli, çıkarlarını maksimize etmeyi hayatının en temel amacına koymaktadır. Bu model, insanın yatırım noktasında tamamen nefsi duygularını tatmin etmek için hareket ettiği ileri sürülmektedir. Genel olarak iktisat teorileri insanı bu şekilde tanımlamış olmasına rağmen, insanoğlunun yatırım kararlarında her zaman maddi olarak rasyonel davranmadığı gözlemlenmiştir. Bu tür yatırım kararları veren bireylerin hareketleri, klasik iktisat teorilerinde ifade edilen insan modeli ile çelişmektedir. Klasik iktisat teorileri, bireylerin yatırımlarında rasyonel olmadığı kararları açıklamakta zorlanmıştır. Bundan dolayı klasik iktisat teorilerinde boşluk ortaya çıkmıştır. Çünkü insanların yatırım kararlarında risk ve getiri dışında farklı değişkenleri de dikkate aldığı ortaya çıkmıştır. İnsanların bu tür davranışlarını açıklamak ve klasik iktisat teorilerinde oluşan boşluğu doldurmak için "davranışsal finans" kavramı ortaya çıkmıştır. Davranışsal finansa göre insanlar yatırımlarında ekonomik getiri, risk ve kar değişkenleri dışında, psikolojik, kültürel, sosyolojik değişkenlerinde etkisinde karar verebilmektedir. Bu çalışmada Erzincan ilinde bulunan bireysel yatırımcılar üzerinde anket yöntemiyle katılım bankacılığının davranışsal finans kapsamında değerlendirilmesi yapılmaya çalışılmıştır. Katılım bankacılığının tercih edilmesinde etkili olan faktörler davranışsal finans kapsamında incelenmiştir. Bu kapsamda 404 bireysel yatırımcı ile anket çalışması yapılmış olup elde edilen veriler SPSS 22.0 istatistik programı kullanılarak analiz edilmiştir. Anket içerisinde bulunan soruların tamamının betimsel istatistik bulguları elde edilip, ilk olarak demografik, sonrasında katılım bankacılığı ile bulgular ve daha sonrasında katılım bankacılığı ile davranışsal finans arasında oluşturulan hipotezlerin analizi için (One Way ANOVA testi) tek yönlü varyans analizi yapılmıştır. Bireylerin katılım bankacılığını tercih etmelerinde finansal faktörlerin dışında birçok faktörden kuvvetli bir şekilde etkilendiği tespit edilmiştir. Anahtar Kelimeler: Davranışsal Finans, Katılım Bankacılığı, Yatırımcı Davranışı

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019
    Alternatif bankacılık kullanımını etkileyen faktörlerin belirlenmesine yönelik bir model çalışması

    Aleyna Furuncu

    Uluslararası literatürde İslami bankacılık, faizsiz bankacılık veya alternatif bankacılık olarak isimlendirilen katılım bankacılığı, faiz getirisi elde etmek istemeyen finansal tüketicilerin tercih ettiği bankacılık türüdür. Türkiye'de katılım bankaları 1983 yılından itibaren "özel finans kurumu" adıyla faaliyet göstermeye başlamış, 2005 yılından sonra "katılım bankası" adı altında çalışmaya devam etmiştir. Son dönemlerde bazı kamu bankalarının katılım bankacılığı sektörüne giriş yapması, tahminen sektörün büyümesine katkı sağlayacaktır. O halde bankacılık sektöründe yakın gelecekte önemli bir yere sahip olacağı varsayılan katılım bankları ile ilgili araştırmaların, bu sektörün gelişimine yön vereceği düşünülmektedir. Bu bağlamda araştırmanın amacı, alternatif bankacılık kullanımını etkileyen faktörleri belirlemek ve yeni bir kabul modeli oluşturmaktır. Bu çalışma nicel araştırma desenine sahip olup, veriler TR90 bölgesinde yer alan altı ildeki (Trabzon, Ordu, Giresun, Rize, Artvin ve Gümüşhane) katılımcılardan toplanmıştır. Çalışmadan elde edilen veriler hem betimsel hem de yapısal analiz tekniklerine göre analiz edilmiştir. Bu analizlerin çözümlenmesinde ise SPSS ve AMOS paket programlarından yararlanılmıştır. Sonuç olarak, katılım bankacılığı kullanımındaki uyumluluk, özel normlar, dış etkiler ve endişe müşterinin algıladığı faydayı olumlu yönde etkilemişken, kolaylaştırıcı koşullar, güven ve öz yeterlilik ise müşterinin algıladığı faydayı olumlu yönde etkilememiştir. Ayrıca katılım bankacılığı kullanımındaki uyumluluk, kolaylaştırıcı koşullar, endişe ve güven müşterinin algıladığı kullanım kolaylığını olumlu yönde etkilemişken, özel normlar, dış etki ve öz yeterlilik müşterinin algıladığı kullanım kolaylığını olumlu yönde etkilememiştir. Ek olarak, katılım bankacılığı kullanımında algılanan kullanım kolaylığı ile algılanan fayda müşterinin tutumunu, müşterinin tutumu niyetini ve müşterinin niyet ise davranışını olumlu yönde etkilemiştir. Anahtar Kelimeler: Alternatif Bankacılık, Katılım Bankacılığı, Kabul Modeli, Faktör Analizi

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2016
    Türkiye' deki ticari bankalar ile katılım bankalarının performaslarının AAS ve VIKOR yöntemleri ile karşılaştırmalı analizi

    Şule Sarı

    Bankalar, finansal ve ekonomik sistem içinde son derece büyük öneme sahip aracı kuruluşlardır.Bankacılık sektörünün performansının değerlendirilmesi, rekabet açısından gereklilik olmuştur. Bu çalışmanın amacı Türk bankacılık sisteminde faaliyet gösteren ticari bankalar ve katılım bankalarının 2012-2014 yılları arasında finansal performanslarının Çok Kriterli Karar Verme yöntemleri kullanılarak değerlendirilmesidir. İlk olarak kriterlerin ağırlıklarının belirlenmesi amacıyla Analitik Ağ Süreci (AAS) yöntemi kullanılmıştır. Bankaların performans değerlendirmesinde ana kriterlerden sermaye yeterliliği oranları, alt kriterden (özkaynaklar/kredi+piyasa+ operasyonel riski için gerekli sermaye yükümlülüğü) oranının en fazla öneme sahip olduğu ortaya çıkmıştır. İkinci aşamada bankalarVIKOR yöntemi kullanılarak finansal performanslarına göre sıralanmıştır. Anahtar Sözcükler:Performans Değerlendirme,Ticari Bankalar,Katılım Bankaları,Analitik Ağ Süreci,VIKOR Yöntemi