Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları

Yazarlar

  • Yüksek Lisans TeziAçık Erişim2023
    Teolojik açıdan beden mülkiyeti sorunu

    Sefa Şahin

    Günümüzde tıbbın ve teknolojinin gelişmesiyle birlikte birçok yenilik ortaya çıkmış bu gelişmeler ile yenilikler birtakım soru ve sorunları da beraberinde getirmiştir. Söz konusu soru ve sorunlar din, etik, hukuk, ahlak gibi birçok farklı alana etki etmektedir. Ötenazi, intihar, kürtaj, genetik müdahaleler, organ nakli, estetik cerrahi, cinsiyet değiştirme gibi insan bedenine yönelik müdahale, teoloji, biyoetik ve ahlak bakımından tartışılmaktadır. Beden mülkiyeti Allah'a mı yoksa Allah'ın yarattığı ve cüz'i iradeyle donattığı insana mı aittir? İnsan bu beden üzerinde dilediği değişiklik ve müdahaleleri yapmakta özgür müdür? Bu değişiklik ve müdahaleler etik ve ahlaki midir? Bu soruların ortaya çıkmasında elbette tıbbın ve teknolojinin gelişmesinin yanında değişen dünya anlayışının etkisi de inkâr edilemez. Yaygınlaşan fikir akımlarının sosyal medya ve internet gibi yaygınlık alanlarının da genişlemesiyle daha büyük kitlelere daha hızlı bir şekilde yayılmaktadır. İnsanların yaptıkları işlerde din, kanun, etik, ahlak, toplum baskısı birtakım sınır çizici etmenler mevcuttur. Ancak insanlar çoğu zaman bu sınırları yaptıklarıyla zorlamaya hatta aşmaya çalışmaktadırlar. Bu sınır çizici etmenlerin birbiriyle karşı karşıya geldiği yahut din ve kültür farklılıklarından dolayı değişiklik gösterdiği durumlar bulunur. Biyoetik değerlerle dini değerler bazı durumlarda çatışabilmektedir. Çalışmamızda beden mülkiyeti sorununa teolojik açıdan yaklaşılarak insanın özgürlüğü ve biyoetik bağlamında değinilip mezkûr sorulara cevap verilmeye çalışılacaktır. Anahtar Kelimeler: Kelam, Beden, Mülkiyet, Biyoetik, Özgürlük

  • Doktora TeziAçık Erişim2023
    Psikonsal töz olarak ruh ve bedenle ilişkisi

    Samet Yahya Bal

    Modern bilim ve genetikteki birtakım gelişmeler ruha atfedilen bazı özelliklere ortak oluşuyla dikkatleri üzerine çekmiştir. Bu durum genler ve davranışlar arasında insan psikolojisi ve ruhu açısından nasıl bir ilişkinin olduğu meselesini gündeme getirmiştir. Çalışma ruhun ıstılahi anlamdaki tanımlarından yola çıkarak, günümüz genetik bilimi ve belirli gen karakterleri ve özellikleri bağlamında ruhun bedenle (genlerle) olan ilişkisini incelenmiştir. Bu amaçla da çalışmada ruh-beden ilişkisi, ruha yüklenen manalar ve davranış karakterleri gibi insan fiillerinin genlerden ve ruhtan nasıl etkilendiği ve nasıl bir etkileşim içinde oldukları tespit edilmeye çalışılmıştır. Ruh kavramı birçok ilmi disiplin tarafından farklı yönleriyle ele alınıp tanımlanmıştır. Çalışma bu farklı yönleri değerlendirme çabası içerisinde olmakla beraber kelami olarak kuşatıcı bir ruh tanımını da hedeflemektedir. Bu kuşatıcı ruh tanımının kabulüyle birlikte birçok ilmi disiplinin şehadeti ve gözlemleriyle desteklenen hem kapsamlı hem de özel olan bir ruh anlayışı modeli de ortaya konulmuştur. Bu model ruhun bedenle etkileşim içinde bulunan bir varlık ve maddi bir gerçeklik olduğu iddiasını da içinde barındırmaktadır. Elbette bu sadece birçok ilmi disiplinden yararlanma çabası içinde ileri sürülen bir modeldir. Çalışmada "psikonsal tözsel ruhsal gerçeklik" şeklinde ifade edilen bu modelin etkileşimli ruh-beden ılımlı düalizm görüşüne daha yakın olduğu söylenebilir. Çalışma, ruhun mahiyetine dair kesin bir durum tespiti ve son nokta koymak iddiasında değildir. Nihai hedef insanın ruh, bilinç ve irade sahibi yaratıcısına ve topluma karşı sorumlu olan, genlerinin ya da çevresinin esiri, otomat bir varlık olmadığını birçok ilmi disiplinden yararlanarak vurgulanmaktır. Ayrıca ruhsal cevherin insanın bedeni ve davranışları üzerinde etkisi olan ilahi (metafizik) bir değere sahip olduğu da dile getirilmiştir.

  • MakaleAçık Erişim2022
    Technologized Life as an Imagining of Eternality from Antenatal to Post-Mortem

    Demir, Sertac Timur

    In this article, everyday technology, which tends to expand without limits, is discussed in the context of contemporary practices that start from antenatal to death and that correspond to the desire for immortality of modern man. For this purpose, it is examined how technology intervenes in life and death through the episodes of Arkangel, Right Be Back, and San Junipero in Black Mirror, the popular science fiction series. In this study, the current social and human dilemmas that appear in the narratives are discussed, without ignoring the technical analysis of the series. In this respect, gene based medical studies that reformat the body, smart and synthetic technologies that add a new dimension to digital control and surveillance, contemporary medical and technoscientific assumptions about death and immortality are debated. The theoretical framework of this article consists of theoreticians such as Jean Baudrillard, David Le Breton and Byung Chul Han who consider that the change in social structure and relations is mainly driven by technology and critically approach this unavoidable trend. According to the main argument and inference of this research, technologies that can descend to every part of the body are no longer just the comfort and convenience extensions of daily lite, and they affect almost all ontological processes between existence and extinction by being articulated with human destiny. However, this global trend is also the loss of the natural and the real for the modern characters who are deprived of the human conditions such as pain and death that make life precious.

    • SDG 3 · Sağlık ve Kaliteli Yaşam
    AtıfOpenAlex2TR Dizin2
    İncele
  • MakaleYalnız künye2016
    Disease and Death in the Modern Culture: On Now and Eternity

    Demir, Sertac Timur

    This paper is basically about nowism as a representation of modernity rather than a temporal fragment, about cancer as philosophical reference rather than as a biological illness, and about death as constructive value rather than as a destructive experience. All these representation-loaded concepts are dealt with through the story of Tessa, the protagonist in the film Now is Good (2012). In the liquid modernity, on the one hand nowist orientations, tendencies and acts are wryly reduced to a cliche: Carpe diem (seize the day) and on the other hand temporal uncertainty of death implies the essential principle of memento mori (remember you will die) or Mutu qabla an tamutu (die before you die). The now is, as a worldview beyond a temporality, not merely good, but perhaps the God of the modern society. However, deadly cancer, which is an uninvited guest, nullifies this modern doctrine that commercializes the now as eternity and immortality itself. Cancer that marks death and the sense of chaos what cancer stirs are antithesis and perhaps antidote of the liquid modernity. This paper, for the very reason, unexpectedly affirms death while criticising the nowist culture.

    AtıfWoS2TR Dizin2
    İncele