Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yazarlar

  • Doktora TeziAçık Erişim2023
    Rol stresörleri ile tükenmişlik ilişkisinde çaba-ödül dengesizliği ve iş-yaşam dengesizliğinin paralel aracı ve aşırı bağlılığın düzenleyici rolü

    Şerife Örs

    Çalışanların olumsuz stres deneyimlerinin stres unsurlarına yönelik bilişsel değerlendirmeleri çerçevesinde ve dinamik bir süreç içerisinde ortaya çıkacağını öngören işlemsel stres yaklaşımını temel alan bu çalışmada, rol stresörlerinin tükenmişlik üzerindeki etkileri geliştirilen genişletilmiş bir stres modeli çerçevesinde değerlendirmektedir. Önerilen model ile örgütsel rol alanında çaba-ödül dengesizliği ve örgüt dışı rol alanında ise iş-yaşam dengesizliğinin rol stresörleri ile tükenmişlik arasındaki ilişkide oynadığı aracı roller ve bu ilişkilerde kişisel faktör olarak aşırı bağlılık başa çıkma mekanizmasının düzenleyici etkilerini ortaya konulması amaçlanmıştır. Araştırma kapsamında Türkiye genelinde öğretim elemanları, hekim ve hemşirelerden oluşan 705 katılımcıdan oluşan örneklem üzerinde çoklu regresyon analizleri gerçekleştirilmiştir. Öncelikle, rol çatışması, rol belirsizliği ve rol aşırı yükü stresörleri ile duygusal tükenme, sinizm ve mesleki yeterlik tükenmişlik boyutları arasındaki ilişkilerde çaba-ödül dengesizliği ve iş-yaşam dengesizliğinin paralel aracı rollerine ilişkin hipotezler test edilmiştir. Ardından, çalışanların aşırı bağlılık düzeylerinin bu aracı etkiler üzerindeki düzenleyici etkisini incelemek amacıyla geliştirilen koşullu aracılık hipotezleri test edilmiştir. Araştırma sonuçları çaba-ödül dengesizliği ve iş-yaşam dengesizliğinin bir arada rol stresörlerin tükenmişlik boyutları üzerindeki etkisine aracılık ettiklerini göstermektedir. Duygusal tükenme ve sinizm boyutlarında her iki aracı değişkenin, mesleki yeterlik tükenmişlik boyutunda ise yalnızca iş-yaşam dengesizliğin aracılığına destek sağlanmıştır. Ayrıca, aşırı bağlılığın rol stresörlerinin çaba-ödül dengesizliği ve iş-yaşam dengesizliği aracılığı ile tükenmişlik boyutları üzerindeki etkisini büyük çoğunlukla düzenlemediği veya beklenen yönün tersine düzenleyerek mevcut etkiyi zayıflattığı tespit edilmiştir. Bu duruma aşırı bağlılığın çaba-ödül dengesizliği ve iş-yaşam dengesizliği ile tükenmişlik boyutları arasındaki ilişkide çoğunlukla beklenenin aksine kısmi tampon görevi görmesinin neden olduğu tespit edilmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Ekonomik sorunların duygusal tükenmişlik üzerindeki etkisinde işin araçsallığının aracı, paternalist liderliğin düzenleyici rolü

    Abdulkerim Özkök

    Bu araştırmanın amacı öğretmenlerin karşılaştıkları ekonomik sorunların, duygusal tükenmişlik düzeyleri üzerindeki etkisini ve bu etkide işin araçsallığının aracılık, paternalist liderliğin ise düzenleyici rolünün belirlenebilmesidir. Öğretmenler, ekonomik sıkıntılardan en çok etkilenen meslek gruplarından biri olması ve mesleğin önemi nedeniyle araştırmanın evreni olarak seçilmiştir. Bu amaçla Gümüşhane ilinde bulunan devlet okulları ve özel okullarda görev yapan öğretmenlerden, tesadüfi örneklem yöntemi ile seçilen 606 öğretmen ile çevrimiçi anket çalışması yapılarak veri toplanmıştır. Verilerin analiz aşamasına geçilmeden önce temiz bir veri seti ile çalışılmak amacıyla veri temizliği yapılmıştır. Bu bağlamda öncelikle yanlış ya da eksik veri girişi olup olmadığı kontrol edilmiş, daha sonra veri setinde uç değerler olup olmadığının sınanması amacı ile z skoru ve Mahalonobis uzaklığı hesaplanmıştır. Bu iki değerin sonucuna göre veri setinden 30 veri çıkarılmıştır. Verilerin analizinde SPSS 22 ve SPSS PROCESS Macro eklentisi kullanılmıştır. Değişkenler arasındaki ilişkilerin belirlenmesi için korelasyon ve regresyon analizleri yapılmıştır. Araştırma verilerinin analizi sonucunda ekonomik sıkıntıların duygusal tükenmişlik üzerindeki etkisinde işin araçsallığının aracılık rolü olduğu bulunmuştur. Paternalist liderliğin ise bu ilişkide düzenleyici bir role sahip olmadığı görülmüştür. Çalışmanın ekonomik sıkıntıların öğretmenlerin duygusal tükenmişliği üzerindeki etkisini vurgulayarak, bu konuda yapılan araştırmalara bir katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Diğer taraftan bu çalışmanın sonuçlarının öğretmenlerin karşılaştıkları ekonomik zorlukların etkilerini azaltmak için alınacak önlemler hakkında fikir verebileceği düşünülmektedir. Alanyazında araştırmada kullanılan değişkenlerin ayrı ayrı ele alındığı çalışmalar bulunmakla birlikte bu kavramları bütünsel bir şekilde ele alan bir çalışmaya rastlanmamıştır. Bu açıdan da çalışma alan yazına katkı sağlayacaktır.

  • MakaleYalnız künye2023
    The Effect of Burnout and Moral Sensitivity Levels of Surgical Unit Nurses on Job Satisfaction

    Kulakaç, Nurşen; Uzun, Sevda

    Purpose: This study was carried out to determine the effect of burnout and moral sensitivity levels of surgical unit nurses on their job satisfaction. Design: A descriptive and correlational design study. Methods: The population consisted of 268 nurses working in health institutions in the Eastern Black Sea Region of Turkey. The data were collected online between 1 and 30 April, 2022 using a sociodemographic data form, the Maslach Burnout Inventory, the Minnesota Job Satisfaction Scale, and the Moral Sensitivity Scale. Pearson correlation analysis and logistic regression analysis were used to evaluate the data. Findings: The nurses' moral sensitivity scale mean score was 105.2 ± 18.8, and the Minnesota job satisfaction scale mean score was 3.3 ± 0.7. The participants' mean emotional exhaustion score was 25.4 ± 7.3, the depersonalization score average was 15.7 ± 4.6, and the personal accomplishment mean score was 20.5 ± 6.7. The factors affecting the job satisfaction of nurses were found to be moral sensitivity, personal accomplishment, and satisfaction with the unit they worked. Conclusions: Nurses had high levels of burnout due to emotional exhaustion, one of the subdimensions of burnout, and moderate levels of burnout due to depersonalization and personal accomplishment. The moral sensitivity and job satisfaction of nurses are moderate. As the nurses' accomplishment and ethical sensitivity levels increased and their emotional exhaustion levels decreased, their job satisfaction levels increased.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    Hemşirelerin COVID-19 pandemi dönemindeki tükenmişlik düzeyleri (Trabzon Fatih Devlet Hastanesi örneği)

    Mürvet Hoyur

    Pandemi sürecinde kilit rol oynayan hemşirelerin artan iş gücü ve değişen çalışma koşulları ile tükenmişliği belirgin olarak artmıştır. Tükenmişliğin olumsuz etkilerini azaltabilmek, tükenmişliğin bilinmesi ve gerekli önlemlerin alınması ile mümkündür. Bu araştırma hemşirelerin COVID-19 pandemi dönemindeki tükenmişlik düzeylerini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Kesitsel ve tanımlayıcı tipte olan araştırmanın evrenini Kasım-Aralık 2021 tarihinde Trabzon Fatih Devlet Hastanedeki tüm hemşireler (286 kişi) oluşturmuştur. Herhangi bir örneklem yöntemi seçilmeyip evrenin tamamına ulaşılması planlanmış ve araştırmaya katılmayı kabul eden 236 kişiye ulaşılmıştır. Araştırmanın verileri; araştırmacılar tarafından literatür incelenerek oluşturulan sosyodemografik özellikler, tükenmişlik düzeyleri ve COVID-19 pandemisine yönelik sorular ile "Maslach Tükenmişlik Ölçeği" sorularından oluşan anketin bireylerin dinlenme saatlerinde yaklaşık 20 dakika süre içinde direkt gözlem altında uygulanmıştır. Verilerin istatistiksel analizinde frekans, t testi, Mann Whitney U, Kruskal Wallis, ANOVA testi kullanılmıştır. Ruhsal bir hastalığa sahip olduğunu ifade eden, COVID-19 (+) hasta bakan, COVID ekipman, personel sayısı gibi fiziki şartların yetersiz bulan hemşirelerin diğerlerine göre duygusal tükenmişlik seviyeleri daha yüksek bulunmuştur. Bu araştırmada COVID-19 pandemi döneminde Trabzon Fatih Devlet Hastanesinde görev yapan hemşirelerin duygusal tükenme ve kişisel başarısızlık puan ortalamalarının orta düzeyde, duyarsızlaşma puan ortalamalarının düşük düzeyde olduğu bulunmuştur.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2022
    İş yeri hekimlerinin tükenmişliğinin araştırılması, Mersin ili örneği

    Meltem İşler

    Bu araştırmada Mersin ilinde çalışan işyeri hekimlerinin tükenmişlik ve iş tatmin düzeylerine ilişkin görüşlerinin incelenmesi amaçlanmıştır. Nicel araştırma türünde betimsel tarama çalışması olan araştırmanın amacı doğrultusunda; 2021 yılında Mersin ilinden hizmet veren işyeri hekimlerinden seçkisiz örnekleme yöntemi ile seçilen 60 iş yeri hekimi araştırmanın örneklemini oluşturmaktadır. Veriler, alanyazında yapılan araştırmalar doğrultusunda araştırmanın amacına uygun olarak iş yeri hekimlerinin tükenmişlik ve iş tatmin düzeylerinin belirlenmesine yönelik "Maslach Tükenmişlik Ölçeği ve Minnesota İş Tatmin Ölçeği" kullanılarak elde edilmiştir. Maslach Tükenmişlik Ölçeği 22 madde, 3 boyuttan, Minnesota İş Tatmin Ölçeği ise 20 madde, 2 boyuttan oluşmaktadır. Elde edilen veriler SPSS istatistiki paket programı ile analiz edilmiştir. Verilerin analizinde; iş yeri hekimlerinin tükenmişlik ve iş tatmin düzeyleri değerlendirilirken; t- testi, Kruskal Wallis, Mann Wihtney U ve Tek Yönlü Varyans Analizi (ANOVA) kullanılmıştır. Yapılan araştırma sonuçlarına göre; tükenmişlik düzeyi, duygusal tükenme ve duyarsızlaşma alt boyutları ile iş tatmini düzeyi ve alt boyutları arasında negatif yönlü anlamlı ilişki, kişisel başarı alt boyutu ile tatmini düzeyi ve alt boyutları arasında pozitif yönlü ilişki olduğu belirtilmiştir. Anahtar Kelimeler: İş tatmini, İşyeri hekimi, Tükenmişlik

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021
    Engelli çocuğa sahip ebeveynlerin psikolojik iyi oluş ile tükenmişlik düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi

    Yahya Çapan

    Engelli çocuğa sahip ebeveynlerin psikolojik iyi oluş ve tükenmişlik düzeyleri arasındaki ilişkinin sosyal hizmet bakış açısı ile incelendiği bu araştırma nicel tasarıma göre dizayn edilmiştir. Trabzon il merkezi ve Akçaabat, Arsin ve Araklı ilçelerinde ikamet eden engelli çocuğa sahip 169 ebeveyn ile araştırma yürütülmüştür. Araştırmada Kişisel Bilgi Formu, Psikolojik İyi Oluş Ölçeği (Telef, 2013) ve Tükenmişlik Ölçeği (Çapri, 2006) kullanılmış olup araştırma verileri IBM SPSS Statistics Subscription paket programında çözümlenmiştir. Kişisel Bilgi Formundaki değişkenlere göre ölçek ifadelerinin farklılaşma durumu bağımsız gruplar t-testi ve çift yönlü ANOVA ile analiz edilmiştir. İki seçeneği bulunan değişkenler için bağımsız örneklem t-testi, sıralı olan değişkenler için ise çift yönlü ANOVA testinden yararlanılmıştır. Psikolojik iyi oluş ölçeği ve tükenmişlik ölçeği alt boyutları arasındaki ilişkiyi incelemek için ise regresyon analizi yapılmıştır. Araştırmada kullanılan tek faktörlü 8 maddeli psikolojik iyi oluş ölçeği Cronbach's Alpha değeri .85 olarak hesaplanmıştır. Ayrıca üç faktörlü ve 18 maddeli tükenmişlik ölçeği Cronbach's Alpha değerleri sırayla Duygudurumsal Faktör .88, Dışadönük Faktör .71 ve Bedensel Faktör .88 olarak hesaplanmıştır. Herhangi bir kamu kurum ve kuruluştan alınan olduğu maddi destek ile ebeveynlerin psikolojik iyi oluşları arasında ve engellilik tanısı ve engellilik türü ile ebeveynlerin psikolojik iyi oluşları arasında anlamlı bir farklılaşma bulunmuştur. Regresyon analizi sonucunda, ebeveynlerin psikolojik iyi oluş düzeyinin tükenmişlik ölçeği alt boyutlarından en az biri ile açıklamanın mümkün olduğu sonucuna varılmıştır. Bu çalışmadan elde edilen veri ve sonuçlarının sosyal hizmet alanında çalışan meslek elemanlarına ve araştırmacılara katkı sağlayacağı düşünülmektedir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2021
    İş-aile ve aile-iş çatışmasının duygusal tükenmeye etkisinde stresin aracı, işkoliklik ve uyku probleminin düzenleyici etkisi

    Özge Yıldırım

    Araştırma Türkiye'nin çeşitli illerinde faaliyet gösteren bankacılık sektöründe çalışanlar ve hastanelerdeki sağlık çalışanlarından (doktor,hemşire,sağlık personeli) oluşmaktadır.Ayrıca işkolikliğin evlilik yaşam tatmini etkisinde tercih edilen parametreler etkisinde insan hayatına etkisinin olup olmayacağı olursa nasıl olacağı iş-aile çatışması ,duygusal tükenmişlik,iş stresi ve uyku problemi üzerinde ne gibi etkiler getireceği üzerinde durulmaktadır.

  • MakaleAçık Erişim2021
    Burnout levels and sleep quality of COVID-19 heroes

    Aydin Sayilan, Aylin; Kulakaç, Nurşen; Uzun, Sevda

    Purpose: This study was carried out to determine the burnout levels and sleep quality of nurses in the coronavirus disease-2019 process. Design and Methods: The population of this descriptive and cross-sectional study consisted of all nurses working in hospitals in Turkey. Findings: Nurses' mean scores were compared by gender. The emotional burnout and personal achievement scores of male nurses were higher than those of female nurses. Single nurses had significantly higher emotional exhaustion and depersonalization scores than married individuals. Nurses mostly experienced emotional exhaustion, and burnout levels increased in line with insomnia. Implications for Nursing Practice: Nurses struggling on the frontline during the pandemic were determined to be at risk of insomnia and burnout.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019
    Acil yardım ve müdahale personellerinin karşılaştığı mobbing, tükenmişlik ve mesleki tehlike seviyelerinin belirlenmesi: Gümüşhane İli örneği

    Esra Kırcı

    Afete maruz kalan bireyleri bulunduğu durumdan çıkarma, ilk yardıma ihtiyacı olan kişilere müdahale etme, elindeki imkanlarla tıbbi hizmetleri uygulama, geçici konutlamayı sağlama, temel gereksinimleri karşılama, ekstra sağlık problemlerin oluşmasını engellemek için halk sağlığı ve toplum sağlığı gibi birçok önlemlerin alınmasına acil yardım denir(Erkal,2009). Acil yardım personellerinin görevi sırasında karşılaştıkları mesleki problemler belirlenmeye çalışılmıştır. Bu çalışmada Gümüşhane ilinde görev yapan itfaiye personelleri, AFAD personelleri, hemşire ve umke sağlık çalışanlarının karşılaştığı ve karşılaşabileceği mesleki problemler saptanmaya çalışılmıştır. Çalışmanın amacına ulaşmak için anket uygulaması yapılmıştır. Bu çalışmada veriler, Gümüşhane ili merkezinde görev yapan 108 kişiye uygulanmıştır. Verilerin analizi SPSS 22 programı kullanılarak yapılmıştır. Mann-Whitney U, Kruskal-Wallis H, korelasyon, ANOVA- Tukey HSD testi uygulanmıştır.Çalışmanın sonuçlarını incelediğimizde meslek gruplarında mobbing ve tükenmişlik durumunun her meslek grubunda olmakla beraber en çok yaşayan meslek grubunun umke sağlık çalışanları olduğu tespit edilmiştir. Nöbet tutan bireylerin, mesai çalışan bireylere göre fiziksel ve duygusal bitkinlik oranları daha yüksek bulunmuştur. Çalışma şartlarının mobbing ve tükenmişliği en aza indirgeyecek şekilde yeniden düzenlenme yapılmalıdır.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2019
    İş doyumunun tükenmişlik düzeyine etkisinde örgütsel sessizliğin aracılık rolü: TRC1 AFAD çalışanları örneği

    İsmail Turgut Pala

    AFAD personellerinin yoğun çalışma temposu, uzun çalışma saatleri, iş yükü ve yüksek stres altında insanlarla iç içe çalışmaları gerekmektedir. Bu şartlar göz önünde bulundurulduğunda, çalışma koşullarının personeli psikolojik anlamda zaman zaman yorduğu düşünülmektedir. Bu varsayımla başladığımız çalışmamız, Suriye insani krizi nedeniyle yoğun göç almış bölgelerde görev yapan Adıyaman, Gaziantep, Kilis İl Afet ve Acil Durum Müdürlükleri personelleriyle sınırlandırılmıştır. Araştırmamızda AFAD çalışanlarının iş doyum, tükenmişlik ve örgütsel sessizlik düzeyleri anket yoluyla yüz yüze görüşerek ölçülmüştür. Anketlerden elde edilen veriler birbirleriyle ve katılımcıların demografik özellikleriyle karşılaştırılarak analiz edilmiştir. Toplumsal yapı olarak birbirine benzer olan bu üç ilde analiz sonuçlarına göre, Adıyaman'da görev alanların Kilis ve Gaziantep'te görev alan personellere göre tükenmişlik düzeylerinin ve örgütsel sessizlik düzeylerinin daha düşük olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca kadın çalışanların erkek çalışanlara göre yaptıklarının işten aldıkları doyumun daha az olduğu tespit edilmiştir. Çalışmamızda iş doyumunun tükenmişliğe anlamlı ve negatif yönde etkisi olduğu bulunmuştur. İş doyumunun örgütsel sessizlik üzerinde pozitif etkisi vardır. Örgüt sessizlik iş doyumu kontrolü altında iken AFAD çalışanlarının örgütsel sessizlik düzeylerinin tükenmişlik düzeyleri üzerinde anlamlı ve negatif etkisi vardır. Son olarak, örgütsel sessizliğin aracılık etkisi altında AFAD çalışanlarının iş doyumunun tükenmişlik düzeyleri üzerinde anlamlı etkisi vardır.

  • MakaleYalnız künye2019
    Ethical sensitivity, burnout, and job satisfaction in emergency nurses

    Palazoğlu, Cansu Atmaca; Koç, Zeliha

    Background: Rising levels of burnout and decreasing job satisfaction can inhibit healthcare professionals from providing high-quality care due to a corresponding decrease in their ethical sensitivity. Aim: This study aimed to determine the relationship between the level of ethical sensitivity in emergency service nurses and their levels of burnout and job satisfaction. Research design: This research employed a descriptive and cross-sectional design. Participants and research context: This study was conducted with a sample of 236 nurses, all of whom worked in emergency service between 24 July 2015 and 28 April 2016. Data were collected using the Moral Sensitivity Questionnaire, Maslach Burnout Inventory, and Minnesota Job Satisfaction Scale. Ethical considerations: This study was approved by the Institutional Ethics Review Board of Ondokuz Mayıs University. Findings: There was a weak and negative correlation (r = –0.158, p = 0.015) between Moral Sensitivity Questionnaire and Maslach Burnout Inventory scores. There was also a weak and negative correlation (r = –0.335, p < 0.001) between the Maslach Burnout Inventory and Minnesota Job Satisfaction Scale scores. Discussion and conclusion: Decreased job satisfaction and increased burnout levels among emergency service nurses might result in them indulging in improper practices, frequently facing ethical problems, and a decrease in the overall quality of service in hospitals. In order for emergency service nurses to recognize ethical problems and make the most accurate decisions, a high level of ethical sensitivity is critical. In this respect, it is suggested that continuing education after graduation and training programs should be organized.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    • SDG 8 · İnsana Yakışır İş ve Ekonomik Büyüme
  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2018
    Kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan sosyal hizmet uzmanlarının iş doyumu ve mesleki tükenmişlik düzeylerinin incelenmesi: Doğu Karadeniz örneği

    Zeliha Erol

    Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Çalışan Sosyal Hizmet Uzmanlarının İş Doyumu ve Mesleki Tükenmişlik Düzeylerinin İncelenmesi, Yüksek Lisans Tezi, 2018, (XV + 67 Sayfa) Bu çalışmanın amacı, farklı bakanlıklara bağlı kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan Sosyal Hizmet Uzmanlarının iş doyum ve mesleki tükenmişlik düzeylerini incelemektir. İnsanlar, uyanık kaldıkları sürenin önemli bir kısmını "iş" yaparak geçirmektedirler. Şayet yapılan iş, bireyin istediği şekilde sonuçlanırsa birey bundan doyum elde ederken sonuç beklenen düzeyde değilse burada doyumdan bahsetmek pek olası değildir. İş doyumu, bireysel açıdan olduğu kadar örgütsel ve toplumsal açılardan da günümüzün en önemli olgularından biri olarak görülmektedir. Araştırmada, Sosyal Hizmet Uzmanlarının "cinsiyet, medeni durum, yaş, hizmet yılı" değişkenlerine göre iş doyumu ve mesleki tükenmişlikleri incelenmiştir. Araştırmanın örneklemini, Doğu Karadeniz illeri Kamu Kurum ve Kuruluşlarında görev yapan 96 Sosyal Hizmet Uzmanı oluşturmuştur. Çalışmada betimsel araştırma yöntemlerinden biri olan genel tarama modeli kullanılmıştır. İş doyumu ve mesleki tükenmişlik düzeylerine ait bulguları saptanmak amacıyla veri toplama araçlarından "Kişisel Bilgi Formu", Hackman ve Oldham'ın (1975) oluşturduğu ve Koca ve Özçiftçi' nin (2015) ondört soruya indirgediği "iş doyumu ölçeği" ile "Maslach Tükenmişlik Ölçeği (MTÖ)" (Maslach ve Jackson 1981) ölçeği uygulanmıştır. Araştırmada ulaşılan veriler SPSS 22 paket programı aracılığıyla analiz edilmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2018
    Duygusal emeğin tükenmişlik üzerindeki etkisinin psikolojik sermaye bağlamında incelenmesi: Sağlık çalışanları üzerine bir araştırma

    Kübra Coşkun

    Kişilerin geliştirilebilir ve ölçülebilir pozitif psikolojik kapasitelerini temsil eden psikolojik sermaye, son zamanlarda hizmet sektöründe öneminin fark edilmesiyle birlikte pozitif örgütsel davranış bilimciler için oldukça dikkat çeken bir kavram haline gelmiştir. Hizmet sektöründe çalışanların duygularını örgüt beklentilerine göre düzenleyerek sergilemeleri adına harcadıkları çaba olarak tanımlayabileceğimiz duygusal emek kavramı da yine son yıllarda üzerinde durulan bir başka kavramdır. Çalışmada kullanılan üçüncü kavram ise tükenmişlik kavramıdır. Tükenmişlik, psikolojik sermaye ve duygusal emeğe nazaran üzerinde daha fazla araştırma yapılmış bir konudur. Bu çalışmada duygusal emek – tükenmişlik ilişkisinde psikolojik sermayenin düzenleyici (moderatör) etkisi olup olmadığı sağlık çalışanları üzerinde araştırılmıştır. Araştırmada 150 sağlık personeli (doktor, hemşire, tıbbi sekreter ve tıp teknisyenleri) ile yapılan anket sonuçları SPSS programı ile moderatör analiz yöntemi kullanılarak analiz edilmiştir. Elde edilen sonuçlara göre psikolojik sermayenin yalnızca umut boyutunun tükenmişliğin bazı boyutları (duygusal tükenme, duyarsızlaşma, duyguların bastırılması) üzerinde düzenleyici etkiye sahip olduğu tespit edilmiştir. Bu sonuca göre sağlık sektöründe, yöneticiler umut düzeyi yüksek bireylere işe alımlarda öncelik vererek duygusal tükenmenin doğuracağı olumsuz sonuçlardan kaçınabilirler ve çalışanlarının kısa eğitimlerle ya da motivasyonel süreçlerle umut düzeylerinde artış yaratmaya çabalayabilirler.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2016
    Ailenin kişinin iş yaşamına müdahalesinin sonuçları: Bireycilik ve belirsizlikten kaçınmanın moderatör etkileri

    Vural Akar

    Bu çalışma ailenin iş yaşamına müdahalesinin çalışma yaşamındaki temel değişkenler üzerindeki etkisi araştırılmıştır. Bu değişkenler, yaşam tatmini, tükenmişlik, iş tatmini ve işten ayrılma niyetidir. Bu ilişkide bireycilik ve belirsizlikten kaçınma moderatör etkileri incelenmiştir. Araştırmanın verileri, anket uygulaması yoluyla, İstanbul ve Trabzon illerinde özel sektörde çalışan 525 katılımcı ile yüz yüze yapılan görüşmeler sonucunda elde edilmiştir. Verilerin analizlerinde SPSS 21 ve AMOS 20 paket programları kullanılmıştır. Çalışmada yer alan ölçeklerin güvenilirlik analizleri yapılarak geçerliliklerini ölçmek amacıyla açıklayıcı ve doğrulayıcı faktör analizleri, değişkenler arasındaki ilişkileri görebilmek için korelasyon analizi ve hipotezlerin testi için ise regresyon analizlerine başvurulmuştur. Elde edilen sonuçlar, iş-aile sınır teorisi ve beklentiler doğrultusunda, ailenin iş yaşamına müdahalesi ile yaşam tatmini arasındaki ilişkide bireycilik ve belirsizlikten kaçınma değişkenlerinin moderatör rollerinin bulunduğunu göstermektedir. Çalışmada ailenin iş yaşamına müdahalesiyle yaşam tatmini arasında negatif bir ilişkinin olduğu, ayrıca bireycilik ve belirsizlikten kaçınma değişkenlerinin de moderatör etkilerinin bulunduğu belirlenmiştir. Aynı zamanda ailenin iş yaşamına müdahalesi ile tükenmişlik arasında pozitif bir ilişkinin olduğu, ayrıca bireycilik değişkeninin de moderatör bir etkiye sahip olduğu bulgusuna erişilmiştir. Bunun yanında, ailenin iş yaşamına müdahalesi ile iş tatmini negatif bir ilişkinin olduğu ve belirsizlikten kaçınma değişkeninin de moderatör rolünün olduğu belirlenmiştir. Benzer şekilde, ailenin iş yaşamına müdahalesiyle işten ayrılma niyeti arasındaki ilişkinin de pozitif olduğu tespit edilmiştir.

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2014
    Acil yardım, kurtarma ve müdahale çalışanlarının ruhsal zeka ve tükenmişlik düzeylerinin belirlenmesi üzerine bir çalışma: Gümüşhane ili örneği

    Sedat Çat

    Ruhsal zeka, yaşamın hem fiziksel tarafı ile hem de manevi yönüyle ilgilenen, bilginin eksiksiz ve doğru anlaşılmasını sağlamayan bir zeka türüdür. Bireyin iç dinamiklerinin azalması olarak ifade eden tükenmişlik, insanlarla birebir çalışan, iş stresinin, yükünün ve sorumlulukların fazla olduğu meslek mensuplarında sık ortaya çıkan bir sendromdur. Tükenmişlik duygusal tükenme, duyarsızlaşma, bireysel başarı duygusunun azalması olmak üzere üç evreden oluşur. Bu çalışmada, Gümüşhane ilinde acil yardım, kurtarma ve müdahale çalışanlarının ruhsal zeka ve tükenmişlik düzeyleri ve bu iki kavram arasındaki ilişki saptanmaya çalışılmıştır. Acil yardım, kurtarma ve müdahale çalışanlarının ruhsal zeka düzeyleri ile ilgili sorulara daha çok katılıyorum (3,16) diye cevapladıkları tespit edilmiştir. Tükenmişlik; duygusal tükenme (2,39), duyarsızlaşma (2,13), bireysel başarı duygusunun azalması (2,33) olarak üç boyutta incelenmiş ve her boyutta düşük bulunmuştur. Ruhsal zeka ile tükenmişlik boyutları arasındaki ilişki incelendiğinde; standardize edilmiş regresyon katsayıları duygusal tükenmişlik için (0,566), duyarsızlaşma için (0,500), bireysel başarı duygusunun azalması için (0,570) olarak tespit edilmiştir. Çalışanlarının ruhsal zekaları ile tükenmişliğin her üç boyutu arasında (standardize edilmiş regresyon katsayıları 0,566- 0,500, 0,570) orta düzeyde bir ilişki olduğu tespit edilmiştir. Acil, yardım ve müdahale yöneticilerinin mesleklerinden ve çalışma ortamlarından dolayı tükenmişlikle mücadele yöntemlerini bilmeleri ve uygulamaları ve gerekli çalışma koşullarının idari birimler tarafından sağlanması gerektiği kanaatine varılmıştır. Anahtar Sözcükler: Acil Yardım, Kurtarma Ve Müdahale Çalışanları, Ruhsal Zeka (SQ), Tükenmişlik Sendromu.

  • MakaleYalnız künye2012
    Burnout and job satisfaction in surgical nurses and other ward nurses in a tertiary hospital: A comparative study in Turkey

    Cilingir, Dilek; Gursoy, Ayla Akkas; Colak, Ayse

    Aim: Job dissatisfaction and burnout have a negative effect on health care providers, especially nurses. This often results in a shortage of qualified personnel as well as a decrease in the quality and level of care provided to patients. This study carried out to describe the level of burnout and job satisfaction among surgical nurses and to compare them to nurses working in other wards in terms of these aspects. Methods: The study was designed as a cross-sectional and descriptive survey. The sample of the research consisted of 330 nurses working in a tertiary hospital in the northeastern part of Turkey. A questionnaire form, Minnesota Job Satisfaction Questionnaire and Maslach Burnout Inventory were used in order to collect the data. The student t test in independent variables, ANOVA, and Pearson's Correlation Coefficient were used in order to analyze the data. Results: Study results indicated that surgical nurses experienced emotional exhaustion more than pediatric nurses. They had higher levels of depersonalization than the policlinic and gynecological nurses. It was also found that nurses working in operating rooms and urology units experienced more emotional exhaustion than other surgical nurses. Conclusion: The study results showed that the state of emotional exhaustion and depersonalization of the surgical nurses was higher than the means of nurses working in other wards and job satisfaction and personal accomplisment were similar.