Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları
Yazarlar
Yayınlar
- MakaleYayıncıda açık erişim2025Scopus SJRQ2The effect of health literacy, psychological resilience, and internet addiction levels on the fear of COVID-19 in healthcare professionals
Aydin, Aykut; Aydin Sayilan, Aylin; Kulakac, Nursen
Background: Healthcare professionals are known to make intensive use of the internet to improve their health literacy, preserve their psychological resilience, resolve uncertainties, and lessen their fear of COVID-19. Although several studies have addressed these concepts, we encountered none examining their relationships with one another. Objective: This research set out to determine the effects of health literacy, psychological resilience, and internet addiction levels on the fear of COVID-19 in healthcare professionals. Methods: The sample in this descriptive, cross-sectional, and correlation-seeking research consisted of 456 health workers. The data were collected using an information form and the Health Literacy Scale (HLS), the Brief Resilience Scale (BRS), Young's Internet Addiction Test-Short Form (YIAT-SF), and the Fear of COVID-19 Scale. Results: The mean age of the health professionals enrolled in the research was 40.80 ± 11.39 years (min 22, max 68), 52.4% were women, 87.1% held bachelor's degrees, 86.8% were married, and 5.9% were working as nurses. The participants’ mean scale scores were 54.97 ± 5.62 for the HLS, 26.95 ± 9.57 for YIAT-SF, 20.57 ± 3.62 for the BRS, and 20.33 ± 2.97 for the Fear of COVID-19 Scale. Conclusions: The healthcare professionals in this study exhibited adequate levels of health literacy and psychological resilience, a moderate level of internet addiction, and still experienced fear of COVID-19. Health literacy, internet addiction, and psychological well-being emerged as important factors in the fear of COVID-19.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022KOBİ'lerde pazarlama aracı olarak sosyal medya kullanımı: Instagram örneği
İbrahim Muslu
İnternet teknolojisinin gelişmesiyle ortaya çıkan sosyal medya platformları, kullanıcılara bulundukları yer fark etmeksizin bireyleri veya büyük ölçekli toplulukları etkileme fırsatı sunmuştur. Kullanıcılar tarafından oluşturulan içeriklerin metin, video ve görüntü formatlarında özgürce paylaşılması, diğer kullanıcılarla kolaylıkla iletişime geçilmesi ve coğrafi kısıtlama olmaksızın her türlü alışveriş işleminin rahatlıkla gerçekleştirilmesi gibi çeşitli avantajlı yönler bu platformların kullanım oranlarının her geçen gün katlanarak artmasına katkıda bulunmuştur. Bu bağlamda sosyal medya bileşenlerinden biri olan Instagram'ın ürün ve hizmetlerin tanıtımı için uygun bir ortam sunması, reklamlar aracılığıyla doğrudan hedef kitleye odaklanabilme özelliği ve müşterilerle etkileşim ortamı yaratması gibi güçlü yönleri bulunmaktadır. Diğer yandan geleneksel medyaya kıyasen bu uygulamadaki tüm hâkimiyet işletmenin kontrolü altındadır ve bu bakımdan hiçbir aracıya ihtiyaç duyulmamaktadır. Tüm bu avantajlı yönler bu uygulamayı KOBİ'ler için önemli bir pazarlama aracı olarak ön plana çıkarmaktadır. Bu çalışmada KOBİ'lerde pazarlama aracı olarak Instagram kullanımının işletmeler üzerindeki rolü ve önemi araştırılmıştır. Ayrıca Instagram'da pazarlama faaliyetinde bulunan işletmelerin karşılaştığı sorunlar belirlenmiştir. Araştırmada nitel araştırma yöntemlerinden biri olan yarı yapılandırılmış görüşme tekniği kullanılarak analizler gerçekleştirilmiştir. Çalışmanın evrenini Türkiye'de faaliyet gösteren pazarlama çalışmalarında Instagram'da aktif olan KOBİ'ler oluşturmaktadır. Çalışmanın örneklemi ise Gümüşhane merkez ve ilçelerinde faaliyet gösteren Instagram'ı aktif olarak kullanan 20 farklı KOBİ oluşturmaktadır.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022Kişilerarası iletişimde emoji kullanımı: Whatsapp örneğinde bir inceleme
Seval Erol
Teknolojinin gelişmesiyle birlikte sosyalleşme, kültür ve iletişim kavramı da değişmiştir. Yeni iletişim ortamları olarak sosyal medya mecraları ortaya çıkmıştır. Geçmişte yüz yüze gerçekleşen kişilerarası iletişim, teknoloji çağında sosyal medya ortamlarına taşınmıştır. Yer ve zaman sınırlaması bulunmadan kolay erişim imkânı bulunan sosyal medya platformları arasında anlık mesajlaşma uygulamaları bulunmaktadır. Bunlardan birisi de Whatsapp platformudur. Whatsapp uygulaması, kullanıcılarına anlık mesajlaşma olanağı, ses, belge, fotoğraf, konum paylaşımının yanı sıra görüntülü ve sesli konuşma fırsatları tanımaktadır. Ayrıca sözsüz iletişimin bileşenleri olan yüz ve beden hareketleri, bedensel temas, mekân kullanımı ve araçları ile benzerlik gösteren emojiler ile kişilere etkili bir iletişim ortamı sunmaktadır. Bu tez çalışmasında Whatsapp üzerinde bulunan emojilerin kullanımının kişilerin günlük hayatta kurdukları yüz yüze iletişimde yararlandıkları jest ve mimikler, bedensel temas gibi unsurlar ile tutarlı bir şekilde kullanıp kullanmadıklarını ortaya çıkarmak amaçlanmıştır. Yöntem olarak yarı yapılandırılmış görüşme tekniğinin katılımcıların zihninde yer alan özel ve saklı bilgileri ortaya çıkarma gücünden yararlanılmıştır. Araştırmacıya hazırladığı sorulara bağlı kalmadan, görüşmenin gidişatına göre sorular sorma fırsatı veren söz konusu yöntem, konu hakkında daha detaylı bilgiler elde etmeyi sağlamaktadır. Bu sebeplerle konuya uygun bir yöntem olarak görülmüş ve yararlanılmaya karar verilmiştir. Çalışmanın örneklemi, Whatsapp kullanan 18 yaşından büyük olan 25 kullanıcı ile sınırlandırılmıştır. Çalışmanın sonucunda elde edilen bilgilere göre Whatsapp uygulamasında gerçekleştirilen kişilerarası iletişimde kullanılan emojilerin etkili bir iletişime katkı sağladığı; kısaca emojilerin önemi ortaya çıkmıştır. Günlük hayatta kurulan kişilerarası iletişimde yararlanılan sözsüz iletişim unsurlarının Whatsapp üzerinde de emojiler ile desteklendiği bilgisine ulaşılmıştır.
- Derleme MakaleAçık Erişim2021Scopus SJRQ4The New Disease of the Modern Age: What Is the Fear of Missing Out FOMO? A Review
Erdogan, Ali; Yilmaz, Yavuz; Hocaoglu, Cicek
Social networks have become a very important part of human life in recent years. This situation has led to new definitions such as the Fear of Missing Out (FOMO). FOMO can be defined as the concern that others can have a good experience when the person is absent and therefore the person wants to stay on social networks constantly to avoid missing anything. It is especially common in young people. Problematic internet use, psychosocial factors, social network use and anxiety are blamed in its etiology. Family conflicts, loneliness, depression, and low self-efficacy can be said as risk factors. People constantly want to spend time on social networks, daily life activities are blocked and the person's productivity decreases. It has no place in diagnostic classifications. For FOMO, the fear of missing out scale developed by Przybylski can be used. It is reported that FOMO has a significant positive relationship with nomophobia. There is no specific treatment method. There is a need for extensive research on FOMO.
AtıfWoS2OpenAlex3İncele - Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019Turizm sektöründe sosyal medya dolandırıcılığına yönelik algıların değerlendirilmesi
Tuğba Aslan
Ülkeler, şehirler ve işletmeler için önemli bir ekonomik faaliyet olarak görülen turizm, teknolojik gelişmelerden fazlasıyla etkilenmektedir. Bu çerçevede çoğunlukla teknolojik gelişmelerin turizm sektörüne katkısından bahsedilmektedir. Etkileşimin artması, tek yönlü bir iletişim yaklaşımından iki yönlü bir anlayışa geçilmesi, geri bildirimlerin mümkün hale gelmesi gibi nedenlerle yeni teknolojiler özellikle sosyal medya turist ve işletme etkileşiminin en önemli kazanımı olarak görülmektedir. Elde edilen kazanımların yanında birçok yeni sorunun da ortaya çıktığı bir gerçektir. Bu sorunlarından birisi de sosyal medya dolandırıcılığıdır. Sosyal medya dolandırıcılığı, özellikle sosyal medya araçları üzerinden insanların dolandırılması konusu üzerine odaklanmaktadır. Bu tür dolandırılmaların en çok yaşandığı alanlardan birisi ise turizm sektörüdür. Çok sayıda turistin mağdur olmasına neden olan sosyal medya dolandırıcılığı üzerine odaklanan bu araştırma, Türkiye'de bu alandaki ilk çalışmalardan biri olma özelliğini taşımaktadır. Daha çok keşfedici bir nitelik taşıyan bu araştırmada, nicel araştırma yöntemi kullanılarak turizm sektöründe yaşanan sosyal medya dolandırıcılığına yönelik algılar ölçülmeye çalışılmaktadır. Çevrimiçi olarak gerçekleştirilen bu çalışmayla katılımcıların turizm sektöründe sosyal medya dolandırıcılığına yönelik algıları üzerine odaklanılmaktadır. İstatistik paket programı aracılığıyla frekans, tek yönlü varyans analizi (anova), t testi, korelasyon, faktör, regresyon gibi analizlerle elde edilen bulgulara göre sosyal medya kullanım alışkanlıkları sosyal medya dolandırıcılığına etki etmektedir. Ayrıca katılımcılara göre sosyal medya üzerinden turizm hizmeti satın almak, rezervasyon yapmak, güvenli iletişim kurmanın sağlıklı olmaması, dolandırıcılık vakalarını yükselmesini engellemektedir.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2014Tüketicilerin elektronik hizmet kalitesi algılamaları: Bireysel internet bankacılığı müşterileri üzerine bir uygulama
Gökhan Karadirek
ÖZET YÜKSEK LİSANS TEZİ TÜKETİCİLERİN ELEKTRONİK HİZMET KALİTESİ ALGILAMALARI: BİREYSEL İNTERNET BANKACILIĞI MÜŞTERİLERİ ÜZERİNE BİR UYGULAMA Gökhan KARADİREK 2014, XV + 143 sayfa. İnternet bankacılığı, bankalara ve bankaların müşterilerine sunduğu imkanlar nedeniyle tüm dünyada ilgi gören bir hizmet olmuştur. İnternet bankacılığının ilgi görmesi, diğer ülkelerde olduğu gibi Türkiye'deki bankaları da sanal ortamda hizmetlerini kaliteli şekilde vermeye zorlamıştır. Banka müşterileri internet bağlantısının olduğu her yerden, para çekebilme hariç tüm bankacılık işlemlerini bu kanal aracılığıyla yapabilmektedir. İnternet bankacılığı, gün içerisinde banka şubesine gidecek fırsatı olmayan ya da fırsatı olup da vaktini başka şeylerde değerlendirmek isteyenler için büyük zaman tasarrufu sağlamaktadır. İnternet bankacılığı bankalara da bazı avantajlar sağlamaktadır. İnternet bankacılığı hizmet kalitesini teknolojiye bağlı olarak sürekli güncelleyen bankalar, maliyet tasarrufu ve rekabet avantajı elde ederken, mevcut ve potansiyel müşterilerinin de tatmin olmasını ve bankaya bağlı kalmasını sağlayabilmektedir. Araştırmanın amacı, banka müşterilerinin internet bankacılığını kullanmalarını ve benimsemelerini etkileyen faktörleri incelemek ve elde edilen sonuçlara bağlı olarak genel değerlendirmelerde bulunmaktır. Bu amaçla, bireysel internet bankacılığı kullanıcılarına anket uygulanmıştır. Toplam 519 anket değerlendirmeye alınmış olup, SPSS 15.0 programında analiz edilmiştir. Anahtar Sözcükler: İnternet Bankacılığı, Elektronik Bankacılık, Elektronik Ticaret, Elektronik Hizmet, Hizmet Pazarlaması.
- Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2013İnternette ağızdan ağıza pazarlama faaliyetini motive eden faktörler: Gümüşhane, Trabzon ve Giresun örneği
Hande Kurt
İnsanlar günümüzde birçok yöntemle uygulanan pazarlama mesajlarıyla karşı karşıya kalmaktadırlar. Bu nedenle güvenilir tavsiyelere olan ihtiyaç her geçen gün artmakta ve tüketiciler farklı arayışlara girmektedirler. Bu aşamada ağızdan ağıza pazarlama tüketicilerin bağımsız ve objektif bilgi kaynağı olarak karşımıza çıkmaktadır. Ağızdan ağıza pazarlama tüketici kararlarını etkileyerek satın alma davranışını yönlendirmektedir. Geleneksel ağızdan ağıza pazarlama 1960 yılından bu yana araştırma konusu olsa da günümüzde teknolojik gelişimler dolayısıyla daha geniş ve kapsamlı olan elektronik ağızdan ağıza pazarlama kavramı yaygınlaşmıştır. Teknoloji ve internetin gelişimi, insanlara sosyal ortamlarda görüşlerini ve diğer tüketicilerin mal ve hizmet deneyimlerini paylaşmasına yani elektronik ağızdan ağıza iletişime olanak tanımaktadır. Elektronik ağızdan ağıza pazarlama etkinliği üzerinde yoğun bir ilgi vardır. Bu konuda birçok çalışma bulunmaktadır. Bu çalışma, internet kullanıcılarının bir ürün ya da hizmeti satın alırken sosyal ağlarda yaptıkları bilgi paylaşımı ve bu paylaşımları okurken tüketicileri motive eden faktörleri tespit etmeyi amaçlamaktadır. Anahtar Sözcükler: Ağızdan Ağıza Pazarlama, Elektronik Ağızdan Ağıza Pazarlama, Sosyal Ağlarda Ağızdan Ağıza Pazarlama

