Yazarlar

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2026
    Doğu Akdeniz'de Türkiye'nin enerji ve güvenlik stratejileri: Kıbrıs'ın rolü ve önemi

    Soner Kışla

    Bu tez, Doğu Akdeniz bölgesinde son yıllarda keşfedilen hidrokarbon kaynaklarının tetiklediği jeopolitik rekabeti ve bu rekabetin merkezinde yer alan Türkiye'nin enerji-güvenlik stratejilerini kapsamlı biçimde incelemektedir. Çalışmada, Doğu Akdeniz'in tarihsel arka planı, jeostratejik konumu ve bölgedeki güç mücadelesini şekillendiren temel faktörler analiz edilerek, enerji kaynaklarının yalnızca ekonomik bir unsur değil, aynı zamanda ulusal egemenlik, deniz yetki alanları ve güvenlik politikalarının ayrılmaz bir parçası haline geldiği ortaya konmuştur. Bu kapsamda Türkiye'nin deniz yetki alanları politikasını belirleyen "Mavi Vatan" doktrini, sondaj ve sismik araştırma faaliyetleri, bölgesel diplomasi girişimleri ve askeri caydırıcılık stratejileri bütüncül bir yaklaşımla değerlendirilmiştir. Araştırmada Kıbrıs Adası'nın Türkiye açısından sahip olduğu jeopolitik, enerji ve güvenlik boyutları ayrıntılı olarak ele alınmış, KKTC ile yürütülen iş birliğinin Türkiye'nin Doğu Akdeniz politikasındaki belirleyici ve tamamlayıcı rolü vurgulanmıştır. KKTC ile imzalanan deniz yetki alanı ve ruhsatlandırma anlaşmaları, Türkiye'nin bölgedeki meşru haklarını güçlendiren ve enerji arama faaliyetlerine uluslararası hukuk temelinde zemin hazırlayan stratejik adımlar olarak değerlendirilmiştir. Ayrıca Türkiye'nin bölgedeki dışlayıcı ittifak yapılarına karşı geliştirdiği diplomatik ve askeri denge politikaları da analiz edilmiştir. Tez, tüm bu unsurlar çerçevesinde Türkiye'nin Doğu Akdeniz'de izlediği stratejinin enerji bağımsızlığı hedefi ile uluslararası hukuk, diplomasi ve askeri güç unsurlarını birlikte kullanan çok katmanlı bir yapıya sahip olduğu sonucuna varmaktadır. Türkiye–KKTC iş birliği, bu stratejinin hem jeopolitik hem de enerji güvenliği boyutunda temel dayanağını oluşturmakta, Kıbrıs Adası ise Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki uzun vadeli vizyonunun merkezi jeopolitik noktası olarak öne çıkmaktadır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Türkiye'nin enerji politikalarının güncel siyasi durumuna etkisi

    Emrah Doğaner

    Enerji, modern toplumların sürdürülebilir kalkınması için vazgeçilmez bir unsurdur. Enerji vazgeçilmez bir kaynak olarak insanoğlunun yaratılışından bu yana önemini korumuştur. Geleceğin küresel denklemi, ülkelerin enerji kaynaklarına sahip olma, bu kaynakları kontrol altında tutma ve en etkili şekilde transfer edebilme yetenekleri etrafında şekillenecektir. Türkiye ise söz konusu denklemde önemli bir oyuncu olarak enerji alanında gerçekçi ve stratejik politikalar izleyerek hızlı bir değişim ve dönüşüm süreci içine girmiştir. Türkiye'de geliştirilen enerji politikalarının temel hedefi yerli ve yenilenebilir kaynaklardan üretilen enerjinin artırılması, kaynak ve tedarikçi çeşitliliğine gidilmesi ile dışa bağımlığının azaltılması etrafında şekillendiği görülmektedir. Hayata geçirilen projeler, ortaya konulan hedefler ve reel politikalar sonucunda ülkenin enerjide dışa bağımlı yapısı ve yüklü enerji faturası azaltılarak yeni bir sürecin inşası için çalışmalar devam etmektedir. Türkiye'nin enerji ticaretinde merkez ülke olma hedefi kapsamında enerji arz güvenliğini sağlama konusunda politikalar izlenmektedir. Bu tez çalışmasında, Türkiye'nin sahip olduğu enerji kaynakları ile ilgili bilgiler verilmektedir. Sonuç bölümünde ise enerjide dışa bağımlı olan Türkiye'nin yeni enerji vizyonu doğrultusunda yürüttüğü politikaların siyasi durumuna ilişkin etkisine yer verilecektir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Avrasya enerji güvenliğinde ve jeopoltiğinde merkez ülke Türkiye: Chimaera Doğal Gaz Boru Hattı Projesi

    Halil Önder

    ÖZET Enerji jeopolitiği, sadece kaynak coğrafyasını değil aynı zamanda arz-talep bağlarının çevrelediği tüm unsurları da kapsamaktadır. Bu nedenle enerji jeopolitiği, küresel jeopolitiğin tüm gelişmelerini de bünyesinde barındırmaktadır. Enerji politikaları ve arz güvenliğinin önemli olmasının nedeni fosil enerji kaynaklarının dünya coğrafyasında asimetrik dağılım göstermesidir. Özellikle doğal gaza olan talebin giderek artması uluslararası düzeyde yeni jeopolitik gelişmelerin oluşmasına neden olmaktadır. Enerji güvenliği, enerjinin üretim noktasından son tüketiciye ulaşmasına dek boru hatlarına ve tesislere yapılacak saldırılar, yeterli yatırımların yapılmayıp bunun sebep olacağı kesintiler, doğal afet ve iklim koşullarının neden olacağı hasarlar, işgal ve ilhak durumları, etnik veya dini gerekçelerle yaşanan iç savaşlar gibi birçok olasılığın birlikte değerlendirilerek özümsenmesini gerektirmektedir. Bu nedenle enerji politikaları ve arz güvenliği konularında yapılacak değerlendirmelerde enerji kaynaklarının coğrafi dağılımlarından maliyetlerine, iletim yollarından talep artış eğilimlerine, büyük tüketicilerin ithalat bağımlılıklarından bu kaynakları temin edebilmek için geliştirilen askeri doktrinlere kadar birçok konunun birlikte ele alınmasını gerektirmektedir. Önerilen bu tez çalışması ile Avrasya coğrafyası için ülkelerin geliştirdikleri enerji güvenliği politikaları incelenecek; Avrasya coğrafyasındaki doğal gaz rezervleri, ülkelerarası enerji arz-talep ilişkileri, enerji politikaları ve arz güvenliği konuları değerlendirilerek ülkemizin merkez konumda olduğu bir doğal gaz boru hattı projesi önerilecektir. Önerilen "Chimaera Doğal Gaz Boru Hattı Projesi", daha önce hayata geçirilen ve geçirilemeyen projelerin güçlü ve zayıf yönleri incelenerek şekillendirilecektir. Geliştirilecek boru hattı iletim güzergâhlarının güvenliği esas alınarak hazırlanacak bu proje ile Türkiye'nin enerji merkezi olmasına katkıda bulunulacaktır. Bu proje ile güzergâhların geçtiği ülkelerle sosyal ve eğitim alanlarında iş birliği faaliyetleri ile kültürel değerlerinin de öne çıkarılması sağlanacaktır. Anahtar Sözcükler: Chimaera, Doğal gaz, Enerji, Enerji güvenliği, Enerji jeopolitiği

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Akkuyu Nükleer Güç Santrali'nin termoekonomik analizi ve atık ısının değerlendirilmesi

    Elvin Ağtaş

    Günümüzde nüfusun ve teknolojik gelişmelerin hızla artmasıyla enerji ihtiyacımızda artmaktadır. Enerji denilince akla ilk gelen elektrik enerjisidir. Son yıllarda elektrik enerjisi üretimi için Nükleer Güç Santralleri (NGS) önemli bir potansiyeldir. Bu çalışma kapsamında, ülkemizin ilk nükleer santrali olan Akkuyu Nükleer Güç Santrali (ANGS) için termoekonomik analiz gerçekleştirilmiştir. Analiz sonucu, NGS çalışma prensibi gereği çevreye atılan ısının faydalı ısıya dönüştürülmesi ile enerji üretim maliyetinin düşürülmesi aynı zamanda ısıl kirliliğin önlenmesi amaçlanmıştır. Akkuyu Nükleer Güç Santrali'ne eşdeğer ekipman değerleri kullanılarak Engineering Equation Solver (EES) programında termodinamik analiz yapılmıştır. Termodinamiğin ikinci yasasına bağlı, maliyet analizi yöntemleri arasında en fazla kullanılan spesifik ekserji maliyetleme (SPECO) yöntemi kullanılarak maliyet analizi yapılmıştır. Çalışma sonucunda, ANGS'nin enerji ve ekserji verimleri sırasıyla %35 ve %68 olarak bulunmuştur. Tesisten atılan ısının dolaylı olarak tesise tekrar kazandırılmasıyla bölgesel ısıtmada (tesiste bulunan lojmanların, misafirhanelerin, ısınma, sıcak su ihtiyacı), bölgenin coğrafik şartları ve geçim kaynağı göz önünde bulundurularak sera ısıtma, zirai kurutma ve ısıtmada kullanmak mümkündür. Böylelikle, %67.99 oranında atık ısı değerlendirilmiş, üretilen enerjinin birim maliyeti düşürülmüş ve aynı zamanda ısıl kirlilikte aynı oranda azaltılmıştır.

  • Doktora TeziAçık Erişim2021
    Aile motivasyonu ve içsel motivasyon ile iş performansı ve işten ayrılma niyeti arasındaki ilişkide enerjinin aracı ve çalışma koşullarının düzenleyici etkileri: Sağlık çalışanları ve sporcular üzerine bir araştırma

    Çiğdem İnce Ayaydın

    Bu çalışmanın amacı Türkiye'de aile motivasyonu ve içsel motivasyon ile iş performansı ve işten ayrılma niyeti arasındaki ilişkide enerjinin aracı etkisini ve çalışma koşullarının düzenleyici etkilerini incelemektir. Bu yönüyle çalışmanın literatürdeki boşluğu doldurması beklenmektedir. Çalışma Trabzon ve Gümüşhane'de 261 sağlık çalışanı ve 255 spor çalışanı üzerinde anket yöntemiyle gerçekleştirilmiştir. Çalışmada açıklayıcı ve doğrulayıcı faktör analizi ve hipotezleri test etmek için regresyon analizi kullanılmıştır. Analiz sonuçları teori ve beklentilerle uyumlu bir şekilde, bir işyerindeki aynı çalışma koşullarına sahip iki çalışandan aile motivasyonu ya da içsel motivasyonu diğer çalışandan daha yüksek olan bir çalışanın, enerji üzerinden iş performansının daha yüksek ve işten ayrılma niyetinin daha düşük olacağını olacağını ima etmektedir. Bu çalışmanın sonuçları kötü çalışma koşullarında çalışanların enerjisinin artmasının iş performansını artırdığını ve işten ayrılma niyetini azalttığını göstermektedir. Araştırma modeli sonuçları sağlık çalışanlarında aile motivasyonu iş performansı ile olan ilişkisinde enerjinin aracı bir değişken olduğu bulgusuna işaret etmektedir. Spor çalışanlarında bu aracı ilişki saptanmamıştır. Çalışmada ayrıca hem aile motivasyonu hem de içsel motivasyon ile enerji arasında pozitif yönlü bir ilişkinin olduğu bulgusuna ulaşılmıştır. Çalışmada enerji ile iş performansı arasında pozitif yönlü bir ilişkinin olduğu, enerji ile işten ayrılma niyeti arasında negatif yönlü bir ilişkinin olduğu bulgusuna ulaşılmıştır. Spor çalışanlarında enerji ile işten ayrılma niyeti arasında bir ilişki saptanmamıştır. Bulgular yöneticilerin aile motivasyonunun, içsel motivasyonun, enerjinin sağlayacağı olumlu bireysel sonuçlarını göz önüne alarak, işyerinde çalışanın aile motivasyonunu, içsel motivasyonunu, enerjisini yükseltecek bir çalışma ortamı sağlanmasının gerekliliğini göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Aile Motivasyonu, İçsel Motivasyon, Enerji, İş Performansı, İşten Ayrılma Niyeti, Çalışma Koşulları